Bakara
Ayet: 27Sayfa: 4
O (fasıklar) ki sağlamlaştırıldıktan sonra Allah’ın sözünü bozar, Allah’ın birleştirilmesini istediği (bağları) koparır, yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte bunlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
Bu konuyla ilgili ayetler
Ayet: 27Sayfa: 4
O (fasıklar) ki sağlamlaştırıldıktan sonra Allah’ın sözünü bozar, Allah’ın birleştirilmesini istediği (bağları) koparır, yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte bunlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
Ayet: 121Sayfa: 18
Kendilerine verdiğimiz Kitab’ı hakkıyla (içindekilere iman edip gerekleriyle amel ederek) okuyanlar; işte onlar Kitab’a hakkıyla iman ederler. Kim de ona karşı kâfir olursa, işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
Ayet: 85Sayfa: 60
Kim de İslam dışında bir din ararsa ondan kabul edilmez. Ve o, ahirette hüsrana uğrayanlardan olur.
Ayet: 119Sayfa: 96
“Onları saptıracağım, onları (boş) kuruntularla oyalayacağım, onlara emredeceğim ve hayvanların kulaklarını kesecekler, onlara emredeceğim ve Allah’ın yarattığı (fıtratı) değiştirecekler.” Kim de Allah’ı bırakıp şeytanı dost edinirse hiç şüphesiz apaçık bir hüsrana uğramış olur.
Ayet: 120Sayfa: 96
Onlara vaatte bulunur ve onları (boş) kuruntularla oyalar. Şeytanın onlara vaadi aldatmadan ibarettir.
Ayet: 121Sayfa: 96
Bunların barınağı cehennemdir. Ondan kaçış bulamayacaklardır.
Ayet: 5Sayfa: 106
Bugün temiz şeyler sizin için helal kılındı. Kendilerine Kitap verilenlerin yiyecekleri/kestikleri sizin için, sizin yiyecekleriniz de onlar için helaldir. İffetli mümin kadınlarla ve sizden önce kendilerine Kitap verilen iffetli kadınlarla (mehir) ücretlerini vermeniz, iffeti gözetmeniz, zina yapmaksızın ve dost tutmaksızın onlarla evlenmeniz de helal kılındı. Kim de imanı reddederse, (imana karşı kâfirce bir tutum sergilerse) onun ameli boşa gitmiştir ve o, ahirette hüsrana uğrayanlardan olmuştur.
Ayet: 52Sayfa: 116
(Allah’ın kesin yasağına rağmen) kalplerinde hastalık bulunanların (onları dost edinmek için) koşuşturduğunu ve “Başımıza bir musibet gelmesinden korkuyoruz.” dediklerini görürsün. Umulur ki Allah, bir zafer ya da kendi katından bir (hüküm) getirir de içlerinde gizlediklerinden ötürü pişman olurlar.
Ayet: 53Sayfa: 116
Müminler der ki: “Var güçleriyle yeminler edip sizinle beraber olduklarını söyleyen, (ama sizin için hiçbir şey yapamayan dostlarınız) bunlar mı? (Onların) amelleri boşa gitmiştir. Hüsrana uğrayanlar olmuşlardır.”
Ayet: 12Sayfa: 128
De ki: “Göklerde ve yerde olanlar kime aittir?” De ki: “Allah’a aittir.” O, rahmeti, kendi üzerine yazmıştır. Andolsun ki (vuku bulacağında) hiçbir şüphe olmayan Kıyamet Günü’nde sizleri bir araya toplayacaktır. Kendilerini hüsrana/zarara uğratanlar! Onlar iman etmezler.
Ayet: 20Sayfa: 129
Kendilerine Kitap verdiklerimiz, öz evlatlarını tanıdıkları gibi onu (ve peygamberlik sıfatlarını) tanırlar. Kendilerini hüsrana/zarara uğratanlar, onlar iman etmezler.
Ayet: 31Sayfa: 130
Gerçek şu ki Allah ile karşılaşmayı yalanlayanlar, hüsrana uğramıştır. Öyle ki kıyamet ânsızın kopup onlara geldiğinde günahlarını sırtlarına yüklenmiş olarak, “O (dünyadaki) gevşekliğimizden ötürü yazıklar olsun bize!” derler. Dikkat edin. Yüklendikleri (günahlar) ne kötüdür!
Ayet: 140Sayfa: 145
Çocuklarını hiçbir bilgiye dayanmadan sefihçe katledenler ve Allah’a iftira ederek kendilerine rızık olarak verdiklerini haram sayanlar; kesin bir hüsrana uğramış, kesin olarak sapıtmış ve doğru yolu bulamamışlardır.
Ayet: 9Sayfa: 150
Kimin de mizanı (salih amellerde) hafif gelirse işte bunlar ayetlerimize zulmettiklerinden/gereken değeri vermediklerinden dolayı kendilerini hüsrana uğratanlardır.
Ayet: 53Sayfa: 156
Onlar onun (haber verdiği hakikatin) tevilinden/vuku bulmasından başka bir şey mi bekliyorlar? Onun (haber verdiklerinin) vuku bulduğu gün, onu daha önceden unutmuş olanlar diyecekler ki: “Şüphesiz ki Rabbimizin resûlleri, bize hak olanı getirmişlerdi. Acaba (Allah’ın azabından kurtulmamız için) bize şefaat edecek şefaatçiler var mıdır? Ya da (dünyaya) geri çevrilsek de (daha önce) yaptıklarımızdan farklı olarak (Allah’ı razı edecek) ameller yapsak?” Muhakkak ki kendilerini hüsrana uğratmış, (Allah’a) iftira ederek uydurdukları (hurafeler) kaybolup gitmiştir.
Ayet: 92Sayfa: 161
Şuayb’ı yalanlayanlar (var ya); sanki orada zenginlik içinde hiç yaşamamışlar gibi… Şuayb’ı yalanlayanlar (var ya); asıl hüsrana uğrayanlar onlar oldular.
Ayet: 99Sayfa: 162
Yoksa onlar, Allah’ın tuzağından emin mi oldular? Hüsrana uğramış olanlardan başkası Allah’ın tuzağından emin olmaz.
Ayet: 178Sayfa: 172
Allah kimi hidayet ederse o, hidayeti bulmuştur. Kimi de saptırırsa bunlar, hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
Ayet: 36Sayfa: 180
Hiç kuşkusuz kâfirler, Allah’ın yolundan alıkoymak için mallarını harcarlar. Harcayacaklar da. Sonra o harcamaları (yüreklerini yakan) bir pişmanlığa dönüşecek, sonra da yenilgiye uğrayacaklar. Kâfirler toplanıp cehenneme sürükleneceklerdir.
Ayet: 37Sayfa: 180
Bu, Allah’ın temiz ile pis olanı (mümin ile kâfiri, Allah yolunda harcanan ile batıl yolunda harcananı) birbirinden ayırması, pis olanın tümünü üst üste yığıp cehenneme atması içindir. Bunlar, hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
Ayet: 69Sayfa: 197
Sizden önceki (münafık ve kâfirler) gibisiniz. Onlar sizden daha kuvvetli, malları ve evlatları da daha fazlaydı. Onlar nasiplerince zevk-ü sefa sürdüler. Sizler de sizden öncekilerin yaptığı gibi nasibinizce zevk-ü sefa sürüyorsunuz. Ve onların dalıp gittikleri gibi (dünyanın oyun ve eğlencesine) daldınız. Bunların tüm amelleri dünyada ve ahirette boşa gitmiştir. Ve bunlar, hüsrana uğrayan kimselerdir.
Ayet: 45Sayfa: 213
Onları (diriltip) huzurunda bir araya toplayacağı o gün, âdeta (dünyada) gündüz (vakti) bir saat kalmış gibi olacaklar. Birbirlerini tanıyacaklar. Allah ile karşılaşmayı yalanlayanlar, muhakkak ki hüsrana uğramışlardır. Onlar, doğru yolu bulmuş da değillerdir.
Ayet: 95Sayfa: 218
Ve sakın Allah’ın ayetlerini yalanlayanlardan olma! Yoksa hüsrana uğrayanlardan olursun.
Ayet: 21Sayfa: 223
Bunlar, kendilerini hüsrana uğratanlardır. (Din diye) uydurdukları da onlardan kaybolup gitmiştir.
Ayet: 22Sayfa: 223
Çare yok! Şüphesiz bunlar, ahirette en fazla zarara uğrayacak olanlardır.
Ayet: 47Sayfa: 226
(Nûh,) “Hakkında bilgim olmayan şeyi sormaktan sana sığınırım Rabbim! Şayet beni bağışlayıp bana merhamet etmezsen hüsrana uğrayanlardan olurum.” dedi.
Ayet: 108Sayfa: 278
İşte bunlar, Allah’ın kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Bunlar, gafillerin ta kendileridir.
Ayet: 109Sayfa: 278
Çare yok! Hiç şüphesiz onlar, ahirette hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
Ayet: 103Sayfa: 303
De ki: “Size amel yönünden en fazla hüsrana uğrayanları haber verelim mi?”
Ayet: 104Sayfa: 303
Onlar ki dünya hayatındaki çabaları boşa gittiği hâlde, gerçekte iyi şeyler yaptıklarını sanırlar.
Ayet: 105Sayfa: 303
Bunlar, Rabblerinin ayetlerini ve onunla karşılaşmayı inkâr etmiş, (böylece) amelleri boşa gitmiş kimselerdir. Kıyamet Günü’nde onlara hiçbir kıymet vermeyeceğiz.
Ayet: 106Sayfa: 303
Bu, kâfir olmaları nedeniyle onların cezası olan cehennemdir. (Hem) ayetlerimi ve resûllerimi de alaya almışlardır.
Ayet: 11Sayfa: 332
İnsanlardan öylesi vardır ki Allah’a kıyısından köşesinden (şüphe içinde, ayağı sağlam basmadan) kulluk eder. Şayet ona bir hayır erişirse, onunla mutmain olur. Ona bir fitne/imtihan erişirse yüz üstü çevrilir (eski hâline döner). Dünyayı da ahireti de kaybeder. İşte bu, apaçık bir hüsrandır.
Ayet: 12Sayfa: 332
Allah’ı bırakıp, kendisine hiçbir fayda ve zarar veremeyecek şeye dua eder. Bu, uzak sapıklığın ta kendisidir.
Ayet: 13Sayfa: 332
Zararı, yararından daha yakın olana dua eder. O, ne kötü bir dost ve ne kötü bir arkadaştır.
Ayet: 103Sayfa: 347
Kimin de mizanı hafif gelirse bunlar; kendilerini hüsrana uğratan, cehennemde ebedî kalacak olanlardır.
Ayet: 104Sayfa: 347
Ateş yüzlerini yalayarak yakar. (Üst dudakları enselerine, alt dudakları göğüslerine doğru gerilmiş, açığa çıkan dişleriyle) oranın içinde sırıtır gibi kalakalmışlardır.
Ayet: 105Sayfa: 348
(Onlara denir ki:) “Ayetlerim size okunuyordu da siz yalanlamıyor muydunuz?”
Ayet: 106Sayfa: 348
Diyecekler ki: “Rabbimiz! Bedbahtlığımız bize üstün geldi ve biz sapık bir topluluk idik.”
Ayet: 107Sayfa: 348
“Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Şayet bir daha (eski hayatımıza) dönersek şüphesiz ki biz, zalimleriz.”
Ayet: 108Sayfa: 348
Buyuracak ki: “Kesin sesinizi/Yıkılıp defolun! Sakın benimle konuşmayın.”
Ayet: 109Sayfa: 348
Doğrusu, benim kullarımdan bir grup, “Rabbimiz! İman ettik, bizi bağışla ve bize merhamet et! Sen, merhamet edenlerin en hayırlısısın.” derlerdi.
Ayet: 110Sayfa: 348
Onları alaya aldınız. Öyle ki (onlarla uğraşmanız) size beni zikretmeyi unutturdu. Siz onlara sürekli gülüyordunuz.
Ayet: 111Sayfa: 348
Ben de sabretmelerine karşılık, bugün onları mükâfatlandırdım. Kuşkusuz onlar, kazançlı olanların ta kendileridir.
Ayet: 112Sayfa: 348
Buyuracak ki: “Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?”
Ayet: 113Sayfa: 348
Diyecekler ki: “Bir gün veya bir günün bir bölümü kadar. Saymış olanlara sor.”
Ayet: 114Sayfa: 348
Buyuracak ki: “Şayet bilmiş olsaydınız çok az bir süre kaldınız.”
Ayet: 115Sayfa: 348
“Yoksa sizi, boşu boşuna/amaçsız yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?”
Ayet: 4Sayfa: 376
Şüphesiz ki ahirete inanmayanların amellerini kendilerine süslü gösterdik. Böylece onlar, şaşkınlık içinde bocalamaktalardır.
Ayet: 5Sayfa: 376
Böylelerine azabın en kötüsü vardır ve onlar ahirette en fazla hüsrana uğrayacak olanlardır.
Ayet: 52Sayfa: 401
De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Göklerde ve yerde olanların tamamını bilir. Batıla inanıp Allah’a kâfir olanlar, işte bunlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.”
Ayet: 14Sayfa: 459
De ki: “Dinimi O’na halis kılarak yalnızca Allah’a kulluk ederim.”
Ayet: 15Sayfa: 459
(De ki:) “O’nun dışında dilediğinize ibadet edin.” De ki: “Hakiki hüsrana uğrayanlar, Kıyamet Günü’nde hem kendilerini hem de ailelerini hüsrana uğratanlardır. Dikkat edin! Bu, apaçık hüsranın ta kendisidir.”
Ayet: 16Sayfa: 459
Onların üstlerinde de ateşten tabakalar vardır, altlarında da (ateşten) tabakalar vardır. Bu, Allah’ın kullarını kendisiyle korkuttuğu (cehennemdir). Ey kullarım! Benden korkup sakının.
Ayet: 63Sayfa: 464
Göklerin ve yerin (hazinelerinin) anahtarları O’nundur. Allah’ın ayetlerini inkâr edenler, işte bunlar hüsrana uğrayacak olanlardır.
Ayet: 65Sayfa: 464
Andolsun ki sana ve senden önceki (resûllere), “Şayet şirk koşarsan bütün amellerin boşa gider ve mutlaka hüsrana uğrayanlardan olursun.” diye vahyedildi.
Ayet: 22Sayfa: 478
Kulaklarınız, gözleriniz ve derilerinizin aleyhinize şahitlik edeceğini düşünmediğinizden (dolayı, isyan ederken) sakınmadınız. Fakat (işin hakikati) siz, yaptıklarınızın çoğunu Allah’ın bilmediğini zannederdiniz.
Ayet: 23Sayfa: 478
Bu, sizin Rabbinize karşı beslediğiniz ve sizi helaka sürükleyen zannınızdır. Böylece hüsrana uğrayanlardan oldunuz.
Ayet: 24Sayfa: 478
Eğer dayanabilirlerse ateş onların konaklama yeridir. Yok, (tekrar dünyaya gönderilip) hoşnut edilmek istiyorlarsa onlar(ın hiçbir talebi yerine gelmez,) hoşnut edilmezler.
Ayet: 25Sayfa: 478
Onlar için (sürekli beraber oldukları) kötü arkadaşlar kıldık. Kendilerine, önlerinde olan (ahiretin olmadığı düşüncesini), arkalarında olan (dünyanın tek hayat olduğu fikrini) süslü gösterdiler. Cin ve insanlardan, geçmiş ümmetler hakkında geçerli olan (azap hükmü), bunların üzerine de hak oldu. Çünkü onlar, hüsrana uğrayan kimselerdi.
Ayet: 45Sayfa: 487
Onları ateşe arz edildikleri zaman, zilletten boyun bükmüş, göz ucuyla bakarken görürsün. İman edenler derler ki: “Şüphesiz ki asıl hüsrana uğrayanlar, hem kendilerini hem de ailelerini Kıyamet Günü hüsrana uğratanlardır.” Dikkat edin! Hiç şüphesiz zalimler, sürekli olan bir azabın içerisindelerdir.
Ayet: 17Sayfa: 503
O kimse ki anne babasına: “Öf size be! Benden önce nice nesiller gelip geçmişken, beni (kabirden) çıkarılıp (diriltilmekle mi) tehdit ediyorsunuz?” dedi. (Anne babası) Allah’tan yardım isteyerek, “Yazık sana, iman et. Şüphesiz ki Allah’ın vaadi haktır.” dediler. O ise, “Bu, ancak öncekilerin masallarıdır.” dedi.
Ayet: 18Sayfa: 503
Bunlar, kendilerinden önce geçmiş ümmetlerden cinler ve insanlar arasından (azap) sözü üzerlerine hak olmuş kimselerdir. Şüphesiz ki onlar, hüsrana uğramış olanlardır.
Ayet: 19Sayfa: 543
Şeytan, onları hâkimiyeti altına almış ve onlara Allah’ı zikretmeyi unutturmuştur. Bunlar, şeytanın taraftarlarıdır. Dikkat edin! Hiç şüphesiz şeytanın taraftarları, hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
Ayet: 9Sayfa: 554
Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız, sizi Allah’ı zikretmekten alıkoymasın. Kim de bunu yaparsa işte onlar, hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
Ayet: 1Sayfa: 601
Asra/Zamana andolsun ki,
Ayet: 2Sayfa: 601
Hiç şüphesiz insan, hüsran içindedir.
Ayet: 3Sayfa: 601
İman eden, salih amel işleyen, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler müstesna.