Bakara
Ayet: 24Sayfa: 3
Şayet yapamadıysanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- öyleyse yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten sakının. (O ateş) kâfirler için hazırlanmıştır.
Bu konuyla ilgili ayetler
Ayet: 24Sayfa: 3
Şayet yapamadıysanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- öyleyse yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten sakının. (O ateş) kâfirler için hazırlanmıştır.
Ayet: 106Sayfa: 62
O gün bazı yüzler aydınlanacak, bazı yüzler de kararacaktır. Yüzleri kararanlara gelince (onlara denilecek ki): “İman ettikten sonra küfre mi girdiniz? Kâfir olmanıza karşılık azabı tadın (bakalım)!”
Ayet: 131Sayfa: 65
Kâfirler için hazırlanmış olan ateşten korkup sakının.
Ayet: 56Sayfa: 86
Şüphesiz ki ayetlerimiz hakkında küfre sapanları ateşe sokacağız. (Ateş, onların) derilerini yakıp kavurdukça azabı tatsınlar diye (yeni) bir deriyle değiştireceğiz. Şüphesiz ki Allah, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) Azîz ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm’dir.
Ayet: 38Sayfa: 154
(Allah,) “Sizden önce ateşe girmiş olan cin ve insan topluluklarıyla beraber siz de ateşe girin.” der. Her ümmet oraya girdiğinde, (kendisi gibi sapık olan) kardeşini (ümmetleri) lanetler. Sonunda hepsi bir araya toplanınca sonradan gelmiş olanlar, önceden yaşamış olanlar için, “Rabbimiz! Bunlar bizi saptırdılar. Onlara ateşten kat kat azap ver.” der. (Allah) buyuracak ki: “Hepinize kat kat (azap) vardır. Fakat bilmiyorsunuz.”
Ayet: 41Sayfa: 154
Onlar için cehennemden (alevli) bir yatak ve üstlerinde (onları örten ateşten) bir yorgan vardır. İşte biz, zalimleri böyle cezalandırırız.
Ayet: 35Sayfa: 191
(Zekâtını vermedikleri altın ve gümüşler) o gün ateşte kızdırılacak; alınları, böğürleri ve sırtları bu tabakalarla dağlanacak ve “Bu, kendiniz için yığıp biriktirdiklerinizdir. Yığıp biriktirdiklerinizi tadın (bakalım)!” (denilecek.)
Ayet: 81Sayfa: 199
Resûlullah’a muhalefet ederek (savaştan) geri kalanlar, oturmalarına sevindiler. Malları ve canlarıyla Allah yolunda savaşmayı hoş görmeyerek, “Bu sıcakta savaşa çıkmayın.” dediler. De ki: “Cehennem ateşi çok daha sıcaktır.” Keşke anlasalardı.
Ayet: 16Sayfa: 256
(Dünya bozgununun) ardından (bir de) cehennem vardır. Ve (ona) irinli sudan içirilir.
Ayet: 17Sayfa: 256
Zorlanarak ve yudum yudum yutkunmaya çabalar (ama) boğazından kolayca geçmez. Ölüm her yandan ona gelir, fakat o ölmez. Ardında daha sert/çetin bir azap vardır.
Ayet: 43Sayfa: 263
Kuşkusuz, onların tümünün buluşma yeri cehennemdir.
Ayet: 44Sayfa: 263
Onun yedi kapısı vardır. İçlerinden her bir grup bir kapının payı (olarak o kapıdan cehenneme gireceklerdir).
Ayet: 60Sayfa: 287
(Hatırla!) Hani sana, “Şüphesiz ki Rabbin, bütün insanları kuşatmıştır.” demiştik. Sana gösterdiğimiz rüyayı (İsra, Miraç hadisesini) ve Kur’ân’da lanetlenmiş ağacı (Zakkûm ağacını) yalnızca insanlar için fitne kıldık. (“Bir gecede onca yolu nasıl gitti, hiç cehennemde ağaç olur mu? Ateş ağacı yakmaz mı?” deyip fitneye düştüler.) Biz, onları korkutuyoruz. Fakat (bu), onların haddi aşmalarından başka bir şeylerini arttırmıyor.
Ayet: 97Sayfa: 291
Allah kimi hidayet ederse, o doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa onlar için (Allah’ın dışında) veliler bulamazsın. Kıyamet Günü’nde onları yüzükoyun, kör, dilsiz ve sağırlar olarak diriltiriz. Onların barınağı cehennemdir. Ateşi dindikçe dehşet saçan alevi onlar için arttırırız.
Ayet: 29Sayfa: 296
De ki: “Hak, Rabbinizden gelendir. Dileyen iman etsin, dileyen kâfir olsun.” Şüphesiz ki biz, zalimlere duvarları kendilerini her yönden kuşatan bir ateş hazırlamışızdır. Şayet yardım talebinde bulunurlarsa, onlara (yaklaştığında) yüzü yakıp kavuran erimiş maden şeklinde bir su verilir. Ne kötü bir içecek ve ne kötü bir konak!
Ayet: 48Sayfa: 313
“Doğrusu bize şöyle vahyolundu: ‘Azap, yalanlayan ve yüz çevirenlerin üzerinedir.’ ”
Ayet: 19Sayfa: 333
Bu ikisi, Rabbleri hakkında kavgaya tutuşan iki hasımdır. (Bu ikisinden) kâfir olanlara ateşten elbiseler biçilir. Onların tepesinden kaynar sular dökülür.
Ayet: 20Sayfa: 333
O (kaynar suyla) karınlarının içinde olanlar ve derileri eritilir.
Ayet: 21Sayfa: 333
Onlar için (hazırlanmış) demirden sopalar vardır.
Ayet: 22Sayfa: 333
Oranın derdinden/üzüntüsünden (kurtulmak için) ne zaman çıkmaya yeltenseler, oraya geri çevrilirler. Ve “Tadın yakıcı azabı.” (denir.)
Ayet: 11Sayfa: 359
(Hayır, öyle değil!) Asıl mesele, onlar kıyameti yalanladılar. Ve biz kıyameti inkâr edenlere, alevleri dehşet saçan bir ateş hazırladık.
Ayet: 14Sayfa: 360
“Bugün helak olmayı bir defa istemeyin. (Aksine) helak olmayı çok kere isteyin.” (denir onlara.)
Ayet: 20Sayfa: 415
Fasık olanların barınağı ise ateştir. Oradan her çıkmaya çalıştıklarında geri çevrilirler. Ve onlara denir ki: “Tadın (bakalım) yalanladığınız azabı.”
Ayet: 67Sayfa: 447
(Zakkûm yedikten) sonra, üzerine içecekleri kaynar bir karışım vardır.
Ayet: 68Sayfa: 447
Sonra onların döneceği yer elbette, cehennem ateşi olacaktır.
Ayet: 69Sayfa: 447
Gerçek şu ki onlar babalarını sapıklar olarak buldular.
Ayet: 70Sayfa: 447
Kendileri de, onların izleri peşinde koşuşturmaktalardır.
Ayet: 55Sayfa: 455
İşte böyle… Hiç kuşkusuz, haddi aşanlar için en kötü dönüş yeri vardır.
Ayet: 56Sayfa: 455
Cehennem… Oraya girecekler. Ne kötü bir yataktır o.
Ayet: 57Sayfa: 455
Bu, kaynar su ve irindir. Tatsınlar (bakalım) onu.
Ayet: 58Sayfa: 455
Ve ondan başka, türlü türlü azaplar vardır.
Ayet: 59Sayfa: 455
(Oraya her yeni grup geldiğinde melekler cehennem ehline,) “Bu da sizinle beraber cehenneme atılacak bir gruptur. Onlara, ‘merhaba’ yok. Çünkü onlar ateşe gireceklerdir.” (derler.)
Ayet: 60Sayfa: 455
(Tabi olanlar liderlere,) “(Hayır!) Asıl size ‘merhaba’ olmasın/rahat yüzü görmeyesiniz. Bu (cehennemi) bizim önümüze siz getirdiniz. Ne kötü bir yerleşim yeridir o.” (derler.)
Ayet: 61Sayfa: 455
Derler ki: “Rabbimiz! Kim bu cehennemi önümüze getirdiyse, onun azabını kat kat arttır.”
Ayet: 62Sayfa: 456
Ve derler ki: “Ne oluyor bize böyle? Şerli/Değersiz kabul ettiğimiz adamları (burada) göremiyoruz. (Küçümsediğimiz müminler neden burada değil?)”
Ayet: 63Sayfa: 456
“Onları alaya almıştık, değil mi? (Yazıklar olsun bize.) Yoksa (onlar da cehennemde de) biz mi görmüyoruz?”
Ayet: 64Sayfa: 456
Cehennem halkının bu çekişmesi elbette haktır (vuku bulacaktır).
Ayet: 16Sayfa: 459
Onların üstlerinde de ateşten tabakalar vardır, altlarında da (ateşten) tabakalar vardır. Bu, Allah’ın kullarını kendisiyle korkuttuğu (cehennemdir). Ey kullarım! Benden korkup sakının.
Ayet: 60Sayfa: 464
Kıyamet Günü, Allah’a karşı yalan söyleyenlerin yüzlerini kapkara görürsün. Cehennemde kibirlilere yer mi yok!
Ayet: 71Sayfa: 465
Kâfirler, bölük bölük cehenneme sevk edilirler. Ona geldiklerinde kapıları açılır ve (cehennem) bekçileri onlara der ki: “Size Rabbinizin ayetlerini okuyan ve bu günün karşılaşmasına dair sizi uyaran, sizin içinizden resûller gelmedi mi?” Derler ki: “Evet (geldi).” Fakat azap sözü kâfirler üzerine hak olmuştur.
Ayet: 72Sayfa: 465
Onlara denir ki: “İçinde ebedî kalacağınız cehennem kapılarından girin. Kibirlilerin kalacakları yer ne kötüdür!”
Ayet: 49Sayfa: 471
Ateşte olanlar, cehennem bekçilerine derler ki: “Rabbinize dua edin de bir gün (olsun) azabımızı hafifletsin.”
Ayet: 50Sayfa: 472
(Bekçiler) derler ki: “Resûlleriniz size apaçık delillerle gelmedi mi?” Derler ki: “Evet.” (O zaman bekçiler) der ki: “O hâlde siz dua edin. Kâfirlerin duası her hâlükârda boş, faydasızdır.”
Ayet: 70Sayfa: 474
Kitab’ı ve resûlleri kendisiyle gönderdiğimiz (mesajı) yalanlayanlar, pek yakında bilecekler/anlayacaklar.
Ayet: 71Sayfa: 474
Boyunlarında tasma ve zincirlerle sürüklenirler.
Ayet: 72Sayfa: 474
Kaynar su içinde… Sonra ateşte tutuşturulacaklar.
Ayet: 73Sayfa: 474
Sonra onlara denir ki: “Hani, nerede ortak koştuklarınız?”
Ayet: 74Sayfa: 474
“Allah’ın dışında…” Derler ki: “Kaybolup gittiler. (Hakikatte) biz hiçbir şeye dua etmiyormuşuz.” İşte Allah, kâfirleri böyle saptırır.
Ayet: 75Sayfa: 474
Bu, yeryüzünde haksız yere şımarmanız ve böbürlenmeniz sebebiyledir.
Ayet: 76Sayfa: 474
Ebedî kalacaklar olarak cehennem kapılarından girin. Kibirlilerin kalacağı yer ne kötüdür.
Ayet: 44Sayfa: 486
Allah kimi saptırırsa bundan sonra ona (tekrar hidayet verecek) hiçbir dostu yoktur. Azabı gördüklerinde zalimlerin, “Acaba (dünyaya) geri dönmenin bir yolu var mı?” dediklerini görürsün.
Ayet: 45Sayfa: 487
Onları ateşe arz edildikleri zaman, zilletten boyun bükmüş, göz ucuyla bakarken görürsün. İman edenler derler ki: “Şüphesiz ki asıl hüsrana uğrayanlar, hem kendilerini hem de ailelerini Kıyamet Günü hüsrana uğratanlardır.” Dikkat edin! Hiç şüphesiz zalimler, sürekli olan bir azabın içerisindelerdir.
Ayet: 77Sayfa: 494
“Ey Malik!” diye seslenirler: “Rabbin işimizi bitirsin (de canımızı alsın).” (Cehennem bekçisi Malik) diyecek ki: “Şüphesiz ki siz, (azap içinde) kalacaksınız.”
Ayet: 15Sayfa: 507
Muttakilere vadolunan cennetin misali şöyledir: Orada bozulmamış sudan ırmaklar, tadı değişmemiş süt ırmakları, içenlere lezzet veren içki nehirleri ve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada onlar için her türlü meyveden ve Rabblerinden bir bağışlanma vardır. (Hiç böyle biri) ateşte ebedî kalacak olan ve bağırsaklarını parçalayacak kaynar sudan içirilen kimse gibi olur mu?
Ayet: 30Sayfa: 518
O gün cehenneme, “Doldun mu?” deriz. O da, “Yok mu daha fazlası?” der.
Ayet: 11Sayfa: 522
O gün, yalanlayanların vay hâline!
Ayet: 12Sayfa: 522
Onlar ki (Resûl’ü yalanlama ve alaya almaya) dalıp oyalanmaktalardır.
Ayet: 13Sayfa: 522
Ateşe şiddetle sürüklendikleri o gün,
Ayet: 14Sayfa: 522
(Onlara denir ki:) “İşte bu, yalanladığınız ateştir.”
Ayet: 15Sayfa: 523
“Bu da büyü olabilir mi? Yoksa siz mi görmüyorsunuz?”
Ayet: 16Sayfa: 523
“Oraya girin. İster (azaba) sabredip dayanın ister dayanmayın, sizin için birdir. Ancak yaptıklarınızın karşılığını alacaksınız.”
Ayet: 41Sayfa: 534
(Amel defterlerini soldan alacak olan) Ashâbu’ş Şimâl, ne Ashâbu’ş Şimâl’dir ama!
Ayet: 42Sayfa: 534
Kavuran ateş ve kaynar suda,
Ayet: 43Sayfa: 534
Ve dumandan bir gölge içinde,
Ayet: 44Sayfa: 534
Ne serindir ne de faydalı!
Ayet: 45Sayfa: 534
Şüphesiz ki onlar, bundan önce, refah içinde şımarıkça yaşarlardı.
Ayet: 46Sayfa: 534
O büyük günahta da (şirkte) ısrar ederlerdi.
Ayet: 47Sayfa: 534
Derlerdi ki: “Öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman diriltilecek miymişiz?”
Ayet: 48Sayfa: 534
“Babalarımız da mı?”
Ayet: 49Sayfa: 534
De ki: “Öncekiler ve sonrakiler,”
Ayet: 50Sayfa: 534
“Bilinen (Kıyamet) Günü’nün belirlenmiş vaktinde elbette, toplanacaklardır.”
Ayet: 51Sayfa: 535
“Sonra sizler, ey sapık yalanlayıcılar!”
Ayet: 52Sayfa: 535
“Siz elbette, Zakkûmdan olan bir ağaçtan yiyeceksiniz.”
Ayet: 53Sayfa: 535
“Ve o (ağaçtan) karınlarınızı dolduracaksınız.”
Ayet: 54Sayfa: 535
“Onun üzerine de kaynar sudan içeceksiniz.”
Ayet: 55Sayfa: 535
“İçtikçe susuzluğu artan hasta develer gibi içeceksiniz.”
Ayet: 56Sayfa: 535
Bu, Kıyamet Günü’nde onların ziyafetidir!
Ayet: 6Sayfa: 559
Ey iman edenler! Nefislerinizi/Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taş olan ateşten koruyun. O (ateşin) üzerinde sert, güçlü melekler vardır. Onlar, emrettiği şeylerde Allah’a isyan etmez ve emrolundukları şeyi yaparlar.
Ayet: 7Sayfa: 559
Ey kâfirler! Bugün özür beyan etmeyin. Size ancak yaptıklarınızın karşılığı verilecektir.
Ayet: 7Sayfa: 561
Oraya atıldıklarında, (ateş) kaynayıp fokurdarken onun hırıltılarını işitirler.
Ayet: 30Sayfa: 566
(Buyrulur ki:) “Onu tutun ve bağlayın.”
Ayet: 31Sayfa: 566
“Sonra da onu cehenneme atın.”
Ayet: 15Sayfa: 568
Asla! Çünkü o, çılgınca yanan ve alevleri şiddetli cehennemdir.
Ayet: 16Sayfa: 568
Kafa derisini soyup çıkarandır.
Ayet: 17Sayfa: 568
(İman ve salih amelden) yüz çeviren ve arkasını döneni çağırır.
Ayet: 18Sayfa: 568
(Mal) toplayıp onu bir kapta/kesede/kasada/banka hesabında (biriktireni).
Ayet: 12Sayfa: 573
Çünkü bizim yanımızda prangalar ve şiddetle yanan bir cehennem vardır.
Ayet: 13Sayfa: 573
Boğaza takılıp geçmeyen (kötü) bir yemek ve can yakıcı bir azap da (vardır).
Ayet: 26Sayfa: 575
Ben onu Sakar’a/cehenneme atacağım.
Ayet: 37Sayfa: 575
Sizden öne geçmek ve geride kalmak isteyenler için.
Ayet: 4Sayfa: 577
Hiç kuşkusuz biz, kâfirler için (boyunlarına geçirilecek) zincirler, (ellerine vurulacak) kelepçeler ve alevleri dehşet saçan bir ateş hazırlamışızdır.
Ayet: 29Sayfa: 580
Yalanladığınız (cehenneme) doğru gidin.
Ayet: 33Sayfa: 580
Her biri sapsarı (rengi siyaha çalan) develer gibidir.
Ayet: 21Sayfa: 581
Şüphesiz ki cehennem, (müşriklerin gözetlendiği) bir gözetleme yeridir.
Ayet: 30Sayfa: 581
Tadın (bakalım)! Azaptan başka bir şeyinizi arttırmayacağız.
Ayet: 4Sayfa: 591
Kızgın ateşe girecektir.
Ayet: 7Sayfa: 591
Ne doyurur ne de açlığı giderir.
Ayet: 23Sayfa: 593
Ve o gün cehennem de getirilir. İnsan o gün hatırlar. (Ama) hatırlamanın ona ne faydası olacak ki?
Ayet: 14Sayfa: 595
Sizi cayır cayır yanan bir ateşle uyardım.
Ayet: 15Sayfa: 595
Ona en bedbaht olandan başkası girmez.
Ayet: 16Sayfa: 595
O ki yalanlayıp yüz çevirmiştir.
Ayet: 17Sayfa: 595
(Allah’tan) sakınıp korkan (takva sahipleri) ondan uzak tutulur.
Ayet: 11Sayfa: 600
O, kızgın bir ateştir.
Ayet: 6Sayfa: 600
Elbette, o cehennemi göreceksiniz.
Ayet: 7Sayfa: 600
Sonra elbette, kesin olarak göreceksiniz.
Ayet: 1Sayfa: 601
İnsanları çekiştirip, kaş göz işaretleriyle alay edenlerin vay hâline!
Ayet: 9Sayfa: 601
Uzatılmış direklerde (bağlı olarak orada azap görürler).