Ahiret Günü'nde Yaşanacak Olaylar

ÖLÜM VE AHİRET

Bu konuyla ilgili ayetler

338ayet bulundu
Ahiret Günü'nde Yaşanacak Olaylar
1

Bakara

Ayet: 123Sayfa: 18

Ayete Git

Öyle bir günden sakının ki (o gün) hiçbir nefis bir başkasının yerine geçmez, hiç kimseden fidye kabul edilmez, hiç kimseye şefaat fayda vermez ve onlara yardım da edilmez.

2

Âl-i İmrân

Ayet: 30Sayfa: 53

Ayete Git

O gün her nefis, işlediği hayrı da kötülüğü de karşısında hazır bulur. Yaptıkları ile kendisi arasında uzak bir mesafe olmasını ister. Allah, sizi kendi nefsinden sakındırır (ve O’ndan korkmanızı emreder). Allah, kullarına karşı şefkatlidir.

3

Âl-i İmrân

Ayet: 77Sayfa: 58

Ayete Git

Allah’a olan sözlerini ve yeminlerini az bir karşılıkla değiştirenler! Bunların ahirette hiçbir nasibi yoktur. Kıyamet Günü’nde Allah onlarla konuşmayacak, onlara değer vermeyecek ve onları arındırmayacaktır. Onlar için can yakıcı bir azap vardır.

4

Âl-i İmrân

Ayet: 106Sayfa: 62

Ayete Git

O gün bazı yüzler aydınlanacak, bazı yüzler de kararacaktır. Yüzleri kararanlara gelince (onlara denilecek ki): “İman ettikten sonra küfre mi girdiniz? Kâfir olmanıza karşılık azabı tadın (bakalım)!”

5

Âl-i İmrân

Ayet: 107Sayfa: 62

Ayete Git

Yüzleri aydınlananlara gelince onlar Allah’ın rahmeti içindelerdir. Ve orada ebedî kalacaklardır.

6

Nisâ

Ayet: 77Sayfa: 89

Ayete Git

Kendilerine, “(Savaştan) elinizi çekin, namazı kılın, zekâtı verin.” denilen kimseleri görmedin mi? (Savaşın farz kılınması için ısrar ediyorlardı.) Savaş onlara farz kılınınca da onlardan bir grup, Allah’tan korkar gibi veya daha şiddetli bir korkuyla insanlardan korkmaya ve “Rabbimiz! Niçin bize savaşı farz kıldın? Bize yakın bir zamana kadar mühlet verseydin ya!” demeye başladılar. De ki: “Dünya metâsı azdır. Ahiret ise korkup sakınanlar için daha hayırlıdır. Ve size kıl kadar dahi zulmedilmez.”

7

En'âm

Ayet: 22Sayfa: 129

Ayete Git

O gün hepsini (diriltip) bir araya toplarız. Sonra şirk koşanlara, “(Allah katında size şefaatçi olduklarına inanarak) bir şey sandığınız ortaklarınız hani neredeler?” deriz.

8

En'âm

Ayet: 23Sayfa: 129

Ayete Git

Sonra, “Rabbimiz olan Allah’a yemin olsun ki biz müşriklerden değildik.” sözleri dışında bir fitneleri (mazeretleri) olmaz.

9

En'âm

Ayet: 24Sayfa: 129

Ayete Git

Kendi aleyhlerine nasıl da yalan söylediklerine ve (uydurdukları) iftiraların nasıl kaybolup gittiğine bir bak.

10

A'râf

Ayet: 38Sayfa: 154

Ayete Git

(Allah,) “Sizden önce ateşe girmiş olan cin ve insan topluluklarıyla beraber siz de ateşe girin.” der. Her ümmet oraya girdiğinde, (kendisi gibi sapık olan) kardeşini (ümmetleri) lanetler. Sonunda hepsi bir araya toplanınca sonradan gelmiş olanlar, önceden yaşamış olanlar için, “Rabbimiz! Bunlar bizi saptırdılar. Onlara ateşten kat kat azap ver.” der. (Allah) buyuracak ki: “Hepinize kat kat (azap) vardır. Fakat bilmiyorsunuz.”

11

A'râf

Ayet: 39Sayfa: 154

Ayete Git

Önce yaşamış olanlar, sonradan gelenlere diyecekler ki: “Sizin bize hiçbir üstünlüğünüz/ayrıcalığınız yoktur. Kazandıklarınıza karşılık azabı tadın.”

12

A'râf

Ayet: 40Sayfa: 154

Ayete Git

Şüphesiz ki ayetlerimizi yalanlayıp onlara karşı büyüklenenler… Gök kapıları onlara açılmayacak. (Öldüklerinde, ruhları sema ehli tarafından hoşnutlukla karşılanmayacak.) Ve deve, iğne deliğinden geçene dek onlar cennete girmeyeceklerdir. Biz, suçlu günahkârları işte böyle cezalandırırız.

13

A'râf

Ayet: 41Sayfa: 154

Ayete Git

Onlar için cehennemden (alevli) bir yatak ve üstlerinde (onları örten ateşten) bir yorgan vardır. İşte biz, zalimleri böyle cezalandırırız.

14

A'râf

Ayet: 42Sayfa: 154

Ayete Git

İman edip salih amel işleyenlere gelince biz, hiçbir nefse gücünden fazlasını yüklemeyiz. Onlar, cennetin ehlidir ve orada ebedî kalacaklardır.

15

A'râf

Ayet: 43Sayfa: 154

Ayete Git

Biz, onların göğüslerinde kine/hınca/öfkeye dair ne varsa hepsini çekip almışızdır. Onların altlarından ırmaklar akar. Ve derler ki: “Bizi buna ulaştıran Allah’a hamdolsun. Eğer Allah, bizi bu (nimetlere) eriştirmeseydi kendiliğimizden bunlara erişmemiz mümkün olmazdı. Andolsun ki Rabbimizin resûlleri bize hakla geldiler.” Onlara, “İşte bu, yaptığınız (salih) amellere karşılık mirasçısı kılındığınız cennettir.” diye seslenilir.

16

A'râf

Ayet: 44Sayfa: 155

Ayete Git

Cennetlikler, cehennemliklere seslenir: “Rabbimizin bize vadettiğinin hak olduğunu bulduk. Siz de Rabbinizin (size olan azap) vaadinin hak olduğunu buldunuz mu?” (Onlar,) “Evet.” der. (Bunun üzerine) aralarından bir münadi, “Allah’ın laneti zalimlerin üzerine olsun!” diye seslenir.

17

A'râf

Ayet: 45Sayfa: 155

Ayete Git

Onlar ki insanları Allah’ın yolundan alıkoyar ve o yolun çarpık/eğri olmasını isterler. Onlar ahireti de inkâr ederler.

18

A'râf

Ayet: 46Sayfa: 155

Ayete Git

Onların arasında bir perde vardır. A’râf’ta bekleyen adamlar vardır. Onlar herkesi yüzünden tanırlar. Cennet ehline, “Selam size olsun!” diye seslenirler. Ki onlar, şiddetle arzulamakla birlikte henüz (cennete) girmemişlerdir.

19

A'râf

Ayet: 47Sayfa: 155

Ayete Git

Gözleri cehennemlikler (olan) tarafa çevrildiğinde, “Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğuyla beraber eyleme!” derler.

20

A'râf

Ayet: 48Sayfa: 155

Ayete Git

A’râf’takiler yüzlerinden tanıdıkları bazı adamlara, “Ne topladığınız (güç ve servetiniz) ne de büyüklenmeniz (Allah’ın azabına karşı) size fayda sağlamadı.” diye seslenecekler.

21

A'râf

Ayet: 49Sayfa: 155

Ayete Git

“Allah’ın rahmeti erişmez.” diye yemin ettikleriniz bunlar mıydı? Girin cennete! Size korku da yoktur, siz üzülmeyeceksiniz de.

22

A'râf

Ayet: 50Sayfa: 155

Ayete Git

Cehennemlikler, cennetliklere seslenecekler: “Bize biraz sudan veya Allah’ın size verdiği rızıktan akıtın/verin.” (Cennetlikler,) “Şüphesiz ki Allah, o ikisini kâfirlere haram/yasak kılmıştır.” diyecekler.

23

A'râf

Ayet: 51Sayfa: 155

Ayete Git

Onlar ki dinlerini eğlence ve oyun edindiler ve dünya hayatı onları aldattı. Onlar bu günlerini unuttukları ve bizim ayetlerimizi inkâr ettikleri gibi biz de bugün onları unutacağız.

24

Yûnus

Ayet: 26Sayfa: 211

Ayete Git

Kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışanlara El-Husna (cennet) ve fazlası (Allah’ı görme) vardır. Onların yüzlerini ne bir karartı ne de zillet bürür. (Yüzleri apaydınlıktır.) Bunlar cennetin ehlidir ve orada ebedî kalacaklardır.

25

Yûnus

Ayet: 27Sayfa: 211

Ayete Git

Kötülükler işlemiş olanlara gelince, kötülüğün karşılığı benzeri bir kötülükle (cezalandırılmaktır). Onları (her yönden) zillet bürümüştür. (Onları) Allah’tan koruyup kollayacak hiçbir kimse de yoktur. Yüzleri, gecenin (karanlık) parçaları kaplamış gibi kapkaranlıktır. Bunlar ateşin ehlidir ve orada ebedî kalacaklardır.

26

Yûnus

Ayet: 28Sayfa: 211

Ayete Git

O gün, hepsini bir araya toplayacağız. Sonra da ortak koşanlara, “Siz ve ortak koştuklarınız yerinizi alın/bir yere kıpırdamayın.” diyeceğiz. Onların arasını ayırırız. Ortak koştukları der ki: “Siz bize ibadet ediyor değildiniz.”

27

Yûnus

Ayet: 29Sayfa: 211

Ayete Git

“Bizimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Şüphesiz ki biz, sizin (bize) ibadet ettiğinizden habersizdik.”

28

Yûnus

Ayet: 30Sayfa: 211

Ayete Git

İşte orada, her nefis daha önceden yaptıklarından imtihan edilecek/hesaba çekilecektir. Sonra da (hak ve hakikatin kaynağı) El-Hak olan Allah’a döndürülecekler ve uydurdukları iftiralar kaybolup gidecektir.

29

Hûd

Ayet: 18Sayfa: 222

Ayete Git

Allah’a, yalan uydurarak iftira edenden daha zalim kim olabilir? Bunlar Rabblerine arz olunurlar. Şahitler, “Bunlar Allah’a karşı yalan söyleyenlerdendir.” derler. “Dikkat edin! Allah’ın laneti zalimlerin üzerinedir.” (derler.)

30

Hûd

Ayet: 99Sayfa: 232

Ayete Git

Bu (dünyada da) Kıyamet Günü’nde de lanete tabi tutuldular. (Uğradıkları lanet) ne kötü bir armağandır!

31

Hûd

Ayet: 103Sayfa: 232

Ayete Git

Şüphesiz ki bu (anlattıklarımızda), ahiret azabından korkanlar için (ibret alınacak) bir ayet vardır. Bu, bütün insanların onun için toplanmış olacağı gündür. Ve bu, (tüm varlığın) şahitlik edeceği bir gündür.

32

Hûd

Ayet: 104Sayfa: 232

Ayete Git

Biz onu ancak sayısı belli bir zamana (kadar) erteleriz.

33

Hûd

Ayet: 105Sayfa: 232

Ayete Git

O gün gelince, hiçbir kimse O’nun izni olmadan konuşamaz. Onlardan kimisi (ebedî cehenneme gidecek olan, mutsuz) “şakî”, kimisi de (ebedî cennete gidecek olan, mutlu) “saîd”dir.

34

Hûd

Ayet: 106Sayfa: 232

Ayete Git

O şakî olanlara gelince; onlar ateştelerdir. Onlar için orada (boğuluyormuşçasına) hırıltılı ve acı (içinde) bir soluma vardır.

35

Hûd

Ayet: 107Sayfa: 232

Ayete Git

Gökler ve yer durdukça orada ebedî olarak kalırlar. Rabbinin dilemesi müstesna. Şüphesiz ki Rabbin, dilediğini yapandır.

36

Hûd

Ayet: 108Sayfa: 232

Ayete Git

Saîd olanlara gelince; gökler ve yer durdukça ebedî olarak cennettelerdir. Rabbinin dilemesi müstesna. (Bu) arkası kesilmeyen, sürekli bir armağandır.

37

İbrâhîm

Ayet: 21Sayfa: 257

Ayete Git

Hepsi beraber Allah’ın huzuruna çıkarlar. (Tağutlar tarafından sömürülüp fakirleştirilerek, işkence ve zorbalıkla onursuzlaştırılmış olan) mustazaflar, müstekbirlere derler ki: “Biz (dünyada) sizin tebaanızdık. Şimdi siz, Allah’ın azabına karşı bizi koruyabilecek misiniz/bize bir faydanız olacak mı?” Diyecekler ki: “Şayet Allah bizi hidayet etmiş olsaydı, biz de sizi hidayet edebilirdik. (Artık bir önemi yok.) İster (bu azaba) sabredelim, ister dövünüp yakınalım fark etmez, bizim için kaçış yoktur.”

38

İbrâhîm

Ayet: 22Sayfa: 257

Ayete Git

İş olup bittikten sonra şeytan da şöyle diyecek: “Şüphesiz ki Allah, size gerçek bir söz verdi, ben de size bir söz verdim ama sözümde durmadım. Zaten benim sizin üzerinizde bir otoritem de yoktu. Yalnızca ben çağırdım, siz de bana icabet ettiniz. (Öyleyse) beni kınamayın. Yalnızca kendinizi kınayın. Ne ben sizi kurtarabilirim ne de siz beni kurtarabilirsiniz! Gerçek şu ki daha önce beni Allah’a ortak koşmanızı da reddetmiştim. Şüphesiz ki zalimlere can yakıcı bir azap vardır.”

39

İbrâhîm

Ayet: 23Sayfa: 257

Ayete Git

İman edip salih amel işleyenler, Rabblerinin izniyle altından ırmaklar akan ve içlerinde ebedî kalacakları cennetlere konulurlar. Orada birbirlerine dilekleri de “selam/esenlik”tir.

40

Nahl

Ayet: 27Sayfa: 269

Ayete Git

Sonra (Allah) kıyamette de onları rezil edecek ve “Kendileri için (müminlerle) çekişip ayrı düştüğünüz ortaklarım hani neredeler?” diyecek. Kendilerine ilim verilenler diyecekler ki: “Bugün rezillik ve kötülük kâfirlerin üstünedir.”

41

Nahl

Ayet: 28Sayfa: 269

Ayete Git

Nefislerine zulmedenler; melekler canlarını aldığında, “Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk.” diyerek teslim bayrağı çekerler. (Hayır, öyle değil!) Hiç şüphesiz Allah, sizin yaptıklarınızı bilendir.

42

Nahl

Ayet: 29Sayfa: 269

Ayete Git

İçinde ebedî kalmak üzere cehennem kapılarından girin. Büyüklenenlerin konaklama yeri ne kötüdür.

43

Nahl

Ayet: 30Sayfa: 269

Ayete Git

Allah’tan korkup sakınanlara, “Rabbiniz ne indirdi?” denildiğinde, “Hayır (indirdi).” derler. Bu dünyada iyilik yapanlara (karşılık olarak) iyilik vardır. Ahiret yurduysa çok daha hayırlıdır. Muttakilerin yurdu ne güzeldir.

44

İsrâ

Ayet: 13Sayfa: 282

Ayete Git

Her insanın amellerinin (yazılı olduğu sahifeyi) boynuna asmışızdır. Kıyamet Günü ona bir kitap çıkarırız. Onu (kitabı) açık olarak karşısında bulur.

45

İsrâ

Ayet: 14Sayfa: 282

Ayete Git

“Oku kitabını! Bugün hesap sorucu olarak nefsin sana yeter.”

46

Kehf

Ayet: 99Sayfa: 303

Ayete Git

O gün onları, bir kısmı (diğer) bir kısmı içinde dalgalanır hâlde bırakırız. Sûr’a da üfürülmüştür. Onların hepsini bir araya toplamışızdır.

47

Kehf

Ayet: 100Sayfa: 303

Ayete Git

O gün cehennemi kâfirlerin (karşısına getirip) öyle bir sunumla sunmuşuzdur ki!

48

Kehf

Ayet: 101Sayfa: 303

Ayete Git

Onlar ki benim zikrime (ayetlerime) karşı gözleri örtülüydü. (Kur’ân’ı) dinlemeye de tahammül etmezlerdi.

49

Meryem

Ayet: 75Sayfa: 309

Ayete Git

De ki: “Kim sapıklık içindeyse, Er-Rahmân ona verdiği mühleti alabildiğince uzatsın… Kendilerine vadedilen azap ya da kıyameti gördüklerinde, kimin konumu daha kötü ve kim askerî bakımdan/yardımcılar bakımından daha zayıfmış yakinen bileceklerdir.”

50

Tâhâ

Ayet: 100Sayfa: 318

Ayete Git

Kim de ondan yüz çevirirse şüphesiz ki o, Kıyamet Günü bir günah yüklenecektir.

51

Tâhâ

Ayet: 101Sayfa: 318

Ayete Git

O (yükün) altında ebediyen kalacaklardır. Onların Kıyamet Günü (taşıyacakları) yük ne kötüdür.

52

Tâhâ

Ayet: 102Sayfa: 318

Ayete Git

Sûr’a üfürüleceği günde biz, suçlu günahkârları (yaşadıkları korku ve susuzluk nedeniyle) morarmış olarak (diriltip) huzura toplarız.

53

Tâhâ

Ayet: 103Sayfa: 318

Ayete Git

Kendi aralarında, “(Dünyada) yalnızca on gün kaldınız.” diye fısıldaşırlar.

54

Tâhâ

Ayet: 104Sayfa: 318

Ayete Git

Yolu doğruya en yakın olanlar, “Siz ancak bir gün kaldınız.” dedikleri zaman, biz onların ne söylediklerini en iyi bileniz.

55

Tâhâ

Ayet: 105Sayfa: 318

Ayete Git

Sana dağlardan soruyorlar. De ki: “Rabbim onları un ufak edip savuracak.”

56

Tâhâ

Ayet: 106Sayfa: 318

Ayete Git

“(Dağların) yerini (hiçbir yapının olmadığı) bir düzlük ve (hiçbir bitkinin olmadığı) bir boşluk olarak bırakacak.”

57

Tâhâ

Ayet: 107Sayfa: 318

Ayete Git

“Sen orada ne bir eğrilik ne de bir çıkıntı görürsün.”

58

Tâhâ

Ayet: 108Sayfa: 318

Ayete Git

O gün, çaresiz, davetçinin (sesine) uyarlar. Er-Rahmân’ın (azametinden ötürü) tüm sesler kısılmıştır. Fısıltıdan başka bir şey duyamazsın.

59

Tâhâ

Ayet: 109Sayfa: 318

Ayete Git

O gün, Er-Rahmân’ın izin verip sözünden razı oldukları dışında, hiç kimsenin şefaatinin bir faydası olmayacaktır.

60

Tâhâ

Ayet: 110Sayfa: 318

Ayete Git

Onların önünde olanı da ardında olanı da bilir. Onlar, ilim yönünden O’nu kuşatamazlar.

61

Tâhâ

Ayet: 111Sayfa: 318

Ayete Git

Tüm yüzler (hayat sahibi ve varlığa hayat veren) El-Hayy ve (var olmak için hiçbir şeye muhtaç olmayan, her şeyin varlığının kendisine bağlı olduğu) El-Kayyûm olanın karşısında zilletle boyun eğmiştir. Muhakkak ki zulüm taşıyan (sırtında zulüm/şirk yüküyle gelen) kaybetmiştir.

62

Tâhâ

Ayet: 112Sayfa: 318

Ayete Git

Kim de mümin olarak salih ameller yapmışsa, zulme uğramaktan ve hakkının çiğnenmesinden korkmaz.

63

Mu'minûn

Ayet: 99Sayfa: 347

Ayete Git

Nihayet onlardan birine ölüm geldiği zaman der ki: “Rabbim! Beni geri çevir.”

64

Mu'minûn

Ayet: 100Sayfa: 347

Ayete Git

“Umulur ki geride bıraktığım hayatımda salih amel yaparım.” Asla! Bu, onun söylediği (boş) bir sözdür. Ve onların önünde, diriltilecekleri güne kadar (kalacakları) berzah vardır.

65

Mu'minûn

Ayet: 101Sayfa: 347

Ayete Git

Sûr’a üfürüldüğü zaman aralarında hiçbir akrabalık bağı kalmaz, birbirlerine soru da sormazlar.

66

Mu'minûn

Ayet: 102Sayfa: 347

Ayete Git

Mizanı (iman ve salih amellerle) ağır gelen kimse, işte bunlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

67

Mu'minûn

Ayet: 103Sayfa: 347

Ayete Git

Kimin de mizanı hafif gelirse bunlar; kendilerini hüsrana uğratan, cehennemde ebedî kalacak olanlardır.

68

Mu'minûn

Ayet: 104Sayfa: 347

Ayete Git

Ateş yüzlerini yalayarak yakar. (Üst dudakları enselerine, alt dudakları göğüslerine doğru gerilmiş, açığa çıkan dişleriyle) oranın içinde sırıtır gibi kalakalmışlardır.

69

Mu'minûn

Ayet: 105Sayfa: 348

Ayete Git

(Onlara denir ki:) “Ayetlerim size okunuyordu da siz yalanlamıyor muydunuz?”

70

Mu'minûn

Ayet: 106Sayfa: 348

Ayete Git

Diyecekler ki: “Rabbimiz! Bedbahtlığımız bize üstün geldi ve biz sapık bir topluluk idik.”

71

Mu'minûn

Ayet: 107Sayfa: 348

Ayete Git

“Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Şayet bir daha (eski hayatımıza) dönersek şüphesiz ki biz, zalimleriz.”

72

Mu'minûn

Ayet: 108Sayfa: 348

Ayete Git

Buyuracak ki: “Kesin sesinizi/Yıkılıp defolun! Sakın benimle konuşmayın.”

73

Mu'minûn

Ayet: 109Sayfa: 348

Ayete Git

Doğrusu, benim kullarımdan bir grup, “Rabbimiz! İman ettik, bizi bağışla ve bize merhamet et! Sen, merhamet edenlerin en hayırlısısın.” derlerdi.

74

Mu'minûn

Ayet: 110Sayfa: 348

Ayete Git

Onları alaya aldınız. Öyle ki (onlarla uğraşmanız) size beni zikretmeyi unutturdu. Siz onlara sürekli gülüyordunuz.

75

Mu'minûn

Ayet: 111Sayfa: 348

Ayete Git

Ben de sabretmelerine karşılık, bugün onları mükâfatlandırdım. Kuşkusuz onlar, kazançlı olanların ta kendileridir.

76

Mu'minûn

Ayet: 112Sayfa: 348

Ayete Git

Buyuracak ki: “Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?”

77

Mu'minûn

Ayet: 113Sayfa: 348

Ayete Git

Diyecekler ki: “Bir gün veya bir günün bir bölümü kadar. Saymış olanlara sor.”

78

Mu'minûn

Ayet: 114Sayfa: 348

Ayete Git

Buyuracak ki: “Şayet bilmiş olsaydınız çok az bir süre kaldınız.”

79

Neml

Ayet: 87Sayfa: 383

Ayete Git

Sûr’a üfürüldüğü gün, Allah’ın diledikleri dışında, göklerde ve yerde olan herkes korkudan dehşete kapılır. Ve hepsi O’na boyun eğerek/teslim olmuş olarak gelirler.

80

Kasas

Ayet: 62Sayfa: 392

Ayete Git

O gün (Allah) onlara seslenecek: “Hani, nerede benim ortaklarım olduğunu düşündükleriniz?”

81

Kasas

Ayet: 63Sayfa: 392

Ayete Git

Üzerlerine (azap) sözü hak olanlar diyecekler ki: “Rabbimiz! İşte azdırdıklarımız bunlar! Kendimiz azgınlaştığımız gibi onları da azdırdık, onlardan uzaklaşıp sana geldik. Bize ibadet ediyor değillerdi.”

82

Kasas

Ayet: 64Sayfa: 392

Ayete Git

Denilir ki: “Çağırın ortaklarınızı.” Çağırırlar, fakat kendilerine cevap veremezler. Azabı da görürler. Hidayet bulmuş olsalardı (ne kaybederlerdi)?

83

Kasas

Ayet: 65Sayfa: 392

Ayete Git

O gün (Allah) onlara seslenecek: “Resûllere ne cevap verdiniz?”

84

Kasas

Ayet: 66Sayfa: 392

Ayete Git

O gün haberler onlara kapalı kalır (ne cevap vereceklerini bilmezler). Birbirlerine soru da sormazlar.

85

Kasas

Ayet: 74Sayfa: 393

Ayete Git

O gün, (Allah) onlara seslenecek: “Hani, nerede ortaklarım olduğunu düşündükleriniz?”

86

Kasas

Ayet: 75Sayfa: 393

Ayete Git

Her ümmetten bir şahidi ayırıp çeker ve deriz ki: “(Yaptıklarınızın hak olduğuna dair içinde şüphe olmayan) kanıtınızı getirin (bakalım)!” Anladılar ki hiç şüphesiz hak, Allah’ındır ve (bizi Allah’a yakınlaştırır diyerek Allah adına uydurdukları şefaatçi) iftiraları da kaybolup gitmiştir.

87

Ankebût

Ayet: 25Sayfa: 398

Ayete Git

Dedi ki: “Siz, Allah’ı bırakıp, sizi birbirinize ısındırsın/aranızda sevgi bağı oluştursun diye dünya hayatında putları (ilah) edindiniz. Sonra Kıyamet Günü’nde (sevgi bir yana) kiminiz kiminizi inkâr edecek, kiminiz de kiminize lanet edecektir. Barınağınız ateştir. Hiçbir yardımcınız da yoktur.”

88

Yâsîn

Ayet: 51Sayfa: 442

Ayete Git

Sûr’a üfürülmüştür. (Bir de bakarsın ki) kabirlerinden çıkıvermişler ve Rabblerine doğru süratle akın etmektelerdir.

89

Yâsîn

Ayet: 52Sayfa: 442

Ayete Git

Derler ki: “Vay başımıza gelene! Uzun süre yattığımız yerden bizi kim kaldırdı? Bu Rahmân’ın vadettiği şeydir. (Anlaşılan o ki) resûller doğru söylemiş. (Ölümden sonra diriliş, ahiret hayatı hakmış.)”

90

Yâsîn

Ayet: 53Sayfa: 442

Ayete Git

Yalnızca tek bir çığlık! Hepsi ânında huzurumuzda hazır edilmiş olurlar.

91

Yâsîn

Ayet: 54Sayfa: 442

Ayete Git

Bugün, hiçbir nefis en küçük bir zulme uğramaz ve yaptıklarınızdan başka bir karşılık da görmezsiniz.

92

Yâsîn

Ayet: 55Sayfa: 443

Ayete Git

Şüphesiz ki cennet ehli, o gün sevinçli bir şekilde (cennet nimetleriyle) meşguldürler.

93

Yâsîn

Ayet: 56Sayfa: 443

Ayete Git

Onlar ve eşleri gölgelikler içinde sedirlere yaslanmışlardır.

94

Yâsîn

Ayet: 57Sayfa: 443

Ayete Git

Orada kendileri için meyveler ve her istedikleri vardır.

95

Yâsîn

Ayet: 58Sayfa: 443

Ayete Git

Onlara çok merhametli Rabb tarafından sözlü olarak verilen “selam” vardır.

96

Yâsîn

Ayet: 59Sayfa: 443

Ayete Git

(Allah der ki:) “Ey mücrimler! Siz şöyle ayrılın.”

97

Yâsîn

Ayet: 60Sayfa: 443

Ayete Git

“Ey Âdemoğlulları! ‘Şeytana ibadet etmeyin, o sizin apaçık düşmanınızdır.’ diye size emretmedim mi?”

98

Yâsîn

Ayet: 61Sayfa: 443

Ayete Git

“(Yalnızca) bana ibadet edin. Dosdoğru yol işte budur.” (demedim mi?)

99

Yâsîn

Ayet: 62Sayfa: 443

Ayete Git

“Andolsun ki sizden birçok topluluğu saptırdı. Hiç akletmiyor muydunuz?”

100

Yâsîn

Ayet: 63Sayfa: 443

Ayete Git

“İşte bu, size vadedilen cehennemdir.”

101

Yâsîn

Ayet: 64Sayfa: 443

Ayete Git

“Küfrünüze karşılık bugün o (cehenneme) girin.”

102

Yâsîn

Ayet: 65Sayfa: 443

Ayete Git

Bugün, ağızlarını mühürleriz. Kazandıkları (günahları) elleri bize söyler, ayakları da şahitlik eder.

103

Saffât

Ayet: 16Sayfa: 445

Ayete Git

“Biz, ölüp toprak ve kemik olduğumuzda diriltilecek miymişiz?”

104

Saffât

Ayet: 17Sayfa: 445

Ayete Git

“Önceki atalarımız da mı?”

105

Saffât

Ayet: 18Sayfa: 445

Ayete Git

De ki: “Evet, sizler boyun eğip, alçalmış olarak (diriltileceksiniz).”

106

Saffât

Ayet: 19Sayfa: 445

Ayete Git

O yalnızca tek bir çığlıktır. (Bir de bakarsın ki) bakınıyorlar.

107

Saffât

Ayet: 20Sayfa: 445

Ayete Git

Derler ki: “Yazıklar olsun bize! Bu, Din Günü’dür.”

108

Saffât

Ayet: 21Sayfa: 445

Ayete Git

Bu, sizin yalanladığınız (her şeyi birbirinden ayıracak olan) “Fasl” Günü’dür.

109

Saffât

Ayet: 22Sayfa: 445

Ayete Git

Zulmedenleri, (onlarla aynı amelleri yapan) eşlerini ve Allah’ın dışında ibadet ettiklerini toplayın bir araya! Onları cehennemin yoluna sürün.

110

Saffât

Ayet: 23

Ayete Git

Bu ayetin meali henüz eklenmemiş.

111

Saffât

Ayet: 24Sayfa: 445

Ayete Git

Onları durdurun, çünkü onlar sorgulanacaklardır.

112

Saffât

Ayet: 25Sayfa: 446

Ayete Git

Ne oldu size? Neden birbirinize yardım etmiyorsunuz?

113

Saffât

Ayet: 26Sayfa: 446

Ayete Git

(Hayır!) Bilakis onlar, bugün teslim olmuşlardır.

114

Saffât

Ayet: 27Sayfa: 446

Ayete Git

Birbirlerine yönelmiş vaziyette karşılıklı soruşurlar.

115

Saffât

Ayet: 28Sayfa: 446

Ayete Git

(Saptırıcı liderlere derler ki:) “Şüphesiz ki sizler, bize sağdan gelip yanaşıyordunuz.”

116

Saffât

Ayet: 29Sayfa: 446

Ayete Git

(Liderler) dediler ki: “(Hayır, öyle değil!) Bilakis, siz iman etmiş değildiniz.”

117

Saffât

Ayet: 30Sayfa: 446

Ayete Git

“Bizim sizler üzerinde hiçbir otoritemiz yoktu. (Sizi bir şeye zorlamadık.) Bilakis siz, azgın bir topluluktunuz.”

118

Saffât

Ayet: 31Sayfa: 446

Ayete Git

“Rabbimizin (azap) sözü/hükmü üzerimize hak oldu. Şüphesiz ki biz, (azabı) tadanlarız.”

119

Saffât

Ayet: 32Sayfa: 446

Ayete Git

“Sizleri azdırıp (bu hâle düşürdük). Çünkü bizler de azgın kimselerdik.”

120

Saffât

Ayet: 33Sayfa: 446

Ayete Git

Onlar, o gün azapta ortaklardır.

121

Saffât

Ayet: 34Sayfa: 446

Ayete Git

Biz, suçlu günahkârlara böyle yaparız işte.

122

Saffât

Ayet: 51Sayfa: 446

Ayete Git

İçlerinden bir sözcü der ki: “Benim bir dostum vardı.”

123

Saffât

Ayet: 52Sayfa: 447

Ayete Git

Derdi ki: “Sen, (ahiret hayatını) tasdik edenlerden misin?”

124

Saffât

Ayet: 53Sayfa: 447

Ayete Git

“Biz ölüp de toprak ve kemik olduğumuzda, yaptıklarımızın karşılığını mı alacağız?”

125

Saffât

Ayet: 54Sayfa: 447

Ayete Git

“Siz de görmek ister misiniz (onun ne durumda olduğunu)?”

126

Saffât

Ayet: 55Sayfa: 447

Ayete Git

Baktı ve onu dehşetli ateşin orta yerinde gördü.

127

Saffât

Ayet: 56Sayfa: 447

Ayete Git

Dedi ki: “Allah’a yemin olsun ki neredeyse beni de (içinde bulunduğun yere) düşürecektin.”

128

Saffât

Ayet: 57Sayfa: 447

Ayete Git

“Rabbimin (üzerimdeki) nimeti olmamış olsaydı, ben de hazır edilenlerden olurdum.”

129

Saffât

Ayet: 58Sayfa: 447

Ayete Git

“Demek biz ölmeyecekmişiz, öyle mi?”

130

Saffât

Ayet: 59Sayfa: 447

Ayete Git

“Yalnızca bir defa ölecekmişiz ve biz azaba da uğramayacakmışız, öyle mi?”

131

Saffât

Ayet: 60Sayfa: 447

Ayete Git

Şüphesiz ki bu, (evet, bu) büyük bir kazanç ve kurtuluştur.

132

Saffât

Ayet: 61Sayfa: 447

Ayete Git

İşte çalışacak olanlar, böylesi için çalışsınlar.

133

Sâd

Ayet: 59Sayfa: 455

Ayete Git

(Oraya her yeni grup geldiğinde melekler cehennem ehline,) “Bu da sizinle beraber cehenneme atılacak bir gruptur. Onlara, ‘merhaba’ yok. Çünkü onlar ateşe gireceklerdir.” (derler.)

134

Sâd

Ayet: 60Sayfa: 455

Ayete Git

(Tabi olanlar liderlere,) “(Hayır!) Asıl size ‘merhaba’ olmasın/rahat yüzü görmeyesiniz. Bu (cehennemi) bizim önümüze siz getirdiniz. Ne kötü bir yerleşim yeridir o.” (derler.)

135

Sâd

Ayet: 61Sayfa: 455

Ayete Git

Derler ki: “Rabbimiz! Kim bu cehennemi önümüze getirdiyse, onun azabını kat kat arttır.”

136

Sâd

Ayet: 62Sayfa: 456

Ayete Git

Ve derler ki: “Ne oluyor bize böyle? Şerli/Değersiz kabul ettiğimiz adamları (burada) göremiyoruz. (Küçümsediğimiz müminler neden burada değil?)”

137

Sâd

Ayet: 63Sayfa: 456

Ayete Git

“Onları alaya almıştık, değil mi? (Yazıklar olsun bize.) Yoksa (onlar da cehennemde de) biz mi görmüyoruz?”

138

Sâd

Ayet: 64Sayfa: 456

Ayete Git

Cehennem halkının bu çekişmesi elbette haktır (vuku bulacaktır).

139

Zumer

Ayet: 47Sayfa: 462

Ayete Git

Şayet yeryüzünün tamamı ve bir o kadarı daha zalimlerin olmuş olsa, Kıyamet Günü’nün kötü azabından (kurtulmak için) onu feda ederlerdi. (Çünkü o gün) hesaba katmadıkları şeyler, Allah tarafından açığa çıkarılacak.

140

Zumer

Ayet: 48Sayfa: 463

Ayete Git

İşledikleri kötülükler kendileri için açığa çıkmış ve alaya aldıkları (azap) onları çepeçevre kuşatmıştır.

141

Zumer

Ayet: 56Sayfa: 463

Ayete Git

Her nefis, “Allah hakkındaki kusurlarımdan dolayı, yazıklar olsun bana ve ben gerçekten alay edenlerdendim.” demeden önce (Allah’a yönelin ve O’nun indirdiğine uyun).

142

Zumer

Ayet: 57Sayfa: 464

Ayete Git

Ya da, “Şayet Allah beni hidayet etmiş olsa ben de muttakilerden olurdum.” demeden evvel…

143

Zumer

Ayet: 58Sayfa: 464

Ayete Git

Ya da azabı göreceği zaman, “Keşke bir fırsatım daha olsaydı da ben de muhsinlerden/kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışanlardan olsaydım.” demeden evvel (Allah’a yönelin ve indirdiğine uyun).

144

Zumer

Ayet: 59Sayfa: 464

Ayete Git

“(Hayır, öyle değil!) İşin aslı ayetlerim sana gelmişti, fakat sen onları yalanlamış, (onlara karşı) büyüklenmiş ve kâfirlerden olmuştun.”

145

Zumer

Ayet: 60Sayfa: 464

Ayete Git

Kıyamet Günü, Allah’a karşı yalan söyleyenlerin yüzlerini kapkara görürsün. Cehennemde kibirlilere yer mi yok!

146

Zumer

Ayet: 67Sayfa: 464

Ayete Git

Onlar, Allah’a gerektiği gibi/şanına yakışır şekilde saygı göstermediler! (Allah’ın kudret ve yüceliğini gereği gibi anlayıp kavrayamadılar.) Oysa Kıyamet Günü, yer bütünüyle O’nun kabzasındadır. Gökler ise O’nun sağ eliyle dürülmüştür. O (Allah), şirk koştuklarından münezzeh ve yücedir.

147

Zumer

Ayet: 68Sayfa: 465

Ayete Git

Sûr’a üfürülür. Allah’ın diledikleri hariç, yerde ve gökte olanların tamamı (korkudan çarpılıp) ölür. Sonra ona bir daha üflenir (bir de bakarsın ki) ayağa kalkmış bakınıyorlar.

148

Zumer

Ayet: 69Sayfa: 465

Ayete Git

Yer, Rabbinin nuruyla aydınlanır. (Orta yere amellerin yazılı olduğu) kitap konur. Peygamberler ve şahitler getirilir ve aralarında hak ile hükmedilir. Onlar zulme de uğramazlar.

149

Zumer

Ayet: 70Sayfa: 465

Ayete Git

Her nefse, yaptığı(nın karşılığı) eksiksiz olarak verilir. O, onların yaptıklarını en iyi bilendir.

150

Zumer

Ayet: 71Sayfa: 465

Ayete Git

Kâfirler, bölük bölük cehenneme sevk edilirler. Ona geldiklerinde kapıları açılır ve (cehennem) bekçileri onlara der ki: “Size Rabbinizin ayetlerini okuyan ve bu günün karşılaşmasına dair sizi uyaran, sizin içinizden resûller gelmedi mi?” Derler ki: “Evet (geldi).” Fakat azap sözü kâfirler üzerine hak olmuştur.

151

Zumer

Ayet: 72Sayfa: 465

Ayete Git

Onlara denir ki: “İçinde ebedî kalacağınız cehennem kapılarından girin. Kibirlilerin kalacakları yer ne kötüdür!”

152

Zumer

Ayet: 73Sayfa: 465

Ayete Git

Rabblerinden korkup sakınanlar, bölükler hâlinde cennete sevk edilirler. Ona geldiklerinde kapıları açılır ve (cennet) bekçileri onlara der ki: “Selam olsun size, tertemiz olarak geldiniz. Ebedî kalacaklar olarak oraya girin.”

153

Zumer

Ayet: 74Sayfa: 465

Ayete Git

Derler ki: “Bize olan vaadine sadık kalan ve cennette dilediğimiz gibi hareket edelim diye bizi (cennet) arzına vâris kılan Allah’a hamdolsun. Çalışanların mükâfatı ne güzeldir!”

154

Zumer

Ayet: 75Sayfa: 466

Ayete Git

Meleklerin arşın etrafını sarmış (bir şekilde), Rabblerini hamd ile tesbih ettiğini görürsün. Aralarında hak ile hüküm verilmiş ve “Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun.” denilmiştir.

155

Fussilet

Ayet: 19Sayfa: 477

Ayete Git

Allah düşmanlarının diriltilip bir araya toplanacağı gün, onlar kontrollü bir şekilde ateşe sevk edilirler.

156

Fussilet

Ayet: 20Sayfa: 477

Ayete Git

Ona geldikleri zaman, kulakları, gözleri ve derileri yapmış oldukları (kötülüklere dair) aleyhlerine şahitlik eder.

157

Fussilet

Ayet: 21Sayfa: 478

Ayete Git

Kendi derilerine derler ki: “Niçin aleyhimize şahitlikte bulundunuz?” Derler ki: “Her şeyi dile getiren Allah, bizi de dile getirdi. Sizi ilk defa yaratan O’dur ve O’na döndürülürsünüz.”

158

Fussilet

Ayet: 29Sayfa: 478

Ayete Git

Kâfirler derler ki: “Rabbimiz! Cinlerden ve insanlardan bizi saptıranları bize göster. En aşağıda olanlardan/En alçaklardan olsunlar diye onları ayaklarımızın altına alalım.”

159

Zuhruf

Ayet: 67Sayfa: 493

Ayete Git

O gün dostlar, birbirine düşman olacaktır. (Allah için birbiriyle arkadaşlık etmiş) muttakiler hariç.

160

Zuhruf

Ayet: 68Sayfa: 493

Ayete Git

Ey kullarım! Bugün size korku yoktur ve siz üzülmeyeceksiniz de.

161

Zuhruf

Ayet: 69Sayfa: 493

Ayete Git

Onlar ki ayetlerimize iman eden ve teslim olanlardı.

162

Zuhruf

Ayet: 70Sayfa: 493

Ayete Git

Siz ve eşleriniz (Allah tarafından) ağırlananlar olarak cennete giriniz.

163

Zuhruf

Ayet: 71Sayfa: 493

Ayete Git

Onların etrafında altın tabaklar ve kadehlerle dolaşılır. Orada canın istediği ve göze hoş gelen her şey vardır. Siz orada ebedî kalacaksınız.

164

Zuhruf

Ayet: 72Sayfa: 493

Ayete Git

İşte, yaptığınız ameller karşılığında mirasçı olduğunuz cennet budur.

165

Zuhruf

Ayet: 73Sayfa: 493

Ayete Git

Orada, sizin için kendisinden yiyeceğiniz çokça meyveler vardır.

166

Duhan

Ayet: 16Sayfa: 495

Ayete Git

En büyük yakalayışla yakalayacağımız gün, hiç şüphesiz biz, intikam alıcılarız.

167

Duhan

Ayet: 40Sayfa: 497

Ayete Git

Hiç şüphesiz Yevmu’l Fasl/Ayırt Etme Günü, onların topluca (diriltilecekleri) vakittir.

168

Duhan

Ayet: 41Sayfa: 497

Ayete Git

O gün, dostun dosta hiçbir faydası olmaz ve onlara yardım da edilmez.

169

Duhan

Ayet: 42Sayfa: 497

Ayete Git

Allah’ın rahmet ettikleri müstesna. Şüphesiz ki O, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (kullarına karşı merhametli olan) Er-Rahîm’in ta kendisidir.

170

Duhan

Ayet: 43Sayfa: 497

Ayete Git

Hiç kuşkusuz o Zakkûm ağacı,

171

Duhan

Ayet: 44Sayfa: 497

Ayete Git

Günahkârların yiyeceğidir.

172

Duhan

Ayet: 45Sayfa: 497

Ayete Git

Erimiş maden gibi karınlarda kaynar.

173

Duhan

Ayet: 46Sayfa: 497

Ayete Git

Kaynar suyun fokurdaması gibi.

174

Duhan

Ayet: 47Sayfa: 497

Ayete Git

(Denir ki:) Alın onu da cehennemin orta yerine sürükleyin.

175

Duhan

Ayet: 48Sayfa: 497

Ayete Git

Sonra başından aşağı kaynar suyun azabından dökün.

176

Duhan

Ayet: 49Sayfa: 497

Ayete Git

Tat (bakalım azabı)! Çünkü sen izzetli ve değerliymişsin ya!

177

Duhan

Ayet: 50Sayfa: 497

Ayete Git

Şüphesiz ki bu, sizin kuşkuya kapıldığınız şeydir.

178

Duhan

Ayet: 51Sayfa: 497

Ayete Git

Kuşkusuz muttakiler, güvenli bir makamdalardır.

179

Duhan

Ayet: 52Sayfa: 497

Ayete Git

Cennetler ve pınarlar içinde.

180

Duhan

Ayet: 53Sayfa: 497

Ayete Git

İnce ve kalın ipekten elbiseler giyinir, karşılıklı otururlar.

181

Duhan

Ayet: 54Sayfa: 497

Ayete Git

İşte böyle… Onları iri gözlü hurilerle evlendirdik.

182

Duhan

Ayet: 55Sayfa: 497

Ayete Git

Orada, emniyet içinde, her çeşit meyveden isterler.

183

Duhan

Ayet: 56Sayfa: 497

Ayete Git

Orada, ilk ölümleri dışında bir ölüm tatmazlar. Ve (Allah,) onları cehennem azabından korumuştur.

184

Câsiye

Ayet: 26Sayfa: 500

Ayete Git

De ki: “Allah sizi diriltir, sonra öldürür. Sonra kendisinde hiçbir şüphe olmayan Kıyamet Günü, sizi bir araya toplar. Fakat insanların çoğu bilmezler.”

185

Câsiye

Ayet: 27Sayfa: 500

Ayete Git

Göklerin ve yerin hâkimiyeti/egemenliği Allah’a aittir. Kıyametin kopacağı gün, işte o zaman, batıl ehli hüsrana uğrayacaktır.

186

Câsiye

Ayet: 28Sayfa: 500

Ayete Git

O gün, her ümmeti dizleri üzere çökmüş görürsün. Her ümmet kitabına çağrılır ve “Bugün, yaptıklarınızın karşılığını alacaksınız.”

187

Câsiye

Ayet: 29Sayfa: 500

Ayete Git

“Bu, size karşı hakkı söyleyen kitabımızdır. Şüphesiz ki biz, yaptıklarınızı yazıyorduk.” (denir.)

188

Câsiye

Ayet: 30Sayfa: 500

Ayete Git

İman edip salih amel işleyenlere gelince, Rabbleri onları rahmetine dâhil eder. Bu, apaçık kurtuluşun ta kendisidir.

189

Câsiye

Ayet: 31Sayfa: 500

Ayete Git

Kâfirlere gelince (onlara): “Ayetlerim size okunmadı mı? Sizler de büyüklük taslayıp suçlu günahkâr kimseler olmadınız mı?” (denir.)

190

Câsiye

Ayet: 32Sayfa: 500

Ayete Git

“Allah’ın vaadi haktır, kıyamet hakkında hiçbir şüphe yoktur.” denildiğinde, “Kıyamet de neymiş? Biz bilmiyoruz. Biz yalnızca zanda bulunduk ve biz yakinen iman edenler değiliz.” dediniz.

191

Câsiye

Ayet: 33Sayfa: 501

Ayete Git

Yaptıkları şeylerin kötü (akıbeti) onlar için açığa çıktı ve alaya aldıkları (azap) onları çepeçevre kuşattı.

192

Câsiye

Ayet: 34Sayfa: 501

Ayete Git

Denildi ki: “Bugününüzle karşılaşmayı unuttuğunuz gibi sizi unutur (azaba terk ederiz). Barınağınız ateştir. Size yardım edecek hiç kimse yoktur.”

193

Câsiye

Ayet: 35Sayfa: 501

Ayete Git

“Bu, Allah’ın ayetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatması nedeniyledir.” Bugün oradan çıkarılmazlar ve (dünyaya geri dönüp Allah’ı razı edecek amel yapma istekleri de) kabul görmez.

194

Kâf

Ayet: 20Sayfa: 518

Ayete Git

Sûr’a üfürülmüştür. Bu, tehditlerimin (vuku bulacağı) gündür.

195

Kâf

Ayet: 21Sayfa: 518

Ayete Git

Her nefis, yanında (onu mahşer alanına getiren) bir sürücü (ve yaptıklarına tanıklık edecek) bir şahitle gelmiştir.

196

Kâf

Ayet: 22Sayfa: 518

Ayete Git

Andolsun ki sen bundan gaflet içindeydin. Bugün (gerçeği görmeni engelleyen) perdeni kaldırdık. Artık görüşün demir (gibi keskin)dir.

197

Kâf

Ayet: 23Sayfa: 518

Ayete Git

Beraberindeki (melek) der ki: “Bu, (bugüne kadar kayıt altına aldığım kötü amelleriyle) hazır işte!”

198

Kâf

Ayet: 24Sayfa: 518

Ayete Git

“Atın cehenneme her inatçı kâfiri!”

199

Kâf

Ayet: 25Sayfa: 518

Ayete Git

“Hayrı engelleyen, haddi aşan ve şüpheci kimseyi.”

200

Kâf

Ayet: 26Sayfa: 518

Ayete Git

“O ki Allah’la beraber başka ilah edinmiştir. Onu çetin bir azabın içine atın.”

201

Kâf

Ayet: 27Sayfa: 518

Ayete Git

Beraberindeki (saptırıcı şeytan) der ki: “Rabbimiz! Onu, ben azdırmadım. Fakat o, uzak bir sapıklık içindeydi.”

202

Kâf

Ayet: 28Sayfa: 518

Ayete Git

Buyurur ki: “Benim yanımda çekişip tartışmayın. Ben, daha önce size tehdidimi bildirmiştim.”

203

Kâf

Ayet: 29Sayfa: 518

Ayete Git

“Benim yanımda söz değiştirilmez ve kullarıma zulmedici değilim.”

204

Kâf

Ayet: 30Sayfa: 518

Ayete Git

O gün cehenneme, “Doldun mu?” deriz. O da, “Yok mu daha fazlası?” der.

205

Kâf

Ayet: 31Sayfa: 518

Ayete Git

Cennet, muttakilere uzak olmaksızın yakınlaştırılmıştır.

206

Kâf

Ayet: 32Sayfa: 518

Ayete Git

Bu, sizden, Allah’a yönelen (ve O’nun sınırlarını) koruyan her bir kimseye vadolunandır.

207

Kâf

Ayet: 33Sayfa: 518

Ayete Git

Gaybta (görmediği hâlde ya da kimsenin kendisini görmediği yerlerde) Rahmân’dan korkan ve (Allah’a) yönelen bir kalple gelen kimse (için hazırlanmıştır).

208

Kâf

Ayet: 34Sayfa: 518

Ayete Git

Ona selamet ve esenlikle girin. Bu, ebedîlik günüdür.

209

Kâf

Ayet: 35Sayfa: 518

Ayete Git

Orada her istedikleri onlarındır. Yanımızda fazlası da vardır.

210

Kâf

Ayet: 41Sayfa: 519

Ayete Git

Münadinin yakın bir yerden sesleneceği güne kulak ver/dikkat kesil.

211

Kâf

Ayet: 42Sayfa: 519

Ayete Git

O gün, çığlığı (Sûr’a üfürülüşü) hak olarak işitirler. Bu, (kabirlerden) çıkış günüdür.

212

Kâf

Ayet: 43Sayfa: 519

Ayete Git

Şüphesiz ki biz, diriltir ve öldürürüz. Ve dönüş bizedir.

213

Kâf

Ayet: 44Sayfa: 519

Ayete Git

O gün yer, onlardan (üzerlerinden) yarılıp açılır. (Kabirlerinden) hızlıca çıkarlar. Bu, bizim için kolay bir haşrdır/toplamadır.

214

Rahmân

Ayet: 41Sayfa: 532

Ayete Git

(Sormaya gerek yoktur, çünkü) mücrimler yüzlerinden tanınır, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.

215

Hadîd

Ayet: 12Sayfa: 538

Ayete Git

O gün, mümin erkek ve mümin kadınların nurlarının önlerinden koştuğunu ve sağlarından (amel defterlerini aldıklarını) görürsün. (Onlara denir ki:) “Bugün müjdeniz, içlerinde ebedî kalacağınız, altlarından ırmaklar akan cennetlerdir. Bu, büyük kurtuluşun/kazancın ta kendisidir.”

216

Mumtehine

Ayet: 3Sayfa: 548

Ayete Git

(Allah katında) ne akrabalarınızın ne de evlatlarınızın size bir faydası olacaktır. (Allah) Kıyamet Günü (hakkınızda hükmedecek ve) aranızı ayıracaktır. Allah, yaptıklarınızı görendir.

217

Mulk

Ayet: 6Sayfa: 561

Ayete Git

Rabblerini inkâr edenlere cehennem azabı vardır. O, ne kötü bir dönüş yeridir.

218

Mulk

Ayet: 7Sayfa: 561

Ayete Git

Oraya atıldıklarında, (ateş) kaynayıp fokurdarken onun hırıltılarını işitirler.

219

Mulk

Ayet: 8Sayfa: 561

Ayete Git

(Ateş) öfkeden çatlayıp ayrışacak gibi olur. Her bir topluluk (ateşin) içine atıldığında, oranın bekçileri kendilerine, “Size bir uyarıcı gelmedi mi?” diye sorarlar.

220

Mulk

Ayet: 9Sayfa: 561

Ayete Git

Derler ki: “Evet! Muhakkak ki bize uyarıcı geldi (fakat) biz onu yalanladık ve ‘Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz yalnızca büyük bir sapıklık içindesiniz.’ dedik.”

221

Mulk

Ayet: 10Sayfa: 561

Ayete Git

Dediler ki: “Şayet işitiyor ya da aklediyor olsaydık, alevleri dehşet saçan ateşin ehlinden olmazdık.”

222

Mulk

Ayet: 11Sayfa: 561

Ayete Git

Günahlarını itiraf ettiler. Ateş ehli (Allah’ın rahmetinden) uzak olsun.

223

Mulk

Ayet: 27Sayfa: 563

Ayete Git

(Azabı) yakınlaşmış gördükleri zaman, kâfirlerin yüzleri kötü bir hâl aldı. Denildi ki: “İşte bu (ne zamanmış diye inkâr ettiğiniz ve) gerçekleşmesini talep ettiğiniz şeydir.”

224

Kalem

Ayet: 42Sayfa: 564

Ayete Git

Baldırın açılacağı o günde secdeye çağrılırlar, (fakat secde etmeye) güç yetiremezler.

225

Kalem

Ayet: 43Sayfa: 565

Ayete Git

Gözleri (korkudan) baygın (bir hâldedir). Onları zillet bürür. (Oysa) onlar sıhhatli iken secdeye çağrılırlardı.

226

Hakka

Ayet: 13Sayfa: 566

Ayete Git

Sûr’a tek bir üfürüşle üfürüldüğünde,

227

Hakka

Ayet: 14Sayfa: 566

Ayete Git

Yer ve dağlar yerinden taşınıp, (sonra da) birbirine çarpılıp parça parça olduklarında,

228

Hakka

Ayet: 15Sayfa: 566

Ayete Git

İşte o gün Vakıa (vuku bulması kesin olan kıyamet) vuku bulmuştur.

229

Hakka

Ayet: 16Sayfa: 566

Ayete Git

Gök yarılmıştır. O, o gün gevşemiş/sarkmış olacaktır.

230

Hakka

Ayet: 17Sayfa: 566

Ayete Git

Melekler onun çevresi üzerindedir. O gün üstlerinde bulunan sekiz (melek), Rabbinin arşını taşıyacaktır.

231

Hakka

Ayet: 18Sayfa: 566

Ayete Git

O gün (Allah’a) arz olunursunuz. Hiçbir şeyiniz gizli kalmaz.

232

Hakka

Ayet: 19Sayfa: 566

Ayete Git

Kitabı sağ tarafından verilene gelince, “İşte kitabım! Alın okuyun.” der.

233

Hakka

Ayet: 20Sayfa: 566

Ayete Git

“Şüphesiz ki ben, hesabıma kavuşacağımı yakinen biliyordum.”

234

Hakka

Ayet: 21Sayfa: 566

Ayete Git

Artık o, razı olunan bir yaşam içindedir.

235

Hakka

Ayet: 22Sayfa: 566

Ayete Git

Yüksek bir cennette,

236

Hakka

Ayet: 23Sayfa: 566

Ayete Git

Koparılacak yemişleri pek yakındır.

237

Hakka

Ayet: 24Sayfa: 566

Ayete Git

(Ona) Geçmişte işlediğiniz amellere karşılık, afiyetle yiyip içiniz (denir).

238

Hakka

Ayet: 25Sayfa: 566

Ayete Git

Kitabı soldan verilene gelince, “Keşke kitabım bana verilmeseydi.” der.

239

Hakka

Ayet: 26Sayfa: 566

Ayete Git

“(Keşke) hesabımı hiç bilmeseydim.”

240

Hakka

Ayet: 27Sayfa: 566

Ayete Git

“Keşke (ölüm) her şeyi bitirseydi de (diriliş ve hesap olmasaydı).”

241

Hakka

Ayet: 28Sayfa: 566

Ayete Git

“Malım bana hiçbir fayda sağlamadı.”

242

Hakka

Ayet: 29Sayfa: 566

Ayete Git

“Gücüm/Otoritem kaybolup gitti.”

243

Hakka

Ayet: 30Sayfa: 566

Ayete Git

(Buyrulur ki:) “Onu tutun ve bağlayın.”

244

Hakka

Ayet: 31Sayfa: 566

Ayete Git

“Sonra da onu cehenneme atın.”

245

Hakka

Ayet: 32Sayfa: 566

Ayete Git

“Sonra da onu yetmiş zira’ uzunluğunda bir zincire vurun.”

246

Hakka

Ayet: 33Sayfa: 566

Ayete Git

“Çünkü o, büyük olan Allah’a iman etmezdi.”

247

Hakka

Ayet: 34Sayfa: 566

Ayete Git

“Yoksulu yedirmeye de teşvik etmezdi.”

248

Hakka

Ayet: 35Sayfa: 567

Ayete Git

“Bugün, burada onun hiçbir yakın dostu olmayacaktır.”

249

Hakka

Ayet: 36Sayfa: 567

Ayete Git

“Kan ve irin dışında bir yiyecekleri de yoktur.”

250

Hakka

Ayet: 37Sayfa: 567

Ayete Git

“Onu da yalnızca hata edenler/günahkârlar yer.”

251

Meâric

Ayet: 8Sayfa: 567

Ayete Git

Gökyüzünün erimiş maden gibi olacağı gün,

252

Meâric

Ayet: 9Sayfa: 567

Ayete Git

Dağlar (etrafa saçılmış) rengârenk yün gibi olur.

253

Meâric

Ayet: 10Sayfa: 567

Ayete Git

(O gün) yakın dost, dostunu sormaz.

254

Meâric

Ayet: 11Sayfa: 568

Ayete Git

(Birbirlerine) gösterilirler. Mücrim kimse, o günün azabından kurtulmak için oğullarını fidye olarak vermek ister.

255

Meâric

Ayet: 12Sayfa: 568

Ayete Git

Hanımını ve kardeşini,

256

Meâric

Ayet: 13Sayfa: 568

Ayete Git

Onu barındıran hısım akrabayı,

257

Meâric

Ayet: 14Sayfa: 568

Ayete Git

Yeryüzünde olanların tamamını… Sonra da (bu verdikleri) onu kurtarsın (ister).

258

Meâric

Ayet: 15Sayfa: 568

Ayete Git

Asla! Çünkü o, çılgınca yanan ve alevleri şiddetli cehennemdir.

259

Muddessir

Ayet: 39Sayfa: 575

Ayete Git

Ashâbu’l Yemîn (amel defterini sağdan alacaklar) müstesna.

260

Muddessir

Ayet: 40Sayfa: 575

Ayete Git

Onlar cennetlerdedir. Birbirlerine sorarlar.

261

Muddessir

Ayet: 41Sayfa: 575

Ayete Git

Mücrimleri(n durumunu).

262

Muddessir

Ayet: 42Sayfa: 575

Ayete Git

“Sizi Sakar’a/cehenneme ne sürükledi?” (derler.)

263

Muddessir

Ayet: 43Sayfa: 575

Ayete Git

Derler ki: “Biz namaz kılanlardan değildik.”

264

Muddessir

Ayet: 44Sayfa: 575

Ayete Git

“Miskinleri/İhtiyaç sahibi yoksulları da doyurmazdık.”

265

Muddessir

Ayet: 45Sayfa: 575

Ayete Git

“(Batıla ve eğlenceye) dalıp gidenlerle beraber, biz de dalıp giderdik.”

266

Muddessir

Ayet: 46Sayfa: 575

Ayete Git

“Din Günü’nü yalanlardık.”

267

Muddessir

Ayet: 47Sayfa: 575

Ayete Git

“Yakin (ölüm) bize gelene kadar (böyle devam etti).”

268

Kıyâmet

Ayet: 13Sayfa: 576

Ayete Git

O gün insana yapıp takdim ettikleri ve erteleyip (yapmadıkları) haber verilir.

269

Murselât

Ayet: 7Sayfa: 579

Ayete Git

Vadolunduğunuz (kıyamet) gerçekleşecektir.

270

Murselât

Ayet: 8Sayfa: 579

Ayete Git

Yıldızlar silindiği zaman,

271

Murselât

Ayet: 9Sayfa: 579

Ayete Git

Gök yarıldığı zaman,

272

Murselât

Ayet: 10Sayfa: 579

Ayete Git

Dağlar (âniden) savrulup parçalandığı zaman,

273

Murselât

Ayet: 11Sayfa: 579

Ayete Git

Resûller, belirlenmiş vakit (olan kıyamet) için toplandığı zaman.

274

Murselât

Ayet: 29Sayfa: 580

Ayete Git

Yalanladığınız (cehenneme) doğru gidin.

275

Murselât

Ayet: 30Sayfa: 580

Ayete Git

Üç kola ayrılmış (ateş dumanının) gölgelerine.

276

Murselât

Ayet: 31Sayfa: 580

Ayete Git

Ne gölge sağlar, ne de alevlerden korur.

277

Murselât

Ayet: 32Sayfa: 580

Ayete Git

Şüphesiz ki o, her biri saray kadar (büyük) kıvılcımlar atar.

278

Murselât

Ayet: 33Sayfa: 580

Ayete Git

Her biri sapsarı (rengi siyaha çalan) develer gibidir.

279

Murselât

Ayet: 34Sayfa: 580

Ayete Git

O gün, yalanlayanların vay hâline!

280

Murselât

Ayet: 35Sayfa: 580

Ayete Git

Bu konuşamayacakları bir gündür.

281

Murselât

Ayet: 36Sayfa: 580

Ayete Git

Özür beyan etmeleri için onlara izin de verilmez.

282

Murselât

Ayet: 37Sayfa: 580

Ayete Git

O gün, yalanlayanların vay hâline!

283

Murselât

Ayet: 38Sayfa: 580

Ayete Git

Bu (insanlar arasında hükmedilip araların ayrılacağı) Yevmu’l Fasl’dır. Sizi ve öncekileri topladık.

284

Murselât

Ayet: 39Sayfa: 580

Ayete Git

Şayet kurabileceğiniz bir tuzağınız varsa (buyurun) bana karşı tuzağınızı kurun.

285

Murselât

Ayet: 40Sayfa: 580

Ayete Git

O gün, yalanlayanların vay hâline!

286

Nâziât

Ayet: 46Sayfa: 583

Ayete Git

Onu gördükleri gün, bir akşamüstü ya da bir kuşluk vakti kadar (dünyada) kalmış gibilerdir.

287

Abese

Ayet: 33Sayfa: 584

Ayete Git

Kulakları sağır eden (Sûr’un) çığlığı geldiği zaman,

288

Abese

Ayet: 34Sayfa: 585

Ayete Git

O gün kişi, kardeşinden kaçar,

289

Abese

Ayet: 35Sayfa: 585

Ayete Git

Anne ve babasından,

290

Abese

Ayet: 36Sayfa: 585

Ayete Git

Hanımından ve çocuklarından.

291

Abese

Ayet: 37Sayfa: 585

Ayete Git

O gün, bunlardan her birinin kendisine yetecek bir işi/derdi vardır.

292

Abese

Ayet: 38Sayfa: 585

Ayete Git

O gün (bazı) yüzler aydınlıktır.

293

Abese

Ayet: 39Sayfa: 585

Ayete Git

(Yüzleri) gülmekte ve sevinç içindedir.

294

Abese

Ayet: 40Sayfa: 585

Ayete Git

O gün, (bazı) yüzlerin üzerini toz kaplamıştır.

295

Abese

Ayet: 41Sayfa: 585

Ayete Git

Çehrelerini (duman isi gibi) bir karartı bürümüştür.

296

Abese

Ayet: 42Sayfa: 585

Ayete Git

İşte bunlar, kâfir ve facir olanların ta kendilerilerdir.

297

Tekvîr

Ayet: 1Sayfa: 585

Ayete Git

Güneş dürülüp (karartıldığında),

298

Tekvîr

Ayet: 2Sayfa: 585

Ayete Git

Yıldızlar dökülüp saçıldığında,

299

Tekvîr

Ayet: 3Sayfa: 585

Ayete Git

Dağlar yürütüldüğünde,

300

Tekvîr

Ayet: 4Sayfa: 585

Ayete Git

Hamile develer kendi hâllerine terk edildiğinde,

301

Tekvîr

Ayet: 5Sayfa: 585

Ayete Git

Vahşi hayvanlar toplandığında,

302

Tekvîr

Ayet: 6Sayfa: 585

Ayete Git

Denizler tutuşturulduğunda,

303

Tekvîr

Ayet: 7Sayfa: 585

Ayete Git

Nefisler eşleştirilip (ruhlar cesetle yeniden buluştuğunda),

304

Tekvîr

Ayet: 8Sayfa: 585

Ayete Git

Diri diri toprağa gömülen kız çocuğuna sorulduğunda,

305

Tekvîr

Ayet: 9Sayfa: 585

Ayete Git

Hangi günahtan ötürü öldürüldüğü (sorulduğunda),

306

Tekvîr

Ayet: 10Sayfa: 585

Ayete Git

Sahifeler yayılıp açıldığında,

307

Tekvîr

Ayet: 11Sayfa: 585

Ayete Git

Gök sökülüp dürüldüğünde,

308

Tekvîr

Ayet: 12Sayfa: 585

Ayete Git

Cehennem (ateşi) iyice harlanıp tutuşturulduğunda,

309

Tekvîr

Ayet: 13Sayfa: 585

Ayete Git

Cennet yakınlaştırıldığında,

310

Tekvîr

Ayet: 14Sayfa: 585

Ayete Git

Artık her nefis, (Kıyamet Günü için) ne hazırlayıp (beraberinde getirdiğini) öğrenmiştir.

311

İnfitâr

Ayet: 1Sayfa: 586

Ayete Git

Gök yarıldığında,

312

İnfitâr

Ayet: 2Sayfa: 586

Ayete Git

Yıldızlar dökülüp saçıldığında,

313

İnfitâr

Ayet: 3Sayfa: 586

Ayete Git

Denizler patlatılıp/fışkırıp taşırıldığında,

314

İnfitâr

Ayet: 4Sayfa: 586

Ayete Git

Kabirler ters yüz edildiğinde,

315

İnfitâr

Ayet: 5Sayfa: 586

Ayete Git

Her nefis (ne yapıp) takdim ettiğini ve (neyi terk edip) ertelediğini öğrenir.

316

İnfitâr

Ayet: 13Sayfa: 586

Ayete Git

Hiç şüphesiz ebrâr (çokça iyilik yapanlar), nimetler içerisindelerdir.

317

İnfitâr

Ayet: 14Sayfa: 586

Ayete Git

Facirlerse elbette cehennemdelerdir.

318

İnfitâr

Ayet: 15Sayfa: 586

Ayete Git

Din Günü’nde oraya gireceklerdir.

319

İnfitâr

Ayet: 16Sayfa: 586

Ayete Git

Ondan kaybolup (bir ân olsun bile) uzaklaşamayacaklardır.

320

Ğaşiye

Ayet: 1Sayfa: 591

Ayete Git

Sana her şeyi örtüp bürüyecek olan (kıyametin) haberi geldi mi?

321

Ğaşiye

Ayet: 2Sayfa: 591

Ayete Git

O gün, (bazı) yüzler korku ve zillet içindedir.

322

Ğaşiye

Ayet: 3Sayfa: 591

Ayete Git

Çalışmış, yorulmuştur.

323

Ğaşiye

Ayet: 4Sayfa: 591

Ayete Git

Kızgın ateşe girecektir.

324

Ğaşiye

Ayet: 5Sayfa: 591

Ayete Git

Son derece kaynar bir çeşmeden (su) içirilir.

325

Ğaşiye

Ayet: 6Sayfa: 591

Ayete Git

Onlar için (zehirli, pis kokulu, boğazı parçalayan) “darî” dikeninden başka bir yiyecek yoktur.

326

Ğaşiye

Ayet: 7Sayfa: 591

Ayete Git

Ne doyurur ne de açlığı giderir.

327

Ğaşiye

Ayet: 8Sayfa: 591

Ayete Git

(Bazı) yüzler vardır ki nimet içinde (mutludurlar).

328

Ğaşiye

Ayet: 9Sayfa: 591

Ayete Git

Çabasından dolayı (elde ettiği sevaptan) razıdır/hoşnuttur.

329

Ğaşiye

Ayet: 10Sayfa: 591

Ayete Git

Yüksek bir cennettedir.

330

Ğaşiye

Ayet: 11Sayfa: 591

Ayete Git

Orada boş/faydasız söz işitmez.

331

Fecr

Ayet: 21Sayfa: 593

Ayete Git

Asla! Yer dağılıp paramparça olduğunda,

332

Fecr

Ayet: 22Sayfa: 593

Ayete Git

Rabbin geldiğinde ve melekler saf saf (dizildiklerinde),

333

Fecr

Ayet: 23Sayfa: 593

Ayete Git

Ve o gün cehennem de getirilir. İnsan o gün hatırlar. (Ama) hatırlamanın ona ne faydası olacak ki?

334

Fecr

Ayet: 24Sayfa: 593

Ayete Git

Der ki: “Keşke hayatım için bir şeyler (yapıp) takdim etmiş olsaydım.”

335

Fecr

Ayet: 25Sayfa: 593

Ayete Git

O gün hiç kimse (Allah’ın) azabı gibi azap edemez.

336

Âdiyât

Ayet: 9Sayfa: 599

Ayete Git

Bilmez mi? Kabirlerde olanların dışarı atıldığı,

337

Âdiyât

Ayet: 10Sayfa: 599

Ayete Git

Ve sinelerde olanın açığa çıktığı zamanı?

338

Âdiyât

Ayet: 11Sayfa: 599

Ayete Git

Hiç şüphesiz o gün, Rabbleri onlardan haberdardır.