Kâfirler Yalanlarlar

MÜMİN, MÜSLİM, KÂFİR, MÜŞRİK, MÜNAFIK

Bu konuyla ilgili ayetler

289ayet bulundu
Kâfirler Yalanlarlar
1

Âl-i İmrân

Ayet: 10Sayfa: 50

Ayete Git

Şüphesiz ki kâfirlerin malları ve evlatları, Allah’a karşı kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır. Bunlar, ateşin yakıtı olacakların ta kendileridir.

2

Âl-i İmrân

Ayet: 11Sayfa: 50

Ayete Git

Firavun ailesi ve onlardan önce yaşamış (kâfirlere, Allah’ın azabı geldiğinde mallarının ve evlatlarının hiçbir fayda sağlamadığı) gibi. Ayetlerimizi yalanladılar. (Bunun üzerine) Allah onları günahları nedeniyle yakalayıverdi. Allah, cezası çetin olandır.

3

Âl-i İmrân

Ayet: 137Sayfa: 66

Ayete Git

Şüphesiz ki sizden önce (Allah’ın iyi ve kötü toplumlara uyguladığı değişmez) yasaları geçti (yaşandı ve bitti). Yeryüzünde gezip dolaşın ve yalanlayanların akıbetinin nasıl olduğuna bir bakın.

4

Mâide

Ayet: 10Sayfa: 108

Ayete Git

Ayetlerimizi inkâr edip yalanlayanlara gelince onlar, alevli ateşin ehlidir.

5

Mâide

Ayet: 86Sayfa: 121

Ayete Git

Ayetlerimizi inkâr edip yalanlayanlar, bunlar alevli ateşin ehlidir.

6

En'âm

Ayet: 11Sayfa: 128

Ayete Git

De ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın ve sonra bakın (bakalım), yalanlayanların sonu nasıl olmuş?”

7

En'âm

Ayet: 21Sayfa: 129

Ayete Git

Allah’a, yalan uydurarak iftira eden ve O’nun ayetlerini yalanlayanlardan daha zalim kim olabilir? Şüphesiz ki o zalimler, kurtuluşa ermezler.

8

En'âm

Ayet: 39Sayfa: 131

Ayete Git

Ayetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içinde, sağır ve dilsizlerdir. Allah kimi dilerse onu saptırır, kimi de dilerse dosdoğru yol üzere kılar.

9

En'âm

Ayet: 49Sayfa: 132

Ayete Git

Ayetlerimizi yalanlayanlara gelince işleyip durdukları fısklardan (günahlardan) ötürü onlara azap dokunacaktır.

10

En'âm

Ayet: 148Sayfa: 147

Ayete Git

Allah’a şirk koşanlar diyecekler ki: “Şayet Allah dileseydi biz ve babalarımız şirk koşmaz ve hiçbir şeyi haram saymazdık.” Onlardan önce (yaşamış müşrikler de) azabımızı tadıncaya kadar aynı şekilde yalanladılar. De ki: “Sizin yanınızda bize çıkarabileceğiniz bir ilim var mı? Siz sadece zanna uyuyor ve yalnızca tahminle iş yapıyorsunuz.”

11

En'âm

Ayet: 157Sayfa: 148

Ayete Git

Ya da, “Şayet bize Kitap indirilmiş olsaydı onlardan daha fazla hidayet ehli olurduk.” demeyesiniz diye. Şüphesiz ki size Rabbinizden apaçık bir delil, hidayet ve rahmet geldi. Allah’ın ayetlerini yalanlayan ve ondan yüz çevirenden (ya da insanların yüz çevirmesi için çabalayandan) daha zalim kim vardır? (Kendileri) ayetlerimizden yüz çevirip de (başkalarını) ondan alıkoyanları yaptıklarına karşılık azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.

12

A'râf

Ayet: 36Sayfa: 153

Ayete Git

Ayetlerimizi yalanlayan ve ona karşı büyüklenenlere gelince, bunlar ateşin ehlidir ve orada ebedî kalırlar.

13

A'râf

Ayet: 37Sayfa: 153

Ayete Git

Allah’a, yalan uydurarak iftira eden veya (Allah’ın) ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Bunlara, Kitap’tan nasipleri, (kendileri için takdir olunan hayır ve şer) erişir. Nihayet canlarını almak için elçilerimiz onlara geldiğinde derler ki: “Allah’ı bırakıp dua ettikleriniz nerede?” Derler ki: “Onlar bizi (terk edip) kayboldular.” Ve kâfir olduklarına dair kendileri aleyhine şahitlik ettiler.

14

A'râf

Ayet: 38Sayfa: 154

Ayete Git

(Allah,) “Sizden önce ateşe girmiş olan cin ve insan topluluklarıyla beraber siz de ateşe girin.” der. Her ümmet oraya girdiğinde, (kendisi gibi sapık olan) kardeşini (ümmetleri) lanetler. Sonunda hepsi bir araya toplanınca sonradan gelmiş olanlar, önceden yaşamış olanlar için, “Rabbimiz! Bunlar bizi saptırdılar. Onlara ateşten kat kat azap ver.” der. (Allah) buyuracak ki: “Hepinize kat kat (azap) vardır. Fakat bilmiyorsunuz.”

15

A'râf

Ayet: 39Sayfa: 154

Ayete Git

Önce yaşamış olanlar, sonradan gelenlere diyecekler ki: “Sizin bize hiçbir üstünlüğünüz/ayrıcalığınız yoktur. Kazandıklarınıza karşılık azabı tadın.”

16

A'râf

Ayet: 40Sayfa: 154

Ayete Git

Şüphesiz ki ayetlerimizi yalanlayıp onlara karşı büyüklenenler… Gök kapıları onlara açılmayacak. (Öldüklerinde, ruhları sema ehli tarafından hoşnutlukla karşılanmayacak.) Ve deve, iğne deliğinden geçene dek onlar cennete girmeyeceklerdir. Biz, suçlu günahkârları işte böyle cezalandırırız.

17

A'râf

Ayet: 41Sayfa: 154

Ayete Git

Onlar için cehennemden (alevli) bir yatak ve üstlerinde (onları örten ateşten) bir yorgan vardır. İşte biz, zalimleri böyle cezalandırırız.

18

A'râf

Ayet: 64Sayfa: 157

Ayete Git

Onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları ise boğduk. (Çünkü) onlar (hakikatleri görmeyen) kör bir kavimdi.

19

A'râf

Ayet: 72Sayfa: 158

Ayete Git

Onu ve onunla beraber olanları, tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanların ise (kökünü kurutarak) arkalarını kestik. Onlar mümin de değillerdi.

20

A'râf

Ayet: 92Sayfa: 161

Ayete Git

Şuayb’ı yalanlayanlar (var ya); sanki orada zenginlik içinde hiç yaşamamışlar gibi… Şuayb’ı yalanlayanlar (var ya); asıl hüsrana uğrayanlar onlar oldular.

21

A'râf

Ayet: 96Sayfa: 162

Ayete Git

Şayet o beldenin halkı iman etmiş ve (Allah’tan) korkup sakınmış olsaydı göğün ve yerin bereket (kapılarını) onlara açardık. Fakat yalanladılar. Biz de onları işledikleri (günahlara) karşılık (azapla) yakalayıverdik.

22

A'râf

Ayet: 136Sayfa: 165

Ayete Git

(Bunun üzerine) onlardan intikam aldık. Ayetlerimizi yalanlamaları ve ona karşı gafil olmaları nedeniyle onları suda boğduk.

23

A'râf

Ayet: 146Sayfa: 167

Ayete Git

Hakları olmadığı hâlde yeryüzünde büyüklenip kibre kapılanları ayetlerimden çevireceğim. (İlgisiz kalacaklar, duysalar dahi anlamayacaklar.) Onlar bütün ayetleri görseler de inanmazlar. Rüşd/Olgunluk/Doğruluk yolunu görseler de onu yol edinmezler. Azgınlık yolunu gördüklerinde (hemen benimser) de kendilerine yol edinirler. Bu, ayetlerimizi yalanlamaları ve ayetlerden gafil olmaları nedeniyledir.

24

A'râf

Ayet: 147Sayfa: 167

Ayete Git

Ayetlerimizi ve ahiret karşılaşmasını yalanlayan kimselerin amelleri boşa gitmiştir. (Ne bekliyorlardı?) Yaptıklarından başkasıyla mı cezalandırılacaklardı?

25

A'râf

Ayet: 176Sayfa: 172

Ayete Git

Şayet biz isteseydik onu (kendisine verdiğimiz ilim ve deliller sayesinde) yüceltirdik. Fakat o, dünyaya meyletti ve hevasına/arzusuna uydu. Onun misali, üzerine gitsen de dili dışarıda soluyan, kendi hâline terk etsen de dili dışarıda soluyan köpek gibidir. Bu, ayetlerimizi yalanlayan topluluğun misalidir. İyice düşünsünler diye kıssaları anlat.

26

A'râf

Ayet: 177Sayfa: 172

Ayete Git

Ayetlerimizi yalanlayan ve yalnızca kendilerine zulmetmekte olanların misali ne kötüdür!

27

A'râf

Ayet: 182Sayfa: 173

Ayete Git

Ayetlerimizi yalanlayanları ise hiç bilmedikleri yönlerden derece derece/adım adım (azaba) yaklaştıracağız.

28

A'râf

Ayet: 183Sayfa: 173

Ayete Git

Onlara mühlet veriyorum. Benim (adım adım azaba yaklaştırmak için onlara kurduğum) tuzağım pek sağlamdır.

29

A'râf

Ayet: 184Sayfa: 173

Ayete Git

Hiç düşünmediler mi? Onların arkadaşlarında, (onlara gönderilen Nebi’de) hiçbir delilik yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.

30

A'râf

Ayet: 185Sayfa: 173

Ayete Git

(İnsanı hayrete düşüren ve sayısız ayetle donatılmış) göklerin ve yerin melekutuna, Allah’ın yarattıklarına ve ecellerinin yaklaşmış olma ihtimaline bakıp düşünmediler mi? (Buna inanmadıktan sonra) daha hangi söze inanacaklar?

31

A'râf

Ayet: 186Sayfa: 173

Ayete Git

Allah kimi saptırmışsa onu hidayet edecek kimse yoktur. Onları azgınlıkları içinde bocalar bir hâlde bırakır.

32

Enfâl

Ayet: 53Sayfa: 183

Ayete Git

Bu, şundandır: Allah, bir topluma verdiği nimeti, onlar kendilerinde olanı değiştirmedikçe değiştirecek değildir. Şüphesiz ki Allah, (işiten ve dualara icabet eden) Semî’ ve (her şeyi bilen) Alîm’dir.

33

Enfâl

Ayet: 54Sayfa: 183

Ayete Git

Firavun ailesi ve onlardan önce (yaşamış olanların) durumu gibi… Rabblerinin ayetlerini yalanladılar. Biz de onları günahları nedeniyle helak ettik ve Firavun ailesini boğduk. Onların hepsi zalimdi.

34

Yûnus

Ayet: 17Sayfa: 209

Ayete Git

Allah’a, yalan uydurarak iftira eden veya O’nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Şüphesiz ki suçlu günahkârlar kurtuluşa ermezler.

35

Yûnus

Ayet: 45Sayfa: 213

Ayete Git

Onları (diriltip) huzurunda bir araya toplayacağı o gün, âdeta (dünyada) gündüz (vakti) bir saat kalmış gibi olacaklar. Birbirlerini tanıyacaklar. Allah ile karşılaşmayı yalanlayanlar, muhakkak ki hüsrana uğramışlardır. Onlar, doğru yolu bulmuş da değillerdir.

36

Yûnus

Ayet: 73Sayfa: 216

Ayete Git

Onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık. Onları (yeryüzünün) halifeleri kıldık. Ayetlerimizi yalanlayanları ise suda boğduk. Uyarılanların akıbetinin nasıl olduğuna bir bak!

37

Nahl

Ayet: 36Sayfa: 270

Ayete Git

Andolsun ki biz her ümmet arasında “Allah’a ibadet/kulluk edin ve tağuttan kaçının.” diye (tebliğ etmesi için) resûl göndermişizdir. Allah içlerinden kimisine hidayet bahşetti, kimisine ise sapıklık hak oldu. Yeryüzünde gezip dolaşın ve yalanlayanların akıbetinin nasıl olduğuna bir bakın.

38

Nahl

Ayet: 113Sayfa: 279

Ayete Git

Andolsun ki onlara içlerinden bir resûl geldi. (Fakat) onu yalanladılar. Zulümlerine devam eder bir hâldeyken azap onları yakalayıverdi.

39

Hac

Ayet: 57Sayfa: 338

Ayete Git

Ayetlerimizi inkâr edip yalanlayan kimselere ise, işte bunlara, alçaltıcı bir azap vardır.

40

Mu'minûn

Ayet: 33Sayfa: 343

Ayete Git

Ahiret karşılaşmasını inkâr edip yalanlayan ve dünya hayatında refah ve zenginlikle şımarttığımız kavminin önde gelenleri şöyle dediler: “Bu, yalnızca sizin gibi bir insandır. Sizin yediğinizden yer, içtiğinizden içer.”

41

Mu'minûn

Ayet: 47Sayfa: 344

Ayete Git

Dediler ki: “Hâlihazırda kavimleri bize kulluk yapmakta olan ve bizim gibi insan olan iki kişiye mi iman edeceğiz?”

42

Mu'minûn

Ayet: 48Sayfa: 344

Ayete Git

Onları yalanladılar ve helak edilenlerden oldular.

43

Furkân

Ayet: 11Sayfa: 359

Ayete Git

(Hayır, öyle değil!) Asıl mesele, onlar kıyameti yalanladılar. Ve biz kıyameti inkâr edenlere, alevleri dehşet saçan bir ateş hazırladık.

44

Furkân

Ayet: 25Sayfa: 361

Ayete Git

O gün, gök bulutlarla parçalanacak ve melekler ardı sıra indirilecektir.

45

Furkân

Ayet: 26Sayfa: 361

Ayete Git

O gün, gerçek hâkimiyet/egemenlik Rahmân’a aittir. Ve o, kâfirler için çok zor bir gündür.

46

Furkân

Ayet: 27Sayfa: 361

Ayete Git

O gün, zalim ellerini ısırır ve der ki: “Keşke Resûl ile beraber bir yol edinseymişim (ona tabi olsaymışım)!”

47

Furkân

Ayet: 28Sayfa: 361

Ayete Git

“Eyvahlar olsun! Vay başıma gelene! Keşke falancayı dost edinmeseymişim.”

48

Furkân

Ayet: 29Sayfa: 361

Ayete Git

“Andolsun ki o, zikir/Kur’ân bana geldikten sonra beni ondan saptırdı. Şeytan, (önce vaadlerde bulunan sonra da) insanı yardımsız yarı yolda bırakandır.”

49

Furkân

Ayet: 30Sayfa: 361

Ayete Git

Resûl der ki: “Rabbim! Şüphesiz ki benim kavmim, bu Kur’ân’ı terk edilmiş olarak bıraktı.”

50

Furkân

Ayet: 31Sayfa: 361

Ayete Git

İşte böylece biz, her peygambere suçlu günahkârlardan düşman kıldık. Yol gösteren ve yardım eden olarak Rabbin yeter.

51

Furkân

Ayet: 32Sayfa: 361

Ayete Git

Kâfirler dediler ki: “Kur’ân onun üzerine bir seferde indirilseydi ya!” Böyle (parça parça) indirdik ki kalbini sağlamlaştıralım. Ve onu tertil üzere/ağır ağır okuduk.

52

Furkân

Ayet: 33Sayfa: 362

Ayete Git

Onların (seninle tartışmak ve delillerini çürütmek için) getirdiği hiçbir örnek yoktur ki mutlaka biz, (cevap olarak) sana hakkı ve daha güzel olan bir açıklamasını getirmişizdir.

53

Furkân

Ayet: 34Sayfa: 362

Ayete Git

Onlar ki yüzleri üzere cehenneme haşrolunurlar. Bunlar mekânları en şerli, yolları en sapkın olanlardır.

54

Furkân

Ayet: 35Sayfa: 362

Ayete Git

Andolsun ki Mûsâ’ya Kitap verdik ve kardeşi Hârûn’u da ona yardımcı kıldık.

55

Furkân

Ayet: 36Sayfa: 362

Ayete Git

Dedik ki: “Ayetlerimizi yalanlayan topluluğa gidin.” Sonunda o (topluluğu) yerle bir ettik.

56

Furkân

Ayet: 37Sayfa: 362

Ayete Git

Nûh Kavmi peygamberleri yalanlayınca, onları (tufanda) boğduk ve onları insanlar için (ibret alınacak) bir ayet kıldık. Biz, zalimler için can yakıcı bir azap hazırladık.

57

Furkân

Ayet: 38Sayfa: 362

Ayete Git

Âd, Semûd, Ress halkı ve bunların arasında (yaşamış) nice kavimleri de (helak ettik).

58

Furkân

Ayet: 39Sayfa: 362

Ayete Git

Onlardan her birine (öğüt alıp, hakka yönelecekleri) misaller verdik. (İnkârda diretince) hepsini (azapla) kırıp geçirdik.

59

Furkân

Ayet: 77Sayfa: 365

Ayete Git

De ki: “Şayet duanız olmasaydı Allah katında bir kıymetiniz olur muydu? Ancak sizler yalanladınız. (Yalanlamanızın karşılığı olarak azap) kaçınılmaz olacaktır.”

60

Şuarâ

Ayet: 139Sayfa: 372

Ayete Git

Onu yalanladılar, biz de onları helak ettik. Şüphesiz ki bunda, (Allah’ın dostlarına yardım edip düşmanları helak edeceğine dair) ayet vardır. Onların çoğu mümin değildir.

61

Şuarâ

Ayet: 189Sayfa: 374

Ayete Git

Onu yalanladılar. Onları gölgeli günün azabı yakaladı. Şüphesiz ki o, büyük bir günün azabıydı.

62

Neml

Ayet: 83Sayfa: 383

Ayete Git

Her ümmetten ayetlerimizi yalanlayan (öncü) bir topluluk haşredeceğimiz gün, onlar (cehenneme) sevk edilirler.

63

Neml

Ayet: 84Sayfa: 383

Ayete Git

Onlar (huzura) geldiklerinde (Allah) diyecek ki: “Ayetlerimin hakikatini anlamadığınız hâlde onları yalanladınız öyle mi? (Ya da siz söyleyin) ne amel işliyordunuz/ne için ayetlerimi inkâr ediyordunuz?”

64

Neml

Ayet: 85Sayfa: 383

Ayete Git

Zulmetmelerine karşılık söz/azap başlarına gelmiştir ve onlar konuşamazlar.

65

Ankebût

Ayet: 36Sayfa: 399

Ayete Git

Medyen’e kardeşleri Şuayb’ı (gönderdik). Demişti ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet edin! Ahiret Günü (Allah’tan sevap almayı) umun. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık/düzensizlik/taşkınlık çıkarmayın.”

66

Ankebût

Ayet: 37Sayfa: 399

Ayete Git

Onu yalanladılar. (Bunun üzerine) onları korkunç bir sarsıntı tuttu ve öz yurtlarında dizleri üstüne çöküp kaldılar.

67

Ankebût

Ayet: 68Sayfa: 403

Ayete Git

Allah’a, yalan uydurarak iftira eden veya hak kendisine geldiğinde onu yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Kâfirler için cehennemde konaklayacak yer mi yok?

68

Rûm

Ayet: 10Sayfa: 404

Ayete Git

Sonra kötülük yapanların akıbeti, akıbetlerin en kötüsü oldu. Allah’ın ayetlerini yalanlayıp alaya aldılar. (Ayetleri yalanlamaları ve alaya almaları nedeniyle en kötü akıbete düçar oldular.)

69

Rûm

Ayet: 16Sayfa: 405

Ayete Git

Ayetlerimizi ve ahiret karşılaşmasını inkâr edip yalanlayanlarsa, işte bunlar, azap içinde hazır bulundurulurlar.

70

Sebe'

Ayet: 45Sayfa: 432

Ayete Git

Bunlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Oysa bu (Mekkeliler), öncekilere verdiğimizin onda birini dahi elde edememişken (yine de) resûllerimi yalanladılar. (Onların inkârına karşı) benim inkârım nasılmış?

71

Saffât

Ayet: 127Sayfa: 450

Ayete Git

Onu yalanladılar. Şüphesiz ki onlar, (azap için) hazır edilecek olanlardır.

72

Zumer

Ayet: 25Sayfa: 460

Ayete Git

Onlardan öncekiler de yalanladı, farkında olmadıkları bir yerden azap onlara geldi.

73

Zumer

Ayet: 26Sayfa: 460

Ayete Git

Allah dünya hayatında onlara rezilliği tattırdı. Ahiret azabıysa şüphesiz, daha büyüktür. Keşke bilselerdi!

74

Zumer

Ayet: 32Sayfa: 461

Ayete Git

Allah’a karşı yalan söyleyenden ve doğruluk kendisine geldiği hâlde onu yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Kâfirler için cehennemde kalacak yer mi yok?

75

Zumer

Ayet: 54Sayfa: 463

Ayete Git

Size azap gelmeden önce, Rabbinize dönün ve O’na teslim olun. Sonra yardım olunmazsınız.

76

Zumer

Ayet: 55Sayfa: 463

Ayete Git

Hiç farkında değilken, azap size ânsızın gelmeden, Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun.

77

Zumer

Ayet: 56Sayfa: 463

Ayete Git

Her nefis, “Allah hakkındaki kusurlarımdan dolayı, yazıklar olsun bana ve ben gerçekten alay edenlerdendim.” demeden önce (Allah’a yönelin ve O’nun indirdiğine uyun).

78

Zumer

Ayet: 57Sayfa: 464

Ayete Git

Ya da, “Şayet Allah beni hidayet etmiş olsa ben de muttakilerden olurdum.” demeden evvel…

79

Zumer

Ayet: 58Sayfa: 464

Ayete Git

Ya da azabı göreceği zaman, “Keşke bir fırsatım daha olsaydı da ben de muhsinlerden/kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışanlardan olsaydım.” demeden evvel (Allah’a yönelin ve indirdiğine uyun).

80

Zumer

Ayet: 59Sayfa: 464

Ayete Git

“(Hayır, öyle değil!) İşin aslı ayetlerim sana gelmişti, fakat sen onları yalanlamış, (onlara karşı) büyüklenmiş ve kâfirlerden olmuştun.”

81

Zumer

Ayet: 60Sayfa: 464

Ayete Git

Kıyamet Günü, Allah’a karşı yalan söyleyenlerin yüzlerini kapkara görürsün. Cehennemde kibirlilere yer mi yok!

82

Zuhruf

Ayet: 24Sayfa: 490

Ayete Git

(Peygamber) dedi ki: “Babalarınızı üzerinde bulduğunuzdan daha hayırlı olanını size getirmiş olsam da mı?” Dediler ki: “Şüphesiz ki biz, sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyi inkâr edenleriz.”

83

Zuhruf

Ayet: 25Sayfa: 490

Ayete Git

(Bunun üzerine) onlardan intikam aldık. Yalanlayanların akıbetinin nasıl olduğuna bir bak.

84

Kâf

Ayet: 5Sayfa: 517

Ayete Git

(Hayır, öyle değil!) Bilakis onlar, hak kendilerine geldiğinde onu yalanladılar. Onlar karışık/çelişkili bir durumdalardır.

85

Tûr

Ayet: 11Sayfa: 522

Ayete Git

O gün, yalanlayanların vay hâline!

86

Tûr

Ayet: 12Sayfa: 522

Ayete Git

Onlar ki (Resûl’ü yalanlama ve alaya almaya) dalıp oyalanmaktalardır.

87

Tûr

Ayet: 13Sayfa: 522

Ayete Git

Ateşe şiddetle sürüklendikleri o gün,

88

Tûr

Ayet: 14Sayfa: 522

Ayete Git

(Onlara denir ki:) “İşte bu, yalanladığınız ateştir.”

89

Tûr

Ayet: 15Sayfa: 523

Ayete Git

“Bu da büyü olabilir mi? Yoksa siz mi görmüyorsunuz?”

90

Tûr

Ayet: 16Sayfa: 523

Ayete Git

“Oraya girin. İster (azaba) sabredip dayanın ister dayanmayın, sizin için birdir. Ancak yaptıklarınızın karşılığını alacaksınız.”

91

Kamer

Ayet: 9Sayfa: 528

Ayete Git

Onlardan önce, Nûh’un kavmi de yalanlamıştı. Kulumuzu yalanlayıp, “O delidir.” demişlerdi. (Nûh, tevhidi anlatmaktan) alıkonulmuş, engellenmişti.

92

Kamer

Ayet: 10Sayfa: 528

Ayete Git

(Nûh) Rabbine dua etti: “Şüphesiz ki ben, yenik düştüm, (bana yardım et ve onlardan) intikam al.”

93

Kamer

Ayet: 11Sayfa: 528

Ayete Git

Biz de göğün kapılarını “kesintisiz ve sağanak hâlinde yağan” bir suyla açtık.

94

Kamer

Ayet: 12Sayfa: 528

Ayete Git

Yerden de kaynakları fışkırttık. (Gök ve yerin suyu) takdir edilmiş bir iş üzere birleştiler.

95

Kamer

Ayet: 13Sayfa: 528

Ayete Git

(Nûh’u) tahtadan levhalar ve çiviler(le yapılmış bir gemi) üzerinde taşıdık.

96

Kamer

Ayet: 14Sayfa: 528

Ayete Git

Gözlerimizin önünde akıp gitmekteydi. (Bu, kendisine) nankörlük edilmiş (olan Nûh’a) bir mükâfattı.

97

Kamer

Ayet: 15Sayfa: 528

Ayete Git

Andolsun ki biz, onu (ibret alınması gereken) bir ayet olarak bıraktık. Var mı öğüt alan?

98

Kamer

Ayet: 16Sayfa: 528

Ayete Git

Nasılmış benim azabım ve uyarım?

99

Kamer

Ayet: 17Sayfa: 528

Ayete Git

Andolsun ki biz, Kur’ân’ı öğüt alınması için kolaylaştırdık. Peki var mı öğüt alan?

100

Kamer

Ayet: 18Sayfa: 528

Ayete Git

Âd (Kavmi) yalanladı. Nasılmış benim azabım ve uyarım?

101

Kamer

Ayet: 19Sayfa: 528

Ayete Git

Şüphesiz ki biz, onların üzerine, felaketi sürekli olan o günde, şiddetli bir fırtına gönderdik.

102

Kamer

Ayet: 20Sayfa: 528

Ayete Git

İnsanları, âdeta kökünden koparılmış hurma kütüğü gibi söküp atıyordu.

103

Kamer

Ayet: 21Sayfa: 528

Ayete Git

Nasılmış benim azabım ve uyarım?

104

Kamer

Ayet: 22Sayfa: 528

Ayete Git

Andolsun ki biz, Kur’ân’ı öğüt alınması için kolaylaştırdık. Peki, var mı öğüt alan?

105

Kamer

Ayet: 23Sayfa: 528

Ayete Git

Semûd (Kavmi de) uyarıları yalanladı.

106

Kamer

Ayet: 24Sayfa: 528

Ayete Git

Dediler ki: “Bizden olan (bizim gibi) insan birine mi uyacağız?! O takdirde biz, sapıklık ve çılgınlık içinde olmuş oluruz.”

107

Kamer

Ayet: 25Sayfa: 528

Ayete Git

“Aramızdan ona mı zikir/vahiy verildi? Bilakis o, şımarık kibirli bir yalancıdır.”

108

Kamer

Ayet: 26Sayfa: 528

Ayete Git

Yarın, kimin şımarık ve kibirli bir yalancı olduğunu öğrenecekler.

109

Kamer

Ayet: 27Sayfa: 528

Ayete Git

Hiç kuşkusuz biz, onlara fitne/imtihan olması için dişi deveyi göndereceğiz. Onları gözetle ve sabret.

110

Kamer

Ayet: 28Sayfa: 529

Ayete Git

Onlara haber ver! Su, aralarında pay edilmiştir. Su içme sırası kiminse o, hazır bulunsun.

111

Kamer

Ayet: 29Sayfa: 529

Ayete Git

Arkadaşlarına seslendiler. O da (bıçağı) aldı ve deveyi kesti.

112

Kamer

Ayet: 30Sayfa: 529

Ayete Git

Nasılmış benim azabım ve uyarım?

113

Kamer

Ayet: 31Sayfa: 529

Ayete Git

Hiç şüphesiz, onların üzerine bir tek çığlık gönderdik. Onlar, çalı çırpının etrafa dökülen kırıntıları gibi oldular.

114

Kamer

Ayet: 32Sayfa: 529

Ayete Git

Andolsun ki biz, Kur’ân’ı öğüt alınması için kolaylaştırdık. Peki, var mı öğüt alan?

115

Kamer

Ayet: 33Sayfa: 529

Ayete Git

Lût’un kavmi de uyarıcıları yalanladı.

116

Kamer

Ayet: 34Sayfa: 529

Ayete Git

Hiç şüphesiz biz, onların üzerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik. Seher vakti, yalnızca Lût’un ailesini kurtardık.

117

Kamer

Ayet: 35Sayfa: 529

Ayete Git

Katımızdan bir nimet olarak… Şükreden kimseyi de aynı şekilde mükâfatlandırırız.

118

Kamer

Ayet: 41Sayfa: 529

Ayete Git

Andolsun ki Firavun ailesine de uyarıcılar geldi.

119

Kamer

Ayet: 42Sayfa: 529

Ayete Git

Bütün ayetlerimizi yalanladılar. Biz de onları, izzet sahibi, üstün ve kudretli olan (Allah’)ın yakalayışıyla yakalayıverdik.

120

Rahmân

Ayet: 13Sayfa: 530

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

121

Rahmân

Ayet: 14Sayfa: 530

Ayete Git

İnsanı, ateşte pişirilmiş gibi (sert) kuru bir çamurdan yarattı.

122

Rahmân

Ayet: 15Sayfa: 530

Ayete Git

Cinleri de dumansız ateşten yarattı.

123

Rahmân

Ayet: 16Sayfa: 530

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

124

Rahmân

Ayet: 17Sayfa: 531

Ayete Git

(O,) iki doğunun da iki batının da Rabbidir.

125

Rahmân

Ayet: 18Sayfa: 531

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

126

Rahmân

Ayet: 19Sayfa: 531

Ayete Git

(Biri tatlı diğeri tuzlu) iki denizi karşılaşsınlar diye gönderdi.

127

Rahmân

Ayet: 20Sayfa: 531

Ayete Git

İkisi arasında bir engel vardır. Birbirinin sınırına taşmaz (karışmazlar).

128

Rahmân

Ayet: 21Sayfa: 531

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

129

Rahmân

Ayet: 22Sayfa: 531

Ayete Git

İkisinden de inci ve mercân çıkar.

130

Rahmân

Ayet: 23Sayfa: 531

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

131

Rahmân

Ayet: 24Sayfa: 531

Ayete Git

Denizde akıp giden, dağlar gibi yüksek gemiler O’nundur.

132

Rahmân

Ayet: 25Sayfa: 531

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

133

Rahmân

Ayet: 26Sayfa: 531

Ayete Git

Onun üzerinde bulunan herkes fanidir.

134

Rahmân

Ayet: 27Sayfa: 531

Ayete Git

Celal ve ikram sahibi Rabbin ise bakî kalacaktır.

135

Rahmân

Ayet: 28Sayfa: 531

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

136

Rahmân

Ayet: 29Sayfa: 531

Ayete Git

Göklerde ve yerde bulunan herkes (ihtiyacını) O’ndan ister. O, her gün bir iştedir.

137

Rahmân

Ayet: 30Sayfa: 531

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

138

Rahmân

Ayet: 31Sayfa: 531

Ayete Git

Ey (insanlar ve cinlerden oluşan) Sekalân! (Yakın bir gelecekte) sizin hesabınızı göreceğiz.

139

Rahmân

Ayet: 32Sayfa: 531

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

140

Rahmân

Ayet: 33Sayfa: 531

Ayete Git

Ey cin ve insan topluluğu! Şayet, göklerin ve yerin sınırları dışına çıkmaya gücünüz yetiyorsa, çıkın. Ancak (büyük bir) güç ve otoriteniz olmadan bunu yapamazsınız.

141

Rahmân

Ayet: 34Sayfa: 531

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

142

Rahmân

Ayet: 35Sayfa: 531

Ayete Git

İkinizin de üzerine, ateş alevi ve duman gönderilir. (Ona) engel de olamazsınız.

143

Rahmân

Ayet: 36Sayfa: 531

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

144

Rahmân

Ayet: 37Sayfa: 531

Ayete Git

Gökyüzü yarıldığı, erimiş yağı andıran kırmızı bir gül gibi olduğu zaman,

145

Rahmân

Ayet: 38Sayfa: 531

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

146

Rahmân

Ayet: 39Sayfa: 531

Ayete Git

O gün ne insan ne de cin günahından sorulur.

147

Rahmân

Ayet: 40Sayfa: 531

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

148

Rahmân

Ayet: 41Sayfa: 532

Ayete Git

(Sormaya gerek yoktur, çünkü) mücrimler yüzlerinden tanınır, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.

149

Rahmân

Ayet: 42Sayfa: 532

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

150

Rahmân

Ayet: 43Sayfa: 532

Ayete Git

İşte bu, mücrimlerin yalanladığı cehennemdir.

151

Rahmân

Ayet: 44Sayfa: 532

Ayete Git

(Onlar) bununla kaynar su arasında dolanırlar.

152

Rahmân

Ayet: 45Sayfa: 532

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

153

Rahmân

Ayet: 46Sayfa: 532

Ayete Git

Rabbinin huzurunda (hesap için) durmaktan korkana iki cennet vardır.

154

Rahmân

Ayet: 47Sayfa: 532

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

155

Rahmân

Ayet: 48Sayfa: 532

Ayete Git

İki cennetin ağaçlarının dalları da bol meyveli ve gölgeliklidir.

156

Rahmân

Ayet: 49Sayfa: 532

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

157

Rahmân

Ayet: 50Sayfa: 532

Ayete Git

İkisinde de akmakta olan iki pınar vardır.

158

Rahmân

Ayet: 51Sayfa: 532

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

159

Rahmân

Ayet: 52Sayfa: 532

Ayete Git

Orada her meyveden çifter çifter vardır.

160

Rahmân

Ayet: 53Sayfa: 532

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

161

Rahmân

Ayet: 54Sayfa: 532

Ayete Git

Astarları kalın ipekten olan döşemelere yaslanmış hâldelerdir. İki cennetin meyveleri de (toplanması ve elde edilmesi) yakındır/kolaydır.

162

Rahmân

Ayet: 55Sayfa: 532

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

163

Rahmân

Ayet: 56Sayfa: 532

Ayete Git

(İki cennette de) bakışları, yalnızca eşlerinin üzerinde (olan) kadınlar vardır. Onlara (kocalarından önce) ne bir insan ne de cin dokunmuştur.

164

Rahmân

Ayet: 57Sayfa: 532

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

165

Rahmân

Ayet: 58Sayfa: 532

Ayete Git

Onlar, âdeta yâkût ve mercân gibilerdir.

166

Rahmân

Ayet: 59Sayfa: 532

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

167

Rahmân

Ayet: 60Sayfa: 532

Ayete Git

İyiliğin karşılığı iyilikten başkası mıdır? (Dünyada iyilik yapan, ahirette iyilik görecektir.)

168

Rahmân

Ayet: 61Sayfa: 532

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

169

Rahmân

Ayet: 62Sayfa: 532

Ayete Git

O ikisinden başka iki cennet daha vardır.

170

Rahmân

Ayet: 63Sayfa: 532

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

171

Rahmân

Ayet: 64Sayfa: 532

Ayete Git

Yemyeşillerdir.

172

Rahmân

Ayet: 65Sayfa: 532

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

173

Rahmân

Ayet: 66Sayfa: 532

Ayete Git

İkisinde de sürekli fışkıran iki pınar vardır.

174

Rahmân

Ayet: 67Sayfa: 532

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

175

Rahmân

Ayet: 68Sayfa: 533

Ayete Git

İkisinde de meyve, hurma ve nar vardır.

176

Rahmân

Ayet: 69Sayfa: 533

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

177

Rahmân

Ayet: 70Sayfa: 533

Ayete Git

Orada hayırlı (saliha), güzel kadınlar vardır.

178

Rahmân

Ayet: 71Sayfa: 533

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

179

Rahmân

Ayet: 72Sayfa: 533

Ayete Git

Çadırlar içinde, (yalnızca kocalarının gördüğü) huriler vardır.

180

Rahmân

Ayet: 73Sayfa: 533

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

181

Rahmân

Ayet: 74Sayfa: 533

Ayete Git

(Kocalarından önce) kendilerine ne bir insan ne de cin dokunmuştur.

182

Rahmân

Ayet: 75Sayfa: 533

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

183

Rahmân

Ayet: 76Sayfa: 533

Ayete Git

Yeşil yastıklara ve (göz alıcı) güzellikteki döşemelere yaslanır hâldelerdir.

184

Rahmân

Ayet: 77Sayfa: 533

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

185

Vâkıa

Ayet: 51Sayfa: 535

Ayete Git

“Sonra sizler, ey sapık yalanlayıcılar!”

186

Vâkıa

Ayet: 52Sayfa: 535

Ayete Git

“Siz elbette, Zakkûmdan olan bir ağaçtan yiyeceksiniz.”

187

Vâkıa

Ayet: 53Sayfa: 535

Ayete Git

“Ve o (ağaçtan) karınlarınızı dolduracaksınız.”

188

Vâkıa

Ayet: 54Sayfa: 535

Ayete Git

“Onun üzerine de kaynar sudan içeceksiniz.”

189

Vâkıa

Ayet: 55Sayfa: 535

Ayete Git

“İçtikçe susuzluğu artan hasta develer gibi içeceksiniz.”

190

Vâkıa

Ayet: 56Sayfa: 535

Ayete Git

Bu, Kıyamet Günü’nde onların ziyafetidir!

191

Vâkıa

Ayet: 92Sayfa: 536

Ayete Git

Ama o sapık yalanlayıcılardansa,

192

Vâkıa

Ayet: 93Sayfa: 536

Ayete Git

Kaynar sudan bir ziyafet,

193

Vâkıa

Ayet: 94Sayfa: 536

Ayete Git

Ve cehenneme atılma (onu bekler).

194

Vâkıa

Ayet: 95Sayfa: 536

Ayete Git

Şüphesiz ki bu, kesin olan hakkın ta kendisidir.

195

Hadîd

Ayet: 19Sayfa: 539

Ayete Git

Allah’a ve resûllerine iman edenler, işte bunlar, Rabbleri katında sıddîklar (özü sözü doğru olanlar) ve şehitlerdir/şahitlerdir. Onlara mükâfatları ve nurları vardır. Ayetlerimizi inkâr edip yalanlayanlarsa işte bunlar, cehennem ehlilerdir.

196

Cuma

Ayet: 5Sayfa: 552

Ayete Git

Tevrât’la yükümlü kılındıkları hâlde onun gereklerini yerine getirmeyenlerin misali, koca koca kitapları yüklenen (fakat içinde yazanları anlamayan ve/veya yaşamayan) eşeğin misali gibidir. Allah’ın ayetlerini yalanlayan bir topluluğun misali ne kötüdür. Allah, zalimler topluluğuna hidayet etmez.

197

Teğabûn

Ayet: 10Sayfa: 556

Ayete Git

Ayetlerimizi inkâr edip yalanlayanlar, bunlar ateşin ehlidirler, orada ebedî kalacaklardır. O ne kötü bir dönüş yeridir.

198

Kalem

Ayet: 8Sayfa: 563

Ayete Git

(Öyleyse) yalanlayanlara itaat etme.

199

Kalem

Ayet: 9Sayfa: 563

Ayete Git

Onlar, senin kendileriyle uyum içinde olup (sapkınlıklarına karşı yumuşamanı) istediler. (Buna karşılık) onlar da uyum gösterip (sana karşı yumuşayacaklardı).

200

Muzzemmil

Ayet: 11Sayfa: 573

Ayete Git

Yalanlayan, nimet sahibi (şımarık zenginleri) bana bırak ve onlara biraz mühlet tanı.

201

Muzzemmil

Ayet: 12Sayfa: 573

Ayete Git

Çünkü bizim yanımızda prangalar ve şiddetle yanan bir cehennem vardır.

202

Muzzemmil

Ayet: 13Sayfa: 573

Ayete Git

Boğaza takılıp geçmeyen (kötü) bir yemek ve can yakıcı bir azap da (vardır).

203

Muzzemmil

Ayet: 14Sayfa: 573

Ayete Git

O gün yer ve dağlar şiddetle sarsılır. Dağlar, çökmüş kum yığınlarına dönüşür.

204

Muddessir

Ayet: 38Sayfa: 575

Ayete Git

Her nefis, kazandığı (ameller) karşılığında rehindir. (Yaptıkları akıbetini belirler.)

205

Muddessir

Ayet: 39Sayfa: 575

Ayete Git

Ashâbu’l Yemîn (amel defterini sağdan alacaklar) müstesna.

206

Muddessir

Ayet: 40Sayfa: 575

Ayete Git

Onlar cennetlerdedir. Birbirlerine sorarlar.

207

Muddessir

Ayet: 41Sayfa: 575

Ayete Git

Mücrimleri(n durumunu).

208

Muddessir

Ayet: 42Sayfa: 575

Ayete Git

“Sizi Sakar’a/cehenneme ne sürükledi?” (derler.)

209

Muddessir

Ayet: 43Sayfa: 575

Ayete Git

Derler ki: “Biz namaz kılanlardan değildik.”

210

Muddessir

Ayet: 44Sayfa: 575

Ayete Git

“Miskinleri/İhtiyaç sahibi yoksulları da doyurmazdık.”

211

Muddessir

Ayet: 45Sayfa: 575

Ayete Git

“(Batıla ve eğlenceye) dalıp gidenlerle beraber, biz de dalıp giderdik.”

212

Muddessir

Ayet: 46Sayfa: 575

Ayete Git

“Din Günü’nü yalanlardık.”

213

Kıyâmet

Ayet: 30Sayfa: 577

Ayete Git

O gün (insanlar) Rabbine sevk edilecekler.

214

Kıyâmet

Ayet: 31Sayfa: 577

Ayete Git

Doğrulamadı, namaz da kılmadı.

215

Kıyâmet

Ayet: 32Sayfa: 577

Ayete Git

Fakat yalanlayıp sırt çevirdi.

216

Kıyâmet

Ayet: 33Sayfa: 577

Ayete Git

Sonra böbürlenerek ailesinin yanına gitti.

217

Kıyâmet

Ayet: 34Sayfa: 577

Ayete Git

Senin hak ettiğin kötülüktür.

218

Kıyâmet

Ayet: 35Sayfa: 577

Ayete Git

Sen ondan da beterini hak ediyorsun.

219

Kıyâmet

Ayet: 36Sayfa: 577

Ayete Git

Yoksa insan (emredilmeden, nehyedilmeden, bir şeriata tabi tutulmadan) başıboş bırakılacağını mı sandı?

220

Murselât

Ayet: 15Sayfa: 579

Ayete Git

O gün, yalanlayanların vay hâline!

221

Murselât

Ayet: 16Sayfa: 579

Ayete Git

Biz, öncekileri helak etmedik mi?

222

Murselât

Ayet: 17Sayfa: 579

Ayete Git

Sonra arkalarından gelenleri onlara uydurduk.

223

Murselât

Ayet: 18Sayfa: 579

Ayete Git

İşte biz, suçlu günahkârlara böyle yaparız.

224

Murselât

Ayet: 19Sayfa: 579

Ayete Git

O gün, yalanlayanların vay hâline!

225

Murselât

Ayet: 20Sayfa: 580

Ayete Git

Sizi değersiz bir sudan yaratmadık mı?

226

Murselât

Ayet: 21Sayfa: 580

Ayete Git

(Sonra) sizi o sağlam yerleşim yerine (rahme) yerleştirdik.

227

Murselât

Ayet: 22Sayfa: 580

Ayete Git

Bilinen bir zamana kadar.

228

Murselât

Ayet: 23Sayfa: 580

Ayete Git

(Bunları yapmaya) güç yetirdik. Biz ne güzel güç yetirenleriz.

229

Murselât

Ayet: 24Sayfa: 580

Ayete Git

O gün, yalanlayanların vay hâline!

230

Murselât

Ayet: 25Sayfa: 580

Ayete Git

Yeryüzünü toplanma yeri kılmadık mı?

231

Murselât

Ayet: 26Sayfa: 580

Ayete Git

(Yeryüzünün altı) ölüleri, (üstü) dirileri (toplar).

232

Murselât

Ayet: 27Sayfa: 580

Ayete Git

Ve onda (dağlardan) yüksek kazıklar kıldık. Size tatlı sular içirdik.

233

Murselât

Ayet: 28Sayfa: 580

Ayete Git

O gün, yalanlayanların vay hâline!

234

Murselât

Ayet: 29Sayfa: 580

Ayete Git

Yalanladığınız (cehenneme) doğru gidin.

235

Murselât

Ayet: 30Sayfa: 580

Ayete Git

Üç kola ayrılmış (ateş dumanının) gölgelerine.

236

Murselât

Ayet: 31Sayfa: 580

Ayete Git

Ne gölge sağlar, ne de alevlerden korur.

237

Murselât

Ayet: 32Sayfa: 580

Ayete Git

Şüphesiz ki o, her biri saray kadar (büyük) kıvılcımlar atar.

238

Murselât

Ayet: 33Sayfa: 580

Ayete Git

Her biri sapsarı (rengi siyaha çalan) develer gibidir.

239

Murselât

Ayet: 34Sayfa: 580

Ayete Git

O gün, yalanlayanların vay hâline!

240

Murselât

Ayet: 35Sayfa: 580

Ayete Git

Bu konuşamayacakları bir gündür.

241

Murselât

Ayet: 36Sayfa: 580

Ayete Git

Özür beyan etmeleri için onlara izin de verilmez.

242

Murselât

Ayet: 37Sayfa: 580

Ayete Git

O gün, yalanlayanların vay hâline!

243

Murselât

Ayet: 38Sayfa: 580

Ayete Git

Bu (insanlar arasında hükmedilip araların ayrılacağı) Yevmu’l Fasl’dır. Sizi ve öncekileri topladık.

244

Murselât

Ayet: 39Sayfa: 580

Ayete Git

Şayet kurabileceğiniz bir tuzağınız varsa (buyurun) bana karşı tuzağınızı kurun.

245

Murselât

Ayet: 40Sayfa: 580

Ayete Git

O gün, yalanlayanların vay hâline!

246

Murselât

Ayet: 41Sayfa: 580

Ayete Git

Şüphesiz ki muttakiler, gölgeliklerde ve pınarlardadır.

247

Murselât

Ayet: 42Sayfa: 580

Ayete Git

Ve canlarının istediği meyvelerin içindelerdir.

248

Murselât

Ayet: 43Sayfa: 580

Ayete Git

İşlediğiniz (salih) amellere karşılık afiyetle yiyip için.

249

Murselât

Ayet: 44Sayfa: 580

Ayete Git

Hiç şüphesiz biz, muhsinleri/kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışanları böyle mükâfatlandırırız.

250

Murselât

Ayet: 45Sayfa: 580

Ayete Git

O gün, yalanlayanların vay hâline!

251

Murselât

Ayet: 46Sayfa: 580

Ayete Git

Yiyin ve biraz daha keyif sürün. Çünkü sizler mücrimlersiniz.

252

Murselât

Ayet: 47Sayfa: 580

Ayete Git

O gün, yalanlayanların vay hâline!

253

Murselât

Ayet: 48Sayfa: 580

Ayete Git

Onlara, “Rükû edin.” denildiğinde rükû etmezler.

254

Murselât

Ayet: 49Sayfa: 580

Ayete Git

O gün, yalanlayanların vay hâline!

255

Nebe

Ayet: 26Sayfa: 581

Ayete Git

(Yaptıklarına) uygun bir ceza olarak.

256

Nebe

Ayet: 27Sayfa: 581

Ayete Git

Çünkü onlar hesaba çekileceklerini ummuyorlardı.

257

Nebe

Ayet: 28Sayfa: 581

Ayete Git

Ayetlerimizi de yalanlayabildikleri kadar yalanladılar.

258

İnfitâr

Ayet: 9Sayfa: 586

Ayete Git

Hayır! Bilakis siz hesabı yalanlıyorsunuz.

259

Mutaffifîn

Ayet: 10Sayfa: 587

Ayete Git

O gün, yalanlayanların vay hâline!

260

Mutaffifîn

Ayet: 11Sayfa: 587

Ayete Git

Onlar ki Din Günü’nü/Hesap Günü’nü yalanlarlar.

261

Mutaffifîn

Ayet: 12Sayfa: 587

Ayete Git

Oysa onu, ancak haddi aşan ve çokça günah işleyen yalanlar.

262

Mutaffifîn

Ayet: 13Sayfa: 587

Ayete Git

Ayetlerimiz ona okunduğunda, “öncekilerin masalları” der.

263

Mutaffifîn

Ayet: 14Sayfa: 587

Ayete Git

Asla (onların söylediği gibi değil)! Bilakis işledikleri (günahlar), kalplerinde pas tutmuş (hakkı anlamalarına engel olmuş)tur.

264

Mutaffifîn

Ayet: 15Sayfa: 587

Ayete Git

Asla! Hiç şüphesiz onlar, o gün Rabblerinden perdelenmişlerdir (O’nu göremeyeceklerdir).

265

Mutaffifîn

Ayet: 16Sayfa: 587

Ayete Git

Sonra onlar, kesinlikle cehenneme gireceklerdir.

266

Mutaffifîn

Ayet: 17Sayfa: 587

Ayete Git

Sonra (onlara,) “Bu, sizin yalanladığınız şeydir.” denir.

267

Leyl

Ayet: 8Sayfa: 595

Ayete Git

Kim de cimrilik eder ve (Allah’a) ihtiyacı yokmuş gibi davranırsa,

268

Leyl

Ayet: 9Sayfa: 595

Ayete Git

Ve en güzel olanı (Lailaheillallah) yalanlarsa,

269

Leyl

Ayet: 10Sayfa: 595

Ayete Git

Biz de ona zor olanı (masiyet ve cehennemi) kolaylaştırırız.

270

Leyl

Ayet: 11Sayfa: 595

Ayete Git

Ve baş aşağı (cehenneme yuvarlandığında) malının kendisine hiçbir faydası olmaz.

271

Leyl

Ayet: 12Sayfa: 595

Ayete Git

Hidayet etmek, hiç şüphesiz bize aittir.

272

Leyl

Ayet: 13Sayfa: 595

Ayete Git

Kuşkusuz, son da (ahiret de) ilk de (dünya da) bize aittir.

273

Leyl

Ayet: 14Sayfa: 595

Ayete Git

Sizi cayır cayır yanan bir ateşle uyardım.

274

Leyl

Ayet: 15Sayfa: 595

Ayete Git

Ona en bedbaht olandan başkası girmez.

275

Leyl

Ayet: 16Sayfa: 595

Ayete Git

O ki yalanlayıp yüz çevirmiştir.

276

Alak

Ayet: 9Sayfa: 597

Ayete Git

Engel olanı gördün mü?

277

Alak

Ayet: 10Sayfa: 597

Ayete Git

Namaz kılan kulu (namazdan alıkoyanı).

278

Alak

Ayet: 11Sayfa: 597

Ayete Git

Ne dersin? Ya o kul doğru yol üzere ise?

279

Alak

Ayet: 12Sayfa: 597

Ayete Git

Ya da takvayı emrediyorsa?

280

Alak

Ayet: 13Sayfa: 597

Ayete Git

Ne dersin? Ya (bu alıkoyan) yalanlayıp yüz çevirdiyse?

281

Alak

Ayet: 14Sayfa: 597

Ayete Git

Allah’ın (onu) gördüğünü bilmez mi?

282

Alak

Ayet: 15Sayfa: 597

Ayete Git

Asla! Şayet buna bir son vermezse, hiç şüphesiz onu perçeminden yakalarız.

283

Alak

Ayet: 16Sayfa: 597

Ayete Git

(O) yalancı ve günahkâr perçeminden.

284

Alak

Ayet: 17Sayfa: 597

Ayete Git

O da beraber oturup kalktığı yakın çevresini çağırsın.

285

Alak

Ayet: 18Sayfa: 597

Ayete Git

Biz de zebanileri çağıracağız.

286

Alak

Ayet: 19Sayfa: 597

Ayete Git

Asla! Ona itaat etme. Secde et ve yakınlaş.

287

Maûn

Ayet: 1Sayfa: 602

Ayete Git

Dinin (hükümlerini) yalanlayanı gördün mü?

288

Maûn

Ayet: 2Sayfa: 602

Ayete Git

İşte yetimi itip kovan budur.

289

Maûn

Ayet: 3Sayfa: 602

Ayete Git

Yoksulu da doyurmaya teşvik etmez.