Amel Defteri ile ilgili ayetler

Her insanın amellerinin (yazılı olduğu sahifeyi) boynuna asmışızdır. Kıyamet günü ona bir kitap çıkarırız. Onu (kitabı) açık olarak karşısında bulur. (17/İsrâ 13)

“Oku kitabını! Bugün hesap sorucu olarak nefsin sana yeter.” (17/İsrâ 14)

O gün her insan topluluğunu imamlarıyla çağırırız. Kime de kitabı sağından verilirse bunlar, (sevinç ve müjde içinde) kitaplarını okur, kıl kadar dahi olsa zulme uğramazlar. (17/İsrâ 71)

(Ortaya iyiliklerin ve kötülüklerin yazılı olduğu) kitap konur. Suçlu günahkârların o (kitapta) olandan dolayı korku ve endişe içinde olduğunu görürsün. Derler ki: “Eyvahlar olsun bize! Ne oluyor bu kitaba da küçük büyük ne varsa hiçbir şeyi bırakmadan kaydetmiş.” Yaptıklarını karşılarında hazır bulmuşlardır. Senin Rabbin kimseye zulmetmez. (18/Kehf 49)

Adalet terazilerini kıyamet günü için kurarız. Hiç kimseye zulmedilmez. Hardal tanesi ağırlığında (basit bir şey dahi) olsa onu getiririz. Hesap sorucu olarak biz yeteriz. (21/Enbiya 47)

Dediler ki: “Rabbimiz! Azaptan payımıza düşeni, hesap günü gelmeden hemen ver.” (38/Sâd 16)

Yer, Rabbinin nuruyla aydınlanır. (Orta yere amellerin yazılı olduğu) kitap konur. Peygamberler ve şahitler getirilir ve aralarında hak ile hükmedilir. Onlar zulme de uğramazlar. (39/Zümer 69)

O gün her ümmeti dizleri üzere çökmüş görürsün. Her ümmet kitabına çağrılır ve: “Bugün, yaptıklarınızın karşılığını alacaksınız.” (45/Câsiye 28)

”Bu, size karşı hakkı söyleyen kitabımızdır. Şüphesiz ki biz, yaptıklarınızı yazıyorduk.” (denir.) (45/Câsiye 29)

İman edip salih amel işleyenlere gelince, Rableri onları rahmetine dahil eder. Bu, apaçık kurtuluşun ta kendisidir. (45/Câsiye 30)

Yaptıkları her şey Kitaplarda (kayıtlıdır). (54/Kamer 52)

Kitabı sağ tarafından verilene gelince: “İşte kitabım! Alın okuyun.” der. (69/Hakka 19)

(Hayır, öyle değil!) Bilakis onlardan her biri, kendisine (Peygamber’e inen Kitap gibi) açılmış sahifeler verilmesini ister. (74/Müddessir 52)

Biz, her şeyi yazılı olarak kaydetmişizdir. (78/Nebe 29)

Hiç şüphesiz sizi, yakın bir azapla uyardık. Kişinin elleriyle (yapıp) takdim ettiği (amellere) bakacağı gün kâfir: “Keşke ben toprak olsaymışım.” diyecek. (78/Nebe 40)

Sahifeler yayılıp açıldığında, (81/Tekvîr 10)

Asla (sandıkları gibi değil)! Hiç şüphesiz facirlerin kitabı,“Siccin”dedir. (83/Mutaffifîn 7)

Sen, “Siccin”in ne olduğunu nereden bileceksin? (83/Mutaffifîn 8)

Yazılı bir kitaptır. (83/Mutaffifîn 9)

Asla (sandıkları gibi değil)! Hiç şüphesiz, Ebrar (çokça iyilik yapanlar) kitabı, “İlliyyin”dedir. (83/Mutaffifîn 18)

Sen, “İlliyyun”un ne olduğunu nereden bileceksin? (83/Mutaffifîn 19)

Yazılı bir kitaptır. (83/Mutaffifîn 20)

Kime kitabı sağdan verilmişse, (84/İnşikâk 7)

O, kolay olan bir sorguyla hesaba çekilecektir. (84/İnşikâk 8)

Ve ailesinin yanına sevinç içinde dönecektir. (84/İnşikâk 9)

Kime de kitabı arkasından (sol yanından) verilirse, (84/İnşikâk 10)

“Vay başıma gelene!” diye ölümü çağıracaktır. (84/İnşikâk 11)

Ve alevleri dehşet saçan ateşe girecektir. (84/İnşikâk 12)

Oysa o, (dünyada) ailesi arasında sevinçliydi. (84/İnşikâk 13)

Çünkü o, (Rabbine) dönmeyeceğini sanmıştı. (84/İnşikâk 14)

(Hayır, öyle değil!) Bilakis, elbette Rabbi onu görendir. (84/İnşikâk 15)