İnsanın Yaratılışı ile ilgili ayetler

Siz ölüler iken sizi dirilten (yoktan var eden), sonra öldürüp tekrar diriltecek olan, sonra tekrar ona döndürüleceğiniz bir Allah’a karşı nasıl kâfir olursunuz? (2/Bakara 28)

Hani Rabbin meleklere: “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım.” demişti. Dediler ki: “Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birini mi (halife) kılacaksın? Oysa bizler seni tüm eksiklerden tenzih ederek sana hamd etmekte ve seni takdis etmekteyiz.” (Allah) dedi ki: “Şüphesiz ki ben, sizin bilmediklerinizi biliyorum.” (2/Bakara 30)

Sizleri (annelerinizin) rahimlerinde dilediği gibi şekillendiren O’dur. Kendisinden başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. O (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz, (hüküm ve hikmet sahibi olan) El-Hakîm’dir. (3/Âl-i İmran 6)

Ey insanlar! Sizleri tek bir nefisten yaratan, ondan da eşini yaratan ve o ikisinden de birçok erkek ve kadın türetip (yeryüzünde) yayan Rabbinizden korkup sakının. Kendisiyle istediğiniz Allah’tan ve akrabalık bağlarını koparmaktan korkup sakının. Şüphesiz ki Allah, sizin üzerinizde gözetleyicidir. (4/Nîsa 1)

Sizi çamurdan yaratan sonra da (öleceğiniz zamanın) müddetini belirleyen O’dur. (Diriliş zamanının) müddeti O’nun yanındadır. Sonra siz (hâlâ) şüphe edersiniz. (6/En'âm 2)

O, sizi tek bir nefisten/Âdem’den yarattı. (Bir) karar kılınacak (bir de) emaneten (durulacak yer) vardır. Şüphesiz ki biz, anlayan bir topluluk için ayetlerimizi detaylı olarak açıkladık. (6/En'âm 98)

Andolsun ki sizleri yarattık, sonra size şekil verdik, daha sonra meleklere: “Âdem’e secde edin.” dedik. İblis dışında hepsi secde ettiler. O, secde edenlerden olmadı. (7/A'râf 11)

O, sizi tek bir nefisten (Âdem’den) yaratan ve sükûnete kavuşsun diye ondan eşini yaratandır. Eşini örtüp bürüyerek (onunla beraber olunca) hafif bir yük yüklendi ve (bir müddet) onunla dolaştı. Yükü ağırlaşınca ikisi beraber Rableri olan Allah’a şöyle dua ettiler: “Şayet bize salih (bir evlat) verirsen andolsun ki şükredenlerden olacağız.” (7/A'râf 189)

Andolsun ki insanı kokuşmuş bir balçığın kuruyan çamurundan yarattık. (15/Hicr 26)

Hani Rabbin, meleklere demişti ki: “Şüphesiz ki balçığın kurumuş çamurundan bir insan yaratacağım.” (15/Hicr 28)

İnsanı bir nutfeden/meniden yarattı. (Bir de ne göresin!) O (insan yaratıcısına karşı) apaçık bir düşman kesilivermiş. (16/Nahl 4)

Allah sizin için kendi nefislerinizden eşler yarattı. Eşlerinizden de sizin için çocuklar ve torunlar yarattı. Sizi temiz şeylerle rızıklandırdı. (Hâl böyleyken) batıla inanıp Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar? (16/Nahl 72)

Sizi ondan (topraktan) yarattık, ona geri çeviririz, bir kere daha sizi ondan çıkarırız/diriltiriz. (20/Tâhâ 55)

Ey insanlar! Şayet (öldükten sonra) dirilmeden yana şüphe içindeyseniz şüphesiz ki sizi topraktan yarattık. Sonra bir damla meniden, sonra donmuş kan pıhtısından (embriyo) sonra da yaratılışı tamamlanmış, tamamlanmamış bir parça etten... (bunları yapanın yeniden diriltmeye kâdir olduğunu) sizlere açıklamak için. Dilediğimizi belirli bir süreye kadar rahimlerde tutuyoruz. Sonra sizleri birer bebek olarak çıkarıyoruz, sonra da yetişkinlik çağına ulaşmanız için (size ömür veriyoruz). Sizden kimi ölüyor kimi de ömrün en kötü çağına döndürülüyor ki bildikten sonra hiçbir şey bilemesin. Sen yeryüzünü kurumuş/hareketsizleşmiş görürsün. Üzerine su indirdiğimizde (önce) titreşir (sonra) kabarır ve her göz alıcı çiftten bitkiler bitirir. (22/Hac 5)

Andolsun ki insanı süzülmüş çamurdan yarattık. (23/Mü'minûn 12)

Sonra onu bir su damlası/meni olarak sağlam bir yere/rahme yerleştirdik. (23/Mü'minûn 13)

Sonra meniyi pıhtılaşmış kan (alak) olarak yarattık. Sonra o kanı çiğnenmiş bir et parçası (mudğa) olarak yarattık. Sonra o et parçasını kemik olarak yarattık, sonra da kemiğe et giydirdik. Sonra onu (sureti, aklı, duyguları olan) bambaşka bir varlık olarak inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah, ne yücedir. (23/Mü'minûn 14)

Sizi yeryüzünde yayan/çoğaltan O’dur. Ve O’na haşrolacaksınız/diriltilip, huzurunda toplanacaksınız. (23/Mü'minûn 79)

İnsanı sudan yaratan ve ona nesep/soy ve sıhriyet/nikâh yolu ile (akrabalık bağları) veren O’dur. Senin Rabbin her şeye güç yetirendir. (25/Furkân 54)

Diriyi ölüden, ölüyü diriden çıkarır. Ölümünden sonra yeryüzüne hayat verir. Siz de işte böyle (kabirlerinizden) çıkarılırsınız. (30/Rûm 19)

Sizi topraktan yaratması, sonra da sizlerin (üreyip çoğalarak) insan olarak yayılmanız (O’nun kudret ve azametine delil olan) ayetlerindendir. (30/Rûm 20)

Sizi zayıflıktan yaratan, zayıflıktan sonra size kuvvet veren, sonra kuvvetin ardından size zayıflık ve yaşlılık veren Allah’tır. Dilediğini yaratır. O, (her şeyi bilen) El-Alîm, (her şeye güç yetiren, mutlak kudret sahibi olan) El-Kadîr’dir. (30/Rûm 54)

Şüphesiz ki kıyametin (ne zaman kopacağına dair) bilgi Allah’ın katındadır. (O) yağmuru indirir, rahimlerde olanı bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse hangi yerde öleceğini bilemez. Şüphesiz ki Allah, (her şeyi bilen) Alîm, (her şeyden haberdar olan) Habîr’dir. (31/Lokmân 34)

O (Allah) ki yarattığı her şeyi en güzel ve en sağlam yapan, insanı yaratmaya çamurdan başlayandır. (32/Secde 7)

Sonra onun neslini, değersiz bir suyun özünden yaratandır. (32/Secde 8)

Sonra onu, tam bir şekilde düzene koyup ona ruhundan üfleyendir. Sizin için kulaklar, gözler ve kalpler yaratandır. Ne kadar az şükrediyorsunuz! (32/Secde 9)

Allah, sizleri topraktan, sonra bir damla sudan yarattı. Sonra sizi çift kıldı. O’nun bilgisi dışında bir dişi ne gebe kalır ne de doğurur. Yaşayan birinin ömrünün uzatılması da ondan kısaltılması da mutlaka bir Kitap’ta yazılıdır. Şüphesiz ki bu, Allah’a kolaydır. (35/Fâtır 11)

Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri (varlıklardan) çifter çifter yaratan (Allah), tüm eksikliklerden münezzehtir. (36/Yâsîn 36)

İnsan, onu bir su damlasından yarattığımızı görmedi mi? (Şimdi) apaçık bir düşman kesilivermiştir. (36/Yâsîn 77)

Sor (bakalım) onlara! Onların yaratılışı mı daha zorlu, yoksa (yer, gök, dağ gibi) diğer yarattıklarımız mı? Şüphesiz ki biz, onları yapış yapış bir çamurdan yarattık. (37/Saffât 11)

Hani Rabbin, meleklere demişti ki: “Muhakkak ki ben, çamurdan bir insan yaratacağım.” (38/Sâd 71)

Sizi, tek bir nefisten yarattı, sonra ondan eşini var etti. Size, hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizi annelerinizin karnında, üç karanlık içinde, bir yaratılış (evresinden) başka bir yaratılış (evresine) geçirerek yaratmaktadır. İşte bu, sizin Rabbiniz Allah’tır. Hâkimiyet/egemenlik yalnızca O’na aittir. O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. (Buna rağmen) nasıl da (tevhidden şirke) çevriliyorsunuz! (39/Zümer 6)

O; sizleri topraktan, sonra bir damla sudan, sonra kan pıhtısından (embriyo) yaratandır. Sonra sizi (anne karnından) bebek olarak çıkarmakta, sonra yetişkinlik çağına erişmeniz, sonra da yaşlanmanız için (size ömür bahşetmektedir). Sizden bazınızın canı daha önce alınır. Belirlenmiş bir zamana erişmeniz ve akletmeniz için (Allah yaşamı böyle takdir etmiştir). (40/Mü’min 67)

Sizin yaratılışınızda ve yeryüzünde yaydığı canlılarda da yakinen inanan bir topluluk için ayetler vardır. (45/Câsiye 4)

Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiği vesveseleri de biliriz. Biz, ona, şah damarından daha yakınız. (50/Kâf 16)

Kuşkusuz çiftleri, erkek ve dişi olarak yaratan O’dur. (53/Necm 45)

(Rahme atılan) bir damla meni suyundan. (53/Necm 46)

Sizi biz yarattık. (Dirilteceğimizi) tasdik etmeniz gerekmez mi? (56/Vâkıa 57)

Dökmekte olduğunuz meniyi gördünüz mü? (56/Vâkıa 58)

Onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratan biz miyiz? (56/Vâkıa 59)

“Oysa O, sizi merhale merhale yaratmıştır. (Nutfe merhalesi, embriyo merhalesi...)” (71/Nûh 14)

O, akıtılan meniden bir damla değil miydi? (75/Kıyâmet 37)

Sonra kan pıhtısı (embriyo olmadı mı? Allah) onu yaratıp düzenledi. (75/Kıyâmet 38)

Ondan erkek ve dişi olan iki sınıf yarattı. (75/Kıyâmet 39)

İnsan üzerinden öylesine uzun bir zaman geçti ki (bu zaman zarfında) o, anılmaya değer bir şey değildi. (76/İnsân 1)

Ayet, insana ne olduğunu ve nereden geldiğini hatırlatmaktadır. Bir zamanlar olmayan, kimsenin anmadığı bir şeyken Allah’ın (cc) yaratmasıyla vücud bulan, var olan ve bilinen insan, nasıl olur da Rabbine ortak koşup O’nun ölüleri dirilteceğini inkâr eder!

Şüphesiz ki biz, insanı birbirine karışmış (kadın ve erkeğin) suyundan yarattık. Onu deniyoruz/imtihan ediyoruz. (Bu sebeple de) onu işiten ve gören bir varlık yaptık. (76/İnsân 2)

Sizi değersiz bir sudan yaratmadık mı? (77/Mürselât 20)

(Sonra) sizi o sağlam yerleşim yerine (rahme) yerleştirdik. (77/Mürselât 21)

Bilinen bir zamana kadar. (77/Mürselât 22)

(Allah) onu hangi şeyden yarattı? (80/Abese 18)

Bir damla sudan yarattı ve takdir etti. (80/Abese 19)

Sonra ona yolu kolaylaştırdı. (80/Abese 20)

(Öyleyse) insan neden yaratıldığına bir baksın? (86/Târık 5)

Tazyikle atılan bir sudan yaratıldı. (86/Târık 6)

(O,) bel kemiği ile omurga arasından çıkar. (86/Târık 7)

Andolsun incire ve zeytine, (95/Tîn 1)

Sina’daki Tur Dağı’na, (95/Tîn 2)

Ve bu güvenli beldeye. (95/Tîn 3)

Andolsun ki insanı en güzel surette yarattık. (95/Tîn 4)

Sonra onu esfel-i safiline (aşağıların aşağısına) çevirdik. (95/Tîn 5)

O, insanı bir kan pıhtısından yarattı. (96/Alak 2)