Bakara
Ayet: 112Sayfa: 16
(Hayır, iddia ettikleri gibi değil!) Bilakis, kim muhsin olarak/kulluğunu en güzel şekilde yerine getirerek Allah’a teslim olursa onun, Rabbi katında ecri vardır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Bu konuyla ilgili ayetler
Ayet: 112Sayfa: 16
(Hayır, iddia ettikleri gibi değil!) Bilakis, kim muhsin olarak/kulluğunu en güzel şekilde yerine getirerek Allah’a teslim olursa onun, Rabbi katında ecri vardır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Ayet: 195Sayfa: 29
Allah yolunda infak edin ve (İslami mücadeleden geri kalmak suretiyle) kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. Kulluğunuzu en güzel şekilde yerine getirin. Çünkü Allah muhsinleri/kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışanları sever.
Ayet: 172Sayfa: 71
(Onlar ki Uhud’da) yara aldıktan sonra Allah’ın ve Resûl’ün çağrısına icabet ettiler. Onlardan (olup) kulluğunu en güzel şekilde yapan ve korkup sakınanlara büyük bir ecir vardır.
Ayet: 128Sayfa: 98
Şayet bir kadın kocasının serkeşliğinden veya (kendisinden) yüz çevirip (uzaklaşmasından) korkarsa aralarında sulh yapmalarında o ikisi için bir günah yoktur. Sulh; (ayrılık, serkeşlik, sorunlu evlilik seçeneklerine kıyasla) en hayırlı olanıdır. (Bununla birlikte) nefislerde bencillik/cimrilik vardır. (Her bir eş kendi hakkının gözetilmesi konusunda ısrarcıdır.) Şayet (birbirinize) iyilikte bulunur ve (karşılıklı haklarınızda) Allah’tan korkup sakınırsanız şüphesiz ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Ayet: 93Sayfa: 122
(Şayet içki yasaklanmadan önce onu içmiş ve vefat ettiği için aranızda bulunmayanların durumunu merak ediyorsanız) iman edip salih amel işleyenler için; sakınıp iman ettikleri ve salih amel işledikleri, sonra sakınıp iman ettikleri, sonra sakınıp iyilik yaptıkları takdirde (haram kılınmadan önce) tattıkları (içkiden) dolayı bir günah yoktur. Allah, muhsinleri/kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışanları sever.
Ayet: 22Sayfa: 236
Gençliğinin zirvesine ulaşınca ona hüküm ve ilim verdik. Biz, muhsinleri/kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışanları böyle mükâfatlandırırız.
Ayet: 90Sayfa: 276
Şüphesiz ki Allah, adaleti, iyiliği, yakın akrabaya vermeyi emreder. Fuhşiyatı, münkeri ve (başkalarının hakkını çiğneyecek) taşkınlığı yasaklar. Düşünüp hatırlayasınız diye size öğüt verir.
Ayet: 128Sayfa: 280
Şüphesiz ki Allah, korkup sakınanlar ve muhsinlerle/kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışanlarla beraberdir.
Ayet: 30Sayfa: 296
İman edip salih amel işleyenlere gelince; şüphesiz ki biz, en güzel şekilde amel yapanların amellerini zayi etmeyiz.
Ayet: 14Sayfa: 386
Yetişkinlik çağına erişip olgunlaşınca, ona hüküm ve ilim verdik. Biz, muhsinleri/kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışanları böyle mükâfatlandırırız.
Ayet: 69Sayfa: 403
Bizim yolumuzda cihad edenlere elbette (en doğru olan) yollarımızı gösteririz. Şüphesiz ki Allah, muhsinlerle/kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışanlarla beraberdir.
Ayet: 78Sayfa: 448
Sonradan gelecekler arasında (hayırla yâd edilmesi için ona güzel bir nam) bırakmıştık.
Ayet: 79Sayfa: 448
Âlemler içinde Nûh’a selam olsun.
Ayet: 80Sayfa: 448
Hiç şüphesiz biz, muhsinleri/kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışanları böyle mükâfatlandırırız.
Ayet: 108Sayfa: 449
Sonradan gelecekler arasında (hayırla yâd edilmesi için ona güzel bir nam) bıraktık.
Ayet: 109Sayfa: 449
Selam olsun İbrâhîm’e.
Ayet: 110Sayfa: 449
Biz, muhsinleri/kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışanları böyle mükâfatlandırırız işte.
Ayet: 119Sayfa: 449
Sonra gelecekler arasında (hayırla yâd edilmeleri için o ikisine güzel bir nam) bıraktık.
Ayet: 120Sayfa: 449
Selam olsun Mûsâ ve Hârûn’a.
Ayet: 121Sayfa: 449
Şüphesiz ki biz, muhsinleri/kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışanları böyle mükâfatlandırırız.
Ayet: 129Sayfa: 450
Sonradan gelecekler arasında (onun hayırla yâd edilmesi için, güzel bir nam) bıraktık.
Ayet: 130Sayfa: 450
Selam olsun İlyâs’a.
Ayet: 131Sayfa: 450
İşte biz, muhsinleri/kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışanları böyle mükâfatlandırırız.
Ayet: 15Sayfa: 520
Hiç kuşkusuz muttakiler, cennetlerde ve pınarlardadır.
Ayet: 16Sayfa: 520
Rabblerinin kendilerine verdiği (nimetleri) alırlar. Çünkü onlar, bundan önce muhsinler/kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışanlar idi.