Zekât

İBADET - HAYIRLI AMELLER

Bu konuyla ilgili ayetler

25ayet bulundu
Zekât
1

Bakara

Ayet: 43Sayfa: 6

Ayete Git

Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin. Ve rükû edenlerle beraber rükû edin.

2

Bakara

Ayet: 83Sayfa: 11

Ayete Git

(Hatırlayın!) Hani biz İsrâîloğullarından, “Yalnızca Allah’a ibadet edin, anne babaya, yakın akrabaya, yetimlere ve miskinlere/ihtiyaç sahibi yoksullara iyilik yapın. İnsanlara güzel söz söyleyin. Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin.” diye söz almıştık. Sonra pek azınız hariç sözünüzden döndünüz ve hâlâ yüz çevirmeye devam etmektesiniz.

3

Bakara

Ayet: 110Sayfa: 16

Ayete Git

Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin. (Bilin ki) kendiniz için yapıp takdim ettiğiniz hayırları Allah katında bulacaksınız. Şüphesiz ki Allah, yaptıklarınızı görendir.

4

Bakara

Ayet: 177Sayfa: 26

Ayete Git

İyilik, yüzünüzü doğu ya da batı cihetine dönmeniz değildir. (Gerçek anlamda) iyilik; Allah’a, Ahiret Günü’ne, meleklere, Kitab’a ve nebilere iman edenlerin; sevmesine rağmen malı yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, dilenenlere ve kölelere verenlerin; namazı kılıp zekâtı verenlerin; söz verdiklerinde sözlerine bağlı kalanların; fakirlik, hastalık ve savaş zamanında sabredenlerin yaptığıdır. İşte onlar sadık olanlardır. Onlar takva sahiplerinin ta kendileridir.

5

Bakara

Ayet: 277Sayfa: 46

Ayete Git

Şüphesiz ki iman edenler, salih amel işleyenler, namazı dosdoğru kılanlar ve zekâtı verenlerin Rabbleri katında ecirleri vardır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

6

Nisâ

Ayet: 77Sayfa: 89

Ayete Git

Kendilerine, “(Savaştan) elinizi çekin, namazı kılın, zekâtı verin.” denilen kimseleri görmedin mi? (Savaşın farz kılınması için ısrar ediyorlardı.) Savaş onlara farz kılınınca da onlardan bir grup, Allah’tan korkar gibi veya daha şiddetli bir korkuyla insanlardan korkmaya ve “Rabbimiz! Niçin bize savaşı farz kıldın? Bize yakın bir zamana kadar mühlet verseydin ya!” demeye başladılar. De ki: “Dünya metâsı azdır. Ahiret ise korkup sakınanlar için daha hayırlıdır. Ve size kıl kadar dahi zulmedilmez.”

7

Nisâ

Ayet: 162Sayfa: 102

Ayete Git

Fakat onlardan ilimde derinleşenler ve müminler, sana ve senden önce indirilene iman ederler. Namazı dosdoğru kılanlar, zekâtı verenler, Allah’a ve Ahiret Günü’ne iman edenler… Onlara büyük bir ecir vereceğiz.

8

Mâide

Ayet: 12Sayfa: 108

Ayete Git

Andolsun ki Allah, İsrâîloğullarından söz almıştı ve onların arasından on iki temsilci tayin etmiştik. Allah demişti ki: “Şüphesiz ki ben, sizinle beraberim. Şayet namazı dosdoğru kılar, zekâtı verir, resûllerime iman eder, onları destekler ve Allah’a güzel bir borç verirseniz sizin kusurlarınızı örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere sokarım. Sizden her kim bundan sonra küfre girerse elbette, dosdoğru yoldan sapmış olur.”

9

Mâide

Ayet: 55Sayfa: 116

Ayete Git

Sizin dostunuz ancak Allah, Resûl’ü, namazı kılıp zekâtı veren ve rükû eden mümin kimselerdir.

10

A'râf

Ayet: 156Sayfa: 169

Ayete Git

“Bize bu dünyada da ahirette de iyilik yaz. Şüphesiz ki (tevbe edip hidayetini umarak) sana yöneldik.” (Allah) buyurdu ki: “Azabıma gelince onu dilediğime isabet ettiririm. Rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır. Onu korkup sakınanlara, zekâtı verenlere ve ayetlerimize iman edenlere yazacağım.”

11

Tevbe

Ayet: 5Sayfa: 186

Ayete Git

Haram aylar çıktığında, müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün. Onları yakalayın onları kuşatın ve her gözetleme yerine onlar için oturup (onları gözetleyin). Şayet (şirkten) tevbe eder, namazı dosdoğru kılar ve zekâtı verirlerse yollarını açın/onları serbest bırakın. Şüphesiz ki Allah, (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.

12

Tevbe

Ayet: 11Sayfa: 187

Ayete Git

Şayet (şirkten) tevbe eder, namazı kılar, zekâtı da verirlerse (onlar) dinde kardeşlerinizdir. Bilen bir topluluk için ayetleri böyle detaylı bir şekilde açıklarız.

13

Tevbe

Ayet: 71Sayfa: 197

Ayete Git

Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyar, namazı dosdoğru kılar, zekâtı verir, Allah’a ve Resûl’üne itaat ederler. Allah’ın rahmet edecekleri onlardır işte! Şüphesiz ki Allah, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) Azîz ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm’dir.

14

Meryem

Ayet: 55Sayfa: 308

Ayete Git

Ailesine namazı ve zekâtı emrederdi. O, Rabbinin yanında razı olunan bir kuldu.

15

Enbiyâ

Ayet: 73Sayfa: 327

Ayete Git

Onları emrimizle hidayete ulaştıran imamlar kılmıştık. Onlara hayırlı işleri yapmayı, namazı dosdoğru kılmayı ve zekâtı vermeyi vahyetmiştik. Onlar bize kulluk/ibadet eden kimselerdi.

16

Mu'minûn

Ayet: 4Sayfa: 341

Ayete Git

Onlar, zekât sorumluluğunu yerine getirirler.

17

Nûr

Ayet: 37Sayfa: 354

Ayete Git

Onlar, ticaretin ve alışverişin kendilerini Allah’ı anmaktan, namazı dosdoğru kılmaktan ve zekâtı vermekten alıkoymadığı adamlardır. Kalplerin ve gözlerin (dehşetten) ters döndüğü bir günden korkarlar.

18

Nûr

Ayet: 56Sayfa: 356

Ayete Git

Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve Resûl’e itaat edin ki merhamet olunasınız.

19

Neml

Ayet: 3Sayfa: 376

Ayete Git

O (müminler ki) namazı dosdoğru kılar, zekâtı verir ve ahirete de yakinen iman ederler.

20

Lokmân

Ayet: 4Sayfa: 410

Ayete Git

O (muhsinler); namazı dosdoğru kılar, zekâtı verir ve ahirete de yakinen iman ederler.

21

Ahzâb

Ayet: 33Sayfa: 421

Ayete Git

Evlerinizde karar kılın. İlk cahiliye kadınlarının (kendilerini görünür kılmak için) süs ve güzelliklerini açtıkları gibi yapmayın. Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Resûl’üne itaat edin. Ey Ehl-i Beyt! Allah, sizden (manevi) kirleri gidermek ve sizi tertemiz kılmak ister.

22

Fussilet

Ayet: 7Sayfa: 476

Ayete Git

Onlar ki zekâtı vermezler ve onlar kesinlikle ahireti inkâr ederler.

23

Mucadele

Ayet: 13Sayfa: 543

Ayete Git

Gizli konuşmalarınızdan önce sadakalar verecek olmaktan dolayı korktunuz mu? Madem ki yapmadınız, Allah tevbenizi kabul etti. (O hâlde) namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Resûl’üne itaat edin. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

24

Muzzemmil

Ayet: 20Sayfa: 574

Ayete Git

Şüphesiz ki Rabbin, gecenin üçte ikisine yakınında, yarısında ve üçte birinde senin ve beraberindeki bir grubun (namaz için) kalktığını bilir. Geceyi ve gündüzü Allah takdir eder. O sizin (gece boyu namaza) güç yetiremeyeceğinizi bildi. (Buna binaen) tevbelerinizi kabul etti. Kur’ân’dan kolayınıza geleni okuyun. Sizden hastalananlar olacağını, başkalarının yeryüzünde Allah’ın lütfunu arayarak yolculuk edeceğini, bir diğerlerinin Allah yolunda savaşacağını bildi. (O hâlde) Kur’ân’dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve Allah’a güzel bir borç verin. Kendiniz için hayır olarak ne takdim etmişseniz, onu Allah’ın yanında daha hayırlı ve mükâfatı daha büyük olarak bulacaksınız. Allah’tan bağışlanma dileyin. Çünkü Allah (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.

25

Beyyine

Ayet: 5Sayfa: 598

Ayete Git

Hâlbuki onlar, ancak dini O’na halis kılan hanîfler olarak Allah’a ibadet etmekle, namazı dosdoğru kılıp, zekâtı vermekle emrolunmuşlardı. İşte dosdoğru din budur.