Sâlih (as)

PEYGAMBERLER VE GEÇMİŞ KAVİMLER

Bu konuyla ilgili ayetler

74ayet bulundu
Sâlih (as)
1

A'râf

Ayet: 73Sayfa: 158

Ayete Git

Ve Semûd Kavmi’ne de kardeşleri Sâlih’i (peygamber olarak gönderdik). Demişti ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk/ibadet edin. Sizin O’ndan başka (ibadeti hak eden) bir ilahınız yoktur. Şüphesiz ki Rabbinizden size apaçık bir (mucize) geldi. Bu, Allah’ın dişi devesi, sizin için bir ayet/mucizedir. Onu bırakın, Allah’ın arzında otlasın. Sakın ona bir kötülük etmeye kalkmayın. Yoksa can yakıcı bir azap sizi yakalar.”

2

A'râf

Ayet: 74Sayfa: 159

Ayete Git

“Hatırlayın! Hani (Allah) Âd Kavmi’nden sonra sizleri halifeler kılmış ve sizi yeryüzüne yerleştirmişti. Ovalarında saraylar inşa ediyor, dağlarından evler yontuyordunuz. Allah’ın nimetlerini hatırlayın ve bozgunculuk yaparak karışıklık/düzensizlik/taşkınlık çıkarmayın.”

3

A'râf

Ayet: 75Sayfa: 159

Ayete Git

Kavminin önde gelen müstekbirleri, iman etmiş olan mustazaflara, “Sâlih’in, Rabbi tarafından gönderilen bir resûl olduğunu biliyor musunuz?” demişlerdi. (Onlar) demişlerdi ki: “Şüphesiz biz, onun kendisiyle gönderildiği şeye iman edenleriz.”

4

A'râf

Ayet: 76Sayfa: 159

Ayete Git

Müstekbirler, “Biz de sizin inandığınıza kâfir olanlarız.” demişti.

5

A'râf

Ayet: 77Sayfa: 159

Ayete Git

Dişi deveyi kestiler. Rabblerinin emrine karşı çıktılar ve “Ey Sâlih! Şayet resûllerdensen vadettiğin (azabı) getir bize.” dediler.

6

A'râf

Ayet: 78Sayfa: 159

Ayete Git

(Bunun üzerine) onları korkunç bir sarsıntı yakaladı ve öz yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.

7

A'râf

Ayet: 79Sayfa: 159

Ayete Git

(Sâlih) onlardan yüz çevirdi ve “Ey kavmim! Andolsun, size Rabbimin mesajını ilettim ve size nasihat ettim. Fakat siz nasihat edenleri sevmiyorsunuz.” dedi.

8

Tevbe

Ayet: 70Sayfa: 197

Ayete Git

Onlara kendilerinden önce (yaşamış olan) Nûh, Âd, Semûd ve İbrâhîm kavimlerinin, Medyen ahalisi ve (yerleşim yerlerinin altı üstüne getirilmiş/çevrilmiş) Mu’tefikat’ın haberleri gelmedi mi? Resûlleri onlara apaçık delillerle geldiler. Allah onlara zulmetmedi. Fakat onlar kendilerine zulmetmektelerdi.

9

Hûd

Ayet: 61Sayfa: 227

Ayete Git

Semûd’a da kardeşleri Salih’i (gönderdik). Demişti ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet/kulluk edin! Sizin O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilahınız yoktur. Sizi yerden (topraktan) yaratan ve orayı imar edip, orada ömür süresiniz diye (sizi var eden) O’dur. (Öyleyse) O’ndan bağışlanma dileyin, sonra O’na tevbe edin. Şüphesiz ki Rabbim, (kullarına en yakın olan) Karib ve (dualara ve isteklere icabet eden) Mucîb’dir.”

10

Hûd

Ayet: 62Sayfa: 227

Ayete Git

Demişlerdi ki: “Ey Sâlih! Bu (davetinden) önce, bizim aramızda hakkında (iyi şeyler) düşünülen/ümit beslenen biriydin. (Ne yani) şimdi bizi, babalarımızın ibadet ettiklerine ibadet etmekten engelliyor musun? Gerçek şu ki biz, senin bizi davet ettiğin (tevhidden) huzursuzluk veren bir şüphe içindeyiz.”

11

Hûd

Ayet: 63Sayfa: 228

Ayete Git

Demişti ki: “Ey kavmim! Görüşünüz nedir? (Söylesenize!) Şayet ben, Rabbimden apaçık bir belge/delil üzere isem ve bana kendi katından bir rahmet (vahiy) vermişse; (bu hâlde) O’na isyan edecek olsam, Allah’a karşı kim bana yardım edebilir? (Siz mi beni O’nun azabından kurtaracaksınız?) Sizin bana zarardan başka bir katkınız olmaz.”

12

Hûd

Ayet: 64Sayfa: 228

Ayete Git

“Ey kavmim! İşte bu (talep ettiğiniz) ayet/mucize, Allah’ın devesi! Bırakın onu, Allah’ın arzından (dilediği gibi dolaşıp) yesin. Sakın ona kötülükle dokunmaya kalkmayın. (Allah’ın) yakın azabı sizi yakalayıverir.”

13

Hûd

Ayet: 65Sayfa: 228

Ayete Git

(Tüm uyarılara rağmen) onu kesmişlerdi. Demişti ki: “Yurdunuzda üç gün daha keyif sürün. Bu, (Allah tarafından) yalanlanmayacak (mutlaka vuku bulacak) bir tehdittir.”

14

Hûd

Ayet: 66Sayfa: 228

Ayete Git

(Helak) emrimiz gelince, Sâlih’i ve onunla beraber iman edenleri tarafımızdan bir rahmetle, o günün alçaltıcı ve rezil edici (azabından) kurtardık. Şüphesiz ki senin Rabbin, (güç ve kuvvet sahibi) El-Kaviy ve (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz olanın ta kendisidir.

15

Hûd

Ayet: 67Sayfa: 228

Ayete Git

O zulmedenleri ise (kulakları sağır edip beyinleri patlatan) bir çığlık yakalayıverdi. Öz yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.

16

Hûd

Ayet: 68Sayfa: 228

Ayete Git

Sanki orada, zenginlik içinde yaşamamışlar gibi… Dikkat edin! Semûd, Rabbine karşı kâfir oldu. Dikkat edin! Semûd (Allah’ın rahmetinden) uzaklaştırıldı.

17

Hûd

Ayet: 89Sayfa: 231

Ayete Git

“Ey kavmim! Benimle yollarınızı ayırmış olmanız, Nûh Kavmi’nin, Hûd Kavmi’nin ya da Sâlih Kavmi’nin başlarına gelenin bir benzerini sizin başınıza getirmesin. Ayrıca Lût’un kavmi de sizden uzak değildir.”

18

İbrâhîm

Ayet: 9Sayfa: 255

Ayete Git

Size, sizden önce (yaşayan) Nûh, Âd ve Semûd Kavimlerinin ve onlardan sonrakilerin haberleri gelmedi mi? Onları Allah’tan başkası bilmez. Resûlleri onlara apaçık delillerle geldiler. (Resûlleri susturmak için) ellerini ağızlarına götürdüler ve dediler ki: “Hiç şüphesiz biz, sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyi inkâr ettik. Ve hiç şüphesiz, bizi davet ettiğiniz şey hakkında da huzursuzluk veren bir şüphe içerisindeyiz.”

19

Hac

Ayet: 42Sayfa: 336

Ayete Git

Şayet seni yalanlıyorlarsa hiç şüphesiz, onlardan önce Nûh, Âd ve Semûd Kavimleri de yalanlamışlardı.

20

Furkân

Ayet: 38Sayfa: 362

Ayete Git

Âd, Semûd, Ress halkı ve bunların arasında (yaşamış) nice kavimleri de (helak ettik).

21

Şuarâ

Ayet: 141Sayfa: 372

Ayete Git

Semûd (Kavmi), gönderilen resûlleri yalanladı.

22

Şuarâ

Ayet: 142Sayfa: 372

Ayete Git

Hani kardeşleri Sâlih onlara, “(Allah’tan) korkup sakınmaz mısınız?” demişti.

23

Şuarâ

Ayet: 143Sayfa: 372

Ayete Git

“Şüphesiz ki ben, sizin için güvenilir bir resûlüm.”

24

Şuarâ

Ayet: 144Sayfa: 372

Ayete Git

“(O hâlde) Allah’tan korkup sakının ve bana itaat edin.”

25

Şuarâ

Ayet: 145Sayfa: 372

Ayete Git

“Sizden (davetim karşılığında) bir ücret istemiyorum. Benim ücretim âlemlerin Rabbi olan (Allah’)a aittir.”

26

Şuarâ

Ayet: 146Sayfa: 372

Ayete Git

“Siz burada güven içerisinde (kendi hâlinize) terk edileceğinizi mi sanıyorsunuz?”

27

Şuarâ

Ayet: 147Sayfa: 372

Ayete Git

“Bahçeler ve pınarlar arasında.”

28

Şuarâ

Ayet: 148Sayfa: 372

Ayete Git

“Ekinler ve meyveleri olgunlaşmış hurmalıklar arasında.”

29

Şuarâ

Ayet: 149Sayfa: 372

Ayete Git

“Dağlarda, sırf şımarıklık (gösteriş) olsun diye, evler yontuyorsunuz.”

30

Şuarâ

Ayet: 150Sayfa: 372

Ayete Git

“Allah’tan korkup sakının ve bana itaat edin.”

31

Şuarâ

Ayet: 151Sayfa: 372

Ayete Git

“(Haddi aşan) aşırıların işine uymayın.”

32

Şuarâ

Ayet: 152Sayfa: 372

Ayete Git

“Onlar ki yeryüzünde bozgunculuk eder, ıslah etmezler.”

33

Şuarâ

Ayet: 153Sayfa: 372

Ayete Git

Demişlerdi ki: “Sen, ancak büyülenmişlerdensin.”

34

Şuarâ

Ayet: 154Sayfa: 372

Ayete Git

“Sen de bizim gibi bir insandan başkası değilsin. Şayet doğru söylüyorsan bir ayet/mucize getir (bakalım).”

35

Şuarâ

Ayet: 155Sayfa: 372

Ayete Git

Demişti ki: “Bu bir devedir. Bir gün onun su içme hakkı, belli bir gün de sizin su içme hakkınız vardır.”

36

Şuarâ

Ayet: 156Sayfa: 372

Ayete Git

“Ona kötülük etmeye kalkmayın! Yoksa büyük bir günün azabı sizi yakalayıverir.”

37

Şuarâ

Ayet: 157Sayfa: 372

Ayete Git

Onu kestiler ve pişman oldular.

38

Şuarâ

Ayet: 158Sayfa: 372

Ayete Git

Bunun üzerine azap onları yakalayıverdi. Şüphesiz ki bunda, (Allah’ın dostlarına yardım edip düşmanları helak edeceğine dair) ayet vardır. Onların çoğu mümin değildir.

39

Şuarâ

Ayet: 159Sayfa: 372

Ayete Git

Şüphesiz ki senin Rabbin, (evet) O, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (kullarına karşı merhametli olan) Er-Rahîm’dir.

40

Neml

Ayet: 45Sayfa: 380

Ayete Git

Andolsun ki biz: “Allah’a ibadet edin.” diye (davet etmesi için) Semûd’a kardeşleri Salih’i gönderdik. (Davet başladığı ânda) birbirlerine hasım olan iki grup oluverdiler.

41

Neml

Ayet: 46Sayfa: 380

Ayete Git

Dedi ki: “Ey kavmim! Niçin iyilikten önce kötülüğün (Allah’ın rahmetinden önce azabın) gelmesi için acele ediyorsunuz? Allah’tan bağışlanma dileseniz ya, umulur ki merhamet olunursunuz.”

42

Neml

Ayet: 47Sayfa: 380

Ayete Git

Dediler ki: “Sen ve beraberindekiler bize uğursuzluk getirdiniz.” Dedi ki: “Sizin (başınıza gelip de) uğursuz sandığınız şeyler, Allah katından (başınıza gelmiştir). Bilakis siz, denenen bir kavimsiniz.”

43

Neml

Ayet: 48Sayfa: 380

Ayete Git

Şehirde dokuz kişilik bir çete vardı. Yeryüzünde bozgunculuk yapar, ıslah etmezlerdi.

44

Neml

Ayet: 49Sayfa: 380

Ayete Git

Aralarında Allah adına yemin ederek demişlerdi ki: “Ona ve ailesine bir gece baskını vereceğiz, sonra da velisine, ‘Biz, ailesinin helak oluşunu görmedik. Biz, gerçekten doğru söyleyenleriz.’ diyeceğiz.”

45

Neml

Ayet: 50Sayfa: 380

Ayete Git

Onlar tuzak kurdu, biz de bir tuzak kurduk, onlar farkında değillerdi.

46

Neml

Ayet: 51Sayfa: 380

Ayete Git

Bak (bakalım), tuzaklarının sonu nasıl bitmiş? Biz onların ve kavimlerinin tamamını yerle bir ettik.

47

Neml

Ayet: 52Sayfa: 380

Ayete Git

İşte evleri! Zulümleri nedeniyle harap ve ıssız. Şüphesiz ki bunda, bilen bir topluluk için ayet vardır.

48

Neml

Ayet: 53Sayfa: 380

Ayete Git

İman eden ve korkup sakınan kimseleri ise kurtardık.

49

Ankebût

Ayet: 38Sayfa: 399

Ayete Git

Âd ve Semûd’u da (helak ettik). Onların oturdukları yerler(in harabelerin)den, (kendilerini helak etmiş olduğumuz) sizin için açığa çıkmıştır. Şeytan, amellerini kendilerine süslü gösterdi ve (böylece) onları (dosdoğru) yoldan saptırdı. (Aslında onlar hakikati anlayabilecek) gözü açık, aklı başında insanlardı.

50

Sâd

Ayet: 13Sayfa: 452

Ayete Git

Semûd, Lût Kavmi, Eyke halkı da (yalanladı). Bunlar (helak olmuş) gruplardır.

51

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 31Sayfa: 469

Ayete Git

“Nûh, Âd, Semûd kavimleri ve onlardan sonra gelenlerin durumuna benzer (bir sondan korkuyorum). Allah kulları için zulüm/haksızlık istemez.”

52

Fussilet

Ayet: 13Sayfa: 477

Ayete Git

Şayet yüz çevirirlerse de ki: “Ben, sizi Âd ve Semûd kavimlerinin yıldırımına benzer bir yıldırımla uyardım.”

53

Fussilet

Ayet: 17Sayfa: 477

Ayete Git

Semûd’a gelince, biz onlara hidayet ettik. (Fakat) onlar körlüğü/dalaleti, hidayete tercih ettiler. İşledikleri (masiyetlere) karşılık, alçaltıcı azabın yıldırımları onları yakalayıverdi.

54

Kâf

Ayet: 12Sayfa: 517

Ayete Git

Onlardan önce Nûh Kavmi, Ress halkı ve Semûd (Kavmi) de yalanlamıştı.

55

Zâriyât

Ayet: 43Sayfa: 521

Ayete Git

Semûd Kavmi’nde de (ayetler vardır). Hani onlara “Belli bir süreye kadar faydalanın.” denilmişti.

56

Zâriyât

Ayet: 44Sayfa: 521

Ayete Git

Rabblerinin emrine karşı geldiler. Onlar bakınıp dururken, yıldırım çarpıp yakalayıverdi onları.

57

Zâriyât

Ayet: 45Sayfa: 521

Ayete Git

Ne ayağa kalkabildiler ne de (azabı engelleyecek) bir yardım bulabildiler.

58

Necm

Ayet: 51Sayfa: 527

Ayete Git

Semûd’u da… (Onlardan geriye) hiçbir şey bırakmadı.

59

Kamer

Ayet: 23Sayfa: 528

Ayete Git

Semûd (Kavmi de) uyarıları yalanladı.

60

Kamer

Ayet: 24Sayfa: 528

Ayete Git

Dediler ki: “Bizden olan (bizim gibi) insan birine mi uyacağız?! O takdirde biz, sapıklık ve çılgınlık içinde olmuş oluruz.”

61

Kamer

Ayet: 25Sayfa: 528

Ayete Git

“Aramızdan ona mı zikir/vahiy verildi? Bilakis o, şımarık kibirli bir yalancıdır.”

62

Kamer

Ayet: 26Sayfa: 528

Ayete Git

Yarın, kimin şımarık ve kibirli bir yalancı olduğunu öğrenecekler.

63

Kamer

Ayet: 27Sayfa: 528

Ayete Git

Hiç kuşkusuz biz, onlara fitne/imtihan olması için dişi deveyi göndereceğiz. Onları gözetle ve sabret.

64

Kamer

Ayet: 28Sayfa: 529

Ayete Git

Onlara haber ver! Su, aralarında pay edilmiştir. Su içme sırası kiminse o, hazır bulunsun.

65

Kamer

Ayet: 29Sayfa: 529

Ayete Git

Arkadaşlarına seslendiler. O da (bıçağı) aldı ve deveyi kesti.

66

Kamer

Ayet: 30Sayfa: 529

Ayete Git

Nasılmış benim azabım ve uyarım?

67

Kamer

Ayet: 31Sayfa: 529

Ayete Git

Hiç şüphesiz, onların üzerine bir tek çığlık gönderdik. Onlar, çalı çırpının etrafa dökülen kırıntıları gibi oldular.

68

Hakka

Ayet: 4Sayfa: 565

Ayete Git

Semûd ve Âd, (sarsıcı kıyamet olan) Karia’yı yalanladılar.

69

Hakka

Ayet: 5Sayfa: 565

Ayete Git

Semûd, azgınlıkları sebebiyle helak edildi.

70

Bürûc

Ayet: 18Sayfa: 590

Ayete Git

Firavun ve Semûd(un haberi)?

71

Şems

Ayet: 11Sayfa: 594

Ayete Git

Semûd (Kavmi), azgınlığı sebebiyle yalanladı.

72

Şems

Ayet: 12Sayfa: 594

Ayete Git

En bedbaht olanları harekete geçtiğinde,

73

Şems

Ayet: 13Sayfa: 594

Ayete Git

Allah’ın Resûl’ü onlara dedi ki: “Allah’ın devesine ve onun su içme sırasına (riayet edin).”

74

Şems

Ayet: 14Sayfa: 594

Ayete Git

Onu yalanladılar ve (deveyi) kestiler. Rabbleri, günahları sebebiyle, köklerini kurutan bir azapla onları helak etti ve orayı dümdüz/yerle bir etti.