Âdem ile Şeytan

PEYGAMBERLER VE GEÇMİŞ KAVİMLER

Bu konuyla ilgili ayetler

21ayet bulundu
Âdem ile Şeytan
1

Bakara

Ayet: 34Sayfa: 5

Ayete Git

Hani biz meleklere, “Âdem’e secde edin.” demiştik. İblis dışında hepsi secde etti. O diretti, büyüklendi ve kâfirlerden oldu.

2

Bakara

Ayet: 35Sayfa: 5

Ayete Git

Biz dedik ki: “Ey Âdem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Oradan bolca, dilediğiniz yerden yiyin. Ancak şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz.”

3

Bakara

Ayet: 36Sayfa: 5

Ayete Git

Şeytan onların ayağını (cennetten) kaydırdı ve onları bulundukları yerden çıkardı. (Allah) dedi ki: “(Oradan) birbirinize düşmanlar olarak (dünyaya) inin. Sizin için yeryüzünde belli bir vakte kadar bir karar (yani yerleşip yaşamak) ve (yeryüzünün nimetlerinden) faydalanma vardır.”

4

A'râf

Ayet: 19Sayfa: 151

Ayete Git

“Ey Âdem! Sen ve eşin cennete yerleşin ve oradan dilediğiniz yerden yiyin. Şu ağaca yaklaşmayın! Yoksa zalimlerden olursunuz.”

5

A'râf

Ayet: 20Sayfa: 151

Ayete Git

(Derken şeytan) örtünerek gizlenmiş bulunan avret yerlerini açığa çıkarmak için onlara vesvese verdi. Ve dedi ki: “Rabbinizin bu ağaçtan yemenizi yasaklaması, melek olmamanız ve ebedî yaşayanlardan olmamanız içindir.”

6

A'râf

Ayet: 21Sayfa: 151

Ayete Git

Ve “Şüphesiz ki ben, sizin iyiliğinizi istiyorum/size nasihat veriyorum.” diye o ikisine yemin etti.

7

A'râf

Ayet: 22Sayfa: 151

Ayete Git

(Bu vesvese ve yeminleriyle) onları aldatıp (ağına) düşürdü. Ağaçtan tadınca avret yerleri kendilerine görünmeye başladı. Üzerlerini cennet yapraklarıyla örtmeye başladılar. Rabbleri onlara seslendi: “Ben size bu ağaçtan yemeyi yasaklamamış mıydım? Şeytan, sizin apaçık düşmanınızdır, dememiş miydim?”

8

A'râf

Ayet: 23Sayfa: 152

Ayete Git

Dediler ki: “Rabbimiz! Şüphesiz biz kendimize zulmettik. Şayet bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen muhakkak ki hüsrana uğrayanlardan oluruz.”

9

A'râf

Ayet: 24Sayfa: 152

Ayete Git

(Allah) buyurdu ki: “Birbirinize düşman olarak inin! Yeryüzünde sizin için bellirli zamana kadar bir yerleşim ve faydalanma vardır.”

10

İsrâ

Ayet: 61Sayfa: 287

Ayete Git

Meleklere, “Âdem’e secde edin.” dediğimizde, İblis dışında hepsi secde ettiler. (O:) “Çamurdan yarattığına secde eder miyim hiç?” dedi.

11

İsrâ

Ayet: 62Sayfa: 287

Ayete Git

“Şu bana üstün kıldığını görüyor musun?” dedi. “Şayet Kıyamet Günü’ne kadar bana mühlet verirsen azı hariç, kalanını kendime bağlayacağım.”

12

Kehf

Ayet: 50Sayfa: 298

Ayete Git

Hani meleklere, “Âdem’e secde edin.” demiştik de İblis hariç hepsi secde etmişti. O, cinlerdendi ve Rabbinin emrinin dışına çıkmıştı. Onlar size düşman olmasına rağmen, beni bırakıp onu ve zürriyetini mi dost ediniyorsunuz? Zalimlerin, (Allah’ın dostluğuna) değiştikleri (şey) ne kötüdür.

13

Tâhâ

Ayet: 115Sayfa: 319

Ayete Git

Andolsun ki bundan önce Âdem’e, (ağaçtan yememesini emrederek) ahit vermiştik. O unuttu. Biz onda (bu ahde dair) bir azim/kararlılık görmedik.

14

Tâhâ

Ayet: 116Sayfa: 319

Ayete Git

Hani biz meleklere, “Âdem’e secde edin.” demiştik. İblis dışında hepsi secde ettiler. O diretti.

15

Tâhâ

Ayet: 117Sayfa: 319

Ayete Git

Demiştik ki: “Ey Âdem! Şüphesiz ki bu, sana ve eşine düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın! Bedbaht olursun.”

16

Tâhâ

Ayet: 118Sayfa: 319

Ayete Git

“Şüphesiz sen orada acıkmayacak ve çıplak kalmayacaksın.”

17

Tâhâ

Ayet: 119Sayfa: 319

Ayete Git

“Orada susamayacak, Güneş’in altında yanmayacaksın.”

18

Tâhâ

Ayet: 120Sayfa: 319

Ayete Git

Şeytan ona vesvese vermiş ve demişti ki: “Ey Âdem! Sana (yediğin takdirde ebedîleşeceğin) ebediyet ağacını ve tükenmeyecek mülkü göstereyim mi?”

19

Tâhâ

Ayet: 121Sayfa: 319

Ayete Git

(İkisi) ondan yediler, avret yerleri kendilerine göründü ve cennet yapraklarıyla üzerlerini örtmeye başladılar. Âdem, Rabbine isyan etti, şaşırdı.

20

Tâhâ

Ayet: 122Sayfa: 319

Ayete Git

Sonra Rabbi onu seçti, tevbesini kabul etti ve yol gösterdi.

21

Tâhâ

Ayet: 123Sayfa: 319

Ayete Git

Dedi ki: “Oradan birbirinize düşman olarak hep beraber (yeryüzüne) inin. Benden size bir hidayet gelecek. Kim de benim hidayetime uyarsa, o sapmayacak ve bedbaht olmayacaktır.”