Âl-i İmrân
Ayet: 32Sayfa: 53
De ki: “Allah’a ve Resûl’e itaat edin.” Şayet yüz çevirirlerse şüphesiz ki Allah, kâfirleri sevmez.
Bu konuyla ilgili ayetler
Ayet: 32Sayfa: 53
De ki: “Allah’a ve Resûl’e itaat edin.” Şayet yüz çevirirlerse şüphesiz ki Allah, kâfirleri sevmez.
Ayet: 50Sayfa: 55
“Benden önceki (Tevrât’ı) doğrulayıcı ve (Tevrât’ta) sizlere haram kılınmış bazı şeyleri helal kılmak için Rabbinizden bir ayetle size geldim. Allah’tan korkup sakının ve bana itaat edin.”
Ayet: 51Sayfa: 55
“Şüphesiz ki Allah, benim ve sizlerin Rabbidir. O’na ibadet edin. Bu (sizi davet ettiğim yol), sırat-ı mustakimdir/dosdoğru olan yoldur.”
Ayet: 132Sayfa: 65
Allah’a ve Resûl’e itaat edin ki merhamet olunasınız.
Ayet: 13Sayfa: 78
Bu (miras hükümleri), Allah’ın sınırlarıdır. Kim de Allah’a ve Resûl’üne itaat ederse onu altından ırmaklar akan ve içlerinde ebedî kalacakları cennetlere sokar. Bu büyük bir kazançtır/başarıdır.
Ayet: 59Sayfa: 86
Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Resûl’e itaat edin. Sizden olan (Müslim/şirki terk ederek tevhidle Allah’a yönelen) yöneticilere de (itaat edin). Herhangi bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz, şayet Allah’a ve Ahiret Günü’ne iman ediyorsanız (o meseleyi çözmek için) Allah’a ve Resûl’e götürün. Bu, daha hayırlı ve sonuç bakımından daha güzeldir.
Ayet: 69Sayfa: 88
Kim Allah’a ve Resûl’e itaat ederse onlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği nebiler, sıddîklar, şehitler ve salihlerle beraber olacaklardır. Ne güzel arkadaştır onlar!
Ayet: 80Sayfa: 90
Kim Resûl’e itaat ederse hiç şüphesiz Allah’a itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse seni, onların üzerine koruyucu göndermedik.
Ayet: 92Sayfa: 122
Allah’a itaat edin! Resûl’e itaat edin ve (muhalefet etmekten) sakının. Şayet yüz çevirirseniz bilin ki Resûlümüzün vazifesi, ancak apaçık bir tebliğdir.
Ayet: 1Sayfa: 176
Sana ganimetlerden soruyorlar. De ki: “Ganimetler (hakkında hüküm verme yetkisi) Allah’a ve Resûl’e aittir. Allah’tan korkup sakının ve aranızı düzeltin. Şayet müminseniz, Allah’a ve Resûl’üne itaat edin.”
Ayet: 20Sayfa: 178
Ey iman edenler! Allah’a ve Resûl’üne itaat edin. Onu işitip dinlediğiniz hâlde ondan yüz çevirmeyin.
Ayet: 21Sayfa: 178
“İşittik.” dedikleri hâlde işitmeyen kimseler gibi olmayın.
Ayet: 46Sayfa: 182
Allah’a ve Resûl’üne itaat edin. Çekişip tartışmayın. Yoksa bozguna uğrarsınız ve gücünüz dağılıp gider. Sabredin. Hiç şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir.
Ayet: 71Sayfa: 197
Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyar, namazı dosdoğru kılar, zekâtı verir, Allah’a ve Resûl’üne itaat ederler. Allah’ın rahmet edecekleri onlardır işte! Şüphesiz ki Allah, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) Azîz ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm’dir.
Ayet: 52Sayfa: 355
Kim de Allah’a ve Resûl’üne itaat eder, Allah’tan (saygıyla) korkar ve (azabından) sakınırsa işte bunlar, kazançlı olanların ta kendileridir.
Ayet: 54Sayfa: 356
De ki: “Allah’a itaat edin! Resûl’e itaat edin! Şayet yüz çevirirseniz onun sorumluluğu (olan tebliğ) ona, sizin sorumluluğunuz olan (itaat) size yüklenendir. (Herkes kendinden sorumludur.) Şayet ona itaat ederseniz, hidayete ermiş olursunuz. Resûl’ün vazifesi yalnızca apaçık bir tebliğdir.”
Ayet: 56Sayfa: 356
Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve Resûl’e itaat edin ki merhamet olunasınız.
Ayet: 105Sayfa: 370
Nûh’un kavmi gönderilen resûlleri yalanladı.
Ayet: 106Sayfa: 370
Hani kardeşleri Nûh, kendilerine, “(Allah’tan) korkup sakınmaz mısınız?” demişti.
Ayet: 107Sayfa: 370
“Şüphesiz ki ben, sizin için güvenilir bir resûlüm.”
Ayet: 108Sayfa: 370
“(O hâlde) Allah’tan korkup sakının ve bana itaat edin.”
Ayet: 109Sayfa: 370
“Sizden (davetim karşılığında) bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, âlemlerin Rabbi olan (Allah’)a aittir.”
Ayet: 110Sayfa: 370
“Allah’tan korkup sakının ve bana itaat edin.”
Ayet: 123Sayfa: 371
Âd (Kavmi), gönderilen resûlleri yalanladı.
Ayet: 124Sayfa: 371
Hani kardeşleri Hûd onlara, “(Allah’tan) korkup sakınmaz mısınız?” demişti.
Ayet: 125Sayfa: 371
“Şüphesiz ki ben, sizin için güvenilir bir resûlüm.”
Ayet: 126Sayfa: 371
“(O hâlde) Allah’tan korkup sakının ve bana itaat edin.”
Ayet: 127Sayfa: 371
“Sizden (davetim karşılığında) bir ücret istemiyorum. Benim ücretim âlemlerin Rabbi olan (Allah’)a aittir.”
Ayet: 128Sayfa: 371
“Her yüksek yere bir bina inşa edip eğleniyor musunuz?”
Ayet: 129Sayfa: 371
“Ebedî kalmak umuduyla yapılar inşa edip duruyor musunuz?”
Ayet: 130Sayfa: 371
“Ele geçirdiğiniz (insanları) zorbalıkla mı yakalıyorsunuz?”
Ayet: 131Sayfa: 371
“Allah’tan korkup sakının ve bana itaat edin.”
Ayet: 141Sayfa: 372
Semûd (Kavmi), gönderilen resûlleri yalanladı.
Ayet: 142Sayfa: 372
Hani kardeşleri Sâlih onlara, “(Allah’tan) korkup sakınmaz mısınız?” demişti.
Ayet: 143Sayfa: 372
“Şüphesiz ki ben, sizin için güvenilir bir resûlüm.”
Ayet: 144Sayfa: 372
“(O hâlde) Allah’tan korkup sakının ve bana itaat edin.”
Ayet: 145Sayfa: 372
“Sizden (davetim karşılığında) bir ücret istemiyorum. Benim ücretim âlemlerin Rabbi olan (Allah’)a aittir.”
Ayet: 146Sayfa: 372
“Siz burada güven içerisinde (kendi hâlinize) terk edileceğinizi mi sanıyorsunuz?”
Ayet: 147Sayfa: 372
“Bahçeler ve pınarlar arasında.”
Ayet: 148Sayfa: 372
“Ekinler ve meyveleri olgunlaşmış hurmalıklar arasında.”
Ayet: 149Sayfa: 372
“Dağlarda, sırf şımarıklık (gösteriş) olsun diye, evler yontuyorsunuz.”
Ayet: 150Sayfa: 372
“Allah’tan korkup sakının ve bana itaat edin.”
Ayet: 160Sayfa: 373
Lût Kavmi, gönderilen resûlleri yalanladı.
Ayet: 161Sayfa: 373
Hani kardeşleri Lût onlara, “(Allah’tan) korkup sakınmaz mısınız?” demişti.
Ayet: 162Sayfa: 373
“Şüphesiz ki ben, sizin için güvenilir bir resûlüm.”
Ayet: 163Sayfa: 373
“(O hâlde) Allah’tan korkup sakının ve bana itaat edin.”
Ayet: 176Sayfa: 373
Eyke halkı, gönderilen resûlleri yalanladı.
Ayet: 177Sayfa: 373
Hani Şuayb onlara demişti ki: “(Allah’tan) korkup sakınmaz mısınız?”
Ayet: 178Sayfa: 373
“Şüphesiz ki ben, sizin için güvenilir bir resûlüm.”
Ayet: 179Sayfa: 373
“(O hâlde) Allah’tan korkup sakının ve bana itaat edin.”
Ayet: 33Sayfa: 421
Evlerinizde karar kılın. İlk cahiliye kadınlarının (kendilerini görünür kılmak için) süs ve güzelliklerini açtıkları gibi yapmayın. Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Resûl’üne itaat edin. Ey Ehl-i Beyt! Allah, sizden (manevi) kirleri gidermek ve sizi tertemiz kılmak ister.
Ayet: 70Sayfa: 426
Ey iman edenler! Allah’tan korkup sakının ve doğru/sağlam/adil söz söyleyin.
Ayet: 71Sayfa: 426
(Allah da buna karşılık) amellerinizi ıslah etsin, günahlarınızı bağışlasın. Kim de Allah’a ve Resûl’üne itaat ederse, şüphesiz ki büyük bir kurtuluş ve kazanç elde etmiş olur.
Ayet: 63Sayfa: 493
Îsâ apaçık delillerle geldiği zaman dedi ki: “Muhakkak ki size hikmeti getirdim ve ihtilaf ettiğiniz konuların bazısını açıklamak için geldim. Allah’tan korkup sakının ve bana uyun.”
Ayet: 64Sayfa: 493
“Gerçek şu ki: Allah, O, benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir. O’na ibadet edin. Bu, dosdoğru yoldur.”
Ayet: 30Sayfa: 505
Dediler ki: “Ey kavmimiz! Biz, Mûsâ’dan sonra indirilen, kendinden önce geçen Kitapları doğrulayan, hakka ve dosdoğru yola ileten bir Kitap işittik.”
Ayet: 31Sayfa: 505
“Ey kavmimiz! Allah’ın davetçisine icabet edin ve ona iman edin ki günahlarınızı bağışlasın ve sizi can yakıcı azaptan korusun.”
Ayet: 33Sayfa: 509
Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Resûl’e itaat edin ve amellerinizi boşa çıkarmayın.
Ayet: 17Sayfa: 512
Kör olana günah yoktur, topal olana günah yoktur, hasta olana da (savaştan geri kaldıkları için) günah yoktur. Kim Allah’a ve Resûl’üne itaat ederse, onu altından ırmaklar akan cennete sokar. Kim de (itaatten) yüz çevirirse ona, can yakıcı (bir azapla) azap eder.
Ayet: 14Sayfa: 516
Bedeviler: “İman ettik.” dediler. De ki: “İman etmediniz. Fakat ‘Teslim olduk.’ deyin.” (Çünkü) iman henüz kalplerinize girmiş değildir. Şayet Allah’a ve Resûl’üne itaat ederseniz (Allah,) amellerinizden hiçbir şey eksiltmez. Şüphesiz ki Allah, (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.
Ayet: 12Sayfa: 543
Ey iman edenler! Resûl’e gizli olarak (bir müşkülünüzü arz edeceğinizde) konuşmanızdan önce sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şayet (verecek sadaka) bulamazsanız, hiç şüphesiz Allah, (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.
Ayet: 13Sayfa: 543
Gizli konuşmalarınızdan önce sadakalar verecek olmaktan dolayı korktunuz mu? Madem ki yapmadınız, Allah tevbenizi kabul etti. (O hâlde) namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Resûl’üne itaat edin. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Ayet: 12Sayfa: 556
Allah’a itaat edin, Resûl’e itaat edin. Şayet yüz çevirirseniz, Resûlümüzün vazifesi ancak apaçık bir tebliğdir.
Ayet: 1Sayfa: 569
Hiç şüphesiz Nûh’u, kavmine, “Kendilerine can yakıcı azap gelmeden önce onları uyar.” diye gönderdik.
Ayet: 2Sayfa: 569
Demişti ki: “Ey kavmim! Hiç şüphesiz ben, sizin için apaçık bir uyarıcıyım.”
Ayet: 3Sayfa: 569
“Allah’a ibadet edin, O’ndan korkup sakının ve bana itaat edin.”
Ayet: 4Sayfa: 569
“(Buna karşılık) günahlarınızı bağışlasın ve sizi belirlenmiş bir süreye kadar ertelesin. Şüphesiz ki Allah’ın eceli, (size) geldiğinde ertelenmez. Keşke bilmiş olsaydınız.”