Kehf
Ayet: 97Sayfa: 302
(Ye’cûc, Me’cûc) ne onu aşmaya ne de onda bir delik açmaya güç yetirebildiler.
Bu konuyla ilgili ayetler
Ayet: 97Sayfa: 302
(Ye’cûc, Me’cûc) ne onu aşmaya ne de onda bir delik açmaya güç yetirebildiler.
Ayet: 98Sayfa: 303
Dedi ki: “Bu, Rabbimin rahmetidir. Rabbimin vaadi gelince onu yerle bir eder. Rabbimin vaadi haktır.”
Ayet: 96Sayfa: 329
Ye’cûc ve Me’cûc’un (seddi) açıldığında, her yerden akın ederler.
Ayet: 97Sayfa: 329
Hak olan vaad/kıyamet yaklaşmıştır. (O, vuku bulduğunda) kâfirlerin gözleri yuvalarından fırlayacak ve “Eyvahlar olsun bize! Muhakkak ki biz, bundan gaflet içerisindeydik. (Hayır, öyle değil!) Bilakis, biz zalimlerdik. (diyecekler)”
Ayet: 82Sayfa: 383
O söz/Kıyamet başlarına gelip (zamanı yaklaşınca) onlara yerden kendileriyle konuşan bir Dabbe (olağanüstü bir canlı) çıkarırız. Onlara, “İnsanlar bizim ayetlerimize yakinen inanmıyorlardı.” (der.)
Ayet: 18Sayfa: 507
Onlar, kıyametin ânsızın gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? İşte, onun alametleri gelmiştir. (Kıyamet) başlarına geldiğinde nasıl öğüt alacaklar ki?
Ayet: 6Sayfa: 576
“Kıyamet ne zaman?” diye sorar.
Ayet: 7Sayfa: 576
Göz kamaştığı zaman,
Ayet: 8Sayfa: 576
Ay karardığı zaman,
Ayet: 9Sayfa: 576
Güneş ve Ay bir araya toplandığı zaman.
Ayet: 10Sayfa: 576
O gün insan, “Kaçış nereye?” der.