Kıyametin Vuku Şekli
ÖLÜM VE AHİRETBu konuyla ilgili ayetler
Yerin başka bir yerle, göklerin de (başka göklerle) değişeceği o gün, onlar (zatında, fiillerinde ve sıfatlarında tek olan) El-Vâhid ve (her şeye boyun eğdirip hükmüne ram eyleyen) El-Kahhâr olan Allah’ın huzuruna çıkarılacaklardır.
O gün gök, dönerek sallanır.
Ve dağlar bir yürüyüşle yürür.
Vakıa (kıyamet) gerçekleştiği zaman,
Onun gerçekleşmesini yalanlayacak yoktur.
O, (kimini) alçaltan (kimini de) yükselten (bir gündür).
Yer şiddetle sarsıldığında,
Dağlar parça parça olduğunda,
Savrulmuş toz hâline geldiğinde
Sizler de üç sınıf olduğunuzda,
Sûr’a tek bir üfürüşle üfürüldüğünde,
Yer ve dağlar yerinden taşınıp, (sonra da) birbirine çarpılıp parça parça olduklarında,
İşte o gün Vakıa (vuku bulması kesin olan kıyamet) vuku bulmuştur.
Gök yarılmıştır. O, o gün gevşemiş/sarkmış olacaktır.
O gün yer ve dağlar şiddetle sarsılır. Dağlar, çökmüş kum yığınlarına dönüşür.
Şayet kâfir olursanız, çocukların saçlarını ağartan (o dehşetli) günde, nasıl korunup sakınacaksınız?
Gök (o günün dehşetinden) yarılmıştır. (Allah’ın) vaadi mutlaka yerine gelmiştir.
Yıldızlar silindiği zaman,
Gök yarıldığı zaman,
Dağlar (âniden) savrulup parçalandığı zaman,
Resûller, belirlenmiş vakit (olan kıyamet) için toplandığı zaman.
(İnsanlar) hangi gün için ertelenmiştir?
(İnsanlar arasında hükmedilip araların ayrılacağı) Yevmu’l Fasl için.
Sen ayırt etme gününün ne olduğunu nereden bileceksin?
Sûr’a üfürüleceği gün siz, bölük bölük geleceksiniz.
Gök açılmış ve kapı kapı olmuştur.
Dağlar yürütülmüş, serap gibi oluvermiştir.
Güneş dürülüp (karartıldığında),
Yıldızlar dökülüp saçıldığında,
Dağlar yürütüldüğünde,
Hamile develer kendi hâllerine terk edildiğinde,
Vahşi hayvanlar toplandığında,
Denizler tutuşturulduğunda,
Nefisler eşleştirilip (ruhlar cesetle yeniden buluştuğunda),
Diri diri toprağa gömülen kız çocuğuna sorulduğunda,
Hangi günahtan ötürü öldürüldüğü (sorulduğunda),
Sahifeler yayılıp açıldığında,
Gök sökülüp dürüldüğünde,
Cehennem (ateşi) iyice harlanıp tutuşturulduğunda,
Cennet yakınlaştırıldığında,
Artık her nefis, (Kıyamet Günü için) ne hazırlayıp (beraberinde getirdiğini) öğrenmiştir.
Gök yarıldığında,
Yıldızlar dökülüp saçıldığında,
Denizler patlatılıp/fışkırıp taşırıldığında,
Kabirler ters yüz edildiğinde,
Gök parçalandığında,
Rabbini işitip gerektiği şekilde O’na itaat ettiğinde,
Yeryüzü iyice uzatıldığında,
İçinde olanları dışarı atıp boşaldığında,
Rabbini işitip gerektiği şekilde O’na itaat ettiğinde.
Yer, şiddetle sarsıldığında,
Ve ağırlıklarını (ölüler ve madenleri) dışarı attığında,
İnsan, “Buna ne oluyor böyle?” dediğinde,
O gün yer, (üzerinde işlenenlere dair) haberlerini anlatır.
Çünkü Rabbin, ona (“konuş” diye) vahyetmiştir.
Karia/Şiddetle çalan/sarsan kıyamet!
Nedir o Karia?
Sen, Karia’nın ne olduğunu nereden bileceksin?
O gün insanlar, (ışığın etrafında dönen) pervaneler gibi etrafa saçılmış, darmadağınıktır.
Dağlar ise, etrafta uçuşan renkli yün gibi olacaktır.