Bakara
Ayet: 51Sayfa: 7
(Hatırlayın!) Hani Mûsâ ile (Tûr’da buluşmak için) kırk geceliğine sözleşmiştik. Sonra sizler onun (Mûsâ’nın) ardından buzağıyı (ilah) edinmiştiniz. Ve siz (böyle yapmakla) zalimlerden olmuştunuz.
Bu konuyla ilgili ayetler
Ayet: 51Sayfa: 7
(Hatırlayın!) Hani Mûsâ ile (Tûr’da buluşmak için) kırk geceliğine sözleşmiştik. Sonra sizler onun (Mûsâ’nın) ardından buzağıyı (ilah) edinmiştiniz. Ve siz (böyle yapmakla) zalimlerden olmuştunuz.
Ayet: 53Sayfa: 7
(Hatırlayın!) Hani hidayete eresiniz diye Mûsâ’ya Kitab’ı ve Furkân’ı vermiştik.
Ayet: 84Sayfa: 60
De ki: “Biz Allah’a; bize indirilene; İbrâhîm, İsmâîl, İshâk, Ya’kûb ve torunlarına indirilene; Mûsâ’ya, Îsâ’ya ve (diğer) nebilere Rabbleri tarafından verilen (vahye) iman ettik. Onlardan hiçbirinin arasını ayırmayız. Ve biz, O’na teslim olanlarız.”
Ayet: 84Sayfa: 137
Ona İshâk’ı ve Ya’kûb’u armağan ettik. Hepsini hidayet ettik. Bundan önce de Nûh’u ve soyundan olan Dâvûd, Suleymân, Eyyûb, Yûsuf, Mûsâ ve Hârûn’u da hidayet etmiştik. İşte muhsinleri/kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışanları böyle mükâfatlandırırız.
Ayet: 91Sayfa: 138
“Allah, beşere hiçbir şey indirmemiştir.” dedikleri zaman Allah’a gösterilmesi gereken saygıyı göstermemiş oldular. De ki: “(Söyleyin o zaman!) Mûsâ’nın getirdiği, içinde insanlar için nur ve hidayet barındıran, parça parça kâğıtlara yazıp (bir kısmını) açıklayıp çoğunu gizlediğiniz Kitab’ı kim indirdi? (O Kitap’la) sizin ve atalarınızın bilmediği şeyler öğretildi.” (Sana cevap verirlerse ne âlâ! Susmayı tercih ederlerse) de ki: “Allah’tır!” Sonra da bırak onları, batıllarında oynayıp dursunlar.
Ayet: 154Sayfa: 148
Sonra Mûsâ’ya, iyilik eden kimseye (nimetimizi) tamamlamak ve her şeyi detaylı açıklamak için, hidayet ve rahmet olan Kitab’ı verdik. Umulur ki Rabbleriyle karşılaşmaya iman ederler.
Ayet: 75Sayfa: 216
Sonra, onların ardından Firavun’a ve ileri gelenlere, Mûsâ ve Hârûn’u ayetlerimizle gönderdik. Fakat onlar (ayetlerimize ve resûllerimize karşı) büyüklenmişlerdi. Onlar, suçlu günahkâr bir kavimdi.
Ayet: 96Sayfa: 231
Andolsun ki Mûsâ’yı ayetlerimizle ve apaçık (güçlü) bir delille gönderdik.
Ayet: 110Sayfa: 233
Andolsun ki biz, Mûsâ’ya Kitab’ı verdik. Onda ihtilaf edildi. Rabbinden bir söz/hüküm geçmemiş olsaydı, aralarında hüküm verilmiş olurdu. Gerçek şu ki onlar, (Tevrât’tan) yana huzursuzluk veren bir şüphe içindelerdir.
Ayet: 2Sayfa: 281
Mûsâ’ya Kitab’ı verdik ve “Benden başka (işlerinizi havale edip tevekkül edeceğiniz) bir vekil edinmeyin.” diye o (Kitab’ı) İsrâîloğullarına hidayet kıldık.
Ayet: 101Sayfa: 291
Andolsun ki Mûsâ’ya, dokuz apaçık ayet/mucize verdik. Sor İsrâîloğullarına! Hani (Mûsâ) onlara geldiğinde Firavun ona, “Ey Mûsâ! Ben, senin kesinlikle büyülenmiş biri olduğuna inanıyorum.” demişti.
Ayet: 51Sayfa: 307
Kitap’ta Mûsâ’yı da an! Şüphesiz ki o, muhlas/arındırılmış/ihlaslı kılınmış ve resûl bir nebiydi.
Ayet: 52Sayfa: 308
Ona Tûr’un sağ tarafından seslendik ve onu, kendisiyle gizli konuşmak için yakınlaştırdık.
Ayet: 53Sayfa: 308
Ona rahmetimizden, kardeşi Hârûn’u da bir nebi olarak armağan ettik.
Ayet: 48Sayfa: 325
Andolsun ki Mûsâ ve Hârûn’a muttakilere bir ışık ve öğüt/hatırlatma olması için Furkân’ı/Tevrât’ı verdik.
Ayet: 35Sayfa: 362
Andolsun ki Mûsâ’ya Kitap verdik ve kardeşi Hârûn’u da ona yardımcı kıldık.
Ayet: 39Sayfa: 400
Karun, Firavun ve Haman’ı da (helak ettik). Andolsun ki Mûsâ, onlara apaçık deliller getirdi. Yeryüzünde büyüklendiler. Hâlbuki onlar (azabımızın) önüne geçemediler (ona engel olamadılar).
Ayet: 23Sayfa: 416
Andolsun ki Mûsâ’ya Kitab’ı verdik. Sen onunla karşılaşmaktan kuşku içinde olma. Biz onu, İsrâîloğulları için hidayet kıldık.
Ayet: 7Sayfa: 418
Hani biz, peygamberlerden; senden, Nûh’tan, İbrâhîm’den, Mûsâ’dan, Meryem oğlu Îsâ’dan söz almıştık. Biz, onlardan pekiştirilmiş sağlam bir söz almıştık.
Ayet: 69Sayfa: 426
Ey iman edenler! Mûsâ’ya eziyet edenler gibi olmayın. Allah söyledikleri (şeylerden) onu temize çıkardı. O, Allah katında seçkin biriydi.
Ayet: 45Sayfa: 480
Andolsun ki Mûsâ’ya Kitab’ı verdik. Onda ihtilafa düşüldü. Şayet Rabbinden daha önce geçmiş bir söz olmasaydı elbette aralarında hükmolunurdu. Şüphesiz ki onlar, o (Kitab’a karşı) huzursuzluk veren bir şüphe içerisindelerdir.
Ayet: 13Sayfa: 483
“Dini (tevhidle) ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin.” diye Nûh’a emrettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrâhîm, Mûsâ ve Îsâ’ya emrettiğimizi sizin için dinde şeriat kıldık. Müşrikleri kendisine davet ettiğin (tevhid) onlara ağır geldi. Allah dilediği kulunu (tevhid ve ayrılıksız din için) seçer ve O’na yönelenleri hidayete erdirir.