Bakara
Ayet: 41Sayfa: 6
Sizin yanınızda olan (Tevrât’ı) doğrulayıcı olarak indirdiğim (Kur’ân’a) iman edin ve onu ilk inkâr edenlerden olmayın. Ayetlerimi az bir paha karşılığında satmayın. Ve yalnızca benden sakının.
Bu konuyla ilgili ayetler
Ayet: 41Sayfa: 6
Sizin yanınızda olan (Tevrât’ı) doğrulayıcı olarak indirdiğim (Kur’ân’a) iman edin ve onu ilk inkâr edenlerden olmayın. Ayetlerimi az bir paha karşılığında satmayın. Ve yalnızca benden sakının.
Ayet: 194Sayfa: 29
Haram ay, haram aya karşılıktır. (Gözetilmesi gereken) hürmetler/haklar/dokunulmazlıklar da karşılıklıdır. Kim size karşı haddini aşar da saldırırsa siz de ona saldırarak misliyle karşılık verin. Allah’tan korkup sakının. Ve bilin ki Allah, takva sahipleriyle beraberdir.
Ayet: 196Sayfa: 29
Hac ve umreyi Allah için tamamlayın. (Hac veya umre vazifesini tamamlamaktan herhangi bir özür nedeniyle) alıkonursanız kolayınıza gelen bir kurban (gönderin). Kurban yerine ulaşıncaya kadar tıraş olmayın. Sizden kim hasta ya da başında (ona eza veren) bir şikâyeti olursa fidye olarak oruç tutması, sadaka vermesi veya kurban kesmesi gerekir. (Engeller kalkıp) emniyete kavuştuğunuz zaman, kim hac zamanına kadar umreden faydalanmak isterse kolayına gelen bir kurban (kessin). (Kurbanı) bulamayan da üç günü hacda, yedi günü de döndükten sonra olmak üzere tamı tamına on gün oruç tutsun. Bu (fidye), ailesi Mescid-i Haram (mıntıkasında) oturmayanlar içindir. Allah’tan korkup sakının ve bilin ki Allah, cezası çetin olandır.
Ayet: 197Sayfa: 30
Hac, bilinen aylardadır. (Bilin ki) kim bu aylarda haccederse cinsel münasebet, fısk ve tartışmak hacda yoktur/olmamalıdır. Ne hayır işlerseniz Allah onu bilir. Azık edinin! Şüphesiz azığın en hayırlısı takvadır. Benden korkup sakının, ey akıl sahipleri!
Ayet: 203Sayfa: 31
Allah’ı sayılı günlerde (Kurban Bayramı’nın 2, 3, ve 4. günlerinde) anın. Her kim ilk iki günde (bayramın 3. günü Minâ’dan ayrılmak için) acele ederse ona bir günah yoktur. Allah’tan korkup sakınan kimse ilk iki günden sonraya ertelerse (son güne kadar Minâ’da kalırsa) ona da günah yoktur. Allah’tan korkup sakının ve (diriltilip) O’nun huzurunda haşrolacağınızı bilin.
Ayet: 223Sayfa: 34
Kadınlar sizin (ekin misali çocuklar bitiren) tarlanızdır. Tarlanıza dilediğiniz gibi gelin. Kendiniz için (ileride faydalı olacak) bir şeyler takdim edin. Allah’tan korkup sakının ve (bir gün) O’nunla karşılaşacağınızı bilin. Müminleri müjdele!
Ayet: 231Sayfa: 36
Kadınları boşadığınızda iddet müddetini doldururlarsa ya onları iyilikle tutun ya da iyilikle bırakın. (Fakat) onların haklarını çiğneyip zarar vermek (kastıyla) onları tutmayın. Kim de böyle yaparsa kendisine zulmetmiş olur. (Boşanma ve nikâhı oyuna çevirmek suretiyle) Allah’ın ayetlerini alaya almayın. Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve size öğüt vermek için indirdiği Kitab’ı ve hikmeti hatırlayın. Allah’tan korkun ve bilin ki Allah, her şeyi bilendir.
Ayet: 233Sayfa: 36
Emzirme süresini tamamlamak isteyen anneler, çocuklarını tam iki yıl boyunca emzirirler. Yiyecek ve giyecek ihtiyacı, (yaygın olan) örf ölçüsünce babanın sorumluluğundadır. Hiç kimseye gücünden fazla (harcama yapması istenerek onu zorlayacak) sorumluluk yüklenmez. Ne anne ne de baba, çocuğundan dolayı zarara uğratılmasın. Mirasçıya da aynı sorumluluk düşer. Anne baba karşılıklı anlaşarak ve istişareyle çocuğu sütten kesmek isterlerse ikisi için de bir sakınca söz konusu değildir. Şayet çocuğunuzu emzirmesi için bir sütanneye vermek isterseniz, vermeniz gereken (ücreti) iyilikle/örfe uygun/makul bir ücret olarak teslim ettikten sonra, bunda bir sakınca yoktur. Allah’tan korkup sakının ve Allah’ın sizin yaptıklarınızı görmekte olduğunu bilin.
Ayet: 278Sayfa: 46
Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve şayet müminseniz faizi terk edin.
Ayet: 282Sayfa: 47
Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman onu yazın. Aranızdan bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah’ın ona öğrettiği şekilde yazmaktan geri durmasın. Borçlanan kimse borcu yazdırsın, Rabbi olan Allah’tan korksun ve (borçtan) hiçbir şey eksiltmesin. Şayet borçlanan; zayıf akıllı, (bedenen) zayıf ya da yazdırmaya güç yetiremeyen biriyse velisi adaletle yazdırsın. Erkeklerinizden iki şahit tutun. Şayet iki erkek bulamazsanız razı olduğunuz şahitlerden bir erkek ve iki kadını şahit tutun. (İki kadının bir erkek yerine geçmesinin hikmeti) biri unuttuğunda diğeri ona hatırlatsın diyedir. Şahitler şahitlik için çağrıldıklarında geri durmasınlar. Küçük olsun büyük olsun (borçlarınızı) yazmakta gevşeklik göstermeyin. (Her türlü borcu kayıt altına almanız) Allah katında şahitliğin en adili, en güçlüsü ve şüpheye düşmemeniz için en uygun olanıdır. Aranızda döndürdüğünüz (pazar, esnaflık, seyyar satıcılık gibi) sürekli olan (peşin) ticaretlerinizi yazmamanızda size bir günah yoktur. Alışveriş yaptığınızda şahit tutun. Ne yazıcı ne de şahit zarar görmesin. Şayet (şahitlik ve yazıcılıktan ötürü bu insanlara zarar verirseniz) bu sizin için fısk/günah olur. Allah’tan korkup sakının. Allah, size öğretiyor. Allah, her şeyi bilendir.
Ayet: 50Sayfa: 55
“Benden önceki (Tevrât’ı) doğrulayıcı ve (Tevrât’ta) sizlere haram kılınmış bazı şeyleri helal kılmak için Rabbinizden bir ayetle size geldim. Allah’tan korkup sakının ve bana itaat edin.”
Ayet: 102Sayfa: 62
Ey iman edenler! Allah’tan hakkıyla korkup sakının! Yalnızca Müslimler/şirki terk ederek tevhidle Allah’a yönelen kullar olarak can verin.
Ayet: 123Sayfa: 65
Andolsun ki Bedir’de zayıf/güçsüz olmanıza rağmen Allah size yardım etti. Allah’tan korkup sakının ki şükretmiş olasınız.
Ayet: 200Sayfa: 75
Ey iman edenler! Sabredin, sabırda yarışın/birbirinize sabrı tavsiye edin ve nöbet tutun. Allah’tan korkup sakının ki kurtuluşa eresiniz.
Ayet: 1Sayfa: 76
Ey insanlar! Sizleri tek bir nefisten yaratan, ondan da eşini yaratan ve o ikisinden de birçok erkek ve kadın türetip (yeryüzünde) yayan Rabbinizden korkup sakının. Kendisiyle istediğiniz Allah’tan ve akrabalık bağlarını koparmaktan korkup sakının. Şüphesiz ki Allah, sizin üzerinizde gözetleyicidir.
Ayet: 131Sayfa: 98
Göklerde ve yerde olanların tamamı Allah’a aittir. Andolsun ki sizden önce kendilerine Kitap verilenlere ve size Allah’tan sakınmanızı tavsiye ettik. Şayet kâfir olursanız şüphesiz ki göklerde ve yerde olanların tamamı Allah’a aittir. Allah, (kimseye muhtaç olmayan, her şeyin kendisine muhtaç olduğu) Ğaniy ve (her daim övgüyü hak eden ve varlık tarafından övülen) Hamîd’dir.
Ayet: 4Sayfa: 106
Sana, kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar. De ki: “Temiz şeyler size helal kılındı. Allah’ın size öğrettiği şekilde yetiştirdiğiniz av hayvanlarının yakaladıkları da (helal kılındı). Onların sizin için tuttuklarını Allah’ın adını anarak yiyin. Allah’tan korkup sakının. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.”
Ayet: 7Sayfa: 107
Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve sizinle sözleştiği, (ona verdiğiniz) sözünüzü hatırlayın! Hani siz, “İşittik ve itaat ettik.” demiştiniz. Allah’tan korkun. Şüphesiz ki Allah, sinelerde olanı bilendir.
Ayet: 8Sayfa: 107
Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan adaletli şahitler olun. Bir kavme olan öfkeniz/kininiz, sizi adaletsizlik yapmaya sevk etmesin. Adaletli olun! O, takvaya daha yakındır. Allah’tan korkup sakının. Şüphesiz ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Ayet: 11Sayfa: 108
Ey iman edenler! Allah’ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın! Hani bir topluluk (savaşmak için) size el uzatmak istemişti de (Allah) onların ellerini çekmiş (ve girişimlerini akamete uğratmıştı). Allah’tan korkup sakının. Müminler yalnızca Allah’a tevekkül etsinler.
Ayet: 35Sayfa: 112
Ey iman edenler! Allah’tan korkup sakının ve (sizi) Allah’a (yakınlaştıracak) vesileler arayın. Allah yolunda cihad edin. Umulur ki kurtuluşa erersiniz.
Ayet: 57Sayfa: 116
Ey iman edenler! Dininizi alay ve oyun konusu edinen sizden önce kendilerine Kitap verilenleri ve kâfirleri dost edinmeyin. Şayet müminseniz Allah’tan korkup sakının.
Ayet: 88Sayfa: 121
Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden helal ve temiz olarak yiyin. Kendisine iman ettiğiniz Allah’tan korkup sakının.
Ayet: 100Sayfa: 123
De ki: “Pis olanın çokluğu seni şaşırtıp hoşuna gitse de pis ve temiz bir olmaz. Allah’tan korkun, ey akıl sahipleri ki felaha eresiniz.”
Ayet: 108Sayfa: 124
Bu (usul), gerektiği gibi şahitlik yapabilmeleri ve yemin ettikten sonra yeminlerinin geri çevrilip kabul edilmemesi korkusundan (emin olmaları için) en uygun olandır. Allah’tan korkup sakının ve (söylediklerini) dinleyin. Allah, fasıklar grubuna hidayet etmez.
Ayet: 112Sayfa: 125
Hani havârîler, “Ey Meryem oğlu Îsâ! Sen, Rabbinden bizim için gökten sofra indirmesini isteyebilir misin?” demişlerdi. (Îsâ,) “Şayet müminseniz Allah’tan korkup sakının.” demişti.
Ayet: 72Sayfa: 135
(Ayrıca) namazı kılın ve O’ndan korkup sakının (diye emrolunduk). (Dirilip) huzurunda toplanacağınız, O’dur.
Ayet: 155Sayfa: 148
Bu, bizim indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Ona uyun ve korkup sakının ki merhamet olunasınız.
Ayet: 1Sayfa: 176
Sana ganimetlerden soruyorlar. De ki: “Ganimetler (hakkında hüküm verme yetkisi) Allah’a ve Resûl’e aittir. Allah’tan korkup sakının ve aranızı düzeltin. Şayet müminseniz, Allah’a ve Resûl’üne itaat edin.”
Ayet: 69Sayfa: 184
Aldığınız ganimetlerden helal ve temiz olarak yiyin. Allah’tan korkup sakının. Şüphesiz ki Allah, (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.
Ayet: 119Sayfa: 205
Ey iman edenler! Allah’tan korkup sakının ve sadıklarla beraber olun!
Ayet: 78Sayfa: 229
(Misafirlerin geldiğini duyunca) kavmi koşar adımlarla ona gelmişti. Bundan önce de kötülükleri (âdet hâline getirecek kadar çokça) yaparlardı. Dedi ki: “Ey kavmim! İşte bunlar benim kızlarım, onlarla (evlenerek ilişki kurmanız) sizin için daha temizdir. Artık Allah’tan korkup sakının ve misafirlerin içinde beni rezil etmeyin. İçinizde hiç mi olgun/aklı başında bir adam yok?”
Ayet: 67Sayfa: 264
Şehir halkı (erkek misafirlerin şehre geldiğini birbirlerine müjdeleyerek) sevinç içinde geldiler.
Ayet: 68Sayfa: 264
Dedi ki: “Bunlar benim misafirlerimdir. Beni utandırıp dillerine düşürmeyin.”
Ayet: 69Sayfa: 264
“Allah’tan korkun ve beni rezil etmeyin.”
Ayet: 2Sayfa: 266
Kullarından dilediğine ruhla/vahiyle melekleri indirir ve (o kâfirleri şöyle) uyarın (diye emreder): “Benden başka (ibadeti hak eden) ilah yok, (o hâlde) benden korkup sakının.”
Ayet: 52Sayfa: 271
Göklerde ve yerde olanların tamamı O’na aittir. Sürekli olan din de O’na aittir. (Kesintisiz kulluk/ubudiyet ve mutlak otorite Allah’a aittir.) Allah’tan başkasından mı korkup sakınacaksınız?
Ayet: 1Sayfa: 331
Ey insanlar! Rabbinizden korkup sakının. Şüphesiz ki kıyamet sarsıntısı, büyük bir şeydir.
Ayet: 52Sayfa: 344
Hiç kuşkusuz sizin bu ümmetiniz, tek (olan İslam) ümmetidir. Ben de sizin Rabbinizim. (Öyleyse) benden korkup sakının.
Ayet: 106Sayfa: 370
Hani kardeşleri Nûh, kendilerine, “(Allah’tan) korkup sakınmaz mısınız?” demişti.
Ayet: 107Sayfa: 370
“Şüphesiz ki ben, sizin için güvenilir bir resûlüm.”
Ayet: 108Sayfa: 370
“(O hâlde) Allah’tan korkup sakının ve bana itaat edin.”
Ayet: 109Sayfa: 370
“Sizden (davetim karşılığında) bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, âlemlerin Rabbi olan (Allah’)a aittir.”
Ayet: 110Sayfa: 370
“Allah’tan korkup sakının ve bana itaat edin.”
Ayet: 124Sayfa: 371
Hani kardeşleri Hûd onlara, “(Allah’tan) korkup sakınmaz mısınız?” demişti.
Ayet: 125Sayfa: 371
“Şüphesiz ki ben, sizin için güvenilir bir resûlüm.”
Ayet: 126Sayfa: 371
“(O hâlde) Allah’tan korkup sakının ve bana itaat edin.”
Ayet: 130Sayfa: 371
“Ele geçirdiğiniz (insanları) zorbalıkla mı yakalıyorsunuz?”
Ayet: 131Sayfa: 371
“Allah’tan korkup sakının ve bana itaat edin.”
Ayet: 132Sayfa: 371
“Size, bildiğiniz (güzelliklerle) destek veren (Allah’tan) korkup sakının.”
Ayet: 142Sayfa: 372
Hani kardeşleri Sâlih onlara, “(Allah’tan) korkup sakınmaz mısınız?” demişti.
Ayet: 143Sayfa: 372
“Şüphesiz ki ben, sizin için güvenilir bir resûlüm.”
Ayet: 144Sayfa: 372
“(O hâlde) Allah’tan korkup sakının ve bana itaat edin.”
Ayet: 150Sayfa: 372
“Allah’tan korkup sakının ve bana itaat edin.”
Ayet: 161Sayfa: 373
Hani kardeşleri Lût onlara, “(Allah’tan) korkup sakınmaz mısınız?” demişti.
Ayet: 162Sayfa: 373
“Şüphesiz ki ben, sizin için güvenilir bir resûlüm.”
Ayet: 163Sayfa: 373
“(O hâlde) Allah’tan korkup sakının ve bana itaat edin.”
Ayet: 177Sayfa: 373
Hani Şuayb onlara demişti ki: “(Allah’tan) korkup sakınmaz mısınız?”
Ayet: 178Sayfa: 373
“Şüphesiz ki ben, sizin için güvenilir bir resûlüm.”
Ayet: 179Sayfa: 373
“(O hâlde) Allah’tan korkup sakının ve bana itaat edin.”
Ayet: 183Sayfa: 373
“İnsanların eşyalarını eksiltmeyin! Yeryüzünde bozgunculuk yaparak, karışıklık/düzensizlik/taşkınlık çıkarmayın.”
Ayet: 184Sayfa: 374
“Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkup, sakının.”
Ayet: 16Sayfa: 397
İbrâhîm’i de (kavmine gönderdik). Hani kavmine demişti ki: “Allah’a kulluk edin ve O’ndan korkup sakının. Şayet bilirseniz bu, sizler için en hayırlı olandır.”
Ayet: 30Sayfa: 406
Yüzünü (hiçbir şeyi Allah’a ortak koşmayan muvahhid) bir hanîf olarak dine çevir. Allah’ın insanları yarattığı fıtrata (uy). Allah’ın yaratmasında değişiklik yoktur. (Herkesi tevhid fıtratı üzere yaratmıştır.) İşte dosdoğru din budur. Ancak insanların çoğu bilmezler.
Ayet: 31Sayfa: 406
O’na yönelenler olun. O’ndan korkup sakının. Namazı dosdoğru kılın ve müşriklerden olmayın.
Ayet: 33Sayfa: 413
Ey insanlar! Rabbinizden sakının ve öyle bir günden korkun ki (o gün,) hiçbir babanın oğluna, oğlun da babasına faydası yoktur. Şüphesiz ki Allah’ın vaadi haktır. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. Çokça aldatan (şeytan) da sizi Allah’la aldatmasın.
Ayet: 1Sayfa: 417
Ey Nebi! Allah’tan korkup sakın, kâfirlere ve münafıklara itaat etme! Şüphesiz ki Allah, (her şeyi bilen) Alîm ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm’dir.
Ayet: 55Sayfa: 425
(Peygamber kadınlarının perde olmaksızın) babaları, oğulları, kardeşleri, kardeşlerinin erkek çocukları, kız kardeşlerinin erkek çocukları, kadınları ve köleleriyle (konuşmalarında) bir sakınca/günah yoktur. Allah’tan korkup sakının. Şüphesiz ki Allah, her şeyin üzerinde şahittir.
Ayet: 70Sayfa: 426
Ey iman edenler! Allah’tan korkup sakının ve doğru/sağlam/adil söz söyleyin.
Ayet: 71Sayfa: 426
(Allah da buna karşılık) amellerinizi ıslah etsin, günahlarınızı bağışlasın. Kim de Allah’a ve Resûl’üne itaat ederse, şüphesiz ki büyük bir kurtuluş ve kazanç elde etmiş olur.
Ayet: 10Sayfa: 458
De ki: “Ey iman eden kullarım! Rabbinizden korkup sakının! Bu dünyada iyilik yapanlara iyilik vardır. Allah’ın arzı geniştir. (Dininizi yaşayamadığınız yerden hicret edin.) Ancak sabredenlere ecirleri hesapsızca verilir.”
Ayet: 16Sayfa: 459
Onların üstlerinde de ateşten tabakalar vardır, altlarında da (ateşten) tabakalar vardır. Bu, Allah’ın kullarını kendisiyle korkuttuğu (cehennemdir). Ey kullarım! Benden korkup sakının.
Ayet: 63Sayfa: 493
Îsâ apaçık delillerle geldiği zaman dedi ki: “Muhakkak ki size hikmeti getirdim ve ihtilaf ettiğiniz konuların bazısını açıklamak için geldim. Allah’tan korkup sakının ve bana uyun.”
Ayet: 26Sayfa: 513
Hani o kâfirler, kalplerine asabiyeti, cahiliye asabiyetini koymuştu. Allah da, Resûl’ünün ve müminlerin üzerine sekinetini indirmiş ve onları takva kelimesi (olan Lailaheillallah’a) bağlı kılmıştı. (İşin aslı) onlar da buna layık ve ehil kimselerdi. Allah, her şeyi bilendir.
Ayet: 1Sayfa: 514
Ey iman edenler! Allah’ın ve Resûl’ünün önüne geçmeyin, Allah’tan korkup sakının! Şüphesiz ki Allah, (işiten ve dualara icabet eden) Semî’ ve (her şeyi bilen) Alîm’dir.
Ayet: 10Sayfa: 515
Müminler ancak kardeşlerdir. Kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkup sakının. Umulur ki merhamete nail olursunuz.
Ayet: 28Sayfa: 540
Ey iman edenler! Allah’tan korkup sakının ve Resûl’üne iman edin ki size rahmetinden iki kat versin, size kendisiyle yürüyeceğiniz bir nur kılsın ve (günahlarınızı) bağışlasın. Allah (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.
Ayet: 9Sayfa: 542
Ey iman edenler! Fısıldaştığınız zaman günah, düşmanlık ve Resûl’e isyan ile fısıldaşmayın. (İllaki fısıldaşacaksanız/kulis yapacaksanız) iyilik ve takva (ile ilgili) konuşun. (Diriltilip) huzurunda toplanacağınız Allah’tan korkup, sakının.
Ayet: 18Sayfa: 547
Ey iman edenler! Allah’tan korkup sakının! Herkes yarın için ne takdim ettiğine bir baksın. Allah’tan korkup sakının! Şüphesiz ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Ayet: 11Sayfa: 549
Şayet eşlerinizden biri kâfirlere kaçar (onlara katılırsa), siz de (onlarla savaşıp ganimet elde eder ve) onları cezalandırırsanız, hanımları gitmiş olanlara harcadıkları kadarını veriniz. İman etmiş olduğunuz Allah’tan korkup sakınınız.
Ayet: 15Sayfa: 556
Mallarınız ve evlatlarınız ancak birer fitnedir. Allah ise katında en büyük mükâfat olandır.
Ayet: 16Sayfa: 556
Allah’tan gücünüz yettiğince korkup sakının. İşitin, itaat edin. Kendinize hayır olarak infakta bulunun. Kim de nefsinin bencilliğinden korunursa işte bunlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Ayet: 1Sayfa: 557
Ey Nebi! Kadınları boşamak (istediğinizde), onları iddetleri (vaktinde, yani temizlendiklerinde) boşayın ve iddet müddetini hesaplayın. Rabbiniz olan Allah’tan korkup sakının. Onları evlerinden çıkarmayın, onlar da çıkmasınlar. (Ancak) apaçık bir fuhşiyat (zina) işlerlerse (onları çıkarabilirsiniz). Bu, Allah’ın (koymuş olduğu) sınırlarıdır. Kim de Allah’ın sınırlarını çiğnerse şüphesiz ki nefsine zulmetmiş olur. Bilemezsin ki belki de Allah (talak sonrası kalplerini tekrardan birbirlerine ısındırıp) yeni bir durum meydana getirir.
Ayet: 2Sayfa: 557
(İddet) sürelerine ulaştıkları zaman, onları güzellikle tutun veya güzellikle onlardan ayrılın. İçinizden iki adil şahit tutun ve şahitliği Allah için dosdoğru yapın. Allah’a ve Ahiret Günü’ne iman edenlere bununla öğüt verilir. Kim de Allah’tan korkup sakınırsa (Allah,) ona bir çıkış yolu kılar.
Ayet: 3Sayfa: 557
Ve onu hiç ummadığı yerden rızıklandırır. Kim Allah’a tevekkül ederse O, kendisine yeter. Şüphesiz ki Allah, (dilediği) emrini yerine getirecek olandır. Muhakkak ki Allah, her şey için bir ölçü/zaman/vade tayin etmiştir.
Ayet: 4Sayfa: 557
Kadınlarınızdan hayızdan kesilmiş olanlar ve hayız görmemiş olanların iddeti -şayet şüpheye düşerseniz- üç aydır. Hamile kadınların (iddetiyse) yüklerini bırakmalarıdır. Kim de Allah’tan korkup sakınırsa (Allah,) ona işinde kolaylık ihsan eder.
Ayet: 5Sayfa: 557
Bu, Allah’ın size indirdiği emridir. Kim Allah’tan korkup sakınırsa (Allah,) onun kusurlarını örter ve onun mükâfatını büyütür.
Ayet: 3Sayfa: 569
“Allah’a ibadet edin, O’ndan korkup sakının ve bana itaat edin.”
Ayet: 4Sayfa: 569
“(Buna karşılık) günahlarınızı bağışlasın ve sizi belirlenmiş bir süreye kadar ertelesin. Şüphesiz ki Allah’ın eceli, (size) geldiğinde ertelenmez. Keşke bilmiş olsaydınız.”