Bakara
Ayet: 23Sayfa: 3
Şayet, kulumuza indirdiğimiz (Kur’ân) hakkında şüphe içindeyseniz onun benzeri bir sure getirin (bakalım)! Ve doğru sözlüyseniz Allah’ın dışındaki şahitlerinizi de (yardıma) çağırın.
Bu konuyla ilgili ayetler
Ayet: 23Sayfa: 3
Şayet, kulumuza indirdiğimiz (Kur’ân) hakkında şüphe içindeyseniz onun benzeri bir sure getirin (bakalım)! Ve doğru sözlüyseniz Allah’ın dışındaki şahitlerinizi de (yardıma) çağırın.
Ayet: 24Sayfa: 3
Şayet yapamadıysanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- öyleyse yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten sakının. (O ateş) kâfirler için hazırlanmıştır.
Ayet: 12Sayfa: 50
O kâfirlere de ki: “Yenileceksiniz ve cehenneme sürüleneceksiniz. Orası ne kötü bir yataktır!”
Ayet: 106Sayfa: 62
O gün bazı yüzler aydınlanacak, bazı yüzler de kararacaktır. Yüzleri kararanlara gelince (onlara denilecek ki): “İman ettikten sonra küfre mi girdiniz? Kâfir olmanıza karşılık azabı tadın (bakalım)!”
Ayet: 56Sayfa: 86
Şüphesiz ki ayetlerimiz hakkında küfre sapanları ateşe sokacağız. (Ateş, onların) derilerini yakıp kavurdukça azabı tatsınlar diye (yeni) bir deriyle değiştireceğiz. Şüphesiz ki Allah, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) Azîz ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm’dir.
Ayet: 36Sayfa: 153
Ayetlerimizi yalanlayan ve ona karşı büyüklenenlere gelince, bunlar ateşin ehlidir ve orada ebedî kalırlar.
Ayet: 38Sayfa: 154
(Allah,) “Sizden önce ateşe girmiş olan cin ve insan topluluklarıyla beraber siz de ateşe girin.” der. Her ümmet oraya girdiğinde, (kendisi gibi sapık olan) kardeşini (ümmetleri) lanetler. Sonunda hepsi bir araya toplanınca sonradan gelmiş olanlar, önceden yaşamış olanlar için, “Rabbimiz! Bunlar bizi saptırdılar. Onlara ateşten kat kat azap ver.” der. (Allah) buyuracak ki: “Hepinize kat kat (azap) vardır. Fakat bilmiyorsunuz.”
Ayet: 41Sayfa: 154
Onlar için cehennemden (alevli) bir yatak ve üstlerinde (onları örten ateşten) bir yorgan vardır. İşte biz, zalimleri böyle cezalandırırız.
Ayet: 36Sayfa: 180
Hiç kuşkusuz kâfirler, Allah’ın yolundan alıkoymak için mallarını harcarlar. Harcayacaklar da. Sonra o harcamaları (yüreklerini yakan) bir pişmanlığa dönüşecek, sonra da yenilgiye uğrayacaklar. Kâfirler toplanıp cehenneme sürükleneceklerdir.
Ayet: 37Sayfa: 180
Bu, Allah’ın temiz ile pis olanı (mümin ile kâfiri, Allah yolunda harcanan ile batıl yolunda harcananı) birbirinden ayırması, pis olanın tümünü üst üste yığıp cehenneme atması içindir. Bunlar, hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
Ayet: 34Sayfa: 191
Ey iman edenler! Şüphesiz ki din bilginlerinin ve abidlerin çoğu, insanların malını haksız yollarla yemekte ve Allah’ın yolundan alıkoymaktadır. Altını ve gümüşü biriktirip Allah yolunda infak etmeyenleri can yakıcı bir azapla müjdele!
Ayet: 35Sayfa: 191
(Zekâtını vermedikleri altın ve gümüşler) o gün ateşte kızdırılacak; alınları, böğürleri ve sırtları bu tabakalarla dağlanacak ve “Bu, kendiniz için yığıp biriktirdiklerinizdir. Yığıp biriktirdiklerinizi tadın (bakalım)!” (denilecek.)
Ayet: 16Sayfa: 256
(Dünya bozgununun) ardından (bir de) cehennem vardır. Ve (ona) irinli sudan içirilir.
Ayet: 17Sayfa: 256
Zorlanarak ve yudum yudum yutkunmaya çabalar (ama) boğazından kolayca geçmez. Ölüm her yandan ona gelir, fakat o ölmez. Ardında daha sert/çetin bir azap vardır.
Ayet: 43Sayfa: 263
Kuşkusuz, onların tümünün buluşma yeri cehennemdir.
Ayet: 44Sayfa: 263
Onun yedi kapısı vardır. İçlerinden her bir grup bir kapının payı (olarak o kapıdan cehenneme gireceklerdir).
Ayet: 127Sayfa: 320
Aşırı gidip Rabbinin ayetlerine inanmayanları da böyle cezalandırırız. Kuşkusuz ahiret azabı, daha çetin ve daha kalıcıdır.
Ayet: 98Sayfa: 329
Şüphesiz ki sizler ve Allah’ı bırakıp da ibadet ettikleriniz, cehennemin odunusunuz. Sizler oraya gireceksiniz.
Ayet: 100Sayfa: 329
Orada onlara, zorlanarak nefes almak vardır. Ve orada işitmezler de.
Ayet: 19Sayfa: 333
Bu ikisi, Rabbleri hakkında kavgaya tutuşan iki hasımdır. (Bu ikisinden) kâfir olanlara ateşten elbiseler biçilir. Onların tepesinden kaynar sular dökülür.
Ayet: 22Sayfa: 333
Oranın derdinden/üzüntüsünden (kurtulmak için) ne zaman çıkmaya yeltenseler, oraya geri çevrilirler. Ve “Tadın yakıcı azabı.” (denir.)
Ayet: 11Sayfa: 359
(Hayır, öyle değil!) Asıl mesele, onlar kıyameti yalanladılar. Ve biz kıyameti inkâr edenlere, alevleri dehşet saçan bir ateş hazırladık.
Ayet: 14Sayfa: 360
“Bugün helak olmayı bir defa istemeyin. (Aksine) helak olmayı çok kere isteyin.” (denir onlara.)
Ayet: 20Sayfa: 415
Fasık olanların barınağı ise ateştir. Oradan her çıkmaya çalıştıklarında geri çevrilirler. Ve onlara denir ki: “Tadın (bakalım) yalanladığınız azabı.”
Ayet: 36Sayfa: 437
Kâfirlere ise cehennem ateşi vardır. Ne haklarında ölmeleri için hüküm verilir, ne de (ateşin) azabı hafifletilir. Biz, her nankör olanı işte böyle cezalandırırız.
Ayet: 37Sayfa: 437
Orada çığlıklarla yardım isterler. (Derler ki:) “Rabbimiz! Bizi çıkar, önceden yaptıklarımız yerine salih ameller yapalım.” Size, öğüt almak isteyenin öğüt alacağı kadar ömür vermedik mi? Hem size uyarıcı da geldi. Tadın (azabı)! Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur.
Ayet: 60Sayfa: 447
Şüphesiz ki bu, (evet, bu) büyük bir kazanç ve kurtuluştur.
Ayet: 61Sayfa: 447
İşte çalışacak olanlar, böylesi için çalışsınlar.
Ayet: 62Sayfa: 447
(Şimdi söyleyin) böyle bir ağırlama mı daha hayırlı, yoksa Zakkûm ağacı mı?
Ayet: 63Sayfa: 447
Biz onu, zalimler için fitne kılmışızdır.
Ayet: 64Sayfa: 447
Şüphesiz ki o, cehennemin dibinde çıkan bir ağaçtır.
Ayet: 65Sayfa: 447
Onun meyveleri şeytanların başları gibidir.
Ayet: 66Sayfa: 447
Şüphesiz ki onlar, ondan yiyecek ve karınlarını dolduracaklardır.
Ayet: 67Sayfa: 447
(Zakkûm yedikten) sonra, üzerine içecekleri kaynar bir karışım vardır.
Ayet: 68Sayfa: 447
Sonra onların döneceği yer elbette, cehennem ateşi olacaktır.
Ayet: 69Sayfa: 447
Gerçek şu ki onlar babalarını sapıklar olarak buldular.
Ayet: 70Sayfa: 447
Kendileri de, onların izleri peşinde koşuşturmaktalardır.
Ayet: 24Sayfa: 460
Kıyamet Günü, kötü azaptan (eli kolu bağlı olduğu için) yüzüyle korunmaya çalışan kimse, (cennete girmiş ve azaptan kurtulmuş kimse gibi olabilir mi?) Zalimlere denilir ki: “Kazandığınızı tadın.”
Ayet: 25Sayfa: 460
Onlardan öncekiler de yalanladı, farkında olmadıkları bir yerden azap onlara geldi.
Ayet: 47Sayfa: 462
Şayet yeryüzünün tamamı ve bir o kadarı daha zalimlerin olmuş olsa, Kıyamet Günü’nün kötü azabından (kurtulmak için) onu feda ederlerdi. (Çünkü o gün) hesaba katmadıkları şeyler, Allah tarafından açığa çıkarılacak.
Ayet: 48Sayfa: 463
İşledikleri kötülükler kendileri için açığa çıkmış ve alaya aldıkları (azap) onları çepeçevre kuşatmıştır.
Ayet: 70Sayfa: 474
Kitab’ı ve resûlleri kendisiyle gönderdiğimiz (mesajı) yalanlayanlar, pek yakında bilecekler/anlayacaklar.
Ayet: 71Sayfa: 474
Boyunlarında tasma ve zincirlerle sürüklenirler.
Ayet: 72Sayfa: 474
Kaynar su içinde… Sonra ateşte tutuşturulacaklar.
Ayet: 73Sayfa: 474
Sonra onlara denir ki: “Hani, nerede ortak koştuklarınız?”
Ayet: 74Sayfa: 474
“Allah’ın dışında…” Derler ki: “Kaybolup gittiler. (Hakikatte) biz hiçbir şeye dua etmiyormuşuz.” İşte Allah, kâfirleri böyle saptırır.
Ayet: 75Sayfa: 474
Bu, yeryüzünde haksız yere şımarmanız ve böbürlenmeniz sebebiyledir.
Ayet: 76Sayfa: 474
Ebedî kalacaklar olarak cehennem kapılarından girin. Kibirlilerin kalacağı yer ne kötüdür.
Ayet: 43Sayfa: 497
Hiç kuşkusuz o Zakkûm ağacı,
Ayet: 44Sayfa: 497
Günahkârların yiyeceğidir.
Ayet: 45Sayfa: 497
Erimiş maden gibi karınlarda kaynar.
Ayet: 46Sayfa: 497
Kaynar suyun fokurdaması gibi.
Ayet: 47Sayfa: 497
(Denir ki:) Alın onu da cehennemin orta yerine sürükleyin.
Ayet: 48Sayfa: 497
Sonra başından aşağı kaynar suyun azabından dökün.
Ayet: 49Sayfa: 497
Tat (bakalım azabı)! Çünkü sen izzetli ve değerliymişsin ya!
Ayet: 50Sayfa: 497
Şüphesiz ki bu, sizin kuşkuya kapıldığınız şeydir.
Ayet: 11Sayfa: 522
O gün, yalanlayanların vay hâline!
Ayet: 12Sayfa: 522
Onlar ki (Resûl’ü yalanlama ve alaya almaya) dalıp oyalanmaktalardır.
Ayet: 13Sayfa: 522
Ateşe şiddetle sürüklendikleri o gün,
Ayet: 14Sayfa: 522
(Onlara denir ki:) “İşte bu, yalanladığınız ateştir.”
Ayet: 15Sayfa: 523
“Bu da büyü olabilir mi? Yoksa siz mi görmüyorsunuz?”
Ayet: 16Sayfa: 523
“Oraya girin. İster (azaba) sabredip dayanın ister dayanmayın, sizin için birdir. Ancak yaptıklarınızın karşılığını alacaksınız.”
Ayet: 41Sayfa: 532
(Sormaya gerek yoktur, çünkü) mücrimler yüzlerinden tanınır, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.
Ayet: 43Sayfa: 532
İşte bu, mücrimlerin yalanladığı cehennemdir.
Ayet: 44Sayfa: 532
(Onlar) bununla kaynar su arasında dolanırlar.
Ayet: 41Sayfa: 534
(Amel defterlerini soldan alacak olan) Ashâbu’ş Şimâl, ne Ashâbu’ş Şimâl’dir ama!
Ayet: 42Sayfa: 534
Kavuran ateş ve kaynar suda,
Ayet: 43Sayfa: 534
Ve dumandan bir gölge içinde,
Ayet: 44Sayfa: 534
Ne serindir ne de faydalı!
Ayet: 45Sayfa: 534
Şüphesiz ki onlar, bundan önce, refah içinde şımarıkça yaşarlardı.
Ayet: 46Sayfa: 534
O büyük günahta da (şirkte) ısrar ederlerdi.
Ayet: 6Sayfa: 559
Ey iman edenler! Nefislerinizi/Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taş olan ateşten koruyun. O (ateşin) üzerinde sert, güçlü melekler vardır. Onlar, emrettiği şeylerde Allah’a isyan etmez ve emrolundukları şeyi yaparlar.
Ayet: 7Sayfa: 559
Ey kâfirler! Bugün özür beyan etmeyin. Size ancak yaptıklarınızın karşılığı verilecektir.
Ayet: 8Sayfa: 561
(Ateş) öfkeden çatlayıp ayrışacak gibi olur. Her bir topluluk (ateşin) içine atıldığında, oranın bekçileri kendilerine, “Size bir uyarıcı gelmedi mi?” diye sorarlar.
Ayet: 11Sayfa: 561
Günahlarını itiraf ettiler. Ateş ehli (Allah’ın rahmetinden) uzak olsun.
Ayet: 26Sayfa: 575
Ben onu Sakar’a/cehenneme atacağım.
Ayet: 37Sayfa: 575
Sizden öne geçmek ve geride kalmak isteyenler için.
Ayet: 4Sayfa: 577
Hiç kuşkusuz biz, kâfirler için (boyunlarına geçirilecek) zincirler, (ellerine vurulacak) kelepçeler ve alevleri dehşet saçan bir ateş hazırlamışızdır.
Ayet: 21Sayfa: 581
Şüphesiz ki cehennem, (müşriklerin gözetlendiği) bir gözetleme yeridir.
Ayet: 30Sayfa: 581
Tadın (bakalım)! Azaptan başka bir şeyinizi arttırmayacağız.
Ayet: 1Sayfa: 591
Sana her şeyi örtüp bürüyecek olan (kıyametin) haberi geldi mi?
Ayet: 2Sayfa: 591
O gün, (bazı) yüzler korku ve zillet içindedir.
Ayet: 3Sayfa: 591
Çalışmış, yorulmuştur.
Ayet: 4Sayfa: 591
Kızgın ateşe girecektir.
Ayet: 5Sayfa: 591
Son derece kaynar bir çeşmeden (su) içirilir.
Ayet: 6Sayfa: 591
Onlar için (zehirli, pis kokulu, boğazı parçalayan) “darî” dikeninden başka bir yiyecek yoktur.
Ayet: 7Sayfa: 591
Ne doyurur ne de açlığı giderir.
Ayet: 1Sayfa: 601
İnsanları çekiştirip, kaş göz işaretleriyle alay edenlerin vay hâline!
Ayet: 2Sayfa: 601
O, malı toplayıp onu tekrar tekrar sayandır.
Ayet: 3Sayfa: 601
Malının onu ebedî kılacağını sanır.
Ayet: 4Sayfa: 601
Asla! Kesinlikle o, (kemikleri kıran) Hutame’ye atılacaktır.
Ayet: 5Sayfa: 601
Sen, Hutame (cehenneminin) ne olduğunu nereden bileceksin?
Ayet: 6Sayfa: 601
(O,) Allah’ın tutuşturulmuş ateşidir.
Ayet: 7Sayfa: 601
O ki yüreklerin üstüne çıkar.
Ayet: 8Sayfa: 601
Şüphesiz ki onun kapıları, üzerlerine kilitlenmiştir. (Kaçış yoktur.)
Ayet: 9Sayfa: 601
Uzatılmış direklerde (bağlı olarak orada azap görürler).