Bakara
Ayet: 215Sayfa: 32
Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: “Hayır olarak infak ettiklerinizi; ebeveynlerinize, akrabalara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışa (verin). Hayır olarak ne yaparsanız şüphesiz ki Allah onu bilir.”
Bu konuyla ilgili ayetler
Ayet: 215Sayfa: 32
Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: “Hayır olarak infak ettiklerinizi; ebeveynlerinize, akrabalara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışa (verin). Hayır olarak ne yaparsanız şüphesiz ki Allah onu bilir.”
Ayet: 36Sayfa: 83
Allah’a ibadet edin, hiçbir şeyi O’na ortak koşmayın. Anne babaya, yakın akrabaya, yetimlere, miskinlere/ihtiyaç sahibi yoksullara, akrabanız olan komşuya, akraba olmayan komşuya, yanınızda olan arkadaşa, yolda kalmışa ve ellerinizin altında bulunanlara (köle ve cariyelere) iyilik yapın. Şüphesiz ki Allah, kibirli ve böbürlenen kimseleri sevmez.
Ayet: 151Sayfa: 147
De ki: “Gelin, Rabbinizin size haram kıldıklarını size okuyayım: Hiçbir şeyi O’na ortak koşmayın, anne babaya iyilikte bulunun, fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin, sizi de onları da biz rızıklandırmaktayız. Fuhşiyatın açığına da kapalısına da yaklaşmayın. Hak olmadıkça Allah’ın haram kıldığı nefsi öldürmeyin.” (Allah) akledesiniz diye size bunları emretti.
Ayet: 75Sayfa: 185
Bundan sonra iman edenler, hicret edenler ve sizinle beraber cihad edenler… Onlar da sizdendir. (İman bağının yanında,) akraba olanlar, Allah’ın Kitabı’na göre (miras konusunda) birbirlerine daha yakındır. Şüphesiz ki Allah her şeyi bilir.
Ayet: 38Sayfa: 253
Andolsun ki senden önce resûller gönderdik ve onlara eşler ve evlatlar verdik. Hiçbir resûlün, Allah’ın izni olmaksızın bir ayet getirmesi olacak şey değildir. (Allah’ın indirdiği her) Kitab’ın belli bir müddeti vardır.
Ayet: 90Sayfa: 276
Şüphesiz ki Allah, adaleti, iyiliği, yakın akrabaya vermeyi emreder. Fuhşiyatı, münkeri ve (başkalarının hakkını çiğneyecek) taşkınlığı yasaklar. Düşünüp hatırlayasınız diye size öğüt verir.
Ayet: 23Sayfa: 283
Rabbin, kendisinden başkasına ibadet etmemeniz ve anne babaya iyilik etmenizin (gerekliliğine) hükmetti. Onlardan biri ya da her ikisi senin yanında yaşlanırsa onlara “öf” bile deme! Onları azarlama ve onlara değerli bir söz söyle.
Ayet: 24Sayfa: 283
Merhamet duygusuyla onlara karşı mütevazı ol. (Onları sevgi ve merhamet kanatlarının altına al) ve de ki: “Rabbim! Beni büyütüp yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et.”
Ayet: 26Sayfa: 283
Yakın akrabaya, miskine/ihtiyaç sahibi yoksula, yolda kalmışa hakkını ver, malı saçıp savurma.
Ayet: 54Sayfa: 363
İnsanı sudan yaratan ve ona nesep/soy ve sıhriyet/nikâh yolu (ile akrabalık bağları) veren O’dur. Senin Rabbin her şeye güç yetirendir.
Ayet: 8Sayfa: 396
İnsana, anne babasına karşı güzellikle muamele etmesini tavsiye ettik. Şayet bilgin olmayan bir şeyi bana ortak koşman için seni zorlarlarsa onlara itaat etme. Dönüşünüz banadır ve size yaptıklarınızı haber vereceğim.
Ayet: 32Sayfa: 399
Demişti ki: “O (beldenin) içinde Lût da var!” Demişlerdi ki: “Biz orada kimin olduğunu çok iyi biliyoruz. Karısı hariç, onu ve ailesini mutlaka kurtaracağız. (Karısı) geride kalacaklardandır.”
Ayet: 33Sayfa: 399
Elçilerimiz/Melekler Lût’a geldiğinde, onlar yüzünden kendini kötü hissetmiş, bir çıkar yol bulamamıştı. Demişlerdi ki: “Korkma ve üzülme! Kuşkusuz, karın hariç, seni ve aileni kurtaracağız. (Karın ise) geride kalacaklardandır.”
Ayet: 14Sayfa: 411
İnsana, anne babasına karşı (iyilikle muamelede bulunmasını) tavsiye ettik. Annesi onu zorluklar içerisinde taşır ve (sütten) kesilmesi de iki yıl içindedir. Bana ve ebeveynine şükret. Dönüş banadır.
Ayet: 4Sayfa: 417
Allah, hiçbir adamın içinde iki kalp yaratmamıştır. (Benim için annemin sırtı gibisin, bana haramsın diyerek) “zıhar” yaptığınız kadınlarınızı, (Allah bu sözden dolayı) anneniz kılmamıştır. Evlatlıklarınızı da öz evladınız kılmamıştır. Bu, sizin ağızlarınızla söylediğinizdir. Allah, hak olanı söyler ve (dosdoğru) yola iletir.
Ayet: 6Sayfa: 417
Nebi, müminlere kendi nefislerinden daha evladır/önceliklidir. Eşleri de onların anneleridir. Akrabalık bağı olanlar Allah’ın Kitabı’na göre diğer müminlerden ve muhâcirlerden daha yakındır. Ancak dostlarınıza yapacağınız iyilik başkadır. Bu, Kitap’ta yazılmıştır.
Ayet: 8Sayfa: 467
“Rabbimiz! Onları kendilerine vadettiğin Adn Cennetleri’ne sok. Ve onları, babaları, eşleri ve zürriyetlerinden salih olanları da (Adn Cenneti’ne sok). Hiç şüphesiz ki sen, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (hüküm ve hikmet sahibi) El-Hakîm olansın.”
Ayet: 23Sayfa: 485
Allah’ın, iman edip salih amel işleyen kullarına müjdelediği budur işte. De ki: “Ben, akrabalık bağından (kaynaklı) sevgi dışında sizden bir ücret istemiyorum/tek isteğim akrabalık bağını gözetmenizdir. Kim bir güzellik/iyilik elde ederse biz onun güzelliğini/iyiliğini arttırırız. Çünkü Allah (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr ve (kullarına teşekkür eden ve yaptıklarının karşılığını fazlasıyla veren) Şekûr’dur.”
Ayet: 15Sayfa: 503
İnsana, anne babasına iyilikle davranmasını emrettik. Annesi onu meşakkat içinde taşıdı ve meşakkat içinde doğurdu. Onun (gebelikte) taşınması ve (sütten) kesilmesi otuz aydır. Sonunda yetişkinlik çağına erip kırk yaşına gelince dedi ki: “Rabbim! Bana ve anne babama verdiğin nimetlere şükretmemi ve senin razı olacağın salih amellerde bulunmamı ilham et/beni şükre sevk edip yönlendir. Zürriyetimi de benim için ıslah et. Şüphesiz ki ben, sana tevbe ettim ve şüphesiz ki ben, Müslimlerdenim/şirki terk ederek tevhidle Allah’a yönelen kullardanım.”
Ayet: 16Sayfa: 503
İşte böyleleri, cennet ehli arasında yaptıklarının en güzelini kabul ettiğimiz, kötülüklerini affettiğimiz kimselerdir. (Bu,) onlara vadedilen doğruluk sözüdür.
Ayet: 17Sayfa: 503
O kimse ki anne babasına: “Öf size be! Benden önce nice nesiller gelip geçmişken, beni (kabirden) çıkarılıp (diriltilmekle mi) tehdit ediyorsunuz?” dedi. (Anne babası) Allah’tan yardım isteyerek, “Yazık sana, iman et. Şüphesiz ki Allah’ın vaadi haktır.” dediler. O ise, “Bu, ancak öncekilerin masallarıdır.” dedi.
Ayet: 21Sayfa: 523
İman edip zürriyetleri imanla kendilerine tabi olanların, zürriyetlerini de onlara kattık ve onların amelinden hiçbir şey eksiltmedik. Her kişi, kazandığı (ameller) karşılığında rehindir. (Yaptığı ameller, onun akıbetini belirleyecektir.)
Ayet: 14Sayfa: 556
Ey iman edenler! Şüphesiz ki (sizi Allah’a ve Resûl’üne hicret etmekten alıkoyan) kadınlarınız ve çocuklarınız, sizin için birer düşmandır. Onlardan sakının. (Ancak) affeder, hoş görür ve bağışlarsanız şüphesiz ki Allah, (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.
Ayet: 15Sayfa: 556
Mallarınız ve evlatlarınız ancak birer fitnedir. Allah ise katında en büyük mükâfat olandır.
Ayet: 9Sayfa: 588
Ve ailesinin yanına sevinç içinde dönecektir.
Ayet: 13Sayfa: 588
Oysa o, (dünyada) ailesi arasında sevinçliydi.