İbrâhîm ابراهيم
Kitab’ın indiriliş gayesi için bk. 4/Nisâ, 105
Şirk toplumlarının muvahhidlere yönelttiği tehditler için bk. 7/A’râf, 88
Amellerin Allah (cc) katında kabul görmesinin ilk şartı tevhiddir. Tevhidini şirkle bozan bir insanın namaz kılması, oruç tutması, infakta bulunması kendisine hiçbir fayda vermez (24/Nûr, 39-40). Çünkü şirk ve küfür, amelleri boşa götüren ve sahibini ebedî ateşe sürükleyen birer illettir. (bk. 6/En’âm, 88; 39/Zümer, 65)
Meşruiyetini İslam’dan almayan liderler ve tebaalarının ahiretteki durumları için bk. 2/Bakara, 167
24-27. ayetler hakkında:
a. Lailaheillallah (Allah’tan başka ibadeti hak eden hiçbir ilah yoktur.) kelimesi, kökleri kalpte yer etmiş, amelleri ise Allah’a (cc) yükselmiş güzel bir ağaç gibidir. Onun müminin kalbindeki tesiri o denli güçlüdür ki her daim kula faydalı olacak ameller yapmasını öğütler. Bir öğretmen gibi mümini yönlendirip yol gösterir. Madem Allah (cc) tek ilah, madem razı edilmesi gereken yalnızca O, öyleyse O’na yönel, tevbe et, O’nu sev, O’ndan kork, namaz kıl, İslam’a hizmet et...
b. Lailaheillallah (Allah’tan başka ibadeti hak eden hiçbir ilah yoktur.) kelimesi, dünyada insanı sabit kılar. Neye inandığını ve niçin inandığını bilir mümin. Şüphe ve fitne rüzgârları onun imanına zarar vermez. Konjonktüre göre din değiştirip, şartlara göre akide belirlemez... Lailaheillallah akidesi, kalbini sabit kılar.
Kabirde münafıklar: “Rabbin kim? Resûlün kim? Dinin ne?” sorularına “Ah! Bilmiyorum. İnsanlar bir şey diyordu, ben de aynısını söyledim.” dediğinde Lailaheillallah (Allah’tan başka ibadeti hak eden hiçbir ilah yoktur.) kelimesinin ehli olanlar: “Rabbim Allah (cc), dinim İslam, peygamberim Muhammed (sav).” diyecek ve sabit kalacaklardır. (Ebu Davud, 4753; Ahmed, 18534, Bera bin Azib’ten)
Şirk ise köksüzdür. Müşrik neye inandığını bilmez. Dini zandan ibarettir. Bir esas üzere karar kılamaz. İnancında ve amellerinde hep bir belirsizlik vardır. En küçük bir şüphe, akidesini yerle bir edebilir.
İbrahim Peygamber gibi bir tevhid imamı dahi kendisini ve zürriyetini putlardan koruması için Allah’a (cc) yakarıyor. Bu, onun tevhide değer vermesinden ve Allah’ın (cc) yardımı olmadan hidayet üzere kalabilmenin mümkün olmadığına dair inancındandır. Bu korku, korkuların en şereflisidir. Tevhid imamlarının tamamında aynı korkunun olduğunu görmekteyiz.
Allah Resûlü’nün (sav) en fazla tekrar ettiği dua: “Ey kalpleri evirip çeviren Allah’ım! Kalbimi dinin üzere sabit kıl.” (Tirmizi, 2140) duasıdır. (bk. 2/Bakara, 132-133; 3/Âl-i İmran, 102)