Lokmân
Ayet: 1Sayfa: 410
Elif, Lâm, Mîm.
Bu konuyla ilgili ayetler
Ayet: 1Sayfa: 410
Elif, Lâm, Mîm.
Ayet: 2Sayfa: 410
Bu, hüküm ve hikmetler barındıran bir Kitab’ın ayetleridir.
Ayet: 3Sayfa: 410
Muhsinlere/Kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışanlara hidayet ve rahmettir.
Ayet: 4Sayfa: 410
O (muhsinler); namazı dosdoğru kılar, zekâtı verir ve ahirete de yakinen iman ederler.
Ayet: 5Sayfa: 410
İşte bunlar, Rabblerinden bir hidayet üzeredirler ve bunlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Ayet: 6Sayfa: 410
İnsanlardan öylesi vardır ki bilgisizce Allah’ın yolundan saptırmak ve (O’nun ayetlerini) eğlence konusu edinmek için boş sözü satın alır. İşte böylelerine alçaltıcı bir azap vardır.
Ayet: 7Sayfa: 410
Ona ayetlerimiz okunduğunda işitmiyormuşçasına, âdeta kulaklarında ağırlık varmış gibi kibirle sırtını döner. Sen onu, can yakıcı bir azapla müjdele.
Ayet: 8Sayfa: 410
Hiç kuşkusuz iman edip salih amel işleyenler için, Naîm Cennetleri vardır.
Ayet: 9Sayfa: 410
Orada ebedî kalacaklardır. Allah’ın vaadi haktır. O, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) El-Hakîm’dir.
Ayet: 10Sayfa: 410
Gökleri direksiz yaratmıştır. Siz onu görmektesiniz. Yeryüzü sizi sarsmasın diye (oraya dağlardan) kazıklar çakmış ve orada her canlıdan yaymıştır. Biz, gökten su indirmiş ve orada her güzel bitkiden çifter çifter yaratmışızdır.
Ayet: 11Sayfa: 410
Bu, Allah’ın yarattığıdır. Gösterin (bakalım) O’nun dışındakiler (tasarruf sahibi olduğuna inandığınız putlar, şefaatçiler, veliler, salihlerin ruhaniyeti) neler yaratmış? (Hayır, öyle değil!) Bilakis zalimler, apaçık bir sapıklık içerisindelerdir.
Ayet: 12Sayfa: 411
Andolsun ki biz, Lokmân’a hikmet verdik. “(Verdiğimiz nimete karşılık) Allah’a şükret.” diye (emrettik). Kim de şükrederse kendi lehine şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse şüphesiz ki Allah, (kimseye muhtaç olmayan, her şeyin kendisine muhtaç olduğu) Ğaniy ve (her daim övgüyü hak eden ve varlık tarafından övülen) Hamîd’dir.
Ayet: 13Sayfa: 411
Hani Lokmân, oğluna öğüt verirken demişti ki: “Oğulcuğum! Allah’a şirk koşma! Şüphesiz ki şirk, en büyük zulümdür.”
Ayet: 16Sayfa: 411
“Canım oğlum! (Yaptığın şey) hardal tanesi ağırlığınca olsa; bir kayanın içinde, göklerde ya da yerin (derinliklerinde) olsa bile Allah (Kıyamet Günü) onu getirir. Çünkü Allah (lütuf ve ihsan sahibi, en küçük şeylere ilmiyle nüfuz edip haberdar olan) Latîf ve (her şeyden haberdar olan) Habîr’dir.”
Ayet: 17Sayfa: 411
“Yavrucuğum! Namazı dosdoğru kıl, iyiliği emret, kötülükten alıkoy ve başına gelene sabret. Şüphesiz ki bunlar, azmedilmesi gereken işlerdendir.”