Sapıklar ve Sapkınlar

MÜMİN, MÜSLİM, KÂFİR, MÜŞRİK, MÜNAFIK

Bu konuyla ilgili ayetler

59ayet bulundu
Sapıklar ve Sapkınlar
1

Âl-i İmrân

Ayet: 90Sayfa: 60

Ayete Git

Muhakkak ki iman ettikten sonra kâfir olan ve (kâfirlerin safında yer alarak müminlere düşmanlık eden veya riddet üzere ölerek) küfürlerini arttıranların tevbesi kabul edilmeyecektir. Bunlar, sapıkların ta kendileridir.

2

Nisâ

Ayet: 88Sayfa: 91

Ayete Git

Size ne oluyor da (hicret etmeyen) münafıklar hakkında (onlar mümin mi kâfir mi diye tartışan) iki gruba bölünüyorsunuz? Oysa Allah onları kazandıklarından dolayı baş aşağı etmiştir. (Yoksa siz) Allah’ın saptırdığını hidayet etmek mi istiyorsunuz? Allah kimi saptırmışsa sen onun için (bir kurtuluş) yolu bulamazsın.

3

Nisâ

Ayet: 136Sayfa: 99

Ayete Git

Ey iman edenler! Allah’a, Resûl’üne, Resûl’üne indirdiği Kitab’a ve daha önce indirdiği Kitab’a iman edin. Kim de Allah’a, meleklerine, kitaplarına, resûllerine ve Ahiret Günü’ne kâfirlik ederse şüphesiz ki (hakka geri dönüşü zor ve) uzak bir sapıtmayla sapıtmış olur.

4

Nisâ

Ayet: 143Sayfa: 100

Ayete Git

(İman ve küfür) arasında tereddüt içindelerdir. Ne (tam olarak) bunlardan (müminlerden) ne de onlardanlardır (kâfirlerden). Allah kimi saptırmışsa sen ona bir yol bulamazsın.

5

En'âm

Ayet: 125Sayfa: 143

Ayete Git

Allah, kimi hidayet etmek isterse onun İslam’ı (kabul etmesi) için göğsünü genişletir. Kimi de saptırmak isterse gökyüzüne yükseliyormuş gibi göğsünü dar ve sıkıntılı yapar. Böylece Allah, iman etmeyenleri ricse/pisliğe/azaba mahkûm eder (veya ricsi iman etmeyenlerin üzerine yığar).

6

En'âm

Ayet: 140Sayfa: 145

Ayete Git

Çocuklarını hiçbir bilgiye dayanmadan sefihçe katledenler ve Allah’a iftira ederek kendilerine rızık olarak verdiklerini haram sayanlar; kesin bir hüsrana uğramış, kesin olarak sapıtmış ve doğru yolu bulamamışlardır.

7

A'râf

Ayet: 30Sayfa: 152

Ayete Git

Bir kısmına hidayet verdi, bir kısmına da sapıklık hak oldu. (Çünkü) onlar, Allah’ı bırakıp şeytanları dost edindiler ve doğru yolda olduklarını sanıyorlar.

8

A'râf

Ayet: 178Sayfa: 172

Ayete Git

Allah kimi hidayet ederse o, hidayeti bulmuştur. Kimi de saptırırsa bunlar, hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

9

A'râf

Ayet: 186Sayfa: 173

Ayete Git

Allah kimi saptırmışsa onu hidayet edecek kimse yoktur. Onları azgınlıkları içinde bocalar bir hâlde bırakır.

10

Tevbe

Ayet: 115Sayfa: 204

Ayete Git

Allah, korkup sakınacakları (hükümleri) açıklamadan, hidayet ettiği bir kavmi saptıracak değildir. Şüphesiz ki Allah, her şeyi bilir.

11

Ra'd

Ayet: 33Sayfa: 252

Ayete Git

Her nefsin bütün kazandığını gözetleyene mi (şirk koşuyorlar)? Onlar Allah’a ortaklar tayin ettiler. De ki: “(Ortaklara) isim koyun (bakalım).” (Allah ne bu varlıklara yetki vermiş ne de bunları ortak edinmiştir.) Yoksa, Allah’ın yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi O’na haber veriyorsunuz? Yoksa bu (isimler) içi boş, öylesine söylenmiş bir söz mü? (Hayır, öyle değil!) Bilakis o kâfirlere, tuzakları süslü gösterildi ve (dosdoğru) yoldan alıkonuldular. Allah kimi saptırmışsa ona hidayet edecek yoktur.

12

Hicr

Ayet: 56Sayfa: 264

Ayete Git

“Rabbinin rahmetinden sapıklardan başka kim ümit keser ki?” demişti.

13

Nahl

Ayet: 37Sayfa: 270

Ayete Git

Onların hidayet bulmasını çok istesen de Allah saptırdığına hidayet etmez. Onların yardımcıları da yoktur.

14

İsrâ

Ayet: 48Sayfa: 285

Ayete Git

Sana (deli, büyülenmiş gibi) örnekler verip nasıl saptıklarına baksana! Onlar (doğru) yolu bulmaya güç yetiremezler.

15

İsrâ

Ayet: 97Sayfa: 291

Ayete Git

Allah kimi hidayet ederse, o doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa onlar için (Allah’ın dışında) veliler bulamazsın. Kıyamet Günü’nde onları yüzükoyun, kör, dilsiz ve sağırlar olarak diriltiriz. Onların barınağı cehennemdir. Ateşi dindikçe dehşet saçan alevi onlar için arttırırız.

16

İsrâ

Ayet: 98Sayfa: 291

Ayete Git

Bu, onların cezasıdır. (Sebebiyse) onların ayetlerimizi inkâr etmeleri ve “Gerçekten biz, kemik olup toza toprağa döndükten sonra yeni bir yaratılışla mı diriltileceğiz?” demeleridir.

17

Kehf

Ayet: 17Sayfa: 294

Ayete Git

Güneş’in, doğduğu zaman mağaralarının sağ tarafına yöneldiğini, battığı zaman da onları sol taraftan kestiğini görürsün. Onlar (mağaranın) genişçe bir alanındaydılar. Bu, Allah’ın (kudret ve azametine delalet eden) ayetlerindendir. Allah kimi hidayet ederse, o doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, sen ona yol gösterecek bir dost bulamazsın.

18

Kehf

Ayet: 51Sayfa: 298

Ayete Git

Ne göklerin ve yerin yaratılışında ne de kendilerinin yaratılışında onları şahit tuttum. (Onlardan destek almadım.) Zaten ben saptırıcılardan destek alacak da değilim.

19

Meryem

Ayet: 75Sayfa: 309

Ayete Git

De ki: “Kim sapıklık içindeyse, Er-Rahmân ona verdiği mühleti alabildiğince uzatsın… Kendilerine vadedilen azap ya da kıyameti gördüklerinde, kimin konumu daha kötü ve kim askerî bakımdan/yardımcılar bakımından daha zayıfmış yakinen bileceklerdir.”

20

Hac

Ayet: 3Sayfa: 331

Ayete Git

İnsanlardan öylesi vardır ki Allah hakkında bilgisizce tartışır ve her inatçı şeytana uyar.

21

Hac

Ayet: 4Sayfa: 331

Ayete Git

Onun için şu (hüküm) yazılmıştır/verilmiştir: “Şüphesiz ki kim onu dost edinirse, (şeytan) onu saptırır ve alevleri dehşet saçan ateşe sürükler.”

22

Mu'minûn

Ayet: 103Sayfa: 347

Ayete Git

Kimin de mizanı hafif gelirse bunlar; kendilerini hüsrana uğratan, cehennemde ebedî kalacak olanlardır.

23

Mu'minûn

Ayet: 104Sayfa: 347

Ayete Git

Ateş yüzlerini yalayarak yakar. (Üst dudakları enselerine, alt dudakları göğüslerine doğru gerilmiş, açığa çıkan dişleriyle) oranın içinde sırıtır gibi kalakalmışlardır.

24

Mu'minûn

Ayet: 105Sayfa: 348

Ayete Git

(Onlara denir ki:) “Ayetlerim size okunuyordu da siz yalanlamıyor muydunuz?”

25

Mu'minûn

Ayet: 106Sayfa: 348

Ayete Git

Diyecekler ki: “Rabbimiz! Bedbahtlığımız bize üstün geldi ve biz sapık bir topluluk idik.”

26

Mu'minûn

Ayet: 107Sayfa: 348

Ayete Git

“Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Şayet bir daha (eski hayatımıza) dönersek şüphesiz ki biz, zalimleriz.”

27

Mu'minûn

Ayet: 108Sayfa: 348

Ayete Git

Buyuracak ki: “Kesin sesinizi/Yıkılıp defolun! Sakın benimle konuşmayın.”

28

Neml

Ayet: 92Sayfa: 384

Ayete Git

“Ve Kur’ân’ı okumakla (emrolundum). Kim hidayet bulursa, kendi yararına hidayet bulmuştur. Kim de sapıtırsa de ki: ‘Ben, ancak uyarıcılardan biriyim.’ ”

29

Kasas

Ayet: 49Sayfa: 390

Ayete Git

De ki: “Eğer doğru sözlüyseniz, Allah katından her ikisinden (Tevrât ve Kur’ân’dan) daha doğru bir kitap getirin de ben de ona uyayım!”

30

Kasas

Ayet: 50Sayfa: 390

Ayete Git

Şayet sana cevap vermezlerse bil ki onlar yalnızca hevalarına/arzularına uyuyorlar. Allah’tan bir hidayet/dayanak olmaksızın, kendi hevasına uyandan daha sapkın kim olabilir? Şüphesiz ki Allah, zalimler topluluğuna hidayet etmez.

31

Rûm

Ayet: 29Sayfa: 406

Ayete Git

(Hayır, öyle değil!) Zulmedenler, hiçbir bilgiye dayanmaksızın hevalarına/arzularına tabi oluyorlar. Allah’ın saptırdığını kim hidayet edebilir? Onların hiçbir yardımcıları da yoktur.

32

Yâsîn

Ayet: 22Sayfa: 440

Ayete Git

(Söyler misiniz:) “Ne diye beni yaratana ibadet etmeyecekmişim ki? Siz O’na döndürüleceksiniz.”

33

Yâsîn

Ayet: 23Sayfa: 440

Ayete Git

“O’nu bırakıp da başka ilahlar mı edineyim? Rahmân, benim için bir zarar dileyecek olsa onların şefaati hiçbir fayda vermez, hem beni kurtaramazlar da.”

34

Yâsîn

Ayet: 24Sayfa: 440

Ayete Git

“O takdirde ben, apaçık bir sapıklık içerisinde olmuş olurum.”

35

Saffât

Ayet: 71Sayfa: 447

Ayete Git

Andolsun ki onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı.

36

Saffât

Ayet: 72Sayfa: 447

Ayete Git

Andolsun ki biz, onların arasına uyarıcılar göndermiştik.

37

Saffât

Ayet: 73Sayfa: 447

Ayete Git

Uyarılanların akıbetinin nasıl olduğuna bir bak!

38

Saffât

Ayet: 74Sayfa: 447

Ayete Git

Allah’ın muhlas/arındırılmış/ihlaslı kulları müstesna.

39

Sâd

Ayet: 26Sayfa: 453

Ayete Git

Ey Dâvûd! Seni yeryüzünde halife kıldık. (Öyleyse) insanlar arasında hak ile hükmet. Sakın hevaya/arzuya uyma yoksa seni, Allah’ın yolundan saptırır. Hiç şüphesiz, Allah’ın yolundan sapanlara, Hesap Günü’nü unuttukları için çetin bir azap vardır.

40

Zumer

Ayet: 22Sayfa: 460

Ayete Git

Allah’ın göğsünü İslam’a açtığı ve Rabbinden bir nur üzere olan kimse ile (kalbi mühürlenmiş ve karanlıklar içinde bırakılmış kimse bir olur mu hiç)? Allah’ın zikrinden yana kalpleri katı olanların (Allah anıldığı hâlde kalpleri yumuşamayanların) vay hâline! Bunlar, apaçık bir sapıklık içerisindelerdir.

41

Zumer

Ayet: 23Sayfa: 460

Ayete Git

Allah, (ayetleri) birbirine benzeyen (ve ayetleri) tekrar eden, sözün en güzeli olan (Kur’ân’ı) Kitap olarak indirdi. Rabblerinden korkanların, ondan dolayı derileri ürperir/tüyleri diken diken olur. Sonra ciltleri ve kalpleri Allah’ın zikrine yumuşar. İşte bu, Allah’ın hidayetidir. Onunla dilediğini hidayet eder. Allah kimi saptırmışsa ona doğruyu gösterecek hiç kimse yoktur.

42

Zumer

Ayet: 36Sayfa: 461

Ayete Git

Allah, kuluna yetmez mi? Seni, onun dışındaki (sahte ilahlarla) korkutuyorlar. Allah kimi saptırmışsa ona yol gösterecek hiç kimse yoktur.

43

Zumer

Ayet: 41Sayfa: 462

Ayete Git

Şüphesiz ki sana Kitab’ı, insanlar için hak ile indirdik. Kim hidayet bulursa kendi lehine hidayet bulmuştur. Kim de sapıtırsa kendi aleyhine sapıtmış olur. Sen, onların üzerine vekil değilsin.

44

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 32Sayfa: 469

Ayete Git

“Ey kavmim! Şüphesiz ki ben, sizin için feryat figan gününden korkuyorum.”

45

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 33Sayfa: 469

Ayete Git

“O gün, arkanızı dönüp kaçacaksınız. Sizi, Allah’tan koruyacak bir koruyucunuz olmayacak. Allah kimi saptırmışsa ona hidayet edecek hiç kimse yoktur.”

46

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 34Sayfa: 470

Ayete Git

Andolsun ki daha önce Yûsuf da size apaçık delillerle gelmişti. Size getirdiği (deliller) hakkında şüpheye kapılmıştınız. O, vefat ettiği zaman demiştiniz ki: “Allah, ondan sonra bir resûl göndermeyecektir.” Allah, haddi aşan şüpheci kimseleri işte böyle saptırır.

47

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 35Sayfa: 470

Ayete Git

Onlar ki kendilerine gelmiş hiçbir delil olmamasına rağmen, Allah’ın ayetleri hakkında tartışanlardır. Allah katında ve iman edenlerin katında (bu yaptıklarına yönelik) öfke büyüktür. İşte Allah, kibirli zorba olanın kalbini böyle mühürler.

48

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 73Sayfa: 474

Ayete Git

Sonra onlara denir ki: “Hani, nerede ortak koştuklarınız?”

49

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 74Sayfa: 474

Ayete Git

“Allah’ın dışında…” Derler ki: “Kaybolup gittiler. (Hakikatte) biz hiçbir şeye dua etmiyormuşuz.” İşte Allah, kâfirleri böyle saptırır.

50

Fussilet

Ayet: 52Sayfa: 481

Ayete Git

De ki: “Görüşünüz nedir? (Söylesenize! Şayet o Kur’ân) Allah katındansa sonra siz onu inkâr etmişseniz! (O hâlde) uzak bir ayrılık içinde olandan daha sapık kim olabilir?”

51

Şûrâ

Ayet: 44Sayfa: 486

Ayete Git

Allah kimi saptırırsa bundan sonra ona (tekrar hidayet verecek) hiçbir dostu yoktur. Azabı gördüklerinde zalimlerin, “Acaba (dünyaya) geri dönmenin bir yolu var mı?” dediklerini görürsün.

52

Câsiye

Ayet: 23Sayfa: 500

Ayete Git

Hevasını ilah edinen ve Allah’ın ilim üzere saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği ve gözünün üzerine perde kıldığı kimseyi gördün mü? (Şimdi) Allah’tan sonra ona kim hidayet edebilir? Öğüt almaz mısınız?

53

Ahkâf

Ayet: 5Sayfa: 501

Ayete Git

Allah’ı bırakıp, kıyamete kadar (dualarına) icabet edemeyecek olanlara dua edenden daha sapık kim olabilir? O (dua ettikleri), onların dualarından habersizlerdir.

54

Vâkıa

Ayet: 51Sayfa: 535

Ayete Git

“Sonra sizler, ey sapık yalanlayıcılar!”

55

Vâkıa

Ayet: 52Sayfa: 535

Ayete Git

“Siz elbette, Zakkûmdan olan bir ağaçtan yiyeceksiniz.”

56

Vâkıa

Ayet: 53Sayfa: 535

Ayete Git

“Ve o (ağaçtan) karınlarınızı dolduracaksınız.”

57

Vâkıa

Ayet: 54Sayfa: 535

Ayete Git

“Onun üzerine de kaynar sudan içeceksiniz.”

58

Vâkıa

Ayet: 55Sayfa: 535

Ayete Git

“İçtikçe susuzluğu artan hasta develer gibi içeceksiniz.”

59

Vâkıa

Ayet: 92Sayfa: 536

Ayete Git

Ama o sapık yalanlayıcılardansa,