Nisâ
Ayet: 18Sayfa: 79
(Tevbe etmeksizin) günah işleyip duran, onlardan birine ölüm gelip çatınca da “Şimdi tevbe ettim.” diyenlerin ve kâfir olarak can verenlerin tevbesi yoktur. Bunlara can yakıcı bir azap hazırlamışızdır.
Bu konuyla ilgili ayetler
Ayet: 18Sayfa: 79
(Tevbe etmeksizin) günah işleyip duran, onlardan birine ölüm gelip çatınca da “Şimdi tevbe ettim.” diyenlerin ve kâfir olarak can verenlerin tevbesi yoktur. Bunlara can yakıcı bir azap hazırlamışızdır.
Ayet: 158Sayfa: 149
(Allah’ın ayetlerini yalanlayan veya insanları ondan alıkoyanlar) kendilerine meleklerin, Rabbinin veya Rabbinin bazı ayetlerinin gelmesinden başkasını mı bekliyorlar? Rabbinin bazı ayetlerinin geldiği gün, daha önce iman etmemiş veya imanında hayır kazanmamış kişiye imanı fayda vermez. De ki: “Bekleyin (bakalım)! Şüphesiz ki biz de beklemedeyiz.”
Ayet: 90Sayfa: 218
İsrâîloğullarını denizden geçirdik. Firavun ve askerleri azgınlık ve düşmanlıkla onları takibe koyuldu. Nihayet boğulma hâli onu yakalayıverince, “İsrâîloğullarının inandığı (gibi) O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah olmadığına inandım. Ve ben Müslimlerdenim/şirki terk ederek tevhidle (Allah’a) yönelen kullardanım.” demişti.
Ayet: 91Sayfa: 218
(Demek) şimdi ha! (Oysa) daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.
Ayet: 92Sayfa: 218
Bugün bedenini kurtaracağız ki sonradan gelenlere ibret olasın. Şüphesiz ki insanların büyük çoğunluğu ayetlerimizden gafillerdir.
Ayet: 200Sayfa: 374
İşte böyle, biz (resûlleri inkâr ve onları alaya almayı) suçlu günahkârların kalbine sokarız da,
Ayet: 201Sayfa: 374
Can yakıcı azabı görünceye kadar ona inanmazlar.
Ayet: 202Sayfa: 374
Onlar farkında olmadan (azap) onlara ânsızın geliverir.
Ayet: 203Sayfa: 374
(Azap geldiği zaman) derler ki: “Bize (tevbe edip inanmamız için) bir mühlet verilir mi acaba?”
Ayet: 28Sayfa: 416
Derler ki: “Şayet doğru sözlülerdenseniz, ne zamanmış bu fetih/kıyamet?”
Ayet: 29Sayfa: 416
De ki: “Fetih Günü, kâfirlerin imanı kendilerine fayda vermez ve onlar ertelenmezler de.”
Ayet: 30Sayfa: 416
Onlardan yüz çevir ve bekle. Hiç şüphesiz, onlar da beklemektelerdir.
Ayet: 51Sayfa: 433
(Kıyametin) dehşetli korkusu onları sardığında, hâllerini bir görsen! Artık kaçış yoktur ve yakın bir yerden yakalanmış olacaklardır.
Ayet: 52Sayfa: 433
“Ona iman ettik.” derler. O uzak mekândan onu nasıl elde edecekler ki? (Tevbe ve iman yeri dünyaydı. Artık ona çok uzaklar.)
Ayet: 82Sayfa: 475
Kendilerinden önce (yaşayanların) akıbetini görmek için, yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı? Onların sayısı (Mekkelilerden) daha fazla, bunlardan daha güçlü, yeryüzünde eserleri daha çoktu. (Allah’ın azabına karşı) kazandıklarının kendilerine hiçbir faydası olmadı.
Ayet: 83Sayfa: 475
Resûlleri onlara apaçık delillerle geldiği zaman, yanlarında bulunan ilim/bilgi/teknoloji sebebiyle şımarıp böbürlendiler. (Fakat) alaya aldıkları (azap), onları çepeçevre kuşatıverdi.
Ayet: 84Sayfa: 475
Onlar azabımızı gördüklerinde, “Bir olan Allah’a iman ettik, O’na şirk koştuklarımızı inkâr ettik.” dediler.
Ayet: 85Sayfa: 475
Azabımızı gördüklerinde iman etmeleri onlara hiçbir fayda sağlamadı. (Bu,) Allah’ın geçmiş toplumlar hakkındaki değişmez yasasıdır. İşte orada (Allah’ın sünneti gerçekleştiğinde) kâfirler hüsrana uğradılar.
Ayet: 10Sayfa: 495
O hâlde, göğün apaçık bir dumanla geleceği günü gözetle.
Ayet: 11Sayfa: 495
İnsanları bürüyüp kuşatacaktır. Bu, can yakıcı bir azaptır.
Ayet: 12Sayfa: 495
“Rabbimiz! Azabı bizden gider. Hiç şüphesiz biz, müminleriz.”
Ayet: 13Sayfa: 495
(Bu bela başlarına geldikten sonra) nasıl öğüt alacaklar ki? Oysa onlara apaçık bir resûl gelmişti.
Ayet: 14Sayfa: 495
Sonra ondan yüz çevirdiler ve dediler ki: “Kendisine öğretilmiş bir delidir.”
Ayet: 15Sayfa: 495
Biz, kısa bir süreliğine azabı sizden gidereceğiz, (fakat) siz, yine (şirke) dönecek olanlarsınız.
Ayet: 16Sayfa: 495
En büyük yakalayışla yakalayacağımız gün, hiç şüphesiz biz, intikam alıcılarız.