Bakara
Ayet: 41Sayfa: 6
Sizin yanınızda olan (Tevrât’ı) doğrulayıcı olarak indirdiğim (Kur’ân’a) iman edin ve onu ilk inkâr edenlerden olmayın. Ayetlerimi az bir paha karşılığında satmayın. Ve yalnızca benden sakının.
Bu konuyla ilgili ayetler
Ayet: 41Sayfa: 6
Sizin yanınızda olan (Tevrât’ı) doğrulayıcı olarak indirdiğim (Kur’ân’a) iman edin ve onu ilk inkâr edenlerden olmayın. Ayetlerimi az bir paha karşılığında satmayın. Ve yalnızca benden sakının.
Ayet: 231Sayfa: 36
Kadınları boşadığınızda iddet müddetini doldururlarsa ya onları iyilikle tutun ya da iyilikle bırakın. (Fakat) onların haklarını çiğneyip zarar vermek (kastıyla) onları tutmayın. Kim de böyle yaparsa kendisine zulmetmiş olur. (Boşanma ve nikâhı oyuna çevirmek suretiyle) Allah’ın ayetlerini alaya almayın. Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve size öğüt vermek için indirdiği Kitab’ı ve hikmeti hatırlayın. Allah’tan korkun ve bilin ki Allah, her şeyi bilendir.
Ayet: 252Sayfa: 40
Bu, Allah’ın sana hak olarak okuduğumuz ayetleridir. Şüphesiz ki sen, (Allah tarafından) gönderilmiş resûllerden birisin.
Ayet: 4Sayfa: 49
(Kur’ân inmeden evvel Tevrât ve İncîl’i) insanlara hidayet kaynağı olsun diye (indirdi). Ve Furkân’ı (hak ile batılı birbirinden ayıran Kur’ân’ı) da indirdi. Şüphesiz ki Allah’ın ayetlerini inkâr edenlere çetin bir azap vardır. Allah, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) Azîz’dir ve intikam sahibidir.
Ayet: 7Sayfa: 49
Sana Kitab’ı indiren O’dur. O (Kitap)’tan bazı ayetler (kimsenin tahrif etmeye güç yetiremeyeceği şekilde sağlam, açık ve) muhkemdir. Onlar (Kitab’ın çoğunluğunu ve ana omurgasını oluşturan muhkem), Kitab’ın anası olan (ayetlerdir). Diğer bazısı da (kullarını imtihan etmek için açık kılmadığı) müteşabih ayetlerdir. Kalplerinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak ve (ayetleri hevalarına göre) yorumlamak için müteşabih olan ayetlerin peşine düşerler. O (ayetlerin) tevilini/hakiki anlamını yalnızca Allah bilir. İlimde derinleşenler derler ki: “Ona iman ettik. Hepsi Rabbimizin katındandır.” Ancak akıl sahipleri düşünüp öğüt alır.
Ayet: 19Sayfa: 51
Allah indinde (geçerli olan) tek din İslam’dır. Kendilerine Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki azgınlık/kıskançlık/bir diğer gruba üstünlük sağlama isteği nedeniyle anlaşmazlığa düştüler. Her kim de Allah’ın ayetlerine karşı kâfir olursa şüphesiz ki Allah, hesabı çabuk görendir.
Ayet: 58Sayfa: 56
Bu, ayetlerden ve hikmetli öğütler barındıran (Kitap’tan) sana okuduklarımızdır.
Ayet: 70Sayfa: 57
Ey Ehl-i Kitap! (Bu Kitab’ın Allah’tan olduğuna) şahit olduğunuz hâlde niçin Allah’ın ayetlerini inkâr ediyorsunuz?
Ayet: 98Sayfa: 61
De ki: “Ey Ehl-i Kitap! Allah yaptıklarınıza şahitken niçin Allah’ın ayetlerini inkâr ediyorsunuz?”
Ayet: 101Sayfa: 62
Allah’ın ayetleri (sürekli) size okunuyorken ve aranızda Resûl’ü olmasına rağmen nasıl kâfir olursunuz? Her kim de Allah’a tutunursa hiç şüphesiz dosdoğru yola hidayet edilir.
Ayet: 108Sayfa: 62
Bu (ayetler), Allah’ın sana okuduğumuz hak ayetleridir. Allah, âlemler için zulüm/haksızlık dilemez.
Ayet: 113Sayfa: 63
(Ehl-i Kitab’ın hepsi) eşit değillerdir. Ehl-i Kitap’tan öyle bir topluluk vardır ki o topluluk, geceleri ayakta Allah’ın ayetlerini okumakta ve secde hâlindedir.
Ayet: 118Sayfa: 64
Ey iman edenler! Kendi dışınızda, (sırlarınızı paylaşıp iç işlerinizden haberdar edeceğiniz kâfir) bir çevre edinmeyin. (Çünkü kâfirler) size zarar vermekten geri durmaz, sizin zora düşmenizi isterler. Kinleri ağızlarında belirmiştir. Sinelerinin sakladığı (kin) ise çok daha büyüktür. Şayet aklediyorsanız gerçekten size ayetlerimizi açıkladık.
Ayet: 199Sayfa: 75
Ehl-i Kitap’tan öylesi vardır ki Allah’a, size indirilene ve kendilerine indirilene inanırlar. Allah’tan korkarlar. Allah’ın ayetlerini az bir paha karşılığında satmazlar. Onların, Rabbleri katında ecirleri vardır. Şüphesiz ki Allah, hesabı çabuk görendir.
Ayet: 140Sayfa: 99
Şüphesiz ki (Allah), Kitap’ta size (şu hükmü) indirdi: Allah’ın ayetlerinin inkâr edildiğini ve alaya alındığını duyduğunuzda başka bir söze dalıncaya kadar onlarla beraber (aynı mecliste) oturmayın. (İnkâr etmeden ya da konuyu değiştirmedikleri hâlde aynı ortamda oturursanız) şüphesiz ki siz de onlar gibi (kâfir/müşrik) olursunuz. Muhakkak ki Allah, münafıkları ve kâfirleri cehennemde toplayacak olandır.
Ayet: 155Sayfa: 102
Sözlerini bozmaları, Allah’ın ayetlerine karşı kâfir olmaları, haksız yere nebileri öldürmeleri ve “Kalplerimiz (hak ve hakikate karşı) kapalıdır.” demeleri (nedeniyle onları cezalandırdık). (Hayır, öyle değil!) Bilakis, Allah küfürleri sebebiyle onların kalplerini mühürlemiştir. (Bu nedenle) pek azı iman eder.
Ayet: 44Sayfa: 114
Şüphesiz ki Tevrât’ı biz indirdik. Onun içinde hidayet ve nur vardır. (Allah’a hakkıyla) teslim olmuş olan nebiler o kitapla Yahudilere hükmeder. Rabbaniler ve din bilginleri Kitab’ı korumakla görevli olduklarından ve Kitab’ın şahitleri olduklarından (insanlar arasında Kitap’la) hükmederler. (Öyleyse) insanlardan korkmayın. (Yalnızca) benden korkun! Ayetlerimi az bir paha karşılığında satmayın. Her kim Allah’ın indirdikleriyle hükmetmezse onlar kâfirlerin ta kendileridir.
Ayet: 4Sayfa: 127
Onlara, Rabblerinin ayetlerinden bir ayet geldiğinde mutlaka ondan yüz çevirirler.
Ayet: 98Sayfa: 139
O, sizi tek bir nefisten/Âdem’den yarattı. (Bir) karar kılınacak ve (bir de) emaneten (durulacak yer) vardır. Şüphesiz ki biz, anlayan bir topluluk için ayetlerimizi detaylı olarak açıkladık.
Ayet: 124Sayfa: 142
Onlara bir ayet/mucize geldiği zaman, “Bize, Allah’ın resûllerine verilenin bir benzeri verilmeden iman etmeyeceğiz.” derler. Allah, risaleti kime vereceğini en iyi bilendir. Kurdukları tuzaklardan ötürü suçlu günahkârlara Allah katında zillet/alçaklık ve çetin bir azap isabet edecektir.
Ayet: 157Sayfa: 148
Ya da, “Şayet bize Kitap indirilmiş olsaydı onlardan daha fazla hidayet ehli olurduk.” demeyesiniz diye. Şüphesiz ki size Rabbinizden apaçık bir delil, hidayet ve rahmet geldi. Allah’ın ayetlerini yalanlayan ve ondan yüz çevirenden (ya da insanların yüz çevirmesi için çabalayandan) daha zalim kim vardır? (Kendileri) ayetlerimizden yüz çevirip de (başkalarını) ondan alıkoyanları yaptıklarına karşılık azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.
Ayet: 158Sayfa: 149
(Allah’ın ayetlerini yalanlayan veya insanları ondan alıkoyanlar) kendilerine meleklerin, Rabbinin veya Rabbinin bazı ayetlerinin gelmesinden başkasını mı bekliyorlar? Rabbinin bazı ayetlerinin geldiği gün, daha önce iman etmemiş veya imanında hayır kazanmamış kişiye imanı fayda vermez. De ki: “Bekleyin (bakalım)! Şüphesiz ki biz de beklemedeyiz.”
Ayet: 32Sayfa: 153
De ki: “Allah’ın kulları için çıkardığı süsü ve temiz rızıkları kim haram kılmıştır?” (Ve yine) de ki: “O, dünya hayatında iman edenler içindir. Ahirette ise sadece iman edenleredir.” Böylece bilen bir topluluk için ayetleri detaylı bir şekilde açıklarız.
Ayet: 58Sayfa: 157
Güzel beldenin bitkisi, Rabbinin izniyle çıkar. Kötü olan (beldede ise) faydasız olandan başkası çıkmaz. Şükreden bir topluluk için ayetleri böyle türlü türlü biçimlerde açıklıyoruz.
Ayet: 174Sayfa: 172
Ayetleri böyle detaylı bir şekilde açıklıyoruz ki (Allah’a verdikleri söze) dönsünler.
Ayet: 2Sayfa: 176
Müminler ancak o kimselerdir ki Allah anıldığında kalpleri ürpertiyle titrer; O’nun ayetleri, okunduğunda imanlarını arttırır ve yalnızca Rabblerine tevekkül ederler.
Ayet: 52Sayfa: 182
Firavun ailesi ve onlardan önce (yaşamış olanların) durumu gibi… Allah’ın ayetlerini inkâr etmişlerdi de Allah günahları sebebiyle onları yakalayıvermişti. Şüphesiz ki Allah, (güç ve kuvvet sahibi olan) Kaviy’dir ve cezası çetin olandır.
Ayet: 54Sayfa: 183
Firavun ailesi ve onlardan önce (yaşamış olanların) durumu gibi… Rabblerinin ayetlerini yalanladılar. Biz de onları günahları nedeniyle helak ettik ve Firavun ailesini boğduk. Onların hepsi zalimdi.
Ayet: 9Sayfa: 187
Allah’ın ayetlerini az bir paha karşılığında değiştiler ve Allah yolundan (insanları) alıkoydular. Yaptıkları şey gerçekten çok kötüdür.
Ayet: 11Sayfa: 187
Şayet (şirkten) tevbe eder, namazı kılar, zekâtı da verirlerse (onlar) dinde kardeşlerinizdir. Bilen bir topluluk için ayetleri böyle detaylı bir şekilde açıklarız.
Ayet: 65Sayfa: 196
Andolsun ki sözlerini onlara soracak olsan, “Lafa dalmış, eğleniyorduk.” diyeceklerdir. De ki: “Allah’ı, ayetlerini ve Resûl’ünü mü alaya alıyorsunuz?”
Ayet: 1Sayfa: 207
Elif, Lâm, Râ. Bu, hikmet/hüküm dolu Kitab’ın ayetleridir.
Ayet: 5Sayfa: 207
Güneş’i aydınlatıcı, Ay’ı ise aydınlık kılan, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için Ay’a duraklar belirleyen O’dur. Allah bunu (varlığına, birliğine ve kudretine alamet olsun diye) hak ile yaratmıştır. Bilen bir topluluk için ayetlerini detaylı bir şekilde açıklar.
Ayet: 17Sayfa: 209
Allah’a, yalan uydurarak iftira eden veya O’nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Şüphesiz ki suçlu günahkârlar kurtuluşa ermezler.
Ayet: 24Sayfa: 210
Dünya hayatının (geçiciliğinin ve az bir faydalanmadan ibaret oluşunun) misali, gökten indirdiğimiz bir suyun (misali) gibidir. İnsanların ve hayvanların yediği bitkiler ona karışır. (Çeşit çeşit bitkiler birbirine dolanarak yetişir.) Sonunda yeryüzü (bitkilerden) çeşit çeşit ziynetlerini takınır ve (göz alacak şekilde) süslenir. Ehli (sahipleri) de o bitkilerden diledikleri gibi istifade etme imkânına sahip olduklarını düşünürler. İşte tam o sırada, emrimiz gece ya da gündüz geliverir de sanki dün hiç olmamış gibi onu kökünden sökülüp atılmış bir ekin hâline getiririz. Düşünenler için ayetlerimizi böyle detaylı açıklarız işte.
Ayet: 71Sayfa: 216
Onlara Nûh’un haberini oku. Hani kavmine demişti ki: “Ey Kavmim! Şayet benim konumum ve Allah’ın ayetleriyle öğüt verişim size ağır geliyorsa ben, Allah’a tevekkül ettim. Siz ve ortaklarınız bir araya gelin ve (benim hakkımdaki) kararınızı verin. (Benimle ilgili yapacaklarınız) size dert olmasın. Sonra da hiç bekletmeden hakkımdaki kararınızı uygulayın/bana göz açtırmayın.”
Ayet: 95Sayfa: 218
Ve sakın Allah’ın ayetlerini yalanlayanlardan olma! Yoksa hüsrana uğrayanlardan olursun.
Ayet: 101Sayfa: 219
De ki: “Göklerde ve yerde neler olduğuna bir bakıp düşünün! Ayetler/Deliller ve (resûllerin) uyarıları, inanmayan bir topluluğa fayda sağlamaz.”
Ayet: 1Sayfa: 220
Elif, Lâm, Râ. (Bu,) ayetleri sağlamlaştırılıp (muhkem kılınmış) sonra da (hüküm ve hikmet sahibi) Hakîm ve (her şeyden haberdar) Habîr (olan Allah) tarafından detaylı olarak açıklanmış bir Kitap’tır.
Ayet: 1Sayfa: 234
Elif, Lâm, Râ. Bu, apaçık/açıklayıcı Kitab’ın ayetleridir.
Ayet: 1Sayfa: 248
Elif, Lâm, Mîm, Râ. İşte bu, Kitab’ın ayetleridir. Ve Rabbinden sana indirilen haktır. Fakat insanların çoğu iman etmezler.
Ayet: 2Sayfa: 248
Allah O’dur ki gökleri direksiz bir şekilde yükseltti. Siz onu görmektesiniz. Sonra arşa istiva etti. Güneş’e ve Ay’a boyun eğdirip emrine amade kıldı. Her biri belirlenmiş bir süreye kadar (bir yörüngede) akıp gider. Her işi çekip çevirir, idare eder. Rabbinizle karşılaşacağınıza yakinen inanın diye (Allah,) ayetlerini detaylı bir biçimde açıklar.
Ayet: 1Sayfa: 261
Elif, Lâm, Râ. Bu, Kitab’ın ve apaçık/açıklayıcı olan Kur’ân’ın ayetleridir.
Ayet: 104Sayfa: 278
Allah, ayetlerine inanmayanlara hidayet etmez. Ve onlar için can yakıcı bir azap vardır.
Ayet: 105Sayfa: 278
Ancak Allah’ın ayetlerine inanmayanlar yalan uydurarak iftira ederler. İşte bunlar, yalancıların ta kendileridir.
Ayet: 59Sayfa: 287
Bizi ayetler/mucizeler göndermekten alıkoyan tek şey, evvelkilerin onu yalanlamasıdır. Semûd’a dişi deveyi apaçık (bir mucize) olarak verdik, ona zulmettiler. Biz ayetleri/mucizeleri yalnızca korkutmak için göndeririz.
Ayet: 56Sayfa: 299
Biz resûllerimizi (onların isteklerine icabet etsinler diye değil) yalnızca müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kâfirler ise (hakka karşı) batılla mücadele ederek, hakkın ayağını kaydırmak/hakkı yok etmek istiyorlar. Ayetlerimi ve uyarıldıkları şeyi alaya aldılar.
Ayet: 57Sayfa: 299
Rabbinin ayetleri kendisine hatırlatıldığı hâlde yüz çeviren ve elleriyle (yapıp) takdim ettiğini unutandan daha zalim kim olabilir? Şüphesiz ki anlamamaları için kalplerine perde germiş, kulaklarına da ağırlık koymuşuzdur. Sen onları hidayete çağırsan bile, ebediyen doğru yolu bulamazlar.
Ayet: 105Sayfa: 303
Bunlar, Rabblerinin ayetlerini ve onunla karşılaşmayı inkâr etmiş, (böylece) amelleri boşa gitmiş kimselerdir. Kıyamet Günü’nde onlara hiçbir kıymet vermeyeceğiz.
Ayet: 106Sayfa: 303
Bu, kâfir olmaları nedeniyle onların cezası olan cehennemdir. (Hem) ayetlerimi ve resûllerimi de alaya almışlardır.
Ayet: 58Sayfa: 308
Bunlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği Âdem’in zürriyetinden peygamberler, Nûh’la beraber (gemide) taşıdıklarımız, İbrâhîm ve İsrâîl’in soyundan olanlar ve seçip hidayet ettiklerimizdir. Onlara, Er-Rahmân’ın ayetleri okunduğunda, ağlayarak secdeye kapanırlardı.
Ayet: 5Sayfa: 321
(Hayır, öyle değil!) “Bilakis, bir demet hayal/karmakarışık düşler işte. Hayır! Uydurduğu bir iftira ya da… Hayır! (Olsa olsa) o bir şairdir. Öncekilerin gönderildiği gibi bize bir ayet/mucize getirsin (de görelim).” dediler.
Ayet: 16Sayfa: 333
Biz Kur’ân’ı, böylece apaçık ayetler olarak indirdik. Hiç şüphesiz Allah, dilediğini hidayet eder.
Ayet: 52Sayfa: 337
Senden önce göndermiş olduğumuz tüm resûl ve nebiler, (Allah’ın Kitabı’nı) okumaya başladığında mutlaka şeytan, onun okumasına bir şeyler karıştırmak istemiştir. Allah, şeytanın karıştırmaya çalıştığı (vesvese ve zanları) giderir, sonra da ayetlerini muhkem kılıp sağlamlaştırır. Allah, (her şeyi bilen) Alîm ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm’dir.
Ayet: 66Sayfa: 345
Ayetlerim size okunuyordu, siz ise topuklarınız üzerinde gerisin geriye kaçıyor (dinlemiyordunuz).
Ayet: 105Sayfa: 348
(Onlara denir ki:) “Ayetlerim size okunuyordu da siz yalanlamıyor muydunuz?”
Ayet: 1Sayfa: 349
Bu, indirdiğimiz ve (içerdiği hükümleri) farz kıldığımız bir suredir. Öğüt alasınız diye onda apaçık ayetler indirdik.
Ayet: 18Sayfa: 350
Ve Allah sizler için ayetleri açıklıyor. Allah (her şeyi bilen) Alîm ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm’dir.
Ayet: 34Sayfa: 353
Andolsun ki size, açıklayıcı/apaçık ayetleri, sizden öncekilerin örneklerini ve muttakilere de öğüt (olacak ayetleri) indirdik.
Ayet: 46Sayfa: 355
Andolsun ki biz, açıklayıcı/apaçık ayetler indirdik. Allah, dilediğini dosdoğru yola iletir.
Ayet: 58Sayfa: 356
Ey iman edenler! Elinizin altında bulunan (cariyeleriniz) ve içinizden büluğ çağına erişmemiş olanlar sizden üç defa izin istesinler: Sabah namazından önce, (dinlenmek için) elbiselerinizi çıkardığınız öğle vaktinde ve yatsı namazından sonra. (Bu vakitler, giyinik olmama ihtimali yüksek olan) üç mahrem vaktinizdir. Bu vakitlerden sonra, (izinsiz yanınıza girmelerinde) sizin için de onlar için de bir günah yoktur. Onlar etrafınızda dolanırlar/yanınıza girip çıkarlar. Siz de onların yanına giriyor/etraflarında dolanıyor olabilirsiniz. İşte Allah, ayetleri sizlere böylece açıklar. Allah (her şeyi bilen) Alîm ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm’dir.
Ayet: 59Sayfa: 357
Çocuklarınız büluğa eriştikleri zaman, kendilerinden önceki (yetişkinlerin) izin istedikleri gibi (her zaman) izin istesinler. İşte böylece Allah, ayetlerini size açıklar. Allah (her şeyi bilen) Alîm ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm’dir.
Ayet: 61Sayfa: 357
Kör olana sakınca yoktur, topal olana sakınca yoktur, hasta olana sakınca yoktur. Kendi evlerinizden, babalarınızın evlerinden, annelerinizin evlerinden, erkek kardeşlerinizin evlerinden, kız kardeşlerinizin evlerinden, amcalarınızın evlerinden, halalarınızın evlerinden, dayılarınızın evlerinden, teyzelerinizin evlerinden, anahtarlarına sahip olduğunuz evlerden ya da arkadaşlarınızın evlerinden yemek yemenizde sizin için de bir sakınca/günah yoktur. Bir arada ya da ayrı ayrı yemek yemenizde de bir sakınca yoktur. Evlere girdiğiniz zaman birbirinize Allah katından mübarek ve temiz/hoş olan bir selam verin. Akledesiniz diye Allah, ayetleri sizler için böyle açıklar.
Ayet: 73Sayfa: 365
Onlar, Rabblerinin ayetleri kendilerine hatırlatıldığında sağır ve kör gibi davranmazlar. (Kulak kabartıp, anlamaya çalışırlar.)
Ayet: 2Sayfa: 366
Bu, apaçık/açıklayıcı Kitab’ın ayetleridir.
Ayet: 1Sayfa: 376
Tâ, Sîn. Bu, Kur’ân’ın ve apaçık Kitab’ın ayetleridir.
Ayet: 2Sayfa: 384
Bu, apaçık/açıklayıcı Kitab’ın ayetleridir.
Ayet: 87Sayfa: 395
Allah’ın ayetleri sana indirildikten sonra, sakın seni ondan alıkoymasınlar. Rabbine davet et ve sakın müşriklerden olma.
Ayet: 23Sayfa: 397
Allah’ın ayetlerini ve O’nunla karşılaşmayı inkâr edenler… Bunlar, benim rahmetimden ümitlerini kesmişlerdir. Bunlara can yakıcı bir azap vardır.
Ayet: 49Sayfa: 401
(Hayır, öyle değil!) Bilakis o (Kur’ân), kendilerine ilim verilenlerin göğsünde apaçık ayetlerdir. Ayetlerimizi zalimlerden başkası inkâr etmez.
Ayet: 50Sayfa: 401
Dediler ki: “Ona Rabbinden ayetler/mucizeler gelmesi gerekmez miydi?” De ki: “Ayetler, ancak Allah katındadır. Ve ben yalnızca apaçık bir uyarıcıyım.”
Ayet: 10Sayfa: 404
Sonra kötülük yapanların akıbeti, akıbetlerin en kötüsü oldu. Allah’ın ayetlerini yalanlayıp alaya aldılar. (Ayetleri yalanlamaları ve alaya almaları nedeniyle en kötü akıbete düçar oldular.)
Ayet: 28Sayfa: 406
(Tevhid ve şirki anlamanız için) size, kendi nefislerinizden bir örnek verdi: Köleleriniz arasında size verdiğimiz rızka ortak olan, kendinizden korktuğunuz gibi onlardan korktuğunuz, sizinle eşit olanlar var mıdır? Akleden bir toplum için ayetleri işte böyle açıklarız..
Ayet: 2Sayfa: 410
Bu, hüküm ve hikmetler barındıran bir Kitab’ın ayetleridir.
Ayet: 22Sayfa: 416
Rabbinin ayetleri kendisine hatırlatılıp da sonra yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Şüphesiz ki biz, suçlu günahkârlardan intikam alacak olanlarız.
Ayet: 34Sayfa: 421
Evlerinizde okunmakta olan Allah’ın ayetlerini ve hikmeti (Nebi’nin açıklaması olan Sünneti) hatırlayın. Şüphesiz ki Allah, (lütuf ve ihsan sahibi, en küçük şeylere ilmiyle nüfuz edip haberdar olan) Latîf ve (her şeyden haberdar olan) Habîr’dir.
Ayet: 46Sayfa: 442
Onlara, Rabblerinin ayetlerinden bir ayet geldiğinde, mutlaka ondan yüz çevirirler.
Ayet: 59Sayfa: 464
“(Hayır, öyle değil!) İşin aslı ayetlerim sana gelmişti, fakat sen onları yalanlamış, (onlara karşı) büyüklenmiş ve kâfirlerden olmuştun.”
Ayet: 71Sayfa: 465
Kâfirler, bölük bölük cehenneme sevk edilirler. Ona geldiklerinde kapıları açılır ve (cehennem) bekçileri onlara der ki: “Size Rabbinizin ayetlerini okuyan ve bu günün karşılaşmasına dair sizi uyaran, sizin içinizden resûller gelmedi mi?” Derler ki: “Evet (geldi).” Fakat azap sözü kâfirler üzerine hak olmuştur.
Ayet: 4Sayfa: 466
Allah’ın ayetleri hakkında kâfirlerden başkası tartışmaz. Onların şehirlerde (güç ve şatafat içinde) dolaşmaları seni aldatmasın.
Ayet: 35Sayfa: 470
Onlar ki kendilerine gelmiş hiçbir delil olmamasına rağmen, Allah’ın ayetleri hakkında tartışanlardır. Allah katında ve iman edenlerin katında (bu yaptıklarına yönelik) öfke büyüktür. İşte Allah, kibirli zorba olanın kalbini böyle mühürler.
Ayet: 56Sayfa: 472
Kendilerine bir delil gelmemesine rağmen, Allah’ın ayetleri hakkında tartışanlar (var ya)! Onların göğüslerinde kendisine asla ulaşamayacakları bir kibirden başkası yoktur. (Öyleyse) Allah’a sığın. Şüphesiz ki O (evet O), (işiten ve dualara icabet eden) Es-Semî’ ve (her şeyi gören) El-Basîr’dir.
Ayet: 69Sayfa: 474
Allah’ın ayetleri hakkında tartışanları görmedin mi? Nasıl da (haktan batıla) döndürülüyorlar.
Ayet: 3Sayfa: 476
(Bu,) bilen bir topluluk için Arapça okunan, ayetleri detaylı olarak açıklanmış bir Kitap’tır.
Ayet: 44Sayfa: 480
Şayet o Kur’ân’ı, Arapça olmayan bir dilde indirseydik, “Ayetlerinin açıklanması gerekmez miydi? Arapça olmayan bir kitap ve Arap (bir Peygamber)!” derlerdi. De ki: “O, iman edenler için hidayet ve şifadır. İman etmeyenlerinse kulaklarında bir ağırlık vardır ve o (Kur’ân), onlar için körlüktür. İşte bunlar, kendilerine uzak bir yerden seslenilen (insanlar gibilerdir. Kur’ân’ı duymaz ve anlamazlar).”
Ayet: 6Sayfa: 498
İşte bunlar, Allah’ın hak olarak sana okuduğumuz ayetleridir. Onlar, Allah’tan ve O’nun ayetlerinden sonra hangi söze inanırlar?
Ayet: 8Sayfa: 498
Allah’ın ona okunan ayetlerini işitir de sonra hiç duymamış gibi büyüklük taslayarak (küfründe) ısrar eder. Onu can yakıcı azapla müjdele.
Ayet: 11Sayfa: 498
Bu (Kur’ân), bir hidayettir. Rabblerinin ayetlerini inkâr ederlerse onlar için en ağırından can yakıcı bir azap vardır.
Ayet: 31Sayfa: 500
Kâfirlere gelince (onlara): “Ayetlerim size okunmadı mı? Sizler de büyüklük taslayıp suçlu günahkâr kimseler olmadınız mı?” (denir.)
Ayet: 35Sayfa: 501
“Bu, Allah’ın ayetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatması nedeniyledir.” Bugün oradan çıkarılmazlar ve (dünyaya geri dönüp Allah’ı razı edecek amel yapma istekleri de) kabul görmez.
Ayet: 26Sayfa: 504
Andolsun ki onlara size vermediğimiz gücü/iktidarı/imkânları verdik. Onlara kulak, göz ve kalpler verdik. Ne kulakları ne gözleri ne de kalpleri onlara fayda sağladı. Çünkü Allah’ın ayetlerini inkâr ediyorlardı. Ve alaya aldıkları (azap), onları çepeçevre kuşattı.
Ayet: 27Sayfa: 504
Andolsun ki çevrenizde bulunan beldelerin çoğunu helak ettik. (Hakka) dönmeleri için de ayetleri çeşitli şekillerde açıkladık.
Ayet: 9Sayfa: 537
Sizi, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için, kulunun üzerine apaçık ayetler indiren O’dur. Şüphesiz ki Allah, sizlere karşı (şefkatli olan) Raûf ve (merhametli olan) Rahîm’dir.
Ayet: 17Sayfa: 538
Bilin ki Allah, ölümünden sonra yeryüzüne hayat verir. Akletmeniz için ayetleri size açıkladık.
Ayet: 5Sayfa: 541
Allah ve Resûl’ü ile (onların sınır ve kanunlarını tanımayıp, yeni sınır ve kanunlar koyarak) sınırlaşanlar; kendilerinden öncekilerin alçaltılıp rezil edildikleri gibi alçaltılıp rezil edileceklerdir. Muhakkak ki biz, apaçık ayetler indirdik. Kâfirler için alçaltıcı bir azap vardır.
Ayet: 2Sayfa: 552
Ümmiler arasında onlardan olan, kendilerine (Allah’ın) ayetlerini okuyan, onları arındıran, Kitab’ı ve hikmeti öğreten bir resûl gönderen O’dur. Onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içindeydiler.
Ayet: 5Sayfa: 552
Tevrât’la yükümlü kılındıkları hâlde onun gereklerini yerine getirmeyenlerin misali, koca koca kitapları yüklenen (fakat içinde yazanları anlamayan ve/veya yaşamayan) eşeğin misali gibidir. Allah’ın ayetlerini yalanlayan bir topluluğun misali ne kötüdür. Allah, zalimler topluluğuna hidayet etmez.
Ayet: 10Sayfa: 556
Ayetlerimizi inkâr edip yalanlayanlar, bunlar ateşin ehlidirler, orada ebedî kalacaklardır. O ne kötü bir dönüş yeridir.
Ayet: 11Sayfa: 558
İman edip salih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarsın diye Allah’ın apaçık ayetlerini size okuyan Resûl (göndermiştir). Kim Allah’a iman eder ve salih amel işlerse onu içlerinde ebedî kalacağı, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Allah, şüphesiz ki ona güzel bir rızık vermiştir.
Ayet: 15Sayfa: 563
Ona ayetlerimiz okunduğu zaman, “evvelkilerin masalları” diyen.
Ayet: 16Sayfa: 574
Asla! Çünkü o, ayetlerimize karşı inatçıdır.
Ayet: 28Sayfa: 581
Ayetlerimizi de yalanlayabildikleri kadar yalanladılar.
Ayet: 13Sayfa: 587
Ayetlerimiz ona okunduğunda, “öncekilerin masalları” der.
Ayet: 19Sayfa: 594
Ayetlerimizi yalanlayanlarsa onlar, (amel defterlerini soldan alıp cehennemlik olan) Ashâb-ı Meş’eme’dir.