Allah'ın (cc) Lütfu

ALLAH (CC) VE SIFATLARI

Bu konuyla ilgili ayetler

154ayet bulundu
Allah'ın (cc) Lütfu
1

Bakara

Ayet: 22Sayfa: 3

Ayete Git

O (Rabb ki) yeryüzünü sizin için bir döşek, gökyüzünü de tavan kıldı. Gökten su indirdi ve onunla size rızık olarak (çeşitli) ürünler çıkardı. (Öyleyse bütün bu gerçekleri ikrar edip) bildiğiniz hâlde Allah’a eş/ortak/denk koşmayın.

2

Bakara

Ayet: 250Sayfa: 40

Ayete Git

Câlût ve ordusuyla karşı karşıya geldiklerinde, “Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sabit kıl ve kâfir topluluğuna karşı bize yardım et.” demişlerdi.

3

Bakara

Ayet: 251Sayfa: 40

Ayete Git

Allah’ın izniyle (Câlût ve ordusunu) bozguna uğrattılar. Dâvûd, Câlût’u öldürdü. Allah ona yöneticilik ve hikmet verdi, ona dilediğini öğretti. Şayet Allah, insanların bir kısmını diğer bir kısmıyla (tarih sahnesinden silip) savmasaydı yeryüzünde düzensizlik/kaos/bozgun olurdu. Fakat Allah, âlemler üzerinde büyük bir lütuf ve ihsan sahibidir.

4

Nisâ

Ayet: 95Sayfa: 93

Ayete Git

Müminlerden (savaştan geri kalmasını meşrulaştıracak) özrü olmaksızın oturanlar ile Allah yolunda malları ve canlarıyla cihad edenler eşit değildir. Allah, malları ve canlarıyla cihad edenleri, oturanlara derece bakımından üstün kılmıştır. (Bununla beraber) Allah hepsine güzellik vadetmiştir. Allah, mücahidleri, oturanlara büyük bir ecirle üstün kılmıştır.

5

Nisâ

Ayet: 96Sayfa: 93

Ayete Git

(Bu büyük ecir) Allah’tan dereceler, bağışlanma ve rahmettir. Allah, (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.

6

Nisâ

Ayet: 97Sayfa: 93

Ayete Git

Melekler, nefislerine zulmedenlerin canını aldığında, “Neredeydiniz/Hangi saftaydınız?” derler. Derler ki: “Biz yeryüzünde (müşriklerin safında yer almak zorunda olan, çaresiz) mustazaflardık.” (Melekler,) “Allah’ın arzı geniş değil miydi? Hicret etseydiniz ya!” derler. Bunların barınağı cehennemdir. Ne kötü bir yataktır o!

7

Nisâ

Ayet: 98Sayfa: 93

Ayete Git

Erkek, kadın ve çocuklardan mustazaf olup da (hicrete) hiçbir çare bulamayan ve yol bilmeyenler müstesna.

8

Nisâ

Ayet: 99Sayfa: 93

Ayete Git

Allah’ın onları affetmesi umulur. Allah, (günahları affeden) Afuv ve (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr’dur.

9

Nisâ

Ayet: 113Sayfa: 95

Ayete Git

Şayet Allah’ın lütfu ve rahmeti senin üzerine olmasaydı onlardan bir grup seni saptırmayı arzuluyordu. Onlar sadece kendilerini saptırıyorlar ve sana hiçbir zarar da veremezler. Allah, sana Kitab’ı ve hikmeti indirdi ve sana bilmediklerini öğretti. Allah’ın senin üzerindeki lütuf ve ihsanı çok büyüktür.

10

Nisâ

Ayet: 141Sayfa: 100

Ayete Git

O (münafıklar) ki sizin durumunuzu gözetlerler. Size Allah’tan bir yardım gelecek olsa, “Sizinle beraber değil miydik?” derler. Kâfirlerin (zaferden) bir payı olacak olsa (bu sefer onlara), “Size dostluk edip müminlerden korumadık mı?” derler. Allah Kıyamet Günü’nde aranızda hükmedecektir. Allah, müminlerin aleyhine kâfirlere yol vermeyecektir. (Siz de onları dost edinip başınıza yönetici atayarak; siyasi yetki, namaz imamlığı, nikâh kıyma gibi konularda velayet yetkisi vererek sizinle ilgili söz sahibi ve yetkili olmalarına müsaade etmeyin.)

11

En'âm

Ayet: 46Sayfa: 132

Ayete Git

De ki: “Görüşünüz nedir? (Söylesenize!) Şayet Allah kulaklarınızı ve gözlerinizi alıp kalplerinizi mühürleyecek olsa Allah’ın dışında onu size (geri) getirecek ilah kimdir?” Bak, ayetleri nasıl da farklı şekillerde açıklıyoruz. Sonra onlar yine de (ayetlerimizden) yüz çeviriyorlar.

12

A'râf

Ayet: 10Sayfa: 150

Ayete Git

Andolsun ki sizi yeryüzünde yerleşik kıldık ve orada size (geçiminizi sağlayacağınız) geçimlikler verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!

13

A'râf

Ayet: 26Sayfa: 152

Ayete Git

Ey Âdemoğulları! Şüphesiz, size avretinizi örtecek ve kendisiyle süsleneceğiniz elbise indirdik. Asıl hayırlı olan ise takva elbisesidir. (Dışınızı elbiseyle süslediğiniz gibi kalbinizi de takvayla süsleyiniz. Bu, daha hayırlıdır.) Bu (nimetler), düşünüp öğüt alsınlar diye Allah’ın ayetlerindendir.

14

A'râf

Ayet: 69Sayfa: 158

Ayete Git

“İçinizden bir adama, sizi uyarması için Rabbinizden bir zikir/hatırlatma gelmesine mi şaşırdınız? Hatırlayın! Hani (Allah) sizleri Nûh Kavmi’nden sonra halifeler kılmış ve (boy, pos, güç ve kuvvet vererek) yaradılışta genişlik ihsan etmişti. Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz.”

15

A'râf

Ayet: 74Sayfa: 159

Ayete Git

“Hatırlayın! Hani (Allah) Âd Kavmi’nden sonra sizleri halifeler kılmış ve sizi yeryüzüne yerleştirmişti. Ovalarında saraylar inşa ediyor, dağlarından evler yontuyordunuz. Allah’ın nimetlerini hatırlayın ve bozgunculuk yaparak karışıklık/düzensizlik/taşkınlık çıkarmayın.”

16

A'râf

Ayet: 86Sayfa: 160

Ayete Git

“(Allah’ın yolunun) çarpık/eğri olmasını isteyerek ve O’na iman edenleri Allah’ın yolundan alıkoymak için tehditler savurarak her yolun başına oturmayın. Hatırlayın! Siz azken sizi çoğalttı. Bozguncuların akıbetinin nasıl olduğuna bir bakın.”

17

Yûnus

Ayet: 22Sayfa: 210

Ayete Git

Sizi karada ve denizde gezdiren O’dur. Hatta sizler gemide olduğunuz ve hoş bir rüzgârın (gemidekileri) sürüklediği, onların da bu duruma sevindiği bir sırada, şiddetli bir rüzgâr gelir çatar ve her yönden dalgalar üzerlerine hücum eder de çepeçevre kuşatıldıklarını düşünürler. (İşte o zaman) dini Allah’a halis kılarak (hiçbir şeyi ortak koşmadan yalnızca) Allah’a dua ederler. “Şayet bizi bundan kurtarırsan, muhakkak ki şükredenlerden olacağız.” (derler.)

18

Yûnus

Ayet: 35Sayfa: 212

Ayete Git

De ki: “Sizin (Allah’a) ortak koştuklarınız içinde hakka iletebilecek var mı?” De ki: “Allah’tır hakka ileten.” Hakka ileten (Allah mı) uyulmaya daha hak sahibidir, yoksa kendisine yol gösterilmedikçe doğruyu bulamayan (putlar ve onlar adına konuşan din bezirganları) mı? Ne oluyor size, nasıl hüküm veriyorsunuz?

19

Yûnus

Ayet: 57Sayfa: 214

Ayete Git

“Ey insanlar! Şüphesiz ki size, Rabbinizden bir öğüt, sinelerde olan (manevi hastalıklara) şifa, müminler için de hidayet ve rahmet olan (bir Kitap geldi).”

20

Yûnus

Ayet: 58Sayfa: 214

Ayete Git

De ki: “Allah’ın lütfu ve rahmetiyle, (evet) yalnızca bunlarla sevinsinler. O, onların biriktirdiklerinden daha hayırlıdır.”

21

Yûnus

Ayet: 59Sayfa: 214

Ayete Git

De ki: “Allah’ın size indirdiği ve sizin bir kısmına haram bir kısmına helal dediğiniz rızık (hakkında) görüşünüz nedir? (Söylesenize!)” De ki: “Allah mı size izin verdi yoksa Allah’a iftirada mı bulunuyorsunuz?”

22

Yûnus

Ayet: 60Sayfa: 214

Ayete Git

Allah’a, yalan uydurarak iftira edenlerin kıyamete dair beklentileri nedir? (Nasıl bir azabın onları beklediğini biliyorlar mı?) Şüphesiz ki Allah, insanlar üzerinde lütuf/ihsan sahibidir. Fakat insanların çoğu (yine de) şükretmezler.

23

Yûnus

Ayet: 67Sayfa: 215

Ayete Git

Sükûnete eresiniz/dinlenesiniz diye geceyi, (işlerinizi göresiniz diye) gündüzü aydınlatıcı kılan O’dur. Şüphesiz ki bunda, işiten bir topluluk için ayetler vardır.

24

Hûd

Ayet: 61Sayfa: 227

Ayete Git

Semûd’a da kardeşleri Salih’i (gönderdik). Demişti ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet/kulluk edin! Sizin O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilahınız yoktur. Sizi yerden (topraktan) yaratan ve orayı imar edip, orada ömür süresiniz diye (sizi var eden) O’dur. (Öyleyse) O’ndan bağışlanma dileyin, sonra O’na tevbe edin. Şüphesiz ki Rabbim, (kullarına en yakın olan) Karib ve (dualara ve isteklere icabet eden) Mucîb’dir.”

25

Yûsuf

Ayet: 38Sayfa: 239

Ayete Git

“Babalarım olan İbrâhîm, İshâk ve Ya’kûb’un dinine uydum. Bizim herhangi bir şeyi Allah’a ortak koşmamız söz konusu dahi olamaz. Bu hem bize hem de insanlara Allah’ın lütuf ve ihsanındandır. Fakat insanların çoğu şükretmezler.”

26

Yûsuf

Ayet: 67Sayfa: 242

Ayete Git

(Ya’kûb,) “Ey oğullarım! Tek bir kapıdan (şehre) girmeyin. Farklı kapılardan girin. (Bu, sadece bir tedbirdir. Yoksa Allah sizin için bir musibet dilemişse) ben sizi Allah’a karşı koruyamam. Hüküm yalnızca Allah’ındır. O’na tevekkül ettim. Tevekkül edecek olanlar da yalnızca O’na tevekkül etsinler.” dedi.

27

Yûsuf

Ayet: 68Sayfa: 242

Ayete Git

Babalarının emrettiği şekilde şehre girdiler. Bu şekil girmeleri onlara Allah’a karşı bir fayda sağlamayacaktı. Ama (böyle girmeleri) Ya’kûb’un içinde var olan bir istekti ve onu dillendirerek açığa çıkarmış oldu. Şüphesiz ki o, ona öğrettiklerimiz sayesinde ilim sahibi biridir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

28

İbrâhîm

Ayet: 32Sayfa: 258

Ayete Git

Allah, gökleri ve yeri yaratan, gökyüzünden su indirip onunla size rızık olarak çeşitli meyveler çıkaran, denizde O’nun emriyle yüzsün diye gemileri size hizmetkâr kılan ve nehirleri hizmetinize sunandır.

29

İbrâhîm

Ayet: 33Sayfa: 258

Ayete Git

Güneş’i ve Ay’ı alışılagelmiş hâlleriyle emrinize amade kılan, geceyi ve gündüzü hizmetinize sunan da (Allah’tır).

30

İbrâhîm

Ayet: 34Sayfa: 259

Ayete Git

O’ndan istediğiniz her şeyi size vermiştir. Şayet Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız, O’nun nimetlerini saymakla bitiremezsiniz. Şüphesiz ki insan, çokça zulmeden ve pek nankör bir varlıktır.

31

Hicr

Ayet: 16Sayfa: 262

Ayete Git

Andolsun ki gökyüzünde burçlar kıldık ve onu bakıp seyredenler için süsledik.

32

Hicr

Ayet: 17Sayfa: 262

Ayete Git

Ve onu her taşlanmış/kovulmuş şeytandan koruduk.

33

Hicr

Ayet: 18Sayfa: 262

Ayete Git

Ancak kulak hırsızlığı yapıp (Mele-i A’lâ’da konuşulanları çalmaya yeltenenler) müstesna. Onun ardına da yakıcı, parlak bir ateş düşer.

34

Hicr

Ayet: 19Sayfa: 262

Ayete Git

Yeryüzünü yaydık. Orada (denge sağlaması için dağlardan) kazıklar çaktık ve her şeyden ölçüsü belirlenmiş bitkiler bitirdik.

35

Hicr

Ayet: 20Sayfa: 262

Ayete Git

Ve orada sizin ve rızıklarını temin edemediğiniz (diğer canlılar için) geçim vasıtaları kıldık.

36

Hicr

Ayet: 21Sayfa: 262

Ayete Git

Her şeyin asıl hazineleri/kaynakları bizim katımızdadır. Ancak ondan belirli bir miktar indiririz.

37

Hicr

Ayet: 22Sayfa: 262

Ayete Git

Rüzgârları aşılayıcı olarak gönderdik. Gökyüzünden su indirdik ve onunla sizi suladık. Onu depolayıp muhafaza eden siz değilsiniz.

38

Nahl

Ayet: 18Sayfa: 268

Ayete Git

Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız onu kuşatıp kapsayamazsınız. Şüphesiz ki Allah, (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.

39

Nahl

Ayet: 53Sayfa: 271

Ayete Git

Size verilmiş her ne nimet varsa Allah’tandır. Sonra size bir zarar dokunduğunda, (hemen) O’na yalvarırsınız.

40

Nahl

Ayet: 65Sayfa: 273

Ayete Git

Allah, gökyüzünden su indirip onunla ölümünden sonra toprağı diriltir. Şüphesiz ki bunda, işiten bir topluluk için (düşünüp öğüt alınması gereken) ayet vardır.

41

Nahl

Ayet: 66Sayfa: 273

Ayete Git

Sizin için hayvanlarda da ibret vardır. Size onların karınlarındaki dışkı ile kan arasından arı duru ve içenlerin boğazından kolayca geçen bir süt içiriyoruz.

42

Nahl

Ayet: 67Sayfa: 273

Ayete Git

Hurma ve üzüm (ağaçlarının) meyvelerinden içki çıkarır ve güzel bir rızık elde edersiniz. Akleden bir topluluk için bunda ayet vardır.

43

Nahl

Ayet: 68Sayfa: 273

Ayete Git

Rabbin bal arısına şöyle vahyetti: “Dağlardan, ağaçlardan ve onların yaptıkları bal kovanlarından kendin için evler edin.”

44

Nahl

Ayet: 69Sayfa: 273

Ayete Git

“Sonra tüm meyvelerden ye ve Rabbinin senin için kolaylaştırdığı yollarda seyret.” Karınlarından çeşitli renklerde içecek/bal çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz ki bunda, düşünen bir topluluk için ayet vardır.

45

Nahl

Ayet: 71Sayfa: 273

Ayete Git

Allah, rızıkta kiminizi kiminize üstün kıldı. (Daha fazla rızık verilerek) üstün kılınanlar, rızıklarını onlarla eşit olmak için kölelerine vermezler. (Böyleyken şirk koşarak) Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?

46

Nahl

Ayet: 72Sayfa: 273

Ayete Git

Allah sizin için kendi nefislerinizden eşler yarattı. Eşlerinizden de sizin için çocuklar ve torunlar yarattı. Sizi temiz şeylerle rızıklandırdı. (Hâl böyleyken) batıla inanıp Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?

47

Nahl

Ayet: 78Sayfa: 274

Ayete Git

Allah, sizi annelerinizin karnından hiçbir şey bilmez hâlde çıkardı. Şükredesiniz diye de size kulaklar, gözler ve gönüller verdi.

48

Nahl

Ayet: 79Sayfa: 274

Ayete Git

Gök boşluğunda (Allah’ın emirlerine) boyun eğmiş kuşları görmüyorlar mı? Onları (o boşlukta öylece asılı olarak) Allah’tan başkası tutmuyor. Şüphesiz ki bunda, inanan bir topluluk için ayetler vardır.

49

Nahl

Ayet: 80Sayfa: 275

Ayete Git

Allah size evlerinizi (içinde güvenle oturacağınız, mahreminizi koruduğunuz) meskenler kıldı. Hayvan derilerinden hem göç zamanı hem de yerleşik hayat döneminde (rahatlıkla taşıyabileceğiniz çadırdan) hafif evler, (hayvanların) yünlerinden, tüylerinden ve kıllarından belli bir zamana kadar (giyilecek, serilecek, süslenecek) eşyalar ve (alışverişte kullanacağınız) metâ kıldı.

50

Nahl

Ayet: 81Sayfa: 275

Ayete Git

Allah, yarattığı şeylerde sizin için gölgeler yaptı. Dağlarda (sizi koruyacak ve sığınabileceğiniz) siper ve barınaklar yarattı. Sizi sıcağa karşı koruyacak giysiler ve savaşta sizi muhafaza edecek giysiler (zırh) verdi. (Allah’a tevhid ve itaatle) teslim olmanız için, üzerinizdeki nimetini işte böyle tamamladı.

51

Nahl

Ayet: 82Sayfa: 275

Ayete Git

Şayet yüz çevirirlerse sana düşen, ancak apaçık bir tebliğdir.

52

Nahl

Ayet: 83Sayfa: 275

Ayete Git

Nimetlerin Allah’tan olduğunu itiraf ederler. Sonra (nimeti salihlerin şefaati ve onların aracılığıyla elde ettiklerine inanarak ya da nimeti vereni unutup, sebepleri ilah edinerek) onu inkâr ederler. Onların çoğu kâfirlerdir.

53

İsrâ

Ayet: 12Sayfa: 282

Ayete Git

Geceyi ve gündüzü (Allah’ın kudret ve azametine delalet eden) iki ayet kıldık. Gece ayetini silip gündüz ayetini görünür kıldık ki Rabbinizin ihsan ve lütfunu arayasınız. (Ayrıca) yılların sayısını ve hesabı bilesiniz. Biz, her şeyi böyle detaylı bir şekilde açıkladık.

54

İsrâ

Ayet: 20Sayfa: 283

Ayete Git

Onlara da (ahireti isteyenlere) bunlara da (dünyayı isteyenlere) hepsine Rabbinin bağışından veririz. Rabbinin bağışı, kimseye yasak değildir.

55

İsrâ

Ayet: 21Sayfa: 283

Ayete Git

Bak! Nasıl da bazısını bazısına üstün kıldık. Hiç kuşkusuz, ahiret dereceleri ve ahiret üstünlüğü daha büyüktür.

56

İsrâ

Ayet: 66Sayfa: 287

Ayete Git

Rabbiniz, lütuf ve ihsanından arayasınız diye gemileri denizde (yumuşak bir şekilde) yürütendir. Kuşkusuz O, size karşı merhametlidir.

57

İsrâ

Ayet: 70Sayfa: 288

Ayete Git

Andolsun ki insanoğlunu onurlu/değerli/izzetli kıldık. Onları karada ve denizde (farklı araçlarla) taşıdık, onları temiz şeylerden rızıklandırdık. Ve onları, yarattığımız birçok varlıktan (belirgin şekilde) üstün kıldık.

58

Tâhâ

Ayet: 53Sayfa: 314

Ayete Git

(O Rabb ki) yeryüzünü sizin için (üzerinde yaşayıp istikrar bulduğunuz) bir döşek yapan, sizin için orada yollar açan ve gökyüzünden su indirendir. O (su) sayesinde çeşitli bitkilerden çift çift çıkarmışızdır.

59

Tâhâ

Ayet: 54Sayfa: 314

Ayete Git

Yiyin ve hayvanlarınızı otlatın (diye)… Şüphesiz ki bunda, akıl sahipleri için (ibret alınacak) ayetler vardır.

60

Hac

Ayet: 63Sayfa: 338

Ayete Git

Görmedin mi? Allah, gökten su indirdi. Yeryüzü yemyeşil oluverdi. Şüphesiz ki Allah, (lütuf ve ihsan sahibi, en küçük şeylere ilmiyle nüfuz edip haberdar olan) Latîf ve (her şeyden haberdar olan) Habîr’dir.

61

Hac

Ayet: 65Sayfa: 339

Ayete Git

Görmedin mi? Allah, yeryüzünde olan her şeyi emrinize amade kıldı. Gemiler denizde O’nun emriyle yüzer, izni olmadıkça gökyüzünün yere düşmesine engel olur. Muhakkak ki Allah, insanlara karşı (şefkatli olan) Raûf ve (merhametli olan) Rahîm’dir.

62

Hac

Ayet: 66Sayfa: 339

Ayete Git

Sizi (yoktan var ederek) dirilten, sonra öldürecek olan (sonra Kıyamet Günü’nde) tekrar diriltecek olan O’dur. Şüphesiz ki insan, pek nankördür.

63

Mu'minûn

Ayet: 18Sayfa: 342

Ayete Git

Gökten belirli miktarda su indirdik ve o suyu yeryüzüne yerleştirdik. Şüphesiz ki biz, onu götürmeye de kâdiriz.

64

Mu'minûn

Ayet: 21Sayfa: 342

Ayete Git

Hiç şüphesiz, hayvanlarda da sizin için bir ibret vardır. Karınlarında olan (sütten) size içiriyoruz. Sizin için onlarda çok faydalar vardır ve onlardan yemektesiniz.

65

Mu'minûn

Ayet: 22Sayfa: 342

Ayete Git

O (hayvanların) ve gemilerin üzerinde taşınmaktasınız.

66

Nûr

Ayet: 21Sayfa: 351

Ayete Git

Ey iman edenler! Şeytanın adımlarına uymayın. Kim de şeytanın adımlarına uyarsa (bilsin ki) hiç şüphesiz o (şeytan), fuhşiyatı ve münkeri emreder. Şayet üzerinizde Allah’ın lütfu ve rahmeti olmasaydı içinizden hiç kimse ebediyen arınamazdı. Fakat Allah, dilediğini temizleyip arındırır. Allah (işiten ve dualara icabet eden) Semî’ ve (her şeyi bilen) Alîm’dir.

67

Furkân

Ayet: 45Sayfa: 363

Ayete Git

Görmedin mi Rabbin gölgeyi nasıl da uzattı? Şayet dileseydi onu hareketsiz kılardı. Sonra Güneş’i ona delil kıldık.

68

Furkân

Ayet: 46Sayfa: 363

Ayete Git

Sonra o (gölgeyi) ağır ağır kendimize çektik.

69

Furkân

Ayet: 47Sayfa: 363

Ayete Git

Sizin için geceyi bir elbise, uykuyu dinlenme, gündüzü de (rızkınızı aradığınız) bir başlangıç ve yayılma (vakti) kılan O’dur.

70

Furkân

Ayet: 48Sayfa: 363

Ayete Git

Rahmetinin/Yağmurun öncesinde rüzgârları bir müjde olarak gönderen O’dur. Ve gökten tertemiz bir su indirdik.

71

Furkân

Ayet: 49Sayfa: 363

Ayete Git

(Yağmuru indirdik ki) ölü beldeyi onunla diriltelim, yarattığımız hayvanların ve insanların birçoğunu onunla sulayalım.

72

Furkân

Ayet: 50Sayfa: 363

Ayete Git

Andolsun ki (o yağmuru), öğüt almaları için onların arasında çevirdik durduk. Ancak insanların çoğu (anlamak ya da inanmak yerine) küfürde direttiler.

73

Şuarâ

Ayet: 132Sayfa: 371

Ayete Git

“Size, bildiğiniz (güzelliklerle) destek veren (Allah’tan) korkup sakının.”

74

Şuarâ

Ayet: 133Sayfa: 371

Ayete Git

“Size hayvanlar ve çocuklarla destek verdi.”

75

Şuarâ

Ayet: 134Sayfa: 371

Ayete Git

“Bahçeler ve su kaynaklarıyla…”

76

Neml

Ayet: 63Sayfa: 381

Ayete Git

(Onlar mı daha hayırlıdır yoksa) karanın ve denizin karanlıklarında size yol gösteren, rahmeti (olan yağmurdan önce) müjdeci olarak rüzgârları gönderen (Allah mı)? Allah’la beraber başka ilah mı?! Allah, onların şirk koştuklarından yücedir.

77

Neml

Ayet: 73Sayfa: 382

Ayete Git

Şüphesiz ki senin Rabbin, insanlara karşı lütuf ve ihsan sahibidir. Fakat insanların çoğu şükretmezler.

78

Kasas

Ayet: 71Sayfa: 393

Ayete Git

De ki: “Görüşünüz nedir? (Söylesenize!) Allah Kıyamet Günü’ne kadar, geceyi üzerinize sürekli kılsa Allah’tan başka hangi ilah size aydınlık getirebilir? Dinlemez misiniz?”

79

Kasas

Ayet: 72Sayfa: 393

Ayete Git

De ki: “Görüşünüz nedir? (Söylesenize!) Allah, Kıyamet Günü’ne kadar, gündüzü üzerinize sürekli kılsa Allah’tan başka hangi ilah içinde dinleneceğiniz geceyi size getirebilir? Görmez misiniz?”

80

Kasas

Ayet: 73Sayfa: 393

Ayete Git

İçinde dinlenesiniz ve Allah’ın lütfundan arayasınız diye, sizin için geceyi ve gündüzü yaratması O’nun rahmetindendir. Umulur ki şükredersiniz.

81

Ankebût

Ayet: 67Sayfa: 403

Ayete Git

Çevrelerindeki insanların (yağma ve talanla) kapılıp götürülmesine rağmen, bizim (Mekke’yi) güvenilir ve kutsal bir yer kıldığımızı görmüyorlar mı? Batıla inanıp Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?

82

Rûm

Ayet: 20Sayfa: 405

Ayete Git

Sizi topraktan yaratması, sonra da sizlerin (üreyip çoğalarak) insan olarak yayılmanız O’nun (kudret ve azametine delil olan) ayetlerindendir.

83

Rûm

Ayet: 21Sayfa: 405

Ayete Git

Kendilerinde sükûnet bulup (huzura kavuşasınız) diye sizin için nefislerinizden eşler yaratması, aranızda sevgi ve merhamet kılması da O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz ki bunda, düşünen bir topluluk için ayetler vardır.

84

Rûm

Ayet: 22Sayfa: 405

Ayete Git

Göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz ki bunda, âlimler için ayetler vardır.

85

Rûm

Ayet: 23Sayfa: 405

Ayete Git

Gece ve gündüz uyumanız, O’nun lütuf ve ihsanından (rızkınızı) aramanız da O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz ki bunda, işiten bir topluluk için ayetler vardır.

86

Rûm

Ayet: 24Sayfa: 405

Ayete Git

Size korku ve ümide sebep olan şimşeği göstermesi, gökten su indirip onunla ölümünden sonra yeryüzüne hayat vermesi de O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz ki bunda, akleden bir topluluk için ayetler vardır.

87

Rûm

Ayet: 25Sayfa: 406

Ayete Git

Göğün ve yerin O’nun emriyle ayakta durması da O’nun ayetlerindendir. Sonra sizi, yerden (Sûr’a üfleyerek) tek çağırışla çağırdığı zaman, hemen (kabirlerinizden) çıkarsınız.

88

Rûm

Ayet: 46Sayfa: 408

Ayete Git

Size rahmetinden tattırması, gemilerin O’nun emriyle akıp gitmesi, O’nun lütuf ve ihsanını aramanız için rüzgârları müjdeciler olarak göndermesi O’nun ayetlerindendir. Umulur ki şükredersiniz.

89

Lokmân

Ayet: 20Sayfa: 412

Ayete Git

Allah’ın göklerde ve yerde olan her şeyi size hizmetkâr kıldığını, açık ve gizli olan nimetlerini size geniş geniş verdiğini görmediniz mi? (Bununla birlikte) insanlardan öylesi vardır ki Allah hakkında ilimsizce, rehbersiz ve aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın tartışır.

90

Lokmân

Ayet: 27Sayfa: 412

Ayete Git

Şayet yeryüzündeki ağaçlar kalem, denizler de (mürekkep olsa) ve yedi deniz de (mürekkep olup) eklense (Allah’ın kelimelerini/ilmini yazmaya kalksalar) yine de Allah’ın kelimeleri/ilmi bitmez. Şüphesiz ki Allah, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) Azîz ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm’dir.

91

Secde

Ayet: 7Sayfa: 414

Ayete Git

O (Allah) ki yarattığı her şeyi en güzel ve en sağlam yapan, insanı yaratmaya çamurdan başlayandır.

92

Secde

Ayet: 8Sayfa: 414

Ayete Git

Sonra onun neslini, değersiz bir suyun özünden yaratandır.

93

Secde

Ayet: 9Sayfa: 414

Ayete Git

Sonra onu, tam bir şekilde düzene koyup ona ruhundan üfleyendir. Sizin için kulaklar, gözler ve kalpler yaratandır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

94

Secde

Ayet: 27Sayfa: 416

Ayete Git

Görmediler mi? Biz suyu çorak toprağa sevk ederiz de onunla hayvanlarının ve kendilerinin yediği ekinler çıkarırız. Görmüyorlar mı?

95

Fâtır

Ayet: 3Sayfa: 433

Ayete Git

Ey insanlar! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Allah’ın dışında gökten ve yerden sizi rızıklandıran bir yaratıcı mı var? O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. (O hâlde) nasıl da (tevhidden şirke) çevriliyorsunuz?

96

Yâsîn

Ayet: 35Sayfa: 441

Ayete Git

Onun meyvelerinden ve ellerinin emeğinden yesinler diye… Şükretmezler mi?

97

Yâsîn

Ayet: 71Sayfa: 444

Ayete Git

Görmediler mi? Kendi ellerimizle yaptığımız (büyük ve küçükbaş) hayvanları, onlar(ın menfaati) için yarattık. Onlar (bu) hayvanlara hükmediyor (faydalarına olacak işlerde kullanıyorlar).

98

Yâsîn

Ayet: 72Sayfa: 444

Ayete Git

(O hayvanları) onlara boyun eğdirdik. Hem binekleri (bu) hayvanlardandır hem de onlardan yerler.

99

Yâsîn

Ayet: 73Sayfa: 444

Ayete Git

Ve onlarda, kendileri için (başka) faydalar ve içecekler vardır. Şükretmezler mi?

100

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 61Sayfa: 473

Ayete Git

Allah ki kendisinde sükûnet bulmanız için geceyi (yarattı ve çalışıp rızkınızı aramanız için de) gündüzü aydınlık kıldı. Gerçek şu ki Allah, insanlar üzerinde lütuf ve ihsan sahibidir, fakat insanların çoğu şükretmezler.

101

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 64Sayfa: 473

Ayete Git

Allah ki yeri sizin için (üzerinde yaşanacak) bir yerleşke, gökyüzünü de bir bina/tavan kılandır. Size şekil verdi, şekillerinizi en güzel hâle getirdi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı. İşte bu, sizin Rabbiniz olan Allah’tır. Âlemlerin Rabbi olan Allah ne mübarek, ne yücedir.

102

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 79Sayfa: 475

Ayete Git

Allah, bir kısmına binmeniz ve bir kısmından yemeniz için hayvanları var edendir.

103

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 80Sayfa: 475

Ayete Git

O (hayvanlarda) sizin için faydalar vardır. İçinizde var olan isteklerinize, onların üzerinde (yolculuk yaparak) ulaşasınız diye onları var ettik. (Ayrıca) hem onların hem de gemilerin üstünde (ulaşmak istediğiniz yerlere) taşınırsınız.

104

Şûrâ

Ayet: 11Sayfa: 483

Ayete Git

Göklerin ve yerin yaratıcısıdır. Size kendi nefislerinizden eşler yarattı. Davarlardan da çift çift yarattı. Sizi (bu yolla, dişi ve erkek yaratarak) çoğaltıp yayıyor. Hiçbir şey O’nun benzeri/misli/dengi değildir. O, (işiten ve dualara icabet eden) Es-Semî’ ve (her şeyi gören) El-Basîr’dir.

105

Zuhruf

Ayet: 9Sayfa: 488

Ayete Git

Şayet onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan kesinlikle, “Onları (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (her şeyi bilen) El-Alîm (olan Allah) yarattı.” derler.

106

Zuhruf

Ayet: 10Sayfa: 488

Ayete Git

O (Allah) ki yeri sizin için bir döşek kıldı ve orada (amacınıza) ulaşmanız için yollar var etti.

107

Zuhruf

Ayet: 11Sayfa: 489

Ayete Git

O (Allah) ki gökten belli bir ölçüde su indirdi. Onunla ölmüş bir beldeyi canlandırdık. Siz de (kabirlerinizden) böyle çıkarılırsınız işte.

108

Zuhruf

Ayet: 12Sayfa: 489

Ayete Git

O (Allah) ki tüm çiftleri yarattı; gemilerden, hayvanlardan bineceğiniz binekler var etti.

109

Zuhruf

Ayet: 13Sayfa: 489

Ayete Git

Onların sırtlarına kurulmanız ve yerleştiğiniz zaman Rabbinizin nimetini hatırlayıp, “Bunu hizmetimize sunan Allah tüm eksikliklerden münezzehtir. (Aksi hâlde) bizim buna gücümüz yetmezdi.”

110

Zuhruf

Ayet: 26Sayfa: 490

Ayete Git

(Hatırlayın!) Hani İbrâhîm babasına ve kavmine, “Şüphesiz ki ben, sizin ibadet ettiklerinizden berîyim/uzağım.” demişti.

111

Zuhruf

Ayet: 27Sayfa: 490

Ayete Git

“Beni yaratan (Allah) hariç. Şüphesiz ki O, beni (doğruya) hidayet edecektir.”

112

Zuhruf

Ayet: 28Sayfa: 490

Ayete Git

(Bu sözleri) insanlar ona dönerler diye onun ardından kalıcı bir kelime kıldı.

113

Zuhruf

Ayet: 29Sayfa: 490

Ayete Git

Hayır! Ben onları ve babalarını, kendilerine hak ve açıklayıcı bir resûl gelinceye kadar faydalandırdım.

114

Câsiye

Ayet: 12Sayfa: 498

Ayete Git

Allah ki lütuf ve ihsanından arayasınız, şükredesiniz ve gemiler O’nun emriyle üzerinde akıp gitsin diye denizleri sizin hizmetinize sunandır.

115

Câsiye

Ayet: 13Sayfa: 498

Ayete Git

Kendisinden (bir lütuf olarak) göklerde ve yerde olanların tamamını hizmetinize sundu. Şüphesiz ki bunda, düşünen bir topluluk için ayetler vardır.

116

Hucurât

Ayet: 7Sayfa: 515

Ayete Git

Ve bilin ki aranızda Allah’ın Resûlü vardır. Şayet o, birçok şeyde size itaat edecek olsa (verdiğiniz her haberi doğrulayıp gereğini yapsa) sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, imanı size sevdirdi ve onu kalplerinizde süsledi. Küfür, fısk ve isyanı size çirkin/sevimsiz gösterdi. İşte bunlar, rüşd/olgunluk yolunu bulanlardır.

117

Hucurât

Ayet: 8Sayfa: 515

Ayete Git

Allah’tan bir lütuf ve nimet olarak… (Zaten) Allah, (her şeyi bilen) Alîm ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm’dir.

118

Kâf

Ayet: 6Sayfa: 517

Ayete Git

Üstlerinde olan gökyüzüne bakmadılar mı hiç? Onu nasıl da bina edip süsledik. Onun hiçbir açığı da yoktur.

119

Kâf

Ayet: 7Sayfa: 517

Ayete Git

Yeryüzünü de yayıp genişlettik, oraya (dağlardan) sarsılmaz kazıklar çaktık ve her göz alıcı bitkiden çift çift bitirdik.

120

Kâf

Ayet: 8Sayfa: 517

Ayete Git

(Allah’a) yönelen her kulun, (Allah’ın kudretini) görmesi ve (üzerinde tefekkür edip) öğüt alması için…

121

Kâf

Ayet: 9Sayfa: 517

Ayete Git

Gökten bereketli bir su indirdik ve onunla bahçeler ve biçilen taneler bitirdik.

122

Kâf

Ayet: 10Sayfa: 517

Ayete Git

Üst üste binmiş tomurcukları ile uzun hurma ağaçlarını da…

123

Kâf

Ayet: 11Sayfa: 517

Ayete Git

Kullara rızık olması için… Biz, o (su ile) ölmüş bir beldeye hayat verdik. İşte, (kabirlerden) çıkış da böyledir.

124

Rahmân

Ayet: 1Sayfa: 530

Ayete Git

Er-Rahmân,

125

Rahmân

Ayet: 2Sayfa: 530

Ayete Git

Kur’ân’ı öğretti.

126

Rahmân

Ayet: 3Sayfa: 530

Ayete Git

İnsanı yarattı.

127

Rahmân

Ayet: 4Sayfa: 530

Ayete Git

Ona, beyanı (konuşup kendini ifade etmeyi) öğretti.

128

Cuma

Ayet: 2Sayfa: 552

Ayete Git

Ümmiler arasında onlardan olan, kendilerine (Allah’ın) ayetlerini okuyan, onları arındıran, Kitab’ı ve hikmeti öğreten bir resûl gönderen O’dur. Onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içindeydiler.

129

Cuma

Ayet: 3Sayfa: 552

Ayete Git

Ve onlardan olup da henüz onlara erişmemiş olanlara da… O, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) El-Hakîm’dir.

130

Cuma

Ayet: 4Sayfa: 552

Ayete Git

Bu, Allah’ın lütfudur. (Allah, lütfunu) dilediğine verir. O Allah, büyük bir lütuf sahibidir.

131

Mulk

Ayet: 23Sayfa: 562

Ayete Git

De ki: “Sizi yoktan var eden, size kulaklar, gözler ve kalpler veren O’dur. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!”

132

İnsân

Ayet: 2Sayfa: 577

Ayete Git

Şüphesiz ki biz insanı, (kadın ve erkeğin) birbirine karışmış su(yun)dan yarattık. Onu deniyoruz/imtihan ediyoruz. (Bu sebeple de) onu, işiten ve gören bir varlık yaptık.

133

Nâziât

Ayet: 27Sayfa: 583

Ayete Git

Sizi yaratmak mı daha zor yoksa göğü mü? Onu bina etti.

134

Nâziât

Ayet: 28Sayfa: 583

Ayete Git

Onun tavanını yükseltip onu düzenledi.

135

Nâziât

Ayet: 29Sayfa: 583

Ayete Git

Gecesini kararttı, kuşluk vaktini açığa çıkardı.

136

Nâziât

Ayet: 30Sayfa: 583

Ayete Git

Bundan sonra da yeryüzünü yaydı (veya yuvarladı).

137

Nâziât

Ayet: 31Sayfa: 583

Ayete Git

Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.

138

Nâziât

Ayet: 32Sayfa: 583

Ayete Git

Dağları sabitledi.

139

Nâziât

Ayet: 33Sayfa: 583

Ayete Git

Size ve hayvanlarınıza fayda olması için.

140

Abese

Ayet: 18Sayfa: 584

Ayete Git

(Allah) onu hangi şeyden yarattı?

141

Abese

Ayet: 19Sayfa: 584

Ayete Git

Bir damla sudan yarattı ve takdir etti.

142

Abese

Ayet: 20Sayfa: 584

Ayete Git

Sonra ona yolu kolaylaştırdı.

143

Abese

Ayet: 24Sayfa: 584

Ayete Git

İnsan yiyeceğine bir baksın.

144

Abese

Ayet: 25Sayfa: 584

Ayete Git

Şüphesiz ki biz, suyu bol bol akıttık.

145

Abese

Ayet: 26Sayfa: 584

Ayete Git

Sonra yeri (bitkiler çıkararak) yardık.

146

Abese

Ayet: 27Sayfa: 584

Ayete Git

Orada taneler bitirdik.

147

Abese

Ayet: 28Sayfa: 584

Ayete Git

Üzüm ve (hayvanlara yem olacak) yoncalar,

148

Abese

Ayet: 29Sayfa: 584

Ayete Git

Zeytin ve hurma ağaçları,

149

Abese

Ayet: 30Sayfa: 584

Ayete Git

Yüksek ve gür ağaçlarla dolu bahçeler,

150

Abese

Ayet: 31Sayfa: 584

Ayete Git

Meyveler ve meralar,

151

Abese

Ayet: 32Sayfa: 584

Ayete Git

Size ve hayvanlarınıza fayda olması için.

152

Beled

Ayet: 8Sayfa: 594

Ayete Git

Biz ona iki göz vermedik mi? (Ona göz veren Allah, elbette onu ve yaptıklarını görüyor.)

153

Beled

Ayet: 9Sayfa: 594

Ayete Git

Bir dil ve iki dudak.

154

Beled

Ayet: 10Sayfa: 594

Ayete Git

Biz ona iki yol gösterdik.