Peygamberlerin Gönderilmesi

PEYGAMBERLER VE GEÇMİŞ KAVİMLER

Bu konuyla ilgili ayetler

99ayet bulundu
Peygamberlerin Gönderilmesi
1

Bakara

Ayet: 87Sayfa: 12

Ayete Git

Andolsun ki Mûsâ’ya Kitab’ı verdik ve onun ardından peş peşe resûller gönderdik. Meryem oğlu Îsâ’ya da apaçık deliller verdik ve onu Rûhu’l Kudus’le (Cibrîl’le) destekledik. Resûl, hevanıza uygun olmayan bir şey getirdiğinde her seferinde büyüklenecek, (o resûllerin) bir kısmını yalanlayıp bir kısmını öldürecek misiniz?

2

Bakara

Ayet: 101Sayfa: 14

Ayete Git

Allah katından, yanlarında olan Kitab’ı doğrulayan bir resûl kendilerine geldiğinde, kendilerine Kitap verilenlerden bir grup bilmiyorlarmış gibi Allah’ın Kitabı’nı sırtlarının gerisine attılar.

3

Bakara

Ayet: 119Sayfa: 17

Ayete Git

Gerçek şu ki biz seni, bir müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik. (Hakka inanmayan) cehennem ehlinden (sorumlu değilsin ve onlardan dolayı) sorguya çekilmeyeceksin.

4

Bakara

Ayet: 129Sayfa: 19

Ayete Git

Rabbimiz! Onların arasından kendilerine senin ayetlerini okuyan, Kitab’ı ve hikmeti öğreten ve onları arındıran bir resûl gönder. Şüphesiz ki sen, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) El-Hakîm’sin.

5

Bakara

Ayet: 151Sayfa: 22

Ayete Git

Size içinizden bir resûl gönderdik. Size ayetlerimizi okuyor; sizi arındırıyor; size Kitab’ı, hikmeti ve bilmediklerinizi öğretiyor.

6

Nisâ

Ayet: 79Sayfa: 89

Ayete Git

Başına gelen her iyilik Allah’tandır. Başına gelen her kötülük de kendindendir. Seni insanlara resûl olarak gönderdik. (Senin hak peygamber olduğuna) şahit olarak Allah yeter.

7

Nisâ

Ayet: 170Sayfa: 103

Ayete Git

Ey insanlar! Şüphesiz ki Resûl, Rabbinizden hak ile size gelmiştir. (O’na) iman edin. (Bu) sizin için en hayırlı olandır. Şayet inkâr ederseniz şüphesiz ki göklerde ve yerde olanların tamamı Allah’a aittir. Allah, (her şeyi bilen) Alîm ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm’dir.

8

Mâide

Ayet: 15Sayfa: 109

Ayete Git

Ey Ehl-i Kitap! Şüphesiz ki Kitap’tan gizlemekte olduğunuz şeylerin çoğunu açıklayan ve büyük bir bölümünü de görmezden gelen/üzerinde durmayan Resûlümüz size geldi. Şüphesiz ki size, Allah’tan bir nur ve apaçık/açıklayıcı Kitap geldi.

9

Mâide

Ayet: 16Sayfa: 109

Ayete Git

Allah onunla (Kitap ve Resûl’le), rızasına uyanları yolun en doğru olanına iletir, onları izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkarır ve dosdoğru yola hidayet eder.

10

Mâide

Ayet: 19Sayfa: 110

Ayete Git

Ey Ehl-i Kitap! Resûllerin kesintiye uğradığı bir zamanda, “Bize ne bir müjdeci ne de bir uyarıcı gelmedi.” demeyesiniz diye size açıklayan Resûlümüz geldi. Şüphesiz ki size, müjdeci de uyarıcı da geldi. Allah, her şeye kadîrdir.

11

Mâide

Ayet: 32Sayfa: 112

Ayete Git

Bundan dolayı İsrâîloğullarına (şöyle) yazdık: Kim bir nefsi başka bir nefse ya da yeryüzünde bozgunculuğa karşılık olmaksızın öldürürse bütün insanlığı öldürmüş gibi olur. Kim de (meşru bir sebep olmadığı için öldürmeyi terk ederek) onu ihya ederse bütün insanlığı ihya etmiş gibi olur. Andolsun ki resûllerimiz apaçık delillerle onlara geldi. Bundan sonra onların birçoğu, bunun ardından yeryüzünde taşkınlık etmektedir.

12

En'âm

Ayet: 130Sayfa: 143

Ayete Git

(Allah, Kıyamet Günü,) “Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan, sizi bu gününüzle uyaran resûller gelmedi mi?” (dediğinde onlar,) “Nefislerimiz aleyhine şahitlik ederiz.” diyecekler. Dünya hayatı onları aldattı ve kendilerinin kâfir olduğuna tanıklık ettiler.

13

A'râf

Ayet: 35Sayfa: 153

Ayete Git

Ey Âdemoğulları! İçinizden, ayetlerimi size okuyup/anlatan resûller geldiğinde her kim korkup sakınır ve ıslah ederse onların üzerine korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

14

A'râf

Ayet: 43Sayfa: 154

Ayete Git

Biz, onların göğüslerinde kine/hınca/öfkeye dair ne varsa hepsini çekip almışızdır. Onların altlarından ırmaklar akar. Ve derler ki: “Bizi buna ulaştıran Allah’a hamdolsun. Eğer Allah, bizi bu (nimetlere) eriştirmeseydi kendiliğimizden bunlara erişmemiz mümkün olmazdı. Andolsun ki Rabbimizin resûlleri bize hakla geldiler.” Onlara, “İşte bu, yaptığınız (salih) amellere karşılık mirasçısı kılındığınız cennettir.” diye seslenilir.

15

A'râf

Ayet: 53Sayfa: 156

Ayete Git

Onlar onun (haber verdiği hakikatin) tevilinden/vuku bulmasından başka bir şey mi bekliyorlar? Onun (haber verdiklerinin) vuku bulduğu gün, onu daha önceden unutmuş olanlar diyecekler ki: “Şüphesiz ki Rabbimizin resûlleri, bize hak olanı getirmişlerdi. Acaba (Allah’ın azabından kurtulmamız için) bize şefaat edecek şefaatçiler var mıdır? Ya da (dünyaya) geri çevrilsek de (daha önce) yaptıklarımızdan farklı olarak (Allah’ı razı edecek) ameller yapsak?” Muhakkak ki kendilerini hüsrana uğratmış, (Allah’a) iftira ederek uydurdukları (hurafeler) kaybolup gitmiştir.

16

A'râf

Ayet: 59Sayfa: 157

Ayete Git

Andolsun ki Nûh’u, kavmine (peygamber olarak) gönderdik. Demişti ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet/kulluk edin. Sizin O’ndan başka (ibadeti hak eden) bir ilahınız yoktur. Şüphesiz ki ben, sizler için o büyük günün azabından korkmaktayım.”

17

A'râf

Ayet: 61Sayfa: 157

Ayete Git

Demişti ki: “Ey kavmim! Bende sapıklık yok. Lakin ben âlemlerin Rabbi olan (Allah tarafından gönderilmiş) bir elçiyim.”

18

A'râf

Ayet: 65Sayfa: 157

Ayete Git

Âd Kavmi’ne de kardeşleri Hûd’u (peygamber olarak gönderdik). Demişti ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet/kulluk edin. Sizin O’ndan başka (ibadeti hak eden) bir ilahınız yoktur. Korkup sakınmayacak mısınız?”

19

A'râf

Ayet: 66Sayfa: 157

Ayete Git

Kavminin önde gelenlerinden kâfir olanlar demişlerdi ki: “Seni kıt akıllı biri olarak görüyor ve kesinlikle senin yalancı biri olduğunu sanıyoruz.”

20

A'râf

Ayet: 67Sayfa: 157

Ayete Git

Demişti ki: “Ey kavmim! Bende akıl kıtlığı yoktur. Fakat ben âlemlerin Rabbi (tarafından gönderilmiş) bir elçiyim.”

21

A'râf

Ayet: 104Sayfa: 162

Ayete Git

Mûsâ demişti ki: “Ey Firavun! Şüphesiz ki ben, âlemlerin Rabbinden (gelen) bir elçiyim.”

22

Tevbe

Ayet: 33Sayfa: 191

Ayete Git

Müşrikler hoşlanmasa da tüm dinlere üstün gelsin diye Resûl’ünü hidayet ve hak dinle gönderen O’dur.

23

Tevbe

Ayet: 128Sayfa: 206

Ayete Git

Andolsun ki size; içinizden olan, sizi zora sokan şeylerin kendisine ağır geldiği, size pek düşkün, müminlere karşı şefkatli ve merhametli olan Resûl gelmiştir.

24

Tevbe

Ayet: 129Sayfa: 206

Ayete Git

Şayet yüz çevirirlerse de ki: “Allah bana yeter. O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. Yalnızca O’na tevekkül ettim. O, büyük arşın Rabbidir.”

25

Yûnus

Ayet: 74Sayfa: 216

Ayete Git

Sonra, onun ardından birçok resûlü kavimlerine gönderdik. (Onlar) kavimlerine apaçık belgeler getirdiler. Evvelce yalanladıkları şeye iman edecek değillerdi ya! Haddi aşanların kalplerini işte böyle mühürleriz.

26

Hûd

Ayet: 96Sayfa: 231

Ayete Git

Andolsun ki Mûsâ’yı ayetlerimizle ve apaçık (güçlü) bir delille gönderdik.

27

Yûsuf

Ayet: 109Sayfa: 247

Ayete Git

Senden önce kendilerine vahyettiğimiz şehir ahalisinden, erkeklerden başkasını (resûl olarak) göndermedik. Kendilerinden önce (yaşayanların) akıbetini görmek için, yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı? Hiç şüphesiz ahiret yurdu, (Allah’tan) korkup sakınanlar için daha hayırlıdır. Akletmez misiniz?

28

Ra'd

Ayet: 30Sayfa: 252

Ayete Git

Sana vahyettiğimizi onlara okuyasın diye, seni kendilerinden önce nice ümmetin gelip geçtiği bir toplum içinde (risaletle) görevlendirdik. Onlarsa Er-Rahmân’ı inkâr ediyorlar. De ki: “O benim Rabbimdir. O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. Yalnızca O’na tevekkül ettim ve dönüşüm/tevbem de O’nadır.”

29

Ra'd

Ayet: 38Sayfa: 253

Ayete Git

Andolsun ki senden önce resûller gönderdik ve onlara eşler ve evlatlar verdik. Hiçbir resûlün, Allah’ın izni olmaksızın bir ayet getirmesi olacak şey değildir. (Allah’ın indirdiği her) Kitab’ın belli bir müddeti vardır.

30

İbrâhîm

Ayet: 5Sayfa: 254

Ayete Git

Andolsun ki biz, Mûsâ’yı, “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın günlerini hatırlat.” diye ayetlerimizle gönderdik. Şüphesiz ki bunda, çok sabırlı olan ve çokça şükredenler için (ibret alınacak) ayetler vardır.

31

Hicr

Ayet: 10Sayfa: 261

Ayete Git

Andolsun ki senden önceki toplumlar içinde de resûller gönderdik.

32

Hicr

Ayet: 11Sayfa: 261

Ayete Git

Onlara hangi resûl gelmişse, mutlaka onunla alay ederlerdi.

33

Nahl

Ayet: 36Sayfa: 270

Ayete Git

Andolsun ki biz her ümmet arasında “Allah’a ibadet/kulluk edin ve tağuttan kaçının.” diye (tebliğ etmesi için) resûl göndermişizdir. Allah içlerinden kimisine hidayet bahşetti, kimisine ise sapıklık hak oldu. Yeryüzünde gezip dolaşın ve yalanlayanların akıbetinin nasıl olduğuna bir bakın.

34

Nahl

Ayet: 43Sayfa: 271

Ayete Git

Biz, senden önce kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (resûl olarak) göndermedik. Şayet bilmiyorsanız, (vahiy bilgisine sahip) zikir ehline sorun.

35

Nahl

Ayet: 44Sayfa: 271

Ayete Git

(Peygamberleri) apaçık deliller ve Kitaplarla (gönderdik). Sana da bu zikri/Kur’ân’ı indirdik ki insanlara indirileni onlara açıklayasın. Umulur ki düşünürler.

36

Nahl

Ayet: 63Sayfa: 272

Ayete Git

Allah’a yemin olsun ki senden önceki ümmetlere de (resûller) gönderdik. Şeytan amellerini onlara süslü gösterdi. O, bugün de onların velisidir/dostudur. Onlara can yakıcı bir azap vardır.

37

Nahl

Ayet: 113Sayfa: 279

Ayete Git

Andolsun ki onlara içlerinden bir resûl geldi. (Fakat) onu yalanladılar. Zulümlerine devam eder bir hâldeyken azap onları yakalayıverdi.

38

Enbiyâ

Ayet: 7Sayfa: 321

Ayete Git

Senden önce gönderdiklerimiz de ancak kendilerine vahyettiğimiz erkeklerdi. Şayet bilmiyorsanız, zikir ehline sorun.

39

Enbiyâ

Ayet: 8Sayfa: 321

Ayete Git

Onları yemek yemeyen cesetler kılmadık. Hem (bu dünyada), ebedî kalacak da değillerdir.

40

Enbiyâ

Ayet: 25Sayfa: 323

Ayete Git

Senden önce gönderdiğimiz her resûle, “Şüphesiz ki benden başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. O hâlde yalnızca bana kulluk/ibadet edin.” diye vahyetmişizdir.

41

Enbiyâ

Ayet: 107Sayfa: 330

Ayete Git

Biz seni yalnızca âlemlere rahmet olarak gönderdik.

42

Hac

Ayet: 52Sayfa: 337

Ayete Git

Senden önce göndermiş olduğumuz tüm resûl ve nebiler, (Allah’ın Kitabı’nı) okumaya başladığında mutlaka şeytan, onun okumasına bir şeyler karıştırmak istemiştir. Allah, şeytanın karıştırmaya çalıştığı (vesvese ve zanları) giderir, sonra da ayetlerini muhkem kılıp sağlamlaştırır. Allah, (her şeyi bilen) Alîm ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm’dir.

43

Mu'minûn

Ayet: 23Sayfa: 342

Ayete Git

Andolsun ki Nûh’u, kavmine gönderdik. Demişti ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet edin. Sizin O’ndan başka (ibadeti hak eden) ilahınız yok. (Allah’tan) korkmaz mısınız?”

44

Mu'minûn

Ayet: 32Sayfa: 343

Ayete Git

Onlara kendi içlerinden, “Allah’a ibadet edin, sizin için O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. (Allah’tan) korkmaz mısınız?” (diye çağrıda bulunan) bir resûl gönderdik.

45

Mu'minûn

Ayet: 44Sayfa: 344

Ayete Git

Sonra resûllerimizi peş peşe gönderdik. Her ümmete resûlü geldiğinde onu yalanladılar. Biz de onları birbirinin arkasına katıp (helak ettik) ve onları (sonraki nesillere ibret vesikası olarak anlatılacak) hikâyeler kıldık. (Dedik ki:) “İman etmeyen topluluk (Allah’ın rahmetinden) uzak olsun.”

46

Mu'minûn

Ayet: 45Sayfa: 344

Ayete Git

Sonra onların ardından Mûsâ ve kardeşi Hârûn’u ayetlerimiz ve apaçık bir delille gönderdik.

47

Kasas

Ayet: 44Sayfa: 390

Ayete Git

Mûsâ’ya (peygamberlik vazifesini verip) işi bitirdiğimizde, (sen, Tûr Dağı’nın) batı tarafında değildin; (hâliyle bu olaya) tanıklık edenlerden de değildin.

48

Kasas

Ayet: 45Sayfa: 390

Ayete Git

Fakat biz, nice nesiller var ettik ve onların ömürleri bir hayli uzadı. Sen, Medyen halkı arasına oturmuş, onlara ayetlerimizi okuyor da değildin. Fakat biz, (peygamberler) yolluyorduk.

49

Rûm

Ayet: 47Sayfa: 408

Ayete Git

Andolsun ki senden önce de kavimlerine resûller göndermiştik. Onlara apaçık delillerle gelmişlerdi. (Onlara karşı çıkan) suçlu günahkârlardan intikam almıştık. Müminlere yardım etmek, bizim üzerimize bir haktır.

50

Ahzâb

Ayet: 45Sayfa: 423

Ayete Git

Ey Nebi! Biz seni şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik,

51

Yâsîn

Ayet: 1Sayfa: 439

Ayete Git

Yâ, Sîn.

52

Yâsîn

Ayet: 2Sayfa: 439

Ayete Git

Hüküm ve hikmetler barındıran Kur’ân’a andolsun.

53

Yâsîn

Ayet: 3Sayfa: 439

Ayete Git

Hiç şüphesiz sen, gönderilmiş resûllerdensin.

54

Yâsîn

Ayet: 4Sayfa: 439

Ayete Git

(Hiç şüphesiz ki sen,) dosdoğru yol üzeresin.

55

Yâsîn

Ayet: 13Sayfa: 440

Ayete Git

Onlara şu belde halkını misal ver: Hani onlara resûller gelmişti.

56

Yâsîn

Ayet: 14Sayfa: 440

Ayete Git

Hani onlara iki elçi göndermiştik de o ikisini yalanlamışlardı. Biz de üçüncü bir kişiyle onları desteklemiştik. Demişlerdi ki: “Şüphesiz ki biz, sizlere gönderilmiş resûlleriz.”

57

Yâsîn

Ayet: 15Sayfa: 440

Ayete Git

Demişlerdi ki: “Sizler, yalnızca bizim gibi insanlarsınız. Rahmân, hiçbir şey indirmemiştir. Siz ancak yalan söylemektesiniz.”

58

Yâsîn

Ayet: 16Sayfa: 440

Ayete Git

Demişlerdi ki: “Size gönderildiğimizi Rabbimiz biliyor.”

59

Yâsîn

Ayet: 17Sayfa: 440

Ayete Git

“Bizim vazifemiz yalnızca apaçık bir tebliğdir.”

60

Saffât

Ayet: 72Sayfa: 447

Ayete Git

Andolsun ki biz, onların arasına uyarıcılar göndermiştik.

61

Saffât

Ayet: 123Sayfa: 449

Ayete Git

Şüphesiz ki İlyâs, gönderilmiş resûllerdendir.

62

Saffât

Ayet: 124Sayfa: 449

Ayete Git

Hani kavmine, “(Allah’tan) korkup sakınmaz mısınız?” demişti.

63

Saffât

Ayet: 133Sayfa: 450

Ayete Git

Muhakkak ki Lût da gönderilmiş resûllerdendir.

64

Saffât

Ayet: 139Sayfa: 450

Ayete Git

Muhakkak ki Yûnus da gönderilmiş resûllerdendir.

65

Saffât

Ayet: 140Sayfa: 450

Ayete Git

Hani o, dolu bir gemiye kaçmıştı.

66

Saffât

Ayet: 141Sayfa: 450

Ayete Git

Kura çekimine katılmıştı ve kaybedenlerden olmuştu.

67

Saffât

Ayet: 142Sayfa: 450

Ayete Git

Kendini kınayan (bir ruh hâlindeyken), balık onu yutuvermişti.

68

Saffât

Ayet: 143Sayfa: 450

Ayete Git

Şayet o, tesbih edenlerden olmasaydı

69

Saffât

Ayet: 144Sayfa: 450

Ayete Git

Diriltilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı.

70

Saffât

Ayet: 145Sayfa: 450

Ayete Git

O, hasta bir hâldeyken onu boşluğa/sahile attık.

71

Saffât

Ayet: 146Sayfa: 450

Ayete Git

Onun üzerine (yaprakları geniş olan, gölgelikli, korunaklı) “yaktin” ağacı bitirdik.

72

Saffât

Ayet: 147Sayfa: 450

Ayete Git

Onu, yüz bin veya daha fazla olan bir topluluğa gönderdik.

73

Saffât

Ayet: 148Sayfa: 450

Ayete Git

İman ettiler. Biz de belirli bir süreye kadar onları faydalandırdık.

74

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 23Sayfa: 468

Ayete Git

Andolsun ki biz, Mûsâ’yı ayetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik.

75

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 78Sayfa: 475

Ayete Git

Andolsun ki senden önce resûller gönderdik. Onlardan bazısını sana anlattık, bazısını da anlatmadık. Allah’ın izni olmaksızın, bir resûlün mucize getirmesi olacak şey değildir. Allah’ın emri geldiğinde, hak ile hükmedilir ve batıl ehli orada hüsrana uğrar.

76

Fussilet

Ayet: 13Sayfa: 477

Ayete Git

Şayet yüz çevirirlerse de ki: “Ben, sizi Âd ve Semûd kavimlerinin yıldırımına benzer bir yıldırımla uyardım.”

77

Fussilet

Ayet: 14Sayfa: 477

Ayete Git

“Yalnızca Allah’a ibadet edin.” diyerek, önlerinden ve arkalarından resûller gelince dediler ki: “Şayet Rabbimiz dileseydi, (elçi olarak) melekler indirirdi. Şüphesiz ki biz, kendisiyle gönderildiğiniz şeyi inkâr ediyoruz.”

78

Şûrâ

Ayet: 51Sayfa: 487

Ayete Git

Vahyetmek, perde gerisinden (konuşmak) veya izniyle vahyeden bir elçi/melek göndermesi dışında, Allah’ın bir insanla konuşması olacak şey değildir. Şüphesiz ki O, (zatı ve sıfatları en yüce olan) Aliy ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm’dir.

79

Zuhruf

Ayet: 6Sayfa: 488

Ayete Git

Oysa biz, öncekiler arasında nice nebiler göndermişizdir.

80

Zuhruf

Ayet: 7Sayfa: 488

Ayete Git

Onlara ne zaman bir nebi gelse, mutlaka onunla alay ederlerdi.

81

Zuhruf

Ayet: 26Sayfa: 490

Ayete Git

(Hatırlayın!) Hani İbrâhîm babasına ve kavmine, “Şüphesiz ki ben, sizin ibadet ettiklerinizden berîyim/uzağım.” demişti.

82

Zuhruf

Ayet: 27Sayfa: 490

Ayete Git

“Beni yaratan (Allah) hariç. Şüphesiz ki O, beni (doğruya) hidayet edecektir.”

83

Zuhruf

Ayet: 28Sayfa: 490

Ayete Git

(Bu sözleri) insanlar ona dönerler diye onun ardından kalıcı bir kelime kıldı.

84

Zuhruf

Ayet: 29Sayfa: 490

Ayete Git

Hayır! Ben onları ve babalarını, kendilerine hak ve açıklayıcı bir resûl gelinceye kadar faydalandırdım.

85

Zuhruf

Ayet: 45Sayfa: 491

Ayete Git

Senden önce gönderdiğimiz resûllerimize sor (bakalım), biz, Er-Rahmân’ın dışında ibadet edilecek ilahlar kılmış mıyız hiç?

86

Duhan

Ayet: 13Sayfa: 495

Ayete Git

(Bu bela başlarına geldikten sonra) nasıl öğüt alacaklar ki? Oysa onlara apaçık bir resûl gelmişti.

87

Fetih

Ayet: 8Sayfa: 510

Ayete Git

Şüphesiz ki biz seni, şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

88

Zâriyât

Ayet: 38Sayfa: 521

Ayete Git

Mûsâ’nın kıssasında da (ibret alınacak ayetler vardır). Hani onu, Firavun’a apaçık bir delille göndermiştik.

89

Hadîd

Ayet: 25Sayfa: 540

Ayete Git

Andolsun ki resûllerimizi apaçık (delillerle) gönderdik. İnsanlar adaleti ayakta tutsunlar diye onlarla beraber Kitab’ı ve mizanı (adalet ölçüsünü) indirdik. (Ayrıca) kendisinde çetin bir güç ve insanlar için faydalar bulunan demiri indirdik. Tâ ki Allah, kimlerin gaybta (onu görmedikleri hâlde) Allah’a ve resûllerine yardım edeceğini açığa çıkarıp ayırsın. Şüphesiz ki Allah, (güç ve kuvvet sahibi olan) Kaviy ve (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) Azîz’dir.

90

Hadîd

Ayet: 26Sayfa: 540

Ayete Git

Andolsun ki Nûh’u ve İbrâhîm’i de gönderdik ve her ikisinin zürriyetlerine peygamberliği ve Kitab’ı verdik. Onlardan kimisi hidayet ehlidir. Onların çoğu ise fasıklardır.

91

Hadîd

Ayet: 27Sayfa: 540

Ayete Git

Sonra, onların peşinden giden resûllerimizi art arda gönderdik. Meryem oğlu Îsâ’yı da peşlerinden gönderdik. Ona İncîl’i verdik ve ona uyanların kalplerinde şefkat ve merhamet kıldık. Bidat olarak ortaya koydukları ruhbanlığı (hayattan el etek çekip yalnızca ibadetle meşgul olmayı), biz onlara farz kılmadık. Allah’ın rızasını elde etmek için (dinde bir yenilik olarak) yaptılar, onun da hakkını vermediler. İçlerinden iman edenlere ecirlerini verdik, onların birçoğu ise fasıklardır.

92

Saff

Ayet: 6Sayfa: 551

Ayete Git

Hani Meryem oğlu Îsâ da, “Ey İsrâîloğulları! Şüphesiz ki ben, Allah’ın size (gönderdiği) resûlüyüm. Benden önceki Tevrât’ı doğrulayan ve benden sonra gelecek, ismi Ahmed olan resûlü de müjdeleyenim.” demişti. Apaçık delillerle geldiğinde, “Bu, apaçık bir büyüdür.” dediler.

93

Saff

Ayet: 9Sayfa: 551

Ayete Git

Müşrikler hoşlanmasa da tüm dinlere üstün gelsin diye, Resûl’ünü hidayet ve hak dinle gönderen O’dur.

94

Cuma

Ayet: 2Sayfa: 552

Ayete Git

Ümmiler arasında onlardan olan, kendilerine (Allah’ın) ayetlerini okuyan, onları arındıran, Kitab’ı ve hikmeti öğreten bir resûl gönderen O’dur. Onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içindeydiler.

95

Cuma

Ayet: 3Sayfa: 552

Ayete Git

Ve onlardan olup da henüz onlara erişmemiş olanlara da… O, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) El-Hakîm’dir.

96

Cuma

Ayet: 4Sayfa: 552

Ayete Git

Bu, Allah’ın lütfudur. (Allah, lütfunu) dilediğine verir. O Allah, büyük bir lütuf sahibidir.

97

Nûh

Ayet: 1Sayfa: 569

Ayete Git

Hiç şüphesiz Nûh’u, kavmine, “Kendilerine can yakıcı azap gelmeden önce onları uyar.” diye gönderdik.

98

Muzzemmil

Ayet: 15Sayfa: 573

Ayete Git

Şüphesiz ki Firavun’a Resûl gönderdiğimiz gibi size de şahit olan bir Resûl gönderdik.

99

Muzzemmil

Ayet: 16Sayfa: 573

Ayete Git

Firavun, Resûl’e isyan etti. Biz de onu şiddetli bir yakalayışla yakalayıverdik.