Rabb (Allah)

ALLAH (CC) VE SIFATLARI

Bu konuyla ilgili ayetler

310ayet bulundu
Rabb (Allah)
1

Fâtiha

Ayet: 2

Ayete Git

Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.

2

Bakara

Ayet: 22Sayfa: 3

Ayete Git

O (Rabb ki) yeryüzünü sizin için bir döşek, gökyüzünü de tavan kıldı. Gökten su indirdi ve onunla size rızık olarak (çeşitli) ürünler çıkardı. (Öyleyse bütün bu gerçekleri ikrar edip) bildiğiniz hâlde Allah’a eş/ortak/denk koşmayın.

3

Bakara

Ayet: 105Sayfa: 15

Ayete Git

Ehl-i Kitap’tan kâfirler ve müşrikler Rabbinizden üzerinize hiçbir hayrın gelmesini istemezler. Allah, rahmetini dilediğine tahsis eder. Allah, büyük fazilet sahibidir.

4

Bakara

Ayet: 139Sayfa: 20

Ayete Git

De ki: “O hem bizim Rabbimiz hem de sizin Rabbiniz olduğu hâlde Allah hakkında bizimle tartışacak mısınız? Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz sizedir! Ve biz, (hiçbir ortak edinmeksizin dini) O’na halis kılanlarız.”

5

Âl-i İmrân

Ayet: 51Sayfa: 55

Ayete Git

“Şüphesiz ki Allah, benim ve sizlerin Rabbidir. O’na ibadet edin. Bu (sizi davet ettiğim yol), sırat-ı mustakimdir/dosdoğru olan yoldur.”

6

Mâide

Ayet: 28Sayfa: 111

Ayete Git

“Beni öldürmek (niyetiyle) elini bana uzatsan dahi seni öldürmek için elimi sana uzatacak değilim. Ben, âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkuyorum.”

7

Mâide

Ayet: 112Sayfa: 125

Ayete Git

Hani havârîler, “Ey Meryem oğlu Îsâ! Sen, Rabbinden bizim için gökten sofra indirmesini isteyebilir misin?” demişlerdi. (Îsâ,) “Şayet müminseniz Allah’tan korkup sakının.” demişti.

8

Mâide

Ayet: 117Sayfa: 126

Ayete Git

“Ben onlara, bana emrettiğin, ‘Benim ve sizin Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin.’ (buyruğu) dışında hiçbir şey söylemedim. Aralarında olduğum süre içinde (onların yaptıklarına) şahittim. Beni kendi katına aldığında (artık onların ne söylediğini ve ne yaptığını bilmem mümkün değildir). Sen onların üzerinde gözetleyicisin. Sen her şeyin üzerinde şahit olansın.”

9

En'âm

Ayet: 45Sayfa: 132

Ayete Git

Böylece o zalimler topluluğunun (kökü kurutulup) arkaları kesildi. Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun.

10

En'âm

Ayet: 71Sayfa: 135

Ayete Git

De ki: “Allah bizi (tevhide) hidayet ettikten sonra Allah’ı bırakıp da bize hiçbir faydası ve zararı olmayan şeylere mi (putlara, türbelere, yatırlara mı) dua edelim? Arkadaşları kendisini, ‘Hidayete gel.’ diye çağırdıkları hâlde yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşırken şeytanların ayarttığı kimse gibi topuklarımız üzere geri mi dönelim?” De ki: “Şüphesiz ki gerçek ve hakiki hidayet, Allah’ın hidayetidir. Ve biz âlemlerin Rabbine teslim olmakla emrolunduk.”

11

En'âm

Ayet: 102Sayfa: 140

Ayete Git

İşte bu, Rabbiniz olan Allah’tır. O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. Her şeyin yaratıcısıdır. (Öyleyse) yalnızca O’na kulluk edin. O, her şeyin üzerinde (gözetleyen, denetleyen ve işlerini yürüten) Vekîl’dir.

12

En'âm

Ayet: 161Sayfa: 149

Ayete Git

De ki: “Şüphesiz ki Rabbim, beni dosdoğru yola iletti. Dimdik/Güçlü ve hanîf olan İbrâhîm’in dinine. O, müşriklerden değildi.”

13

En'âm

Ayet: 162Sayfa: 149

Ayete Git

De ki: “Şüphesiz ki benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.”

14

En'âm

Ayet: 164Sayfa: 149

Ayete Git

“O her şeyin Rabbiyken, Allah’ın dışında bir rabb arar mıyım hiç? Herkesin kazandığı sadece kendini bağlar. Hiçbir suçlu bir başkasının suçunu yüklenmez. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir. Ve O, anlaşmazlığa düştüğünüz konularda (neyin hak ve doğru olduğunu) size haber verecektir.”

15

A'râf

Ayet: 61Sayfa: 157

Ayete Git

Demişti ki: “Ey kavmim! Bende sapıklık yok. Lakin ben âlemlerin Rabbi olan (Allah tarafından gönderilmiş) bir elçiyim.”

16

A'râf

Ayet: 67Sayfa: 157

Ayete Git

Demişti ki: “Ey kavmim! Bende akıl kıtlığı yoktur. Fakat ben âlemlerin Rabbi (tarafından gönderilmiş) bir elçiyim.”

17

A'râf

Ayet: 68Sayfa: 158

Ayete Git

“Size Rabbimin risaletini/mesajlarını iletiyorum ve ben sizin için güvenilir bir nasihatçiyim.”

18

A'râf

Ayet: 104Sayfa: 162

Ayete Git

Mûsâ demişti ki: “Ey Firavun! Şüphesiz ki ben, âlemlerin Rabbinden (gelen) bir elçiyim.”

19

A'râf

Ayet: 121Sayfa: 164

Ayete Git

Demişlerdi ki: “Biz, âlemlerin Rabbi olan (Allah’a) iman ettik.”

20

A'râf

Ayet: 122Sayfa: 164

Ayete Git

“Mûsâ’nın ve Hârûn’un Rabbi olan (Allah’a).”

21

A'râf

Ayet: 134Sayfa: 165

Ayete Git

Azap üzerlerine çökünce, “Ey Mûsâ! Senin yanında bulunan (Allah’ın) ahdiyle bizim için Rabbine dua et. Bu azabı bizden giderirsen, andolsun ki sana iman edecek ve İsrâîloğullarını seninle beraber göndereceğiz!” demişlerdi.

22

A'râf

Ayet: 172Sayfa: 172

Ayete Git

(Hatırla!) Hani Rabbin, Âdemoğullarının sırtlarından zürriyetlerini almış ve onları kendilerine şahit tutarak, “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” demişti. Demişlerdi ki: “Evet! (Sen bizim Rabbimizsin!) Şahit olduk.” (Bu,) Kıyamet Günü, “Biz bundan habersizdik.” dememeniz içindir.

23

A'râf

Ayet: 203Sayfa: 175

Ayete Git

(Senden harikulade olaylar, mucizeler isteyip de) onlara bir ayet/mucize getirmediğinde, “Sen onu derlesen ya!” derler. De ki: “Ben yalnızca Rabbimden bana vahyolunana uyarım. (İlle de bir ayet/mucize istiyorsanız) işte bu (Kitap), içinde Rabbinizden basiretler taşıyan, mümin bir topluluk için hidayet ve rahmet olan bir ayettir/mucizedir.”

24

Yûnus

Ayet: 3Sayfa: 207

Ayete Git

Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arşa istiva eden ve işleri yöneten/çekip çeviren Allah’tır. O’nun izni olmaksızın hiç kimse şefaat edemez. İşte, Rabbiniz olan Allah budur. (Öyleyse) O’na ibadet edin. Öğüt almaz mısınız?

25

Yûnus

Ayet: 10Sayfa: 208

Ayete Git

Orada duaları, “Allah’ım, sen eksikliklerden münezzehsin.”, (birbirlerine) dilekleri, “Selam/Esenlik!” ve dualarının sonu, “Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’adır.” şeklindedir.

26

Yûnus

Ayet: 32Sayfa: 211

Ayete Git

İşte bu, sizin hak Rabbiniz olan Allah’tır. Haktan ötesi sapıklıktan başka bir şey midir? Nasıl olur da (O’na ibadet etmekten, putlara ibadet etmeye) çevrilirsiniz?

27

Yûnus

Ayet: 33Sayfa: 211

Ayete Git

İşte böyle! Senin Rabbinin kelimesi/hükmü fasıklar üzerinde kesinleşmiştir. Onlar kesinlikle iman etmezler.

28

Yûnus

Ayet: 37Sayfa: 212

Ayete Git

Bu Kur’ân’ın, Allah’tan başka birileri tarafından indirilmesi (uydurulmuş olması) mümkün değildir. O, kendinden önceki (Kitapları) doğrulayan ve Kitab’ı detaylı biçimde açıklayan (ayetlerinin bir kısmı diğer bir kısmını tefsir eden bir Kitap’tır). Âlemlerin Rabbi olan (Allah tarafından indirildiğinde) hiçbir şüphe yoktur.

29

Yûnus

Ayet: 94Sayfa: 218

Ayete Git

Şayet sana indirdiğimizden şüphen varsa, senden önce Kitab’ı okuyanlara sor! Andolsun ki hak sana Rabbinden gelmiştir. Sakın şüphecilerden olma!

30

Hûd

Ayet: 34Sayfa: 224

Ayete Git

“Şayet Allah sizi saptırmak istemişse, ben size nasihat etmek istesem de nasihatimin size bir faydası olmaz. O, sizin Rabbinizdir ve O’na döndürüleceksiniz.”

31

Hûd

Ayet: 56Sayfa: 227

Ayete Git

“Hiç şüphesiz ben, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah’a tevekkül ettim. Hareket eden her canlıyı perçeminden tutan (kontrol edip yönlendiren) O’dur. Şüphesiz ki Rabbim, dosdoğru yol üzeredir.”

32

Hûd

Ayet: 57Sayfa: 227

Ayete Git

“Şayet yüz çevirecek olursanız, kendisiyle gönderildiğim mesajı size ilettim. Rabbim sizin yerinize başka bir topluluğu getirir ve siz O’na hiçbir şekilde zarar veremezsiniz. Şüphesiz ki Rabbim, her şeyi gözetleyip koruyandır.”

33

Hûd

Ayet: 61Sayfa: 227

Ayete Git

Semûd’a da kardeşleri Salih’i (gönderdik). Demişti ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet/kulluk edin! Sizin O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilahınız yoktur. Sizi yerden (topraktan) yaratan ve orayı imar edip, orada ömür süresiniz diye (sizi var eden) O’dur. (Öyleyse) O’ndan bağışlanma dileyin, sonra O’na tevbe edin. Şüphesiz ki Rabbim, (kullarına en yakın olan) Karib ve (dualara ve isteklere icabet eden) Mucîb’dir.”

34

Hûd

Ayet: 66Sayfa: 228

Ayete Git

(Helak) emrimiz gelince, Sâlih’i ve onunla beraber iman edenleri tarafımızdan bir rahmetle, o günün alçaltıcı ve rezil edici (azabından) kurtardık. Şüphesiz ki senin Rabbin, (güç ve kuvvet sahibi) El-Kaviy ve (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz olanın ta kendisidir.

35

Hûd

Ayet: 83Sayfa: 230

Ayete Git

(O taşlar) Rabbinin katında işaretlenmişlerdir. O (azabın bir benzeri, bu kavmin amelini yapan) zalimlerden uzak değildir.

36

Hûd

Ayet: 88Sayfa: 230

Ayete Git

Demişti ki: “Ey kavmim! Görüşünüz nedir? (Söylesenize!) Şayet ben, Rabbimden bir belge/delil üzereysem ve beni kendi tarafından güzel bir rızıkla mükâfatlandırmışsa? Ben, size yasakladığım şeylere (kendim uymayarak) size muhalefet etmek istemiyorum. Tek amacım, gücüm yettiğince ıslah etmektir. Benim başarım, ancak Allah’ın izniyledir. Ben, O’na tevekkül ettim ve yalnızca O’na yönelirim.”

37

Hûd

Ayet: 90Sayfa: 231

Ayete Git

“Rabbinizden bağışlanma dileyip sonra da O’na tevbe edin. Şüphesiz ki benim Rabbim, (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm ve (kullarını seven, kulları tarafından sevilen, kalplerde sevgi yaratan) Vedûd’dur.”

38

Hûd

Ayet: 118Sayfa: 234

Ayete Git

Şayet Rabbin dileseydi, insanları (hiç ihtilaf etmeyen) tek bir ümmet yapardı. (Ama yapmadı.) Oysa onlar, ihtilaf hâlinde olmayı sürdürmektelerdir.

39

Hûd

Ayet: 119Sayfa: 234

Ayete Git

Rabbinin rahmet ettikleri müstesna. Onları bunun için yarattı. Rabbinin, “Andolsun ki cinleri ve insanları cehenneme dolduracağım.” sözü/hükmü kesinleşmiştir.

40

Yûsuf

Ayet: 6Sayfa: 235

Ayete Git

“İşte böylece Rabbin seni seçecek, sözlerin yorumunu/rüya tabirini sana öğretecek, daha önce ataların İbrâhîm ve İshâk’a (nimetini) tamamladığı gibi sana ve Ya’kûb ailesine de nimetini tamamlayacaktır. Şüphesiz ki Rabbin, (her şeyi bilen) Alîm ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm’dir.”

41

Yûsuf

Ayet: 24Sayfa: 237

Ayete Git

Andolsun ki kadın onu arzulamış, o da kadını arzulamıştı. Şayet Rabbinin apaçık burhanını görmeseydi (Yûsuf da arzusunun peşinden gidecekti). Böylece, kötülüğü ve fuhşiyatı ondan savuşturduk. Çünkü o, muhlas/arındırılmış/ihlaslı kılınmış kullarımızdandı.

42

Yûsuf

Ayet: 37Sayfa: 238

Ayete Git

Dedi ki: “Size rızık olarak yiyeceğiniz bir yemek gelmeden önce mutlaka yorumunu haber veririm. Bu, Rabbimin bana öğrettiği bilgidendir. Şüphesiz ki ben, Allah’a inanmayan ve ahireti inkâr eden bir topluluğun dinini terk ettim.”

43

Yûsuf

Ayet: 53Sayfa: 241

Ayete Git

“Ben, nefsimi temize çıkarmam. Çünkü nefis -Rabbimin merhamet ettiği müstesna- çokça kötülüğü emreder. Şüphesiz ki Rabbim, (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr, (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.”

44

Yûsuf

Ayet: 98Sayfa: 246

Ayete Git

Demişti ki: “İleride sizin için Rabbimden bağışlanma talep edeceğim. Şüphesiz ki O, (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) El-Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli) Er-Rahîm olanın ta kendisidir.”

45

Yûsuf

Ayet: 100Sayfa: 246

Ayete Git

Ebeveynini tahtın üzerine çıkarttı/oturttu. (Hepsi) ona secde ettiler/saygıyla selamladılar. Dedi ki: “Babacığım! İşte bu, benim daha önce gördüğüm rüyamın tevili/gerçekleşmesidir. Rabbim onu gerçek çıkardı. Şüphesiz ki beni zindandan çıkardığında ve şeytan, kardeşlerimle aramı bozduktan sonra sizleri çölden getirdiğinde bana iyilikte bulundu. Şüphesiz ki Rabbim, dilediği şeyi incelikle (sebeplerini hazırlayıp lütfu ve kuşatıcı bilgisiyle) sonuca ulaştırandır. Şüphesiz ki O, (her şeyi bilen) El-Alîm ve (hüküm ve hikmet sahibi) El-Hakîm olanın ta kendisidir.”

46

Yûsuf

Ayet: 101Sayfa: 246

Ayete Git

“Rabbim! Hiç şüphesiz bana mülk/yetki verdin ve bana rüya tabirini öğrettin. Ey göklerin ve yerin yaratıcısı! Sen dünyada da ahirette de benim velimsin/dostumsun! Benim canımı Müslim/şirki terk ederek tevhidle Allah’a yönelen bir kul olarak al ve beni salihler zümresine dâhil et.”

47

Ra'd

Ayet: 6Sayfa: 249

Ayete Git

Senden iyilikten önce kötülük getirmeni istiyorlar. Muhakkak ki onlardan önce (buna benzer) nice örnekler gelip geçmiştir. Şüphesiz ki Rabbin, zulümlerine karşılık insanlara karşı mağfiret sahibidir. Şüphesiz ki Rabbin, cezası pek çetin olandır.

48

Ra'd

Ayet: 16Sayfa: 250

Ayete Git

De ki: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” De ki: “Allah’tır.” De ki: “(Göklerin ve yerin Rabbi O iken yine de) Allah’ı bırakıp kendilerine faydaları olmayan veya kendinden zararı defedemeyen varlıkları mı veliler edindiniz?” De ki: “Hiç kör ile gören bir olur mu? Yahut karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa, Allah’a tayin ettikleri ortaklar (Allah gibi) yarattı da, (Allah’ın yaratmasıyla ortakların) yaratması birbirine mi benzedi (kimin ilah olduğuna dair kafaları mı karıştı)?” De ki: “Allah her şeyin yaratıcısıdır. Ve O, (zatında, fiillerinde ve sıfatlarında tek olan) El-Vâhid ve (her şeye boyun eğdirip hükmüne ram eyleyen) El-Kahhâr’dır.”

49

Ra'd

Ayet: 18Sayfa: 250

Ayete Git

Rabblerine icabet edenlere El-Husna (cennet) vardır. O’na icabet etmeyenlerse yeryüzündeki her şey ve bir o kadarı daha onların olsa, hiç şüphesiz (azaptan kurtulmak için) verirlerdi. İşte bunlara hesabın en kötüsü vardır. Barınakları cehennemdir. Ne kötü yataktır orası.

50

Ra'd

Ayet: 27Sayfa: 251

Ayete Git

Kâfirler der ki: “Ona Rabbinden bir ayet/mucize indirilmesi gerekmez miydi?” De ki: “Allah dilediğini saptırır, kendisine yönelenleri de hidayet eder.”

51

Ra'd

Ayet: 30Sayfa: 252

Ayete Git

Sana vahyettiğimizi onlara okuyasın diye, seni kendilerinden önce nice ümmetin gelip geçtiği bir toplum içinde (risaletle) görevlendirdik. Onlarsa Er-Rahmân’ı inkâr ediyorlar. De ki: “O benim Rabbimdir. O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. Yalnızca O’na tevekkül ettim ve dönüşüm/tevbem de O’nadır.”

52

İbrâhîm

Ayet: 39Sayfa: 259

Ayete Git

“Yaşlılıkta bana İsmâîl ve İshâk’ı veren Allah’a hamdolsun. Şüphesiz ki benim Rabbim, duayı işiten ve duaya icabet edendir.”

53

Hicr

Ayet: 25Sayfa: 262

Ayete Git

Onları (diriltip) huzurunda toplayacak olan, hiç şüphesiz ki senin Rabbindir. Şüphesiz ki O, (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm ve (her şeyi bilen) Alîm’dir.

54

Hicr

Ayet: 28Sayfa: 262

Ayete Git

Hani Rabbin, meleklere demişti ki: “Şüphesiz ki kokuşmuş balçığın kurumuş çamurundan bir insan yaratacağım.”

55

Hicr

Ayet: 86Sayfa: 265

Ayete Git

Şüphesiz ki Rabbin, (çokça yaratan) El-Hallâk ve (her şeyi bilen) El-Alîm’dir.

56

Hicr

Ayet: 98Sayfa: 266

Ayete Git

(Bu sıkıntıdan, kurtulmak için) Rabbini hamd ile tesbih et ve secde edenlerden ol.

57

Hicr

Ayet: 99Sayfa: 266

Ayete Git

Yakin (ölüm) sana gelinceye dek Rabbine ibadet/kulluk et!

58

Nahl

Ayet: 7Sayfa: 267

Ayete Git

Ağırlıklarınızı yüklenir, canınızın yarısı telef olmadan erişemeyeceğiniz beldelere taşırlar. Şüphesiz ki Rabbiniz, (kullarına karşı şefkatli olan) Raûf ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.

59

Nahl

Ayet: 24Sayfa: 268

Ayete Git

Onlara, “Rabbiniz ne indirdi?” denildiğinde, “Öncekilerin masalları!” derler.

60

Nahl

Ayet: 30Sayfa: 269

Ayete Git

Allah’tan korkup sakınanlara, “Rabbiniz ne indirdi?” denildiğinde, “Hayır (indirdi).” derler. Bu dünyada iyilik yapanlara (karşılık olarak) iyilik vardır. Ahiret yurduysa çok daha hayırlıdır. Muttakilerin yurdu ne güzeldir.

61

Nahl

Ayet: 33Sayfa: 269

Ayete Git

(Nefislerine zulmedenler) kendilerine Rabbinin emrinin ya da meleklerin gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah, onlara zulmetmedi. Fakat onlar, kendilerine zulmetmekteydiler.

62

Nahl

Ayet: 47Sayfa: 271

Ayete Git

Ya da (mallarını, canlarını, amellerini eksilte eksilte onları) korku içerisindeyken yakalamasından (emin mi oldular)? Şüphesiz ki senin Rabbin, (kullarına karşı şefkatli olan) Raûf ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.

63

Nahl

Ayet: 54Sayfa: 271

Ayete Git

Sonra sıkıntınızı giderdiği zaman, (bir de bakarsın) içinizden bir grup, Rabblerine şirk koşuverirler.

64

Nahl

Ayet: 102Sayfa: 277

Ayete Git

De ki: “(Bu uydurulmuş bir kitap değil. Bilakis,) iman edenlerin (ayaklarını) sabit kılmak, teslim olanlara hidayet ve müjde olması için Rûhu’l Kudus (Cibrîl) onu Rabbinden hak olarak indirmiştir.”

65

Nahl

Ayet: 119Sayfa: 280

Ayete Git

Sonra kuşkusuz ki Rabbin, bilgisizce kötülük işleyen sonra bunun ardından tevbe edip (hâllerini) düzeltenlere, (evet) şüphesiz ki Rabbin, (böylelerine karşı) (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) pek Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.

66

Nahl

Ayet: 125Sayfa: 280

Ayete Git

Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle davet et! Onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz ki Rabbin, yolundan sapanları da hidayet ehli olanları da en iyi bilendir.

67

İsrâ

Ayet: 25Sayfa: 283

Ayete Git

Rabbiniz nefislerinizde olanı en iyi bilendir. Şayet salih kimseler olursanız hiç şüphesiz ki (Allah), O’na çokça yönelenleri bağışlayandır.

68

İsrâ

Ayet: 46Sayfa: 285

Ayete Git

Anlamasınlar diye kalplerine de perde germişizdir, kulakları üzerinde de ağırlık vardır. Sen, Kur’ân’da Rabbini tek (ilah) olarak andığında, arkalarını dönüp nefretle kaçıp giderler.

69

İsrâ

Ayet: 57Sayfa: 286

Ayete Git

O dua ettikleri de Rabblerine hangisi daha yakın diye vesile arar, rahmetini umar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı, sakınılması gereken bir azaptır.

70

İsrâ

Ayet: 65Sayfa: 287

Ayete Git

“Şüphesiz ki kullarım üzerinde senin bir otoriten yoktur. (İşlerin kendisine havale edileceği bir) vekil olarak Rabbin yeter.”

71

İsrâ

Ayet: 66Sayfa: 287

Ayete Git

Rabbiniz, lütuf ve ihsanından arayasınız diye gemileri denizde (yumuşak bir şekilde) yürütendir. Kuşkusuz O, size karşı merhametlidir.

72

İsrâ

Ayet: 102Sayfa: 291

Ayete Git

(Mûsâ) demişti ki: “Andolsun ki bunları göklerin ve yerin Rabbinin, (insanları) basiretli kılıcı (ayetler) olarak indirdiğini biliyorsun. Ve ben senin kesinlikle helak olmuş biri olduğunu düşünüyorum ey Firavun!”

73

Kehf

Ayet: 14Sayfa: 293

Ayete Git

Ve kıyama kalkıp, “Bizim Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir! Onu bırakıp da hiçbir (sahte) ilaha dua etmeyiz. Andolsun ki o takdirde batıl/saçma bir şey söylemiş oluruz.” dediklerinde, onların kalplerini (yakin, sabır ve kararlılıkla) pekiştirmiştik.

74

Kehf

Ayet: 22Sayfa: 295

Ayete Git

(Sonradan gelenler) diyecekler ki: “Üç kişiydiler, dördüncüleri köpekti.” Diyecekler ki: “Beş kişiydiler, altıncıları köpekti.” Bu, gaybı taşlamaktır/bir konuda bilgisizce konuşmaktır. Diyecekler ki: “Yedi kişiydiler, sekizİncîleri köpekti.” De ki: “Onların sayısını en iyi bilen Rabbimdir. Onları yalnızca çok az (insan) bilir. Onlar hakkında açık olandan (sahip olduğun vahiy bilgisinden) başkasıyla tartışma ve (buna dair) onlardan kimseye bilgi sorma.”

75

Kehf

Ayet: 23Sayfa: 295

Ayete Git

Bir şey için kesinlikle, “Bunu yarın yapacağım.” deme!

76

Kehf

Ayet: 24Sayfa: 295

Ayete Git

“Allah dilerse/İnşallah” (de). Unuttuğun zaman Rabbini an. “Umulur ki Rabbim beni bundan daha yakın bir rüşde/olgunluğa eriştirir.” de.

77

Kehf

Ayet: 38Sayfa: 297

Ayete Git

“Fakat O Allah, benim Rabbimdir. Ve ben hiçbir şeyi Rabbime ortak koşmam.”

78

Kehf

Ayet: 58Sayfa: 299

Ayete Git

Senin Rabbin (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) El-Ğafûr ve merhamet sahibidir. Şayet işledikleriyle onları yargılasa azabı çarçabuk onlara ulaştırırdı. (Hayır, öyle değil!) Bilakis, onların (azapla) buluşma zamanları vardır ve ondan (korunacak) bir sığınak bulamayacaklardır.

79

Kehf

Ayet: 87Sayfa: 302

Ayete Git

Dedi ki: “Zulmeden kimseyi cezalandıracağız. Sonra Rabbine döndürülecek ve (Rabbi) onu çetin bir azapla azaplandıracak.”

80

Meryem

Ayet: 2Sayfa: 304

Ayete Git

(Okunacak olan ayetler) Rabbinin, kulu Zekeriyyâ’ya olan rahmetinin anılmasıdır.

81

Meryem

Ayet: 3Sayfa: 304

Ayete Git

Hani o, Rabbine gizlice seslenmişti.

82

Meryem

Ayet: 4Sayfa: 304

Ayete Git

Demişti ki: “Rabbim! Kemiklerim zayıfladı, saçlarım bembeyaz oldu. Sana dua etmem nedeniyle hiç mutsuz/bedbaht olmadım. (Her ne zaman dua ettiysem icabet ettin.)”

83

Meryem

Ayet: 47Sayfa: 307

Ayete Git

Demişti ki: “Selam olsun sana! Senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim. Şüphesiz ki O, bana karşı (merhametli, lütufkâr ve benimle yakından ilgilenen) Hafiy’dir.”

84

Meryem

Ayet: 48Sayfa: 307

Ayete Git

“Sizi ve Allah’ın dışında dua ettiklerinizi terk edip ayrılıyorum. Yalnızca Rabbime dua ediyorum. Umulur ki Rabbime yaptığım dua nedeniyle bedbaht olmam. (Rabbim duama icabet eder.)”

85

Meryem

Ayet: 64Sayfa: 308

Ayete Git

Biz ancak Rabbinin emriyle/izniyle ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bu ikisi arasında ne varsa hepsi O’na aittir. Rabbin unutan değildir.

86

Meryem

Ayet: 65Sayfa: 309

Ayete Git

Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. O’na ibadet/kulluk yap ve ibadetinde sabırlı ol. O’nun adıyla anılan/O’na denk birini bilir misin?

87

Tâhâ

Ayet: 12Sayfa: 311

Ayete Git

“Şüphesiz ki ben, (evet) ben, senin Rabbinim. Ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen, mukaddes vadide, Tuvâ’dasın.”

88

Tâhâ

Ayet: 50Sayfa: 313

Ayete Git

“Rabbimiz, her şeye hilkatini (cinsine en uygun olanı) veren ve sonra da yol gösterendir.” demişti.

89

Tâhâ

Ayet: 51Sayfa: 313

Ayete Git

(Firavun) demişti ki: “Geçmişte olanlar ne olacak o hâlde?”

90

Tâhâ

Ayet: 52Sayfa: 314

Ayete Git

Demişti ki: “Onların bilgisi, Rabbimin yanında bir Kitap’tadır. Rabbim, şaşırmaz da unutmaz da.”

91

Tâhâ

Ayet: 67Sayfa: 315

Ayete Git

Mûsâ, içinden bir korku duymaya başlamıştı.

92

Tâhâ

Ayet: 68Sayfa: 315

Ayete Git

Buyurduk ki: “Korkma! Şüphesiz ki sen, elbette, üstün olansın.”

93

Tâhâ

Ayet: 69Sayfa: 315

Ayete Git

“At sağ elindekini! Onların yaptıklarını yutacaktır. Onların yaptığı yalnızca bir büyücü hilesidir. Ve büyücü ne yaparsa yapsın, kurtuluşa eremez/başarılı olamaz.”

94

Tâhâ

Ayet: 70Sayfa: 315

Ayete Git

(Yaşananlar üzerine) sihirbazlar secdeye kapanmış: “Hârûn’un ve Mûsâ’nın Rabbine iman ettik.” demişlerdi.

95

Tâhâ

Ayet: 83Sayfa: 316

Ayete Git

“Kavmini bırakıp aceleyle (bize gelmenin) nedeni nedir ey Mûsâ?”

96

Tâhâ

Ayet: 84Sayfa: 316

Ayete Git

Demişti ki: “Onlar benim peşimde (onları bıraktığım hâl üzereler). Rabbim sana aceleyle geldim ki benden razı olasın.”

97

Tâhâ

Ayet: 90Sayfa: 317

Ayete Git

Andolsun ki daha önce Hârûn şöyle demişti: “Kavmim! Siz ancak bununla fitneye düşürüldünüz. Şüphesiz ki sizin Rabbiniz Er-Rahmân’dır. Bana uyun ve emrime itaat edin.”

98

Enbiyâ

Ayet: 2Sayfa: 321

Ayete Git

Onlara Rabblerinden yeni bir zikir/ayet gelecek olsa, mutlaka onu alaya alarak dinlerler.

99

Enbiyâ

Ayet: 3Sayfa: 321

Ayete Git

Kalpleri oyundadır… Zulmedenler (aralarında) gizlice fısıldaşırlar: “Bu da sizin gibi bir insan değil midir? Göz göre göre büyülenmeye (teslim mi olacaksınız)?”

100

Enbiyâ

Ayet: 4Sayfa: 321

Ayete Git

Dedi ki: “Rabbim, gökte ve yerde (konuşulan) sözü bilir. O, (işiten ve dualara icabet eden) Es-Semî’ ve (her şeyi bilen) El-Alîm’dir.”

101

Enbiyâ

Ayet: 56Sayfa: 325

Ayete Git

Demişti ki: “Bilakis sizin Rabbiniz, göklerin ve yerin Rabbi olup onları yoktan var edendir. Ben de buna şahitlik edenlerdenim.”

102

Enbiyâ

Ayet: 89Sayfa: 328

Ayete Git

Zekeriyyâ’yı da (an)! Hani o: “Rabbim, beni bir başıma yalnız bırakma. Sen mirasçı olanların en hayırlısısın.” diye Rabbine nida etmişti.

103

Enbiyâ

Ayet: 92Sayfa: 329

Ayete Git

Hiç kuşkusuz sizin bu ümmetiniz, tek (olan İslam) ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim. Öyleyse bana ibadet edin.

104

Enbiyâ

Ayet: 112Sayfa: 330

Ayete Git

Dedi ki: “Rabbim! Hak ile hükmet. Rabbimiz, Er-Rahmân olan ve sizin yakıştırmalarınıza karşılık (yardımına sığınılacak) El-Musteân’dır.”

105

Hac

Ayet: 1Sayfa: 331

Ayete Git

Ey insanlar! Rabbinizden korkup sakının. Şüphesiz ki kıyamet sarsıntısı, büyük bir şeydir.

106

Hac

Ayet: 67Sayfa: 339

Ayete Git

Biz, her ümmete bir ibadet yolu belirledik, o yol üzere ibadet etmektelerdir. Sakın bu konuda seninle tartışmasınlar/tartışmalarına müsaade etme. Sen, Rabbine davet et! Hiç şüphesiz sen, dosdoğru bir hidayet üzeresin.

107

Hac

Ayet: 77Sayfa: 340

Ayete Git

Ey iman edenler! Rükû edin, secde edin, Rabbinize ibadet/kulluk edin ve hayırlı işler yapın ki kurtuluşa eresiniz.

108

Mu'minûn

Ayet: 52Sayfa: 344

Ayete Git

Hiç kuşkusuz sizin bu ümmetiniz, tek (olan İslam) ümmetidir. Ben de sizin Rabbinizim. (Öyleyse) benden korkup sakının.

109

Mu'minûn

Ayet: 57Sayfa: 344

Ayete Git

Şüphesiz ki (o müminler), Rabblerine olan saygılarından dolayı (kalpleri) ürperti içinde olanlar,

110

Mu'minûn

Ayet: 58Sayfa: 344

Ayete Git

Rabblerinin ayetlerine iman edenler,

111

Mu'minûn

Ayet: 59Sayfa: 344

Ayete Git

Rabblerine (hiçbir şeyi) ortak koşmayanlar,

112

Mu'minûn

Ayet: 86Sayfa: 346

Ayete Git

De ki: “Yedi göğün ve büyük arşın Rabbi kimdir?”

113

Mu'minûn

Ayet: 93Sayfa: 347

Ayete Git

De ki: “Rabbim! Şayet onları tehdit ettiğin (azabı) bana mutlaka göstereceksen…”

114

Mu'minûn

Ayet: 94Sayfa: 347

Ayete Git

“Rabbim! Beni zalimler topluluğu içine dâhil etme!”

115

Mu'minûn

Ayet: 116Sayfa: 348

Ayete Git

(Mutlak hâkimiyet/egemenlik sahibi, mülkünde dilediği gibi tasarruf eden) El-Melik ve (hak ve hakikatin kaynağı) El-Hak olan Allah (böylesi batıl zanlardan ne kadar da) yücedir. O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. O, kerim olan arşın Rabbidir.

116

Furkân

Ayet: 74Sayfa: 365

Ayete Git

Onlar ki: “Rabbimiz! Bize eşlerimizden ve çocuklarımızdan göz aydınlığı/sevinç ve huzur kaynağı olacak kimseler ihsan et. Ve bizi muttakilere imam/öncü kıl.” derler.

117

Furkân

Ayet: 77Sayfa: 365

Ayete Git

De ki: “Şayet duanız olmasaydı Allah katında bir kıymetiniz olur muydu? Ancak sizler yalanladınız. (Yalanlamanızın karşılığı olarak azap) kaçınılmaz olacaktır.”

118

Şuarâ

Ayet: 9Sayfa: 366

Ayete Git

Şüphesiz ki senin Rabbin, (evet,) O (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (kullarına karşı merhametli olan) Er-Rahîm’dir.

119

Şuarâ

Ayet: 23Sayfa: 367

Ayete Git

Firavun demişti ki: “Âlemlerin Rabbi dediğin de nedir?”

120

Şuarâ

Ayet: 24Sayfa: 367

Ayete Git

Demişti ki: “Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. Şayet yakinen inanırsanız (böyledir).”

121

Şuarâ

Ayet: 25Sayfa: 367

Ayete Git

(Firavun) çevresindekilere, “İşitmiyor musunuz?” demişti.

122

Şuarâ

Ayet: 26Sayfa: 367

Ayete Git

(Mûsâ) demişti ki: “Sizin ve evvelki atalarınızın Rabbidir.”

123

Şuarâ

Ayet: 27Sayfa: 367

Ayete Git

(Firavun) demişti ki: “Size gönderilen bu resûlünüz kesinlikle delidir.”

124

Şuarâ

Ayet: 28Sayfa: 367

Ayete Git

(Mûsâ) demişti ki: “Doğunun, batının ve ikisi arasında olanların Rabbidir. Şayet aklederseniz.”

125

Şuarâ

Ayet: 47Sayfa: 368

Ayete Git

“Âlemlerin Rabbi olan (Allah’)a iman ettik.” dediler.

126

Şuarâ

Ayet: 48Sayfa: 368

Ayete Git

“Mûsâ’nın ve Hârûn’un Rabbine.”

127

Şuarâ

Ayet: 68Sayfa: 369

Ayete Git

Şüphesiz ki senin Rabbin, (evet,) O (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (kullarına karşı merhametli olan) Er-Rahîm’dir.

128

Şuarâ

Ayet: 77Sayfa: 369

Ayete Git

“Şüphesiz ki onlar, benim düşmanımdır. Âlemlerin Rabbi (olan Allah) müstesna.”

129

Şuarâ

Ayet: 104Sayfa: 370

Ayete Git

Şüphesiz ki senin Rabbin, (evet,) O (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (kullarına karşı merhametli olan) Er-Rahîm’dir.

130

Şuarâ

Ayet: 109Sayfa: 370

Ayete Git

“Sizden (davetim karşılığında) bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, âlemlerin Rabbi olan (Allah’)a aittir.”

131

Şuarâ

Ayet: 113Sayfa: 371

Ayete Git

“Şayet bilinçli insanlarsanız, onların hesabını görmek Rabbime aittir (bunu bilmelisiniz).”

132

Şuarâ

Ayet: 127Sayfa: 371

Ayete Git

“Sizden (davetim karşılığında) bir ücret istemiyorum. Benim ücretim âlemlerin Rabbi olan (Allah’)a aittir.”

133

Şuarâ

Ayet: 140Sayfa: 372

Ayete Git

Şüphesiz ki senin Rabbin, (evet,) O (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (kullarına karşı merhametli olan) Er-Rahîm’dir.

134

Şuarâ

Ayet: 145Sayfa: 372

Ayete Git

“Sizden (davetim karşılığında) bir ücret istemiyorum. Benim ücretim âlemlerin Rabbi olan (Allah’)a aittir.”

135

Şuarâ

Ayet: 159Sayfa: 372

Ayete Git

Şüphesiz ki senin Rabbin, (evet) O, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (kullarına karşı merhametli olan) Er-Rahîm’dir.

136

Şuarâ

Ayet: 164Sayfa: 373

Ayete Git

“Sizden (davetim karşılığında) bir ücret istemiyorum. Benim ücretim âlemlerin Rabbi olan (Allah’)a aittir.”

137

Şuarâ

Ayet: 175Sayfa: 373

Ayete Git

Şüphesiz ki senin Rabbin, (evet) O, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (kullarına karşı merhametli olan) Er-Rahîm’dir.

138

Şuarâ

Ayet: 180Sayfa: 373

Ayete Git

“Sizden (davetim karşılığında) hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim âlemlerin Rabbi olan (Allah’)a aittir.”

139

Şuarâ

Ayet: 188Sayfa: 374

Ayete Git

Demişti ki: “Rabbim yapmakta olduklarınızı en iyi bilendir.”

140

Şuarâ

Ayet: 191Sayfa: 374

Ayete Git

Şüphesiz ki senin Rabbin, (evet) O, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (kullarına karşı merhametli olan) Er-Rahîm’dir.

141

Şuarâ

Ayet: 192Sayfa: 374

Ayete Git

Şüphesiz ki o (Kur’ân), âlemlerin Rabbi olan (Allah’)ın indirmesidir.

142

Neml

Ayet: 8Sayfa: 376

Ayete Git

Oraya geldiğinde ona seslenildi: “Ateşte olanlar ve çevresindekiler mübarek kılındı. Âlemlerin Rabbi olan Allah tüm eksikliklerden münezzehtir.”

143

Neml

Ayet: 26Sayfa: 378

Ayete Git

“Allah… O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. Büyük arşın Rabbidir.”

144

Neml

Ayet: 40Sayfa: 379

Ayete Git

Yanında Kitap’tan ilim bulunan kimse dedi ki: “Göz açıp kapayıncaya kadar onu sana getirebilirim.” (Tahtı) yanında yerleşmiş görünce, “Bu, Rabbimin ihsan ve lütfudur. Şükür mü edeceğim yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınamak için yaptı. Kim de şükrederse, kendi yararına şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse, şüphesiz benim Rabbim (kimseye muhtaç olmayan, her şeyin kendisine muhtaç olduğu) Ğaniy ve (cömert, ihsanı bol olan) Kerîm’dir.”

145

Neml

Ayet: 73Sayfa: 382

Ayete Git

Şüphesiz ki senin Rabbin, insanlara karşı lütuf ve ihsan sahibidir. Fakat insanların çoğu şükretmezler.

146

Neml

Ayet: 74Sayfa: 382

Ayete Git

Şüphesiz ki senin Rabbin, onların sinelerinin gizlediğini ve açığa vurduğunu bilir.

147

Neml

Ayet: 78Sayfa: 383

Ayete Git

Hiç kuşkusuz Rabbin, (Kıyamet Günü) aralarında hükmüyle son sözü söyleyecektir. O (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (her şeyi bilen) El-Alîm’dir.

148

Neml

Ayet: 93Sayfa: 384

Ayete Git

De ki: “Allah’a hamdolsun. O, size ayetlerini gösterecek ve siz o (ayetleri) tanıyacaksınız. Senin Rabbin, yaptıklarınızdan gafil değildir.”

149

Kasas

Ayet: 16Sayfa: 386

Ayete Git

Dedi ki: “Rabbim, nefsime zulmettim. Beni bağışla.” (Allah) onu bağışladı. Çünkü O, (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) El-Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli olan) Er-Rahîm’dir.

150

Kasas

Ayet: 17Sayfa: 386

Ayete Git

Dedi ki: “Rabbim! (Beni bağışlama) nimetine karşılık bir daha asla suçlu günahkârlara destek olmayacağım.”

151

Kasas

Ayet: 21Sayfa: 386

Ayete Git

Oradan korkarak ve etrafı gözetleyerek çıktı. “Rabbim, beni zalimler topluluğundan kurtar.” dedi.

152

Kasas

Ayet: 22Sayfa: 387

Ayete Git

Medyen’e doğru yöneldiğinde dedi ki: “Umulur ki Rabbim, beni dosdoğru olan yola iletir.”

153

Kasas

Ayet: 30Sayfa: 388

Ayete Git

(Ateşin yanına) geldiğinde, mübarek vadinin sağ tarafındaki bir ağaçtan kendisine seslenildi: “Ey Mûsâ! Şüphesiz ki ben, (evet, ben) âlemlerin Rabbi olan Allah’ım.”

154

Kasas

Ayet: 33Sayfa: 388

Ayete Git

Dedi ki: “Rabbim, ben onlardan birini öldürdüm. (Dolayısıyla) beni öldürmelerinden korkuyorum.”

155

Kasas

Ayet: 37Sayfa: 389

Ayete Git

Mûsâ dedi ki: “Rabbim, kimin kendi katından hidayetle geldiğini ve (güzel) akıbetin kime ait olduğunu en iyi bilendir. Şüphesiz ki zalimler, kurtuluşa ermezler.”

156

Kasas

Ayet: 53Sayfa: 391

Ayete Git

Kendilerine (onun ayetleri) okunduğu zaman derler ki: “Ona iman ettik. Hiç kuşkusuz o, Rabbimizden (gelen bir) haktır. Şüphesiz ki biz, ondan önce de Müslimlerdendik/şirki terk ederek tevhidle Allah’a yönelen kullardandık.”

157

Kasas

Ayet: 63Sayfa: 392

Ayete Git

Üzerlerine (azap) sözü hak olanlar diyecekler ki: “Rabbimiz! İşte azdırdıklarımız bunlar! Kendimiz azgınlaştığımız gibi onları da azdırdık, onlardan uzaklaşıp sana geldik. Bize ibadet ediyor değillerdi.”

158

Kasas

Ayet: 68Sayfa: 392

Ayete Git

Rabbin dilediğini yaratır ve seçip (üstün kılar). Seçim onlara ait değildir. Allah, onların şirk koştuklarından münezzeh ve yücedir.

159

Kasas

Ayet: 69Sayfa: 392

Ayete Git

Rabbin onların sinelerinin gizlediğini de açığa vurduğunu da bilir.

160

Kasas

Ayet: 87Sayfa: 395

Ayete Git

Allah’ın ayetleri sana indirildikten sonra, sakın seni ondan alıkoymasınlar. Rabbine davet et ve sakın müşriklerden olma.

161

Ankebût

Ayet: 26Sayfa: 398

Ayete Git

Lût, ona iman etti. Ve dedi ki: “Hiç kuşkusuz ben, Rabbime hicret edeceğim. Çünkü O, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) El-Hakîm’in ta kendisidir.”

162

Ankebût

Ayet: 30Sayfa: 398

Ayete Git

Dedi ki: “Rabbim (şu) bozguncu topluluğa karşı bana yardım et.”

163

Lokmân

Ayet: 33Sayfa: 413

Ayete Git

Ey insanlar! Rabbinizden sakının ve öyle bir günden korkun ki (o gün,) hiçbir babanın oğluna, oğlun da babasına faydası yoktur. Şüphesiz ki Allah’ın vaadi haktır. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. Çokça aldatan (şeytan) da sizi Allah’la aldatmasın.

164

Secde

Ayet: 2Sayfa: 414

Ayete Git

İçinde hiçbir şüphe olmayan (bu) Kitap, âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.

165

Secde

Ayet: 3Sayfa: 414

Ayete Git

Yoksa, “Onu uydurdu.” mu diyorlar? (Hayır, öyle değil!) Bilakis, senden önce hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir toplumu uyarman için, o (Kur’ân), Rabbinden gelen bir haktır. Umulur ki hidayet bulurlar.

166

Secde

Ayet: 25Sayfa: 416

Ayete Git

Şüphesiz ki Rabbin, ihtilaf ettikleri konularda Kıyamet Günü’nde aralarında hükmedecektir.

167

Ahzâb

Ayet: 2Sayfa: 417

Ayete Git

Rabbinden sana vahyolunana uy! Şüphesiz ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

168

Sebe'

Ayet: 19Sayfa: 429

Ayete Git

Onlar: “Rabbimiz! Yolculuklarımızın arasını aç.” dediler ve nefislerine zulmetmiş oldular. Onları (insanların akıbetlerini konuştuğu) masal hâline getirdik ve onları paramparça ettik. Şüphesiz ki bunda, çokça sabreden ve çokça şükreden herkes için ayetler vardır.

169

Sebe'

Ayet: 23Sayfa: 430

Ayete Git

O’nun katında izin verdikleri dışında, hiç kimsenin şefaati fayda sağlamaz. (Meleklerin) kalplerinden korku giderilince, “Rabbiniz ne buyurdu?” derler. (Cevap olarak hep beraber,) “Hak olanı söyledi. O, (zatı ve sıfatları en yüce olan) El-Aliy, (en büyük olan) El-Kebîr’dir.” derler.

170

Sebe'

Ayet: 26Sayfa: 430

Ayete Git

De ki: “Rabbimiz bizleri bir araya toplayacak, sonra hak olanla hükmedip aramızı açacaktır. O, (kullarının anlaşmazlıklarında hükmeden, fetih ve zafer ihsan eden) El-Fettâh, (her şeyi bilen) El-Alîm’dir.”

171

Sebe'

Ayet: 48Sayfa: 432

Ayete Git

De ki: “Şüphesiz ki Rabbim, hakkı/nübüvveti (dilediği kimseye) yerleştirendir. (O,) gaybı bilendir.”

172

Sebe'

Ayet: 50Sayfa: 433

Ayete Git

De ki: “Şayet sapıtacak olsam, kendi aleyhime sapıtmış olurum. Hidayeti bulacak olsam bu, Rabbimin bana vahyettiği ile olur. Şüphesiz ki O, (işiten ve dualara icabet eden) Semî’ ve (kullarına en yakın olan) Karib’dir.”

173

Fâtır

Ayet: 13Sayfa: 435

Ayete Git

Geceyi gündüze, gündüzü de geceye katar. Güneş’i ve Ay’ı emre amade kılmıştır. Her biri belirlenmiş bir süreye kadar akıp gider. İşte bu, sizin Rabbiniz olan Allah’tır. Hâkimiyet/Egemenlik yalnızca O’na aittir. O’nun dışında dua ettikleriniz, kıl kadar dahi bir şeye sahip değildir.

174

Fâtır

Ayet: 18Sayfa: 435

Ayete Git

Hiçbir günahkâr, bir başkasının günahını yüklenmez. (Günah) yükü ağır olan biri (yükünü) taşıması için birini çağırsa yakın akraba dahi olsa günahı ona yükletilmez. Sen yalnızca gaybta (görmedikleri hâlde ya da kimsenin kendilerini görmediği yerlerde) Rabblerinden korkanları ve namazı dosdoğru kılanları uyarırsın. Kim de arınırsa ancak kendi yararına arınmış olur. Dönüş yalnızca Allah’adır.

175

Fâtır

Ayet: 37Sayfa: 437

Ayete Git

Orada çığlıklarla yardım isterler. (Derler ki:) “Rabbimiz! Bizi çıkar, önceden yaptıklarımız yerine salih ameller yapalım.” Size, öğüt almak isteyenin öğüt alacağı kadar ömür vermedik mi? Hem size uyarıcı da geldi. Tadın (azabı)! Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur.

176

Yâsîn

Ayet: 16Sayfa: 440

Ayete Git

Demişlerdi ki: “Size gönderildiğimizi Rabbimiz biliyor.”

177

Yâsîn

Ayet: 25Sayfa: 440

Ayete Git

“Şüphesiz ki ben, sizin Rabbinize iman ettim. Beni dinleyin.”

178

Yâsîn

Ayet: 27Sayfa: 440

Ayete Git

“Rabbimin beni bağışlayıp ikram olunanlardan kıldığını.”

179

Saffât

Ayet: 5Sayfa: 445

Ayete Git

Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. Doğuların da Rabbidir.

180

Saffât

Ayet: 84Sayfa: 448

Ayete Git

Hani Rabbine selim bir kalple gelmişti.

181

Saffât

Ayet: 126Sayfa: 449

Ayete Git

“Sizin Rabbiniz ve evvelki atalarınızın Rabbi olan Allah’ı?!”

182

Saffât

Ayet: 180Sayfa: 451

Ayete Git

İzzet sahibi olan Rabbin, onların yakıştırdıklarından münezzehtir.

183

Saffât

Ayet: 182Sayfa: 451

Ayete Git

Ve âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun.

184

Sâd

Ayet: 9Sayfa: 452

Ayete Git

Yoksa izzet sahibi, üstün ve karşılıksız veren Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır?

185

Sâd

Ayet: 35Sayfa: 454

Ayete Git

Demişti ki: “Rabbim! Beni bağışla ve bana benden sonra kimseye nasip olmayacak bir mülk ver. Şüphesiz ki sen, (kullarına karşılıksız veren) El-Vehhâb’sın.”

186

Sâd

Ayet: 41Sayfa: 454

Ayete Git

Kulumuz Eyyûb’u da an! Hani o, Rabbine, “Şüphesiz ki şeytan, bana yorgunluk ve azapla dokundu.” diye seslenmişti.

187

Sâd

Ayet: 66Sayfa: 456

Ayete Git

Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. (İzzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) El-Ğaffâr’dır.

188

Sâd

Ayet: 71Sayfa: 456

Ayete Git

Hani Rabbin, meleklere demişti ki: “Muhakkak ki ben, çamurdan bir insan yaratacağım.”

189

Zumer

Ayet: 6Sayfa: 458

Ayete Git

Sizi, tek bir nefisten yarattı, sonra ondan eşini var etti. Size, hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizi annelerinizin karnında, üç karanlık içinde, bir yaratılış (evresinden) başka bir yaratılış (evresine) geçirerek yaratmaktadır. İşte bu, sizin Rabbiniz Allah’tır. Hâkimiyet/Egemenlik yalnızca O’na aittir. O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. (Buna rağmen) nasıl da (tevhidden şirke) çevriliyorsunuz!

190

Zumer

Ayet: 10Sayfa: 458

Ayete Git

De ki: “Ey iman eden kullarım! Rabbinizden korkup sakının! Bu dünyada iyilik yapanlara iyilik vardır. Allah’ın arzı geniştir. (Dininizi yaşayamadığınız yerden hicret edin.) Ancak sabredenlere ecirleri hesapsızca verilir.”

191

Zumer

Ayet: 31Sayfa: 460

Ayete Git

Sonra da sizler, Kıyamet Günü Rabbinizin huzurunda davalaşacaksınız.

192

Zumer

Ayet: 54Sayfa: 463

Ayete Git

Size azap gelmeden önce, Rabbinize dönün ve O’na teslim olun. Sonra yardım olunmazsınız.

193

Zumer

Ayet: 55Sayfa: 463

Ayete Git

Hiç farkında değilken, azap size ânsızın gelmeden, Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun.

194

Zumer

Ayet: 69Sayfa: 465

Ayete Git

Yer, Rabbinin nuruyla aydınlanır. (Orta yere amellerin yazılı olduğu) kitap konur. Peygamberler ve şahitler getirilir ve aralarında hak ile hükmedilir. Onlar zulme de uğramazlar.

195

Zumer

Ayet: 73Sayfa: 465

Ayete Git

Rabblerinden korkup sakınanlar, bölükler hâlinde cennete sevk edilirler. Ona geldiklerinde kapıları açılır ve (cennet) bekçileri onlara der ki: “Selam olsun size, tertemiz olarak geldiniz. Ebedî kalacaklar olarak oraya girin.”

196

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 7Sayfa: 466

Ayete Git

Arşı taşıyan ve onun etrafında bulunanlar, Rabblerini hamd ile tesbih eder, O’na iman eder, iman edenler için bağışlanma talebinde bulunur ve “Rabbimiz! Rahmet ve ilimle her şeyi kuşattın, tevbe eden ve senin yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azabından koru.” (derler.)

197

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 8Sayfa: 467

Ayete Git

“Rabbimiz! Onları kendilerine vadettiğin Adn Cennetleri’ne sok. Ve onları, babaları, eşleri ve zürriyetlerinden salih olanları da (Adn Cenneti’ne sok). Hiç şüphesiz ki sen, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (hüküm ve hikmet sahibi) El-Hakîm olansın.”

198

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 11Sayfa: 467

Ayete Git

Derler ki: “Rabbimiz! Bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin. Günahlarımızı itiraf ettik. (Buradan) çıkmanın herhangi bir yolu var mı?”

199

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 27Sayfa: 469

Ayete Git

Mûsâ dedi ki: “Hiç şüphesiz ki ben, Hesap Günü’ne inanmayan her kibirli kimseden, benim Rabbim ve sizlerin Rabbi olan (Allah’a) sığındım.”

200

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 28Sayfa: 469

Ayete Git

Firavun ailesinden olup imanını gizleyen bir adam dedi ki: “ ‘Rabbim Allah’tır.’ dediği için bir adamı mı öldürüyorsunuz? Muhakkak ki Rabbinizden size apaçık delillerle gelmiştir. Şayet yalancı biriyse yalanı kendi aleyhinedir. Yok eğer doğru söylüyorsa sizi tehdit ettiği (azabın) bir kısmı başınıza gelir. Kuşku yok ki Allah, haddi aşıp çokça yalan söyleyen kimseye hidayet etmez.”

201

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 55Sayfa: 472

Ayete Git

(Öyleyse) sabret. Şüphesiz, Allah’ın vaadi haktır. Günahların için bağışlanma dile ve sabah akşam Rabbini hamd ile tesbih et.

202

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 60Sayfa: 473

Ayete Git

Rabbiniz buyurdu ki: “Bana dua edin, size icabet edeyim. Hiç kuşkusuz, bana ibadet etmekten büyüklenenler, boyun eğmiş/alçaltılmış olarak cehenneme gireceklerdir.”

203

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 62Sayfa: 473

Ayete Git

İşte bu sizin Rabbiniz olan, her şeyin yaratıcısı Allah’tır. O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. (Buna rağmen) nasıl oluyor da (tevhidden şirke) çevriliyorsunuz?

204

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 63Sayfa: 473

Ayete Git

Allah’ın ayetlerini inkâr edenler, işte böyle çevrilirler.

205

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 64Sayfa: 473

Ayete Git

Allah ki yeri sizin için (üzerinde yaşanacak) bir yerleşke, gökyüzünü de bir bina/tavan kılandır. Size şekil verdi, şekillerinizi en güzel hâle getirdi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı. İşte bu, sizin Rabbiniz olan Allah’tır. Âlemlerin Rabbi olan Allah ne mübarek, ne yücedir.

206

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 65Sayfa: 473

Ayete Git

O (hayat sahibi ve her canlıya hayat veren) El-Hayy’dır. O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. (O hâlde) dini O’na halis kılarak kendisine dua edin. Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.

207

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 66Sayfa: 473

Ayete Git

De ki: “Rabbimden bana gelen apaçık deliller (sebebiyle), Allah’ın dışında dua ettiğiniz varlıklara ibadet etmekten nehyedildim. Ve âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslim olmakla emrolundum.”

208

Fussilet

Ayet: 9Sayfa: 476

Ayete Git

De ki: “Yoksa sizler, yeryüzünü iki günde yaratan (Allah’a) kâfirlik ediyor ve O’na denkler/ortaklar mı kılıyorsunuz? Bu, âlemlerin Rabbidir.”

209

Fussilet

Ayet: 14Sayfa: 477

Ayete Git

“Yalnızca Allah’a ibadet edin.” diyerek, önlerinden ve arkalarından resûller gelince dediler ki: “Şayet Rabbimiz dileseydi, (elçi olarak) melekler indirirdi. Şüphesiz ki biz, kendisiyle gönderildiğiniz şeyi inkâr ediyoruz.”

210

Fussilet

Ayet: 23Sayfa: 478

Ayete Git

Bu, sizin Rabbinize karşı beslediğiniz ve sizi helaka sürükleyen zannınızdır. Böylece hüsrana uğrayanlardan oldunuz.

211

Fussilet

Ayet: 30Sayfa: 479

Ayete Git

Şüphesiz ki: “Rabbimiz Allah’tır.” deyip sonra da istikamet üzere olanların üzerine melekler iner (ve der ki): “Korkmayın, üzülmeyin, size vadolunan cennetle sevinin.”

212

Fussilet

Ayet: 38Sayfa: 479

Ayete Git

Şayet büyüklenir (ve Allah’a secde etmeye yanaşmazlarsa), Rabbinin yanında olan (melekler), gece gündüz O’nu tesbih eder, usanmazlar.

213

Fussilet

Ayet: 43Sayfa: 480

Ayete Git

Sana söylenenler, senden önceki resûllere söylenenden başka bir şey değildir. Şüphesiz ki senin Rabbin, mağfiret sahibi ve can yakıcı azabın sahibidir.

214

Şûrâ

Ayet: 5Sayfa: 482

Ayete Git

Neredeyse üstlerinden gökler (Allah’ın azametinden dolayı) yarılır. Melekler de Rabblerini hamd ile tesbih ederler ve yerde olanlar için bağışlanma talebinde bulunurlar. Dikkat edin! Hiç şüphesiz ki Allah, (evet) O, (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) El-Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli olan) Er-Rahîm’dir.

215

Şûrâ

Ayet: 10Sayfa: 482

Ayete Git

Herhangi bir konuda ihtilafa düşerseniz, onun hükmü Allah’a aittir. İşte bu, Rabbim olan Allah’tır. Yalnızca O’na tevekkül ettim ve yalnızca O’na yönelirim.

216

Şûrâ

Ayet: 15Sayfa: 483

Ayete Git

Sen (tevhide) davet et. Emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların hevalarına/arzularına uyma. Ve de ki: “Ben, Allah’ın indirdiği tüm Kitaplara iman ettim. Sizin aranızda adaletle (hükmetmekle) emrolundum. Allah, bizim de Rabbimiz sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size aittir. Bizimle sizin aranızda hüccet (karşılıklı delil getirip tartışmak) yoktur. (Çünkü hak, apaçık ortadadır.) Allah hepimizi bir araya toplayacaktır. Dönüş O’nadır.”

217

Şûrâ

Ayet: 16Sayfa: 484

Ayete Git

(Allah’ın çağrısına) icabet edildikten sonra, Allah hakkında tartışanların delilleri, Rabbleri katında geçersizdir. Onların üzerine öfke vardır ve onlar için çetin bir azap vardır.

218

Şûrâ

Ayet: 22Sayfa: 484

Ayete Git

Zalimleri, kazandıkları (küfür ve masiyet) nedeniyle korkuya kapılmış görürsün. O (korktukları azap), başlarına gelmiştir. İman edip salih amel işleyenlerse cennet bahçelerindelerdir. Diledikleri her şey, Rabbleri katında onlarındır. İşte büyük lütuf ve ihsan budur.

219

Zuhruf

Ayet: 46Sayfa: 491

Ayete Git

Andolsun ki Mûsâ’yı, ayetlerimizle Firavun ve ileri gelenlerine gönderdik. Dedi ki: “Şüphesiz ki ben, âlemlerin Rabbinin elçisiyim.”

220

Zuhruf

Ayet: 64Sayfa: 493

Ayete Git

“Gerçek şu ki: Allah, O, benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir. O’na ibadet edin. Bu, dosdoğru yoldur.”

221

Zuhruf

Ayet: 82Sayfa: 494

Ayete Git

Göklerin, yerin ve arşın Rabbi (olan Allah), onların yakıştırdıkları sıfatlardan münezzehtir.

222

Duhan

Ayet: 6Sayfa: 495

Ayete Git

Rabbinden bir rahmet olarak… Şüphesiz ki O, (işiten ve dualara icabet eden) Es-Semî’ ve (her şeyi bilen) El-Alîm’in ta kendisidir.

223

Duhan

Ayet: 7Sayfa: 495

Ayete Git

Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. Yakinen iman ediyorsanız (bu böyledir).

224

Duhan

Ayet: 22Sayfa: 496

Ayete Git

Rabbine dua etti: “Şüphesiz ki bunlar, suçlu günahkâr bir topluluktur.”

225

Duhan

Ayet: 57Sayfa: 497

Ayete Git

Rabbinden bir lütuf ve ihsan olarak… İşte bu, büyük kurtuluşun/kazancın ta kendisidir.

226

Câsiye

Ayet: 17Sayfa: 499

Ayete Git

Onlara (helal ve haramları içeren) emirden apaçık deliller verdik. Kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki azgınlık/kıskançlık/bir diğer gruba üstünlük sağlama isteği nedeniyle ihtilaf ettiler. Rabbin, Kıyamet Günü, ihtilaf ettikleri konularda aralarında hükmedecektir.

227

Câsiye

Ayet: 30Sayfa: 500

Ayete Git

İman edip salih amel işleyenlere gelince, Rabbleri onları rahmetine dâhil eder. Bu, apaçık kurtuluşun ta kendisidir.

228

Câsiye

Ayet: 36Sayfa: 501

Ayete Git

Hamd, göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve âlemlerin Rabbi olan Allah’adır.

229

Ahkâf

Ayet: 13Sayfa: 502

Ayete Git

Şüphesiz ki, “Rabbimiz Allah’tır.” dedikten sonra istikamet üzere olanlar, onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.

230

Ahkâf

Ayet: 34Sayfa: 505

Ayete Git

Kâfirlerin ateşe arzedilecekleri gün (onlara denir ki): “Bu, hak değil miymiş?” Derler ki: “Evet, Rabbimize andolsun ki (hakmış).” De ki: “Kâfir olmanıza karşılık, azabı tadın (bakalım).”

231

Zâriyât

Ayet: 30Sayfa: 520

Ayete Git

Demişlerdi ki: “Böyle işte… Rabbin böyle buyurdu. Hiç şüphesiz O, (hüküm ve hikmet sahibi olan) El-Hakîm ve (her şeyi bilen) El-Alîm’dir.”

232

Tûr

Ayet: 7Sayfa: 522

Ayete Git

Şüphesiz ki Rabbinin azabı gerçekleşecektir.

233

Tûr

Ayet: 48Sayfa: 524

Ayete Git

Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen, bizim gözlerimizin önündesin. Kalktığın zaman, Rabbini hamd ile tesbih et.

234

Necm

Ayet: 55Sayfa: 527

Ayete Git

Şimdi Rabbinin hangi nimetinde şüpheye kapılacaksın?

235

Rahmân

Ayet: 13Sayfa: 530

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

236

Rahmân

Ayet: 16Sayfa: 530

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

237

Rahmân

Ayet: 18Sayfa: 531

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

238

Rahmân

Ayet: 21Sayfa: 531

Ayete Git

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

239

Vâkıa

Ayet: 74Sayfa: 535

Ayete Git

O hâlde, büyük olan Rabbini ismiyle tesbih et.

240

Vâkıa

Ayet: 96Sayfa: 536

Ayete Git

O hâlde büyük Rabbini ismiyle tesbih et.

241

Hadîd

Ayet: 8Sayfa: 537

Ayete Git

Size ne oluyor ki Resûl sizi Rabbinize iman etmeye davet ettiği hâlde, Allah’a iman etmiyorsunuz? Hem muhakkak ki sizden, (iman edeceğinize dair) kesin bir söz almıştı. Şayet iman etmiş kimselerseniz (bu çağrının ve sözünüzün gereğini yerine getirin).

242

Hadîd

Ayet: 21Sayfa: 539

Ayete Git

Rabbinizin mağfiretine ve genişliği gök ve yerin genişliği gibi/kadar olan cennete koşun. (O,) Allah’a ve resûllerine iman edenler için hazırlanmıştır. Bu, Allah’ın lütuf ve ihsanıdır, onu dilediğine verir. Allah, büyük bir lütuf sahibidir.

243

Haşr

Ayet: 16Sayfa: 546

Ayete Git

Şeytanın durumu gibi… Hani insana, “Kâfir ol!” dedi. (İnsan) kâfir olunca da, “Şüphesiz ki ben, senden berîyim. Çünkü ben, âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkuyorum.” dedi. (Münafıklar da dostları olan Ehl-i Kitab’ı böyle kandırdılar. “Yurtlarınızdan çıkarılırsanız biz de çıkarız, savaşırsanız yardım ederiz.” dediler. Savaş başlayınca da onlardan uzaklaştılar.)

244

Tahrîm

Ayet: 5Sayfa: 559

Ayete Git

Şayet sizi boşayacak olursa Rabbinin ona, sizin yerinize, sizden daha hayırlı, Allah’a teslim olmuş, iman etmiş, gönülden ve sürekli itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan dul ve bakire eşler ihsan etmesi umulur.

245

Tahrîm

Ayet: 11Sayfa: 560

Ayete Git

Allah, iman edenlere de Firavun’un hanımını örnek verdi. Hani o demişti ki: “Rabbim! Bana kendi katında, cennette bir ev yap. Beni Firavun’dan, amelinden ve zalimler topluluğundan kurtar.”

246

Tahrîm

Ayet: 12Sayfa: 560

Ayete Git

(Allah,) İmrân kızı Meryem’i de (örnek verir). O ki iffetini korudu, biz de ona ruhumuzdan üfledik. O da Rabbinin kelimelerini ve Kitaplarını doğruladı. O gönülden sürekli itaat edenlerdendi.

247

Kalem

Ayet: 2Sayfa: 563

Ayete Git

Sen, Rabbinin nimeti sayesinde asla deli/cinlenmiş değilsin.

248

Kalem

Ayet: 7Sayfa: 563

Ayete Git

Şüphesiz ki Rabbin, yolundan sapanları da hidayet üzere olanları da en iyi bilendir.

249

Kalem

Ayet: 19Sayfa: 564

Ayete Git

Onlar uyurken, Rabbinden bir afet (bahçelerini) kuşattı.

250

Kalem

Ayet: 29Sayfa: 564

Ayete Git

Dediler ki: “Rabbimiz! Sen tüm eksikliklerden münezzehsin. Doğrusu biz, zalimleriz.”

251

Kalem

Ayet: 32Sayfa: 564

Ayete Git

“Umulur ki Rabbimiz, onun yerine daha hayırlısını verir bize. Şüphesiz ki biz, Rabbimize rağbet edenleriz.”

252

Kalem

Ayet: 48Sayfa: 565

Ayete Git

Rabbinin hükmüne sabret, balık sahibi (Yûnus Peygamber) gibi olma! Hani dert ve sıkıntıyla (Rabbine) dua etmişti.

253

Kalem

Ayet: 49Sayfa: 565

Ayete Git

Şayet Rabbinden bir nimet ona ulaşmış olmasaydı, kınanmış bir hâlde boşluğa atılacaktı.

254

Kalem

Ayet: 50Sayfa: 565

Ayete Git

Rabbi onu seçti ve salihlerden kıldı.

255

Hakka

Ayet: 43Sayfa: 567

Ayete Git

Âlemlerin Rabbi (olan Allah) tarafından indirilmiştir.

256

Hakka

Ayet: 52Sayfa: 567

Ayete Git

O hâlde büyük olan Rabbini ismiyle tesbih et.

257

Meâric

Ayet: 27Sayfa: 568

Ayete Git

Onlar Rabblerinin azabından dolayı korku içindelerdir.

258

Meâric

Ayet: 28Sayfa: 568

Ayete Git

Çünkü Rabblerinin azabından güven içinde olunmaz.

259

Meâric

Ayet: 40Sayfa: 569

Ayete Git

Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki hiç şüphesiz biz, güç yetirenleriz.

260

Cin

Ayet: 2Sayfa: 571

Ayete Git

“O, en doğru olana hidayet ediyor. Biz de ona iman ettik. Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayız.”

261

Cin

Ayet: 3Sayfa: 571

Ayete Git

“Şüphesiz Rabbimizin kudret ve azameti pek yücedir. O, ne eş ne de çocuk edinmiştir.”

262

Cin

Ayet: 10Sayfa: 571

Ayete Git

“Gerçek şu ki (Muhammed’in peygamber olarak gönderilmesi ve semadan haber alamıyor oluşumuz) insanlar için şer mi, yoksa Rabbleri onlar için hayır mı diledi, bilemiyoruz.”

263

Cin

Ayet: 13Sayfa: 571

Ayete Git

“Hiç şüphesiz, hidayeti (Kur’ân’ı) işittiğimizde ona iman ettik. Kim de Rabbine iman ederse o, (sevabının) eksiltilmesinden de (kendisine) zulmedilmesinden de korkmaz.”

264

Cin

Ayet: 17Sayfa: 572

Ayete Git

Onları denemek/imtihan etmek için… Kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse onu zorlu bir azaba sokar.

265

Cin

Ayet: 20Sayfa: 572

Ayete Git

De ki: “Ben ancak Rabbime dua ederim ve hiçbir şeyi O’na ortak koşmam.”

266

Cin

Ayet: 25Sayfa: 572

Ayete Git

De ki: “Size vadedilen (azap) yakın mıdır yoksa Rabbim ona uzun bir zaman mı tayin etmiştir, hiç bilmiyorum.”

267

Cin

Ayet: 28Sayfa: 572

Ayete Git

Tâ ki onların, Rabblerinden gelen iletileri (eksiksiz ve korunmuş olarak) tebliğ ettiklerini bilsin. (Allah,) onların yanında olan (bilgiyi) kuşatmış ve her şeyi sayıp (tane tane) kayıt altına almıştır.

268

Muzzemmil

Ayet: 8Sayfa: 573

Ayete Git

Rabbinin ismini an ve (her şeyi bırakıp) tam bir yönelişle O’na yönel.

269

Muzzemmil

Ayet: 9Sayfa: 573

Ayete Git

(O) doğunun ve batının Rabbidir. O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. (Öyleyse) O’nu vekil edin.

270

Muzzemmil

Ayet: 20Sayfa: 574

Ayete Git

Şüphesiz ki Rabbin, gecenin üçte ikisine yakınında, yarısında ve üçte birinde senin ve beraberindeki bir grubun (namaz için) kalktığını bilir. Geceyi ve gündüzü Allah takdir eder. O sizin (gece boyu namaza) güç yetiremeyeceğinizi bildi. (Buna binaen) tevbelerinizi kabul etti. Kur’ân’dan kolayınıza geleni okuyun. Sizden hastalananlar olacağını, başkalarının yeryüzünde Allah’ın lütfunu arayarak yolculuk edeceğini, bir diğerlerinin Allah yolunda savaşacağını bildi. (O hâlde) Kur’ân’dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve Allah’a güzel bir borç verin. Kendiniz için hayır olarak ne takdim etmişseniz, onu Allah’ın yanında daha hayırlı ve mükâfatı daha büyük olarak bulacaksınız. Allah’tan bağışlanma dileyin. Çünkü Allah (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.

271

Muddessir

Ayet: 3Sayfa: 574

Ayete Git

Ve yalnızca Rabbini tekbir et (yücelt)!

272

Muddessir

Ayet: 7Sayfa: 574

Ayete Git

Rabbin için sabret.

273

Kıyâmet

Ayet: 12Sayfa: 576

Ayete Git

O gün varılıp karar kılınacak yer Rabbinin huzurudur.

274

Kıyâmet

Ayet: 30Sayfa: 577

Ayete Git

O gün (insanlar) Rabbine sevk edilecekler.

275

İnsân

Ayet: 24Sayfa: 578

Ayete Git

(Öyleyse) Rabbinin hükmüne sabret. Onlardan günahkâr ve nankör olan kimseye itaat etme.

276

İnsân

Ayet: 25Sayfa: 578

Ayete Git

Ve sabah akşam Rabbinin adını zikret.

277

İnsân

Ayet: 29Sayfa: 579

Ayete Git

Şüphesiz ki bu, bir öğüttür. Artık dileyen, Rabbine bir yol tutsun.

278

Nebe

Ayet: 36Sayfa: 582

Ayete Git

(Bu,) Rabbinden bir mükâfat olarak yeterli bir armağandır.

279

Nebe

Ayet: 37Sayfa: 582

Ayete Git

Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbi, Rahmân’dır. O’nun karşısında konuşmaya güç yetiremezler.

280

Nebe

Ayet: 38Sayfa: 582

Ayete Git

Ruh (Cibrîl) ve meleklerin saf hâlinde durdukları gün, Rahmân’ın izin verdiği ve (dünyada) doğru olanı söylemiş olandan başkası konuşmayacak.

281

Nebe

Ayet: 39Sayfa: 582

Ayete Git

İşte bu hak gündür. Dileyen Rabbine (iman ve taatle) bir dönüş yolu edinsin.

282

Nâziât

Ayet: 16Sayfa: 583

Ayete Git

Hani Rabbi ona, mukaddes vadi olan Tuvâ’da seslenmişti.

283

Nâziât

Ayet: 40Sayfa: 583

Ayete Git

Kim de Rabbinin makamından korkar ve nefsinin (meşru olmayan) isteklerine engel olursa,

284

Nâziât

Ayet: 44Sayfa: 583

Ayete Git

Onun nihai (bilgisi) Rabbindedir.

285

Tekvîr

Ayet: 29Sayfa: 586

Ayete Git

Âlemlerin Rabbi olan Allah istemedikçe siz isteyemezsiniz.

286

İnfitâr

Ayet: 6Sayfa: 586

Ayete Git

Ey insan! El-Kerîm olan Rabbine karşı seni aldatan şey nedir?

287

Mutaffifîn

Ayet: 6Sayfa: 587

Ayete Git

O gün insanlar, âlemlerin Rabbi için ayakta duracaklardır.

288

Mutaffifîn

Ayet: 15Sayfa: 587

Ayete Git

Asla! Hiç şüphesiz onlar, o gün Rabblerinden perdelenmişlerdir (O’nu göremeyeceklerdir).

289

İnşikâk

Ayet: 6Sayfa: 588

Ayete Git

Ey insan! Hiç şüphesiz sen, Rabbinin (rızası için) sürekli çabalayacaksın ve sonunda O’nunla karşılaşacaksın.

290

İnşikâk

Ayet: 14Sayfa: 589

Ayete Git

Çünkü o, (Rabbine) dönmeyeceğini sanmıştı.

291

Bürûc

Ayet: 12Sayfa: 590

Ayete Git

Kuşkusuz, Rabbinin yakalayışı pek çetindir.

292

A'lâ

Ayet: 1Sayfa: 591

Ayete Git

Yüce olan Rabbinin ismini tesbih et.

293

A'lâ

Ayet: 15Sayfa: 591

Ayete Git

Ve Rabbinin ismini zikredip namaz kılan.

294

Duhâ

Ayet: 3Sayfa: 595

Ayete Git

Rabbin seni terk etmedi ve sana darılmadı.

295

Duhâ

Ayet: 11Sayfa: 596

Ayete Git

Ve Rabbinin nimetini anlat.

296

İnşirâh

Ayet: 8Sayfa: 596

Ayete Git

Ve yalnızca Rabbine rağbet et/yönel.

297

Alak

Ayet: 1Sayfa: 597

Ayete Git

Yaratan Rabbinin adıyla oku!

298

Alak

Ayet: 3Sayfa: 597

Ayete Git

Oku! Rabbin (en cömert ve ihsanı en bol olan) El-Ekrem’dir.

299

Alak

Ayet: 8Sayfa: 597

Ayete Git

Hiç şüphesiz, dönüş Rabbinedir.

300

Kâdir

Ayet: 4Sayfa: 598

Ayete Git

Melekler ve Ruh (Cibrîl), onda, Rabblerinin izniyle her bir iş için inerler.

301

Beyyine

Ayet: 8Sayfa: 598

Ayete Git

Onların, Rabbleri katındaki mükâfatları, içlerinde ebedî kalacakları ve altından ırmaklar akan Adn Cennetleridir. Allah onlardan razı olmuş, onlar da (Allah’tan) razı olmuşlardır. Bu, Rabbinden korkan kimse içindir.

302

Zilzâl

Ayet: 5Sayfa: 599

Ayete Git

Çünkü Rabbin, ona (“konuş” diye) vahyetmiştir.

303

Âdiyât

Ayet: 6Sayfa: 599

Ayete Git

Şüphesiz ki insan, Rabbine karşı çok nankördür.

304

Âdiyât

Ayet: 11Sayfa: 599

Ayete Git

Hiç şüphesiz o gün, Rabbleri onlardan haberdardır.

305

Fîl

Ayet: 1Sayfa: 601

Ayete Git

Rabbinin fil sahiplerine yaptığını görmedin mi?

306

Kureyş

Ayet: 3Sayfa: 602

Ayete Git

Bu evin Rabbine ibadet etsinler, (bu nimetine şükretsin ve O’nu birlesinler).

307

Kevser

Ayet: 2Sayfa: 602

Ayete Git

(Buna şükür olarak) Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.

308

Nasr

Ayet: 3Sayfa: 603

Ayete Git

(O zaman,) Rabbini hamd ile tesbih et ve O’ndan bağışlanma dile. Çünkü O, (tevbeye muvaffak kılan ve tevbeleri çokça kabul eden) Tevvâb’tır.

309

Felak

Ayet: 1Sayfa: 604

Ayete Git

De ki: “Sabahın Rabbine sığınırım.”

310

Nâs

Ayet: 1Sayfa: 604

Ayete Git

De ki: “İnsanların Rabbine sığınırım.”