Bakara
Ayet: 88Sayfa: 12
Dediler ki: “Kalplerimiz, (senin anlattıklarına karşı) kılıflıdır/kapalıdır.” (Hayır, öyle değil!) Bilakis, Allah küfürleri nedeniyle onlara lanet etmiştir. (Bu nedenle) pek az iman ederler.
Bu konuyla ilgili ayetler
Ayet: 88Sayfa: 12
Dediler ki: “Kalplerimiz, (senin anlattıklarına karşı) kılıflıdır/kapalıdır.” (Hayır, öyle değil!) Bilakis, Allah küfürleri nedeniyle onlara lanet etmiştir. (Bu nedenle) pek az iman ederler.
Ayet: 93Sayfa: 13
(Hatırlayın!) Hani sizden söz almış ve Tûr Dağı’nı tepenizde yükseltmiştik. “Size verdiğimiz (Kitab’a) kuvvetle yapışın ve söz dinleyin.” demiştik. Demişlerdi ki: “İşittik ve isyan ettik.” Küfürleri sebebiyle buzağı sevgisi onların kalplerine içirilmişti/kalpleri buzağı sevgisiyle dolup taşmıştı. De ki: “Şayet müminseniz, imanınız size ne kötü bir şey emrediyor!”
Ayet: 108Sayfa: 16
Daha önce Mûsâ’ya (şüphe ve inkâr içerikli) sorular sorulduğu gibi siz de Resûl’ünüze (aynı minvalde) sorular mı sormak istiyorsunuz? Kim imanı küfürle değiştirirse/iman yerine küfrü tercih ederse şüphesiz ki doğru yoldan sapmış olur.
Ayet: 217Sayfa: 33
Sana haram aylarda savaşmayı soruyorlar. De ki: “O ayda savaşmak büyük bir günahtır. (Ancak) Allah yolundan insanları alıkoymak, O’nu (Allah’ı) inkâr etmek, Mescid-i Haram’ın (hürmetini tanımama) ve o beldenin halkını oradan sürmek; Allah katında (haram ayda savaşmaktan) daha büyük bir günahtır. Fitne/Şirk, öldürmekten daha beterdir.” Şayet güç yetirirlerse sizi dininizden döndürünceye dek sizinle savaşırlar. Sizden her kim dininden döner ve kâfir olarak can verirse onların amelleri dünyada da ahirette de boşa gitmiştir. Bunlar, ateşin ehlidir ve orada ebedî kalacaklardır.
Ayet: 52Sayfa: 55
Îsâ, onların küfre düşeceğini hissedince dedi ki: “Allah’a (giden bu yolda) benim yardımcılarım kimlerdir?” Havârîler dedi ki: “Biz, Allah’ın yardımcılarıyız. Allah’a iman ettik ve şahit ol ki biz Müslimlerdeniz/şirki terk ederek tevhidle Allah’a yönelen kullardanız.”
Ayet: 80Sayfa: 59
(O peygamber) sizlere melekleri ve nebileri rabb edinmenizi de emretmez! (Hayret doğrusu!) Siz İslam olduktan sonra size küfrü mü emredecek?
Ayet: 90Sayfa: 60
Muhakkak ki iman ettikten sonra kâfir olan ve (kâfirlerin safında yer alarak müminlere düşmanlık eden veya riddet üzere ölerek) küfürlerini arttıranların tevbesi kabul edilmeyecektir. Bunlar, sapıkların ta kendileridir.
Ayet: 167Sayfa: 71
(Bir diğer gayesi ise) münafık olanları açığa çıkarmaktır. Onlara, “Gelin! Allah yolunda savaşın yahut müdafaa yapın.” denildiğinde dediler ki: “Şayet savaşmayı biliyor olsaydık size tabi olur (ve sizinle savaşa çıkardık).” (Bu sözü söyledikleri) o gün, imandan daha çok küfre yakınlardı. Ağızlarıyla kalplerinde olmayanı, (inanmadıkları şeyi) söylüyorlar. Allah, onların gizlediklerini en iyi bilendir.
Ayet: 176Sayfa: 72
Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Şüphesiz ki onlar, Allah’a hiçbir zarar veremeyeceklerdir. Allah, onların ahirette (güzel) bir paylarının olmasını istememektedir. Ve onlara büyük bir azap vardır.
Ayet: 177Sayfa: 72
Şüphesiz ki imanı küfürle değişen kimseler, Allah’a hiçbir zarar veremezler. Onlar için can yakıcı bir azap vardır.
Ayet: 46Sayfa: 85
Yahudi olanlardan bazısı, kelimeleri kondukları yerden (asıl manalarının dışında kullanarak) tahrif ediyorlar. Dillerini geveleyerek ve dine hakaret ederek “İşittik ve isyan ettik.”, “İşit işitmez olası!” ve “Râinâ!” diyorlar. Şayet onlar “İşittik ve itaat ettik.”, “İşit ve bizi gözet!” deselerdi onlar için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat Allah, küfürleri nedeniyle onlara lanet etti. (Bu nedenle) pek azı iman eder.
Ayet: 137Sayfa: 99
Şüphesiz ki iman eden sonra kâfir olanlar, sonra tekrar iman edip sonra kâfir olanlar, sonra da küfürlerini arttıran kimseler; Allah onları bağışlayacak ve yol gösterecek değildir.
Ayet: 155Sayfa: 102
Sözlerini bozmaları, Allah’ın ayetlerine karşı kâfir olmaları, haksız yere nebileri öldürmeleri ve “Kalplerimiz (hak ve hakikate karşı) kapalıdır.” demeleri (nedeniyle onları cezalandırdık). (Hayır, öyle değil!) Bilakis, Allah küfürleri sebebiyle onların kalplerini mühürlemiştir. (Bu nedenle) pek azı iman eder.
Ayet: 156Sayfa: 102
Küfürleri ve Meryem hakkındaki büyük iftiraları nedeniyle de (onları cezalandırdık).
Ayet: 41Sayfa: 113
Ey Resûl! Küfürde yarışan kimseler seni üzmesin! Onlar ki ağızlarıyla, “İman ettik.” derler. (Oysa) kalpleri iman etmemiştir. O Yahudi olanlardan bazısı yalana kulak verir. Sana gelmeyen (Yahudilere laf taşımak için) sana kulak verirler. Allah yerli yerine koyduktan sonra kelimeleri yerinden oynatarak tahrif ederler. Derler ki: “Bu (tahrif edip değiştirdiğiniz) size verilirse onu alın, verilmezse sakının!” Allah kimin fitnesini dilerse sen onun için Allah’a karşı hiçbir şey yapamazsın. Bunlar, Allah’ın kalplerini temizlemek istemediği kimselerdir. Bunlar için dünyada rezillik, ahirette de büyük bir azap vardır.
Ayet: 61Sayfa: 117
Size geldiklerinde, “İman ettik.” derler. Oysa (yanınıza) girdiklerinde de çıktıklarında da kâfirlerdir. Allah, onların gizlediklerini en iyi bilendir.
Ayet: 64Sayfa: 117
Yahudiler, “Allah’ın eli bağlanmıştır/eli sıkı bir cimridir.” dediler. Söyledikleri (bu çirkin söz) nedeniyle elleri bağlandı ve lanetlendiler. (Hayır, öyle değil!) Bilakis, Allah’ın iki eli de açıktır ve dilediği gibi harcar. Andolsun ki Rabbinden sana indirilen (bu Kur’ân), onların pek çoğunun azgınlık ve küfrünü arttıracaktır. Biz, onların arasına kıyamete dek sürüp gidecek bir düşmanlık ve kin atmışızdır. Her ne zaman savaş ateşi yakmışlarsa Allah onu söndürmüştür. Yeryüzünde bozgunculuk için çabalarlar. Allah, bozguncuları sevmez.
Ayet: 68Sayfa: 118
De ki: “Ey Ehl-i Kitap! Tevrât, İncîl ve Rabbinizden size indirileni (içindekilerle amel edip) ayakta tutmadıkça hiçbir şey üzere değilsiniz.” Andolsun ki Rabbinden sana indirilen (bu Kur’ân), onların çoğunun azgınlık ve küfürlerini arttıracaktır. Kâfirler topluluğu için üzülme!
Ayet: 12Sayfa: 187
Şayet antlaşmalarından sonra yeminlerini bozar ve dininize dil uzatırlarsa, (ileri geri konuşup ayıplayıp yererlerse) o hâlde öldürün küfrün önderlerini. Çünkü onların yeminleri yoktur. Umulur ki (bu yaptıklarından) vazgeçerler.
Ayet: 74Sayfa: 198
O sözü söylemediklerine dair yemin ediyorlar. Andolsun ki küfür sözünü söylediler ve İslamlarından sonra kâfir oldular. Ve başaramadıkları bir işe yeltendiler. Allah ve Resûl’ünün ihsan ve lütfundan vererek onları zengin kılmasından ötürü mü intikam almaya kalkıyorlar? Tevbe ederlerse onlar için hayır olur. Yüz çevirirlerse Allah, onlara dünyada da ahirette de can yakıcı bir azapla azap edecek ve onların yeryüzünde ne bir dostları ne de bir yardımcıları olmayacaktır.
Ayet: 97Sayfa: 201
Bedeviler, küfür ve nifak yönünden en beter olanlardır. Allah’ın, Resûl’üne indirdiği sınırları bilmemeye de en elverişli olanlar onlardır. Allah, (her şeyi bilen) Alîm ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm’dir.
Ayet: 107Sayfa: 203
Zarar vermek, küfrü (yaymak), müminlerin arasını bölmek, Allah’a ve Resûl’üne daha önceden harp ilan etmişlerin karargâhı olsun diye mescid edinenler ve “Biz güzellikten/hayırdan başka bir şey kastetmedik.” diye Allah adına yemin edenler (var ya)! Allah, onların gerçek yalancılar olduğuna şahitlik eder.
Ayet: 28Sayfa: 258
Allah’ın nimetini küfürle/nankörlükle değişen ve toplumlarını helak yurduna yerleştirenleri görmedin mi?
Ayet: 106Sayfa: 278
Kalbi imanla mutmain olduğu hâlde (küfre) zorlananlar hariç, kim de imanından sonra kâfir olur, (kendi tercihiyle küfre saparak) küfre gönlünü açarsa, Allah’ın gazabı onların üzerinedir ve onlar için büyük bir azap vardır.
Ayet: 7Sayfa: 458
Eğer küfre sapacak olursanız hiç şüphesiz, Allah’ın size ihtiyacı yoktur ve kulları için küfre razı olmaz. Şükrederseniz, ondan (şükretmenizden) razı olur. Hiçbir günahkâr, bir başkasının günahını yüklenmez. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir. Yaptıklarınızı size haber verir. Çünkü O, sinelerde gizli olanı bilmektedir.
Ayet: 8Sayfa: 458
İnsana bir sıkıntı dokunduğunda, Rabbine yönelerek dua eder. Sonra (o sıkıntı yerine) kendi katından nimet verdiğinde, daha önce dua ettiği şeyi unutur ve O’nun yolundan saptırmak için Allah’a ortaklar/eşler koşmaya başlar. De ki: “Küfrünle az bir şey daha keyif sür. Çünkü sen ateşin ehlindensin.”
Ayet: 44Sayfa: 408
Kim küfre saparsa, kendi aleyhine küfre sapar. Kim de salih amel işlerse, kendileri için (cennetteki yerlerini) hazırlamış olurlar.
Ayet: 23Sayfa: 412
Kim de kâfir olursa, onun küfrü seni üzmesin. Onların dönüşü bizedir ve biz yaptıklarını kendilerine haber vereceğiz. Şüphesiz ki Allah, sinelerde olanı bilendir.
Ayet: 39Sayfa: 438
Yeryüzünde sizleri halifeler kılan O’dur. Kim de küfre saparsa kendi aleyhine küfre sapmış olur. Kâfirlerin küfrü, Rabbleri katında (Allah’ın) gazabından başkasını arttırmaz. Kâfirlerin küfrü (kendileri için) hüsrandan başka bir şeylerini arttırmaz.
Ayet: 7Sayfa: 515
Ve bilin ki aranızda Allah’ın Resûlü vardır. Şayet o, birçok şeyde size itaat edecek olsa (verdiğiniz her haberi doğrulayıp gereğini yapsa) sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, imanı size sevdirdi ve onu kalplerinizde süsledi. Küfür, fısk ve isyanı size çirkin/sevimsiz gösterdi. İşte bunlar, rüşd/olgunluk yolunu bulanlardır.