Kıyamet Alametleri ile ilgili ayetler

(Ye’cuc, Me’cuc) ne onu aşmaya ne de onda bir delik açmaya güç yetirebildiler. (18/Kehf 97)

Dedi ki: “Bu, Rabbimin rahmetidir. Rabbimin vaadi gelince onu yerle bir eder. Rabbimin vaadi haktır.” (18/Kehf 98)

Bk. 21/Enbiyâ, 96

Ye’cuc ve Me’cuc’un (seddi) açıldığında, her yerden akın ederler. (21/Enbiya 96)

Hak olan vaad/kıyamet yaklaşmıştır. (O, vuku bulduğunda) kâfirlerin gözleri yuvalarından fırlayacak ve (diyecekler ki:) “Eyvahlar olsun bize! Muhakkak ki biz, bundan gaflet içerisindeydik. (Hayır, öyle değil!) Bilakis, biz zalimler idik.” (21/Enbiya 97)

O söz/kıyamet başlarına gelip (zamanı yaklaşınca) onlara yerden kendileriyle konuşan bir Dabbe (olağanüstü bir canlı) çıkarırız. Onlara: “İnsanlar bizim ayetlerimize yakinen inanmıyorlardı.” (der) (27/Neml 82)

“Dabbe” kıyamet yaklaştığında yerden çıkarılacak ve insanlarla konuşacak olan bir canlıdır. Kıyametin yaklaştığının alametidir.

Onlar, kıyametin ansızın gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? İşte, onun alametleri gelmiştir. (Kıyamet) başlarına geldiğinde nasıl öğüt alacaklar ki? (47/Muhammed 18)

“Kıyamet ne zaman?” diye sorar. (75/Kıyâmet 6)

Göz kamaştığı zaman, (75/Kıyâmet 7)

Ay karardığı zaman, (75/Kıyâmet 8)

Güneş ve Ay bir araya toplandığı zaman. (75/Kıyâmet 9)

O gün insan: “Kaçış nereye?” der. (75/Kıyâmet 10)