Âl-i İmrân
Ayet: 24Sayfa: 52
(Sapkınlıklarının nedeni,) “Sayılı günler dışında ateş bize dokunmayacak.” demelerindendir. (Allah adına bilmeden) uydurdukları bu iftira, dinleri konusunda kendilerini aldattı.
Bu konuyla ilgili ayetler
Ayet: 24Sayfa: 52
(Sapkınlıklarının nedeni,) “Sayılı günler dışında ateş bize dokunmayacak.” demelerindendir. (Allah adına bilmeden) uydurdukları bu iftira, dinleri konusunda kendilerini aldattı.
Ayet: 94Sayfa: 61
Kim de bundan sonra yalan uydurarak Allah’a iftira ederse bunlar zalimlerin ta kendileridir.
Ayet: 20Sayfa: 80
Bir eşin yerine başka bir eş almak isterseniz onlardan birine bir kantar (altın ya da gümüşü mehir olarak) vermiş olsanız bile ondan hiçbir şey almayın. Onu iftira ve apaçık bir günahla mı alacaksınız?
Ayet: 48Sayfa: 85
Şüphesiz ki Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun (şirkin) dışında kalanları dilediği kimse için bağışlar. Kim de Allah’a şirk koşarsa hiç şüphesiz büyük bir günahla iftirada bulunmuş olur.
Ayet: 50Sayfa: 85
Bak! Nasıl da Allah’a yalan iftirada bulunuyorlar! Apaçık bir günah olarak (Allah’a iftira etmek) yeter.
Ayet: 112Sayfa: 95
Kim de bir hata ya da günah kazanır, sonra suçsuz olan birinin üzerine yıkarsa hiç şüphesiz, bir iftirayı ve apaçık bir günahı yüklenmiş olur.
Ayet: 156Sayfa: 102
Küfürleri ve Meryem hakkındaki büyük iftiraları nedeniyle de (onları cezalandırdık).
Ayet: 103Sayfa: 123
Allah (kulağı yarılıp putlara adanan) bahire, (bir belayı defetmek için putlar adına dokunulmaz ilan edilen) saibe, (belirlenmiş standartlarda doğuran devenin salınması ve ona dokunulmaması gereken) vasile ve (sırtına binilmeyi haram kabul ettikleri) ham; bunların hiçbirini meşru kılmadı. Fakat kâfirler yalan uydurup Allah’a iftira ediyorlar. Onların çoğu akletmez.
Ayet: 21Sayfa: 129
Allah’a, yalan uydurarak iftira eden ve O’nun ayetlerini yalanlayanlardan daha zalim kim olabilir? Şüphesiz ki o zalimler, kurtuluşa ermezler.
Ayet: 93Sayfa: 138
Allah’a yalan uydurup iftira eden ya da kendisine hiçbir şey vahyolunmadığı hâlde, “Bana vahyolundu.” diyen veya “Allah’ın indirdiğine benzer (Kitap/vahiy) indireceğim.” diyenden daha zalim kim olabilir? Sen o zalimlerin ölüm sekeratı ânındaki hâllerini bir görseydin! Melekler ellerini onlara uzatmış ve “Çıkarın canlarınızı! Allah’a karşı söylediğiniz haksız sözleriniz ve O’nun ayetlerine karşı büyüklenmenizden ötürü bugün alçaltan ve değersizleştiren azapla cezalandırılacaksınız.” (derler.)
Ayet: 137Sayfa: 144
Bunun gibi, müşriklerin çoğuna çocuklarını öldürmelerini de ortakları süslü gösterdi. Hem onları helak etmek hem de dinlerini onların aleyhine şüphe dolu/karmakarışık hâle getirmek için. Şayet Allah dileseydi bunu yapamazlardı. Onları uydurdukları iftiralarıyla baş başa bırak.
Ayet: 138Sayfa: 145
Ve zanlarınca, “(İlahlarımıza ayırdığımız) hayvanlar ve ekin dokunulmazdır. Onları dilediğimizden başkası yiyemez. Birtakım hayvanların da sırtları haram kılınmıştır. (Kimse onlara binemez.)” dediler. Birtakım hayvanlar da vardır ki -(Allah’a) iftira ederek- (onları boğazlarken) Allah’ın adını anmazlar. İftiralarından ötürü (Allah) onları cezalandıracaktır.
Ayet: 140Sayfa: 145
Çocuklarını hiçbir bilgiye dayanmadan sefihçe katledenler ve Allah’a iftira ederek kendilerine rızık olarak verdiklerini haram sayanlar; kesin bir hüsrana uğramış, kesin olarak sapıtmış ve doğru yolu bulamamışlardır.
Ayet: 144Sayfa: 146
Deveden iki, sığırdan da iki çift (yarattı). De ki: “İki erkeği mi haram kıldı? Yoksa iki dişiyi mi? Ya da iki dişinin rahimlerinde olan (yavruları) mı? Yoksa Allah bunu size tavsiye ettiğinde (orada) hazır mı bulunuyordunuz?” Hiçbir delile dayanmadan, insanları saptırmak için yalan uydurup Allah’a iftira edenden daha zalim kimdir? Şüphesiz ki Allah, zalimler topluluğuna hidayet etmez.
Ayet: 37Sayfa: 153
Allah’a, yalan uydurarak iftira eden veya (Allah’ın) ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Bunlara, Kitap’tan nasipleri, (kendileri için takdir olunan hayır ve şer) erişir. Nihayet canlarını almak için elçilerimiz onlara geldiğinde derler ki: “Allah’ı bırakıp dua ettikleriniz nerede?” Derler ki: “Onlar bizi (terk edip) kayboldular.” Ve kâfir olduklarına dair kendileri aleyhine şahitlik ettiler.
Ayet: 89Sayfa: 161
“Bizi ondan kurtardıktan sonra sizin dininize dönersek Allah’a yalan yere iftira etmiş oluruz. Rabbimiz olan Allah’ın dilemesi dışında bizim ona dönmemiz mümkün değildir. Rabbimiz her şeyi ilmiyle kuşatmıştır ve biz yalnızca Allah’a tevekkül ettik. Rabbimiz! Kavmimiz ve bizim aramızda hak ile hükmet. Sen, hükmedenlerin en hayırlısısın.”
Ayet: 17Sayfa: 209
Allah’a, yalan uydurarak iftira eden veya O’nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Şüphesiz ki suçlu günahkârlar kurtuluşa ermezler.
Ayet: 59Sayfa: 214
De ki: “Allah’ın size indirdiği ve sizin bir kısmına haram bir kısmına helal dediğiniz rızık (hakkında) görüşünüz nedir? (Söylesenize!)” De ki: “Allah mı size izin verdi yoksa Allah’a iftirada mı bulunuyorsunuz?”
Ayet: 60Sayfa: 214
Allah’a, yalan uydurarak iftira edenlerin kıyamete dair beklentileri nedir? (Nasıl bir azabın onları beklediğini biliyorlar mı?) Şüphesiz ki Allah, insanlar üzerinde lütuf/ihsan sahibidir. Fakat insanların çoğu (yine de) şükretmezler.
Ayet: 69Sayfa: 215
De ki: “Yalan uydurarak Allah’a iftira edenler kurtuluşa eremezler.”
Ayet: 18Sayfa: 222
Allah’a, yalan uydurarak iftira edenden daha zalim kim olabilir? Bunlar Rabblerine arz olunurlar. Şahitler, “Bunlar Allah’a karşı yalan söyleyenlerdendir.” derler. “Dikkat edin! Allah’ın laneti zalimlerin üzerinedir.” (derler.)
Ayet: 101Sayfa: 277
Biz bir ayeti başka bir ayetle değiştirdiğimizde -elbette, Allah ne indirdiğini en iyi bilendir- derler ki: “Sen ancak bir müfterisin!” (Hayır, öyle değil!) Bilakis, onların çoğu bilmiyorlar.
Ayet: 15Sayfa: 293
“İşte bunlar, bizim kavmimiz. (Tutup) Allah’ın dışında ilahlar edindiler. (Bu yaptıklarının doğruluğuna dair) apaçık bir delil getirmeleri gerekmez miydi? Allah’a yalan uydurup iftira edenden daha zalim kim vardır?”
Ayet: 4Sayfa: 349
İffetli kadınlara iftira edip de sonra (söylediklerinin doğruluğuna dair) dört şahit getirmeyenlere, seksen değnek vurun ve artık onların şahitliğini ebediyen kabul etmeyin. İşte bunlar, fasıkların ta kendileridir.
Ayet: 5Sayfa: 349
Bunun ardından tevbe edip (hâllerini) düzeltenler müstesna. Şüphesiz ki Allah, (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.
Ayet: 11Sayfa: 350
Şüphesiz ki (Aişe’ye zina iftirasında bulunarak) o yalanı getirenler, sizin içinizden bir topluluktur. Onu kendiniz için şer sanmayın. (Hayır, öyle değil!) Bilakis o, sizin için hayırlıdır. Onlardan her birine kazandığı günahın karşılığı vardır. Onlardan (iftiranın) büyüğünü yüklenene ise büyük bir azap vardır.
Ayet: 12Sayfa: 350
Onu işittiğiniz zaman, mümin erkeklerin ve mümin kadınların kendileri için hayır düşünmeleri ve “Bu, apaçık bir iftiradır!” demeleri gerekmez miydi?
Ayet: 14Sayfa: 350
Şayet dünyada ve ahirette üzerinizde Allah’ın ihsanı ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız (dedikodular) nedeniyle, size mutlaka büyük bir azap dokunurdu.
Ayet: 15Sayfa: 350
Hani onu birbirinizin dilinden alıyor, bilginiz olmayan şeyi ağızlarınızla söylüyor ve onun kolay/basit bir şey olduğunu sanıyordunuz. (Oysa) o, Allah katında çok büyüktür.
Ayet: 16Sayfa: 350
Onu duyduğunuz zaman: “Bizim bunu konuşmamız olacak şey değildir, seni tenzih ederiz. Bu, apaçık bir iftiradır.” demeniz gerekmez miydi?
Ayet: 17Sayfa: 350
Şayet müminler iseniz Allah, ebediyen böyle bir şeye dönmemeniz için size öğüt veriyor.
Ayet: 18Sayfa: 350
Ve Allah sizler için ayetleri açıklıyor. Allah (her şeyi bilen) Alîm ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm’dir.
Ayet: 19Sayfa: 350
Şüphesiz ki fuhşiyatın müminler arasında yayılmasından hoşnut olanlara, dünyada ve ahirette can yakıcı bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Ayet: 20Sayfa: 350
Şayet üzerinizde Allah’ın lütfu ve rahmeti olmasa ve Allah (kullarına karşı şefkatli olan) Raûf ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm olmasaydı (hâliniz nice olurdu)?
Ayet: 21Sayfa: 351
Ey iman edenler! Şeytanın adımlarına uymayın. Kim de şeytanın adımlarına uyarsa (bilsin ki) hiç şüphesiz o (şeytan), fuhşiyatı ve münkeri emreder. Şayet üzerinizde Allah’ın lütfu ve rahmeti olmasaydı içinizden hiç kimse ebediyen arınamazdı. Fakat Allah, dilediğini temizleyip arındırır. Allah (işiten ve dualara icabet eden) Semî’ ve (her şeyi bilen) Alîm’dir.
Ayet: 23Sayfa: 351
İffetli, hiçbir şeyden habersiz ve mümin olan kadınlara iftira edenler, dünyada ve ahirette lanetlenmişlerdir. Onlar için büyük bir azap vardır.
Ayet: 26Sayfa: 351
Kötü/Pis kadınlar, kötü erkeklere; kötü erkekler, kötü kadınlara; temiz/iyi kadınlar, temiz erkeklere; temiz erkekler, temiz kadınlara (yakışır). Bunlar, onların söylediklerinden berîlerdir/uzaklardır. Onlara bağışlanma ve değerli bir rızık vardır.
Ayet: 4Sayfa: 359
Kâfirler dediler ki: “Bu (Kur’ân), onun uydurduğu ve başka bir topluluğun da (uydurup düzmede) ona yardım ettiği bir iftiradır.” Kuşkusuz onlar, (böyle söylemekle) zulmedip yalan söylemişlerdir.
Ayet: 68Sayfa: 403
Allah’a, yalan uydurarak iftira eden veya hak kendisine geldiğinde onu yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Kâfirler için cehennemde konaklayacak yer mi yok?
Ayet: 58Sayfa: 425
Mümin erkek ve kadınlara yapmadıkları şeyle iftirada bulunanlar, hiç şüphesiz, iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.
Ayet: 6Sayfa: 515
Ey iman edenler! Fasık biri size bir haber getirdiğinde, onu (iyice araştırıp doğru olup olmadığını) açıklığa kavuşturun. Tâ ki bilmeden bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmayasınız.
Ayet: 11Sayfa: 515
Ey iman edenler! Bir erkek topluluğu, başka bir erkek topluluğuyla alay etmesin. Belki (alay ettikleri) kendilerinden daha hayırlıdır. Kadınlar da kadınlarla alay etmesinler. Belki (alay ettikleri) kendilerinden daha hayırlıdır. Kendi nefislerinizi ayıplamayın, birbirinize lakap takmayın. İmandan sonra fasıklık, ne kötü bir isimdir. Kim de tevbe etmezse bunlar zalimlerin ta kendileridir.
Ayet: 12Sayfa: 550
Ey Nebi! Şayet mümin kadınlar, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleri ve ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek (kocalarına ait olmayan gayrimeşru bir çocuğu kocaya nispet etmemek), marufta sana isyan etmemek üzere sana gelirlerse; onların biatlarını kabul et ve onlar için Allah’tan bağışlanma dile. Şüphesiz ki Allah, (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.
Ayet: 11Sayfa: 563
Sürekli ayıplayıp (gıybet yapan) ve (insanların) sözlerini taşıyan,
Ayet: 12Sayfa: 563
Hayra engel olan, haddi aşan, çok günah işleyen,
Ayet: 13Sayfa: 563
Kaba saba/Zorba sonra da nesebi belli olmayan,
Ayet: 14Sayfa: 563
Mal ve çocuk sahibi olmuş diye,
Ayet: 15Sayfa: 563
Ona ayetlerimiz okunduğu zaman, “evvelkilerin masalları” diyen.
Ayet: 1Sayfa: 601
İnsanları çekiştirip, kaş göz işaretleriyle alay edenlerin vay hâline!