Ahlak

AHLAK

Bu konuyla ilgili ayetler

41ayet bulundu
Ahlak
1

Âl-i İmrân

Ayet: 134Sayfa: 66

Ayete Git

O (muttakiler) ki bollukta da darlıkta da infak ederler, öfkelerini yutar ve insanları affederler. Allah, muhsinleri/kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışanları sever.

2

Âl-i İmrân

Ayet: 135Sayfa: 66

Ayete Git

O (muttakiler) ki bir kötülük yaptıklarında yahut (günah işleyerek) kendilerine zulmettiklerinde Allah’ı anar ve günahları için bağışlanma dilerler. Allah’tan başka kim günahları bağışlayabilir? Ve bile bile yaptıkları (yanlışta) ısrar etmezler.

3

Âl-i İmrân

Ayet: 159Sayfa: 70

Ayete Git

Allah’ın rahmeti sayesinde onlara karşı yumuşak oldun. Şayet kaba, katı kalpli biri olsaydın etrafından dağılır giderlerdi. Onları affet, onlar için bağışlanma dile ve işlerinde onlarla istişare et. (Bir konuda) karar verdiğin zaman Allah’a tevekkül et. (Ve onu uygula. Çünkü) Allah, tevekkül edenleri sever.

4

Nisâ

Ayet: 17Sayfa: 79

Ayete Git

Allah’ın (kabul edeceğine söz vererek) üstlendiği tevbe, cahillikle günah işleyip sonra çabucak tevbe edenler içindir. Onların tevbesini Allah kabul eder. Allah, (her şeyi bilen) Alîm ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm’dir.

5

Mâide

Ayet: 27Sayfa: 111

Ayete Git

(Bir de) onlara, Âdem’in iki oğlunun hak olan haberini oku. Hani onlar bir kurban sunmuştu da birinin (kurbanı) kabul edilmiş, diğerininki kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul olunmayan) demişti ki: “Kesinlikle seni öldüreceğim.” (Kardeşi,) “Allah ancak muttaki olanlardan kabul eder.” demişti.

6

Mâide

Ayet: 79Sayfa: 120

Ayete Git

Yaptıkları kötülükten birbirlerini alıkoymazlardı. Yaptıkları şey ne kötüdür!

7

Enfâl

Ayet: 53Sayfa: 183

Ayete Git

Bu, şundandır: Allah, bir topluma verdiği nimeti, onlar kendilerinde olanı değiştirmedikçe değiştirecek değildir. Şüphesiz ki Allah, (işiten ve dualara icabet eden) Semî’ ve (her şeyi bilen) Alîm’dir.

8

Enfâl

Ayet: 58Sayfa: 183

Ayete Git

Şayet bir topluluğun (antlaşmalarına) ihanet edeceğinden korkarsan aynı şekilde antlaşmayı bozduğunu onlara bildir. Şüphesiz ki Allah, hainleri sevmez.

9

Tâhâ

Ayet: 76Sayfa: 315

Ayete Git

Altından ırmaklar akan ve içlerinde ebedî kalacakları Adn Cennetleri… Bu, arınan kimsenin mükâfatıdır.

10

Nûr

Ayet: 21Sayfa: 351

Ayete Git

Ey iman edenler! Şeytanın adımlarına uymayın. Kim de şeytanın adımlarına uyarsa (bilsin ki) hiç şüphesiz o (şeytan), fuhşiyatı ve münkeri emreder. Şayet üzerinizde Allah’ın lütfu ve rahmeti olmasaydı içinizden hiç kimse ebediyen arınamazdı. Fakat Allah, dilediğini temizleyip arındırır. Allah (işiten ve dualara icabet eden) Semî’ ve (her şeyi bilen) Alîm’dir.

11

Nûr

Ayet: 22Sayfa: 351

Ayete Git

İçinizden fazilet ve zenginlik sahipleri; akrabalara, miskinlere/ihtiyaç sahibi yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere (bir daha mallarından) vermeyeceklerine dair yemin etmesinler. Affetsinler, hoş görsünler (yaptıklarını görmezden gelsinler). Allah’ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Allah (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.

12

Nûr

Ayet: 23Sayfa: 351

Ayete Git

İffetli, hiçbir şeyden habersiz ve mümin olan kadınlara iftira edenler, dünyada ve ahirette lanetlenmişlerdir. Onlar için büyük bir azap vardır.

13

Nûr

Ayet: 24Sayfa: 351

Ayete Git

O gün dilleri, elleri ve ayakları yaptıklarına dair aleyhlerine şahitlikte bulunacaktır.

14

Nûr

Ayet: 25Sayfa: 351

Ayete Git

Allah hak ettikleri karşılığı o gün onlara eksiksiz verecektir ve Allah’ın (hak ve hakikatin kaynağı) El-Hak ve (varlığının ve birliğinin delilleri apaçık, kullarına açıklayan, iftiraya uğrayanların masumluğunu açık eden) El-Mubîn olduğunu da bileceklerdir.

15

Nûr

Ayet: 26Sayfa: 351

Ayete Git

Kötü/Pis kadınlar, kötü erkeklere; kötü erkekler, kötü kadınlara; temiz/iyi kadınlar, temiz erkeklere; temiz erkekler, temiz kadınlara (yakışır). Bunlar, onların söylediklerinden berîlerdir/uzaklardır. Onlara bağışlanma ve değerli bir rızık vardır.

16

Nûr

Ayet: 27Sayfa: 351

Ayete Git

Ey iman edenler! Kendi eviniz dışındaki evlere izin almadan ve ev halkına selam vermeden girmeyin. Bu, sizin için daha hayırlıdır. Umulur ki öğüt alırsınız.

17

Nûr

Ayet: 28Sayfa: 352

Ayete Git

Şayet o (evlerde) kimseyi bulamazsanız, izin verilinceye kadar (evlere) girmeyin. (İzin istediğinizde izin verilmez ve) size, “Dönün!” denirse dönün. (Kapı önünde beklemeyin. Dönmeniz) sizin için en temiz (ve hayırlı) olandır. Allah, yaptıklarınızı bilir.

18

Nûr

Ayet: 29Sayfa: 352

Ayete Git

İçinde oturulmayan ve içinde faydanıza bir şey bulunan evlere girmenizde sizin için bir günah yoktur. Allah, açığa vurduklarınızı da gizlediklerinizi de bilir.

19

Nûr

Ayet: 30Sayfa: 352

Ayete Git

Mümin erkeklere, “Gözlerini (haramdan) kısmalarını ve iffetlerini korumalarını” söyle. Bu, onlar için en hayırlı/temiz olandır. Şüphesiz ki Allah, yaptıklarından haberdardır.

20

Nûr

Ayet: 31Sayfa: 352

Ayete Git

Mümin kadınlara da, “Gözlerini (haramdan) kısmalarını ve iffetlerini muhafaza etmelerini” söyle. Kendiliğinden görünenler hariç süslerini açığa çıkarmasınlar. Başörtülerini yakalarının üzerine koysunlar (kafa, boyun ve göğüs kısmını örtecek şekilde). Kocalarından, babalarından, kayınbabalarından, çocuklarından, kocalarının (başkasından olma) çocuklarından, kardeşlerinden, erkek kardeşlerin çocuklarından, kız kardeşlerin çocuklarından, kendi kadınlarından, sağ ellerinin sahip olduğu (köle ve cariyelerden), kadına ihtiyaç (şehvet) duymayan erkeklerden, kadınların avretini anlamayan çocuklardan başkasına süslerini göstermesinler. Gizledikleri ziynetler anlaşılsın/bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Hep beraber topluca Allah’a tevbe edin ki kurtuluşa eresiniz ey müminler!

21

Fâtır

Ayet: 18Sayfa: 435

Ayete Git

Hiçbir günahkâr, bir başkasının günahını yüklenmez. (Günah) yükü ağır olan biri (yükünü) taşıması için birini çağırsa yakın akraba dahi olsa günahı ona yükletilmez. Sen yalnızca gaybta (görmedikleri hâlde ya da kimsenin kendilerini görmediği yerlerde) Rabblerinden korkanları ve namazı dosdoğru kılanları uyarırsın. Kim de arınırsa ancak kendi yararına arınmış olur. Dönüş yalnızca Allah’adır.

22

Cuma

Ayet: 2Sayfa: 552

Ayete Git

Ümmiler arasında onlardan olan, kendilerine (Allah’ın) ayetlerini okuyan, onları arındıran, Kitab’ı ve hikmeti öğreten bir resûl gönderen O’dur. Onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içindeydiler.

23

Kalem

Ayet: 4Sayfa: 563

Ayete Git

Ve hiç kuşkusuz, sen büyük bir ahlak üzeresin.

24

Abese

Ayet: 1Sayfa: 584

Ayete Git

Yüzünü astı ve sırtını döndü.

25

Abese

Ayet: 2Sayfa: 584

Ayete Git

Kendisine, kör olan (Abdullah ibni Ummu Mektûm) gelince.

26

Abese

Ayet: 3Sayfa: 584

Ayete Git

Ne biliyorsun, belki arınacaktı?

27

Abese

Ayet: 4Sayfa: 584

Ayete Git

Ya da (dinlediği ayetlerden) öğüt alacak ve bu öğüt kendisine fayda sağlayacaktı.

28

Abese

Ayet: 5Sayfa: 584

Ayete Git

Kendisini müstağni gören (Allah’a ve O’nun dinine ihtiyacı yokmuş gibi davranan) kimse (ise),

29

Abese

Ayet: 6Sayfa: 584

Ayete Git

Sen ona yöneliyor (onu etkilemeye çalışıyor)sun.

30

Abese

Ayet: 7Sayfa: 584

Ayete Git

Oysa, onun (şirkten) arınmamasında sana bir sorumluluk yoktur.

31

Abese

Ayet: 8Sayfa: 584

Ayete Git

Koşarak (dinini öğrenmeye istekli bir şekilde) sana gelense;

32

Abese

Ayet: 9Sayfa: 584

Ayete Git

Ki o, (Allah’tan) korkar.

33

Abese

Ayet: 10Sayfa: 584

Ayete Git

Sen ise onu bırakıp (başka şeylerle) meşgul oluyorsun.

34

Abese

Ayet: 11Sayfa: 584

Ayete Git

Asla (böyle yapma!) Hiç şüphesiz o, bir öğüttür/hatırlatmadır.

35

Şems

Ayet: 7Sayfa: 594

Ayete Git

Nefse ve onu düzenleyene,

36

Şems

Ayet: 8Sayfa: 594

Ayete Git

Ona hem kötülüğü hem de takvayı ilham edene (tüm bunlara andolsun ki),

37

Şems

Ayet: 9Sayfa: 594

Ayete Git

Onu (nefsini) arındıran, kesinlikle kurtuluşa ermiştir.

38

Şems

Ayet: 10Sayfa: 594

Ayete Git

Onu (küfür ve masiyetle) örtüp gizleyen de kesinlikle zarar etmiştir.

39

Leyl

Ayet: 18Sayfa: 595

Ayete Git

O ki malını vererek arınır.

40

Alak

Ayet: 6Sayfa: 597

Ayete Git

Asla! Hiç şüphesiz, insan azgınlaşır.

41

Alak

Ayet: 7Sayfa: 597

Ayete Git

Kendini müstağni (kimseye ihtiyacı olmayan, kendisine yeten) olarak gördüğünde.