Allah’tan Korkanların Vasıfları ile ilgili ayetler

Ey iman edenler! Andolsun ki Allah, ellerinizin ve mızraklarınızın ulaştığı av hayvanlarını (ihramlıya haram kılarak), gözlerin kendisini görmediği yerde, kimin Allah’tan korktuğunu açığa çıkarmak için sizleri imtihan edecektir. Kim de bundan sonra haddi aşarsa onun için can yakıcı bir azap vardır. (5/Mâide 94)

Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğunda, bizimle karşılaşmayı ummayanlar: “Bundan başka bir Kur’ân getir ya da onu değiştir.” derler. De ki: “Onu keyfî olarak değiştirmem olacak şey değildir. Ben, ancak bana vahyedilene uyarım. Şüphesiz ki ben, Rabbime isyan ettiğim takdirde büyük günün azabından korkarım.” (10/Yûnus 15)

“Onlardan sonra (onların yerine) yeryüzüne sizleri yerleştireceğiz.” Bu (müjde), benim (konum, azamet, heybet) makamımdan ve benim tehditlerimden korkanlar içindir. (14/İbrahîm 14)

Göklerde ve yerde olan canlıların tamamı ve melekler Allah’a secde eder ve (Allah’a secde etmekten) büyüklenerek kaçınmazlar. (16/Nahl 49)

Üstlerinde (zatı ve sıfatlarıyla en yüce olan) Rablerinden korkarlar. Ve emrolundukları şeyleri yaparlar. (16/Nahl 50)

Onlar ki Allah anıldığında kalpleri titrer, başlarına gelene sabreder, namazı dosdoğru kılar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler. (22/Hac 35)

Şüphesiz ki (o müminler), Rablerine olan saygılarından dolayı (kalpleri) ürperti içinde olanlar, (23/Mü'minûn 57)

Yapmaları gereken (tüm sorumluluklarını) yerine getirmelerine rağmen, Rablerine dönecekleri için (ya kabul edilmezse ya Allah’ın şanına yakışır şekilde yapamamışsam diye) kalpleri titreyenler, (23/Mü'minûn 60)

(O nur) Allah’ın yüceltilmesine ve içerisinde Allah’ın adının anılmasına izin verdiği evlerde (mescidlerdedir). Orada gece ve gündüz O’nu tesbih ederler. (24/Nûr 36)

Onlar, ticaretin ve alışverişin kendilerini Allah’ı anmaktan, namazı dosdoğru kılmaktan ve zekâtı vermekten alıkoymadığı adamlardır. Kalplerin ve gözlerin (dehşetten) ters döndüğü bir günden korkarlar. (24/Nûr 37)

De ki: “Ben dini O’na halis kılarak, Allah’a kulluk etmekle emrolundum.” (39/Zümer 11)

“Ve ben, Müslimlerin/şirki terk ederek tevhidle Allah’a yönelen kulların ilki olmakla emrolundum.” (39/Zümer 12)

De ki: “Şüphesiz ki ben, Rabbime isyan edecek olsam büyük bir günün azabından korkarım.” (39/Zümer 13)

De ki: “Dinimi O’na halis kılarak yalnızca Allah’a kulluk ederim.” (39/Zümer 14)

Onların, (dünyada iken) neler söylediğini en iyi biz biliriz. Sen, onların üzerinde bir zorba değilsin. Tehdidimden korkanlara Kur’ân’la öğüt ver. (50/Kâf 45)

Rabbinin huzurunda (hesap için) durmaktan korkana iki cennet vardır. (55/Rahmân 46)

Adaklarını yerine getirir ve kötülüğü/şerri yaygın olan bir günden korkarlar. (76/İnsân 7)

Ona olan sevgilerine/iştahlarına rağmen yemeği, yoksula, yetime ve esire yedirirler. (76/İnsân 8)

“Biz, size ancak Allah rızası için yediriyoruz. Sizden ne bir mükâfat ne de teşekkür isteriz.” (76/İnsân 9)

“Çünkü biz asık suratlı, uzun ve zor bir gün (nedeniyle) Rabbimizden korkuyoruz.” (76/İnsân 10)

Kim de Rabbinin makamından korkar ve nefsinin (meşru olmayan) isteklerine engel olursa, (79/Nâziât 40)

Hiç şüphesiz, cennet (ona) barınaktır. (79/Nâziât 41)