Mûsâ ve Hızır (as)

PEYGAMBERLER VE GEÇMİŞ KAVİMLER

Bu konuyla ilgili ayetler

23ayet bulundu
Mûsâ ve Hızır (as)
1

Kehf

Ayet: 60Sayfa: 299

Ayete Git

(Hatırlayın!) Hani Mûsâ, yanındaki gence demişti ki: “İki denizin buluştuğu yere varıncaya kadar ara vermeden gidecek, (gerekirse bu yolda/uğurda) uzun zaman geçireceğim.”

2

Kehf

Ayet: 61Sayfa: 299

Ayete Git

İki denizin buluştuğu yere ulaştıklarında, balıklarını unuttular. Balık, denizde bir yol tutup gitti.

3

Kehf

Ayet: 62Sayfa: 300

Ayete Git

(İki denizin buluştuğu yeri) geçince gence demişti ki: “Yiyeceğimizi getir. Andolsun ki bu yolculuğumuzdan (sebep) pek yorulduk.”

4

Kehf

Ayet: 63Sayfa: 300

Ayete Git

(Genç) demişti ki: “Kayaya sığındığımız zaman (var ya) hatırladın mı? İşte orada balığı unuttum. Onu hatırlamamı yalnızca şeytan unutturdu. O, ilginç bir şekilde denizde yolunu tuttu ve kaçtı.”

5

Kehf

Ayet: 64Sayfa: 300

Ayete Git

Demişti ki: “Bu tam da aradığımız şey!” İkisi, izlerini takip ederek gerisin geriye döndüler.

6

Kehf

Ayet: 65Sayfa: 300

Ayete Git

(Orada) kullarımızdan bir kul buldular. Ona kendi katımızdan bir rahmet vermiş ve tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.

7

Kehf

Ayet: 66Sayfa: 300

Ayete Git

Mûsâ ona demişti ki: “Sana öğretilen doğrulardan/isabetli bilgilerden bana öğretmen için sana tabi olayım mı?”

8

Kehf

Ayet: 67Sayfa: 300

Ayete Git

Demişti ki: “Sen, benimle beraberliğe sabredemezsin!”

9

Kehf

Ayet: 68Sayfa: 300

Ayete Git

“Hem hakikatini kavrayamadığın (sana verilmemiş) bilgiye nasıl sabredeceksin ki?”

10

Kehf

Ayet: 69Sayfa: 300

Ayete Git

(Mûsâ) demişti ki: “İnşallah beni sabreden biri olarak bulacaksın ve senin hiçbir emrine karşı gelmeyeceğim.”

11

Kehf

Ayet: 70Sayfa: 300

Ayete Git

Demişti ki: “Şayet bana tabi olursan, (ne olursa olsun) sana açıklama yapmadıkça bana hiçbir şey sorma!”

12

Kehf

Ayet: 71Sayfa: 300

Ayete Git

İkisi yola koyulmuşlardı. Nihayet bir gemiye bindiklerinde, (o) gemiyi delmişti. (Mûsâ) demişti ki: “İçindeki ahaliyi boğmak için mi onu deldin? Andolsun ki sen, hayret edilesi bir iş yaptın.”

13

Kehf

Ayet: 72Sayfa: 300

Ayete Git

Demişti ki: “Beraberliğime/Yol arkadaşlığıma sabredemeyeceğini söylememiş miydim sana?”

14

Kehf

Ayet: 73Sayfa: 300

Ayete Git

(Mûsâ,) “Unuttuğum bir şeyden dolayı beni yargılama ve bu işimden dolayı bana zorluk çıkarma.” demişti.

15

Kehf

Ayet: 74Sayfa: 300

Ayete Git

Yola koyuldular. Nihayet bir çocukla karşılaştılar. Onu (çocuğu) öldürdü. (Mûsâ,) “Tertemiz bir canı, (kısas gibi) bir can karşılığı olmadan mı öldürdün? Andolsun ki sen, çok çirkin bir hata işledin.” demişti.

16

Kehf

Ayet: 75Sayfa: 301

Ayete Git

Demişti ki: “Beraberliğime/Yol arkadaşlığıma sabredemeyeceğini söylememiş miydim sana?”

17

Kehf

Ayet: 76Sayfa: 301

Ayete Git

(Mûsâ,) “Bir daha bir şey soracak olursam, benimle (yol) arkadaşlığı yapma. (Yolunu ayırdığın takdirde de) seni mazur sayarım.” demişti.

18

Kehf

Ayet: 77Sayfa: 301

Ayete Git

(Tekrar) yola koyulmuş, nihayet bir belde halkına varmışlardı. Onlardan yemek istemişler (fakat halk) onları misafir etmeye yanaşmamıştı. Orada yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar bulmuşlardı. Onu (duvarı onarıp) düzeltmişti. (Mûsâ,) “İsteseydin (bu hizmetin) karşılığında ücret alabilirdin.” demişti.

19

Kehf

Ayet: 78Sayfa: 301

Ayete Git

“Bu benimle senin arandaki ayrılık (zamanıdır). Sabretmeye güç yetiremediğin şeylerin tevilini/hakikatini sana haber vereceğim.” demişti.

20

Kehf

Ayet: 79Sayfa: 301

Ayete Git

“Gemiye gelince, o, denizde çalışan yoksul insanlarındı. Onu kusurlu hâle getirmek istedim. (Çünkü) onların önünde (sağlam olan) her gemiye zorla el koyan bir yönetici vardı.”

21

Kehf

Ayet: 80Sayfa: 301

Ayete Git

“Çocuğa gelince, onun anne babası mümin kimselerdi. (Çocuğun sevgisinin) onları azgınlığa ve küfre sevk etmesinden çekindik.”

22

Kehf

Ayet: 81Sayfa: 301

Ayete Git

“İstedik ki Rabbleri onlara (ölenin yerine) daha hayırlı, temiz ve merhametlisini ihsan etsin.”

23

Kehf

Ayet: 82Sayfa: 301

Ayete Git

“Duvara gelince, o, şehirde (yaşayan) iki yetime aitti. Altında da o ikisine ait bir hazine vardı. Onların babası salih bir kimseydi. Rabbin onların yetişkinlik çağına erişip hazinelerini çıkarmalarını istedi. (Bu,) Rabbinden bir rahmettir. (Bunları) kendiliğimden yapmadım. İşte, sabretmeye güç yetiremediğin şeylerin hakikati budur.”