Âl-i İmrân
Ayet: 33Sayfa: 53
Şüphesiz ki Allah; Âdem’i, Nûh’u, İbrâhîm ailesini ve İmrân ailesini âlemlerin içinden seçmiştir/üstün kılmıştır.
Bu konuyla ilgili ayetler
Ayet: 33Sayfa: 53
Şüphesiz ki Allah; Âdem’i, Nûh’u, İbrâhîm ailesini ve İmrân ailesini âlemlerin içinden seçmiştir/üstün kılmıştır.
Ayet: 163Sayfa: 103
Şüphesiz ki biz, Nûh’a ve ondan sonra (gelen) nebilere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. İbrâhîm’e, İsmâîl’e, İshâk’a, Ya’kûb’a, torunlarına, Îsâ’ya, Eyyûb’a, Yûnus’a, Hârûn’a ve Suleymân’a vahyettik. Ve Dâvûd’a da Zebûr’u verdik.
Ayet: 84Sayfa: 137
Ona İshâk’ı ve Ya’kûb’u armağan ettik. Hepsini hidayet ettik. Bundan önce de Nûh’u ve soyundan olan Dâvûd, Suleymân, Eyyûb, Yûsuf, Mûsâ ve Hârûn’u da hidayet etmiştik. İşte muhsinleri/kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışanları böyle mükâfatlandırırız.
Ayet: 40Sayfa: 225
Nihayet emrimiz gelip, tandır kaynayınca (su pınarları kaynayıp, yerden yükselmeye başlayınca) dedik ki: “Her bir (hayvan cinsinden) çifter çifter gemiye yükle. Aleyhlerinde (helak olacaklarına dair) hüküm verilmiş olanlar hariç, aileni ve müminleri de gemiye taşı.” Zaten onunla beraber çok az kişi iman etmişti.
Ayet: 3Sayfa: 281
Ey Nûh ile birlikte (gemide) taşıdığımız kimselerin çocukları! Şüphesiz ki o (Nûh), çokça şükreden bir kuldu.
Ayet: 17Sayfa: 282
Biz Nûh’tan sonra ne kadar da çok nesli helak ettik! (Ey Mekkeli mücrimler! Sizler onlardan daha kıymetli değilsiniz.) Kullarının günahlarından haberdar olması ve görmesiyle Rabbin yeter.
Ayet: 58Sayfa: 308
Bunlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği Âdem’in zürriyetinden peygamberler, Nûh’la beraber (gemide) taşıdıklarımız, İbrâhîm ve İsrâîl’in soyundan olanlar ve seçip hidayet ettiklerimizdir. Onlara, Er-Rahmân’ın ayetleri okunduğunda, ağlayarak secdeye kapanırlardı.
Ayet: 76Sayfa: 327
Nûh’u da (an)! Daha önce (Rabbine) dua etmiş, biz de duasına icabet etmiştik. Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan (tufandan) kurtarmıştık.
Ayet: 7Sayfa: 418
Hani biz, peygamberlerden; senden, Nûh’tan, İbrâhîm’den, Mûsâ’dan, Meryem oğlu Îsâ’dan söz almıştık. Biz, onlardan pekiştirilmiş sağlam bir söz almıştık.
Ayet: 13Sayfa: 483
“Dini (tevhidle) ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin.” diye Nûh’a emrettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrâhîm, Mûsâ ve Îsâ’ya emrettiğimizi sizin için dinde şeriat kıldık. Müşrikleri kendisine davet ettiğin (tevhid) onlara ağır geldi. Allah dilediği kulunu (tevhid ve ayrılıksız din için) seçer ve O’na yönelenleri hidayete erdirir.
Ayet: 26Sayfa: 540
Andolsun ki Nûh’u ve İbrâhîm’i de gönderdik ve her ikisinin zürriyetlerine peygamberliği ve Kitab’ı verdik. Onlardan kimisi hidayet ehlidir. Onların çoğu ise fasıklardır.