Âl-i İmrân
Ayet: 175Sayfa: 72
İşte bu şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur. Ondan korkmayın! Şayet müminseniz yalnızca benden korkun.
Bu konuyla ilgili ayetler
Ayet: 175Sayfa: 72
İşte bu şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur. Ondan korkmayın! Şayet müminseniz yalnızca benden korkun.
Ayet: 112Sayfa: 141
Böylece her peygambere insanların ve cinlerin şeytan olanlarını düşmanlar kıldık. Bazısı diğer bir kısmını aldatmak için sözün yaldızlısını vahyeder/fısıldar. Şayet Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı. (Öyleyse) onları uydurdukları iftiralarıyla baş başa bırak.
Ayet: 142Sayfa: 145
Hayvanlardan yük taşıyan ve (yününden) döşek yapılanları da (yaratan O’dur). Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden yiyin ve şeytanın adımlarına uymayın. (Çünkü) o, sizin apaçık düşmanınızdır.
Ayet: 22Sayfa: 151
(Bu vesvese ve yeminleriyle) onları aldatıp (ağına) düşürdü. Ağaçtan tadınca avret yerleri kendilerine görünmeye başladı. Üzerlerini cennet yapraklarıyla örtmeye başladılar. Rabbleri onlara seslendi: “Ben size bu ağaçtan yemeyi yasaklamamış mıydım? Şeytan, sizin apaçık düşmanınızdır, dememiş miydim?”
Ayet: 27Sayfa: 152
Ey Âdemoğulları! Şeytan, ebeveynlerinize avret yerlerini göstermek için elbiselerini çekip aldığı ve onları cennetten çıkardığı gibi sakın sizi (de) fitneye düşürmesin. (Çünkü) o ve avanesi, sizin onları görmediğiniz yerden sizleri görüyorlar. Şüphesiz ki biz, şeytanları iman etmeyenlerin dostu kıldık.
Ayet: 48Sayfa: 182
Hani şeytan onlara (savaşa çıkma) eylemlerini süslü göstermiş ve “Bugün insanlardan sizi yenebilecek kimse yoktur. Hem ben de elbette sizin yardımcınızım.” demişti. İki ordu karşı karşıya gelince topukları üzere gerisin geriye kaçmış ve “Şüphesiz ben sizden berîyim/uzağım. Ben, sizin görmediklerinizi görüyor ve elbette ben, Allah’tan korkuyorum.” demişti. Allah, cezası çetin olandır.
Ayet: 5Sayfa: 235
Demişti ki: “Ey oğulcuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma sakın! (Senin faziletini kıskanır, sana zarar verecek) bir tuzak kurarlar. Şüphesiz ki şeytan, insan için apaçık bir düşmandır.”
Ayet: 22Sayfa: 257
İş olup bittikten sonra şeytan da şöyle diyecek: “Şüphesiz ki Allah, size gerçek bir söz verdi, ben de size bir söz verdim ama sözümde durmadım. Zaten benim sizin üzerinizde bir otoritem de yoktu. Yalnızca ben çağırdım, siz de bana icabet ettiniz. (Öyleyse) beni kınamayın. Yalnızca kendinizi kınayın. Ne ben sizi kurtarabilirim ne de siz beni kurtarabilirsiniz! Gerçek şu ki daha önce beni Allah’a ortak koşmanızı da reddetmiştim. Şüphesiz ki zalimlere can yakıcı bir azap vardır.”
Ayet: 98Sayfa: 277
Kur’ân okuyacağın zaman kovulmuş/taşlanmış şeytandan Allah’a sığın.
Ayet: 99Sayfa: 277
Şüphesiz ki o (şeytanın), iman eden ve yalnızca Rabblerine tevekkül edenler üzerinde hiçbir otoritesi yoktur.
Ayet: 100Sayfa: 277
Onun otoritesi ancak (itaat ederek) onu dost edinen ve (emrettiği küfür ve şirk amellerini yaparak) onu (Allah’a) ortak koşanlar üzerinedir.
Ayet: 27Sayfa: 283
(Çünkü) saçıp savuranlar, şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankördür.
Ayet: 53Sayfa: 286
Kullarıma de ki: “(Birbiriyle iletişime geçtiklerinde) en güzel olanı söylesinler. Çünkü şeytan, (kullandıkları sözcüklerle) aralarını bozmaya çalışır. Şüphesiz ki şeytan, insan için apaçık bir düşmandır.”
Ayet: 61Sayfa: 287
Meleklere, “Âdem’e secde edin.” dediğimizde, İblis dışında hepsi secde ettiler. (O:) “Çamurdan yarattığına secde eder miyim hiç?” dedi.
Ayet: 62Sayfa: 287
“Şu bana üstün kıldığını görüyor musun?” dedi. “Şayet Kıyamet Günü’ne kadar bana mühlet verirsen azı hariç, kalanını kendime bağlayacağım.”
Ayet: 63Sayfa: 287
Buyurdu ki: “Git! Onlardan kim sana uyacak olursa hiç şüphesiz cehennem, sizin eksiksiz cezanız olacaktır.”
Ayet: 64Sayfa: 287
“Onlardan gücünün yettiklerini sesinle kışkırt, atlı ve yaya (ordularınla) onlara saldır, mallarda ve evlatlarda onlara ortak ol ve onlara vaadlerde bulun.” Şeytanın onlara vadettikleri aldatmadan başka bir şey değildir.
Ayet: 50Sayfa: 298
Hani meleklere, “Âdem’e secde edin.” demiştik de İblis hariç hepsi secde etmişti. O, cinlerdendi ve Rabbinin emrinin dışına çıkmıştı. Onlar size düşman olmasına rağmen, beni bırakıp onu ve zürriyetini mi dost ediniyorsunuz? Zalimlerin, (Allah’ın dostluğuna) değiştikleri (şey) ne kötüdür.
Ayet: 44Sayfa: 307
“Babacığım! Şeytana ibadet/kulluk etme! Çünkü şeytan, Er-Rahmân’a başkaldırmıştır/asi olmuştur.”
Ayet: 83Sayfa: 310
Şeytanları kâfirlerin üzerine saldığımızı ve onları kışkırtıp (Allah’a isyana ve şirke yönelik) harekete geçirdiklerini görmedin mi?
Ayet: 52Sayfa: 337
Senden önce göndermiş olduğumuz tüm resûl ve nebiler, (Allah’ın Kitabı’nı) okumaya başladığında mutlaka şeytan, onun okumasına bir şeyler karıştırmak istemiştir. Allah, şeytanın karıştırmaya çalıştığı (vesvese ve zanları) giderir, sonra da ayetlerini muhkem kılıp sağlamlaştırır. Allah, (her şeyi bilen) Alîm ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm’dir.
Ayet: 53Sayfa: 337
Allah, şeytanın araya katmak istedikleriyle, kalplerinde hastalık bulunan ve kalpleri katı olanları fitneye düşürmek için (böyle yapar). Şüphesiz ki zalimler, (bir araya toplanmaları ve hakka dönmesi pek zor) uzak bir ayrılık içerisindelerdir.
Ayet: 97Sayfa: 347
De ki: “Rabbim! Şeytanların dokunuşlarından/(masiyete) kışkırtmalarından sana sığınırım.”
Ayet: 98Sayfa: 347
“Ve onların, yanımda hazır bulunmalarından da sana sığınırım Rabbim!”
Ayet: 29Sayfa: 361
“Andolsun ki o, zikir/Kur’ân bana geldikten sonra beni ondan saptırdı. Şeytan, (önce vaadlerde bulunan sonra da) insanı yardımsız yarı yolda bırakandır.”
Ayet: 221Sayfa: 375
Şeytanların kimin üzerine indiğini size haber vereyim mi?
Ayet: 222Sayfa: 375
Çokça iftira eden, aşırı günahkâr herkesin üstüne iner.
Ayet: 223Sayfa: 375
(Bu kâhinler, şeytanlara) kulak verirler ve onların çoğu da yalancıdır.
Ayet: 15Sayfa: 386
Ahalinin farkında olmadığı bir zamanda şehre girdi. Orada kavgaya tutuşmuş iki adam gördü. Biri kendi taraftarlarından, diğeri düşmanlarından. Onun taraftarlarından olan, düşman olana karşı (Mûsâ’dan) yardım istedi. Mûsâ ona yumruk attı ve onu öldürdü. Dedi ki: “Bu, şeytanın işidir. Şüphesiz ki o, apaçık saptırıcı bir düşmandır.”
Ayet: 20Sayfa: 429
Andolsun ki İblis, (onların çoğunu saptıracağına dair) zannında haklı çıktı. Müminlerden bir grup hariç, ona uydular.
Ayet: 60Sayfa: 443
“Ey Âdemoğlulları! ‘Şeytana ibadet etmeyin, o sizin apaçık düşmanınızdır.’ diye size emretmedim mi?”
Ayet: 74Sayfa: 456
İblis hariç… O büyüklendi ve kâfirlerden oldu.
Ayet: 75Sayfa: 456
Buyurdu ki: “Ey İblis! Ellerimle yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan nedir? Kibre mi kapıldın yoksa yüksekte olanlardan olup (tepeden mi bakmaya başladın)?”
Ayet: 76Sayfa: 456
Dedi ki: “Ben, ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın.”
Ayet: 77Sayfa: 456
Buyurdu ki: “Çık oradan! Şüphesiz ki sen, taşlanmış/kovulmuş olanlardansın.”
Ayet: 78Sayfa: 456
“Ve hiç şüphesiz benim lanetim, kıyamete kadar senin üstünde olacaktır.”
Ayet: 79Sayfa: 456
Dedi ki: “Rabbim! (İnsanların) diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver.”
Ayet: 80Sayfa: 456
Buyurdu ki: “Hiç şüphesiz sen, mühlet verilenlerdensin.”
Ayet: 81Sayfa: 456
“Bilinen vaktin gününe kadar.”
Ayet: 82Sayfa: 456
Dedi ki: “İzzetine yemin olsun ki onların hepsini azdıracağım.”
Ayet: 83Sayfa: 456
“Muhlas/Arındırılmış/İhlaslı kulların müstesna.”
Ayet: 36Sayfa: 491
Kim de Er-Rahmân’ın zikrinden yüz çevirirse ona bir şeytan bağlarız da (hep) onunla beraber olur.
Ayet: 37Sayfa: 491
Hiç şüphesiz o (şeytanlar), onları yoldan alıkoyar, onlarsa doğru yolda olduklarını sanırlar.
Ayet: 38Sayfa: 491
Sonunda bize geldikleri zaman (şeytana) der ki: “Keşke benimle senin aranda, doğuyla batı arası kadar mesafe olsaydı. Ne kötü arkadaşsın.”
Ayet: 16Sayfa: 546
Şeytanın durumu gibi… Hani insana, “Kâfir ol!” dedi. (İnsan) kâfir olunca da, “Şüphesiz ki ben, senden berîyim. Çünkü ben, âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkuyorum.” dedi. (Münafıklar da dostları olan Ehl-i Kitab’ı böyle kandırdılar. “Yurtlarınızdan çıkarılırsanız biz de çıkarız, savaşırsanız yardım ederiz.” dediler. Savaş başlayınca da onlardan uzaklaştılar.)
Ayet: 1Sayfa: 604
De ki: “İnsanların Rabbine sığınırım.”
Ayet: 2Sayfa: 604
“İnsanların Meliki’ne.”
Ayet: 3Sayfa: 604
“İnsanların İlah’ına.”
Ayet: 4Sayfa: 604
“Çokça vesvese veren ve (Allah anıldığında) gizlenen (İblis’in) şerrinden.”
Ayet: 5Sayfa: 604
“Ki o, insanların göğüslerine vesvese verip durur.”
Ayet: 6Sayfa: 604
“Cinlerden ve insanlardan olan.”