Nûh Kavmi

PEYGAMBERLER VE GEÇMİŞ KAVİMLER

Bu konuyla ilgili ayetler

109ayet bulundu
Nûh Kavmi
1

A'râf

Ayet: 59Sayfa: 157

Ayete Git

Andolsun ki Nûh’u, kavmine (peygamber olarak) gönderdik. Demişti ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet/kulluk edin. Sizin O’ndan başka (ibadeti hak eden) bir ilahınız yoktur. Şüphesiz ki ben, sizler için o büyük günün azabından korkmaktayım.”

2

A'râf

Ayet: 60Sayfa: 157

Ayete Git

Kavminin önde gelenleri demişti ki: “Şüphesiz ki biz, seni apaçık bir sapıklık içinde görmekteyiz.”

3

A'râf

Ayet: 61Sayfa: 157

Ayete Git

Demişti ki: “Ey kavmim! Bende sapıklık yok. Lakin ben âlemlerin Rabbi olan (Allah tarafından gönderilmiş) bir elçiyim.”

4

A'râf

Ayet: 62Sayfa: 157

Ayete Git

“Size Rabbimin risaletini/mesajlarını iletiyorum ve size nasihat ediyorum. Ve ben, Allah’tan (bana gelen vahiy sayesinde) sizin bilmediklerinizi biliyorum.”

5

A'râf

Ayet: 63Sayfa: 157

Ayete Git

“Sizi uyaran, sakınıp korkasınız diye (öğüt veren) ve merhamet olunursunuz diye sizin içinizden bir adama Rabbinizden bir zikir/hatırlatma geldi diye mi şaşırdınız?”

6

A'râf

Ayet: 64Sayfa: 157

Ayete Git

Onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları ise boğduk. (Çünkü) onlar (hakikatleri görmeyen) kör bir kavimdi.

7

Tevbe

Ayet: 70Sayfa: 197

Ayete Git

Onlara kendilerinden önce (yaşamış olan) Nûh, Âd, Semûd ve İbrâhîm kavimlerinin, Medyen ahalisi ve (yerleşim yerlerinin altı üstüne getirilmiş/çevrilmiş) Mu’tefikat’ın haberleri gelmedi mi? Resûlleri onlara apaçık delillerle geldiler. Allah onlara zulmetmedi. Fakat onlar kendilerine zulmetmektelerdi.

8

Yûnus

Ayet: 71Sayfa: 216

Ayete Git

Onlara Nûh’un haberini oku. Hani kavmine demişti ki: “Ey Kavmim! Şayet benim konumum ve Allah’ın ayetleriyle öğüt verişim size ağır geliyorsa ben, Allah’a tevekkül ettim. Siz ve ortaklarınız bir araya gelin ve (benim hakkımdaki) kararınızı verin. (Benimle ilgili yapacaklarınız) size dert olmasın. Sonra da hiç bekletmeden hakkımdaki kararınızı uygulayın/bana göz açtırmayın.”

9

Yûnus

Ayet: 72Sayfa: 216

Ayete Git

“Şayet yüz çevirirseniz, sizden bir ücret istemiş değilim. Benim ücretimi yalnızca Allah verecektir ve ben Müslimlerden/şirki terk ederek tevhidle Allah’a yönelen kullardan olmakla emrolundum.”

10

Yûnus

Ayet: 73Sayfa: 216

Ayete Git

Onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık. Onları (yeryüzünün) halifeleri kıldık. Ayetlerimizi yalanlayanları ise suda boğduk. Uyarılanların akıbetinin nasıl olduğuna bir bak!

11

Hûd

Ayet: 25Sayfa: 223

Ayete Git

Andolsun ki Nûh’u kavmine gönderdik. (Demişti ki:) “Şüphesiz ki ben, sizin için apaçık bir uyarıcıyım.”

12

Hûd

Ayet: 26Sayfa: 223

Ayete Git

“Allah’tan başkasına kulluk etmeyin. Şüphesiz ki ben, sizin için can yakıcı bir günün azabından korkuyorum.”

13

Hûd

Ayet: 27Sayfa: 223

Ayete Git

Kavminin kâfir olan seçkinleri demişlerdi ki: “Biz seni, ancak kendimiz gibi (sıradan) bir insan olarak görmekteyiz. Sana uyanların da içimizden sığ görüşlü ve en değersiz insanlar olduğuna inanıyoruz. (Kaldı ki) sizin (hak ehli olmanızı gerektirecek), bize karşı bir üstünlüğünüz olduğunu da düşünmüyoruz. Tam aksine, sizlerin yalancılar olduğunuzu sanıyoruz.”

14

Hûd

Ayet: 28Sayfa: 223

Ayete Git

Demişti ki: “Ey kavmim! Görüşünüz nedir? (Söylesenize!) Şayet ben Rabbimden apaçık bir belge üzereysem ve bana kendi katından bir rahmet (vahiy) vermişse, size de onu görecek göz vermemişse, istemediğiniz hâlde sizi ona zorlayacak mıyız?”

15

Hûd

Ayet: 29Sayfa: 224

Ayete Git

“Ey kavmim! (Davetim karşılığında) sizden mal talep etmiyorum. Benim ücretim Allah’a aittir. Ben, iman edenleri kovacak değilim. Onlar Rabbleri ile karşılaşacaklardır. Fakat ben, sizlerin cahillik eden bir topluluk olduğunuzu düşünüyorum.”

16

Hûd

Ayet: 30Sayfa: 224

Ayete Git

“Ey kavmim! (Faraza sizlere uyup) onları yanımdan kovacak olsam (ve Allah da bana azap edecek olsa), beni Allah’ın (azabına) karşı kim koruyacak? Öğüt almaz mısınız?”

17

Hûd

Ayet: 31Sayfa: 224

Ayete Git

“Ben, size Allah’ın hazinelerinin yanımda olduğunu söylemiyorum. Gaybı da bilmem. Size melek olduğumu da söylemiyorum. Ayrıca gözlerinizin hor görüp aşağıladığı (fakir müminlere, sırf sizi razı etmek adına) ‘Allah bunlara bir hayır vermeyecektir.’ diyemem. Nefislerinde olanı en iyi Allah bilir. (Bunları söylersem) şüphesiz ki o zaman zalimlerden olurum.”

18

Hûd

Ayet: 32Sayfa: 224

Ayete Git

Demişlerdi ki: “Ey Nûh! Muhakkak ki bizimle tartıştın ve tartışmada da lafı bayağı uzattın. Şayet doğru sözlülerden isen, bize vadettiğin (azabı) getir de (görelim).”

19

Hûd

Ayet: 33Sayfa: 224

Ayete Git

Demişti ki: “Allah dilerse onu getirir ve siz O’nu aciz bırakacak değilsiniz!”

20

Hûd

Ayet: 34Sayfa: 224

Ayete Git

“Şayet Allah sizi saptırmak istemişse, ben size nasihat etmek istesem de nasihatimin size bir faydası olmaz. O, sizin Rabbinizdir ve O’na döndürüleceksiniz.”

21

Hûd

Ayet: 35Sayfa: 224

Ayete Git

Yoksa, “Onu uydurdu.” mu diyorlar? De ki: “Şayet onu ben uydurduysam, günahı benim boynumadır. Ve sizin işlediğiniz suçlardan da berîyim/uzağım.”

22

Hûd

Ayet: 36Sayfa: 224

Ayete Git

“Kavminden (şu ân) iman edenler dışında kimse inanmayacak. (Öyleyse onların) yaptıklarından ötürü kendini üzüp sıkıntıya sokma!” diye Nûh’a vahyedildi.

23

Hûd

Ayet: 37Sayfa: 224

Ayete Git

“Gözetimimiz altında ve vahyimizin (rehberliğinde) gemiyi yap. Zulmedenler hakkında da bana bir şey söyleme. Çünkü onlar (hakkında hüküm kesindir,) boğulacaklardır.”

24

Hûd

Ayet: 38Sayfa: 225

Ayete Git

(Allah’ın emri üzere) gemiyi yapıyordu. Kavminin seçkinleri ona her uğradığında onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: “Şayet bizimle alay ederseniz, alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay ederiz.”

25

Hûd

Ayet: 39Sayfa: 225

Ayete Git

“Alçaltıp rezil eden azabın kime gelip çatacağını ve sürekli olan azabın kimin üzerine ineceğini pek yakında bileceksiniz/anlayacaksınız.”

26

Hûd

Ayet: 40Sayfa: 225

Ayete Git

Nihayet emrimiz gelip, tandır kaynayınca (su pınarları kaynayıp, yerden yükselmeye başlayınca) dedik ki: “Her bir (hayvan cinsinden) çifter çifter gemiye yükle. Aleyhlerinde (helak olacaklarına dair) hüküm verilmiş olanlar hariç, aileni ve müminleri de gemiye taşı.” Zaten onunla beraber çok az kişi iman etmişti.

27

Hûd

Ayet: 41Sayfa: 225

Ayete Git

Dedi ki: “Binin ona. Onun yüzmesi de demir atıp durması da Allah’ın adıyladır. Şüphesiz ki Rabbim, gerçekten (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.”

28

Hûd

Ayet: 42Sayfa: 225

Ayete Git

O (gemi), içindekilerle beraber, dağlar gibi (yüksek) dalgalar arasında yüzüyordu. Nûh, bir kenara çekilmiş oğluna seslendi: “Ey oğulcuğum! Bizimle beraber (gemiye) bin. Sakın kâfirlerle beraber olma!”

29

Hûd

Ayet: 43Sayfa: 225

Ayete Git

Dedi ki: “Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım.” Dedi ki: “Bugün, Allah’ın rahmet ettikleri hariç, Allah’ın emrinden insanı koruyacak yoktur.” Aralarına dalga girdi ve boğulanlardan oldu.

30

Hûd

Ayet: 44Sayfa: 225

Ayete Git

Denildi ki: “Ey yer! Suyunu çek. Ve ey gök! Sen de suyunu tut.” Su çekildi, iş bitirildi. (Gemi) Cûdi (Dağı) üzerinde yerleşip karar kıldı. Zalimlere de, “(Allah’ın rahmetinden) uzak olsunlar.” denildi.

31

Hûd

Ayet: 45Sayfa: 225

Ayete Git

Nûh, Rabbine seslendi: “Rabbim! Muhakkak ki oğlum da benim ailemdendir. Ve hiç şüphesiz senin vaadin haktır. Ve sen (en doğru ve en sağlam hüküm veren) Ahkemu’l Hâkimîn’sin.”

32

Hûd

Ayet: 46Sayfa: 226

Ayete Git

Dedi ki: “Ey Nûh! Şüphesiz ki o, senin ehlinden değildir. O, salih olmayan bir ameldir. Hakkında bilgin olmayan şeyi benden isteme! Cahillerden olmayasın diye sana öğüt veriyorum.”

33

Hûd

Ayet: 47Sayfa: 226

Ayete Git

(Nûh,) “Hakkında bilgim olmayan şeyi sormaktan sana sığınırım Rabbim! Şayet beni bağışlayıp bana merhamet etmezsen hüsrana uğrayanlardan olurum.” dedi.

34

Hûd

Ayet: 48Sayfa: 226

Ayete Git

Denildi ki: “Ey Nûh! Bizden bir esenlik olarak, sana ve seninle beraber olan ümmetlerin üzerine bereketlerle (gemiden) in! Bazı ümmetleri de faydalandıracağız. Sonra bizden onlara can yakıcı bir azap dokunacaktır.”

35

Hûd

Ayet: 49Sayfa: 226

Ayete Git

Bu, sana vahyettiğimiz gaybın haberlerindendir. Bundan önce ne sen ne de kavmin (bu bilgileri) biliyordunuz. (Öyleyse) sabret! Şüphesiz ki akıbet muttakilerindir.

36

Hûd

Ayet: 89Sayfa: 231

Ayete Git

“Ey kavmim! Benimle yollarınızı ayırmış olmanız, Nûh Kavmi’nin, Hûd Kavmi’nin ya da Sâlih Kavmi’nin başlarına gelenin bir benzerini sizin başınıza getirmesin. Ayrıca Lût’un kavmi de sizden uzak değildir.”

37

İbrâhîm

Ayet: 9Sayfa: 255

Ayete Git

Size, sizden önce (yaşayan) Nûh, Âd ve Semûd Kavimlerinin ve onlardan sonrakilerin haberleri gelmedi mi? Onları Allah’tan başkası bilmez. Resûlleri onlara apaçık delillerle geldiler. (Resûlleri susturmak için) ellerini ağızlarına götürdüler ve dediler ki: “Hiç şüphesiz biz, sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyi inkâr ettik. Ve hiç şüphesiz, bizi davet ettiğiniz şey hakkında da huzursuzluk veren bir şüphe içerisindeyiz.”

38

Hac

Ayet: 42Sayfa: 336

Ayete Git

Şayet seni yalanlıyorlarsa hiç şüphesiz, onlardan önce Nûh, Âd ve Semûd Kavimleri de yalanlamışlardı.

39

Mu'minûn

Ayet: 23Sayfa: 342

Ayete Git

Andolsun ki Nûh’u, kavmine gönderdik. Demişti ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet edin. Sizin O’ndan başka (ibadeti hak eden) ilahınız yok. (Allah’tan) korkmaz mısınız?”

40

Mu'minûn

Ayet: 24Sayfa: 342

Ayete Git

Kavminin kâfir olan önde gelenleri demişti ki: “Bu ancak sizin gibi bir insandır. (Peygamber olduğunu söyleyerek) size üstünlük sağlamaya çalışıyor. Allah dilese melekleri indirirdi. Hem biz geçmiş atalarımızdan da bu (söylediklerini) işitmedik.”

41

Mu'minûn

Ayet: 25Sayfa: 342

Ayete Git

“O (olsa olsa) kendinde delilik bulunan (cinli) bir adamdır. Onu belli bir zamana kadar gözetleyin (bakalım bu işin sonu nereye varacak).”

42

Mu'minûn

Ayet: 26Sayfa: 342

Ayete Git

Dedi ki: “Rabbim! Yalanlamalarına karşılık bana yardım et.”

43

Mu'minûn

Ayet: 27Sayfa: 342

Ayete Git

Biz de ona, “Gözetimimiz altında ve vahyimiz doğrultusunda bir gemi yap. Emrimiz gelip, tandır tutuşunca (tufan başlayınca) onun içine her (hayvan türünden) ikişer çifti ve daha önceden aleyhlerine (azap) hükmü verilmiş olanlar hariç aileni bindir. Zalimler hakkında benimle muhatap olma. Çünkü onlar boğulacaklardır.” diye vahyetmiştik.

44

Mu'minûn

Ayet: 28Sayfa: 343

Ayete Git

Sen ve beraberindeki müminler, gemiye çıkıp yerleştiğinizde de ki: “Bizleri zalim topluluktan kurtaran Allah’a hamdolsun.”

45

Mu'minûn

Ayet: 29Sayfa: 343

Ayete Git

De ki: “Rabbim! Beni mübarek/bereketli kılınmış bir yerde konaklat. Sen, konaklatanların en hayırlısısın.”

46

Mu'minûn

Ayet: 30Sayfa: 343

Ayete Git

Şüphesiz ki bu (yaşananlarda, ders çıkarılması gereken) ayetler vardır. Ve kuşkusuz bizler, mutlaka imtihan ederiz.

47

Furkân

Ayet: 37Sayfa: 362

Ayete Git

Nûh Kavmi peygamberleri yalanlayınca, onları (tufanda) boğduk ve onları insanlar için (ibret alınacak) bir ayet kıldık. Biz, zalimler için can yakıcı bir azap hazırladık.

48

Şuarâ

Ayet: 105Sayfa: 370

Ayete Git

Nûh’un kavmi gönderilen resûlleri yalanladı.

49

Şuarâ

Ayet: 106Sayfa: 370

Ayete Git

Hani kardeşleri Nûh, kendilerine, “(Allah’tan) korkup sakınmaz mısınız?” demişti.

50

Şuarâ

Ayet: 107Sayfa: 370

Ayete Git

“Şüphesiz ki ben, sizin için güvenilir bir resûlüm.”

51

Şuarâ

Ayet: 108Sayfa: 370

Ayete Git

“(O hâlde) Allah’tan korkup sakının ve bana itaat edin.”

52

Şuarâ

Ayet: 109Sayfa: 370

Ayete Git

“Sizden (davetim karşılığında) bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, âlemlerin Rabbi olan (Allah’)a aittir.”

53

Şuarâ

Ayet: 110Sayfa: 370

Ayete Git

“Allah’tan korkup sakının ve bana itaat edin.”

54

Şuarâ

Ayet: 111Sayfa: 370

Ayete Git

Demişlerdi ki: “Kavminin en düşükleri sana uymuşken sana iman mı edelim?”

55

Şuarâ

Ayet: 112Sayfa: 371

Ayete Git

Demişti ki: “Onların yaptıkları şeyler hakkında bilgi sahibi değilim (onları yargılayamam).”

56

Şuarâ

Ayet: 113Sayfa: 371

Ayete Git

“Şayet bilinçli insanlarsanız, onların hesabını görmek Rabbime aittir (bunu bilmelisiniz).”

57

Şuarâ

Ayet: 114Sayfa: 371

Ayete Git

“Ben, müminleri kovacak değilim.”

58

Şuarâ

Ayet: 115Sayfa: 371

Ayete Git

“Ben, yalnızca apaçık bir uyarıcıyım.”

59

Şuarâ

Ayet: 116Sayfa: 371

Ayete Git

Demişlerdi ki: “Şayet bu işe bir son vermezsen ey Nûh, kesinlikle taşlanıp kovulanlardan olacaksın.”

60

Şuarâ

Ayet: 117Sayfa: 371

Ayete Git

Demişti ki: “Rabbim! Şüphesiz ki kavmim, beni yalanladı.”

61

Şuarâ

Ayet: 118Sayfa: 371

Ayete Git

“Onlarla benim aramı (vereceğin hükümle) aç. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.”

62

Şuarâ

Ayet: 119Sayfa: 371

Ayete Git

Onu ve beraberindekileri, dolu bir gemi içerisinde kurtardık.

63

Şuarâ

Ayet: 120Sayfa: 371

Ayete Git

Sonra da kalanları boğduk.

64

Şuarâ

Ayet: 121Sayfa: 371

Ayete Git

Şüphesiz ki bunda, (Allah’ın dostlarına yardım edip düşmanları helak edeceğine dair) ayet vardır. Onların çoğu mümin değildir.

65

Şuarâ

Ayet: 122Sayfa: 371

Ayete Git

Şüphesiz ki senin Rabbin, (evet,) O (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (kullarına karşı merhametli olan) Er-Rahîm’dir.

66

Ankebût

Ayet: 14Sayfa: 396

Ayete Git

Andolsun ki Nûh’u kavmine gönderdik. İçlerinde elli yıl eksik olarak bin yıl yaşadı. Onlar zalimlik yapmaya devam ederken tufan onları yakalayıverdi.

67

Ankebût

Ayet: 15Sayfa: 397

Ayete Git

Onu ve gemi ahalisini kurtardık. Ve o (gemiyi), âlemlere (ibret alınacak) bir ayet kıldık.

68

Sâd

Ayet: 12Sayfa: 452

Ayete Git

Onlardan önce Nûh Kavmi, Âd ve kazıklar (büyük ordular) sahibi Firavun da yalanladı.

69

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 5Sayfa: 466

Ayete Git

Onlardan önce Nûh Kavmi, sonra da (Nebi’ye karşı düşmanlıkla bir araya gelmiş) gruplar yalanladı. Her ümmet, resûllerini yakalayıp (hapsetmek ya da öldürmek) istedi. Batıl uğruna (veya batıl yöntemlerle) mücadele edip, hakkın ayağını kaydırmak (onu ortadan kaldırmak) istediler. Onları (azapla) yakalayıverdim. Nasılmış benim cezalandırmam?

70

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 31Sayfa: 469

Ayete Git

“Nûh, Âd, Semûd kavimleri ve onlardan sonra gelenlerin durumuna benzer (bir sondan korkuyorum). Allah kulları için zulüm/haksızlık istemez.”

71

Kâf

Ayet: 12Sayfa: 517

Ayete Git

Onlardan önce Nûh Kavmi, Ress halkı ve Semûd (Kavmi) de yalanlamıştı.

72

Zâriyât

Ayet: 46Sayfa: 521

Ayete Git

Bundan önce Nûh Kavmi’ni de (helak etmiştik). Hiç şüphesiz onlar, fasık bir kavimdiler.

73

Necm

Ayet: 52Sayfa: 527

Ayete Git

Daha önce (var olan) Nûh Kavmi’ni de… Çünkü onlar en zalim ve en azgın olanıydılar.

74

Kamer

Ayet: 9Sayfa: 528

Ayete Git

Onlardan önce, Nûh’un kavmi de yalanlamıştı. Kulumuzu yalanlayıp, “O delidir.” demişlerdi. (Nûh, tevhidi anlatmaktan) alıkonulmuş, engellenmişti.

75

Kamer

Ayet: 10Sayfa: 528

Ayete Git

(Nûh) Rabbine dua etti: “Şüphesiz ki ben, yenik düştüm, (bana yardım et ve onlardan) intikam al.”

76

Kamer

Ayet: 11Sayfa: 528

Ayete Git

Biz de göğün kapılarını “kesintisiz ve sağanak hâlinde yağan” bir suyla açtık.

77

Kamer

Ayet: 12Sayfa: 528

Ayete Git

Yerden de kaynakları fışkırttık. (Gök ve yerin suyu) takdir edilmiş bir iş üzere birleştiler.

78

Kamer

Ayet: 13Sayfa: 528

Ayete Git

(Nûh’u) tahtadan levhalar ve çiviler(le yapılmış bir gemi) üzerinde taşıdık.

79

Kamer

Ayet: 14Sayfa: 528

Ayete Git

Gözlerimizin önünde akıp gitmekteydi. (Bu, kendisine) nankörlük edilmiş (olan Nûh’a) bir mükâfattı.

80

Kamer

Ayet: 15Sayfa: 528

Ayete Git

Andolsun ki biz, onu (ibret alınması gereken) bir ayet olarak bıraktık. Var mı öğüt alan?

81

Kamer

Ayet: 16Sayfa: 528

Ayete Git

Nasılmış benim azabım ve uyarım?

82

Nûh

Ayet: 1Sayfa: 569

Ayete Git

Hiç şüphesiz Nûh’u, kavmine, “Kendilerine can yakıcı azap gelmeden önce onları uyar.” diye gönderdik.

83

Nûh

Ayet: 2Sayfa: 569

Ayete Git

Demişti ki: “Ey kavmim! Hiç şüphesiz ben, sizin için apaçık bir uyarıcıyım.”

84

Nûh

Ayet: 3Sayfa: 569

Ayete Git

“Allah’a ibadet edin, O’ndan korkup sakının ve bana itaat edin.”

85

Nûh

Ayet: 4Sayfa: 569

Ayete Git

“(Buna karşılık) günahlarınızı bağışlasın ve sizi belirlenmiş bir süreye kadar ertelesin. Şüphesiz ki Allah’ın eceli, (size) geldiğinde ertelenmez. Keşke bilmiş olsaydınız.”

86

Nûh

Ayet: 5Sayfa: 569

Ayete Git

Demişti ki: “Rabbim! Kuşkusuz ben, kavmimi gece gündüz (tevhide) davet ettim.”

87

Nûh

Ayet: 6Sayfa: 569

Ayete Git

“Benim davetim, yalnızca onların kaçışını arttırdı.”

88

Nûh

Ayet: 7Sayfa: 569

Ayete Git

“Onları bağışlayasın diye, kendilerini her (tevhide) davet edişimde parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, (küfürlerinde) ısrar ettiler ve büyüklendikçe büyüklendiler.”

89

Nûh

Ayet: 8Sayfa: 569

Ayete Git

“Sonra hiç şüphesiz, onları açıktan davet ettim.”

90

Nûh

Ayet: 9Sayfa: 569

Ayete Git

“Sonra muhakkak onlara (davetimi) ilan ettim. (Bazen de) iyiden iyiye gizledim. (Her biriyle ayrı ayrı özel olarak konuştum.)”

91

Nûh

Ayet: 10Sayfa: 569

Ayete Git

“Dedim ki: ‘Rabbinizden bağışlanma dileyin. Çünkü o (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğaffâr’dır.’”

92

Nûh

Ayet: 11Sayfa: 570

Ayete Git

“(İstiğfarınıza karşılık) üzerinize gökten bolca yağmur yağdırır.”

93

Nûh

Ayet: 12Sayfa: 570

Ayete Git

“Size mallar ve çocuklarla yardımda bulunur, sizin için bahçeler ve nehirler var eder.”

94

Nûh

Ayet: 13Sayfa: 570

Ayete Git

“Size ne oluyor da Allah’a gerektiği şekilde saygı göstermiyorsunuz/Allah’tan hakkıyla korkmuyorsunuz!”

95

Nûh

Ayet: 14Sayfa: 570

Ayete Git

“Oysa O, sizi merhale merhale yaratmıştır. (Nutfe merhalesi, embriyo merhalesi…)”

96

Nûh

Ayet: 15Sayfa: 570

Ayete Git

“Görmediniz mi? Allah yedi göğü, nasıl da katman katman (birbirine uyumlu) yaratmıştır.”

97

Nûh

Ayet: 16Sayfa: 570

Ayete Git

“Ay’ı (gökler içinde) bir nur, Güneş’i de aydınlatan bir kandil kılmıştır.”

98

Nûh

Ayet: 17Sayfa: 570

Ayete Git

“Allah, sizi yerden bitki (gibi) bitirdi.”

99

Nûh

Ayet: 18Sayfa: 570

Ayete Git

“Sonra (öldüğünüzde) sizi ona döndürür. Sonra sizi (diriltip oradan) çıkarır.”

100

Nûh

Ayet: 19Sayfa: 570

Ayete Git

“Allah yeryüzünü sizin için bir yaygı kıldı.”

101

Nûh

Ayet: 20Sayfa: 570

Ayete Git

“Ki onun geniş yollarında gezip dolaşasınız diye.”

102

Nûh

Ayet: 21Sayfa: 570

Ayete Git

Nûh demişti ki: “Rabbim! Şüphesiz ki onlar, bana isyan ettiler. Mal ve çocukları, hüsranını arttırmaktan başka bir işe yaramayan kimselerin peşinden gittiler.”

103

Nûh

Ayet: 22Sayfa: 570

Ayete Git

“Ve büyük büyük tuzaklar kurdular.”

104

Nûh

Ayet: 23Sayfa: 570

Ayete Git

“Ve dediler ki: ‘Sakın ha ilahlarınızı bırakmayın. Ved, Suva, Yeğus, Yauk ve Nesr’i de bırakmayın.’ ”

105

Nûh

Ayet: 24Sayfa: 570

Ayete Git

“Muhakkak ki çok kimseyi saptırdılar. O zalimlerin sapıklıklarından başka bir şeyini arttırma.”

106

Nûh

Ayet: 25Sayfa: 570

Ayete Git

Onlar hataları/günahları nedeniyle (tufanda) boğuldular. (Ahiretteyse) ateşe sokuldular ve kendileri için Allah’ın dışında yardımcı bulamadılar.

107

Nûh

Ayet: 26Sayfa: 570

Ayete Git

Nûh demişti ki: “Rabbim! Yeryüzünde yurt edinen tek bir kâfir dahi bırakma.”

108

Nûh

Ayet: 27Sayfa: 570

Ayete Git

“Şayet onları bırakırsan, kullarını saptırır ve facir kâfirden başka (çocuk) doğurmazlar.”

109

Nûh

Ayet: 28Sayfa: 570

Ayete Git

“Rabbim! Beni, anne babamı, evime mümin olarak gireni, mümin erkek ve mümin kadınları bağışla. Zalimlerin yalnızca helakını arttır.”