Peygamberlerin Allah (cc) Tarafından Korunması
PEYGAMBERLER VE GEÇMİŞ KAVİMLERBu konuyla ilgili ayetler
Ey Resûl! Rabbinden sana indirileni (insanlara) tebliğ et. Şayet bunu yapmazsan (Allah’ın) risalet (mesajını) tebliğ etmemiş ve vazifeni yapmamış olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır. Şüphesiz ki Allah, kâfirler topluluğuna hidayet etmez.
O alaycılara karşı biz sana yeteriz.
Demişlerdi ki: “Ey Mûsâ! (Dilersen) önce asanı sen atarsın veya ilk atan biz oluruz.”
Demişti ki: “(Hayır!) Bilakis, önce siz atın!” (Birde ne görsün) ipleri ve asaları, yaptıkları büyü nedeniyle, gerçekten hareket ediyor gibi geldi ona.
Mûsâ, içinden bir korku duymaya başlamıştı.
Buyurduk ki: “Korkma! Şüphesiz ki sen, elbette, üstün olansın.”
“At sağ elindekini! Onların yaptıklarını yutacaktır. Onların yaptığı yalnızca bir büyücü hilesidir. Ve büyücü ne yaparsa yapsın, kurtuluşa eremez/başarılı olamaz.”
Biz de buyurduk ki: “Ey Ateş! İbrâhîm’e serin ve selamet ol!”
Ona tuzak kurmak istemişlerdi de biz onları en fazla hüsrana uğrayanlardan kılmıştık.
Onu ve Lût’u âlemler için bereketli kıldığımız topraklara (taşıyarak) kurtarmıştık.
(İbrâhîm’in tevhid davetine) kavminin cevabı, “Onu öldürün ya da yakın!” sözünden başkası olmadı. Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz ki bunda, iman eden bir topluluk için (Allah’ın dostlarına yardım edip onlara destek olduğuna dair) ayetler vardır.
Demişti ki: “O (beldenin) içinde Lût da var!” Demişlerdi ki: “Biz orada kimin olduğunu çok iyi biliyoruz. Karısı hariç, onu ve ailesini mutlaka kurtaracağız. (Karısı) geride kalacaklardandır.”
Dediler ki: “Onun için yüksek bir yapı inşa edin. Sonra onu ateşin içine atın.”
Ona tuzak kurmak istediler. Biz onları alçaltılmışlar kıldık.
Andolsun ki Mûsâ ve Hârûn’a da iyilikte bulunmuştuk.
O ikisini ve kavimlerini büyük dertten/sıkıntıdan kurtarmıştık.
Muhakkak ki Yûnus da gönderilmiş resûllerdendir.
Hani o, dolu bir gemiye kaçmıştı.
Kura çekimine katılmıştı ve kaybedenlerden olmuştu.
Kendini kınayan (bir ruh hâlindeyken), balık onu yutuvermişti.
Şayet o, tesbih edenlerden olmasaydı
Diriltilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı.
O, hasta bir hâldeyken onu boşluğa/sahile attık.
Onun üzerine (yaprakları geniş olan, gölgelikli, korunaklı) “yaktin” ağacı bitirdik.
Onu, yüz bin veya daha fazla olan bir topluluğa gönderdik.