Bakara
Ayet: 21Sayfa: 3
Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet/kulluk edin ki sakınıp korunabilesiniz.
Bu konuyla ilgili ayetler
Ayet: 21Sayfa: 3
Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet/kulluk edin ki sakınıp korunabilesiniz.
Ayet: 63Sayfa: 9
(Hatırlayın!) Hani bir zamanlar sizden söz almış ve Tûr Dağı’nı tepenizde yükseltmiştik. (Ve demiştik ki:) “Size verdiğimiz (Kitab’a) kuvvetle yapışın ve içindeki (öğütleri) hatırlayın ki sakınıp korunabilesiniz.”
Ayet: 103Sayfa: 15
Şayet onlar, iman edip (sihirden) sakınacak olsalardı Allah katında elde edecekleri mükâfat daha hayırlı olurdu. Keşke bilselerdi!
Ayet: 179Sayfa: 26
Sizin için kısasta hayat vardır, ey akıl sahipleri! Umulur ki sakınıp korkarsınız.
Ayet: 183Sayfa: 27
Ey iman edenler! Sizden öncekilere oruç farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki sakınıp korunursunuz.
Ayet: 187Sayfa: 28
Oruç gecesi kadınlarınızla beraber olmak size helal kılındı. Onlar sizin için bir örtü, siz de onlar için bir örtüsünüz. Allah sizin nefislerinize ihanet etmekte olduğunuzu bildi. Tevbelerinizi kabul edip sizleri affetti. Şimdi onlarla beraber olun ve Allah’ın sizin için (takdir edip) yazdığını isteyin. Fecr vakti, beyaz iplik siyah iplikten ayrılıncaya (ufukta ikinci fecir olan fecr-i sadık belirinceye) dek yiyip için. Sonra orucu geceye tamamlayın. Mescidlerde itikafta bulunduğunuz sırada eşlerinizle beraber olmayın. Bu, Allah’ın sınırlarıdır. (Allah’ın sınırlarına) yaklaşmayın. İnsanlar sakınıp korunsunlar diye Allah ayetlerini böylece açıklar.
Ayet: 194Sayfa: 29
Haram ay, haram aya karşılıktır. (Gözetilmesi gereken) hürmetler/haklar/dokunulmazlıklar da karşılıklıdır. Kim size karşı haddini aşar da saldırırsa siz de ona saldırarak misliyle karşılık verin. Allah’tan korkup sakının. Ve bilin ki Allah, takva sahipleriyle beraberdir.
Ayet: 197Sayfa: 30
Hac, bilinen aylardadır. (Bilin ki) kim bu aylarda haccederse cinsel münasebet, fısk ve tartışmak hacda yoktur/olmamalıdır. Ne hayır işlerseniz Allah onu bilir. Azık edinin! Şüphesiz azığın en hayırlısı takvadır. Benden korkup sakının, ey akıl sahipleri!
Ayet: 223Sayfa: 34
Kadınlar sizin (ekin misali çocuklar bitiren) tarlanızdır. Tarlanıza dilediğiniz gibi gelin. Kendiniz için (ileride faydalı olacak) bir şeyler takdim edin. Allah’tan korkup sakının ve (bir gün) O’nunla karşılaşacağınızı bilin. Müminleri müjdele!
Ayet: 25Sayfa: 52
(Vuku bulacağında) şüphe olmayan o gün için kendilerini topladığımızda (hâlleri) nice olur? Sonra her nefse kazandığı eksiksiz verilir, onlar zulme de uğramazlar.
Ayet: 76Sayfa: 58
(Hayır, öyle değil!) Kim sözünü tutar ve (Allah’tan) sakınıp korkarsa Allah, muttaki olanları sever.
Ayet: 120Sayfa: 64
Size bir iyilik dokunması onları üzer, başınıza bir musibetin gelmesiyle sevinirler. Şayet sabreder ve korkup sakınırsanız onların tuzakları size hiçbir zarar vermez. Allah, onların yaptıklarını (çepeçevre kuşatan) Muhît’tir.
Ayet: 125Sayfa: 65
Evet, şayet sabreder ve korkup sakınırsanız -onlar âniden size saldıracak olsa bile- Rabbiniz, işaretli beş bin melekle sizi destekleyecektir.
Ayet: 172Sayfa: 71
(Onlar ki Uhud’da) yara aldıktan sonra Allah’ın ve Resûl’ün çağrısına icabet ettiler. Onlardan (olup) kulluğunu en güzel şekilde yapan ve korkup sakınanlara büyük bir ecir vardır.
Ayet: 179Sayfa: 72
Allah pis ile temizi birbirinden ayırmadan, siz müminleri bulunduğunuz hâl üzere öylece bırakacak değildir. Allah sizi gayba muttali kılacak da değildir. Fakat Allah, (gaybı bildirmek için) resûllerden dilediğini seçer. Allah’a ve resûllerine iman edin. Şayet iman eder ve sakınıp korkarsanız sizin için büyük bir ecir vardır.
Ayet: 186Sayfa: 73
Andolsun ki mallarınız ve canlarınız konusunda sınanacaksınız. Yine andolsun ki sizden önce kendilerine Kitap verilenlerden ve müşriklerden size çokça eza verecek sözler işiteceksiniz. Şayet sabreder ve korkup sakınırsanız hiç şüphesiz bu, azmedilmeye değer işlerdendir.
Ayet: 77Sayfa: 89
Kendilerine, “(Savaştan) elinizi çekin, namazı kılın, zekâtı verin.” denilen kimseleri görmedin mi? (Savaşın farz kılınması için ısrar ediyorlardı.) Savaş onlara farz kılınınca da onlardan bir grup, Allah’tan korkar gibi veya daha şiddetli bir korkuyla insanlardan korkmaya ve “Rabbimiz! Niçin bize savaşı farz kıldın? Bize yakın bir zamana kadar mühlet verseydin ya!” demeye başladılar. De ki: “Dünya metâsı azdır. Ahiret ise korkup sakınanlar için daha hayırlıdır. Ve size kıl kadar dahi zulmedilmez.”
Ayet: 128Sayfa: 98
Şayet bir kadın kocasının serkeşliğinden veya (kendisinden) yüz çevirip (uzaklaşmasından) korkarsa aralarında sulh yapmalarında o ikisi için bir günah yoktur. Sulh; (ayrılık, serkeşlik, sorunlu evlilik seçeneklerine kıyasla) en hayırlı olanıdır. (Bununla birlikte) nefislerde bencillik/cimrilik vardır. (Her bir eş kendi hakkının gözetilmesi konusunda ısrarcıdır.) Şayet (birbirinize) iyilikte bulunur ve (karşılıklı haklarınızda) Allah’tan korkup sakınırsanız şüphesiz ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Ayet: 129Sayfa: 98
Çok isteseniz bile kadınlar arasında (sevgi konusunda) tam adaleti sağlayamayacaksınız. (Mutlaka birini daha fazla seveceksiniz.) (Birine) tamamen yönelip (diğer eşinizi ne dul ne de evli olmayıp ikisi arasında kalmış gibi) muallakta bırakmayın. Şayet düzeltir ve (Allah’tan) sakınıp korkarsanız şüphesiz ki Allah, (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.
Ayet: 8Sayfa: 107
Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan adaletli şahitler olun. Bir kavme olan öfkeniz/kininiz, sizi adaletsizlik yapmaya sevk etmesin. Adaletli olun! O, takvaya daha yakındır. Allah’tan korkup sakının. Şüphesiz ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Ayet: 65Sayfa: 118
Şayet Ehl-i Kitap iman etmiş ve (Allah’tan) korkup sakınmış olsaydı elbette onların kusurlarını örter ve onları Naîm Cennetleri’ne sokardık.
Ayet: 93Sayfa: 122
(Şayet içki yasaklanmadan önce onu içmiş ve vefat ettiği için aranızda bulunmayanların durumunu merak ediyorsanız) iman edip salih amel işleyenler için; sakınıp iman ettikleri ve salih amel işledikleri, sonra sakınıp iman ettikleri, sonra sakınıp iyilik yaptıkları takdirde (haram kılınmadan önce) tattıkları (içkiden) dolayı bir günah yoktur. Allah, muhsinleri/kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışanları sever.
Ayet: 32Sayfa: 130
Dünya hayatı oyun ve eğlenceden ibarettir. Şüphesiz ki ahiret yurdu korkup sakınanlar için daha hayırlıdır. Akletmez misiniz?
Ayet: 51Sayfa: 132
O (Kur’ân’la,) Rabblerinin huzurunda toplanacaklarından ötürü korkan (müminleri) uyar. Onların (Allah’ın) dışında ne bir dostları ne de şefaatçileri yoktur! (Onları Kur’ân’la uyar ki) korkup sakınsınlar.
Ayet: 69Sayfa: 135
Korkup sakınanların üzerine, onların (müşriklerin) hesabından bir sorumluluk yoktur. Fakat sakınıp korunsunlar diye (Allah’ın ayetlerine dalanlara) hatırlatmak gerekir.
Ayet: 26Sayfa: 152
Ey Âdemoğulları! Şüphesiz, size avretinizi örtecek ve kendisiyle süsleneceğiniz elbise indirdik. Asıl hayırlı olan ise takva elbisesidir. (Dışınızı elbiseyle süslediğiniz gibi kalbinizi de takvayla süsleyiniz. Bu, daha hayırlıdır.) Bu (nimetler), düşünüp öğüt alsınlar diye Allah’ın ayetlerindendir.
Ayet: 35Sayfa: 153
Ey Âdemoğulları! İçinizden, ayetlerimi size okuyup/anlatan resûller geldiğinde her kim korkup sakınır ve ıslah ederse onların üzerine korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Ayet: 63Sayfa: 157
“Sizi uyaran, sakınıp korkasınız diye (öğüt veren) ve merhamet olunursunuz diye sizin içinizden bir adama Rabbinizden bir zikir/hatırlatma geldi diye mi şaşırdınız?”
Ayet: 65Sayfa: 157
Âd Kavmi’ne de kardeşleri Hûd’u (peygamber olarak gönderdik). Demişti ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet/kulluk edin. Sizin O’ndan başka (ibadeti hak eden) bir ilahınız yoktur. Korkup sakınmayacak mısınız?”
Ayet: 96Sayfa: 162
Şayet o beldenin halkı iman etmiş ve (Allah’tan) korkup sakınmış olsaydı göğün ve yerin bereket (kapılarını) onlara açardık. Fakat yalanladılar. Biz de onları işledikleri (günahlara) karşılık (azapla) yakalayıverdik.
Ayet: 128Sayfa: 164
Mûsâ, kavmine, “Allah’tan yardım isteyin ve sabredin!” demişti. “Şüphesiz ki yeryüzü, Allah’ındır ve ona kullarından dilediğini mirasçı/sahip kılar. Akıbet/Mutlu son muttakilerindir.”
Ayet: 156Sayfa: 169
“Bize bu dünyada da ahirette de iyilik yaz. Şüphesiz ki (tevbe edip hidayetini umarak) sana yöneldik.” (Allah) buyurdu ki: “Azabıma gelince onu dilediğime isabet ettiririm. Rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır. Onu korkup sakınanlara, zekâtı verenlere ve ayetlerimize iman edenlere yazacağım.”
Ayet: 164Sayfa: 171
Onlardan bir topluluk, “Allah’ın helak edeceği ya da çetin bir azaba çarptıracağı kimselere ne diye öğüt veriyorsunuz?” dediği zaman, “Rabbinize sunacağımız bir mazeretimiz olsun ve umulur ki korkup sakınırlar.” demişlerdi.
Ayet: 169Sayfa: 171
Sonra onların yerine Kitab’a da mirasçı olan bir topluluk geçti. Dünya malının değersiz olanını alıyor ve “(Ne de olsa) günahlarımız bağışlanacak.” diyorlardı. (Güya tevbe etmelerine rağmen) değersiz bir dünya malı geldiğinde yine onu alıyorlar. Oysa Allah’a karşı yalnızca hak olanı söyleyeceklerine dair onlardan Kitap sözü alınmamış mıydı? Kitab’ın içindekileri de sürekli okuyanlardı hâlbuki. Ahiret yurdu korkup sakınanlar için daha hayırlıdır. Akletmez misiniz?
Ayet: 171Sayfa: 172
(Hatırlayın!) Hani bir zamanlar (Tûr) Dağı’nı bir gölgelik gibi tepelerinde yükseltmiştik de onun tepelerine düşeceğini sanmışlardı. (O sırada onlara şöyle öğüt vermiştik:) “Size verdiğimize kuvvetle yapışın ve içindekileri hatırlayın ki korkup sakınasınız.”
Ayet: 29Sayfa: 179
Ey iman edenler! Allah’tan korkup sakınırsanız size (hak ile batılı, doğru ile yanlışı, faydalı olan ile faydasızı rahatlıkla birbirinden ayıracağınız) bir furkân verir, kusurlarınızı örter ve günahlarınızı bağışlar. Allah, büyük lütuf ve ihsan sahibidir.
Ayet: 36Sayfa: 191
Şüphesiz ki Allah’ın yanında ayların sayısı, gökleri ve yeri yarattığı günden itibaren Allah’ın Kitabı’nda on ikidir. Bunlardan dördü (içinde savaşmanın yasak olduğu) haram aylardır. İşte dosdoğru din budur. (Öyleyse) bu aylar içinde (Allah’ın sınırlarını çiğneyerek) kendinize zulmetmeyin. Müşriklerin sizlerle topluca savaştıkları gibi siz de onlarla topluca savaşın. Bilin ki Allah, muttakilerle beraberdir.
Ayet: 44Sayfa: 193
Allah’a ve Ahiret Günü’ne iman edenler, malları ve canlarıyla savaşmaktan (geri kalmak için) senden izin istemezler. Allah, muttakileri bilmektedir.
Ayet: 108Sayfa: 203
Orada ebediyen (namaza) durma! İlk günden takva üzere kurulmuş olan mescid, (namaza) durman için daha evladır. Orada temizlenmeyi isteyen adamlar vardır. Allah, temizlenenleri sever.
Ayet: 109Sayfa: 203
Binasını/Mescidini, takva üzerine ve Allah rızasını (gözeterek) tesis eden mi daha hayırlıdır, yoksa binasını yıkılmaya yüz tutmuş bir uçurumun kenarına kurup o yerle birlikte kendisi de cehennem ateşine yuvarlanacak olan mı? Allah, zalimler topluluğuna hidayet etmez.
Ayet: 123Sayfa: 206
Ey iman edenler! Size yakın olan kâfirlerle savaşın ve sizde sertlik görsünler. Bilin ki Allah, muttakilerle beraberdir.
Ayet: 6Sayfa: 207
Şüphesiz ki gecenin ve gündüzün peşi sıra gelmesinde ve Allah’ın göklerde ve yerde yarattıklarında korkup sakınan bir topluluk için (Allah’ın azamet ve gücüne delalet eden) ayetler vardır.
Ayet: 31Sayfa: 211
De ki: “Size gökten ve yerden rızık veren kimdir? Kulakların ve gözlerin sahibi kimdir? Kimdir ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkartan? İşleri çekip çeviren/yöneten kimdir?”, “Allah’tır.” diyecekler. De ki: “Öyleyse korkup sakınmaz mısınız?”
Ayet: 49Sayfa: 226
Bu, sana vahyettiğimiz gaybın haberlerindendir. Bundan önce ne sen ne de kavmin (bu bilgileri) biliyordunuz. (Öyleyse) sabret! Şüphesiz ki akıbet muttakilerindir.
Ayet: 90Sayfa: 245
“Şüphesiz sen, (evet,) gerçekten sen Yûsuf’sun öyle mi?” demişlerdi. Demişti ki: “Ben Yûsuf’um, bu da kardeşimdir. Allah bize iyilikte bulundu. Hiç şüphesiz, kim sakınıp korkar ve sabrederse Allah muhsinlerin/kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışanların ecrini zayi etmez.”
Ayet: 109Sayfa: 247
Senden önce kendilerine vahyettiğimiz şehir ahalisinden, erkeklerden başkasını (resûl olarak) göndermedik. Kendilerinden önce (yaşayanların) akıbetini görmek için, yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı? Hiç şüphesiz ahiret yurdu, (Allah’tan) korkup sakınanlar için daha hayırlıdır. Akletmez misiniz?
Ayet: 52Sayfa: 271
Göklerde ve yerde olanların tamamı O’na aittir. Sürekli olan din de O’na aittir. (Kesintisiz kulluk/ubudiyet ve mutlak otorite Allah’a aittir.) Allah’tan başkasından mı korkup sakınacaksınız?
Ayet: 128Sayfa: 280
Şüphesiz ki Allah, korkup sakınanlar ve muhsinlerle/kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışanlarla beraberdir.
Ayet: 113Sayfa: 318
İşte bunu, Arapça bir Kur’ân olarak indirdik. Korkulası (vaidleri/tehditleri) çeşitli yollarla açıkladık, umulur ki korkup sakınır ya da öğüt almalarını sağlar.
Ayet: 37Sayfa: 335
O (kurbanın) ne eti ne de kanı Allah’a ulaşır. O’na ulaşan sizin takvanızdır. İşte böylece onları (rahatça kesebilmeniz için) size boyun eğdirdi ki sizi hidayet etmesine karşılık Allah’ı tekbir edip yüceltesiniz. Ve muhsinleri/kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışanları müjdele!
Ayet: 23Sayfa: 342
Andolsun ki Nûh’u, kavmine gönderdik. Demişti ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet edin. Sizin O’ndan başka (ibadeti hak eden) ilahınız yok. (Allah’tan) korkmaz mısınız?”
Ayet: 31Sayfa: 343
Sonra onların ardından yeni bir nesil inşa ettik.
Ayet: 32Sayfa: 343
Onlara kendi içlerinden, “Allah’a ibadet edin, sizin için O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. (Allah’tan) korkmaz mısınız?” (diye çağrıda bulunan) bir resûl gönderdik.
Ayet: 86Sayfa: 346
De ki: “Yedi göğün ve büyük arşın Rabbi kimdir?”
Ayet: 87Sayfa: 346
“Allah” diyecekler… De ki: “Korkup sakınmaz mısınız?”
Ayet: 52Sayfa: 355
Kim de Allah’a ve Resûl’üne itaat eder, Allah’tan (saygıyla) korkar ve (azabından) sakınırsa işte bunlar, kazançlı olanların ta kendileridir.
Ayet: 106Sayfa: 370
Hani kardeşleri Nûh, kendilerine, “(Allah’tan) korkup sakınmaz mısınız?” demişti.
Ayet: 107Sayfa: 370
“Şüphesiz ki ben, sizin için güvenilir bir resûlüm.”
Ayet: 124Sayfa: 371
Hani kardeşleri Hûd onlara, “(Allah’tan) korkup sakınmaz mısınız?” demişti.
Ayet: 125Sayfa: 371
“Şüphesiz ki ben, sizin için güvenilir bir resûlüm.”
Ayet: 126Sayfa: 371
“(O hâlde) Allah’tan korkup sakının ve bana itaat edin.”
Ayet: 142Sayfa: 372
Hani kardeşleri Sâlih onlara, “(Allah’tan) korkup sakınmaz mısınız?” demişti.
Ayet: 143Sayfa: 372
“Şüphesiz ki ben, sizin için güvenilir bir resûlüm.”
Ayet: 144Sayfa: 372
“(O hâlde) Allah’tan korkup sakının ve bana itaat edin.”
Ayet: 161Sayfa: 373
Hani kardeşleri Lût onlara, “(Allah’tan) korkup sakınmaz mısınız?” demişti.
Ayet: 162Sayfa: 373
“Şüphesiz ki ben, sizin için güvenilir bir resûlüm.”
Ayet: 163Sayfa: 373
“(O hâlde) Allah’tan korkup sakının ve bana itaat edin.”
Ayet: 83Sayfa: 394
İşte (bu) ahiret yurdudur. Biz, onu yeryüzünde üstünlük taslamayan ve bozgunculuk istemeyenlere veririz. (Güzel) akıbet muttakilerindir.
Ayet: 123Sayfa: 449
Şüphesiz ki İlyâs, gönderilmiş resûllerdendir.
Ayet: 124Sayfa: 449
Hani kavmine, “(Allah’tan) korkup sakınmaz mısınız?” demişti.
Ayet: 27Sayfa: 460
Andolsun ki öğüt almaları için bu Kur’ân’da insanlara her türlü örneği verdik.
Ayet: 28Sayfa: 460
İçinde hiçbir eğrilik olmayan, Arapça bir Kur’ân’la (örnekler verdik). Umulur ki korkup sakınırlar.
Ayet: 36Sayfa: 509
Dünya hayatı, oyun ve eğlenceden ibarettir. Şayet iman eder ve korkup sakınırsanız (Allah,) ecirlerinizi verir ve mallarınızı da istemez.
Ayet: 3Sayfa: 514
Hiç kuşkusuz, Resûlullah’ın yanında seslerini kısanlar; böyleleri, Allah’ın kalplerini takva için imtihan ettiği (kalplerindeki samimiyeti görüp ihlaslı kıldığı) kimselerdir. Onlara, bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.
Ayet: 13Sayfa: 516
Ey insanlar! Şüphesiz ki sizleri bir erkek ve dişiden yarattık. Karşılıklı olarak tanışıp kaynaşmanız için sizleri halklara ve kabilelere ayırdık. Gerçek şu ki Allah katında en değerliniz, en takvalı olanınızdır. Şüphesiz ki Allah, (her şeyi bilen) Alîm ve (her şeyden haberdar olan) Habîr’dir.
Ayet: 9Sayfa: 542
Ey iman edenler! Fısıldaştığınız zaman günah, düşmanlık ve Resûl’e isyan ile fısıldaşmayın. (İllaki fısıldaşacaksanız/kulis yapacaksanız) iyilik ve takva (ile ilgili) konuşun. (Diriltilip) huzurunda toplanacağınız Allah’tan korkup, sakının.
Ayet: 2Sayfa: 557
(İddet) sürelerine ulaştıkları zaman, onları güzellikle tutun veya güzellikle onlardan ayrılın. İçinizden iki adil şahit tutun ve şahitliği Allah için dosdoğru yapın. Allah’a ve Ahiret Günü’ne iman edenlere bununla öğüt verilir. Kim de Allah’tan korkup sakınırsa (Allah,) ona bir çıkış yolu kılar.
Ayet: 3Sayfa: 557
Ve onu hiç ummadığı yerden rızıklandırır. Kim Allah’a tevekkül ederse O, kendisine yeter. Şüphesiz ki Allah, (dilediği) emrini yerine getirecek olandır. Muhakkak ki Allah, her şey için bir ölçü/zaman/vade tayin etmiştir.
Ayet: 4Sayfa: 557
Kadınlarınızdan hayızdan kesilmiş olanlar ve hayız görmemiş olanların iddeti -şayet şüpheye düşerseniz- üç aydır. Hamile kadınların (iddetiyse) yüklerini bırakmalarıdır. Kim de Allah’tan korkup sakınırsa (Allah,) ona işinde kolaylık ihsan eder.
Ayet: 5Sayfa: 557
Bu, Allah’ın size indirdiği emridir. Kim Allah’tan korkup sakınırsa (Allah,) onun kusurlarını örter ve onun mükâfatını büyütür.
Ayet: 54Sayfa: 576
Asla! Hiç şüphesiz o, bir öğüttür.
Ayet: 55Sayfa: 576
Dileyen ondan öğüt alır.
Ayet: 56Sayfa: 576
Allah dilemedikçe öğüt alamazlar. O, takva ehli (korkup sakınılmaya en layık olan) ve mağfiret ehli (korkup sakınanları bağışlamaya en layık) olandır.