Ziyana Uğrayanlar

MÜMİN, MÜSLİM, KÂFİR, MÜŞRİK, MÜNAFIK

Bu konuyla ilgili ayetler

68ayet bulundu
Ziyana Uğrayanlar
1

Bakara

Ayet: 27Sayfa: 4

Ayete Git

O (fasıklar) ki sağlamlaştırıldıktan sonra Allah’ın sözünü bozar, Allah’ın birleştirilmesini istediği (bağları) koparır, yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte bunlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

2

Bakara

Ayet: 121Sayfa: 18

Ayete Git

Kendilerine verdiğimiz Kitab’ı hakkıyla (içindekilere iman edip gerekleriyle amel ederek) okuyanlar; işte onlar Kitab’a hakkıyla iman ederler. Kim de ona karşı kâfir olursa, işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

3

Âl-i İmrân

Ayet: 85Sayfa: 60

Ayete Git

Kim de İslam dışında bir din ararsa ondan kabul edilmez. Ve o, ahirette hüsrana uğrayanlardan olur.

4

Nisâ

Ayet: 119Sayfa: 96

Ayete Git

“Onları saptıracağım, onları (boş) kuruntularla oyalayacağım, onlara emredeceğim ve hayvanların kulaklarını kesecekler, onlara emredeceğim ve Allah’ın yarattığı (fıtratı) değiştirecekler.” Kim de Allah’ı bırakıp şeytanı dost edinirse hiç şüphesiz apaçık bir hüsrana uğramış olur.

5

Nisâ

Ayet: 120Sayfa: 96

Ayete Git

Onlara vaatte bulunur ve onları (boş) kuruntularla oyalar. Şeytanın onlara vaadi aldatmadan ibarettir.

6

Nisâ

Ayet: 121Sayfa: 96

Ayete Git

Bunların barınağı cehennemdir. Ondan kaçış bulamayacaklardır.

7

Mâide

Ayet: 5Sayfa: 106

Ayete Git

Bugün temiz şeyler sizin için helal kılındı. Kendilerine Kitap verilenlerin yiyecekleri/kestikleri sizin için, sizin yiyecekleriniz de onlar için helaldir. İffetli mümin kadınlarla ve sizden önce kendilerine Kitap verilen iffetli kadınlarla (mehir) ücretlerini vermeniz, iffeti gözetmeniz, zina yapmaksızın ve dost tutmaksızın onlarla evlenmeniz de helal kılındı. Kim de imanı reddederse, (imana karşı kâfirce bir tutum sergilerse) onun ameli boşa gitmiştir ve o, ahirette hüsrana uğrayanlardan olmuştur.

8

Mâide

Ayet: 52Sayfa: 116

Ayete Git

(Allah’ın kesin yasağına rağmen) kalplerinde hastalık bulunanların (onları dost edinmek için) koşuşturduğunu ve “Başımıza bir musibet gelmesinden korkuyoruz.” dediklerini görürsün. Umulur ki Allah, bir zafer ya da kendi katından bir (hüküm) getirir de içlerinde gizlediklerinden ötürü pişman olurlar.

9

Mâide

Ayet: 53Sayfa: 116

Ayete Git

Müminler der ki: “Var güçleriyle yeminler edip sizinle beraber olduklarını söyleyen, (ama sizin için hiçbir şey yapamayan dostlarınız) bunlar mı? (Onların) amelleri boşa gitmiştir. Hüsrana uğrayanlar olmuşlardır.”

10

En'âm

Ayet: 12Sayfa: 128

Ayete Git

De ki: “Göklerde ve yerde olanlar kime aittir?” De ki: “Allah’a aittir.” O, rahmeti, kendi üzerine yazmıştır. Andolsun ki (vuku bulacağında) hiçbir şüphe olmayan Kıyamet Günü’nde sizleri bir araya toplayacaktır. Kendilerini hüsrana/zarara uğratanlar! Onlar iman etmezler.

11

En'âm

Ayet: 20Sayfa: 129

Ayete Git

Kendilerine Kitap verdiklerimiz, öz evlatlarını tanıdıkları gibi onu (ve peygamberlik sıfatlarını) tanırlar. Kendilerini hüsrana/zarara uğratanlar, onlar iman etmezler.

12

En'âm

Ayet: 31Sayfa: 130

Ayete Git

Gerçek şu ki Allah ile karşılaşmayı yalanlayanlar, hüsrana uğramıştır. Öyle ki kıyamet ânsızın kopup onlara geldiğinde günahlarını sırtlarına yüklenmiş olarak, “O (dünyadaki) gevşekliğimizden ötürü yazıklar olsun bize!” derler. Dikkat edin. Yüklendikleri (günahlar) ne kötüdür!

13

En'âm

Ayet: 140Sayfa: 145

Ayete Git

Çocuklarını hiçbir bilgiye dayanmadan sefihçe katledenler ve Allah’a iftira ederek kendilerine rızık olarak verdiklerini haram sayanlar; kesin bir hüsrana uğramış, kesin olarak sapıtmış ve doğru yolu bulamamışlardır.

14

A'râf

Ayet: 9Sayfa: 150

Ayete Git

Kimin de mizanı (salih amellerde) hafif gelirse işte bunlar ayetlerimize zulmettiklerinden/gereken değeri vermediklerinden dolayı kendilerini hüsrana uğratanlardır.

15

A'râf

Ayet: 53Sayfa: 156

Ayete Git

Onlar onun (haber verdiği hakikatin) tevilinden/vuku bulmasından başka bir şey mi bekliyorlar? Onun (haber verdiklerinin) vuku bulduğu gün, onu daha önceden unutmuş olanlar diyecekler ki: “Şüphesiz ki Rabbimizin resûlleri, bize hak olanı getirmişlerdi. Acaba (Allah’ın azabından kurtulmamız için) bize şefaat edecek şefaatçiler var mıdır? Ya da (dünyaya) geri çevrilsek de (daha önce) yaptıklarımızdan farklı olarak (Allah’ı razı edecek) ameller yapsak?” Muhakkak ki kendilerini hüsrana uğratmış, (Allah’a) iftira ederek uydurdukları (hurafeler) kaybolup gitmiştir.

16

A'râf

Ayet: 92Sayfa: 161

Ayete Git

Şuayb’ı yalanlayanlar (var ya); sanki orada zenginlik içinde hiç yaşamamışlar gibi… Şuayb’ı yalanlayanlar (var ya); asıl hüsrana uğrayanlar onlar oldular.

17

A'râf

Ayet: 99Sayfa: 162

Ayete Git

Yoksa onlar, Allah’ın tuzağından emin mi oldular? Hüsrana uğramış olanlardan başkası Allah’ın tuzağından emin olmaz.

18

A'râf

Ayet: 178Sayfa: 172

Ayete Git

Allah kimi hidayet ederse o, hidayeti bulmuştur. Kimi de saptırırsa bunlar, hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

19

Enfâl

Ayet: 36Sayfa: 180

Ayete Git

Hiç kuşkusuz kâfirler, Allah’ın yolundan alıkoymak için mallarını harcarlar. Harcayacaklar da. Sonra o harcamaları (yüreklerini yakan) bir pişmanlığa dönüşecek, sonra da yenilgiye uğrayacaklar. Kâfirler toplanıp cehenneme sürükleneceklerdir.

20

Enfâl

Ayet: 37Sayfa: 180

Ayete Git

Bu, Allah’ın temiz ile pis olanı (mümin ile kâfiri, Allah yolunda harcanan ile batıl yolunda harcananı) birbirinden ayırması, pis olanın tümünü üst üste yığıp cehenneme atması içindir. Bunlar, hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

21

Tevbe

Ayet: 69Sayfa: 197

Ayete Git

Sizden önceki (münafık ve kâfirler) gibisiniz. Onlar sizden daha kuvvetli, malları ve evlatları da daha fazlaydı. Onlar nasiplerince zevk-ü sefa sürdüler. Sizler de sizden öncekilerin yaptığı gibi nasibinizce zevk-ü sefa sürüyorsunuz. Ve onların dalıp gittikleri gibi (dünyanın oyun ve eğlencesine) daldınız. Bunların tüm amelleri dünyada ve ahirette boşa gitmiştir. Ve bunlar, hüsrana uğrayan kimselerdir.

22

Yûnus

Ayet: 45Sayfa: 213

Ayete Git

Onları (diriltip) huzurunda bir araya toplayacağı o gün, âdeta (dünyada) gündüz (vakti) bir saat kalmış gibi olacaklar. Birbirlerini tanıyacaklar. Allah ile karşılaşmayı yalanlayanlar, muhakkak ki hüsrana uğramışlardır. Onlar, doğru yolu bulmuş da değillerdir.

23

Yûnus

Ayet: 95Sayfa: 218

Ayete Git

Ve sakın Allah’ın ayetlerini yalanlayanlardan olma! Yoksa hüsrana uğrayanlardan olursun.

24

Hûd

Ayet: 21Sayfa: 223

Ayete Git

Bunlar, kendilerini hüsrana uğratanlardır. (Din diye) uydurdukları da onlardan kaybolup gitmiştir.

25

Hûd

Ayet: 22Sayfa: 223

Ayete Git

Çare yok! Şüphesiz bunlar, ahirette en fazla zarara uğrayacak olanlardır.

26

Hûd

Ayet: 47Sayfa: 226

Ayete Git

(Nûh,) “Hakkında bilgim olmayan şeyi sormaktan sana sığınırım Rabbim! Şayet beni bağışlayıp bana merhamet etmezsen hüsrana uğrayanlardan olurum.” dedi.

27

Nahl

Ayet: 108Sayfa: 278

Ayete Git

İşte bunlar, Allah’ın kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Bunlar, gafillerin ta kendileridir.

28

Nahl

Ayet: 109Sayfa: 278

Ayete Git

Çare yok! Hiç şüphesiz onlar, ahirette hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

29

Kehf

Ayet: 103Sayfa: 303

Ayete Git

De ki: “Size amel yönünden en fazla hüsrana uğrayanları haber verelim mi?”

30

Kehf

Ayet: 104Sayfa: 303

Ayete Git

Onlar ki dünya hayatındaki çabaları boşa gittiği hâlde, gerçekte iyi şeyler yaptıklarını sanırlar.

31

Kehf

Ayet: 105Sayfa: 303

Ayete Git

Bunlar, Rabblerinin ayetlerini ve onunla karşılaşmayı inkâr etmiş, (böylece) amelleri boşa gitmiş kimselerdir. Kıyamet Günü’nde onlara hiçbir kıymet vermeyeceğiz.

32

Kehf

Ayet: 106Sayfa: 303

Ayete Git

Bu, kâfir olmaları nedeniyle onların cezası olan cehennemdir. (Hem) ayetlerimi ve resûllerimi de alaya almışlardır.

33

Hac

Ayet: 11Sayfa: 332

Ayete Git

İnsanlardan öylesi vardır ki Allah’a kıyısından köşesinden (şüphe içinde, ayağı sağlam basmadan) kulluk eder. Şayet ona bir hayır erişirse, onunla mutmain olur. Ona bir fitne/imtihan erişirse yüz üstü çevrilir (eski hâline döner). Dünyayı da ahireti de kaybeder. İşte bu, apaçık bir hüsrandır.

34

Hac

Ayet: 12Sayfa: 332

Ayete Git

Allah’ı bırakıp, kendisine hiçbir fayda ve zarar veremeyecek şeye dua eder. Bu, uzak sapıklığın ta kendisidir.

35

Hac

Ayet: 13Sayfa: 332

Ayete Git

Zararı, yararından daha yakın olana dua eder. O, ne kötü bir dost ve ne kötü bir arkadaştır.

36

Mu'minûn

Ayet: 103Sayfa: 347

Ayete Git

Kimin de mizanı hafif gelirse bunlar; kendilerini hüsrana uğratan, cehennemde ebedî kalacak olanlardır.

37

Mu'minûn

Ayet: 104Sayfa: 347

Ayete Git

Ateş yüzlerini yalayarak yakar. (Üst dudakları enselerine, alt dudakları göğüslerine doğru gerilmiş, açığa çıkan dişleriyle) oranın içinde sırıtır gibi kalakalmışlardır.

38

Mu'minûn

Ayet: 105Sayfa: 348

Ayete Git

(Onlara denir ki:) “Ayetlerim size okunuyordu da siz yalanlamıyor muydunuz?”

39

Mu'minûn

Ayet: 106Sayfa: 348

Ayete Git

Diyecekler ki: “Rabbimiz! Bedbahtlığımız bize üstün geldi ve biz sapık bir topluluk idik.”

40

Mu'minûn

Ayet: 107Sayfa: 348

Ayete Git

“Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Şayet bir daha (eski hayatımıza) dönersek şüphesiz ki biz, zalimleriz.”

41

Mu'minûn

Ayet: 108Sayfa: 348

Ayete Git

Buyuracak ki: “Kesin sesinizi/Yıkılıp defolun! Sakın benimle konuşmayın.”

42

Mu'minûn

Ayet: 109Sayfa: 348

Ayete Git

Doğrusu, benim kullarımdan bir grup, “Rabbimiz! İman ettik, bizi bağışla ve bize merhamet et! Sen, merhamet edenlerin en hayırlısısın.” derlerdi.

43

Mu'minûn

Ayet: 110Sayfa: 348

Ayete Git

Onları alaya aldınız. Öyle ki (onlarla uğraşmanız) size beni zikretmeyi unutturdu. Siz onlara sürekli gülüyordunuz.

44

Mu'minûn

Ayet: 111Sayfa: 348

Ayete Git

Ben de sabretmelerine karşılık, bugün onları mükâfatlandırdım. Kuşkusuz onlar, kazançlı olanların ta kendileridir.

45

Mu'minûn

Ayet: 112Sayfa: 348

Ayete Git

Buyuracak ki: “Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?”

46

Mu'minûn

Ayet: 113Sayfa: 348

Ayete Git

Diyecekler ki: “Bir gün veya bir günün bir bölümü kadar. Saymış olanlara sor.”

47

Mu'minûn

Ayet: 114Sayfa: 348

Ayete Git

Buyuracak ki: “Şayet bilmiş olsaydınız çok az bir süre kaldınız.”

48

Mu'minûn

Ayet: 115Sayfa: 348

Ayete Git

“Yoksa sizi, boşu boşuna/amaçsız yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?”

49

Neml

Ayet: 4Sayfa: 376

Ayete Git

Şüphesiz ki ahirete inanmayanların amellerini kendilerine süslü gösterdik. Böylece onlar, şaşkınlık içinde bocalamaktalardır.

50

Neml

Ayet: 5Sayfa: 376

Ayete Git

Böylelerine azabın en kötüsü vardır ve onlar ahirette en fazla hüsrana uğrayacak olanlardır.

51

Ankebût

Ayet: 52Sayfa: 401

Ayete Git

De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Göklerde ve yerde olanların tamamını bilir. Batıla inanıp Allah’a kâfir olanlar, işte bunlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.”

52

Zumer

Ayet: 14Sayfa: 459

Ayete Git

De ki: “Dinimi O’na halis kılarak yalnızca Allah’a kulluk ederim.”

53

Zumer

Ayet: 15Sayfa: 459

Ayete Git

(De ki:) “O’nun dışında dilediğinize ibadet edin.” De ki: “Hakiki hüsrana uğrayanlar, Kıyamet Günü’nde hem kendilerini hem de ailelerini hüsrana uğratanlardır. Dikkat edin! Bu, apaçık hüsranın ta kendisidir.”

54

Zumer

Ayet: 16Sayfa: 459

Ayete Git

Onların üstlerinde de ateşten tabakalar vardır, altlarında da (ateşten) tabakalar vardır. Bu, Allah’ın kullarını kendisiyle korkuttuğu (cehennemdir). Ey kullarım! Benden korkup sakının.

55

Zumer

Ayet: 63Sayfa: 464

Ayete Git

Göklerin ve yerin (hazinelerinin) anahtarları O’nundur. Allah’ın ayetlerini inkâr edenler, işte bunlar hüsrana uğrayacak olanlardır.

56

Zumer

Ayet: 65Sayfa: 464

Ayete Git

Andolsun ki sana ve senden önceki (resûllere), “Şayet şirk koşarsan bütün amellerin boşa gider ve mutlaka hüsrana uğrayanlardan olursun.” diye vahyedildi.

57

Fussilet

Ayet: 22Sayfa: 478

Ayete Git

Kulaklarınız, gözleriniz ve derilerinizin aleyhinize şahitlik edeceğini düşünmediğinizden (dolayı, isyan ederken) sakınmadınız. Fakat (işin hakikati) siz, yaptıklarınızın çoğunu Allah’ın bilmediğini zannederdiniz.

58

Fussilet

Ayet: 23Sayfa: 478

Ayete Git

Bu, sizin Rabbinize karşı beslediğiniz ve sizi helaka sürükleyen zannınızdır. Böylece hüsrana uğrayanlardan oldunuz.

59

Fussilet

Ayet: 24Sayfa: 478

Ayete Git

Eğer dayanabilirlerse ateş onların konaklama yeridir. Yok, (tekrar dünyaya gönderilip) hoşnut edilmek istiyorlarsa onlar(ın hiçbir talebi yerine gelmez,) hoşnut edilmezler.

60

Fussilet

Ayet: 25Sayfa: 478

Ayete Git

Onlar için (sürekli beraber oldukları) kötü arkadaşlar kıldık. Kendilerine, önlerinde olan (ahiretin olmadığı düşüncesini), arkalarında olan (dünyanın tek hayat olduğu fikrini) süslü gösterdiler. Cin ve insanlardan, geçmiş ümmetler hakkında geçerli olan (azap hükmü), bunların üzerine de hak oldu. Çünkü onlar, hüsrana uğrayan kimselerdi.

61

Şûrâ

Ayet: 45Sayfa: 487

Ayete Git

Onları ateşe arz edildikleri zaman, zilletten boyun bükmüş, göz ucuyla bakarken görürsün. İman edenler derler ki: “Şüphesiz ki asıl hüsrana uğrayanlar, hem kendilerini hem de ailelerini Kıyamet Günü hüsrana uğratanlardır.” Dikkat edin! Hiç şüphesiz zalimler, sürekli olan bir azabın içerisindelerdir.

62

Ahkâf

Ayet: 17Sayfa: 503

Ayete Git

O kimse ki anne babasına: “Öf size be! Benden önce nice nesiller gelip geçmişken, beni (kabirden) çıkarılıp (diriltilmekle mi) tehdit ediyorsunuz?” dedi. (Anne babası) Allah’tan yardım isteyerek, “Yazık sana, iman et. Şüphesiz ki Allah’ın vaadi haktır.” dediler. O ise, “Bu, ancak öncekilerin masallarıdır.” dedi.

63

Ahkâf

Ayet: 18Sayfa: 503

Ayete Git

Bunlar, kendilerinden önce geçmiş ümmetlerden cinler ve insanlar arasından (azap) sözü üzerlerine hak olmuş kimselerdir. Şüphesiz ki onlar, hüsrana uğramış olanlardır.

64

Mucadele

Ayet: 19Sayfa: 543

Ayete Git

Şeytan, onları hâkimiyeti altına almış ve onlara Allah’ı zikretmeyi unutturmuştur. Bunlar, şeytanın taraftarlarıdır. Dikkat edin! Hiç şüphesiz şeytanın taraftarları, hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

65

Munâfikûn

Ayet: 9Sayfa: 554

Ayete Git

Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız, sizi Allah’ı zikretmekten alıkoymasın. Kim de bunu yaparsa işte onlar, hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

66

Asr

Ayet: 1Sayfa: 601

Ayete Git

Asra/Zamana andolsun ki,

67

Asr

Ayet: 2Sayfa: 601

Ayete Git

Hiç şüphesiz insan, hüsran içindedir.

68

Asr

Ayet: 3Sayfa: 601

Ayete Git

İman eden, salih amel işleyen, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler müstesna.