Kıyâmet القيامة
Kıyamet • 40 Ayet • Mekke
1/40
﷽
Er-Rahmân ve Er-Rahîm olan Allah’ın adıyla (okumaya başlıyorum).
اَيَحْسَبُ الْاِنْسَانُ اَلَّنْ نَجْمَعَ عِظَامَهُۜ
Yoksa insan, onun kemiklerini toplayıp bir araya getiremeyeceğimizi mi sanıyor?
بَلٰى قَادِر۪ينَ عَلٰٓى اَنْ نُسَوِّيَ بَنَانَهُ
Evet! Biz onun parmak uçlarını dahi düzenlemeye kâdiriz.
بَلْ يُر۪يدُ الْاِنْسَانُ لِيَفْجُرَ اَمَامَهُۚ
(Hayır, öyle değil!) İşin aslı insan, (önündeki günlerinde günaha dalıp, tevbeyi erteleyerek) fücur işlemek ister.
اِلٰى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍۨ الْمُسْتَقَرُّۜ
O gün varılıp karar kılınacak yer Rabbinin huzurudur.
يُنَبَّؤُا الْاِنْسَانُ يَوْمَئِذٍ بِمَا قَدَّمَ وَاَخَّرَۜ
O gün insana yapıp takdim ettikleri ve erteleyip (yapmadıkları) haber verilir.
بَلِ الْاِنْسَانُ عَلٰى نَفْسِه۪ بَص۪يرَةٌۙ
(Hayır!) Bilakis insan, kendi nefsi üzerine basiret sahibidir. (Kendisini en iyi tanıyandır.)
لَا تُحَرِّكْ بِه۪ لِسَانَكَ لِتَعْجَلَ بِه۪ۜ
Onu (anlama ve ezberlemeyi) çabuklaştırmak için, dilini onunla hareket ettirme.
اِنَّ عَلَيْنَا جَمْعَهُ وَقُرْاٰنَهُۚ
Şüphesiz ki onu (kalbinde) toplamak ve okutmak bizim işimizdir.
كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَۙ
Asla! Bilakis siz, acil olan (dünya hayatını) seviyorsunuz.
تَظُنُّ اَنْ يُفْعَلَ بِهَا فَاقِرَةٌۜ
Belini kıracak (azabın) kendisine yapılacağını bilir.
كَلَّٓا اِذَا بَلَغَتِ التَّرَاقِيَۙ
Asla! (Bırakın artık küfrü ve inadı!) Can köprücük kemiğine gelip dayandığında,
اَيَحْسَبُ الْاِنْسَانُ اَنْ يُتْرَكَ سُدًىۜ
Yoksa insan (emredilmeden, nehyedilmeden, bir şeriata tabi tutulmadan) başıboş bırakılacağını mı sandı?
ثُمَّ كَانَ عَلَقَةً فَخَلَقَ فَسَوّٰىۙ
Sonra kan pıhtısı (embriyo) oldu da (Allah) onu yaratıp düzenledi.
فَجَعَلَ مِنْهُ الزَّوْجَيْنِ الذَّكَرَ وَالْاُنْثٰىۜ
Ondan erkek ve dişi olan iki sınıf yarattı.
اَلَيْسَ ذٰلِكَ بِقَادِرٍ عَلٰٓى اَنْ يُحْيِيَ الْمَوْتٰى
(Tüm bunları yapanın) ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi?