Fâtiha
Ayet: 6
Bizi sırat-ı mustakime/dosdoğru yola hidayet et.
Bu konuyla ilgili ayetler
Ayet: 6
Bizi sırat-ı mustakime/dosdoğru yola hidayet et.
Ayet: 213Sayfa: 32
İnsanlar (tevhid üzere yaşayan) tek bir ümmetti. (İhtilafa düştüler.) Allah (aralarındaki ihtilafı gidersin diye) müjdeleyici ve uyarıcı nebiler gönderdi. İnsanların anlaşmazlığa düştükleri konularda aralarında hakem olsun diye nebilerle beraber hak olan Kitab’ı indirdi. O (Kitap konusunda) anlaşmazlığa düşenler; kendilerine apaçık deliller geldikten sonra aralarında azgınlık/kıskançlık/bir diğer gruba üstünlük sağlama isteği taşıyan Ehl-i Kitap’tan başkası değildi. Hakkında ihtilafa düştükleri meselede Allah, iman edenleri izniyle hakka hidayet etti. Allah dilediğini dosdoğru yola iletir.
Ayet: 51Sayfa: 55
“Şüphesiz ki Allah, benim ve sizlerin Rabbidir. O’na ibadet edin. Bu (sizi davet ettiğim yol), sırat-ı mustakimdir/dosdoğru olan yoldur.”
Ayet: 101Sayfa: 62
Allah’ın ayetleri (sürekli) size okunuyorken ve aranızda Resûl’ü olmasına rağmen nasıl kâfir olursunuz? Her kim de Allah’a tutunursa hiç şüphesiz dosdoğru yola hidayet edilir.
Ayet: 68Sayfa: 88
Ve şüphesiz onları dosdoğru yola iletirdik.
Ayet: 175Sayfa: 104
Allah’a iman edip O’na tutunanlara gelince onları kendinden olan bir rahmete, lütuf ve ihsana dâhil edecek ve (sonunda Allah’a ulaşacakları) dosdoğru yola hidayet edecektir.
Ayet: 16Sayfa: 109
Allah onunla (Kitap ve Resûl’le), rızasına uyanları yolun en doğru olanına iletir, onları izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkarır ve dosdoğru yola hidayet eder.
Ayet: 39Sayfa: 131
Ayetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içinde, sağır ve dilsizlerdir. Allah kimi dilerse onu saptırır, kimi de dilerse dosdoğru yol üzere kılar.
Ayet: 87Sayfa: 137
Onların babaları, soyları ve kardeşlerinden bir kısmını da (hidayet ettik). Onları seçtik ve dosdoğru yola hidayet ettik.
Ayet: 126Sayfa: 143
Bu, Rabbinin dosdoğru yoludur. Şüphesiz ki ayetleri, düşünüp öğüt alan bir topluluk için detaylıca açıkladık.
Ayet: 153Sayfa: 148
İşte bu benim dosdoğru yolumdur. Ona uyun. Onun dışındaki yollara uymayın. Yoksa sizi (Allah’ın dosdoğru olan) yolundan saptırırlar. Korkup sakınasınız diye size bunu emretti.
Ayet: 161Sayfa: 149
De ki: “Şüphesiz ki Rabbim, beni dosdoğru yola iletti. Dimdik/Güçlü ve hanîf olan İbrâhîm’in dinine. O, müşriklerden değildi.”
Ayet: 16Sayfa: 151
Dedi ki: “Beni saptırmana karşılık, ben de onları (saptırmak) için senin dosdoğru yolunun üzerine oturacağım.”
Ayet: 25Sayfa: 210
Allah, esenlik yurdu (olan cennete) davet eder ve dilediğini dosdoğru yola iletir.
Ayet: 41Sayfa: 263
Bu yolun dosdoğru bir yol olduğu, benim güvencem altındadır.
Ayet: 121Sayfa: 280
(Allah’ın) nimetlerine şükreden biriydi. (Allah) onu seçti ve dosdoğru yola iletti.
Ayet: 36Sayfa: 306
(Îsâ demişti ki:) “Şüphesiz ki Allah, benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir. (Öyleyse) O’na ibadet edin. Bu, dosdoğru yoldur.”
Ayet: 54Sayfa: 337
(Ayrıca) kendilerine ilim verilenlerin bu (Kur’ân’ın) Allah’tan gelen bir hak olduğunu bilmeleri, ona iman etmeleri ve kalplerinin (onun hükümlerine) tevazuyla teslim olması için (böyle yapar). Şüphesiz ki Allah, iman edenleri dosdoğru yola hidayet eder.
Ayet: 73Sayfa: 345
Şüphesiz ki sen, onları dosdoğru yola davet etmektesin.
Ayet: 46Sayfa: 355
Andolsun ki biz, açıklayıcı/apaçık ayetler indirdik. Allah, dilediğini dosdoğru yola iletir.
Ayet: 4Sayfa: 439
(Hiç şüphesiz ki sen,) dosdoğru yol üzeresin.
Ayet: 61Sayfa: 443
“(Yalnızca) bana ibadet edin. Dosdoğru yol işte budur.” (demedim mi?)
Ayet: 52Sayfa: 488
Böylece sana emrimizden bir ruh/Kur’ân vahyettik. Sen Kitab’ın ve imanın ne olduğunu bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle hidayet ettiğimiz bir nur kıldık. Şüphesiz ki sen, dosdoğru yola iletirsin.
Ayet: 43Sayfa: 491
Sana vahyedilene sıkı sıkıya tutun. Gerçekten sen, dosdoğru bir yol üzeresin.
Ayet: 61Sayfa: 493
Şüphesiz ki o (Îsâ), kıyamet için bir bilgi (onun vuku bulmasının yaklaştığına dair alamettir). O hâlde onda hiçbir şüpheye kapılmayın ve bana uyun. Bu, dosdoğru yoldur.
Ayet: 64Sayfa: 493
“Gerçek şu ki: Allah, O, benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir. O’na ibadet edin. Bu, dosdoğru yoldur.”
Ayet: 2Sayfa: 510
Ta ki Allah, senin gelmiş ve geçmiş günahlarını bağışlasın, üzerindeki nimetini tamamlasın ve seni dosdoğru yola iletsin diye.
Ayet: 20Sayfa: 512
Allah, alacağınız birçok ganimeti size vadetti. (Şu an aldıklarınız) size acilen verdiği (bir nimettir). İnsanların (zarar vermek için uzanan) ellerini sizden çekmiştir. (Bütün bunlar,) müminler için (Allah’ın vaadini yerine getirdiğine dair) bir ayet olması ve sizi dosdoğru yola iletmesi içindir.
Ayet: 22Sayfa: 562
Acaba başı önünde (sağına soluna bakmadan) yürüyen mi, yoksa dosdoğru yol üzerinde dümdüz/dimdik yürüyen mi? (Söyleyin bakalım: Bu ikisinden hangisi) hidayet ehli olmaya layıktır?