Bakara
Ayet: 28Sayfa: 4
Siz ölüyken sizi dirilten (yoktan var eden), sonra öldürüp tekrar diriltecek olan, sonra tekrar O’na döndürüleceğiniz Allah’a karşı nasıl kâfir olursunuz?
Bu konuyla ilgili ayetler
Ayet: 28Sayfa: 4
Siz ölüyken sizi dirilten (yoktan var eden), sonra öldürüp tekrar diriltecek olan, sonra tekrar O’na döndürüleceğiniz Allah’a karşı nasıl kâfir olursunuz?
Ayet: 45Sayfa: 6
Sabır ve namazla (Allah’tan) yardım dileyin. Şüphesiz ki o (namaz ve sabırla yardım dilemek), huşu ehli dışındakilere büyük/ağır gelen bir yüktür.
Ayet: 46Sayfa: 6
O (huşu ehli) ki Rabbleriyle karşılaşacaklarını ve O’na döneceklerini kesin bir bilgiyle bilirler.
Ayet: 223Sayfa: 34
Kadınlar sizin (ekin misali çocuklar bitiren) tarlanızdır. Tarlanıza dilediğiniz gibi gelin. Kendiniz için (ileride faydalı olacak) bir şeyler takdim edin. Allah’tan korkup sakının ve (bir gün) O’nunla karşılaşacağınızı bilin. Müminleri müjdele!
Ayet: 245Sayfa: 38
Allah’a güzel bir borç verip de (Allah’ın) ona kat kat fazlasını vereceği o (bahtiyar) kimdir? Allah, (rızkı) daraltır ve genişletir. O’na döndürüleceksiniz.
Ayet: 285Sayfa: 48
Resûl, Rabbinden kendisine indirilene iman etti. Müminler de (iman etti). Hepsi; Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve resûllerine iman ettiler (ve dediler ki): “O’nun resûllerinin arasını ayırmayız.” (Yine) dediler ki: “İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz, senden bağışlanma diliyoruz. Dönüş sanadır.”
Ayet: 28Sayfa: 52
Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesinler. Kim de böyle yaparsa Allah ile onun arasında (İslam ve iman adına) hiçbir bağ kalmamıştır. (Canınıza, malınıza, namusunuza vb. zarar verecekleri endişesiyle) onlardan korkup sakınmanız hâlinde (sözlerinizle onlara dostmuş gibi görünmeniz) müstesna. (Bu ruhsatı bahane ederek olur olmadık yerlerde taviz verir ve kâfirlerle dostluk kurmaya yeltenirseniz) Allah, sizi kendi nefsinden sakındırır (ve O’ndan korkmanızı emreder). Dönüş Allah’adır.
Ayet: 55Sayfa: 56
(Hatırlayın!) Hani Allah demişti ki: “Ey Îsâ! Seni vefat ettirecek, kendime yükseltecek, kâfirlerden (ve onların tuzak ve hilelerinden) temizleyeceğim. Sana tabi olanları kıyamete dek kâfirlerden üstün kılacağım. Sonra dönüşünüz yalnızca bana olacak. İhtilaf ettiğiniz konularda aranızda ben hükmedeceğim.”
Ayet: 83Sayfa: 59
Allah’ın dini dışında bir (din mi) arıyorlar? (Hem de) göklerde ve yerde olanların tamamı isteyerek veya zorla O’na teslim olmuşken! O’na döndürülecek (ve bu yaptıklarının hesabını vereceklerdir).
Ayet: 18Sayfa: 110
Yahudi ve Hristiyanlar, “Biz, Allah’ın çocukları ve sevdikleriyiz.” der. De ki: “(Madem öyle) ne diye günahlarınızdan dolayı size azap ediyor?” (Hayır, öyle değil!) Bilakis sizler, O’nun yarattıklarından birer insansınız. Dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin hâkimiyeti/egemenliği Allah’a aittir. Dönüş O’nadır.
Ayet: 48Sayfa: 115
Sana, kendisinden önceki Kitab’ı doğrulayan ve onun üzerinde denetleyici olan (bu) Kitab’ı hak olarak indirdik. Onların arasında Allah’ın indirdiğiyle hükmet. Sana gelen haktan (seni saptıracak olan) hevalarına/arzularına uyma. Sizden her bir (ümmet) için bir şeriat ve yol kıldık. Şayet Allah dileseydi sizi (şeriatı ve yolu aynı olan) tek bir ümmet yapardı. Lakin size verdiklerinde sizleri denemek için (şeriat ve yollarınızı farklı kıldı. Öyleyse) hayırlarda yarışın! Hepinizin dönüşü Allah’adır. İhtilaf ettiğiniz meselelerde (kimin haklı olduğunu) size haber verecektir.
Ayet: 105Sayfa: 124
Ey iman edenler! Siz kendinizden sorumlusunuz. Doğru yolda olduğunuz sürece sapanlar size zarar vermez. Topluca dönüşünüz Allah’adır. Size yaptıklarınızı haber verecektir.
Ayet: 36Sayfa: 131
(Davetine) ancak (anlamak için) dinleyenler icabet eder. Ölüleri ise Allah diriltir, sonra da O’na döndürülürler.
Ayet: 60Sayfa: 134
Gece sizi vefat ettirip gündüz yaptıklarınızı bilendir. Sonra sizi (gündüzün) içinde diriltir ki belirlenmiş olan ecel tamamlansın. Sonra dönüşünüz O’nadır. Sonra yaptıklarınızı size haber verecektir.
Ayet: 61Sayfa: 134
O, kulları üzerinde (her şeye boyun eğdiren) El-Kâhir’dir. Üzerinize koruyucu (melekler) gönderir. Sizden birine ölüm geldiğinde (ölüm vazifesiyle görevli) elçilerimiz onu vefat ettirir. Ve onlar görevlerini kusursuz bir şekilde yaparlar.
Ayet: 62Sayfa: 134
Sonra da Allah’a, (hak ve hakikatin kaynağı) El-Hak olan Mevlâlarına döndürülürler. Dikkat edin! Hüküm yalnızca O’na aittir. Ve O, hesap görenlerin en hızlı olanıdır.
Ayet: 108Sayfa: 140
Allah’ı bırakıp da dua ettikleri (kutsallarına) sövmeyin. Onlar da (sövmenize karşılık) bilgisizce ve haddi aşarak Allah’a sövebilirler. İşte her ümmete (kötü) amelini böyle süslü gösterdik. Sonra dönüşleri Rabblerinedir. Ve (Allah,) yaptıklarını onlara haber verecektir.
Ayet: 164Sayfa: 149
“O her şeyin Rabbiyken, Allah’ın dışında bir rabb arar mıyım hiç? Herkesin kazandığı sadece kendini bağlar. Hiçbir suçlu bir başkasının suçunu yüklenmez. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir. Ve O, anlaşmazlığa düştüğünüz konularda (neyin hak ve doğru olduğunu) size haber verecektir.”
Ayet: 123Sayfa: 164
Firavun dedi ki: “(Ben) size izin vermeden O’na iman ettiniz, öyle mi? Şüphesiz ki bu (yaptığınız), buranın halkını yurtlarından sürüp çıkarmak için (Mûsâ ile beraber) tezgâhladığınız bir tuzaktır. Pek yakında (yapacaklarımı) bileceksiniz/anlayacaksınız.”
Ayet: 124Sayfa: 164
“Kuşkusuz, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kesip sonra da sizi topluca asacağım.”
Ayet: 125Sayfa: 164
Demişlerdi ki: “Şüphesiz bizler Rabbimize döneceğiz.”
Ayet: 94Sayfa: 201
Onlara döndüğünüz zaman size özür beyan ederler. De ki: “Özür dilemeyin! Size inanmayacağız. Şüphesiz ki Allah, bize sizin haberlerinizi bildirdi. Allah ve Resûl’ü sizin yaptıklarınızı görecek, sonra gayb ve şehadet bilgisinin sahibine döndürüleceksiniz. O da yaptıklarınızı size haber verecektir.”
Ayet: 105Sayfa: 202
De ki: “Amel yapın! Allah, Resûl’ü ve müminler yaptıklarınızı görecektir. (Sonra da) gayb ve şehadet bilgisinin sahibine döndürüleceksiniz. O da size yaptıklarınızı haber verecektir.”
Ayet: 4Sayfa: 207
Hepinizin dönüşü O’nadır. Allah’ın vaadi haktır. İman edip salih amel işleyenlere mükâfatlarını adaletle vermek için ilk defa yaratan, sonra (dirilterek) tekrardan yaratacak olan hiç şüphesiz ki O’dur. Kâfirlere gelince kâfir olmaları sebebiyle onlara kaynar sudan bir içecek ve can yakıcı bir azap vardır.
Ayet: 22Sayfa: 210
Sizi karada ve denizde gezdiren O’dur. Hatta sizler gemide olduğunuz ve hoş bir rüzgârın (gemidekileri) sürüklediği, onların da bu duruma sevindiği bir sırada, şiddetli bir rüzgâr gelir çatar ve her yönden dalgalar üzerlerine hücum eder de çepeçevre kuşatıldıklarını düşünürler. (İşte o zaman) dini Allah’a halis kılarak (hiçbir şeyi ortak koşmadan yalnızca) Allah’a dua ederler. “Şayet bizi bundan kurtarırsan, muhakkak ki şükredenlerden olacağız.” (derler.)
Ayet: 23Sayfa: 210
(Fakat) Allah onları kurtarınca (sözlerini tutmaz ve) yeryüzünde haksız yere taşkınlık yapmaya başlarlar. Ey insanlar! Sizin taşkınlığınız kendi aleyhinizedir. Dünya hayatının metâsından (az bir süre faydalanırsınız), sonra dönüşünüz bizedir. Yaptıklarınızı size haber veririz.
Ayet: 30Sayfa: 211
İşte orada, her nefis daha önceden yaptıklarından imtihan edilecek/hesaba çekilecektir. Sonra da (hak ve hakikatin kaynağı) El-Hak olan Allah’a döndürülecekler ve uydurdukları iftiralar kaybolup gidecektir.
Ayet: 46Sayfa: 213
(İstersek) onlara vadettiğimiz (azabın) bir kısmını sana gösteririz ya da seni vefat ettiririz de (ahirete kalır). (Her hâlükârda) onların dönüşü bizedir. Sonra Allah, onların yaptıklarına şahittir.
Ayet: 55Sayfa: 214
Dikkat edin! Göklerde ve yerde olanların tamamı Allah’ındır. Dikkat edin! Allah’ın vaadi haktır. Fakat onların çoğu bilmezler.
Ayet: 56Sayfa: 214
O diriltir ve öldürür. Ve O’na döndürüleceksiniz.
Ayet: 69Sayfa: 215
De ki: “Yalan uydurarak Allah’a iftira edenler kurtuluşa eremezler.”
Ayet: 70Sayfa: 215
Az bir süre dünyada faydalandıktan sonra dönüşleri bizedir. Sonra küfürleri nedeniyle onlara azabın en çetin olanını tattırırız.
Ayet: 4Sayfa: 220
Dönüşünüz Allah’adır. O her şeye kadîrdir.
Ayet: 29Sayfa: 224
“Ey kavmim! (Davetim karşılığında) sizden mal talep etmiyorum. Benim ücretim Allah’a aittir. Ben, iman edenleri kovacak değilim. Onlar Rabbleri ile karşılaşacaklardır. Fakat ben, sizlerin cahillik eden bir topluluk olduğunuzu düşünüyorum.”
Ayet: 34Sayfa: 224
“Şayet Allah sizi saptırmak istemişse, ben size nasihat etmek istesem de nasihatimin size bir faydası olmaz. O, sizin Rabbinizdir ve O’na döndürüleceksiniz.”
Ayet: 88Sayfa: 230
Demişti ki: “Ey kavmim! Görüşünüz nedir? (Söylesenize!) Şayet ben, Rabbimden bir belge/delil üzereysem ve beni kendi tarafından güzel bir rızıkla mükâfatlandırmışsa? Ben, size yasakladığım şeylere (kendim uymayarak) size muhalefet etmek istemiyorum. Tek amacım, gücüm yettiğince ıslah etmektir. Benim başarım, ancak Allah’ın izniyledir. Ben, O’na tevekkül ettim ve yalnızca O’na yönelirim.”
Ayet: 30Sayfa: 252
Sana vahyettiğimizi onlara okuyasın diye, seni kendilerinden önce nice ümmetin gelip geçtiği bir toplum içinde (risaletle) görevlendirdik. Onlarsa Er-Rahmân’ı inkâr ediyorlar. De ki: “O benim Rabbimdir. O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. Yalnızca O’na tevekkül ettim ve dönüşüm/tevbem de O’nadır.”
Ayet: 36Sayfa: 253
Kendilerine Kitap verilenler, sana indirilen (Kur’ân’dan) dolayı sevinirler. Gruplar arasından onun bir kısmını inkâr edenler de vardır. De ki: “Ben, yalnızca Allah’a ibadet/kulluk etmek ve O’na ortak koşmamakla emrolundum. Yalnızca O’na davet ediyorum ve dönüşüm de O’nadır.”
Ayet: 40Sayfa: 307
Şüphesiz ki yeryüzüne ve üzerindekilere biz vâris olacağız. (Herkes ölecek ve onlara bahşettiklerimiz yine bize kalacak) ve bize döndürülecekler.
Ayet: 35Sayfa: 323
Her nefis ölümü tadacaktır. Biz, sizleri şer ve hayırla sınayarak deneriz. Ve bize döndürüleceksiniz.
Ayet: 92Sayfa: 329
Hiç kuşkusuz sizin bu ümmetiniz, tek (olan İslam) ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim. Öyleyse bana ibadet edin.
Ayet: 93Sayfa: 329
Onlar işlerini/dinlerini aralarında parçalara ayırdılar/ihtilafa düştüler. Hepsi bize döneceklerdir.
Ayet: 48Sayfa: 337
Halkı zalim olmasına rağmen mühlet verdiğim, sonra da (azapla) yakalayıverdiğim nice belde vardır. Dönüş yalnızca banadır.
Ayet: 60Sayfa: 345
Yapmaları gereken (tüm sorumluluklarını) yerine getirmelerine rağmen, Rabblerine dönecekleri için (ya kabul edilmezse ya Allah’ın şanına yakışır şekilde yapamamışsam diye) kalpleri titreyenler,
Ayet: 115Sayfa: 348
“Yoksa sizi, boşu boşuna/amaçsız yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?”
Ayet: 64Sayfa: 358
Dikkat edin! Şüphesiz ki göklerde ve yerde olanların tamamı Allah’a aittir. (O) üzerinde bulunduğunuz şeyi mutlaka bilir. O’na döndürülecekleri gün yaptıklarını kendilerine bildirir. Allah, her şeyi bilendir.
Ayet: 49Sayfa: 368
“Size izin vermeden önce mi ona iman ettiniz? Şüphesiz ki o, size büyü öğreten büyüğünüzdür. Pek yakında (yapacaklarımı) bileceksiniz/anlayacaksınız. Şüphesiz ki ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kesip hepinizi asacağım.” demişti.
Ayet: 50Sayfa: 368
“Hiç önemli değil! Kuşkusuz biz, Rabbimize dönenleriz.” demişlerdi.
Ayet: 38Sayfa: 389
Firavun dedi ki: “Ey ileri gelenler! Sizin için kendimden başka bir ilah bilmem. Ey Haman! Çamurun üstünde benim için bir ateş yak ve bana bir kule inşa et. (Onun üzerine çıkıp) Mûsâ’nın ilahına ulaşmayı umuyorum! Çünkü ben, kesinlikle onun yalancılardan olduğunu düşünüyorum.”
Ayet: 39Sayfa: 389
O ve askerleri yeryüzünde haksız yere büyüklendiler. Ve bize dönmeyeceklerini zannettiler.
Ayet: 88Sayfa: 395
Allah’la beraber başka bir ilaha dua etme. O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. O’ndan başka her şey helak olacaktır. Hüküm yalnızca O’na aittir. O’na döndürüleceksiniz.
Ayet: 16Sayfa: 397
İbrâhîm’i de (kavmine gönderdik). Hani kavmine demişti ki: “Allah’a kulluk edin ve O’ndan korkup sakının. Şayet bilirseniz bu, sizler için en hayırlı olandır.”
Ayet: 17Sayfa: 397
“Siz, ancak Allah’ı bırakıp birtakım putlara ibadet ediyor ve aslı astarı olmayan yalanlar uyduruyorsunuz. Şüphesiz ki Allah’ı bırakıp da ibadet ettikleriniz, size rızık verme gücüne sahip değiller. Rızkı Allah’ın yanında arayın. O’na ibadet edin ve O’na şükredin. (Çünkü sonunda) O’na döndürüleceksiniz.”
Ayet: 21Sayfa: 397
(O) dilediğine azap eder, dilediğine merhamet eder. O’na çevrileceksiniz.
Ayet: 57Sayfa: 402
Her nefis ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz.
Ayet: 11Sayfa: 404
Allah yaratmayı başlatır, sonra (dirilterek) onu tekrar eder. Sonra da O’na döndürülürsünüz.
Ayet: 14Sayfa: 411
İnsana, anne babasına karşı (iyilikle muamelede bulunmasını) tavsiye ettik. Annesi onu zorluklar içerisinde taşır ve (sütten) kesilmesi de iki yıl içindedir. Bana ve ebeveynine şükret. Dönüş banadır.
Ayet: 15Sayfa: 411
Bilgin olmayan şeyi bana ortak koşman için seni zorlarlarsa onlara itaat etme. (Ama) dünyada onlarla iyilikle geçin. Bana yönelenlerin yoluna uy! Sonra dönüşünüz banadır ve yaptıklarınızı size haber vereceğim.
Ayet: 22Sayfa: 412
Kim de muhsin/kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışan bir kimse olarak, kendini Allah’a teslim ederse muhakkak ki o, sapasağlam kulp olan (Kelime-i Tevhid’e) yapışmış olur. İşlerin akıbeti Allah’a varır.
Ayet: 23Sayfa: 412
Kim de kâfir olursa, onun küfrü seni üzmesin. Onların dönüşü bizedir ve biz yaptıklarını kendilerine haber vereceğiz. Şüphesiz ki Allah, sinelerde olanı bilendir.
Ayet: 10Sayfa: 414
Dediler ki: “Biz yerde (toprağa karışıp) kaybolunca, yeni bir yaratılışta (tekrardan) mı diriltileceğiz?” Bilakis onlar, Rabbleriyle karşılaşmayı inkâr etmektelerdir.
Ayet: 11Sayfa: 414
De ki: “Sizin (canlarınızı almaya) vekil kılınan ölüm meleği sizi vefat ettirir. Sonra da Rabbinize döndürülürsünüz.”
Ayet: 18Sayfa: 435
Hiçbir günahkâr, bir başkasının günahını yüklenmez. (Günah) yükü ağır olan biri (yükünü) taşıması için birini çağırsa yakın akraba dahi olsa günahı ona yükletilmez. Sen yalnızca gaybta (görmedikleri hâlde ya da kimsenin kendilerini görmediği yerlerde) Rabblerinden korkanları ve namazı dosdoğru kılanları uyarırsın. Kim de arınırsa ancak kendi yararına arınmış olur. Dönüş yalnızca Allah’adır.
Ayet: 20Sayfa: 440
Şehrin diğer ucundan bir adam koşarak gelmiş ve demişti ki: “Ey kavmim! Gönderilmiş resûllere uyun.”
Ayet: 21Sayfa: 440
“Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun. Onlar, hidayete ermiş kimselerdir.”
Ayet: 22Sayfa: 440
(Söyler misiniz:) “Ne diye beni yaratana ibadet etmeyecekmişim ki? Siz O’na döndürüleceksiniz.”
Ayet: 31Sayfa: 441
Onlardan önce helak ettiğimiz ve onlara bir daha geri dönmeyen kavimleri görmediler mi?
Ayet: 32Sayfa: 441
Hepsi kesinlikle huzurumuzda hazır edileceklerdir.
Ayet: 53Sayfa: 442
Yalnızca tek bir çığlık! Hepsi ânında huzurumuzda hazır edilmiş olurlar.
Ayet: 83Sayfa: 444
Her şeyin otorite ve hükümranlığını elinde bulunduran (Allah), eksikliklerden münezzehtir. O’na döndürüleceksiniz.
Ayet: 7Sayfa: 458
Eğer küfre sapacak olursanız hiç şüphesiz, Allah’ın size ihtiyacı yoktur ve kulları için küfre razı olmaz. Şükrederseniz, ondan (şükretmenizden) razı olur. Hiçbir günahkâr, bir başkasının günahını yüklenmez. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir. Yaptıklarınızı size haber verir. Çünkü O, sinelerde gizli olanı bilmektedir.
Ayet: 43Sayfa: 462
Yoksa Allah’ın dışında şefaatçiler mi edindiler? De ki: “Onlar (şefaat yetkisine) sahip olmasalar ve (sizin onlara olan ibadetinize) akıl erdiremeseler dahi (yine de onları şefaatçi mi edineceksiniz)?”
Ayet: 44Sayfa: 462
De ki: “Şefaatin tümü Allah’ındır. Göklerin ve yerin hâkimiyeti/egemenliği O’na aittir. Sonra O’na döndürüleceksiniz.”
Ayet: 43Sayfa: 471
“Çare yok! Beni kendisine çağırdığınız şeyin, dünyada da ahirette de karşılığı ve değeri yoktur. Dönüşümüz Allah’adır. Haddi aşanlar, onlar ateşin ehlilerdir.”
Ayet: 77Sayfa: 474
Sabret! Allah’ın vaadi haktır. İster onlara vadettiğimiz (azabın) bir kısmını sana gösterelim ya da (görmeden) seni vefat ettirelim (fark etmez). Onlar bize döndürülecek (tehdit edildikleri azabı tadacaklardır).
Ayet: 19Sayfa: 477
Allah düşmanlarının diriltilip bir araya toplanacağı gün, onlar kontrollü bir şekilde ateşe sevk edilirler.
Ayet: 20Sayfa: 477
Ona geldikleri zaman, kulakları, gözleri ve derileri yapmış oldukları (kötülüklere dair) aleyhlerine şahitlik eder.
Ayet: 21Sayfa: 478
Kendi derilerine derler ki: “Niçin aleyhimize şahitlikte bulundunuz?” Derler ki: “Her şeyi dile getiren Allah, bizi de dile getirdi. Sizi ilk defa yaratan O’dur ve O’na döndürülürsünüz.”
Ayet: 10Sayfa: 482
Herhangi bir konuda ihtilafa düşerseniz, onun hükmü Allah’a aittir. İşte bu, Rabbim olan Allah’tır. Yalnızca O’na tevekkül ettim ve yalnızca O’na yönelirim.
Ayet: 14Sayfa: 483
Onlar kendilerine ilim (vahiy) geldikten sonra, aralarındaki azgınlık/kıskançlık/bir diğer gruba üstünlük sağlama isteği nedeniyle ayrılığa düştüler. Şayet belirlenmiş bir süreye kadar, Rabbinin verilmiş sözü olmasaydı aralarında hüküm verilirdi. Şüphesiz ki onların ardından Kitab’a mirasçı olanlar, huzursuzluk veren bir şüphe içerisindelerdir.
Ayet: 15Sayfa: 483
Sen (tevhide) davet et. Emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların hevalarına/arzularına uyma. Ve de ki: “Ben, Allah’ın indirdiği tüm Kitaplara iman ettim. Sizin aranızda adaletle (hükmetmekle) emrolundum. Allah, bizim de Rabbimiz sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size aittir. Bizimle sizin aranızda hüccet (karşılıklı delil getirip tartışmak) yoktur. (Çünkü hak, apaçık ortadadır.) Allah hepimizi bir araya toplayacaktır. Dönüş O’nadır.”
Ayet: 12Sayfa: 489
O (Allah) ki tüm çiftleri yarattı; gemilerden, hayvanlardan bineceğiniz binekler var etti.
Ayet: 13Sayfa: 489
Onların sırtlarına kurulmanız ve yerleştiğiniz zaman Rabbinizin nimetini hatırlayıp, “Bunu hizmetimize sunan Allah tüm eksikliklerden münezzehtir. (Aksi hâlde) bizim buna gücümüz yetmezdi.”
Ayet: 14Sayfa: 489
“Ve bizler şüphesiz ki Rabbimize döndürüleceğiz.” (demeniz için.)
Ayet: 84Sayfa: 494
O, gökte de ilah olandır yerde de ilah olandır. O, (hüküm ve hikmet sahibi olan) El-Hakîm ve (her şeyi bilen) El-Alîm’dir.
Ayet: 85Sayfa: 494
Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin yalnızca kendisine ait olduğu (Allah) ne yücedir. Kıyametin bilgisi O’nun yanındadır ve O’na döndürülürsünüz.
Ayet: 43Sayfa: 519
Şüphesiz ki biz, diriltir ve öldürürüz. Ve dönüş bizedir.
Ayet: 39Sayfa: 526
Şüphesiz ki insana, kendi çabasının dışında bir şey yoktur.
Ayet: 40Sayfa: 526
Ve kuşkusuz onun çabası ileride görülecektir.
Ayet: 41Sayfa: 526
Sonra onun yaptıklarına, eksiksiz bir karşılık verilecektir.
Ayet: 42Sayfa: 526
Ve şüphesiz ki varılacak son nokta, Rabbine olacaktır.
Ayet: 4Sayfa: 548
Sizin için İbrâhîm’de ve onunla birlikte olan (müminlerde/resûllerde) güzel bir örneklik vardır. Hani onlar, kavimlerine demişlerdi ki: “Biz, sizden ve Allah’ın dışında ibadet ettiklerinizden berîyiz/uzağız. Sizi tekfir ettik (üzerinde bulunduğunuz yolu ve sizi reddettik). Bizimle sizin aranızda, tek olan Allah’a iman edinceye kadar, ebedî bir düşmanlık ve ebedî bir kin baş göstermiştir.” İbrâhîm’in babasına söylediği, “Senin için Allah’tan bağışlanma dileyeceğim. (Ama) Allah’a karşı sana hiçbir faydam olmaz.” sözü müstesna. Rabbimiz! Yalnızca sana tevekkül ettik, yalnızca sana yöneldik ve dönüşümüz de yalnızca sanadır.
Ayet: 6Sayfa: 552
De ki: “Ey Yahudi olanlar! Şayet sizler, insanlardan ayrı olarak, Allah’ın dostları olduğunuzu düşünüyorsanız ve bu (iddianızda) doğru sözlüyseniz haydi, ölümü isteyin (bakalım).”
Ayet: 7Sayfa: 552
Elleriyle (yapıp) takdim ettikleri (kötü ameller) nedeniyle ebediyen onu (ölümü) istemezler. Allah, zalimleri bilendir.
Ayet: 8Sayfa: 552
De ki: “O, kendisinden kaçtığınız ölüm, hiç şüphesiz sizi bulacaktır. Sonra, gayb ve şehadet (âleminin) bilgisine sahip olan (Allah’)a döndürüleceksiniz ve yaptıklarınızı size haber verecektir.”
Ayet: 3Sayfa: 555
Gökleri ve yeri hak ile yarattı. Sizlere suret/şekil verdi ve suretlerinizi güzel yaptı. Dönüş yalnızca O’nadır.
Ayet: 26Sayfa: 577
Asla! (Bırakın artık küfrü ve inadı!) Can köprücük kemiğine gelip dayandığında,
Ayet: 27Sayfa: 577
“Var mı (ölüm hastalığını) tedavi edecek?” denildiğinde,
Ayet: 28Sayfa: 577
Onun (kesin) bir ayrılık olduğunu bilir.
Ayet: 29Sayfa: 577
Ayaklar (korkudan) birbirine dolandığında,
Ayet: 30Sayfa: 577
O gün (insanlar) Rabbine sevk edilecekler.
Ayet: 25Sayfa: 592
Hiç şüphesiz, onların dönüşleri bizedir.
Ayet: 26Sayfa: 592
Sonra, onları hesaba çekmek de yine bize aittir.
Ayet: 6Sayfa: 597
Asla! Hiç şüphesiz, insan azgınlaşır.
Ayet: 7Sayfa: 597
Kendini müstağni (kimseye ihtiyacı olmayan, kendisine yeten) olarak gördüğünde.
Ayet: 8Sayfa: 597
Hiç şüphesiz, dönüş Rabbinedir.