Allah'ın (cc) Sıfatları

ALLAH (CC) VE SIFATLARI

Bu konuyla ilgili ayetler

435ayet bulundu
Allah'ın (cc) Sıfatları
1

Bakara

Ayet: 19Sayfa: 3

Ayete Git

Ya da (onların durumu) içinde karanlıklar, gök gürültüsü ve şimşek taşıyan bir yağmura (maruz kalan kimse) gibidir. Yıldırımın (dehşetinden) ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına kapatırlar. Allah kâfirleri (çepeçevre kuşatan) Muhît’tir.

2

Bakara

Ayet: 20Sayfa: 3

Ayete Git

Şimşek neredeyse gözlerini (hızlıca alıp) kapıverecek. (Şimşeğin ışığı) önlerini her aydınlattığında onun ışığında yürürler. Onları karanlıkta bırakınca (korku ve şaşkınlıkla) yerlerine çakılırlar. Allah dileseydi onların işitme ve görme duyularını alıverirdi. Şüphesiz ki Allah, her şeye kadîrdir.

3

Bakara

Ayet: 106Sayfa: 16

Ayete Git

Biz bir ayeti neshettiğimizde ya da unutturduğumuzda ondan daha hayırlısını veya bir benzerini (onun yerine) getiririz. Allah’ın her şeye kadîr olduğunu bilmez misin?

4

Bakara

Ayet: 109Sayfa: 16

Ayete Git

Hak kendilerine açığa çıktıktan sonra Ehl-i Kitap’tan birçoğu, benliklerinde yer etmiş kıskançlık nedeniyle sizi imanınızdan sonra küfre döndürmek istediler. Allah bu konuda hükmünü verinceye dek onları affedin, onları hoş görüp (yaptıklarını) görmezden gelin. Şüphesiz ki Allah her şeye kadîrdir.

5

Bakara

Ayet: 115Sayfa: 17

Ayete Git

Doğu da batı da Allah’ındır. Ne tarafa yönelirseniz Allah’ın yüzü oradadır. Şüphesiz ki Allah, (ihsanı ve lütfu bütün varlığı kuşatacak kadar geniş olan) Vâsi’ ve (her şeyi bilen) Alîm’dir.

6

Bakara

Ayet: 117Sayfa: 17

Ayete Git

Gökleri ve yeri benzersiz şekilde yaratandır. Bir işe (olması için) hükmettiğinde ona, “Ol!” der, o da oluverir.

7

Bakara

Ayet: 148Sayfa: 22

Ayete Git

Herkesin yöneldiği bir yönü/kıblesi mutlaka vardır. (Öyleyse) hayırlarda yarışın. Nerede olursanız olun Allah sizi bir araya toplar. Şüphesiz ki Allah, her şeye kadîrdir.

8

Bakara

Ayet: 255Sayfa: 41

Ayete Git

Allah… O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. (Hayat sahibi ve varlığa hayat veren) El-Hayy ve (var olmak için hiçbir şeye muhtaç olmayan, her şeyin varlığı kendisine bağlı olan) El-Kayyûm’dur. O’nu ne uyuklama ne de uyku tutar. Göklerde ve yerde olan her şey O’na aittir. O’nun izni olmadan kim O’nun yanında şefaat edebilir? Onların önünde ve arkasında olanı bilir. O’nun dilediği dışında O’nun bilgisini kuşatıp (kavrayamazlar). Kürsüsü gökleri ve yeri kuşatmıştır. Onları (gökleri ve yeri) korumak O’na ağır gelmez. O, (zatı ve sıfatları en yüce olan) El-Aliy ve (zatı ve sıfatları en büyük olan) El-Azîm’dir.

9

Bakara

Ayet: 259Sayfa: 42

Ayete Git

Ya da çatıları üzerine yıkılmış, (altı üstüne gelmiş) o ıssız beldeye uğrayanı görmedin mi? Demişti ki: “Allah, ölümünden sonra burayı nasıl diriltecek?” (Bunun üzerine) Allah onu yüzyıl öldürmüş, sonra diriltmişti. “(O hâlde) ne kadar bekledin?” demişti. “Bir gün veya bir günden daha az.” demişti. Allah, “(Hayır, öyle değil!) Bilakis sen, yüzyıl (öylece) bekledin. Bak (bakalım) yiyecek ve içeceğine, hiç bozulmadı. Eşeğine de bak! Tüm bunlar seni insanlara ibret kılmak içindir. Bak (eşeğin) kemiklerine! Onu nasıl ayağa kaldırıp sonra da et giydiriyoruz.” O (mesele) açıklığa kavuşunca demişti ki: “Biliyorum ki Allah, her şeye kadîrdir.”

10

Bakara

Ayet: 260Sayfa: 43

Ayete Git

(Hatırlayın!) Hani İbrâhîm, “Rabbim! Ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster.” demişti. (Allah) demişti ki: “İnanmadın mı?” Demişti ki: “Hayır! Elbette inanıyorum. Fakat kalbimin mutmain olmasını (istiyorum).” Demişti ki: “Dört tane kuş al. Onları kendine alıştır. Sonra onlardan her bir parçayı bir dağın üzerine koy. Daha sonra onları çağır, sana koşarak gelirler. Bil ki Allah, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) Azîz ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm’dir.”

11

Bakara

Ayet: 284Sayfa: 48

Ayete Git

Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ındır. Nefislerinizde olanı açığa vursanız da gizleseniz de Allah sizi ondan hesaba çekecektir. (Hesabın neticesinde) dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Allah, her şeye kadîrdir.

12

Âl-i İmrân

Ayet: 5Sayfa: 49

Ayete Git

Şüphesiz ki yerde ve gökte hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz.

13

Âl-i İmrân

Ayet: 6Sayfa: 49

Ayete Git

Sizleri (annelerinizin) rahimlerinde dilediği gibi şekillendiren O’dur. Kendisinden başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. O, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) El-Hakîm’dir.

14

Âl-i İmrân

Ayet: 26Sayfa: 52

Ayete Git

De ki: “Ey mülkün sahibi olan Allah’ım! Dilediğine mülk verir, dilediğinden mülkü alırsın. Dilediğini izzetli kılar, dilediğini zelil edersin. Hayır senin elindedir. Şüphesiz ki sen, her şeye kadîrsin.”

15

Âl-i İmrân

Ayet: 27Sayfa: 52

Ayete Git

“Geceyi gündüze, gündüzü de geceye katarsın. Ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğini hesapsız/sınırsız rızıklandırırsın.”

16

Âl-i İmrân

Ayet: 29Sayfa: 52

Ayete Git

De ki: “Sinelerinizde olanı gizleseniz de açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerde ve yerde olanları da bilir. Allah, her şeye kadîrdir.”

17

Âl-i İmrân

Ayet: 97Sayfa: 61

Ayete Git

Onun içinde apaçık ayetler ve İbrâhîm’in makamı vardır. Kim oraya girerse emniyettedir. Ona yol bulanlara/güç yetirenlere (Allah’ın hakkı olarak) evi haccetmeleri farzdır. Kim de inkâr ederse şüphesiz ki Allah, âlemlere ihtiyacı olmayandır.

18

Âl-i İmrân

Ayet: 165Sayfa: 70

Ayete Git

(Bedir’de müşriklerin başına) iki misli gelen bir musibet (Uhud’da) sizin başınıza gelince mi “Bu nereden çıktı?” dediniz? De ki: “O (musibet), sizin yanınızdandır/günahlarınız sebebiyledir.” Şüphesiz ki Allah, her şeye güç yetirendir.

19

Âl-i İmrân

Ayet: 181Sayfa: 73

Ayete Git

Andolsun ki Allah, “Allah fakir, biz ise zenginiz.” diyen kimselerin sözünü işitti. Onların söylediklerini ve haksız yere nebileri öldürmelerini yazacağız ve “Yakıcı ateş azabını tadın.” diyeceğiz.

20

Âl-i İmrân

Ayet: 189Sayfa: 74

Ayete Git

Göklerin ve yerin hâkimiyeti/egemenliği Allah’a aittir. Allah, her şeye kadîrdir.

21

Nisâ

Ayet: 132Sayfa: 98

Ayete Git

Göklerde ve yerde olanların tamamı Allah’a aittir. Vekil olarak Allah yeter.

22

Nisâ

Ayet: 133Sayfa: 98

Ayete Git

Şayet (Allah) dilerse -Ey insanlar!- sizi götürüp yerinize başkalarını getirir. Allah, bunu yapmaya muktedirdir.

23

Mâide

Ayet: 17Sayfa: 109

Ayete Git

Andolsun ki, “Allah, Meryem oğlu Mesîh’tir.” diyenler kâfir oldular. De ki: “Allah, Meryem oğlu Mesîh’i, annesini ve yeryüzünde yaşayanların tamamını helak etmek istese Allah’a karşı kim onları koruyabilir?” Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin tamamının hâkimiyeti/egemenliği Allah’a aittir. Dilediğini yaratır. Allah her şeye kadîrdir.

24

Mâide

Ayet: 18Sayfa: 110

Ayete Git

Yahudi ve Hristiyanlar, “Biz, Allah’ın çocukları ve sevdikleriyiz.” der. De ki: “(Madem öyle) ne diye günahlarınızdan dolayı size azap ediyor?” (Hayır, öyle değil!) Bilakis sizler, O’nun yarattıklarından birer insansınız. Dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin hâkimiyeti/egemenliği Allah’a aittir. Dönüş O’nadır.

25

Mâide

Ayet: 19Sayfa: 110

Ayete Git

Ey Ehl-i Kitap! Resûllerin kesintiye uğradığı bir zamanda, “Bize ne bir müjdeci ne de bir uyarıcı gelmedi.” demeyesiniz diye size açıklayan Resûlümüz geldi. Şüphesiz ki size, müjdeci de uyarıcı da geldi. Allah, her şeye kadîrdir.

26

Mâide

Ayet: 40Sayfa: 113

Ayete Git

Göklerin ve yerin hâkimiyetinin/egemenliğinin Allah’a ait olduğunu, dilediğine azap edip dilediğini bağışladığını bilmez misin? Allah, her şeye kadîrdir.

27

Mâide

Ayet: 48Sayfa: 115

Ayete Git

Sana, kendisinden önceki Kitab’ı doğrulayan ve onun üzerinde denetleyici olan (bu) Kitab’ı hak olarak indirdik. Onların arasında Allah’ın indirdiğiyle hükmet. Sana gelen haktan (seni saptıracak olan) hevalarına/arzularına uyma. Sizden her bir (ümmet) için bir şeriat ve yol kıldık. Şayet Allah dileseydi sizi (şeriatı ve yolu aynı olan) tek bir ümmet yapardı. Lakin size verdiklerinde sizleri denemek için (şeriat ve yollarınızı farklı kıldı. Öyleyse) hayırlarda yarışın! Hepinizin dönüşü Allah’adır. İhtilaf ettiğiniz meselelerde (kimin haklı olduğunu) size haber verecektir.

28

Mâide

Ayet: 120Sayfa: 126

Ayete Git

Göklerin, yerin ve içindekilerin hâkimiyeti/egemenliği Allah’a aittir. O, her şeye kadîrdir.

29

En'âm

Ayet: 3Sayfa: 127

Ayete Git

Göklerde ve yerde (kulluk edilen) Allah O’dur. Sizin gizlinizi de açığınızı da bilir. Kazandıklarınızı da bilmektedir.

30

En'âm

Ayet: 12Sayfa: 128

Ayete Git

De ki: “Göklerde ve yerde olanlar kime aittir?” De ki: “Allah’a aittir.” O, rahmeti, kendi üzerine yazmıştır. Andolsun ki (vuku bulacağında) hiçbir şüphe olmayan Kıyamet Günü’nde sizleri bir araya toplayacaktır. Kendilerini hüsrana/zarara uğratanlar! Onlar iman etmezler.

31

En'âm

Ayet: 13Sayfa: 128

Ayete Git

Gecede ve gündüzde yerleşmiş ne varsa hepsi O’nundur. O, (işiten ve dualara icabet eden) Es-Semî’ ve (her şeyi bilen) El-Alîm’dir.

32

En'âm

Ayet: 14Sayfa: 128

Ayete Git

De ki: “Gökleri ve yeri yoktan var eden Allah’ken, O doyurur ama (kimse tarafından) doyurulmazken Allah’tan başkasını mı veli edinecekmişim?” De ki: “Şüphesiz ki ben, Müslimlerin/şirki terk ederek tevhidle Allah’a yönelen kulların ilki olmakla emrolundum.” Ve “Sakın müşriklerden olma.” (denildi.)

33

En'âm

Ayet: 15Sayfa: 128

Ayete Git

De ki: “Şayet Rabbime isyan edersem şüphesiz ki o büyük günün azabından korkarım.”

34

En'âm

Ayet: 16Sayfa: 128

Ayete Git

“Kim de o gün azaptan alıkonulup çevrilirse (Allah) ona rahmet etmiştir. Bu, apaçık bir kazançtır.”

35

En'âm

Ayet: 17Sayfa: 128

Ayete Git

Allah sana bir zarar dokunduracak olsa onu (Allah’tan) başka kimse gideremez. Sana bir hayır dokunduracak olsa O, her şeye kadîrdir.

36

En'âm

Ayet: 18Sayfa: 128

Ayete Git

O, kullarının üzerinde (her şeye boyun eğdiren) El-Kâhir’dir. O, (hüküm ve hikmet sahibi olan) El-Hakîm ve (her şeyden haberdar olan) El-Habîr’dir.

37

En'âm

Ayet: 37Sayfa: 131

Ayete Git

Dediler ki: “Ona Rabbinden bir ayet/mucize indirilmesi gerekmez miydi?” De ki: “Hiç şüphesiz Allah, ayet/mucize indirmeye kâdirdir. Fakat onların çoğu bilmezler.”

38

En'âm

Ayet: 59Sayfa: 133

Ayete Git

Gaybın anahtarları Allah’ın yanındadır. (Gaybı) O’ndan başkası bilmez. Karada ve denizde olan her şeyi bilir. Herhangi bir yaprak düşmüş olsa mutlaka onu bilir. Yerin karanlıklarındaki bir tane, yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık Kitap’ta yazılıdır.

39

En'âm

Ayet: 60Sayfa: 134

Ayete Git

Gece sizi vefat ettirip gündüz yaptıklarınızı bilendir. Sonra sizi (gündüzün) içinde diriltir ki belirlenmiş olan ecel tamamlansın. Sonra dönüşünüz O’nadır. Sonra yaptıklarınızı size haber verecektir.

40

En'âm

Ayet: 61Sayfa: 134

Ayete Git

O, kulları üzerinde (her şeye boyun eğdiren) El-Kâhir’dir. Üzerinize koruyucu (melekler) gönderir. Sizden birine ölüm geldiğinde (ölüm vazifesiyle görevli) elçilerimiz onu vefat ettirir. Ve onlar görevlerini kusursuz bir şekilde yaparlar.

41

En'âm

Ayet: 62Sayfa: 134

Ayete Git

Sonra da Allah’a, (hak ve hakikatin kaynağı) El-Hak olan Mevlâlarına döndürülürler. Dikkat edin! Hüküm yalnızca O’na aittir. Ve O, hesap görenlerin en hızlı olanıdır.

42

En'âm

Ayet: 63Sayfa: 134

Ayete Git

De ki: “Sizleri karanın ve denizin karanlıklarından kurtaran kimdir? Ki siz içtenlikle ve gizliden gizliye O’na, ‘Şayet bizi bundan kurtarırsan şüphesiz ki biz, şükredenlerden olacağız.’ diye dua etmektesiniz.”

43

En'âm

Ayet: 64Sayfa: 134

Ayete Git

De ki: “Bundan da bunun dışındaki tüm sıkıntılardan da sizi kurtaran Allah’tır. Sonra siz (tekrardan) şirk koşmaktasınız!”

44

En'âm

Ayet: 65Sayfa: 134

Ayete Git

De ki: “O, size üstünüzden ve ayaklarınızın altından bir azap göndermeye ya da sizleri (farklı ve zıt düşüncelere sahip) gruplara bölüp bir kısmınıza diğer bir kısmınızın baskı ve sıkıntısını tattırmaya kâdirdir.” Bak, anlasınlar diye nasıl da ayetlerimizi çeşitli şekillerde açıklıyoruz.

45

En'âm

Ayet: 95Sayfa: 139

Ayete Git

Şüphesiz ki çekirdeği ve taneyi (içlerinden bitki ve ağaç çıkarmak için) yarıp çatlatan, Allah’tır. Ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkarır. İşte Allah, budur. Nasıl olur da (O’na ibadeti bırakıp bunların hiçbirini yapamayan putlara doğru) çevriliyorsunuz?

46

En'âm

Ayet: 96Sayfa: 139

Ayete Git

(Karanlıklar içinden) sabahı yarıp çıkaran (da O’dur). Geceyi (içinde dinlenip rahatlayacağınız) bir sükûnet, Güneş’i ve Ay’ı bir hesaplama ölçüsü kıldı. Bu, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (her şeyi bilen) El-Alîm’in takdiridir.

47

En'âm

Ayet: 97Sayfa: 139

Ayete Git

O, karanın ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye yıldızları sizin (emrinize amade) kıldı. Şüphesiz ki biz, bilen bir topluluk için ayetlerimizi detaylı olarak açıkladık.

48

En'âm

Ayet: 98Sayfa: 139

Ayete Git

O, sizi tek bir nefisten/Âdem’den yarattı. (Bir) karar kılınacak ve (bir de) emaneten (durulacak yer) vardır. Şüphesiz ki biz, anlayan bir topluluk için ayetlerimizi detaylı olarak açıkladık.

49

En'âm

Ayet: 99Sayfa: 139

Ayete Git

O, gökten su indirendir. O (suyla) her türlü bitkiyi çıkardık. O (sudan) bir yeşillik çıkardık. Ondan da birbiri üzerine binmiş taneler çıkarırız. Hurma ağacının tomurcuğundan (yere) sarkmış salkımlar; birbirine benzeyen veya benzemeyen üzüm, zeytin ve nar bahçeleri… (O bahçeler) ürün verdiğinde meyvesine ve olgunluğuna bakın. Şüphesiz ki iman eden bir topluluk için bunda (ibret alınıp Allah’ın azamet ve gücünün anlaşılacağı) nice ayetler vardır.

50

En'âm

Ayet: 103Sayfa: 140

Ayete Git

Gözler O’nu idrak edip kuşatamaz. O ise tüm gözleri kuşatmıştır. O, (lütuf ve ihsan sahibi, en küçük şeylere ilmiyle nüfuz edip haberdar olan) El-Latîf ve (her şeyden haberdar olan) El-Habîr’dir.

51

En'âm

Ayet: 133Sayfa: 144

Ayete Git

Rabbin, (kimseye muhtaç olmayan, her şeyin kendisine muhtaç olduğu) El-Ğaniy ve rahmet sahibidir. Dilerse sizi giderir, ardınızdan -sizi başka bir kavmin soyundan var ettiği gibi- yerinize dilediği başka bir topluluk getirir.

52

A'râf

Ayet: 180Sayfa: 173

Ayete Git

En güzel isimler Allah’ındır. (Öyleyse) bu isimlerle O’na dua edin. O’nun isimlerinde ilhada/eğriliğe sapanları (kendi hâllerine) bırakın. Yaptıklarının cezasını göreceklerdir.

53

Enfâl

Ayet: 41Sayfa: 181

Ayete Git

Şayet Allah’a ve iki ordunun karşılaştığı Furkân Günü kulumuza indirdiğimiz (Kur’ân’a) iman ediyorsanız bilin ki aldığınız ganimetlerin beşte biri Allah’a, Resûl’e, yakınlara, yetimlere, miskinlere/ihtiyaç sahibi yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. Allah, her şeye güç yetirendir.

54

Enfâl

Ayet: 49Sayfa: 182

Ayete Git

O zaman münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunanlar (müminlere), “Bunları, dinleri (Allah’ın yardım edeceğine dair inançları) aldattı.” diyorlardı. Kim de Allah’a tevekkül ederse şüphesiz ki Allah, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) Azîz ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm’dir.

55

Enfâl

Ayet: 52Sayfa: 182

Ayete Git

Firavun ailesi ve onlardan önce (yaşamış olanların) durumu gibi… Allah’ın ayetlerini inkâr etmişlerdi de Allah günahları sebebiyle onları yakalayıvermişti. Şüphesiz ki Allah, (güç ve kuvvet sahibi olan) Kaviy’dir ve cezası çetin olandır.

56

Tevbe

Ayet: 39Sayfa: 192

Ayete Git

Şayet (çağrıldığınız hâlde) savaşa çıkmazsanız size can yakıcı bir azapla azap eder, sizin yerinize yeni bir topluluk getirir ve siz O’na hiçbir zarar da veremezsiniz. Allah, her şeye güç yetirendir.

57

Tevbe

Ayet: 116Sayfa: 204

Ayete Git

Hiç kuşkusuz, göklerin ve yerin hâkimiyeti/egemenliği Allah’a aittir. Diriltir ve öldürür. Sizin Allah’ın dışında ne bir dostunuz ne de bir yardımcınız yoktur.

58

Yûnus

Ayet: 4Sayfa: 207

Ayete Git

Hepinizin dönüşü O’nadır. Allah’ın vaadi haktır. İman edip salih amel işleyenlere mükâfatlarını adaletle vermek için ilk defa yaratan, sonra (dirilterek) tekrardan yaratacak olan hiç şüphesiz ki O’dur. Kâfirlere gelince kâfir olmaları sebebiyle onlara kaynar sudan bir içecek ve can yakıcı bir azap vardır.

59

Yûnus

Ayet: 34Sayfa: 212

Ayete Git

De ki: “Sizin (Allah’a) ortak koştuklarınız içinde ilk defa yaratacak sonra da yaratmayı (dirilterek) tekrar edecek var mı?” De ki: “İlk defa yaratan da sonra (yarattıklarını dirilterek) yaratmayı tekrar edecek olan da Allah’tır.” Nasıl olur da (Allah’tan başka bir yöne) çevrilirsiniz?

60

Yûnus

Ayet: 53Sayfa: 213

Ayete Git

“O (kıyamet) hak mıdır?” diye senden haber almak isteyecekler. De ki: “Evet, Rabbime kasem olsun; şüphesiz ki o haktır. Ve siz (Allah’ı onu gerçekleştirmekten) aciz bırakacak değilsiniz.”

61

Yûnus

Ayet: 61Sayfa: 214

Ayete Git

Hangi işe koyulursan koyul, o işe dair Kur’ân’dan hangi ayeti okuyor olursan ol, siz bir işe koyulup kendinizi o işe verdiğinizde biz mutlaka sizin üzerinizde şahidiz. Zerre kadar dahi olsa, yerde ve gökte hiçbir şey Rabbine gizli kalmaz. Hatta bundan (zerreden) daha küçüğü ve daha büyüğü mutlaka apaçık bir Kitap’ta yazılıdır.

62

Hûd

Ayet: 4Sayfa: 220

Ayete Git

Dönüşünüz Allah’adır. O her şeye kadîrdir.

63

Hûd

Ayet: 6Sayfa: 221

Ayete Git

Yeryüzünde kıpırdayan hiçbir canlı yoktur ki mutlaka onun rızkı Allah’a aittir. O, (canlıların) karar kıldıkları yeri de geçici olarak bulundukları yeri de bilir. Hepsi apaçık bir Kitap’ta yazılıdır.

64

Hûd

Ayet: 32Sayfa: 224

Ayete Git

Demişlerdi ki: “Ey Nûh! Muhakkak ki bizimle tartıştın ve tartışmada da lafı bayağı uzattın. Şayet doğru sözlülerden isen, bize vadettiğin (azabı) getir de (görelim).”

65

Hûd

Ayet: 33Sayfa: 224

Ayete Git

Demişti ki: “Allah dilerse onu getirir ve siz O’nu aciz bırakacak değilsiniz!”

66

Hûd

Ayet: 56Sayfa: 227

Ayete Git

“Hiç şüphesiz ben, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah’a tevekkül ettim. Hareket eden her canlıyı perçeminden tutan (kontrol edip yönlendiren) O’dur. Şüphesiz ki Rabbim, dosdoğru yol üzeredir.”

67

Yûsuf

Ayet: 21Sayfa: 236

Ayete Git

Onu satın alan Mısırlı, hanımına demişti ki: “Ona iyi bak. Umulur ki bize bir faydası dokunur ya da onu evlat ediniriz.” Sözlerin/Rüyaların yorumunu öğretmek için Yûsuf’a imkân verip, yeryüzünde yerleşik kıldık. Allah, emrinde galiptir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

68

Ra'd

Ayet: 2Sayfa: 248

Ayete Git

Allah O’dur ki gökleri direksiz bir şekilde yükseltti. Siz onu görmektesiniz. Sonra arşa istiva etti. Güneş’e ve Ay’a boyun eğdirip emrine amade kıldı. Her biri belirlenmiş bir süreye kadar (bir yörüngede) akıp gider. Her işi çekip çevirir, idare eder. Rabbinizle karşılaşacağınıza yakinen inanın diye (Allah,) ayetlerini detaylı bir biçimde açıklar.

69

Ra'd

Ayet: 8Sayfa: 249

Ayete Git

Allah, her dişinin ne taşıdığını, rahimlerin neyi eksiltip, neyi arttırdığını bilendir. O’nun yanında her şey (ölçüsü, sınırı belli) şaşmaz bir miktar iledir.

70

Ra'd

Ayet: 9Sayfa: 249

Ayete Git

Gayb ve şehadet bilgisinin sahibi, (en büyük) El-Kebîr ve (zatı ve sıfatlarıyla en yüce olan) El-Muteâl’dir.

71

Ra'd

Ayet: 10Sayfa: 249

Ayete Git

İçinizden sözü gizleyen, onu açıktan söyleyen, geceye gizlenen ya da gündüz ortalık yerde gezen; hepsi birdir. (Allah hepsini bilmekte, görmekte ve duymaktadır.)

72

Ra'd

Ayet: 11Sayfa: 249

Ayete Git

(İnsanın) önünde ve arkasında, Allah’ın emriyle onu koruyup gözeten (melekler) vardır. Şüphesiz ki bir toplum kendinde olanı değiştirmedikçe Allah, onların durumunu değiştirmez. Allah bir topluluk için kötülük diledi mi, onun geri çevrilmesine imkân yoktur. Onların (Allah’ın) dışında bir koruyanı/idare edeni de yoktur.

73

Ra'd

Ayet: 12Sayfa: 249

Ayete Git

(Kalplerinize) korku ve ümit sokmak için şimşeği gösteren, (suyla) ağırlaşmış bulutları var eden O’dur.

74

Ra'd

Ayet: 13Sayfa: 249

Ayete Git

Gök gürültüsü O’nu hamd ile, melekler de korkularından tesbih etmektelerdir. Yıldırımlar gönderir ve Allah hakkında tartışıp duranlardan dilediğini çarpar. O, azapla yakalaması çetin olandır.

75

Ra'd

Ayet: 31Sayfa: 252

Ayete Git

Şayet okunan bir kitapla dağlar yürütülse ya da onun aracılığıyla yeryüzü parçalansa veya onunla ölülerle konuşulacak olsa (hiç şüphesiz o, Kur’ân olurdu). (Hayır, öyle değil!) Bilakis, yetkinin tamamı Allah’a aittir. İman edenler henüz anlamadı mı ki şayet Allah dileseydi tüm insanlığa hidayet ederdi. Allah’ın vaadi gelinceye dek, yaptıklarından ötürü o kâfirlerin başına yerle bir eden bir musibet gelecek ya da evlerinin yakınında vaki olacak. Allah, sözünden dönmez.

76

Ra'd

Ayet: 32Sayfa: 252

Ayete Git

Andolsun ki senden önce (gelmiş olan) resûller de alaya alındı. Kâfirlere mühlet verdim, sonra onları yakalayıverdim. Nasılmış (bakalım) benim cezalandırmam?

77

Ra'd

Ayet: 33Sayfa: 252

Ayete Git

Her nefsin bütün kazandığını gözetleyene mi (şirk koşuyorlar)? Onlar Allah’a ortaklar tayin ettiler. De ki: “(Ortaklara) isim koyun (bakalım).” (Allah ne bu varlıklara yetki vermiş ne de bunları ortak edinmiştir.) Yoksa, Allah’ın yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi O’na haber veriyorsunuz? Yoksa bu (isimler) içi boş, öylesine söylenmiş bir söz mü? (Hayır, öyle değil!) Bilakis o kâfirlere, tuzakları süslü gösterildi ve (dosdoğru) yoldan alıkonuldular. Allah kimi saptırmışsa ona hidayet edecek yoktur.

78

Ra'd

Ayet: 34Sayfa: 252

Ayete Git

Onlara dünya hayatında azap vardır. Ahiret azabı ise daha çetin ve zordur. Ve onları Allah’a karşı koruyacak hiçbir kimse de yoktur.

79

İbrâhîm

Ayet: 19Sayfa: 257

Ayete Git

Allah’ın gökleri ve yeri hak ile yarattığını görmez misin? Şayet dilerse sizi götürür, (yerinize) yeni bir toplum getirir.

80

İbrâhîm

Ayet: 20Sayfa: 257

Ayete Git

Ve bu da Allah’a hiç zor değildir.

81

İbrâhîm

Ayet: 32Sayfa: 258

Ayete Git

Allah, gökleri ve yeri yaratan, gökyüzünden su indirip onunla size rızık olarak çeşitli meyveler çıkaran, denizde O’nun emriyle yüzsün diye gemileri size hizmetkâr kılan ve nehirleri hizmetinize sunandır.

82

İbrâhîm

Ayet: 33Sayfa: 258

Ayete Git

Güneş’i ve Ay’ı alışılagelmiş hâlleriyle emrinize amade kılan, geceyi ve gündüzü hizmetinize sunan da (Allah’tır).

83

İbrâhîm

Ayet: 34Sayfa: 259

Ayete Git

O’ndan istediğiniz her şeyi size vermiştir. Şayet Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız, O’nun nimetlerini saymakla bitiremezsiniz. Şüphesiz ki insan, çokça zulmeden ve pek nankör bir varlıktır.

84

Hicr

Ayet: 16Sayfa: 262

Ayete Git

Andolsun ki gökyüzünde burçlar kıldık ve onu bakıp seyredenler için süsledik.

85

Hicr

Ayet: 17Sayfa: 262

Ayete Git

Ve onu her taşlanmış/kovulmuş şeytandan koruduk.

86

Hicr

Ayet: 18Sayfa: 262

Ayete Git

Ancak kulak hırsızlığı yapıp (Mele-i A’lâ’da konuşulanları çalmaya yeltenenler) müstesna. Onun ardına da yakıcı, parlak bir ateş düşer.

87

Hicr

Ayet: 19Sayfa: 262

Ayete Git

Yeryüzünü yaydık. Orada (denge sağlaması için dağlardan) kazıklar çaktık ve her şeyden ölçüsü belirlenmiş bitkiler bitirdik.

88

Hicr

Ayet: 20Sayfa: 262

Ayete Git

Ve orada sizin ve rızıklarını temin edemediğiniz (diğer canlılar için) geçim vasıtaları kıldık.

89

Hicr

Ayet: 21Sayfa: 262

Ayete Git

Her şeyin asıl hazineleri/kaynakları bizim katımızdadır. Ancak ondan belirli bir miktar indiririz.

90

Hicr

Ayet: 22Sayfa: 262

Ayete Git

Rüzgârları aşılayıcı olarak gönderdik. Gökyüzünden su indirdik ve onunla sizi suladık. Onu depolayıp muhafaza eden siz değilsiniz.

91

Hicr

Ayet: 23Sayfa: 262

Ayete Git

Şüphesiz ki biz, (evet, gerçekten) biz diriltir ve öldürürüz. Ve (öldükten sonra geride bırakacaklarınıza) vâris olan da biziz.

92

Hicr

Ayet: 24Sayfa: 262

Ayete Git

Andolsun ki sizden önce (yaşamış toplumları da) sonra gelecek (olanları da) biz bildik.

93

Hicr

Ayet: 25Sayfa: 262

Ayete Git

Onları (diriltip) huzurunda toplayacak olan, hiç şüphesiz ki senin Rabbindir. Şüphesiz ki O, (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm ve (her şeyi bilen) Alîm’dir.

94

Nahl

Ayet: 1Sayfa: 266

Ayete Git

Allah’ın emri geldi/gelecektir. Onun erkenden gelmesi için uğraşmayın. O (Allah,) onların şirk koştukları şeylerden münezzehtir, yücedir.

95

Nahl

Ayet: 2Sayfa: 266

Ayete Git

Kullarından dilediğine ruhla/vahiyle melekleri indirir ve (o kâfirleri şöyle) uyarın (diye emreder): “Benden başka (ibadeti hak eden) ilah yok, (o hâlde) benden korkup sakının.”

96

Nahl

Ayet: 3Sayfa: 266

Ayete Git

Gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır. Onların şirk koştuklarından yücedir.

97

Nahl

Ayet: 4Sayfa: 266

Ayete Git

İnsanı bir nutfeden/meniden yarattı. (Bir de ne göresin!) O (insan, yaratıcısına karşı) apaçık bir düşman kesilivermiş.

98

Nahl

Ayet: 5Sayfa: 266

Ayete Git

Ve hayvanları da (O) yarattı. Onlarda sizi ısıtacak (yünlerinden giysiler) ve (başkaca) faydalar vardır. Ve onlardan yersiniz.

99

Nahl

Ayet: 6Sayfa: 266

Ayete Git

Sabah saldığınızda da akşam (geri) getirdiğinizde de, sizin için onlarda (seyre değer) bir güzellik vardır.

100

Nahl

Ayet: 7Sayfa: 267

Ayete Git

Ağırlıklarınızı yüklenir, canınızın yarısı telef olmadan erişemeyeceğiniz beldelere taşırlar. Şüphesiz ki Rabbiniz, (kullarına karşı şefkatli olan) Raûf ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.

101

Nahl

Ayet: 8Sayfa: 267

Ayete Git

Binesiniz ve süs olsun diye atlar, katırlar ve merkepler yarattı. Ve sizin bilmediğiniz şeyler yaratmaktadır.

102

Nahl

Ayet: 9Sayfa: 267

Ayete Git

(İnsanlara) doğru yolu açıklayıp göstermek Allah’a aittir. (O yollardan) bazısı da eğridir. (Kişiyi hakka ulaştırmaz.) Şayet dileseydi elbette, tümünüzü hidayet ederdi.

103

Nahl

Ayet: 10Sayfa: 267

Ayete Git

Sizin için gökten su indiren O’dur. (O sudan) sizin için içecek de vardır, ağaç/otlak da vardır. Ve (hayvanlarınızı o sudan biten otlakta) yayarsınız.

104

Nahl

Ayet: 11Sayfa: 267

Ayete Git

Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve her meyveden bitirir. Şüphesiz ki düşünen bir toplum için bunda (Allah’ın lütuf ve ihsanına işaret eden) ayet vardır.

105

Nahl

Ayet: 12Sayfa: 267

Ayete Git

Geceyi, gündüzü, Güneş’i ve Ay’ı emrinize amade kılmış (hizmetinize sunmuştur). Yıldızlar da O’nun emriyle boyun eğdirilmiş (insanlara hizmetkâr kılınmıştır). Şüphesiz ki akleden bir topluluk için bunda ayetler vardır.

106

Nahl

Ayet: 13Sayfa: 267

Ayete Git

Yeryüzünde sizin için yaratıp yaydığı türlü renklerdeki (bitkiler de sizin hizmetinizdedir). Şüphesiz ki öğüt alan bir toplum için bunda ayet vardır.

107

Nahl

Ayet: 14Sayfa: 267

Ayete Git

Taze et yemeniz ve giyecek süsler çıkarmanız için denizi emrinize amade kıldı. Gemilerin, (suyu) yararak onda seyrettiğini görürsün. (Bunlar) Allah’ın ihsan ve lütfunu arayıp şükredesiniz diyedir.

108

Nahl

Ayet: 15Sayfa: 268

Ayete Git

Sizi sarsmasın diye yeryüzüne (dağlardan) kazıklar, yolunuzu bulasınız diye de nehirler ve yollar yerleştirdi.

109

Nahl

Ayet: 16Sayfa: 268

Ayete Git

(Yolunuzu bulmanız için başkaca) alametler (de yerleştirdi). Onlar yıldızlarla da yollarını bulurlar.

110

Nahl

Ayet: 17Sayfa: 268

Ayete Git

Hiç yaratan, yaratmayan gibi olur mu? Öğüt almaz mısınız?

111

Nahl

Ayet: 18Sayfa: 268

Ayete Git

Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız onu kuşatıp kapsayamazsınız. Şüphesiz ki Allah, (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.

112

Nahl

Ayet: 19Sayfa: 268

Ayete Git

Allah gizlediklerinizi de açığa vurup ilan ettiklerinizi de bilir.

113

Nahl

Ayet: 20Sayfa: 268

Ayete Git

Allah’ın dışında dua ettikleri, hiçbir şey yaratamazlar. Onlar kendileri yaratılmışlardır.

114

Nahl

Ayet: 21Sayfa: 268

Ayete Git

(Onlar) ölüdür, diri değil. Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.

115

Nahl

Ayet: 22Sayfa: 268

Ayete Git

Sizin ilahınız tek bir ilahtır. Ahirete inanmayanların kalpleri inkârcıdır ve onlar büyüklenmektelerdir.

116

Nahl

Ayet: 40Sayfa: 270

Ayete Git

Bir şeyin olmasını dilediğimizde ona ancak, “Ol!” deriz, o da hemen oluverir.

117

Nahl

Ayet: 61Sayfa: 272

Ayete Git

Şayet Allah, insanları yaptıkları zulümlerle yargılasa yeryüzünde tek bir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirlenmiş bir süreye erteler. Ecelleri geldiğinde ne bir saat/bir ân onun gerisinde kalır ne de önüne geçebilirler.

118

Nahl

Ayet: 66Sayfa: 273

Ayete Git

Sizin için hayvanlarda da ibret vardır. Size onların karınlarındaki dışkı ile kan arasından arı duru ve içenlerin boğazından kolayca geçen bir süt içiriyoruz.

119

Nahl

Ayet: 67Sayfa: 273

Ayete Git

Hurma ve üzüm (ağaçlarının) meyvelerinden içki çıkarır ve güzel bir rızık elde edersiniz. Akleden bir topluluk için bunda ayet vardır.

120

Nahl

Ayet: 68Sayfa: 273

Ayete Git

Rabbin bal arısına şöyle vahyetti: “Dağlardan, ağaçlardan ve onların yaptıkları bal kovanlarından kendin için evler edin.”

121

Nahl

Ayet: 69Sayfa: 273

Ayete Git

“Sonra tüm meyvelerden ye ve Rabbinin senin için kolaylaştırdığı yollarda seyret.” Karınlarından çeşitli renklerde içecek/bal çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz ki bunda, düşünen bir topluluk için ayet vardır.

122

Nahl

Ayet: 74Sayfa: 274

Ayete Git

(Allah’ı başka varlıklara, başka varlıkları da Allah’a benzeterek) Allah hakkında örnekler/misaller vermeyin. (Allah hakkında verilecek örneği yalnızca) Allah bilir, siz bilmezsiniz.

123

Nahl

Ayet: 77Sayfa: 274

Ayete Git

Göklerin ve yerin gayb (bilgisi) Allah’a aittir. Kıyametin durumuysa ancak bir göz açıp kapama (süresince) veya daha yakındır (daha hızlıdır). Şüphesiz ki Allah, her şeye kadîrdir.

124

Nahl

Ayet: 78Sayfa: 274

Ayete Git

Allah, sizi annelerinizin karnından hiçbir şey bilmez hâlde çıkardı. Şükredesiniz diye de size kulaklar, gözler ve gönüller verdi.

125

Nahl

Ayet: 79Sayfa: 274

Ayete Git

Gök boşluğunda (Allah’ın emirlerine) boyun eğmiş kuşları görmüyorlar mı? Onları (o boşlukta öylece asılı olarak) Allah’tan başkası tutmuyor. Şüphesiz ki bunda, inanan bir topluluk için ayetler vardır.

126

Nahl

Ayet: 80Sayfa: 275

Ayete Git

Allah size evlerinizi (içinde güvenle oturacağınız, mahreminizi koruduğunuz) meskenler kıldı. Hayvan derilerinden hem göç zamanı hem de yerleşik hayat döneminde (rahatlıkla taşıyabileceğiniz çadırdan) hafif evler, (hayvanların) yünlerinden, tüylerinden ve kıllarından belli bir zamana kadar (giyilecek, serilecek, süslenecek) eşyalar ve (alışverişte kullanacağınız) metâ kıldı.

127

Nahl

Ayet: 81Sayfa: 275

Ayete Git

Allah, yarattığı şeylerde sizin için gölgeler yaptı. Dağlarda (sizi koruyacak ve sığınabileceğiniz) siper ve barınaklar yarattı. Sizi sıcağa karşı koruyacak giysiler ve savaşta sizi muhafaza edecek giysiler (zırh) verdi. (Allah’a tevhid ve itaatle) teslim olmanız için, üzerinizdeki nimetini işte böyle tamamladı.

128

İsrâ

Ayet: 25Sayfa: 283

Ayete Git

Rabbiniz nefislerinizde olanı en iyi bilendir. Şayet salih kimseler olursanız hiç şüphesiz ki (Allah), O’na çokça yönelenleri bağışlayandır.

129

İsrâ

Ayet: 67Sayfa: 288

Ayete Git

Size denizde bir sıkıntı dokunduğunda, O’nun dışında dua ettikleriniz kaybolup gider, bir tek O’na yalvarırsınız. Sizi kurtarıp karaya çıkardığında da yüz çevirirsiniz. İnsan pek nankördür.

130

İsrâ

Ayet: 68Sayfa: 288

Ayete Git

(İyi de) kara tarafında sizi yerin dibine geçirmesinden ya da tozu toprağa katan bir fırtına göndermesinden emin mi oldunuz? Sonra da kendinize bir vekil bulamazsınız.

131

İsrâ

Ayet: 69Sayfa: 288

Ayete Git

Ya da sizi bir başka sefer tekrar denize döndürüp, nankörlüğünüze karşılık her şeyi yerle bir eden bir rüzgâr göndererek sizi suda boğmasından emin mi oldunuz? Sonra bizden intikamınızı alacak kimseyi de bulamazsınız!

132

İsrâ

Ayet: 99Sayfa: 291

Ayete Git

Gökleri ve yeri yaratan Allah’ın, onlar gibisini yaratmaya kâdir olduğunu görmüyorlar mı? Onlar için kendisinde şüphe olmayan eceller kıldı. Zalimler ise (düşünmek ve anlamak yerine) kâfirlikte direttiler.

133

Kehf

Ayet: 45Sayfa: 297

Ayete Git

Onlara dünya hayatının örneğini ver: (O,) gökten indirdiğimiz bir su gibidir. (Toprakla buluşunca) yerin bitkisiyle karışmıştır. (Sonra da bir zamanlar göz alan güzellikteki yeşil bitkiler) rüzgârın savurduğu kurumuş ota döndü. Şüphesiz ki Allah, her şeyin üzerinde muktedirdir/iktidar sahibidir.

134

Kehf

Ayet: 109Sayfa: 303

Ayete Git

De ki: “Şayet denizler Rabbimin kelimelerini (yazmak için) mürekkep olsa ve bir o kadar daha yardım için getirmiş olsak, (yine de) Rabbimin kelimeleri bitmeden deniz tükenirdi.”

135

Meryem

Ayet: 9Sayfa: 304

Ayete Git

(Melek demişti ki:) “İşte böyle!” Rabbin buyurdu ki: “O, benim için çok kolaydır. Hem bundan önce, sen hiçbir şey değilken seni yaratmıştım. (Unuttun mu?)”

136

Meryem

Ayet: 20Sayfa: 305

Ayete Git

Demişti ki: “Bana insan (eli) değmemişken ve ben de kötü yolda olan bir kadın değilken, (aklım almıyor) bir çocuğum nasıl olacak ki?”

137

Meryem

Ayet: 21Sayfa: 305

Ayete Git

(Cibrîl:) “İşte böyle!” demişti. “Rabbin: ‘Bu, benim için kolaydır.’ dedi.” (Bu çocuk) insanlara bir ayet ve bizden bir rahmet olması içindir. Ve iş karara bağlanmış, bitmişti.

138

Meryem

Ayet: 65Sayfa: 309

Ayete Git

Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. O’na ibadet/kulluk yap ve ibadetinde sabırlı ol. O’nun adıyla anılan/O’na denk birini bilir misin?

139

Tâhâ

Ayet: 6Sayfa: 311

Ayete Git

Göklerde, yerde, ikisi arasında ve nemli toprak altında olan her şey O’na aittir.

140

Tâhâ

Ayet: 7Sayfa: 311

Ayete Git

Sözü açıktan söylesen de (söylemesen de fark yoktur). O, sır olanı (içinden geçeni) ve ondan daha kapalı olanı (henüz içinden dahi geçmemiş olanı) bilir.

141

Tâhâ

Ayet: 8Sayfa: 311

Ayete Git

Allah… O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. En güzel isimler O’na aittir.

142

Tâhâ

Ayet: 50Sayfa: 313

Ayete Git

“Rabbimiz, her şeye hilkatini (cinsine en uygun olanı) veren ve sonra da yol gösterendir.” demişti.

143

Tâhâ

Ayet: 51Sayfa: 313

Ayete Git

(Firavun) demişti ki: “Geçmişte olanlar ne olacak o hâlde?”

144

Tâhâ

Ayet: 52Sayfa: 314

Ayete Git

Demişti ki: “Onların bilgisi, Rabbimin yanında bir Kitap’tadır. Rabbim, şaşırmaz da unutmaz da.”

145

Tâhâ

Ayet: 53Sayfa: 314

Ayete Git

(O Rabb ki) yeryüzünü sizin için (üzerinde yaşayıp istikrar bulduğunuz) bir döşek yapan, sizin için orada yollar açan ve gökyüzünden su indirendir. O (su) sayesinde çeşitli bitkilerden çift çift çıkarmışızdır.

146

Tâhâ

Ayet: 54Sayfa: 314

Ayete Git

Yiyin ve hayvanlarınızı otlatın (diye)… Şüphesiz ki bunda, akıl sahipleri için (ibret alınacak) ayetler vardır.

147

Tâhâ

Ayet: 55Sayfa: 314

Ayete Git

Sizi ondan (topraktan) yarattık, ona geri çeviririz, bir kere daha sizi ondan çıkarırız/diriltiriz.

148

Enbiyâ

Ayet: 30Sayfa: 323

Ayete Git

O kâfirler, göklerin ve yerin bitişik olduğunu, bizim onları birbirinden ayırdığımızı ve her canlıyı sudan yarattığımızı görmediler mi? İman etmezler mi?

149

Enbiyâ

Ayet: 31Sayfa: 323

Ayete Git

Yer onları sarsmasın diye (dağlardan) kazıklar çaktık. Yollarını şaşırmamaları için de, (o dağlar arasında) geniş yollar kıldık.

150

Enbiyâ

Ayet: 32Sayfa: 323

Ayete Git

Gökyüzünü (üzerlerine düşmesin diye) korunmuş bir tavan yaptık. Onlar, O’nun ayetlerinden yüz çevirmişlerdir.

151

Enbiyâ

Ayet: 33Sayfa: 323

Ayete Git

Geceyi, gündüzü, Güneş’i ve Ay’ı yaratan O’dur. Her biri (belirlenmiş) bir yörüngede akıp gitmektedir.

152

Hac

Ayet: 5Sayfa: 331

Ayete Git

Ey insanlar! Şayet (öldükten sonra) dirilmeden yana şüphe içindeyseniz, şüphesiz ki sizi topraktan yarattık. Sonra bir damla meniden, sonra donmuş kan pıhtısından (embriyo) sonra da yaratılışı tamamlanmış, tamamlanmamış bir parça etten… (bunları yapanın yeniden diriltmeye kâdir olduğunu) sizlere açıklamak için. Dilediğimizi belirli bir süreye kadar rahimlerde tutuyoruz. Sonra sizleri birer bebek olarak çıkarıyoruz, sonra da yetişkinlik çağına ulaşmanız için (size ömür veriyoruz). Sizden kimi ölüyor, kimi de ömrün en kötü çağına döndürülüyor ki bildikten sonra hiçbir şey bilemesin. Sen yeryüzünü kurumuş/hareketsizleşmiş görürsün. Üzerine su indirdiğimizde (önce) titreşir, (sonra) kabarır ve her göz alıcı çiftten bitkiler bitirir.

153

Hac

Ayet: 6Sayfa: 332

Ayete Git

Allah (bunları yaptı) çünkü O, (hak ve hakikatin kaynağı olan) El-Hak, ölüleri dirilten ve her şeye kadîr olandır.

154

Hac

Ayet: 61Sayfa: 338

Ayete Git

Böyle işte… Doğrusu Allah, geceyi gündüze, gündüzü de geceye katar. Şüphesiz ki Allah, (işiten ve dualara icabet eden) Semî’ ve (her şeyi gören) Basîr’dir.

155

Hac

Ayet: 62Sayfa: 338

Ayete Git

Böyle işte… Allah, (hak ve hakikatin kaynağı) El-Hak olanın ta kendisidir. O’nun dışında dua ettikleri batılın ta kendisidir. Kuşkusuz ki Allah, (zatı ve sıfatları en yüce olan) El-Aliy, (en büyük olan) El-Kebîr’dir.

156

Hac

Ayet: 63Sayfa: 338

Ayete Git

Görmedin mi? Allah, gökten su indirdi. Yeryüzü yemyeşil oluverdi. Şüphesiz ki Allah, (lütuf ve ihsan sahibi, en küçük şeylere ilmiyle nüfuz edip haberdar olan) Latîf ve (her şeyden haberdar olan) Habîr’dir.

157

Hac

Ayet: 64Sayfa: 338

Ayete Git

Göklerde ve yerde ne varsa O’na aittir. Ve şüphesiz ki Allah, (kimseye muhtaç olmayan, her şeyin kendisine muhtaç olduğu) El-Ğaniy ve (her daim övgüyü hak eden ve varlık tarafından övülen) El-Hamîd olanın ta kendisidir.

158

Hac

Ayet: 65Sayfa: 339

Ayete Git

Görmedin mi? Allah, yeryüzünde olan her şeyi emrinize amade kıldı. Gemiler denizde O’nun emriyle yüzer, izni olmadıkça gökyüzünün yere düşmesine engel olur. Muhakkak ki Allah, insanlara karşı (şefkatli olan) Raûf ve (merhametli olan) Rahîm’dir.

159

Hac

Ayet: 66Sayfa: 339

Ayete Git

Sizi (yoktan var ederek) dirilten, sonra öldürecek olan (sonra Kıyamet Günü’nde) tekrar diriltecek olan O’dur. Şüphesiz ki insan, pek nankördür.

160

Hac

Ayet: 70Sayfa: 339

Ayete Git

Bilmez misin ki Allah, gökte ve yerde olanların tamamını bilir. Şüphesiz ki bunlar, bir Kitap’tadır. Şüphesiz ki bu, Allah’a kolaydır.

161

Hac

Ayet: 74Sayfa: 340

Ayete Git

Allah’a gerektiği gibi/şanına yakışır şekilde saygı göstermediler. (Allah’ın kudret ve yüceliğini gereği gibi anlayıp kavrayamadılar.) Şüphesiz ki Allah, (güç ve kuvvet sahibi olan) Kaviy ve (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) Azîz’dir.

162

Hac

Ayet: 75Sayfa: 340

Ayete Git

Allah, meleklerden ve insanlardan dilediğini elçi olarak seçer. Şüphesiz ki Allah, (işiten ve dualara icabet eden) Semî’ ve (her şeyi gören) Basîr’dir.

163

Hac

Ayet: 76Sayfa: 340

Ayete Git

Onların önlerinde ve arkalarında olanı bilir. İşler Allah’a döndürülür.

164

Mu'minûn

Ayet: 95Sayfa: 347

Ayete Git

Şüphesiz ki onları tehdit ettiğimiz şeyi sana göstermeye kâdiriz.

165

Nûr

Ayet: 35Sayfa: 353

Ayete Git

Allah, göklerin ve yerin nurudur. O’nun nurunun misali, içinde kandil bulunan bir oyu(ktan yayılan ışı)ğa benzer. Kandil de bir camın içindedir. Cam, inciyi andıran bir yıldız gibidir. Doğuya da batıya da ait olmayan, mübarek bir zeytin ağacından yakılır. Onun yağı, neredeyse ateş ona dokunup (tutuşturmasa dahi) ışık verir. Nur üstüne nurdur. Allah, dilediğini nuruna hidayet eder. Allah, insanlara misaller verir. Allah, her şeyi bilir.

166

Nûr

Ayet: 41Sayfa: 354

Ayete Git

Göklerde ve yerde olanların tamamı(nın) ve (ayrıca) bölük bölük uçan kuşların Allah’ı tesbih ettiklerini görmedin mi? Onlardan her biri, (nasıl) namaz kılıp tesbih edeceğini bilir. Allah, onların yaptıklarını bilendir.

167

Nûr

Ayet: 42Sayfa: 354

Ayete Git

Göklerin ve yerin hâkimiyeti/egemenliği Allah’a aittir ve dönüş yalnızca Allah’adır.

168

Nûr

Ayet: 43Sayfa: 354

Ayete Git

Allah’ın bulutlar sevk ettiğini, sonra onları bir araya topladığını, sonra da üst üste yığdığını görmedin mi? Nihayet görürsün ki yağmur o (bulutların) arasından çıkar. Gökten içinde dolu bulunan dağ gibi bulutlar indirir. Onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden çevirir. Neredeyse onun şimşeğinin parıltılı ışığı gözleri kamaştırıp alıverecek.

169

Nûr

Ayet: 44Sayfa: 355

Ayete Git

Allah, geceyle gündüzü döndürür. Şüphesiz ki bunda, basiret sahipleri için ibret vardır.

170

Nûr

Ayet: 45Sayfa: 355

Ayete Git

Allah, her canlıyı sudan yarattı. Onlardan kimi karnı üzerinde yürür/sürünür, kimi iki ayağı üzerinde yürür, kimi de dört (ayağı) üzerinde yürür. Allah dilediğini yaratır. Şüphesiz ki Allah, her şeye kadîrdir.

171

Nûr

Ayet: 46Sayfa: 355

Ayete Git

Andolsun ki biz, açıklayıcı/apaçık ayetler indirdik. Allah, dilediğini dosdoğru yola iletir.

172

Nûr

Ayet: 53Sayfa: 355

Ayete Git

Şayet (savaşa) çıkmalarını emretsen kesinlikle çıkacaklarına dair, var güçleriyle yemin ettiler. De ki: “Yemin etmeyin, maruf üzere itaat (edin). Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.”

173

Furkân

Ayet: 45Sayfa: 363

Ayete Git

Görmedin mi Rabbin gölgeyi nasıl da uzattı? Şayet dileseydi onu hareketsiz kılardı. Sonra Güneş’i ona delil kıldık.

174

Furkân

Ayet: 46Sayfa: 363

Ayete Git

Sonra o (gölgeyi) ağır ağır kendimize çektik.

175

Furkân

Ayet: 47Sayfa: 363

Ayete Git

Sizin için geceyi bir elbise, uykuyu dinlenme, gündüzü de (rızkınızı aradığınız) bir başlangıç ve yayılma (vakti) kılan O’dur.

176

Furkân

Ayet: 48Sayfa: 363

Ayete Git

Rahmetinin/Yağmurun öncesinde rüzgârları bir müjde olarak gönderen O’dur. Ve gökten tertemiz bir su indirdik.

177

Furkân

Ayet: 49Sayfa: 363

Ayete Git

(Yağmuru indirdik ki) ölü beldeyi onunla diriltelim, yarattığımız hayvanların ve insanların birçoğunu onunla sulayalım.

178

Furkân

Ayet: 50Sayfa: 363

Ayete Git

Andolsun ki (o yağmuru), öğüt almaları için onların arasında çevirdik durduk. Ancak insanların çoğu (anlamak ya da inanmak yerine) küfürde direttiler.

179

Furkân

Ayet: 51Sayfa: 363

Ayete Git

Şayet dileseydik, her beldeye bir uyarıcı gönderirdik. (Ancak, tüm insanlığa seni gönderdik.)

180

Furkân

Ayet: 52Sayfa: 363

Ayete Git

Kâfirlere itaat etme! Ve o (Kur’ân’la) onlara karşı büyük bir cihad ver.

181

Furkân

Ayet: 53Sayfa: 363

Ayete Git

İki denizi salıveren (birbirlerine karışmadan akmalarını sağlayan) O’dur. Bu, tatlı mı tatlı, bu da oldukça tuzlu ve acıdır. O ikisi arasında bir engel ve net bir sınır koymuştur.

182

Furkân

Ayet: 54Sayfa: 363

Ayete Git

İnsanı sudan yaratan ve ona nesep/soy ve sıhriyet/nikâh yolu (ile akrabalık bağları) veren O’dur. Senin Rabbin her şeye güç yetirendir.

183

Furkân

Ayet: 59Sayfa: 364

Ayete Git

(O Allah) ki gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yaratan, sonra arşa istiva edendir. (O,) Rahmân’dır. O’nu bilene sor.

184

Furkân

Ayet: 61Sayfa: 364

Ayete Git

Gökte burçlar yaratan, orada bir kandil ve ışık saçan bir Ay yaratan (Allah) ne yüce, ne mübarektir.

185

Furkân

Ayet: 62Sayfa: 364

Ayete Git

Dileyenin öğüt alması ya da şükretmesi için geceyi ve gündüzü birbiri ardınca kılan O’dur.

186

Şuarâ

Ayet: 7Sayfa: 366

Ayete Git

Yeryüzüne hiç bakmadılar mı? Biz orada her güzel bitkiden çift çift yaratmışızdır.

187

Şuarâ

Ayet: 8Sayfa: 366

Ayete Git

Şüphesiz ki bunda, (Allah’ın kudret ve azametine delalet eden) bir ayet vardır. (Ancak) onların çoğu mümin değildir (ve bu ayetleri görmezler/anlamazlar).

188

Neml

Ayet: 59Sayfa: 381

Ayete Git

De ki: “Allah’a hamd, seçkin kullarına selam olsun.” Allah mı daha hayırlıdır, yoksa (Allah’a) ortak koştukları mı?

189

Neml

Ayet: 60Sayfa: 381

Ayete Git

(Onlar mı daha hayırlıdır yoksa) gökleri ve yeri yaratan, sizin için gökten su indiren (Allah mı)? Ki o suyla, sizler için göz alıcı güzellikte bahçeler bitirdik. Siz, onun tek bir ağacını dahi bitiremezdiniz! Allah’la beraber başka bir ilah mı?! (Hayır, Allah’tan başka ilah yok!) İşin aslı onlar, (başka varlıkları Allah’a denk tutup) sapan bir topluluktur.

190

Neml

Ayet: 61Sayfa: 381

Ayete Git

(Onlar mı daha hayırlıdır yoksa) yeryüzünü yerleşke/yaşama alanı kılan, onun arasında ırmaklar yaratan, o (sarsılmasın diye dağlardan) kazıklar çakan, iki denizin arasına (birbirlerine karışmasınlar diye) engel koyan (Allah mı)? Allah’la beraber başka ilah mı?! (Hayır, Allah’tan başka ilah yok!) İşin aslı onların çoğu bilmiyorlar.

191

Neml

Ayet: 62Sayfa: 381

Ayete Git

(Onlar mı daha hayırlıdır yoksa) dua ettiğinde darda kalmışın duasına icabet eden, kötülüğü gideren ve sizleri yeryüzünün halifeleri kılan (Allah mı)? Allah’la beraber başka ilah mı?! Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz.

192

Neml

Ayet: 63Sayfa: 381

Ayete Git

(Onlar mı daha hayırlıdır yoksa) karanın ve denizin karanlıklarında size yol gösteren, rahmeti (olan yağmurdan önce) müjdeci olarak rüzgârları gönderen (Allah mı)? Allah’la beraber başka ilah mı?! Allah, onların şirk koştuklarından yücedir.

193

Neml

Ayet: 64Sayfa: 382

Ayete Git

(Onlar mı daha hayırlıdır yoksa) yaratmayı ilkin başlatan sonra (dirilterek) onu tekrarlayacak olan, sizleri gökten ve yerden rızıklandıran (Allah mı)? Allah’la beraber başka ilah mı?! De ki: “Eğer doğru söylüyorsanız (içinde hiçbir şüphe olmayan kesin) kanıtınızı getirin.”

194

Neml

Ayet: 65Sayfa: 382

Ayete Git

De ki: “Göklerde ve yerde Allah’tan başkası gaybı bilmez.” Onlar, ne zaman diriltileceklerinin farkında değillerdir.

195

Kasas

Ayet: 71Sayfa: 393

Ayete Git

De ki: “Görüşünüz nedir? (Söylesenize!) Allah Kıyamet Günü’ne kadar, geceyi üzerinize sürekli kılsa Allah’tan başka hangi ilah size aydınlık getirebilir? Dinlemez misiniz?”

196

Kasas

Ayet: 72Sayfa: 393

Ayete Git

De ki: “Görüşünüz nedir? (Söylesenize!) Allah, Kıyamet Günü’ne kadar, gündüzü üzerinize sürekli kılsa Allah’tan başka hangi ilah içinde dinleneceğiniz geceyi size getirebilir? Görmez misiniz?”

197

Kasas

Ayet: 73Sayfa: 393

Ayete Git

İçinde dinlenesiniz ve Allah’ın lütfundan arayasınız diye, sizin için geceyi ve gündüzü yaratması O’nun rahmetindendir. Umulur ki şükredersiniz.

198

Ankebût

Ayet: 19Sayfa: 397

Ayete Git

Allah’ın yaratmaya nasıl başlayıp sonra da (dirilterek) onu tekrar ettiğini görmediler mi? Şüphesiz ki bu, Allah’a göre kolaydır.

199

Ankebût

Ayet: 20Sayfa: 397

Ayete Git

De ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın da (Allah’ın) yaratmaya nasıl başladığına bir bakın. Sonra Allah, ahiret hayatını yaratıp var edecektir. Şüphesiz ki Allah, her şeye kadîrdir.”

200

Ankebût

Ayet: 21Sayfa: 397

Ayete Git

(O) dilediğine azap eder, dilediğine merhamet eder. O’na çevrileceksiniz.

201

Ankebût

Ayet: 22Sayfa: 397

Ayete Git

Siz, yerde ve gökte (Allah’ın vaadini yerine getirmesine engel olup) O’nu aciz bırakacak değilsiniz. Sizin Allah’ın dışında ne bir dostunuz ne de bir yardımcınız vardır.

202

Ankebût

Ayet: 52Sayfa: 401

Ayete Git

De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Göklerde ve yerde olanların tamamını bilir. Batıla inanıp Allah’a kâfir olanlar, işte bunlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.”

203

Rûm

Ayet: 19Sayfa: 405

Ayete Git

Diriyi ölüden, ölüyü diriden çıkarır. Ölümünden sonra yeryüzüne hayat verir. Siz de işte böyle (kabirlerinizden) çıkarılırsınız.

204

Rûm

Ayet: 20Sayfa: 405

Ayete Git

Sizi topraktan yaratması, sonra da sizlerin (üreyip çoğalarak) insan olarak yayılmanız O’nun (kudret ve azametine delil olan) ayetlerindendir.

205

Rûm

Ayet: 21Sayfa: 405

Ayete Git

Kendilerinde sükûnet bulup (huzura kavuşasınız) diye sizin için nefislerinizden eşler yaratması, aranızda sevgi ve merhamet kılması da O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz ki bunda, düşünen bir topluluk için ayetler vardır.

206

Rûm

Ayet: 22Sayfa: 405

Ayete Git

Göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz ki bunda, âlimler için ayetler vardır.

207

Rûm

Ayet: 23Sayfa: 405

Ayete Git

Gece ve gündüz uyumanız, O’nun lütuf ve ihsanından (rızkınızı) aramanız da O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz ki bunda, işiten bir topluluk için ayetler vardır.

208

Rûm

Ayet: 24Sayfa: 405

Ayete Git

Size korku ve ümide sebep olan şimşeği göstermesi, gökten su indirip onunla ölümünden sonra yeryüzüne hayat vermesi de O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz ki bunda, akleden bir topluluk için ayetler vardır.

209

Rûm

Ayet: 25Sayfa: 406

Ayete Git

Göğün ve yerin O’nun emriyle ayakta durması da O’nun ayetlerindendir. Sonra sizi, yerden (Sûr’a üfleyerek) tek çağırışla çağırdığı zaman, hemen (kabirlerinizden) çıkarsınız.

210

Rûm

Ayet: 26Sayfa: 406

Ayete Git

Göklerde ve yerde olanların tamamı O’na aittir. Hepsi O’na boyun eğmiş, teslim olmuşlardır.

211

Rûm

Ayet: 27Sayfa: 406

Ayete Git

İlk defa yaratan, sonra da (dirilterek) onu tekrar edecek olan O’dur. O (yeniden diriltmek, ilk defa yaratmaktan) daha kolaydır. Göklerde ve yerde en yüce sıfat O’na aittir. O, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) El-Hakîm’dir.

212

Rûm

Ayet: 28Sayfa: 406

Ayete Git

(Tevhid ve şirki anlamanız için) size, kendi nefislerinizden bir örnek verdi: Köleleriniz arasında size verdiğimiz rızka ortak olan, kendinizden korktuğunuz gibi onlardan korktuğunuz, sizinle eşit olanlar var mıdır? Akleden bir toplum için ayetleri işte böyle açıklarız..

213

Rûm

Ayet: 46Sayfa: 408

Ayete Git

Size rahmetinden tattırması, gemilerin O’nun emriyle akıp gitmesi, O’nun lütuf ve ihsanını aramanız için rüzgârları müjdeciler olarak göndermesi O’nun ayetlerindendir. Umulur ki şükredersiniz.

214

Rûm

Ayet: 48Sayfa: 408

Ayete Git

Allah, rüzgârları gönderir, (rüzgâr) bulutları harekete geçirir ve (Allah) bulutları gökyüzünde dilediği gibi yayar ve onu parça parça kılar. (Sonunda) yağmurun (bulutlar) arasından çıkıp yağdığını görürsün. O, (yağmuru) kullarından dilediğine isabet ettirdiğinde hemen sevinirler.

215

Rûm

Ayet: 50Sayfa: 408

Ayete Git

Allah’ın rahmetinin eserlerine bak! Nasıl da ölümünden sonra yeryüzüne hayat vermektedir? Şüphesiz ki bu (Allah), ölüleri de diriltecektir. O, her şeye kadîrdir.

216

Rûm

Ayet: 54Sayfa: 409

Ayete Git

Sizi zayıflıktan yaratan, zayıflıktan sonra size kuvvet veren, sonra kuvvetin ardından size zayıflık ve yaşlılık veren Allah’tır. Dilediğini yaratır. O, (her şeyi bilen) El-Alîm ve (her şeye güç yetiren, mutlak kudret sahibi olan) El-Kadîr’dir.

217

Lokmân

Ayet: 10Sayfa: 410

Ayete Git

Gökleri direksiz yaratmıştır. Siz onu görmektesiniz. Yeryüzü sizi sarsmasın diye (oraya dağlardan) kazıklar çakmış ve orada her canlıdan yaymıştır. Biz, gökten su indirmiş ve orada her güzel bitkiden çifter çifter yaratmışızdır.

218

Lokmân

Ayet: 16Sayfa: 411

Ayete Git

“Canım oğlum! (Yaptığın şey) hardal tanesi ağırlığınca olsa; bir kayanın içinde, göklerde ya da yerin (derinliklerinde) olsa bile Allah (Kıyamet Günü) onu getirir. Çünkü Allah (lütuf ve ihsan sahibi, en küçük şeylere ilmiyle nüfuz edip haberdar olan) Latîf ve (her şeyden haberdar olan) Habîr’dir.”

219

Lokmân

Ayet: 25Sayfa: 412

Ayete Git

Şayet onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye soracak olsan elbette, “Allah!” diyecekler. De ki: “Allah’a hamdolsun.” Bilakis, onların çoğu bilmiyorlar.

220

Lokmân

Ayet: 26Sayfa: 412

Ayete Git

Göklerde ve yerde olanların tamamı Allah’a aittir. Şüphesiz ki Allah, (evet) O, (kimseye muhtaç olmayan, her şeyin kendisine muhtaç olduğu) El-Ğaniy ve (her daim övgüyü hak eden ve varlık tarafından övülen) El-Hamîd’dir.

221

Lokmân

Ayet: 27Sayfa: 412

Ayete Git

Şayet yeryüzündeki ağaçlar kalem, denizler de (mürekkep olsa) ve yedi deniz de (mürekkep olup) eklense (Allah’ın kelimelerini/ilmini yazmaya kalksalar) yine de Allah’ın kelimeleri/ilmi bitmez. Şüphesiz ki Allah, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) Azîz ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm’dir.

222

Lokmân

Ayet: 28Sayfa: 412

Ayete Git

Sizin yaratılmanız ve diriltilmeniz, ancak bir tek nefs(i yaratmak) gibidir. Şüphesiz ki Allah, (işiten ve dualara icabet eden) Semî’ ve (her şeyi gören) Basîr’dir.

223

Lokmân

Ayet: 29Sayfa: 413

Ayete Git

Görmedin mi? Allah geceyi gündüze, gündüzü de geceye katar. Güneş’i ve Ay’ı emre amade kılmış, her biri belirlenmiş bir süreye doğru akıp gitmektedir. Şüphesiz ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

224

Lokmân

Ayet: 30Sayfa: 413

Ayete Git

Böyle işte… Allah, El-Hak olanın ta kendisidir. O’nun dışında dua ettikleri batılın ta kendisidir. Kuşkusuz ki Allah, (zatı ve sıfatları en yüce olan) El-Aliy ve (en büyük olan) El-Kebîr’dir.

225

Lokmân

Ayet: 31Sayfa: 413

Ayete Git

Görmedin mi? Gemiler Allah’ın bir nimeti olarak denizlerde akıp gidiyor. (Böylece Allah, kudret ve azametine delalet eden) ayetlerinden bazısını size gösteriyor. Şüphesiz ki bunda, çokça sabreden ve çokça şükreden herkes için ayetler vardır.

226

Lokmân

Ayet: 34Sayfa: 413

Ayete Git

Şüphesiz ki kıyametin (ne zaman kopacağı) bilgisi Allah’ın katındadır. (O) yağmuru indirir, rahimlerde olanı bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse hangi yerde öleceğini bilemez. Şüphesiz ki Allah, (her şeyi bilen) Alîm ve (her şeyden haberdar olan) Habîr’dir.

227

Secde

Ayet: 4Sayfa: 414

Ayete Git

Allah, gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yarattı, sonra da arşa istiva etti. Sizin, O’nun dışında bir veliniz ve şefaatçiniz yoktur. Öğüt almaz mısınız?

228

Secde

Ayet: 27Sayfa: 416

Ayete Git

Görmediler mi? Biz suyu çorak toprağa sevk ederiz de onunla hayvanlarının ve kendilerinin yediği ekinler çıkarırız. Görmüyorlar mı?

229

Sebe'

Ayet: 9Sayfa: 428

Ayete Git

Önlerindeki ve arkalarındaki göğü ve yeri görmediler mi? Şayet dilesek, onları yerin dibine geçirir ya da göğü üzerlerine parçalar hâlinde düşürürüz. Şüphesiz ki bunda, (Allah’a çokça) yönelen her kul için (ibret alınacak) bir ayet vardır.

230

Sebe'

Ayet: 15Sayfa: 429

Ayete Git

Andolsun ki Sebe (halkının) yerleşim yerinde, sizin için (ibret alınacak) bir ayet vardır. (Yerleşim yerleri) sağdan ve soldan iki bahçeliydi. Rabbinizin rızkından yiyin ve O’na şükredin. Güzel bir şehir ve Ğafûr bir Rabb…

231

Sebe'

Ayet: 16Sayfa: 429

Ayete Git

(Şükretmeyip) yüz çevirdiler. (Nankörlüklerine karşılık) üzerlerine “Arim selini” gönderdik. Ve onların (dillere destan) bahçelerini, yemişleri acı ılgın ağacı ve az bir şey de sidir ağaçlarının olduğu iki (kötü) bahçeye çevirdik.

232

Sebe'

Ayet: 17Sayfa: 429

Ayete Git

Nankörlükleri nedeniyle onları böyle cezalandırdık işte. Biz, nankörlük edenden başkasını cezalandırmayız.

233

Sebe'

Ayet: 18Sayfa: 429

Ayete Git

Onların (beldesiyle) bereketli kıldığımız topraklar arasında görünür beldeler var ettik. (Beldeler arasında güven içinde) yolculuk etmelerini takdir ettik. “Orada geceleri ve gündüzleri emniyet içinde dolaşın.” (dedik.)

234

Sebe'

Ayet: 19Sayfa: 429

Ayete Git

Onlar: “Rabbimiz! Yolculuklarımızın arasını aç.” dediler ve nefislerine zulmetmiş oldular. Onları (insanların akıbetlerini konuştuğu) masal hâline getirdik ve onları paramparça ettik. Şüphesiz ki bunda, çokça sabreden ve çokça şükreden herkes için ayetler vardır.

235

Sebe'

Ayet: 24Sayfa: 430

Ayete Git

De ki: “Göklerden ve yerden sizi rızıklandıran kimdir?” De ki: “Allah’tır! Biz veya sizler ya hidayet üzere ya da apaçık bir sapıklık içerisindeyiz. (Birimiz hidayet üzereyse, öteki mutlaka sapıklık içinde olmalıdır. Ben, Rabbimden bir hidayet üzere olduğuma göre, geriye tek seçenek kalmaktadır.)”

236

Fâtır

Ayet: 1Sayfa: 433

Ayete Git

Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler kılan Allah’adır. O, yaratmada dilediğini arttırır. Şüphesiz ki Allah, her şeye kadîrdir.

237

Fâtır

Ayet: 3Sayfa: 433

Ayete Git

Ey insanlar! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Allah’ın dışında gökten ve yerden sizi rızıklandıran bir yaratıcı mı var? O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. (O hâlde) nasıl da (tevhidden şirke) çevriliyorsunuz?

238

Fâtır

Ayet: 12Sayfa: 435

Ayete Git

İki deniz bir değildir. Bu, tatlı mı tatlı, içimi kolay; şu, tuzlu ve acıdır. Her ikisinden de taze et yer, süs eşyası çıkarır ve giyinirsiniz. Onun lütuf ve ihsanını elde etmeniz için, gemilerin (denizde) akıp gittiğini görürsün. Umulur ki şükredersiniz.

239

Fâtır

Ayet: 14Sayfa: 435

Ayete Git

Onlara dua etseniz, duanızı işitmezler. İşitseler bile, size cevap veremezler. Kıyamet Günü şirkinizi reddederler. (Her şeyden haberdar olan) Habîr gibi kimse sana haber veremez.

240

Fâtır

Ayet: 15Sayfa: 435

Ayete Git

Ey insanlar! Sizler, Allah’a muhtaçsınız. Allah ise (kimseye muhtaç olmayan, her şeyin kendisine muhtaç olduğu) El-Ğaniy ve (her daim övgüyü hak eden ve varlık tarafından övülen) El-Hamîd’in ta kendisidir.

241

Fâtır

Ayet: 41Sayfa: 438

Ayete Git

Şüphesiz ki Allah, zeval bulmasın diye gökleri ve yeri tutmaktadır. Zeval bulacak olsalar, O’ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz ki O, (kulların hak ettikleri cezayı erteleyen) Halîm ve (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr’dur.

242

Fâtır

Ayet: 44Sayfa: 438

Ayete Git

Kendilerinden önce (yaşayanların) akıbetini görmek için yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı? Hem onlar, güç ve kuvvet yönünden (bunlardan) daha çetindiler. Göklerde ve yerde Allah’ı aciz bırakacak hiçbir şey yoktur. Şüphesiz ki O, (her şeyi bilen) Alîm ve (her şeye güç yetiren, mutlak kudret sahibi olan) Kadîr’dir.

243

Yâsîn

Ayet: 12Sayfa: 439

Ayete Git

Şüphesiz ki ölüleri biz diriltiriz. Onların yapıp önden gönderdikleri (amelleri)ni de (geride bıraktıkları) eserlerini de biz yazarız. Biz, her şeyi apaçık bir Kitap’ta kaydetmişizdir.

244

Yâsîn

Ayet: 33Sayfa: 441

Ayete Git

Ölü toprak, onlar için bir ayettir. Ona hayat verdik ve ondan yemekte oldukları taneler çıkarttık.

245

Yâsîn

Ayet: 34Sayfa: 441

Ayete Git

Orada hurma ve üzüm bahçeleri var ettik ve orada kaynak suları fışkırttık.

246

Yâsîn

Ayet: 35Sayfa: 441

Ayete Git

Onun meyvelerinden ve ellerinin emeğinden yesinler diye… Şükretmezler mi?

247

Yâsîn

Ayet: 36Sayfa: 441

Ayete Git

Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice varlıklardan çifter çifter yaratan (Allah), tüm eksikliklerden münezzehtir.

248

Yâsîn

Ayet: 37Sayfa: 441

Ayete Git

Gece de onlar için bir ayettir. Gündüzü onun içinden sıyırır çekeriz. (Bir de bakarsın ki) karanlık içinde kalıvermişler.

249

Yâsîn

Ayet: 38Sayfa: 441

Ayete Git

Güneş, kendisi için belirlenmiş, karar kılacağı yere doğru akmaktadır. Bu (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (her şeyi bilen) El-Alîm (olan Allah’ın) takdiridir.

250

Yâsîn

Ayet: 39Sayfa: 441

Ayete Git

Ay için durup konaklayacağı menziller var ettik. Sonunda kurumuş bir hurma dalı (gibi ince yay) şeklini alır.

251

Yâsîn

Ayet: 40Sayfa: 441

Ayete Git

Ne Güneş’in Ay’a yetişmesi gerekir ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi mümkün olur. Hepsi bir yörüngede yüzmektelerdir.

252

Yâsîn

Ayet: 41Sayfa: 442

Ayete Git

Zürriyetlerini dolu gemide taşımış olmamız da onlar için bir ayettir.

253

Yâsîn

Ayet: 42Sayfa: 442

Ayete Git

Binmeleri için (gemi) benzeri yarattığımız şeyler de (onlar için bir ayettir).

254

Yâsîn

Ayet: 43Sayfa: 442

Ayete Git

Dilesek (gemileri suda yüzdürmez ve) onları boğarız. Ne kimse yardımlarına yetişebilir ne de kurtarılabilirler.

255

Yâsîn

Ayet: 44Sayfa: 442

Ayete Git

Onlara rahmet etmemiz ve (ecelleri olan) belirlenmiş süreye kadar faydalandırmamız başka.

256

Yâsîn

Ayet: 71Sayfa: 444

Ayete Git

Görmediler mi? Kendi ellerimizle yaptığımız (büyük ve küçükbaş) hayvanları, onlar(ın menfaati) için yarattık. Onlar (bu) hayvanlara hükmediyor (faydalarına olacak işlerde kullanıyorlar).

257

Yâsîn

Ayet: 72Sayfa: 444

Ayete Git

(O hayvanları) onlara boyun eğdirdik. Hem binekleri (bu) hayvanlardandır hem de onlardan yerler.

258

Yâsîn

Ayet: 73Sayfa: 444

Ayete Git

Ve onlarda, kendileri için (başka) faydalar ve içecekler vardır. Şükretmezler mi?

259

Yâsîn

Ayet: 79Sayfa: 444

Ayete Git

De ki: “Onu ilk defa var eden diriltecektir. O her türlü yaratmayı bilir.”

260

Yâsîn

Ayet: 80Sayfa: 444

Ayete Git

O (Allah) ki yeşil ağacı size ateş (yakıtı) kılmıştır. Siz de ondan yakıyorsunuz.

261

Yâsîn

Ayet: 81Sayfa: 444

Ayete Git

Gökleri ve yeri yaratan kimse, onların benzerini yaratmaya kâdir olmaz mı? Elbette (kâdirdir). O, (çokça yaratan) El-Hallâk, (her şeyi bilen) El-Alîm’dir.

262

Yâsîn

Ayet: 82Sayfa: 444

Ayete Git

Bir şey dilediğinde, emri ona, “Ol!” demesidir. O da oluverir.

263

Yâsîn

Ayet: 83Sayfa: 444

Ayete Git

Her şeyin otorite ve hükümranlığını elinde bulunduran (Allah), eksikliklerden münezzehtir. O’na döndürüleceksiniz.

264

Zumer

Ayet: 5Sayfa: 457

Ayete Git

Gökleri ve yeri hak ile yarattı. Geceyi gündüze, gündüzü de geceye sarıp dolar. Güneş’i ve Ay’ı emre amade kıldı. Hepsi bir süreye kadar akıp gider. Dikkat edin, O, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) El-Ğaffâr’dır.

265

Zumer

Ayet: 6Sayfa: 458

Ayete Git

Sizi, tek bir nefisten yarattı, sonra ondan eşini var etti. Size, hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizi annelerinizin karnında, üç karanlık içinde, bir yaratılış (evresinden) başka bir yaratılış (evresine) geçirerek yaratmaktadır. İşte bu, sizin Rabbiniz Allah’tır. Hâkimiyet/Egemenlik yalnızca O’na aittir. O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. (Buna rağmen) nasıl da (tevhidden şirke) çevriliyorsunuz!

266

Zumer

Ayet: 21Sayfa: 459

Ayete Git

Allah’ın gökyüzünden su indirip, onu yeryüzünde var olan kaynaklara akıttığını görmedin mi? Sonra da onunla farklı renklerden ekinler çıkarır, sonra o kurur ve sen onu sararmış görürsün. Sonra da onu, kuruyup dökülen çer çöp hâline getirir. Şüphesiz ki bunda (dünya hayatının geçiciliğine dair), akıl sahipleri için bir öğüt vardır.

267

Zumer

Ayet: 62Sayfa: 464

Ayete Git

Allah, her şeyin yaratıcısıdır. Ve O, her şeye vekildir.

268

Zumer

Ayet: 63Sayfa: 464

Ayete Git

Göklerin ve yerin (hazinelerinin) anahtarları O’nundur. Allah’ın ayetlerini inkâr edenler, işte bunlar hüsrana uğrayacak olanlardır.

269

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 60Sayfa: 473

Ayete Git

Rabbiniz buyurdu ki: “Bana dua edin, size icabet edeyim. Hiç kuşkusuz, bana ibadet etmekten büyüklenenler, boyun eğmiş/alçaltılmış olarak cehenneme gireceklerdir.”

270

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 61Sayfa: 473

Ayete Git

Allah ki kendisinde sükûnet bulmanız için geceyi (yarattı ve çalışıp rızkınızı aramanız için de) gündüzü aydınlık kıldı. Gerçek şu ki Allah, insanlar üzerinde lütuf ve ihsan sahibidir, fakat insanların çoğu şükretmezler.

271

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 62Sayfa: 473

Ayete Git

İşte bu sizin Rabbiniz olan, her şeyin yaratıcısı Allah’tır. O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. (Buna rağmen) nasıl oluyor da (tevhidden şirke) çevriliyorsunuz?

272

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 63Sayfa: 473

Ayete Git

Allah’ın ayetlerini inkâr edenler, işte böyle çevrilirler.

273

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 64Sayfa: 473

Ayete Git

Allah ki yeri sizin için (üzerinde yaşanacak) bir yerleşke, gökyüzünü de bir bina/tavan kılandır. Size şekil verdi, şekillerinizi en güzel hâle getirdi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı. İşte bu, sizin Rabbiniz olan Allah’tır. Âlemlerin Rabbi olan Allah ne mübarek, ne yücedir.

274

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 65Sayfa: 473

Ayete Git

O (hayat sahibi ve her canlıya hayat veren) El-Hayy’dır. O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. (O hâlde) dini O’na halis kılarak kendisine dua edin. Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.

275

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 66Sayfa: 473

Ayete Git

De ki: “Rabbimden bana gelen apaçık deliller (sebebiyle), Allah’ın dışında dua ettiğiniz varlıklara ibadet etmekten nehyedildim. Ve âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslim olmakla emrolundum.”

276

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 67Sayfa: 474

Ayete Git

O; sizleri topraktan, sonra bir damla sudan, sonra kan pıhtısından (embriyo) yaratandır. Sonra sizi (anne karnından) bebek olarak çıkarmakta, sonra yetişkinlik çağına erişmeniz, sonra da yaşlanmanız için (size ömür bahşetmektedir). Sizden bazınızın canı daha önce alınır. Belirlenmiş bir zamana erişmeniz ve akletmeniz için (Allah, yaşamı böyle takdir etmiştir).

277

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 68Sayfa: 474

Ayete Git

Dirilten ve öldüren O’dur. Bir işe (olması için) hükmettiğinde, yalnızca ona, “Ol!” der, o da oluverir.

278

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 79Sayfa: 475

Ayete Git

Allah, bir kısmına binmeniz ve bir kısmından yemeniz için hayvanları var edendir.

279

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 80Sayfa: 475

Ayete Git

O (hayvanlarda) sizin için faydalar vardır. İçinizde var olan isteklerinize, onların üzerinde (yolculuk yaparak) ulaşasınız diye onları var ettik. (Ayrıca) hem onların hem de gemilerin üstünde (ulaşmak istediğiniz yerlere) taşınırsınız.

280

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 81Sayfa: 475

Ayete Git

(Allah) size ayetlerini göstermektedir. O’nun hangi ayetini inkâr edeceksiniz ki?

281

Fussilet

Ayet: 9Sayfa: 476

Ayete Git

De ki: “Yoksa sizler, yeryüzünü iki günde yaratan (Allah’a) kâfirlik ediyor ve O’na denkler/ortaklar mı kılıyorsunuz? Bu, âlemlerin Rabbidir.”

282

Fussilet

Ayet: 10Sayfa: 476

Ayete Git

(Yeryüzünün) üzerinde (dağlardan) sabit kazıklar çaktı, orayı bereketlendirdi ve orada rızıklarını arayanlara eşit olarak dört günde (rızıklarını) takdir etti.

283

Fussilet

Ayet: 11Sayfa: 476

Ayete Git

Sonra duman hâlinde olan semaya yöneldi. Ona ve yere: “İsteyerek veya isteksizce gelin.” dedi. (O ikisi:) “İsteyerek geldik.” dediler.

284

Fussilet

Ayet: 12Sayfa: 477

Ayete Git

Onları, iki gün içinde yedi gök olarak yarattı. Her bir gök (tabakasına) emrini vahyetti. Dünya semasını kandillerle süsledik ve (şeytanlara karşı) koruduk. Bu, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (her şeyi bilen) El-Alîm (olan Allah’ın) takdiridir.

285

Fussilet

Ayet: 37Sayfa: 479

Ayete Git

Gece, gündüz, Güneş ve Ay O’nun ayetlerindendir. Güneş’e de secde etmeyin, Ay’a da… Şayet yalnızca O’na ibadet ediyorsanız, onları yaratan Allah’a secde edin.

286

Fussilet

Ayet: 38Sayfa: 479

Ayete Git

Şayet büyüklenir (ve Allah’a secde etmeye yanaşmazlarsa), Rabbinin yanında olan (melekler), gece gündüz O’nu tesbih eder, usanmazlar.

287

Fussilet

Ayet: 39Sayfa: 480

Ayete Git

O’nun ayetlerinden biri de (şudur:) Yeryüzünü kurumuş/çorak/hareketsiz görürsün. Üzerine su/yağmur indirdiğimizde hareketlenir ve kabarır. Hiç şüphesiz (kurumuş yere) hayat veren, elbette ölüleri de diriltecektir. Çünkü O, her şeye kadîrdir.

288

Fussilet

Ayet: 47Sayfa: 481

Ayete Git

Kıyamet bilgisi Allah’a döndürülür/O’na havale edilir. O’nun bilgisi olmaksızın meyve tomurcuğundan çıkmaz. Hiçbir kadın gebe kalmaz ve doğum yapmaz. “Nerede ortaklarım?” diye sesleneceği gün diyecekler ki: “Sana ilan edip bildiriyoruz ki bizden (senin ortağın olduğuna dair) şahitlik edecek hiç kimse yok.”

289

Fussilet

Ayet: 53Sayfa: 481

Ayete Git

O (Kur’ân’ın) hak olduğu kesin bir şekilde kendilerine belli olsun diye, ayetlerimizi hem ufukta hem de kendi nefislerinde onlara göstereceğiz. Rabbinin her şeyin üzerinde şahit olması yetmez mi?

290

Şûrâ

Ayet: 4Sayfa: 482

Ayete Git

Göklerde ve yerde olanların tamamı O’na aittir. Ve O, (zatı ve sıfatları en yüce olan) El-Aliy ve (zatı ve sıfatları en büyük olan) El-Azîm’dir.

291

Şûrâ

Ayet: 9Sayfa: 482

Ayete Git

Yoksa, Allah’ın dışında dostlar/veliler mi edindiler? Gerçek veli/dost Allah’tır. O, ölüleri diriltir. O, her şeye kadîrdir.

292

Şûrâ

Ayet: 11Sayfa: 483

Ayete Git

Göklerin ve yerin yaratıcısıdır. Size kendi nefislerinizden eşler yarattı. Davarlardan da çift çift yarattı. Sizi (bu yolla, dişi ve erkek yaratarak) çoğaltıp yayıyor. Hiçbir şey O’nun benzeri/misli/dengi değildir. O, (işiten ve dualara icabet eden) Es-Semî’ ve (her şeyi gören) El-Basîr’dir.

293

Şûrâ

Ayet: 12Sayfa: 483

Ayete Git

Göklerin ve yerin anahtarları O’nundur. Rızkı dilediğine genişletir (dilediğine) daraltır. Çünkü O, her şeyi bilendir.

294

Şûrâ

Ayet: 19Sayfa: 484

Ayete Git

Allah, kullarına karşı latiftir. Dilediğini rızıklandırır. O, (güç ve kuvvet sahibi olan) El-Kaviy ve (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz’dir.

295

Şûrâ

Ayet: 29Sayfa: 485

Ayete Git

Göklerin ve yerin yaratılması, o ikisi içinde her tür canlıdan çoğaltıp yayması O’nun ayetlerindendir. Ve O, istediğinde onları (diriltip) bir araya toplamaya kadîr olandır.

296

Şûrâ

Ayet: 30Sayfa: 485

Ayete Git

Başınıza gelen her musibet, ellerinizle kazandığınız (günahlar) sebebiyledir. Hem (Allah) çoğunu da affeder.

297

Şûrâ

Ayet: 31Sayfa: 485

Ayete Git

Siz yeryüzünde (Allah’ı dilediğini yapmaktan) aciz bırakacak değilsiniz. Sizin Allah’ın dışında ne bir dostunuz ne de bir yardımcınız vardır.

298

Şûrâ

Ayet: 32Sayfa: 486

Ayete Git

Denizlerde yüzen dağlar misali gemiler, O’nun ayetlerindendir.

299

Şûrâ

Ayet: 33Sayfa: 486

Ayete Git

Dilerse rüzgârı durdurur da (gemiler) suyun üzerinde hareketsiz kalakalırlar. Şüphesiz ki bunda, çokça sabreden ve çokça şükredenler için ayetler vardır.

300

Şûrâ

Ayet: 34Sayfa: 486

Ayete Git

Veya (gemide olanları) işledikleri (günahlar) nedeniyle helak eder. Birçoğunu da affeder (helak olmaktan kurtarır).

301

Şûrâ

Ayet: 49Sayfa: 487

Ayete Git

Göklerin ve yerin hâkimiyeti/egemenliği Allah’ındır. Dilediğini yaratır. Dilediğine kız, dilediğine erkek (çocuk) bağışlar.

302

Şûrâ

Ayet: 50Sayfa: 487

Ayete Git

(Dilediğine) erkek ve kız çocuklardan çift çift verir. Dilediğini kısır kılar. Çünkü O, (her şeyi bilen) Alîm ve (her şeye güç yetiren, mutlak kudret sahibi olan) Kadîr’dir.

303

Zuhruf

Ayet: 9Sayfa: 488

Ayete Git

Şayet onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan kesinlikle, “Onları (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (her şeyi bilen) El-Alîm (olan Allah) yarattı.” derler.

304

Zuhruf

Ayet: 10Sayfa: 488

Ayete Git

O (Allah) ki yeri sizin için bir döşek kıldı ve orada (amacınıza) ulaşmanız için yollar var etti.

305

Zuhruf

Ayet: 11Sayfa: 489

Ayete Git

O (Allah) ki gökten belli bir ölçüde su indirdi. Onunla ölmüş bir beldeyi canlandırdık. Siz de (kabirlerinizden) böyle çıkarılırsınız işte.

306

Zuhruf

Ayet: 12Sayfa: 489

Ayete Git

O (Allah) ki tüm çiftleri yarattı; gemilerden, hayvanlardan bineceğiniz binekler var etti.

307

Zuhruf

Ayet: 13Sayfa: 489

Ayete Git

Onların sırtlarına kurulmanız ve yerleştiğiniz zaman Rabbinizin nimetini hatırlayıp, “Bunu hizmetimize sunan Allah tüm eksikliklerden münezzehtir. (Aksi hâlde) bizim buna gücümüz yetmezdi.”

308

Zuhruf

Ayet: 42Sayfa: 491

Ayete Git

Ya da onlara vadettiğimiz (azabı) sana gösteririz. Şüphesiz ki biz, onlara güç yetirenleriz.

309

Zuhruf

Ayet: 85Sayfa: 494

Ayete Git

Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin yalnızca kendisine ait olduğu (Allah) ne yücedir. Kıyametin bilgisi O’nun yanındadır ve O’na döndürülürsünüz.

310

Ahkâf

Ayet: 32Sayfa: 505

Ayete Git

“Kim de Allah’ın davetçisine icabet etmezse o, yeryüzünde (Allah’ı) aciz bırakacak değildir ve onun Allah’ın dışında velileri de/dostları da yoktur. Bunlar, apaçık bir sapıklık içerisindelerdir.”

311

Ahkâf

Ayet: 33Sayfa: 505

Ayete Git

Gökleri ve yeri yaratan ve onları yarattığından dolayı yorulmayan Allah’ın, ölüleri diriltmeye kadîr olduğunu görmediler mi? Evet, şüphesiz ki O, her şeye kadîrdir.

312

Fetih

Ayet: 14Sayfa: 511

Ayete Git

Göklerin ve yerin hâkimiyeti/egemenliği Allah’ındır. Dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Allah (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.

313

Fetih

Ayet: 20Sayfa: 512

Ayete Git

Allah, alacağınız birçok ganimeti size vadetti. (Şu an aldıklarınız) size acilen verdiği (bir nimettir). İnsanların (zarar vermek için uzanan) ellerini sizden çekmiştir. (Bütün bunlar,) müminler için (Allah’ın vaadini yerine getirdiğine dair) bir ayet olması ve sizi dosdoğru yola iletmesi içindir.

314

Fetih

Ayet: 21Sayfa: 512

Ayete Git

Henüz ele geçiremediğiniz daha başka (nimetler de vadetmiştir). Muhakkak ki Allah, (bilgisiyle o vadettiklerini) kuşatmıştır. Allah, her şeye kadîr olandır.

315

Kâf

Ayet: 6Sayfa: 517

Ayete Git

Üstlerinde olan gökyüzüne bakmadılar mı hiç? Onu nasıl da bina edip süsledik. Onun hiçbir açığı da yoktur.

316

Kâf

Ayet: 11Sayfa: 517

Ayete Git

Kullara rızık olması için… Biz, o (su ile) ölmüş bir beldeye hayat verdik. İşte, (kabirlerden) çıkış da böyledir.

317

Kâf

Ayet: 16Sayfa: 518

Ayete Git

Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiği vesveseleri de biliriz. Biz, ona, şah damarından daha yakınız.

318

Zâriyât

Ayet: 47Sayfa: 521

Ayete Git

Göğü büyük bir kuvvetle bina ettik. Ve biz, onu genişleticileriz.

319

Zâriyât

Ayet: 48Sayfa: 521

Ayete Git

Yeri de serip döşedik. Ne güzel döşeyenleriz.

320

Zâriyât

Ayet: 49Sayfa: 521

Ayete Git

Her şeyden çift çift yarattık. Umulur ki öğüt alırsınız.

321

Zâriyât

Ayet: 50Sayfa: 521

Ayete Git

O hâlde (Allah’tan alıkoyan put, dünya sevgisi, aile, toplum baskısı gibi her türlü prangadan kurtulup) Allah’a kaçın. Hiç şüphesiz ki ben, size O’nun tarafından (gönderilmiş) apaçık bir uyarıcıyım.

322

Zâriyât

Ayet: 56Sayfa: 522

Ayete Git

Ben cinler ve insanları yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım.

323

Zâriyât

Ayet: 57Sayfa: 522

Ayete Git

Ben, onlardan bir rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istemiyorum.

324

Zâriyât

Ayet: 58Sayfa: 522

Ayete Git

Hiç şüphesiz Allah, çokça rızık veren, kuvvet sahibi ve (hiçbir şeyin kendisini yıpratamayacağı, müminlere metanet veren) El-Metîn’dir.

325

Zâriyât

Ayet: 59Sayfa: 522

Ayete Git

Gerçek şu ki zulmedenlerin (kendilerinden önceki) arkadaşları gibi günahları vardır. Acele etmesinler. (Öncekiler günahları sebebiyle azaba uğradıkları gibi bunlar da uğrayacaktır.)

326

Zâriyât

Ayet: 60Sayfa: 522

Ayete Git

Tehdit edildikleri o günden ötürü, vay kâfirlerin hâline.

327

Necm

Ayet: 42Sayfa: 526

Ayete Git

Ve şüphesiz ki varılacak son nokta, Rabbine olacaktır.

328

Necm

Ayet: 43Sayfa: 526

Ayete Git

Şüphesiz ki güldüren de ağlatan da O’dur.

329

Necm

Ayet: 44Sayfa: 526

Ayete Git

Ve hiç şüphesiz, öldüren de hayat veren de O’dur.

330

Necm

Ayet: 45Sayfa: 527

Ayete Git

Kuşkusuz çiftleri, erkek ve dişi olarak yaratan O’dur.

331

Necm

Ayet: 46Sayfa: 527

Ayete Git

(Rahme atılan) bir damla meni suyundan.

332

Necm

Ayet: 47Sayfa: 527

Ayete Git

Hiç kuşkusuz, tekrar diriltme de O’na aittir.

333

Necm

Ayet: 48Sayfa: 527

Ayete Git

Şüphesiz, zengin kılan da O’dur, verdiğiyle razı eden de O’dur. (Ya da zengin kıldığı gibi, fakir kılanda O’dur.)

334

Necm

Ayet: 49Sayfa: 527

Ayete Git

Doğrusu, (onların tapındıkları) Şi’ra (Yıldızı)nın Rabbi de O’dur.

335

Necm

Ayet: 50Sayfa: 527

Ayete Git

Şüphesiz ki önceden (var olan) Âd Kavmi’ni helak eden O’dur.

336

Necm

Ayet: 51Sayfa: 527

Ayete Git

Semûd’u da… (Onlardan geriye) hiçbir şey bırakmadı.

337

Necm

Ayet: 52Sayfa: 527

Ayete Git

Daha önce (var olan) Nûh Kavmi’ni de… Çünkü onlar en zalim ve en azgın olanıydılar.

338

Necm

Ayet: 53Sayfa: 527

Ayete Git

Altüst olmuş (Lût’un kavmini de) kaldırıp yere çaktı.

339

Necm

Ayet: 54Sayfa: 527

Ayete Git

Onları bürüyen (felaketler) onları bürüdü/sardı.

340

Necm

Ayet: 55Sayfa: 527

Ayete Git

Şimdi Rabbinin hangi nimetinde şüpheye kapılacaksın?

341

Rahmân

Ayet: 1Sayfa: 530

Ayete Git

Er-Rahmân,

342

Rahmân

Ayet: 2Sayfa: 530

Ayete Git

Kur’ân’ı öğretti.

343

Rahmân

Ayet: 3Sayfa: 530

Ayete Git

İnsanı yarattı.

344

Rahmân

Ayet: 4Sayfa: 530

Ayete Git

Ona, beyanı (konuşup kendini ifade etmeyi) öğretti.

345

Rahmân

Ayet: 5Sayfa: 530

Ayete Git

Güneş ve Ay (belirlenmiş) bir hesap ile (hareket etmekte)dir.

346

Rahmân

Ayet: 6Sayfa: 530

Ayete Git

Yıldızlar ve ağaçlar (Allah’a) secde etmektelerdir.

347

Rahmân

Ayet: 7Sayfa: 530

Ayete Git

Göğü yükseltti ve mizanı (adaleti insanlar arasında bir ölçü olarak) koydu.

348

Rahmân

Ayet: 8Sayfa: 530

Ayete Git

Mizanda (adalet ölçüsünde) haksızlık yapmayın.

349

Rahmân

Ayet: 9Sayfa: 530

Ayete Git

Tartıyı adaletle kullanın ve mizanda eksik tartmayın.

350

Rahmân

Ayet: 10Sayfa: 530

Ayete Git

Yeryüzünü de (orada yaşayan) canlılar için alçalttı. (Yaşamaya elverişli hâle getirdi.)

351

Rahmân

Ayet: 11Sayfa: 530

Ayete Git

Orada meyveler ve tomurcuklu hurma ağaçları vardır.

352

Rahmân

Ayet: 12Sayfa: 530

Ayete Git

Kabuklu taneler ve hoş kokulu bitkiler vardır.

353

Rahmân

Ayet: 13Sayfa: 530

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

354

Rahmân

Ayet: 14Sayfa: 530

Ayete Git

İnsanı, ateşte pişirilmiş gibi (sert) kuru bir çamurdan yarattı.

355

Rahmân

Ayet: 15Sayfa: 530

Ayete Git

Cinleri de dumansız ateşten yarattı.

356

Rahmân

Ayet: 16Sayfa: 530

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

357

Rahmân

Ayet: 17Sayfa: 531

Ayete Git

(O,) iki doğunun da iki batının da Rabbidir.

358

Rahmân

Ayet: 18Sayfa: 531

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

359

Rahmân

Ayet: 19Sayfa: 531

Ayete Git

(Biri tatlı diğeri tuzlu) iki denizi karşılaşsınlar diye gönderdi.

360

Rahmân

Ayet: 20Sayfa: 531

Ayete Git

İkisi arasında bir engel vardır. Birbirinin sınırına taşmaz (karışmazlar).

361

Rahmân

Ayet: 21Sayfa: 531

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

362

Rahmân

Ayet: 22Sayfa: 531

Ayete Git

İkisinden de inci ve mercân çıkar.

363

Rahmân

Ayet: 23Sayfa: 531

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

364

Rahmân

Ayet: 24Sayfa: 531

Ayete Git

Denizde akıp giden, dağlar gibi yüksek gemiler O’nundur.

365

Rahmân

Ayet: 25Sayfa: 531

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

366

Rahmân

Ayet: 26Sayfa: 531

Ayete Git

Onun üzerinde bulunan herkes fanidir.

367

Rahmân

Ayet: 27Sayfa: 531

Ayete Git

Celal ve ikram sahibi Rabbin ise bakî kalacaktır.

368

Rahmân

Ayet: 28Sayfa: 531

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

369

Rahmân

Ayet: 29Sayfa: 531

Ayete Git

Göklerde ve yerde bulunan herkes (ihtiyacını) O’ndan ister. O, her gün bir iştedir.

370

Rahmân

Ayet: 30Sayfa: 531

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

371

Hadîd

Ayet: 1Sayfa: 536

Ayete Git

Göklerde ve yerde olan her şey, Allah’ı tesbih etmektedir. O, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) El-Hakîm’dir.

372

Hadîd

Ayet: 2Sayfa: 536

Ayete Git

Göklerin ve yerin hâkimiyeti/egemenliği O’na aittir. Diriltir ve öldürür. O, her şeye kadîrdir.

373

Hadîd

Ayet: 3Sayfa: 536

Ayete Git

O, (öncesi olmayan) El-Evvel’dir, (sonrası olmayan) El-Âhir’dir, (her şeyin üzerinde ve varlığının delilleri apaçık olan) Ez-Zâhir’dir, (aklın hakikatini tam idrak edemediği ve kullarına yakın) El-Bâtın’dır ve O, her şeyi bilendir.

374

Hadîd

Ayet: 4Sayfa: 537

Ayete Git

Gökleri ve yeri altı günde yaratıp sonra da arşa istiva eden O’dur. Yere giren, ondan çıkan, gökten inen ve ona çıkan her şeyi bilir. Nerede olursanız O, sizinle beraberdir. Allah, yaptıklarınızı görendir.

375

Hadîd

Ayet: 5Sayfa: 537

Ayete Git

Göklerin ve yerin hâkimiyeti/egemenliği O’na aittir. İşler Allah’a döndürülür.

376

Hadîd

Ayet: 6Sayfa: 537

Ayete Git

Geceyi gündüze, gündüzü de geceye katar. O, sinelerde saklı olanı bilendir.

377

Hadîd

Ayet: 17Sayfa: 538

Ayete Git

Bilin ki Allah, ölümünden sonra yeryüzüne hayat verir. Akletmeniz için ayetleri size açıkladık.

378

Haşr

Ayet: 6Sayfa: 545

Ayete Git

Allah’ın onlardan (alarak) Resûl’üne verdiği fey’e gelince, siz (onu elde etmek için) ne bir at ne de deve sürdünüz. Fakat Allah, resûllerini dilediğine musallat eder. Allah, her şeye kadîrdir.

379

Mumtehine

Ayet: 6Sayfa: 549

Ayete Git

Andolsun ki onlarda, sizden Allah’ı ve Ahiret Günü’nü umanlar için güzel bir örneklik vardır. Kim de yüz çevirecek olursa şüphesiz ki Allah, (kimseye muhtaç olmayan, her şeyin kendisine muhtaç olduğu) El-Ğaniy ve (her daim övgüyü hak eden ve varlık tarafından övülen) El-Hamîd’in ta kendisidir.

380

Mumtehine

Ayet: 7Sayfa: 549

Ayete Git

Umulur ki Allah, sizinle onlardan düşmanlık ettikleriniz arasında (onları İslam’a hidayet edip) bir sevgi bağı kılar. Allah (her şeye) güç yetirendir. Allah (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.

381

Teğabûn

Ayet: 1Sayfa: 555

Ayete Git

Göklerde ve yerde olanların tamamı Allah’ı tesbih eder. Hâkimiyet/Egemenlik yalnızca O’nundur. Hamd, yalnızca O’nadır. O, her şeye kadîrdir.

382

Talak

Ayet: 12Sayfa: 558

Ayete Git

Allah ki yedi göğü ve yerde de onun bir benzerini yarattı. Emir (Allah’ın kaza ve kaderi) bu ikisi arasında sürekli inip durur. (Bu,) Allah’ın her şeye kadîr olduğunu ve Allah’ın her şeyi ilmiyle kuşattığını bilmeniz içindir.

383

Tahrîm

Ayet: 8Sayfa: 560

Ayete Git

Ey iman edenler! Allah’a nasuh bir tevbeyle (günaha dönmeme azmiyle) tevbe edin. Umulur ki Rabbiniz, kusurlarınızı örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere sokar. O gün Allah, Nebi’yi ve beraberindeki müminleri rezil etmeyecektir. Onların nuru önlerinde koşup (parıldar). Sağlarından (amel defterlerini almışlardır). Derler ki: “Rabbimiz! Nurumuzu tamamla, günahlarımızı bağışla. Çünkü sen, her şeye kadîr olansın.”

384

Mulk

Ayet: 1Sayfa: 561

Ayete Git

Hâkimiyeti/Egemenliği elinde bulunduran (Allah) ne yüce, ne mübarektir. O her şeye kadîr olandır.

385

Mulk

Ayet: 2Sayfa: 561

Ayete Git

O (Allah) ki hanginizin daha güzel amel yapacağını denemek/ortaya çıkarmak için, ölümü ve hayatı yarattı. O (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) El-Ğafûr’dur.

386

Mulk

Ayet: 3Sayfa: 561

Ayete Git

O (Allah) ki (her biri diğerinin üzerinde ve birbirine uyumlu) katmanlar hâlinde yedi gök yarattı. Rahmân’ın yaratmasında hiçbir uyumsuzluk/tutarsızlık göremezsin. İşte (yarattıkları ortada) çevir gözünü, bir açık/gedik görebilecek misin?

387

Mulk

Ayet: 4Sayfa: 561

Ayete Git

Sonra (kusur aramak için) iki defa daha göz at. Göz hiçbir şey elde edememiş ve yorulmuş olarak sana dönecektir.

388

Mulk

Ayet: 5Sayfa: 561

Ayete Git

Andolsun ki dünya semasını kandillerle süsledik ve o (yıldızları, semada söz dinlemeye çalışan) şeytanlar için taşlama (aracı) kıldık. Ve onlar için alevleri dehşet saçan bir ateş hazırladık.

389

Mulk

Ayet: 13Sayfa: 562

Ayete Git

Sözünüzü ister gizleyin ister açıktan söyleyin (Allah için birdir). Çünkü O, sinelerde saklı olanı bilir.

390

Mulk

Ayet: 14Sayfa: 562

Ayete Git

Yarattığını bilmez mi hiç? O, (lütuf ve ihsan sahibi, en küçük şeylere ilmiyle nüfuz edip haberdar olan) El-Latîf ve (her şeyden haberdar olan) El-Habîr’dir.

391

Mulk

Ayet: 15Sayfa: 562

Ayete Git

Sizin için yeryüzünü zelil (üzerinde yaşamaya elverişli) kılan O’dur. O’nun yollarında yürüyün ve rızkından yiyin. Diriliş O’nadır.

392

Mulk

Ayet: 16Sayfa: 562

Ayete Git

Gökte olan (Allah’)ın sizi yere geçirmeyeceğinden emin mi oldunuz? O zaman onun âniden sarsıldığını (görürsünüz).

393

Mulk

Ayet: 17Sayfa: 562

Ayete Git

Gökte olan (Allah’)ın üzerinize taş yağdıran bir kasırga göndermesinden emin mi oldunuz? Uyarımın nasıl olduğunu bileceksiniz!

394

Meâric

Ayet: 40Sayfa: 569

Ayete Git

Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki hiç şüphesiz biz, güç yetirenleriz.

395

Meâric

Ayet: 41Sayfa: 569

Ayete Git

Onlardan daha hayırlılarını onların yerine getirip değiştirmeye… Hem bizim önümüze geçip (bunu yapmamıza engel de olamazlar).

396

Nûh

Ayet: 13Sayfa: 570

Ayete Git

“Size ne oluyor da Allah’a gerektiği şekilde saygı göstermiyorsunuz/Allah’tan hakkıyla korkmuyorsunuz!”

397

Nûh

Ayet: 14Sayfa: 570

Ayete Git

“Oysa O, sizi merhale merhale yaratmıştır. (Nutfe merhalesi, embriyo merhalesi…)”

398

Nûh

Ayet: 15Sayfa: 570

Ayete Git

“Görmediniz mi? Allah yedi göğü, nasıl da katman katman (birbirine uyumlu) yaratmıştır.”

399

Nûh

Ayet: 16Sayfa: 570

Ayete Git

“Ay’ı (gökler içinde) bir nur, Güneş’i de aydınlatan bir kandil kılmıştır.”

400

Nûh

Ayet: 17Sayfa: 570

Ayete Git

“Allah, sizi yerden bitki (gibi) bitirdi.”

401

Nûh

Ayet: 18Sayfa: 570

Ayete Git

“Sonra (öldüğünüzde) sizi ona döndürür. Sonra sizi (diriltip oradan) çıkarır.”

402

Nûh

Ayet: 19Sayfa: 570

Ayete Git

“Allah yeryüzünü sizin için bir yaygı kıldı.”

403

Nûh

Ayet: 20Sayfa: 570

Ayete Git

“Ki onun geniş yollarında gezip dolaşasınız diye.”

404

Cin

Ayet: 12Sayfa: 571

Ayete Git

“Kesin olarak anladık ki yeryüzünde Allah’ı aciz bırakamayız. Ve O’ndan kaçarak da O’nu aciz bırakamayız.”

405

Kıyâmet

Ayet: 3Sayfa: 576

Ayete Git

Yoksa insan, onun kemiklerini toplayıp bir araya getiremeyeceğimizi mi sanıyor?

406

Kıyâmet

Ayet: 4Sayfa: 576

Ayete Git

Evet! Biz onun parmak uçlarını dahi düzenlemeye kâdiriz.

407

Murselât

Ayet: 20Sayfa: 580

Ayete Git

Sizi değersiz bir sudan yaratmadık mı?

408

Murselât

Ayet: 21Sayfa: 580

Ayete Git

(Sonra) sizi o sağlam yerleşim yerine (rahme) yerleştirdik.

409

Murselât

Ayet: 22Sayfa: 580

Ayete Git

Bilinen bir zamana kadar.

410

Murselât

Ayet: 23Sayfa: 580

Ayete Git

(Bunları yapmaya) güç yetirdik. Biz ne güzel güç yetirenleriz.

411

Nâziât

Ayet: 27Sayfa: 583

Ayete Git

Sizi yaratmak mı daha zor yoksa göğü mü? Onu bina etti.

412

Nâziât

Ayet: 28Sayfa: 583

Ayete Git

Onun tavanını yükseltip onu düzenledi.

413

Nâziât

Ayet: 29Sayfa: 583

Ayete Git

Gecesini kararttı, kuşluk vaktini açığa çıkardı.

414

Nâziât

Ayet: 30Sayfa: 583

Ayete Git

Bundan sonra da yeryüzünü yaydı (veya yuvarladı).

415

Nâziât

Ayet: 31Sayfa: 583

Ayete Git

Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.

416

Nâziât

Ayet: 32Sayfa: 583

Ayete Git

Dağları sabitledi.

417

Nâziât

Ayet: 33Sayfa: 583

Ayete Git

Size ve hayvanlarınıza fayda olması için.

418

Abese

Ayet: 23Sayfa: 584

Ayete Git

Asla! O, (Allah’ın) kendisine emrettiğini henüz yerine getirmemiştir.

419

Abese

Ayet: 24Sayfa: 584

Ayete Git

İnsan yiyeceğine bir baksın.

420

Abese

Ayet: 25Sayfa: 584

Ayete Git

Şüphesiz ki biz, suyu bol bol akıttık.

421

Abese

Ayet: 26Sayfa: 584

Ayete Git

Sonra yeri (bitkiler çıkararak) yardık.

422

Abese

Ayet: 27Sayfa: 584

Ayete Git

Orada taneler bitirdik.

423

Abese

Ayet: 28Sayfa: 584

Ayete Git

Üzüm ve (hayvanlara yem olacak) yoncalar,

424

Abese

Ayet: 29Sayfa: 584

Ayete Git

Zeytin ve hurma ağaçları,

425

Abese

Ayet: 30Sayfa: 584

Ayete Git

Yüksek ve gür ağaçlarla dolu bahçeler,

426

Abese

Ayet: 31Sayfa: 584

Ayete Git

Meyveler ve meralar,

427

Abese

Ayet: 32Sayfa: 584

Ayete Git

Size ve hayvanlarınıza fayda olması için.

428

Bürûc

Ayet: 13Sayfa: 590

Ayete Git

Çünkü ilk var eden ve (dirilterek) döndürecek olan O’dur.

429

Bürûc

Ayet: 14Sayfa: 590

Ayete Git

O (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) El-Ğafûr ve (kullarını seven, kulları tarafından sevilen, kalplerde sevgi yaratan) El-Vedûd’dur.

430

Bürûc

Ayet: 15Sayfa: 590

Ayete Git

Arşın sahibidir. (İhsanı bol, şerefli, her daim övülen) El-Mecîd’dir.

431

Bürûc

Ayet: 16Sayfa: 590

Ayete Git

Dilediğini yapandır.

432

Ğaşiye

Ayet: 17Sayfa: 592

Ayete Git

Devenin nasıl yaratıldığına bakmazlar mı?

433

Ğaşiye

Ayet: 18Sayfa: 592

Ayete Git

Göğün nasıl yükseltildiğine?

434

Ğaşiye

Ayet: 19Sayfa: 592

Ayete Git

Dağların nasıl (yerleştirilip) dikildiğine?

435

Ğaşiye

Ayet: 20Sayfa: 592

Ayete Git

Yerin nasıl yayılıp döşendiğine?