İbrâhîm (as) ve Kavmi

PEYGAMBERLER VE GEÇMİŞ KAVİMLER

Bu konuyla ilgili ayetler

101ayet bulundu
İbrâhîm (as) ve Kavmi
1

Tevbe

Ayet: 70Sayfa: 197

Ayete Git

Onlara kendilerinden önce (yaşamış olan) Nûh, Âd, Semûd ve İbrâhîm kavimlerinin, Medyen ahalisi ve (yerleşim yerlerinin altı üstüne getirilmiş/çevrilmiş) Mu’tefikat’ın haberleri gelmedi mi? Resûlleri onlara apaçık delillerle geldiler. Allah onlara zulmetmedi. Fakat onlar kendilerine zulmetmektelerdi.

2

Enbiyâ

Ayet: 51Sayfa: 325

Ayete Git

Andolsun ki bundan önce İbrâhîm’e rüşdünü (olgunluk) vermiştik. Biz onu biliyor (gelişimini ve süreçlerini izliyorduk).

3

Enbiyâ

Ayet: 52Sayfa: 325

Ayete Git

Hani babasına ve kavmine demişti ki: “Şu başında ibadet için bekleştiğiniz heykeller de neyin nesi?”

4

Enbiyâ

Ayet: 53Sayfa: 325

Ayete Git

“Biz babalarımızı onlara ibadet eder bulduk.” demişlerdi.

5

Enbiyâ

Ayet: 54Sayfa: 325

Ayete Git

“Andolsun ki sizler de babalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz.” demişti.

6

Enbiyâ

Ayet: 55Sayfa: 325

Ayete Git

“Sen bize hakkı mı getirdin; yoksa bizimle oyun mu oynuyorsun?” demişlerdi.

7

Enbiyâ

Ayet: 56Sayfa: 325

Ayete Git

Demişti ki: “Bilakis sizin Rabbiniz, göklerin ve yerin Rabbi olup onları yoktan var edendir. Ben de buna şahitlik edenlerdenim.”

8

Enbiyâ

Ayet: 57Sayfa: 325

Ayete Git

“Allah’a yemin olsun ki siz arkanızı dönüp gittiğinizde putlarınızın başına bir iş getireceğim.”

9

Enbiyâ

Ayet: 58Sayfa: 326

Ayete Git

Büyük put hariç hepsini paramparça etmişti. Belki (neler olduğunu büyük puta) danışırlar diye…

10

Enbiyâ

Ayet: 59Sayfa: 326

Ayete Git

Demişlerdi ki: “İlahlarımıza kim yaptı bunu? Şüphesiz ki o, zalimlerdendir.”

11

Enbiyâ

Ayet: 60Sayfa: 326

Ayete Git

“Bir genç işittik onları diline dolayan! Onun adı İbrâhîm.” demişlerdi.

12

Enbiyâ

Ayet: 61Sayfa: 326

Ayete Git

“Onu tüm insanların gözü önünde (bir yere) getirin, belki (bu işi onun yaptığına) şahitlik ederler.” demişlerdi.

13

Enbiyâ

Ayet: 62Sayfa: 326

Ayete Git

“Sen mi ilahlarımıza bunu yaptın ey İbrâhîm?” demişlerdi.

14

Enbiyâ

Ayet: 63Sayfa: 326

Ayete Git

“(Hayır, düşündüğünüz gibi değil!) Bilakis, onların büyüğü (olan put, öylece sağlam durduğuna göre) bunu o yapmıştır. Şayet konuşabiliyorlarsa (putlara) sorun (bakalım).”

15

Enbiyâ

Ayet: 64Sayfa: 326

Ayete Git

Kendi iç dünyalarına dönüp (düşündükten sonra) demişlerdi ki: “Şüphesiz ki (konuşamayan ve kendini savunamayan varlıklara ibadet etmekle) sizler zalimlerin ta kendisisiniz.”

16

Enbiyâ

Ayet: 65Sayfa: 326

Ayete Git

Sonra tekrar baş aşağı olup (eski hâllerine döndüler ve) “Andolsun ki sen de bunların konuşamadığını biliyorsun.” (dediler.)

17

Enbiyâ

Ayet: 66Sayfa: 326

Ayete Git

Demişti ki: “Yoksa Allah’ı bırakıp da size hiçbir faydası olmayan ve zararı defedemeyen şeylere mi ibadet/kulluk ediyorsunuz?”

18

Enbiyâ

Ayet: 67Sayfa: 326

Ayete Git

“Size de Allah’ın dışında ibadet ettiklerinize de yuh olsun! Akletmez misiniz?”

19

Enbiyâ

Ayet: 68Sayfa: 326

Ayete Git

Demişlerdi ki: “Şayet bir şeyler yapacaksanız, onu yakın ve ilahlarınıza yardım edin.”

20

Enbiyâ

Ayet: 69Sayfa: 326

Ayete Git

Biz de buyurduk ki: “Ey Ateş! İbrâhîm’e serin ve selamet ol!”

21

Enbiyâ

Ayet: 70Sayfa: 326

Ayete Git

Ona tuzak kurmak istemişlerdi de biz onları en fazla hüsrana uğrayanlardan kılmıştık.

22

Enbiyâ

Ayet: 71Sayfa: 326

Ayete Git

Onu ve Lût’u âlemler için bereketli kıldığımız topraklara (taşıyarak) kurtarmıştık.

23

Enbiyâ

Ayet: 72Sayfa: 326

Ayete Git

Ona İshâk’ı, üstelik bir de Ya’kûb’u ihsan etmiş ve her birini salih kimseler kılmıştık.

24

Enbiyâ

Ayet: 73Sayfa: 327

Ayete Git

Onları emrimizle hidayete ulaştıran imamlar kılmıştık. Onlara hayırlı işleri yapmayı, namazı dosdoğru kılmayı ve zekâtı vermeyi vahyetmiştik. Onlar bize kulluk/ibadet eden kimselerdi.

25

Hac

Ayet: 43Sayfa: 336

Ayete Git

İbrâhîm ve Lût’un kavmi de…

26

Şuarâ

Ayet: 69Sayfa: 369

Ayete Git

Onlara İbrâhîm’in haberini oku.

27

Şuarâ

Ayet: 70Sayfa: 369

Ayete Git

Hani babasına ve kavmine, “Neye ibadet ediyorsunuz?” demişti.

28

Şuarâ

Ayet: 71Sayfa: 369

Ayete Git

Demişlerdi ki: “Putlara ibadet ediyor ve kesintisiz onlara ibadetimizi sürdürüyoruz.”

29

Şuarâ

Ayet: 72Sayfa: 369

Ayete Git

Demişti ki: “Dua ettiğinizde sizi duyuyorlar mı?”

30

Şuarâ

Ayet: 73Sayfa: 369

Ayete Git

“Ya da size bir fayda ve zararları dokunuyor mu?”

31

Şuarâ

Ayet: 74Sayfa: 369

Ayete Git

“(Hayır, öyle değil!) Biz babalarımızı böyle yaparken bulduk. (Hiç sorgulamadan biz de aynısını yapıyoruz.)”

32

Şuarâ

Ayet: 75Sayfa: 369

Ayete Git

Demişti ki: “Gördünüz mü şu ibadet ettiklerinizi?”

33

Şuarâ

Ayet: 76Sayfa: 369

Ayete Git

“Hem sizin hem de geçmişteki babalarınızın.”

34

Şuarâ

Ayet: 77Sayfa: 369

Ayete Git

“Şüphesiz ki onlar, benim düşmanımdır. Âlemlerin Rabbi (olan Allah) müstesna.”

35

Şuarâ

Ayet: 78Sayfa: 369

Ayete Git

“O, beni yaratan ve hidayet edendir.”

36

Şuarâ

Ayet: 79Sayfa: 369

Ayete Git

“O, beni yediren ve içirendir.”

37

Şuarâ

Ayet: 80Sayfa: 369

Ayete Git

“Hastalandığım zaman beni iyileştirendir.”

38

Şuarâ

Ayet: 81Sayfa: 369

Ayete Git

“Beni öldürecek sonra da diriltecek olandır.”

39

Şuarâ

Ayet: 82Sayfa: 369

Ayete Git

“Din/Kıyamet Günü’nde hatalarımı bağışlamasını umduğum O’dur.”

40

Şuarâ

Ayet: 83Sayfa: 369

Ayete Git

“Rabbim! Bana hüküm/hikmet ihsan et ve beni salihlere kat.”

41

Şuarâ

Ayet: 84Sayfa: 370

Ayete Git

“Sonradan gelecek nesiller arasında benim için doğruluk dili kıl. (Beni hayırla yâd etsinler.)”

42

Şuarâ

Ayet: 85Sayfa: 370

Ayete Git

“Beni Naîm Cenneti’nin vârislerinden kıl.”

43

Şuarâ

Ayet: 86Sayfa: 370

Ayete Git

“Babamı bağışla! Şüphesiz ki o, sapıklardandır.”

44

Şuarâ

Ayet: 87Sayfa: 370

Ayete Git

“(İnsanların) diriltileceği günde beni rezil edip küçük düşürme!”

45

Şuarâ

Ayet: 88Sayfa: 370

Ayete Git

O gün ki ne mal ne de evlat fayda verir.

46

Şuarâ

Ayet: 89Sayfa: 370

Ayete Git

Allah’a selim bir kalple gelenler müstesna.

47

Şuarâ

Ayet: 90Sayfa: 370

Ayete Git

Cennet, takva sahiplerine yaklaştırılır.

48

Şuarâ

Ayet: 91Sayfa: 370

Ayete Git

Cehennemse azgınlar (görsün diye iyice) açığa çıkarılır.

49

Şuarâ

Ayet: 92Sayfa: 370

Ayete Git

Onlara, “Nerede ibadet ettikleriniz?” denir.

50

Şuarâ

Ayet: 93Sayfa: 370

Ayete Git

“Allah’ın dışında… Size yardım edebilirler mi? Ya da kendilerine yardımları olur mu?”

51

Şuarâ

Ayet: 94Sayfa: 370

Ayete Git

Onlar ve azgınlar başüstü oraya atılırlar.

52

Şuarâ

Ayet: 95Sayfa: 370

Ayete Git

İblis’in tüm orduları da.

53

Şuarâ

Ayet: 96Sayfa: 370

Ayete Git

Orada birbirleriyle tartışarak diyecekler ki:

54

Şuarâ

Ayet: 97Sayfa: 370

Ayete Git

“Allah’a yemin olsun ki bizler apaçık bir sapıklık içindeydik.”

55

Şuarâ

Ayet: 98Sayfa: 370

Ayete Git

“Çünkü sizi, âlemlerin Rabbi olan Allah’a denk tutmuştuk. (O’nu sever gibi sizi sevmiş, O’ndan korkar gibi sizden korkmuş, O’na yönelir gibi size tevbe vermiş, O’ndan medet umar gibi sizin himmetinize sığınmış ve O’nun otoritesine boyun eğer gibi sizin yasalarınıza boyun eğmiştik.)”

56

Şuarâ

Ayet: 99Sayfa: 370

Ayete Git

“Bizi suçlu günahkârlardan başkası saptırmadı.”

57

Şuarâ

Ayet: 100Sayfa: 370

Ayete Git

“(Şimdi) ne bize şefaat edecek bir kimse vardır.”

58

Şuarâ

Ayet: 101Sayfa: 370

Ayete Git

“Ne de sıcak bir dost…”

59

Şuarâ

Ayet: 102Sayfa: 370

Ayete Git

“Keşke dünyaya dönüşümüz mümkün olsaydı da iman edenlerden olsaydık.”

60

Şuarâ

Ayet: 103Sayfa: 370

Ayete Git

Şüphesiz ki bunda, (Allah’ın, dostlarına yardım edip düşmanları helak edeceğine dair) ayet vardır. Onların çoğu mümin değildir.

61

Şuarâ

Ayet: 104Sayfa: 370

Ayete Git

Şüphesiz ki senin Rabbin, (evet,) O (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (kullarına karşı merhametli olan) Er-Rahîm’dir.

62

Ankebût

Ayet: 16Sayfa: 397

Ayete Git

İbrâhîm’i de (kavmine gönderdik). Hani kavmine demişti ki: “Allah’a kulluk edin ve O’ndan korkup sakının. Şayet bilirseniz bu, sizler için en hayırlı olandır.”

63

Ankebût

Ayet: 17Sayfa: 397

Ayete Git

“Siz, ancak Allah’ı bırakıp birtakım putlara ibadet ediyor ve aslı astarı olmayan yalanlar uyduruyorsunuz. Şüphesiz ki Allah’ı bırakıp da ibadet ettikleriniz, size rızık verme gücüne sahip değiller. Rızkı Allah’ın yanında arayın. O’na ibadet edin ve O’na şükredin. (Çünkü sonunda) O’na döndürüleceksiniz.”

64

Ankebût

Ayet: 18Sayfa: 397

Ayete Git

“Şayet yalanlayacak olursanız, hiç şüphesiz sizden önceki kavimler de yalanladı. Resûl’ün vazifesi, ancak apaçık bir tebliğdir.”

65

Ankebût

Ayet: 19Sayfa: 397

Ayete Git

Allah’ın yaratmaya nasıl başlayıp sonra da (dirilterek) onu tekrar ettiğini görmediler mi? Şüphesiz ki bu, Allah’a göre kolaydır.

66

Ankebût

Ayet: 20Sayfa: 397

Ayete Git

De ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın da (Allah’ın) yaratmaya nasıl başladığına bir bakın. Sonra Allah, ahiret hayatını yaratıp var edecektir. Şüphesiz ki Allah, her şeye kadîrdir.”

67

Ankebût

Ayet: 21Sayfa: 397

Ayete Git

(O) dilediğine azap eder, dilediğine merhamet eder. O’na çevrileceksiniz.

68

Ankebût

Ayet: 22Sayfa: 397

Ayete Git

Siz, yerde ve gökte (Allah’ın vaadini yerine getirmesine engel olup) O’nu aciz bırakacak değilsiniz. Sizin Allah’ın dışında ne bir dostunuz ne de bir yardımcınız vardır.

69

Ankebût

Ayet: 23Sayfa: 397

Ayete Git

Allah’ın ayetlerini ve O’nunla karşılaşmayı inkâr edenler… Bunlar, benim rahmetimden ümitlerini kesmişlerdir. Bunlara can yakıcı bir azap vardır.

70

Ankebût

Ayet: 24Sayfa: 398

Ayete Git

(İbrâhîm’in tevhid davetine) kavminin cevabı, “Onu öldürün ya da yakın!” sözünden başkası olmadı. Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz ki bunda, iman eden bir topluluk için (Allah’ın dostlarına yardım edip onlara destek olduğuna dair) ayetler vardır.

71

Ankebût

Ayet: 25Sayfa: 398

Ayete Git

Dedi ki: “Siz, Allah’ı bırakıp, sizi birbirinize ısındırsın/aranızda sevgi bağı oluştursun diye dünya hayatında putları (ilah) edindiniz. Sonra Kıyamet Günü’nde (sevgi bir yana) kiminiz kiminizi inkâr edecek, kiminiz de kiminize lanet edecektir. Barınağınız ateştir. Hiçbir yardımcınız da yoktur.”

72

Ankebût

Ayet: 26Sayfa: 398

Ayete Git

Lût, ona iman etti. Ve dedi ki: “Hiç kuşkusuz ben, Rabbime hicret edeceğim. Çünkü O, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) El-Hakîm’in ta kendisidir.”

73

Ankebût

Ayet: 27Sayfa: 398

Ayete Git

Ona İshâk’ı ve Ya’kûb’u verdik. Zürriyeti arasında nübüvvet ve kitap kıldık. Ona mükâfatını dünyada verdik. Hiç şüphesiz o, ahirette de salihlerdendir.

74

Ankebût

Ayet: 28Sayfa: 398

Ayete Git

Lût’u da (gönderdik). Hani kavmine demişti ki: “Şüphesiz ki sizden önce âlemlerden/dünyada hiç kimsenin yapmadığı bir kötülüğü işliyorsunuz.”

75

Ankebût

Ayet: 29Sayfa: 398

Ayete Git

“Siz, erkeklere yanaşacak, yol kesecek ve sizi bir araya getiren meclislerinizde münker işlemeye devam edeceksiniz öyle mi?” Kavminin cevabı, “Şayet doğru sözlülerden isen bize Allah’ın azabını getir (bakalım).” sözünden başkası olmadı.

76

Ankebût

Ayet: 30Sayfa: 398

Ayete Git

Dedi ki: “Rabbim (şu) bozguncu topluluğa karşı bana yardım et.”

77

Ankebût

Ayet: 31Sayfa: 399

Ayete Git

Elçilerimiz/Melekler İbrâhîm’e müjdeyle geldiklerinde, “Biz, bu beldenin ahalisini helak edeceğiz. Şüphesiz onun ahalisi, zalim oldular.” demişlerdi.

78

Ankebût

Ayet: 32Sayfa: 399

Ayete Git

Demişti ki: “O (beldenin) içinde Lût da var!” Demişlerdi ki: “Biz orada kimin olduğunu çok iyi biliyoruz. Karısı hariç, onu ve ailesini mutlaka kurtaracağız. (Karısı) geride kalacaklardandır.”

79

Ankebût

Ayet: 33Sayfa: 399

Ayete Git

Elçilerimiz/Melekler Lût’a geldiğinde, onlar yüzünden kendini kötü hissetmiş, bir çıkar yol bulamamıştı. Demişlerdi ki: “Korkma ve üzülme! Kuşkusuz, karın hariç, seni ve aileni kurtaracağız. (Karın ise) geride kalacaklardandır.”

80

Ankebût

Ayet: 34Sayfa: 399

Ayete Git

“Şüphesiz ki biz, o yaptıkları fasıklık nedeniyle bu belde halkının üzerine gökten azap indireceğiz.”

81

Ankebût

Ayet: 35Sayfa: 399

Ayete Git

Andolsun ki biz, akleden bir topluluk için oradan (ibret alınacak) apaçık bir ayet bıraktık.

82

Saffât

Ayet: 83Sayfa: 448

Ayete Git

Şüphesiz ki İbrâhîm de onun taraftarlarındandı.

83

Saffât

Ayet: 84Sayfa: 448

Ayete Git

Hani Rabbine selim bir kalple gelmişti.

84

Saffât

Ayet: 85Sayfa: 448

Ayete Git

Hani babasına ve kavmine, “Siz neye ibadet ediyorsunuz?” demişti.

85

Saffât

Ayet: 86Sayfa: 448

Ayete Git

“Birtakım yalanlar uydurarak Allah’tan başka ilahlar mı ediniyorsunuz?”

86

Saffât

Ayet: 87Sayfa: 448

Ayete Git

“Âlemlerin Rabbi hakkındaki zannınız nedir? (Bu yaptığınızı cezasız bırakacağını mı düşünüyorsunuz?)”

87

Saffât

Ayet: 88Sayfa: 448

Ayete Git

Yıldızlara bir bakış attı.

88

Saffât

Ayet: 89Sayfa: 448

Ayete Git

“Ben hastayım.” dedi.

89

Saffât

Ayet: 90Sayfa: 448

Ayete Git

Ondan yüz çevirip arkalarını dönüp gittiler.

90

Saffât

Ayet: 91Sayfa: 448

Ayete Git

(Kimseler kalmayınca) onların ilahlarına yöneldi ve “(Şu yemeklerden) yemez misiniz?” dedi.

91

Saffât

Ayet: 92Sayfa: 448

Ayete Git

“Ne oluyor size? Konuşmuyorsunuz.”

92

Saffât

Ayet: 93Sayfa: 448

Ayete Git

(Derken) onlara yöneldi ve sağ eli ile bir darbe indirdi.

93

Saffât

Ayet: 94Sayfa: 448

Ayete Git

(İnsanlar) acele ile ona yöneldiler.

94

Saffât

Ayet: 95Sayfa: 448

Ayete Git

Dedi ki: “Ellerinizle yonttuğunuz şeylere mi ibadet ediyorsunuz?”

95

Saffât

Ayet: 96Sayfa: 448

Ayete Git

“Oysa sizi de yaptıklarınızı da Allah yaratmıştır.”

96

Saffât

Ayet: 97Sayfa: 448

Ayete Git

Dediler ki: “Onun için yüksek bir yapı inşa edin. Sonra onu ateşin içine atın.”

97

Saffât

Ayet: 98Sayfa: 448

Ayete Git

Ona tuzak kurmak istediler. Biz onları alçaltılmışlar kıldık.

98

Saffât

Ayet: 99Sayfa: 448

Ayete Git

Dedi ki: “Ben Rabbime gideceğim. Şüphesiz ki O, beni doğru yola iletecektir.”

99

Zuhruf

Ayet: 26Sayfa: 490

Ayete Git

(Hatırlayın!) Hani İbrâhîm babasına ve kavmine, “Şüphesiz ki ben, sizin ibadet ettiklerinizden berîyim/uzağım.” demişti.

100

Zuhruf

Ayet: 27Sayfa: 490

Ayete Git

“Beni yaratan (Allah) hariç. Şüphesiz ki O, beni (doğruya) hidayet edecektir.”

101

Zuhruf

Ayet: 28Sayfa: 490

Ayete Git

(Bu sözleri) insanlar ona dönerler diye onun ardından kalıcı bir kelime kıldı.