Bakara
Ayet: 17Sayfa: 3
Onların misali (şuna benzemektedir): Bir ateş yakmışlardır. (Ateş) etrafını aydınlatmaya başlayınca da Allah onların nurunu/ışığını almış ve onları karanlıklar içinde görmez bir hâlde bırakmıştır!
Bu konuyla ilgili ayetler
Ayet: 17Sayfa: 3
Onların misali (şuna benzemektedir): Bir ateş yakmışlardır. (Ateş) etrafını aydınlatmaya başlayınca da Allah onların nurunu/ışığını almış ve onları karanlıklar içinde görmez bir hâlde bırakmıştır!
Ayet: 266Sayfa: 44
Sizden biri (şöyle bir durumda) olmak ister mi? Onun hurma ağaçları ve üzüm bağlarından oluşan bir bahçesi olsun, altından ırmaklar aksın ve o bahçede her türlü meyve olsun. O yaşlansın ve geride zayıf çocukları bulunsun. (Çocuklarına böyle bir bahçe bırakmak isterken) bahçeye ateş saçan yakıcı bir rüzgâr isabet etsin ve bahçe yansın. (Bunu istemediğiniz gibi amellere en fazla muhtaç olduğunuz zamanda riya, minnet, eziyet gibi şeylerle amellerinizi heder edip eli boş kalmayın.) Düşünesiniz diye Allah, ayetlerini sizin için açıklıyor.
Ayet: 183Sayfa: 73
Onlar ki, “Allah, ateşin yediği bir kurban getirmedikçe hiçbir resûle iman etmememizi bize emretti.” der. (Onlara) de ki: “Şüphesiz ki benden önce nice resûller apaçık deliller ve söylediğiniz şeyle size gelmişti. Şayet doğru sözlülerdenseniz niçin onları öldürdünüz?”
Ayet: 10Sayfa: 77
Şüphesiz ki yetimlerin mallarını zulümle yiyen kimseler, ancak karınlarına ateş dolduruyorlar. Ve onlar, alevleri dehşet saçan ateşe gireceklerdir.
Ayet: 64Sayfa: 117
Yahudiler, “Allah’ın eli bağlanmıştır/eli sıkı bir cimridir.” dediler. Söyledikleri (bu çirkin söz) nedeniyle elleri bağlandı ve lanetlendiler. (Hayır, öyle değil!) Bilakis, Allah’ın iki eli de açıktır ve dilediği gibi harcar. Andolsun ki Rabbinden sana indirilen (bu Kur’ân), onların pek çoğunun azgınlık ve küfrünü arttıracaktır. Biz, onların arasına kıyamete dek sürüp gidecek bir düşmanlık ve kin atmışızdır. Her ne zaman savaş ateşi yakmışlarsa Allah onu söndürmüştür. Yeryüzünde bozgunculuk için çabalarlar. Allah, bozguncuları sevmez.
Ayet: 12Sayfa: 151
(Allah) buyurdu ki: “Sana emrettiğimde seni secde etmekten alıkoyan nedir?” Dedi ki: “Ben ondan daha hayırlıyım. (Çünkü) beni ateşten, onu topraktan yarattın.”
Ayet: 81Sayfa: 199
Resûlullah’a muhalefet ederek (savaştan) geri kalanlar, oturmalarına sevindiler. Malları ve canlarıyla Allah yolunda savaşmayı hoş görmeyerek, “Bu sıcakta savaşa çıkmayın.” dediler. De ki: “Cehennem ateşi çok daha sıcaktır.” Keşke anlasalardı.
Ayet: 109Sayfa: 203
Binasını/Mescidini, takva üzerine ve Allah rızasını (gözeterek) tesis eden mi daha hayırlıdır, yoksa binasını yıkılmaya yüz tutmuş bir uçurumun kenarına kurup o yerle birlikte kendisi de cehennem ateşine yuvarlanacak olan mı? Allah, zalimler topluluğuna hidayet etmez.
Ayet: 113Sayfa: 233
Sakın zulmedenlere/zalimlere meyletmeyin! Yoksa size ateş dokunur. Allah’ın dışında dostlarınız olmaz, sonra yardım da olunmazsınız.
Ayet: 17Sayfa: 250
Gökten su indirdi. Vadiler kendi miktarınca sel oldu. Sel de suyun üstüne vuran köpüğü yüklendi. Bir ziynet ya da faydalanılacak eşya yapmak için üzerine ateş yakıp erittiklerinde de böyle bir köpük oluşur. Allah, hak ile batıla böyle örnek verir işte. (Batıl) köpük (misali) atılır gider. İnsanlara yarar sağlayacak olan (hak) ise yeryüzünde kalır. İşte Allah, örnekleri böyle verir.
Ayet: 27Sayfa: 262
Cinleri de (insanı yaratmadan) önce, (içlere nüfuz eden) zehirli bir ateşten yarattık.
Ayet: 10Sayfa: 311
Hani bir ateş görmüştü de ailesine demişti ki: “Burada kalın! Ben bir ateş gördüm. Ondan size bir kor getirmeyi ya da onun yanında (yol gösterecek) bir rehber bulmayı umuyorum.”
Ayet: 69Sayfa: 326
Biz de buyurduk ki: “Ey Ateş! İbrâhîm’e serin ve selamet ol!”
Ayet: 35Sayfa: 353
Allah, göklerin ve yerin nurudur. O’nun nurunun misali, içinde kandil bulunan bir oyu(ktan yayılan ışı)ğa benzer. Kandil de bir camın içindedir. Cam, inciyi andıran bir yıldız gibidir. Doğuya da batıya da ait olmayan, mübarek bir zeytin ağacından yakılır. Onun yağı, neredeyse ateş ona dokunup (tutuşturmasa dahi) ışık verir. Nur üstüne nurdur. Allah, dilediğini nuruna hidayet eder. Allah, insanlara misaller verir. Allah, her şeyi bilir.
Ayet: 7Sayfa: 376
(Hatırlayın!) Hani Mûsâ ailesine, “Ben bir ateş gördüm. Size ondan bir haber getireceğim ya da ısınmanız için bir kor parçası getireceğim.” demişti.
Ayet: 29Sayfa: 388
Mûsâ süreyi tamamlayıp, ailesiyle beraber yola çıkınca Tûr’un yanında bir ateş gördü. Ailesine dedi ki: “Burada bekleyin. Çünkü ben bir ateş gördüm. Ondan size bir haber getirmeyi ya da ısınmanız için bir kor parçası getirmeyi umuyorum!”
Ayet: 76Sayfa: 456
Dedi ki: “Ben, ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın.”
Ayet: 41Sayfa: 471
“Ey kavmim! Ne oluyor da ben sizi kurtuluşa çağırırken; siz beni ateşe çağırıyorsunuz?”
Ayet: 15Sayfa: 530
Cinleri de dumansız ateşten yarattı.
Ayet: 71Sayfa: 535
Yaktığınız ateşi gördünüz mü?
Ayet: 13Sayfa: 538
O gün münafık erkek ve münafık kadınlar, iman eden kimselere derler ki: “Bizi de bekleyin, biraz nurunuzdan alıp faydalanalım.” Onlara, “Dönün arkanıza ve nur arayın.” denir. Derken aralarına, kapısı olan bir sur çekilmiştir. İç tarafında rahmet, dış yönünde ise azap vardır.
Ayet: 5Sayfa: 589
Tutuşturulmuş ateşte,
Ayet: 9Sayfa: 600
Onun anası/barınağı, (cehennem) uçurumudur.