Allah'ı (cc) Hakem Kabul Etmek

TEVHİD VE TEVHİD İNANCININ GEREKLERİ

Bu konuyla ilgili ayetler

16ayet bulundu
Allah'ı (cc) Hakem Kabul Etmek
1

En'âm

Ayet: 114Sayfa: 141

Ayete Git

(De ki:) “O, her şeyi detaylandıran Kitab’ı size indirmişken Allah’tan başka bir hakem mi arayacakmışım?” Kendilerine Kitap verdiklerimiz onun (Kur’ân’ın), Rabbin tarafından hak olarak indirilmiş olduğunu kesin bir şekilde bilirler. Sakın şüphecilerden olma.

2

A'râf

Ayet: 87Sayfa: 160

Ayete Git

“İçinizden bir topluluk benim kendisiyle gönderildiğime iman etmiş ve bir taife de iman etmemişse Allah aramızda hükmedinceye kadar sabredin. O, hükmedenlerin en hayırlısıdır.”

3

Yûnus

Ayet: 109Sayfa: 220

Ayete Git

Sana vahyedilene uy ve Allah (aranızda) hükmedinceye kadar sabret. O, hükmedenlerin en hayırlısıdır.

4

Yûsuf

Ayet: 80Sayfa: 244

Ayete Git

(Yûsuf’un, kardeşlerini bırakmasından) umut kestiklerinde, bir kenarda fısıldaşmaya başladılar. Büyük olanları dedi ki: “Babanızın sizden Allah adına söz aldığını ve bundan önce de Yûsuf hakkındaki kusurunuzu bilmiyor musunuz? (Şunu da bilin ki) Babam bana izin verinceye ya da Allah hakkımda hükmünü verinceye kadar buradan bir yere ayrılmayacağım. O, hükmedenlerin en hayırlısıdır.”

5

Hac

Ayet: 69Sayfa: 339

Ayete Git

Allah, Kıyamet Günü, ihtilaf ettiğiniz konularda aranızda hükmedecektir.

6

Nûr

Ayet: 47Sayfa: 355

Ayete Git

“Allah’a ve Resûl’e iman ve itaat ettik.” derler. Sonra onlardan bir grup (bu sözlerinin) ardından yüz çevirir. Bunlar mümin değillerdir.

7

Nûr

Ayet: 48Sayfa: 355

Ayete Git

Aralarında hükmetmesi için Allah’a ve Resûl’üne çağrıldıklarında (bir de bakarsın ki) bunlardan bir grup yüz çevirmiş.

8

Nûr

Ayet: 49Sayfa: 355

Ayete Git

Şayet hak onların lehineyse koşarak gelir, (hükme) boyun eğerler.

9

Nûr

Ayet: 50Sayfa: 355

Ayete Git

Onların kalplerinde hastalık mı var? Yoksa şüpheye mi düştüler? Ya da Allah’ın ve Resûl’ünün onlara haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? (Hayır, öyle değil!) Bilakis, bunlar zalimlerin ta kendileridir.

10

Nûr

Ayet: 51Sayfa: 355

Ayete Git

Aralarında hükmetmesi için Allah’a ve Resûl’üne davet edilen müminlerin sözü, “İşittik ve itaat ettik.” demeleridir. İşte bunlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

11

Neml

Ayet: 78Sayfa: 383

Ayete Git

Hiç kuşkusuz Rabbin, (Kıyamet Günü) aralarında hükmüyle son sözü söyleyecektir. O (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (her şeyi bilen) El-Alîm’dir.

12

Ahzâb

Ayet: 36Sayfa: 422

Ayete Git

Allah ve Resûl’ü bir şeye hükmettiğinde, mümin erkek ve mümin kadının o işlerinde seçim hakları yoktur. Kim de Allah’a ve Resûl’üne isyan ederse, muhakkak ki apaçık bir sapıklıkla sapmıştır.

13

Sebe'

Ayet: 26Sayfa: 430

Ayete Git

De ki: “Rabbimiz bizleri bir araya toplayacak, sonra hak olanla hükmedip aramızı açacaktır. O, (kullarının anlaşmazlıklarında hükmeden, fetih ve zafer ihsan eden) El-Fettâh, (her şeyi bilen) El-Alîm’dir.”

14

Zumer

Ayet: 3Sayfa: 457

Ayete Git

Dikkat edin! Halis olan din Allah’ındır. O’nun dışında veliler edinenler, “Bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye bunlara ibadet ediyoruz.” (derler.) Allah, ihtilaf ettikleri konularda aralarında hükmedecektir. Şüphesiz ki Allah, yalancı ve kâfir olan kimseye hidayet etmez.

15

Zumer

Ayet: 46Sayfa: 462

Ayete Git

De ki: “Ey göklerin ve yerin yaratıcısı, gayb ve şehadet bilgisinin sahibi olan Allah’ım! Kullarının ihtilafa düştükleri konularda sen, onlar arasında hükmedersin.”

16

Mumtehine

Ayet: 10Sayfa: 549

Ayete Git

Ey iman edenler! Mümin kadınlar, hicret etmiş olarak size geldiklerinde onları imtihan edin. Allah onların imanını en iyi bilendir. Onların mümin olduğunu öğrenirseniz, kendilerini kâfirlere geri çevirmeyin. (Mümin) kadınlar (kâfir) erkeklere, (kâfir) erkekler de (mümin) kadınlara helal değildir. (Eski kocalarının, kadınları için) harcadıklarını onlara verin. Onlara mehirlerini verdiğiniz takdirde, kendileriyle evlenmenizde bir beis yoktur. Kâfir kadınları nikâhınızda tutmayın. Onlara harcadığınızı isteyin, onlar da harcadıklarını istesinler. Bunlar, Allah’ın hükmüdür. Sizin aranızda hükmeder. Allah, (her şeyi bilen) Alîm ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm’dir.