İyiler Kötüler ile ilgili ayetler

Hac vazifelerinizi bitirince, (cahiliyede) babalarınızı andığınız gibi hatta ondan daha fazla Allah’ı anın. İnsanlardan öylesi vardır ki (dua ederken) şöyle der: “Rabbimiz! Bize dünyada ver.” (Böyle dua edenin) ahirette hiçbir nasibi yoktur. (2/Bakara 200)

Müşrikler hac vazifesini tamamlayınca babalarının cömertlik, kahramanlık gibi özelliklerini sayıp onları över ve atalarıyla övünürlerdi. Allah (cc) bu faydasız ve hatalı uygulamayı dünya ve ahiret bereketi olan zikir ibadetiyle değiştirdi. (Bk. Buhari, 4520; Müslim, 1219; Ebu Davud, 1910. Aişe’den (r.anha) )

Bazısı da (dua ederken) şöyle der: “Rabbimiz! Bize dünyada da ahirette de iyilik ver ve bizi ateşin azabından koru.” (2/Bakara 201)

Bunların yaptıkları amellerden ötürü (güzel) bir nasipleri vardır. Allah, hesabı çabuk görendir. (2/Bakara 202)

İnsanlardan öylesi vardır ki dünya hayatına dair söyledikleri senin hoşuna gider/sözleriyle seni etkiler. O, kalbinde olanın (iyilik, güzellik, ıslah) olduğuna dair Allah’ı şahit tutar. Oysa o, düşmanın en beter olanıdır. (2/Bakara 204)

(Bir işin başına yönetici olduğunda ya da) yanınızdan ayrıldığında yeryüzünde bozgunculuk yapmak, ekini ve nesli yok etmek için çalışır. (Oysa) Allah, bozgunculuğu sevmez. (2/Bakara 205)

Ona: “Allah’tan kork!” denildiği zaman, gururu/kibri onu günaha sürükler. Böylesine cehennem yeter. O, ne kötü bir yataktır. (2/Bakara 206)

(Bu bozguncuların yanı sıra) insanlardan öylesi de vardır ki Allah’ın rızasını elde etmek için canını feda eder. Allah, kullarına karşı (şefkatli olan) Raûf’tur. (2/Bakara 207)

Said b. Museyyeb anlatıyor: “Suheyb Er-Rumi (ra) Medine’ye hicret etmek için yola çıktı. Kureyş’ten bir grup onu takip etmeye başladı. Suheyb (ra) bineğinden indi ve sadağından oklarını çıkardı. Sonra dedi ki: ‘Ey Kureyş topluluğu! Kuşku yok ki sizler, içinizde en iyi ok atan olduğumu biliyorsunuz. Allah’a (cc) yemin olsun ki sadağımdaki bütün okları size atarım ve beni ele geçiremezsiniz. Kalanlarınızı da elimdeki kılıçla öldürürüm. Dilediğinizi yapın. Dilerseniz benim malımı alın ve benim yolumu serbest bırakın.’ Kureyşliler onun malını almayı kabul ettiler. Suheyb (ra) Allah Resûlü’nün (sav) yanına geldiğinde Allah Resûlü (sav): ‘Ticaretin kârlı olsun Ey Ebu Yahya! Ticaretin kârlı olsun Ey Ebu Yahya!’ dedi ve bu ayet nazil oldu.” (İbni Ebi Hatim, Tefsir, 1939)

Hiç şüphesiz Ebrar (çokça iyilik yapanlar), nimetler içerisindedirler. (82/İnfitâr 13)

Facirlerse elbette cehennemdedirler. (82/İnfitâr 14)

Asla (sandıkları gibi değil)! Hiç şüphesiz facirlerin kitabı,“Siccin”dedir. (83/Mutaffifîn 7)

Sen, “Siccin”in ne olduğunu nereden bileceksin? (83/Mutaffifîn 8)

Yazılı bir kitaptır. (83/Mutaffifîn 9)

O gün, yalanlayanların vay hâline! (83/Mutaffifîn 10)

Onlar ki din gününü/hesap gününü yalanlarlar. (83/Mutaffifîn 11)

Oysa onu, ancak haddi aşan ve çokça günah işleyen yalanlar. (83/Mutaffifîn 12)

Ayetlerimiz ona okunduğunda, “öncekilerin masalları” der. (83/Mutaffifîn 13)

Asla (onların söylediği gibi değil)! Bilakis kazandıkları (günahlar), kalplerinde pas tutmuş (hakkı anlamalarına engel olmuştur). (83/Mutaffifîn 14)

Asla! Hiç şüphesiz onlar, o gün Rablerinden perdelenmişler (O’nu göremeyeceklerdir). (83/Mutaffifîn 15)

Sonra onlar, kesinlikle cehenneme gireceklerdir. (83/Mutaffifîn 16)

Sonra (onlara:) “Bu, sizin yalanladığınız şeydir.” denir. (83/Mutaffifîn 17)

Asla (sandıkları gibi değil)! Hiç şüphesiz, Ebrar (çokça iyilik yapanlar) kitabı, “İlliyyin”dedir. (83/Mutaffifîn 18)

Sen, “İlliyyun”un ne olduğunu nereden bileceksin? (83/Mutaffifîn 19)

Yazılı bir kitaptır. (83/Mutaffifîn 20)

Onu, (Allah’a) yakınlaştırılmış olanlar müşahade ederler. (83/Mutaffifîn 21)

Şüphesiz ki Ebrar (çokça iyilik yapanlar), nimetler içerisindedirler. (83/Mutaffifîn 22)

Sedirler üzerinde (etrafı) seyretmektedirler. (83/Mutaffifîn 23)

Nimetlerin ışıltısını (sevincini) yüzlerinde görürsün. (83/Mutaffifîn 24)

Onlara mühürlü (hiç açılmamış) bir şaraptan içirilir. (83/Mutaffifîn 25)

Onun sonu misktir. İşte yarışıp rekabet edecek olanlar, bunun için yarışsınlar. (83/Mutaffifîn 26)

Onun karışımı “Tesnim” (çeşmesindendir). (83/Mutaffifîn 27)

(Tesnim, Allah’a) yakınlaştırılmış olanların kendisinden içeceği bir kaynaktır. (83/Mutaffifîn 28)

Kim de verir ve (Allah’tan) korkup sakınırsa, (92/Leyl 5)

Ve en güzel olanı (Lailaheillallah’ı) doğrularsa, (92/Leyl 6)

Biz de ona kolay olanı (salih ameli ve cenneti) kolaylaştırırız. (92/Leyl 7)

Kim de cimrilik eder ve (Allah’a) ihtiyacı yokmuş gibi davranırsa, (92/Leyl 8)

Ve en güzel olanı yalanlarsa, (92/Leyl 9)

Biz de ona zor olanı (masiyet ve cehennemi) kolaylaştırırız. (92/Leyl 10)

Ve baş aşağı (cehenneme yuvarlandığında) malının kendisine hiçbir faydası olmaz. (92/Leyl 11)

Hidayet etmek, hiç şüphesiz bize aittir. (92/Leyl 12)

Ehl-i Kitap ve müşriklerden kâfir olanlar, hiç şüphesiz, ebedî olarak kalacakları cehennem ateşindedirler. İşte bunlar, yaratılmışların en şerlileridir. (98/Beyyine 6)

Hiç şüphesiz iman edip salih amel işleyenler, bunlar yaratılmışların en hayırlılarıdır. (98/Beyyine 7)

Onların, Rableri katındaki mükâfatları, içinde ebedî kalacakları ve altından ırmaklar akan Adn cennetleridir. Allah onlardan razı olmuş, onlar da (Allah’tan) razı olmuşlardır. Bu, Rabbinden korkan kimse içindir. (98/Beyyine 8)